Bugünden 1930'a 5,439,944 adet makale



Katalog


«
»

CMYB C M Y B 13 EYLÜL 2008 CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA HABERLER 5 POLİTİKA GÜNLÜĞÜ HİKMET ÇETİNKAYA Akif Beki de Şirkette... Şirketin adı: Yeni Dünya İliteşim A.Ş. Kuruluş tarihi: 3 Şubat 1993. Sermayesi: 1 milyar TL. Kurucuları: Recai Kutan (Başkan, yüzde 20 pay), Haşim Bayram (Başkan Yardımcısı - Kom- bassan Holding) Kanal 7’yi de içinde bulunduran şirket 7 Ma- yıs 1993 yılında Refah Partisi kurucularından dö- nemin Sıvas Belediye Başkanı Temel Karamol- laoğlu tarafından kuruldu. Haşim Bayram para toplamak için Almanya’ya gitti. Milli Gençlik Vak- fı’nın Hannover’deki Ayasofya Camii’nde top- lantı yaptı. O tarihte Recep Tayyip Erdoğan Refah Par- tisi İstanbul İl Başkanı’ydı... Tayyip 1994 yerel seçimlerinden bir yıl önce televizyon kurmak için kolları sıvıyor ama Nec- mettin Erbakan buna karşı çıkıyor. Sonunda Tay- yip Bey, Erbakan Hoca’yı ikna ediyor. Erbakan Hoca, Tayyip Bey’e pek güvenme- diği için de şirketin başına Recai Kutan’ı getiri- yor. Bir yıl sonra yerel seçimler yapıldı. Recep Tay- yip Erdoğan Belediye Başkanı seçildi. Nurrettin Sözen’in kurduğu televizyon, Refah Partisi’nin ol- du. Bu konuyu yıllar önce yazdım... Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın üstünü ört- mek için çalıştığı “Almanya Deniz Feneri e.V.” davasında ilginç bir gelişme oldu. Mehmet Gür- han’ın kasasında savcı bir belge buldu ve bunu iddianameye koydu. Belgede, Başbakan Erdoğan’ın basın danışmanı Mehmet Akif Beki, RTÜK Başkanı Zahid Akman, Türkiye Deniz Feneri Derneği Başkanı Engin Yılmaz ve Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Ze- keriya Karaman’ın, Recai Kutan’ın 1993 yılında başkanlığını yaptığı Yeni Dünya İletişim A.Ş’nin yönetim kurulu üyeleri oldukları anlaşılıyor. Almanya Deniz Feneri e.V. davası bir hafta için- de sonuçlanacak. Vurgunun Türkiye ayağının saptanması ise bir türlü gerçekleştirilemiyor. Neden ve niçin? Çünkü bu dolandırıcılık olayının bir ayağı AKP’ye kaymış durumda. CHP ve MHP üstüne giderse AKP’nin işi çok zor... Her neyse? Dün sabah Yeni Çağ gazetesi Ankara Temsil- cisi Sabahattin Önkibar’ı arayıp sordum: “1993 yılında Büyük Ankara Oteli’nde Tayyip Bey ve Melih Gökçek’le yemek yemişsiniz ve tel- evizyon işini konuşmuşsunuz, doğru mu?” Önkibar, “Ben bu konuyu daha önce yazmıştım” deyip ekledi: “O tarihte Tayyip Bey İstanbul İl Başkanı’ ydı, Me- lih Gökçek telefon etti. Televizyon kuracaklarmış. Ben de TGRT’deydim o zaman. İşi biliyorum. Bü- yük Ankara Oteli’nde buluştuk. Yemeği ben ıs- marladım. Tayyip Bey, Erbakan Hoca’ya gitmiş, geç geldi. Hoca televizyona karşıymış. Olurunu al- mak için Tayyip Bey Hoca’ya dil dökmüş. Masa- da iki genç var. Tayyip Bey gelince ikisi ayağa kalktı, anladım ki danışmanları. Tayyip Bey’in kar- şısında neredeyse hazırola geçiyor ikisi de. Ben on- ları tanımıyorum. Sonradan öğrendim adlarını. Bi- ri Zekeriya Karaman öteki Zahid Akman...” Gördünüz mü ilişkiler zincirini! Aslında büyük vurgun 1993 yılında başladı Al- manya’da... Milli Görüş, komisyon vererek Türk- lerden 5 milyar mark toplattı... Yardımlar “Allah” adına toplanıp ceplendi... Ta- bela holdingleri Kombassan, Yimpaş paraları cepledi... Mehmet Gürhan’ın kurduğu Frankfurt’taki Media 7 (1995 yılında), 2001’de kurulan Euro 7... Para transferleri... Şaka değil milyonlarca Avro kayıp, nerede ol- duğu belli değil... İddianameyi okudukça şaşırıyorum. Firdevsi Ermiş her şeyi apaçık anlatıyor... Almanya’daki Deniz Feneri’yle Türkiye’deki Deniz Feneri arasındaki ilişkiler ortada. Toplanan paraların kimler aracılığıyla Türkiye’ye getirildiği ortada. Ceple babam ceple! RTÜK Başkanı görevinin başında, Tayyip Bey’in basın danışmanının keyfi yerinde... Haydi benim takkeli-takkesiz liboşlarım; İkin- ci Cumhuriyetçi AKP yalakalarım; “özgürlükçü solculuk(!)” yapan dönek maskaralarım gördü- nüz mü, “vurgun” AKP’ye kadar uzanıyor. Konuşun, konuşun!.. Ahmet Hakan ve Can Dündar kardeşlerim CNN’de, NTV’de bu “soygun”u tartışmaya açmayı düşünüyor musunuz?.. hikmet.cetinkaya@cumhuriyet.com.tr Faks numaramız: 0212 343 72 69 ÇİZMEDEN YUKARI MUSA KART musakart yahoo.com Deniz Feneri iddianamesinde adı 34 kez geçen RTÜK Başkanı Zahid Akman bir dönem Huysuz Virjin’e ekran yasağı getirmişti. Köşk’ten yalanlama ANKARA (ANKA) - Cumhurbaşkanlõğõ, Çankaya Köşkü’ndeki ve Cumhurbaşkanõ Abdullah Gül’ün Dõşişleri Bakanlõğõ döneminde, Dõşişleri Konutu’ndaki tadilatlar sõrasõnda çok sayõda eşyanõn Deniz Feneri Derneği’ne bağõşlandõğõ iddialarõnõ yalanladõ. Açõklamada, Dõşişleri Konutu’ndaki tadilat çalõşmalarõnda ve Cumhurbaşkanlõğõ tarafõndan herhangi bir yardõm kuruluşuna, herhangi bir zamanda eşya bağõşõ yapõlmadõğõ bildirildi. CHP’den Poyraz başvurusu ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin, Ergenekon soruşturmasõ kapsamõnda 14 aydõr tutuklu bulunan yazar Ergün Poyraz’õn cezaevinde yazdõğõ “İplikçi” adlõ kitabõn basõlmak üzere yayõnevine gönderilmesine izin verilmemesinin, bir insan hakkõ ihlali olduğunu belirterek TBMM İnsan Haklarõnõ İnceleme Komisyonu’na başvurdu. Ersin, Komisyon Başkanlõğõ’na yaptõğõ başvuruda, “Bu uygulama yasal olmadõğõ gibi, hem kitabõn yazarõ hem de okuyucularõ bakõmõndan insan haklarõna da aykõrõdõr. Dolayõsõyla konunun bakanlõk nezdinde araştõrõlmasõnõ talep ederim” görüşüne yer verdi. MHP isim bildirdi ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - TBMM Başkanõ Köksal Toptan’õn TBMM’de Anayasa değişikliği ve bazõ yasalarda düzenleme için 4 ayrõ uzlaşma komisyonu oluşturulmasõ çağrõsõna ilk yanõt MHP Genel Başkanõ Devlet Bahçeli’den geldi. Bahçeli, 4 komisyonda görev alacak olan 2’şer milletvekilinin ismini TBMM Başkanõ Toptan’a iletti. Bu çerçevede Bahçeli, Anayasa Uyum Komisyonu için Faruk Bal, Behiç Çelik, TBMM İçtüzüğü Komisyonu için Rõdvan Yalçõn, Nevzat Korkmaz, AB Uyum Mevzuatõ Komisyonu için Osman Çakõr, Mithat Melen, Siyasi Partiler Yasasõ’nõn da içinde bulunduğu bazõ önemli yasalarla ilgili komisyon için de Metin Çobanoğlu ile Faruk Bal’õn isimlerini bildirdi. İşçilere istifa baskısı ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Türk-İş Genel Eğitim Sekreteri ve Belediye-İş Genel Başkanõ Nihat Yurdakul, Samsun İlkadõm Belediyesi’nde, sendikalarõndan istifa etmeyen 12 işçinin işten çõkarõldõğõnõ, onlarca işçinin de işyerlerinin değiştirildiğini bildirdi. Yurdakul, yaptõğõ yazõlõ açõklamada, “Bazõ AKP’li üst düzey yöneticilerin talmatlarõyla hareket eden Samsun-İlkadõm Belediye Başkanõ’nõn, bizim sendikamõz dediği Hak- İş’e bağlõ Hizmet-İş‘in örgütlemesini sağlamak için, Belediye-İş üyelerine baskõ uyguladõğõ” suçlamasõnda bulundu. Resmi yazõşmalarda ‘Fahri üyesiyim’ dediği kooperatifin yönetim kurulu üyesi olarak görünüyor Belgeler Akman’õ yalanlõyorANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - CHP Grup Başkan- vekili Kemal Kılıçdaroğlu, dün parlamentoda düzenlediği basõn toplantõsõnda RTÜK Baş- kanõ Zahid Akman’õn “gerek kendisinin, gerekse avukatı- nın yaptığı gerçek dışı be- yanlarla yerinde kalabilece- ğini sandığını” söyledi. Akman’õn bir özel televizyon kanalõnda yaptõğõ açõklamada Alman savcõlarõn hazõrladõğõ Deniz Feneri ile ilgili iddiana- mede adõnõn geçmediğini söy- lediğini anõmsatan Kõlõçdaroğ- lu “Sayın Akman’ın adı id- dianamede tam 34 kez geçi- yor. Ayrıca duruşma salo- nunda Alman yargıçlara bi- lirkişi olarak sunum yapan Alman Polis Başkomiseri Böhm, Zahid Akman’ın adı- nı defalarca dile getirdi. Şa- yet buna tanık olmak isti- yorsa Sayın Akman Alman- ya’ya gidip, kendi kulakla- rıyla adının dava duruşma- sında nasıl telaffuz edildiğini görebilir, dinleyebilir” dedi. Akman’õn avukatõ aracõlõğõyla yaptõğõ açõklamada Almanya Frankfurt’ta kurulan OFWG e.G. adlõ kooperatifin “fahri üyesi” olduğunu söylediği ve Akman’õn da yönetiminde yer aldõğõ bu kooperatifin üyele- rinden para toplanmasõna kar- şõn evlerinin yapõlmadõğõ id- dialarõnõn “hukuk dışı ve mes- netsiz” olduğunu söylediğini anõmsatan Kõlõçdaroğlu bir bel- ge dağõttõ. Bu belgeye göre; kooperatifin 27 Ocak 2005 ta- rihinde Alman maliye makam- larõna gönderdiği yazõda OFWG e.G. adlõ kooperatifin yönetim kurulu üyeleri “Yük- sek mühendis Abdullah Özer, Dr. Zahid Akman, ekono- mist Yasin Özcan, Mehmet Gürhan” olarak sõralanõyor. Akman’õn “yönetim kurulu” üyesi olduğunun açõkça belir- tildiğini kaydeden Kõlõçdaroğ- lu, “Bu kişiler sadece koope- ratifle değil, aynı zamanda Deniz Feneri e.V. ile de bağ- lantılıdır. Bu kooperatif Al- man hükümetinden üye ba- şına 4 bin ila 6 bin Avro kar- şılıksız yardım alıyor. Üye sayısı 1500 dolayındadır. Ay- rıca üyelerden aidat da alıyor. Toplanan paranın miktarının yaklaşık 6-8 milyon Avro ol- duğu ifade edilmektedir. Olay Alman yargısına intikal et- miştir, soruşturulmaktadır. Çünkü kooperatifin sadece adı var” açõklamasõnõ yaptõ. Kõlõçdaroğlu, RTÜK başka- nõn TBMM’nin seçtiğine dikkat çekerek TBMM Başkanõ Kök- sal Toptan’a Akman’a istifa çağrõsõ yapmasõnõ istedi. Kõlõç- daroğlu, Radikal gazetesinde İs- met Berkan’õn “Memleketin birinde: Becerikli Abdullah Bey” başlõklõ yazõsõna gönder- me yapõlarak yöneltilen “Ab- dullah Bey’i tanıyor musu- nuz?’’ sorusuna “Abdullah ismini ben size bir başka isimle söyleyeyim, araştırı- nız: Sayın Abdullah Tivnik- li. Bir başka Abdullah’la da ilgisi var Sayın Tivnikli’nin. Sayın Tivnikli kimlerle, dö- nemin Dışişleri bakanı olan bir başka Abdullah’la yurt- dışı seyahatleri olduğunu, o seyahatlerde nelerin görü- şüldüğüne sanıyorum ayrın- tılı cevap verecektir” yanõtõnõ verdi. RTÜK Başkanõ Zahid Akman’õn Almanya’da vurgun yapan kooperatifin “fahri üyesi” olduğunu söylediğine dikkat çeken CHP Grup Başkanvekili Ke- mal Kõlõçdaroğlu; OFWG e.G. adlõ kooperatifin 27 Ocak 2005 tarihinde Alman maliye makamlarõna gönderdiği ve Akman’õn adõnõn kooperatifin “yönetim ku- rulu üyesi” olarak geçtiği belgeyi açõkladõ. Kõlõçdaroğlu, TBMM Başkanõ’na ‘Akman’õ istİfaya davet edin’ çağrõsõ yaptõ. RAPOR SUMEN ALTI EDİLDİ MURAT KIŞLALI ANKARA - Sermaye Piyasasõ Kurumu (SPK) Denetleme Dairesi’nin, Almanya’daki Deniz Feneri davasõnda para aktarõldõğõ iddia edilen Kanal 7 Yönetim Ku- rulu Başkanõ Zekeriya Karaman ile yönetim kurulu üyeleri İsmail Karahan ve Mustafa Çelik hakkõnda suç du- yurusunda bulunulmasõ istemiyle rapor hazõr- ladõğõ ortaya çõktõ. SPK Denetleme Dai- resi Başkanõ Celali Yıl- maz tarafõndan “Yeni Dünya İletişim AŞ (Kanal 7)” başlõğõyla 28 Haziran 2007 tari- hinde “kurul başkanlık makamına” gönderi- len yazõda, Başuzman Melda Gürbüz, Uz- man Faik Metin Tir- yaki ve Uzman Yar- dõmcõsõ Gökhan Narin tarafõndan yapõlan de- netleme sonucunda 1 Mart 2007 tarih ve IV- 9/281-1, XX-4/9-6 sa- yõlõ denetleme raporu- nun hazõrlandõğõ belir- tildi. Yazõya göre kurulun denetleme raporu hak- kõndaki savunmasõnõ is- temesi üzerine, Kanal 7 tarafõndan 5 Haziran 2007 tarihli yazõ ile SPK’ye bilgi verildi. Bu yanõtlar üzerine denetleme raporunu ya- zan uzmanlar tarafõn- dan hazõrlanan 22 Ha- ziran 2007 tarihli uzman yazõsõnda şu istemler yer aldõ: “A- Şirket (Yeni Dünya İletişim-Kanal 7) yetkilileri tarafın- dan şirketin yurtdı- şındaki banka hesap- ları ve şirket ortakla- rının yurt dışındaki iştirakleri ile ilişkileri konularında kurulu- muza eksik ve yanlış bilgi verilmesi nede- niyle şirket Yönetim Kurulu Başkanı Ze- keriya Karaman, yö- netim kurulu üyeleri İsmail Karahan ve Mustafa Çelik hak- kında Sermaye Piya- sası Kanunu’nun 47/B-1 ve 49’uncu maddeleri uyarınca cumhuriyet başsavcı- lığına suç duyurusun- da bulunulmasının, B- Şirket banka he- saplarının yasal ka- yıtlarda gösterilme- mesi ile ilgili olarak Sermaye Piyasası Ka- nunu’nun 24/II madde hükmü uyarınca Sa- nayi ve Ticaret Ba- kanlığı ile Maliye Ba- kanlığı’na bilirdimde bulunulmasının uygun olacağı sonucuna va- rılmıştır.” Yazõya göre, rapor- daki istemlere karşõn, Hukuk İşleri Dairesi’nin görüşüyle dosya işlem yapõlmadan kapatõldõ. SPK Başkanõ Turan Erol, bu durumu, başka bir dosyayõ soran Vatan gazetesi yazarõ Aydın Ayaydın’a, yanlõşlõkla “Uzmanlarımızın in- celemesi sonunda ha- zırladıkları rapor bizi tatmin etmedi. Hukuk İşleri Daire Başka- nı’na havale ettik. Uz- man görüşlerinin ak- sine Kanal 7’nin suçlu olmadığını belirten hukukçu raporu, ku- rulumuzda görüşüldü ve dosya kapandı” di- ye açõkladõ. Kanal 7’ye SPK kalkanı Fener’deki AKP bağı İstanbul İl Genel Meclisi’nin AKP’li üyesiyken Erdoğan’ın istemiyle Siirt Belediye Başkan Yardımcılığı’na getirilen Nurettin Ertemel derneğin kurucuları arasında ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Almanya’da yolsuzluk nedeniyle yargõ- lamasõ yapõlan Deniz Feneri Derne- ği’nden 6 milyon 940 bin Avro yardõm alan Türkiye’deki Deniz Feneri’nin ku- rucularõndan Nurettin Ertemel’in İs- tanbul İl Genel Meclisi’nde AKP’den üyelik yaptõğõ saptandõ. Ertemel’in daha sonra Başbakan Recep Tayyip Erdo- ğan’õn istemi üzerine AKP’li Siirt Be- lediyesi’nde başkan yardõmcõlõğõna ge- tirildiği anlaşõldõ. Deniz Feneri Derneği’nin Türkiye ayağõ AKP’ye kadar uzandõ. Geçen yõl- larda Fatih Belediye Başkan Yardõmcõ- lõğõ yapan Nurettin Ertemel, Deniz Fe- neri Derneği’nin kurucularõ arasõnda yer aldõ. Ertemel Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanlõğõ da yapan Nurettin Er- temel, İstanbul İl Genel Meclisi’nde AKP’li üye olarak görev yaptõ. Nurettin Ertemel, bir süre sonra ise Başbakan Tay- yip Erdoğan’õn isteğiyle Siirt Belediye Başkan Yardõmcõlõğõ’na getirilmişti. Bu dönemde, AKP’li meclis üyelerince de gündeme getirilen ve AKP milletve- kili Egemen Bağış’õn adõnõn karõştõğõ çöp toplama işinin ihalesindeki yolsuzluk id- dialarõnda Ertemel’in de adõ geçmişti. Bu- nun üzerine 2006 yõlõnda eşinin memle- keti Siirt’e giden Tayyip Erdoğan, “2.5 yılda Siirt ne haldeydi, son 2 ayda ne hale geldi görüyorsunuz. Nurettin Bey belki sizin yapamadığınızı yapa- caktır” diyerek, Nurettin Ertemel’e sa- hip çõkmõştõ. Ertemel aynõ zamanda Almanya’da yargõlamasõ yapõlan Deniz Feneri Der- neği’nden 6 milyon 940 bin Avro yar- dõm alan Türkiye’deki Deniz Feneri’nin kurucularõ arasõndaydõ. Erdoğan siya- si yasağõ nedeniyle seçime girememiş, ancak partisi iktidara geldikten sonra yapõlan yasal ve anayasal değişikliklerin ardõndan milletvekilliği yolu açõlmõş- tõ. Bunun üzerine de Siirt’ten millet- vekili seçilen Mervan Gül istifa ede- rek yerini Erdoğan’a bõrakmõştõ. Bir sonraki yerel seçimlerde de Erdoğan, Mervan Gül’ü Siirt belediye başkan adayõ yapmõş ve Gül bu göreve seçil- mişti. Kanal 7 bağlantısı... Türkiye’deki Deniz Feneri Derneği yö- neticisi İbrahim Altan, Kanal 7 ile derneklerinin hiçbir bağõnõn olmadõğõnõ açõklamasõna karşõn; Deniz Feneri’nin ilk kurucularõ arasõnda yer alan ve kendisi- ni “şair-sunucu-TV program yapım- cısı” olarak tanõmlayan Uğur Arslan’õn Kanal 7’de “Deniz Feneri” programõnõ sürdürürken, büyük ilgi üzerine 1988 yõ- lõnda “Deniz Feneri Sosyal Yardım- laşma ve Dayanışma Derneği”nin ku- rucularõ arasõnda yer aldõ. Uğur Arslan aynõ zamanda derneğin yönetim kurulu başkanlõğõnõ da üstlendi. Broşürlü savunma Türkiye Diyanet Vakfı tarafından bu yıl 27. gerçekleştirilen ve dini kitapların satışının yapıldığı Türkiye 27. Kitap ve Kültür Fuarı, Kocatepe Camisi Avlusu’nda dün düzenlenen törenle açıldı. Hakkındaki yolsuzluk iddialarıyla gündeme gelen Deniz Feneri Derneği de fuar alanında bir stant açtı. Fuar alanındaki yurttaşlardan bağış toplayan Deniz Feneri Derneği, “Deniz Feneri Derneği Türkiye’de kurulu bir dernektir ve Almanya’da görülmekte olan dava ile isim benzerliği dışında hiçbir ilgisi olmadığı gibi, Almanya’da şube veya temsilciliği de yoktur” yazılı broşürler dağıttı. (Fotoğraf: NECATİ SAVAŞ) Sermaye Piyasasõ Denetleme Kurulu tarafõndan 2007 yõlõnda yapõlan incelemede Kanal 7 yetkililerinin yurtdõşõndaki faaliyetler konusunda kurula yanlõş bilgi verdikleri tespit edildi. Buna rağmen SPK başkanõ hukuki süreci başlatmadõ.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog