Bugünden 1930'a 5,438,586 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

CMYB C M Y B GÜNDEM MUSTAFA BALBAY Baştarafı 1. Sayfada politika rotamız zikzaklar çiziyor. 8 Ağustos’ta başlayan Gürcistan krizi giderek da- ha çok ülkeyi ilgilendiren uluslararası bir sorun ha- line geliyor. Yolun sonu; NATO-Rusya gerilimi... Bu- radaki fay hatları zaten hareketlenmeye başladı. AKP hükümeti, öncelikle Gürcistan’a iyi görünme kaygısına girdi. 9 yıl önceki koşullar içinde oluş- turulmuş, “Kafkas Paktı” önerisini raflardan çıka- rıp masaya koydu. Başta Gürcistan karşı çıktı. Rus- ya’nın dikkatle izlediği bu adımların sonrasında Tür- kiye-Rusya ilişkileri sarsılmaya başladı. İş bir ara Bakanlar Kurulu içinde krize kadar vardı. Son ola- rak açıklanan rakam şu: Rusya’nın Türkiye’ye sınır kapılarında tavır koy- masından kaynaklanan nedenlerle doğan zarar 500 milyon dolara ulaştı. Bu durumda şöyle bir saptama yapmak da yan- lış olmayacaktır: Gürcistan krizi, olayın doğrudan tarafı olan ül- keler dışında en çok Türkiye’yi etkiledi! Montrö’yü herkesin değdiği bir açık kapı durumuna getirmek de cabası... Bu yaptığımız arabuluculuk mu, arada kalıcılık mı? Cumhurbaşkanı Gül, dün Azerbaycan’ın baş- kenti Bakû’ya gitti. Erivan ziyaretinin ardından İl- ham Aliyev’le buluşacak. Sızan haberlere göre Gül, “Azerbaycan’la ilişkilerimizi olumsuz etkile- yecek hiçbir şey olamaz” diyecek. Azerbaycan’da seçim sürecine giriliyor. Dağlık Karabağ’ın statüsüyle ilgili en küçük bir olumsuzluk iç politikayı doğrudan etkiliyor. Bu durumda Ali- yev’in Türkiye’nin bastırdığı gibi üçlü bir zirvede yer alması lehine görünmüyor. Plan o ki; BM ze- mininde Gül-Sarkisyan-Aliyev buluşacak. So- runların diyalog yoluyla çözülebileceği mesajı verilecek. Bunun olabilmesi için ilk adım atması gereken Sarkisyan. Ermenistan hangi politikasından vaz- geçti de, diyalogla sorunlar çözülecek? Ermenistan için şu aşamada gerekli olan, sı- nırların açılması ve ülkenin nefes alması. Bu bizim de lehimize olur. Ama, sonrasında ne olacak? Kendi durumumuzdan vazgeçtik; ister misiniz Azerbaycan, Türkiye’nin zorlamalarına tepki gös- tersin, ilişkilerimiz gerilsin! O zaman Gül’ün durumu, arabuluculuk mu olur, arada kalıcılık mı? Yukarıdaki örneklere benzer bir durum İran’la iliş- kilerimizde yaşanıyor. ABD, Irak başarısızlığını örtebilecek bir İran ba- şarısı istiyor. Bunu yapabilmesi için Türkiye’nin için- de yer alacağı genel bir desteğe gereksinim var. İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’ın İstanbul ziyareti bu açıdan bakıldığında farklı yorumlara yol açtı. Ah- medinejad, İstanbul ziyaretinin baştan sona İslam dünyasına mesajlar içerdiğini söyleyip gitti. O mesajlar aynı zamanda ABD’yeydi. Türkiye kendi durumunu anlatırken şu tez öne çıkarıldı: Biz, iki tarafa da gerçekçi duruşun ne olması ge- rektiğini söylüyoruz. ABD’ye, her şey askeri güç- le çözülmez, diyoruz. İran’a, dünyadan soyutla- narak bir yere varamazsın, diyoruz. Durum bir ölçek daha gerildiğinde, bu sözlerin çok anlam taşımayacağı açık. O gün arabulucu mu olacağız, arada kalıcı mı? Atasözlerimiz arada kalanlar için hiç de iyi şey- ler söylemez! GÜNCEL CÜNEYT ARCAYÜREK Baştarafı 1. Sayfada DİÇ’lerin (Din İman Çeteleri) dinci bir parti (AKP) ik- tidarında serpilip gelişmesine karşın Başbakan sıfatlı bir Genel Başkan’ın yolsuzlukları şiddet ve hiddetle savunması… Demokrat mı demokrat… AB’nin ABD’nin gözde- si mi gözdesi… ve fakat: Kapatma davası Anayasa Mahkemesi’nde karara bağlanıncaya kadar bedava avukatlığını üstlenen AB kodamanları, örneğin Joost Lagendijk bile RTE’nin gerçek kimliğini ve ne kadar demokrat olduğunu an- lamış görünüyor. Lagendijk Sevgili RTE’sine yükleniyor; “Bir baş- bakan, hakkında kötü haber yapılıyor diye medyayı teh- dit etmemeli” diyor. Bu kadarla kalmıyor. “Bir politikacının özellikle de bir başbakanın medyaya ‘şantaj’ yapma ya da ‘bas- kı kurma’ yolunu tercih etmemesi gerektiğini” söylüyor. Nihayet, evet nihayet AB; RTE’nin karakter yapı- sını anlamış, kavramış görünüyor ve şöyle özetliyor: “Bu tonda çıkışlar yapması karakterinin bir parçası ol- sa gerek ama kendini biraz tutmalı!” RTE, yolsuzluklara karışanları değil, aslında ken- dini savunuyor. Kimi gerçekleri saptırarak haklı çıkmaya çalışıyor. Örneğin Almanya’daki Fener davası iddianamesinde deliller arasında yer alan bir makbuz sorununu ken- dine yontuyor. Bu makbuz sanıklardan Firdevsi Ermiş ile sanık Mehmet Gürhan arasındaki bir para teslimini gös- teriyor. Makbuza göre parayı teslim eden Ermiş, tes- lim alan Gürhan. Fakat nedense makbuz iki dilde düzenlenmiş; Türk- çe ve Almanca. Türkçe yazılan paragrafta paranın verildiği adres ola- rak “Başbakanlık” yazılı. Almanca paragrafta ise “Başbakan” yazıyor. Savcılık iddianamesinin Türkçe çevirisinde “Baş- bakan”a verildiği yazılı. Deniz Baykal, yeminli çevirmenlerin düzenlediği Türkçe metindeki ifadeyi kullanıyor. Meblağı belli ol- mayan paranın 2003 yılında Doğu Asya’daki tsuna- mi felaketinde zarar görenlere verilmek üzere “Baş- bakan’a” verildiğini söylüyor. RTE ise makbuzdaki “Başbakanlık’a” ifadesine sa- rılıyor; CHP liderine, Başbakanlık’la Başbakan’ı bir tut- tuğu için saldırıyor. Oysa ha Başbakan demişsin ha Başbakanlık. Ha Ali ha Veli! RTE’nin açıklaması gerek: Başbakan olarak gü- nübirlik çalıştığı, bilgisi dışında kuş uçmayan Baş- bakanlık’a giren para ne oldu? Uçtu uçtu da başka- larının kasasına mı girdi, yoksa dinci ve yeni bir TV’nin kurulmasına mı ayrıldı? Nerede? RTE makbuzda Başbakanlık yazılı diye, sözcüklerle oynayarak aklanmaya çalışıyor. Tam bir saptırma, basit bir demagojik manevray- la gerçeğin üstünü örtüyor. Frankfurt’taki mahkemede Fener soruşturmasını yü- rüten başkomiser, (1)- Almanya’daki Fener’le Türki- ye’deki Fener arasında bağlantı olduğunu kanıtlayan belgeler olduğunu, (2) Deniz Feneri’nin siyasal kimi ilişkiler içinde bulunduğunu söylüyor. Hükümetten ses yok. Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, savcılara emir verilemeyeceğini öne sürüyor. Ne ki, siyasi bir partinin üçkâğıt oyunlarıyla gelir sağ- ladığı iddiasına, Türkiye’deki Deniz Feneri Derneği’nin mutlaka soruşturulması gerektiğine değinen bir de- meç vererek savcıları uyarması gerekmez mi? Yap- mıyor. Bu suskunluk Deniz Baykal’ın “Din, iman, insanlık demişler para almışlar. Parayı bir siyaseti -AKP’yi- fi- nanse etmek için göndermişler” saptamasına haklı- lık kazandırıyor. RTE’nin medyaya saldırılarında dediği gibi; AKP dö- nemindeki “bu hamur daha çok su kaldırır!” ankcum@cumhuriyet.com.tr SAYFA 11 EYLÜL 2008 PERŞEMBECUMHURİYET 8 HABERLERİN DEVAMI İstanbul B 29 Edirne B 32 Kocaeli B 30 Çanakkale B 30 İzmir B 30 Manisa B 31 Aydın B 35 Denizli B 34 Zonguldak PB 25 Sinop Y 26 Samsun Y 25 Trabzon Y 24 Giresun Y 23 Ankara B 28 Eskişehir B 28 Konya B 27 Sıvas B 23 Antalya PB 32 Adana PB 34 Mersin PB 32 Diyarbakır B 33 Şanlıurfa B 33 Mardin B 31 Siirt B 32 Hakkâri Y 26 Van Y 25 Kars Y 23 Oslo PB 16 Helsinki PB 12 Stockholm PB 16 Londra Y 18 Amsterdam Y 23 Brüksel PB 22 Paris Y 23 Bonn PB 23 Münih PB 26 Berlin PB 24 Budapeşte Y 26 Madrid Y 28 Viyana Y 25 Belgrad PB 29 Soyfa B 29 Roma B 27 Atina A 29 Zürih Y 28 Moskova Y 11 Aşkabat PB 34 Astana PB 21 Taşkent PB 38 Bakû Y 26 Bişkek PB 28 Tiflis Y 22 Kahire A 33 Şam A 34 Yurdun kuzey ve doğu kesimleri parçalı çok bulutlu, Orta Karadeniz kıyıları, Doğu Karade- niz, Doğu Anadolu’nun doğusu ile Sinop çev- releri sağanak ve gök gürültülü sağanak ya- ğışlı, diğer yerler az bu- lutlu geçecek. Hava sı- caklığı; kuzey ve iç ke- simlerde 2 ila 4 derece azalacak. ANTALYA (Cumhuriyet Bü- rosu) - Antalya’nõn Alanya ilçe- sinde DP’li belediye meclis üye- si Hilmi Arıkan, turistlerin sokak ve alõşveriş merkezlerinde mayo ve bikiniyle dolaşmasõnõn yasak- lanmasõnõ istedi. Alanya’da ahlaki bir erozyon yaşandõğõnõ, yurttaşlarõn da bu du- rumdan rahatsõz olduğunu öne sü- ren Arõkan, turistlerin ancak plaj- da giyilebilecek, hatta orada bile yadõrganacak kõyafetlerle sokak- ta dolaştõklarõnõ belirterek, “Yer- li ve yabancı turistler, nere- deyse vücudun tamamını açık- ta bırakan kıyafetlerle cadde, sokak, anayol, çarşı ve pazarda pervasızca dolaşıyor” dedi. Bu tür davranõşlarõn toplumda huzuru bozma potansiyeli olan davranõşlar olduğunu iddia eden Arõkan, “Turistler, kaldıkları otellerde bile plaj kıyafeti ile lo- kanta ve bar gibi bölümlere girmemeleri konusunda levha ile uyarılıyorlar. Geçmiş yıl- larda Alanya’da cadde ve so- kaklarda bu tür uyarılar mev- cuttu. Şimdi de bu yapılabilir ve turistler uyarılabilir. İlçede ya- şayan halkın huzur ve refahını temin etmekle görevli beledi- yeye bu konuda önemli görev- ler düşmektedir. Konuyla ilgi- li belediyece gerekli hassasiyet gösterilmezse bu konuda top- lumda oluşabilecek her türlü olumsuzluğun maddi ve manevi vebali altında kalınmış olur. Bunun hesabı ise verilemez” diye konuştu. ‘Otellere tabela asılsın’ ANAP’lõ belediye meclis üye- si Murat Koçak, kendisinin de bu konudan rahatsõz olduğunu ancak zabõtalarõn yapacağõ uya- rõyla çözümün sakõncalõ olacağõ- nõ söyledi. Yasağõn turizme tela- fisi mümkün olmayan zararlar verebileceğini dile getiren Koçak, “Otel ve tesislerde asılabilecek tabelalarla turistler, sokağa mayo gibi plaj kıyafetleriyle çıkmamaları konusunda uya- rılabilir” dedi. AKP’li belediye meclis üyesi Şükrü Sadulla- hoğlu mayolu gezen bir turisti uyardõğõnõ anlattõ. Sadullahoğlu, “Kendisi bana, ‘hiçbir uyarõ ol- madõğõ için mayoyla dolaştõğõnõ, uyarõ olmasõ halinde buna uyabi- leceğini’ söyledi” diye konuştu. Alanya Belediye Başkanõ Ha- san Sipahioğlu ise belediye mec- lis üyelerinin önerileri konusun- da yorum yapmadõ. CERN’de ilk adõm başarõyla atõldõ REYHAN OKSAY CERN’de 20 yõldõr sürdürülen çalõşmalar, önümüzdeki gün- lerde LHC’nin devreye sokul- masõyla bilim dünyasõ parçacõk fiziğiyle ilgili çok değerli bil- gilere erişme şansõna kavuşacak. Yeditepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanõ Prof. Dr. Ömür Akyüz, CERN’de son günlerde “büyük patlama ya- ratılacak” şeklindeki haberle- rin doğruyu yansõtmadõğõna dik- kat çekerek, bu çalõşmalarõn aşama aşama ilerlediğini, çar- põştõrõlmasõ planlanan proton huzmelerinin yoğunluğunun ya- vaş yavaş arttõrõlarak, ortaya çõkacak manyetik alanlarõn, sõ- caklõklarõn, vakumlarõn aşama aşama kalibre edileceğini söy- lüyor. Ve bu çalõşmayõ, “sonun başlangıcı” şeklinde nitelen- dirilen “Normandiya Çıkar- ması”ndan esinlenerek “baş- langıcın sonu” olarak değer- lendiriyor. Doktora çalõşmalarõnõ CERN’de tamamlayan ODTÜ Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Zeyrek, CERN’de başlatõlan bu çalõş- malarõn gerçek başlangõcõnõn 100 yõl öncesinde, yani Eins- tein’õn görelilik kuramõnõ ge- liştirmesiyle başladõğõnõ ileri sürüyor. O tarihten sonraki bi- limsel bulgularõn õşõğõ altõnda bugünlere gelindiğine işaret eden Zeyrek, LHC’deki de- neylerin de bir sonuç değil, sü- recin bir aşamasõ olduğuna dik- kat çekiyor. Nominal enerjiye ulaşma 2009’un ilk aylarında Dünkü deneyde proton huz- melerinin õşõk hõzõna yakõn bir hõzda soğutulmuş halkadan ba- şarõyla geçirildiğini belirten Zey- rek, bunun da yerin 100 metre al- tõnda 27 km. uzunluğundaki halkada parçacõklarõn yolunun üzerinde hiçbir engelin olmadõ- ğõ anlamõna geldiğini söylüyor. Protonlarõn ekim ayõnda çarpõş- tõrõlmasõnõn ve 2009 yõlõnda no- minal enerjiye ulaşõlmasõnõn planlandõğõnõ belirtiyor. CERN’in yöneticisi Robert Aymar ise dünkü deneyle ilgi- li şu açõklamalarõ yaptõ: “Şu anda iki mutluluğu bir arada yaşıyoruz; biri önemli bir aşamayı başarıyla ta- mamlamış olmak; bir diğeri de önümüzde bizi bekleyen önemli keşiflerin yolunun açıl- mış olmasıdır.” Aymar gelecek haftalarda proton huzmelerinin halkadan iki yönlü olarak, aynõ anda geçirilerek yüksek hõzda çarpõşma yaratmayõ planladõk- larõnõ belirtti. Bu deneyleri bü- yük bir heyecanla izleyen bilim insanlarõ bu küçük çarpõşmala- rõn sonucunda elde edilecek verileri bekliyor. Olasõlõklar- dan biri bu çarpõşmalarõn mad- denin oluşumuna yol açmasõ. Dolayõsõyla maddeye kütlesini veren “Higgs Bozonları”nõn varlõğõ doğrulanmõş olacak. Avrupa-ABD Profesör Zeyrek, projede bu- gün 10 bine yakõn bilim insa- nõnõn çalõştõğõnõ ve bunlarõn arasõnda 50 kadar Türk bilim in- sanõnõn da yer aldõğõnõ belirti- yor. Bilinenlerin tersine bu pro- jede yüzde 10 kadar Amerika- lõ bilim insanõnõn da çalõştõğõna dikkat çeken Zeyrek, parçacõk fiziğiyle ilgili çalõşmalarda Av- rupa ülkelerinin ABD ile hem yarõştõğõnõ hem de işbirliği yap- tõğõnõ söylüyor. Kaldõ ki ABD’nin Chicago kentinde bu- lunan başka bir çarpõştõrõcõnõn devrede olduğunu ve bunun proton başõna enerjisinin 7 kat daha düşük olduğunu belirtiyor. Kıyamet senaryoları amacına ulaşmadı Bu arada CERN’deki deneyin antimadde veya kara delik ya- ratacağõnõ ileri sürerek korku ya- ratmaya çalõşan kõyamet senar- yolarõ yazarlarõ, Dünya’nõn ka- ra delikler tarafõndan “yutula- cağı” iddiasõnõn dayanaksõz ol- duğunu belirten bilim insanlarõ tarafõndan şiddetle yalanlandõ. Zeyrek, çarpõşmalarõn sonu- cunda elde edilecek olan küçük kara deliklerin termo-dinamik yasalarõna göre -mini kara de- likler oluşsa bile- çok kõsa za- man aralõklarõnda başka parça- cõklara bozunarak yok edilece- ğine dikkat çekiyor. Turistin bikinisi rahatsõz etti BEHZAD BARIŞ BİRLEŞMİŞ MİLLETLER - BM Genel Sekreter Ban Ki- mun tarafõndan düzenlenen “Te- rör Mağdurlarına Destek Sem- pozyumu” başladõ. Toplantõda konuşacak 18 terör mağduru arasõnda, Ankara’da 1 Ağustos 2003’te meydana gelen terör saldõrõsõnda yaralanan polis me- muru Osman Kaya da bulunu- yor. Kolombiya’nõn gerilla gru- bu FARC tarafõndan 2002’de kaçõrõlan ve 6 yõl rehine olarak tu- tulduktan sonra iki ay önce kur- tarõlan Ingrid Betancourt, BM’nin terör mağdurlarõna ulus- lararasõ statüsü vermesi gerekti- ğini belirtti. Ban Ki-mun öneri- yi değerlendireceğini belirtti. BM’de ilk kez bu konuda dü- zenlenen sempozyumun ilk otu- rumunun başkanlõğõnõ Türki- ye’nin BM Daimi Temsilcisi Bü- yükelçi Baki İlkin yaptõ. İlkin, toplantõnõn siyasi bir içerik taşõ- madõğõnõ, BM’nin amacõnõn terör mağdurlarõnõ desteklemek oldu- ğunu belirtti. Ban Ki-mun da yaptõğõ açõklamada, BM’nin tarihi bir gün yaşadõğõnõ belirterek “Biz bugün burada ortak bir amaç için toplandık, bu amaç terör kurbanlarına destek vermek” dedi. Terorizmin kurbanlarõ ara- sõnda hiçbir ayrõm yapmadõğõnõ belirten Ban, “Biz bugün terör kurbanlarını anıyoruz, Lon- dra’da, New York’ta, Mad- rid’de, İstanbul’da, Cezayir’de, Bağdat’ta meydana gelen terör saldırılarını her zaman anım- sayalım” diye konuştu. Ban Ki- mun, 2006’da BM Genel Kuru- lu’nda kabul edilen Terorizmle Mücadele Küresel Stratejisi’nin BM’ye üye ülkelere teröre karşõ işbirliği yapma ve terör mağdur- larõna destek olma amacõ taşõdõ- ğõnõ da belirtti. Toplantõya terör mağdurlarõnõn yanõ sõra sivil top- lum örgütleri, gazeteciler ile böl- gesel kuruluşlar ve üye ülkelerin temsilcileri katõlõyor. Kolombiya’nõn gerilla grubu FARC tarafõndan 2002 yõlõnda ka- çõrõlan ve 6 yõllõk rehinelik ma- cerasõndan sonra iki ay önce kur- tarõlan Ingrid Betancourt, Ban Ki-mun ile birlikte katõldõğõ ba- sõn toplantõsõnda, BM’nin terör mağdurlarõna uluslararasõ statüsü vermesi gerektiğini belirtti. BM’den web sitesi istendi Betancourt, terör kurbanlarõy- la ilgili olarak BM tarafõndan bir web sitesi açõlmasõnõn ve kur- banlar ile bilgilerin bu siteye ko- nulmasõnõn terorizm ve terör kur- banlarõna karşõ ilgisizliği sona erdireceğini söyledi. Betancourt, bazõ totaliter devletlerin kendi ülkelerinde terör kurbanlarõnõn olduğu gerçeğini sakladõklarõnõ belirterek uluslararasõ alanda te- rör kurbanlarõna verilecek bir statünün terör kurbanlarõnõn hak- larõnõ iyileştireceğine inandõğõnõ kaydetti. Betancourt, dünyada tüm sorunlarõn çözümünün ara- cõnõn ise sevgi ve diyalog oldu- ğunu vurguladõ. Ban, Betanco- urt’un önerisine katõlõp katõlma- dõğõnõn sorulmasõ üzerine öneri- yi değerlendireceğini belirtti. Mağdurlara uluslararası statü BM’de düzenlenen sempozyumda terör mağdurlarõnõn sorunlarõ tartõşõldõ Fransa’nın eski Sağlık Bakanı Simone Veil ve Desmond Tutu sempozyumda bir konuşma yaptı. Talat: Rumlar çözüm istemiyor ÇİMEN TURUNÇ BATURALP BRÜKSEL - KKTC Cumhurbaşkanõ Mehmet Ali Talat, Rum tarafõnõn çözüm için takvim ka- bul etmediğini, kendisinin ise Kõbrõs sorununu Haziran 2009’da yapõlacak Avrupa Parlamentosu seçimlerinden önce çözüme ulaştõrmak istediğini söyledi. Talat, AB’nin de Rum kesimini çözüm için teşvik etmesi gerektiğini belirtti. Kõbrõs’ta taraflarõn yeni bir kapsamlõ görüşme süreci için masaya oturmalarõnõn öncesinde, Brüksel’de dün Avrupa Politika Merkezi’nde ko- nuşan Talat, kapsamlõ çözüm umudu belirdiğinde Rum lider Dimitris Hristofyas’tan taleplerini ba- sõna değil kendisine söylemesini istediğini, ancak Hristofyas’õn müzakere masasõnda görüşülmesi gereken konularõ basõna yansõtmasõ yüzünden meselelerin çözümünün güçleştiğini ifade etti. Talat, Türk ordusunun Kõbrõs’ta çözüm müza- kerelerine nasõl yaklaştõğõnõn sorulmasõ üzerine, “Türkiye, çözümü tüm kurumlarıyla destekli- yor. Bazı kurumlarda bazı endişeler olabilir. Türkiye’nin desteği olmadan, garantisi olma- dan Kıbrıslı Türkler çözümü kabullenmez” dedi. Kõbrõs’taki asker sayõsõnõn kapsamlõ çözüm müzakerelerinde ele alõnacağõnõ anõmsatan Talat, barõş halinde mevcut rakamõn azaltõlmasõndan yana olduklarõnõ dile getirdi. Talat, müzakerele- rin başlamasõ nedeniyle Kõbrõs’taki Türk barõş gücünün BM ya da AB misyonuyla değiştirilme- si önerisi üzerine, 1963-1974 tarihleri arasõnda İngiliz askerlerinin de, BM’nin de barõşõ koruma görevini üstlendiklerini fakat başarõlõ olamadõk- larõnõ ve Türk toplumunun bundan büyük zarar gördüğünü hatõrlattõ. Toplantõ sonrasõnda Türk gazetecilere konuşan Talat, “Rum tarafının çö- züme çok fazla ihtiyacı yok, Rum kesiminde iyimserlik yok. Türk toplumunda ise yaşanı- lan deneyimlerden sonra heyecan yok” dedi Alanya Belediye Meclisi’nin DP, ANAP ve AKP’li üyeleri yerli ve yabancõ turistlerin sokak ve alõşveriş merkezlerinde mayoyla dolaşmasõnõn yasaklanmasõnõ istedi Parçacõk fiziğiyle ilgili 20 yõldõr süren ve aralarõnda yaklaşõk 50 Türk’ün de olduğu 10 bine yakõn bilim insanõnõn görev aldõğõ projede yüksek hõzda çarpõşma için hazõrlõk yapõlõyor AB’YE TEŞVİK ET ÇAĞRISI Yeni formalar görücüye çıktı ANKA- RA (ANKA) - Gelecek yõl mavi önlükle- rin tarihe karõ- şacağõnõn açõk- lanmasõnõn ar- dõndan, ilköğ- retim ve orta- öğretim okul kõyafetlerine ilişkin model- ler Kõz Teknik Öğretim Genel Müdürlüğü tarafõndan hazõrlanarak Milli Eği- tim Bakanlõğõ’nõn internet sitesinde görücüye çõktõ. 4 farklõ kõyafet tasarõmõndan en çok beğe- ni toplayanõn tercih edileceği bildirildi. Ankara’da Kıbrıs diplomasisi... ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Türki- ye KKTC’de bugün başlayacak kapsamlõ görüş- meler öncesinde BM Genel Sekreteri Ban Ki - mun’un Kõbrõs Özel Danõşmanõ Alexander Downer’õ ağõrladõ. Cumhurbaşkanõ Abdullah Gül, Başbakan Tayyip Erdoğan ve Dõşişleri Ba- kanõ Ali Babacan ile bir araya gelen temsilci, çözüm için Londra ve Zürih anlaşmalarõ ile sağ- lanan garanti haklarõnõn korunmasõ gerektiğini iletti. Downer, bugün adada Dimitris Hristofyas ile Mehmet Ali Talat arasõnda başlayacak görüş- melere katõlacak. Öte yandan Erdoğan dün tele- fonla aradõğõ BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun’a Türkiye’nin çözüm perspektiflerini anlattõ. Gümrükte 12 Glock yakalandı Yurt Haberleri Servisi - Habur Sõnõr Ka- põsõ Gümrük Muhafaza Başmüdürlüğü ekipleri, Irak’tan Türkiye’ye giriş yapan bir kamyonda arama yaptõ. Kamyonda 12 Glock marka taban- ca ele geçirildi. Gümrükler Muhafaza Genel Müdürü Neşet Akkoç, “Silahlarõn tetik tertibat- larõ yok. Aramalarda ayrõca Irak menşeli 7.65 çapõnda tabanca da bulundu” diye konuştu.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog