Bugünden 1930'a 5,454,175 adet makale



Katalog


«
»

CMYB C M Y B 11 EYLÜL 2008 PERŞEMBE CUMHURİYET SAYFA EMEK 7emek@cumhuriyet.com.tr Niğde’de kurulu DİTAŞ-Doğan Yedek Parça Fabrikasõ’nda çalõşan, Birleşik Metal-İş Sendikasõ’na üye işçiler, Genel Mü- dür Yücel Göher ve işyeri yöneticileri hakkõnda Niğde Cumhu- riyet Savcõlõğõ’na suç duyurusunda bulundu. DİTAŞ-Doğan iş- vereni, Birleşik Metal-İş üyesi işçileri işten çõkarma tehdidi ile sendikalarõndan istifaya zorlayarak, taşeron sendikaya üye ol- mayõ dayatõyor. Birleşik Metal-İş, söz konusu işyerinde 2000 yõ- lõnda örgütlenmiş ve o tarihlerde sendikal örgütlenmeyi engel- lemek için işyerinde oluşturulmuş olan taşeron sistemine rağmen 8 ay süren bir direnişin ardõndan toplusözleşme yetkisi almõştõ. DİTAŞ-DOĞAN’A SUÇ DUYURUSU Mahkeme yerine spor salonu Darbenin ardından faaliyetleri durdurulan ve tüm yöneticileri tutuklanan DİSK’in tüm mal varlıklarına da el konuldu. Yargılamalar, mahkeme salonlarına sığmadığı için spor salonlarında yapıldı. 30 bin kişi sakıncalı olduğu için işten atıldı. THK, Kızılay ve Çocuk Esirgeme Kurumu dışındaki tüm derneklerin, tüm siyasi partilerin, Türk- İş dışındaki tüm sendikaların faaliyetleri durduruldu. Arşivlerine, bina ve paralarına el konuldu. Sendikalaşma ortadan kaldırıldı, çalışanların kıdem tazminatı gibi kazanımları daraltıldı, ücretler ve sosyal haklar budandı, işçi sağlığı ve iş güvenliği zayıflatıldı, sınırlamalarla grev hakkı yasaklandı. IBM çalõşanõna uluslararasõdestek S endikal haklarõ için haziran ayõndan bu ya- na işverenleriyle mücadele halinde olan IBM çalõşanlarõna destek için Türk-İş 1. Bölge Temsilciliği’nde Tez Koop-İş Genel Başkanõ Gürsel Doğru, Uni Global Sendikasõ Bilişim Örgütlenme Başkanõ Gerhard Rohde ve Belçika LBC Sendikasõ Bilişim Örgütlenme Yöneticisi Koen Dries’in de katõlõmõyla ortak bir basõn toplantõsõ düzenlendi. Doğru, IBM Türk şirketinin sendikalaşmayõ engellemek için elin- den gelen her şeyi yaptõğõnõ, önce bakanlõkça onaylõ çoğunluğa itiraz ettiğini, buradan bir so- nuca ulaşamayõnca yõllardõr birlikte çalõştõğõ baş- ka bir sendikada 17 no’lu işkoluna kayõtlõ işçi- lerin 17 no’lu işkolunda olmadõğõ iddiasõyla da- va açõp, işkolu tespiti istediklerini açõkladõ. Doğru, IBM’in asõl amacõnõn süreci uzun bir zamana yayõp çalõşanlarõ umutsuzluğa ve yõlgõnlõğa sü- rüklemek olduğunu, ancak sendikalarõnõn mü- cadeleyi yõllara yayacak deneyimi ve birikimi ol- duğunu belirtti. Asõl sorulmasõ gereken sorunun “IBM bu gerginliği yıllarca sürdürecek güce sahip midir?” olduğunu söyledi. Toplantõda söz alan Rohde da IBM’in bu tavrõnõn müşterileri- ne ve kamuoyuna kötü bir mesaj olarak gittiği- ni ve şirketin itibarõnõn zedelendiğini belirtti. Dries ise IBM Avrupa’daki çalõşanlar için de ay- nõ problemin söz konusu olduğunu, Avru- pa’daki işçilerin çok uzun mücadelelerden son- ra şirketle müzakerelere başlayabildiklerini söyledi. Uni Global yetkilileri, IBM şirketini uyarmak için protesto mektuplarõ gönderecek- lerini söylediler. İstanbul Haber Servisi - Belediye-İş Sendikasõ üyeleri, İstanbul Üni- versitesi (İÜ) Cerrahpaşa Tõp Fakültesi ve İstanbul Tõp Fakül- tesi’nde çalõşan 84 temizlik işçisinin toplu iş sözleşmeleri (TİS) gö- rüşmeleri sõrasõnda işten çõkarõlmasõnõ protesto ederek, kararõn bir an önce geri çekilmesi gerektiğini söylediler. Taksim Tünel’de dün bir araya gelen Belediye-İş Sendikasõ üyeleri “Atõlan işçiler geri alõnsõn” döviz ve pankartlarõ açtõlar. Grup adõna açõklama yapan Belediye-İş Sendikasõ 5 No’lu Şube Başkanõ Nihat Altaş, “Hasta- ne ve fakülte yönetimleri temizlik şirketinin maaşlõ elemanõ gibi ça- lõştõrarak 84 arkadaşõmõzõ işten çõkarttõ. Temsilcilerimize ‘Sizi bu- rada barõndõrmayacağõz, sizi çalõştõrmayacağõz’ diyerek örgütlen- meye, sendikalaşmaya karşõ olan düşmanlõğõnõ gösterdi. Yetkililerden bu haksõzlõğa dur demelerini istiyoruz, işten çõkarõlan arkadaşla- rõmõz geri alõnsõn” dedi. (Fotoğraf: SİBEL BAHÇETEPE) DİSK, 12 Eylül’ün emekçide yarattõğõ erozyonun AKP ile sürdüğü düşüncesiyle darbenin yõldönümünde bir miting yapacak AKPeliniekmeğimdençek İZMİR/İSTANBUL - Türkiye Devrimci İşçi Sendikalarõ Konfede- rasyonu (DİSK), “AKP elini eme- ğimden, ekmeğimden çek” sloga- nõyla “emek ve demokrasi” mitin- gine hazõrlanõyor. Gündoğdu Meydanõ’nda 13 Ey- lül Cumartesi günü gerçekleştirilecek mitingin hazõrlõklarõ için İzmir’de bu- lunan DİSK Genel Başkanõ Süley- man Çelebi, 12 Eylül hukuku de- ğiştirilmeden, Türkiye’de gerçek bir demokrasiden, özgürlükten ve in- san haklarõndan bahsetmenin müm- kün olamayacağõnõ söyledi. “Türkiye ne kaybettiyse bu 12 Eylül kanunlarından kaybet- ti” dedi. Cumartesi günkü mitingin “AKP elini emeğimden, ekmeğim- den çek” şeklindeki sloganõnõn “ba- sit” bir slogan olmadõğõnõ belirten Çe- lebi, Sosyal Güvenlik Yasasõ’nõn kendileri açõsõndan halen kabul edil- miş bir yasa olmadõğõnõ kaydetti ve bununla ilgili mücadelenin süreceğini söyledi. Çelebi, tüm İzmir halkõnõ ve Ege- lileri mitinge davet ederek, “Herke- sin bu konuda duyarlılık göster- mesini istiyoruz. Şikâyetlerimizi artık evlerimizde değil, alanlarda yapmalıyız. Camdan, balkondan el sallamak bize moral veriyor ama yeterli değil” diye konuştu. Sendikalar kapatıldı DİSK tarafõndan hazõrlanan 12 Eylül broşüründe emek ve emek ör- gütlerine ilişkin yaşananlar şu şekil- de özetlendi: ● IMF’nin direktifleri doğrultu- sunda şekillenen ve 24 Ocak Kararlarõ olarak bilinen “Ekonomik Önlemler Paketi” ekonomik bunalõmõn bütün yükünü halkõn omuzlarõna yõkarak, sermaye kesimlerine geniş olanaklar sağlamayõ öngörüyordu. 12 Eylül as- keri darbesinin hemen ardõndan grev yasaklamalarõ, sendika ve derneklerin kapatõlmalarõ, toplusözleşmelerin dur- durulmasõ gündeme getirildi. Yõllar- dõr sermayenin her fõrsatta bir yakõn- ma konusu olarak gündeme getirdiği işçi haklarõ ve sendikal haklar bir çõr- põda ortadan kaldõrõldõ. ● Başta DİSK, TÖB-DER olmak üzere demokratik kitle örgütleri ve derneklerin mallarõna el konularak kapatõlõrken, yüzlerce sendika önderi de tutuklandõ, işkence tezgâhlarõna yatõrõldõ. TİSK, MESS ve işveren ör- gütleri hükümet politikalarõnõ bi- rinci dereceden etkileyen örgütler ha- line geldi. İş hayatõna ilişkin yasalarõn düzenlenmesi bütünüyle istedikleri biçimde yapõldõ. DİSK Başkanõ Çelebi, “Herkesin duyarlõlõk göstermesini istiyoruz. Şikâyetlerimizi evlerimizde değil, alanlarda yapmalõyõz. Camdan, balkondan el sallamak moral veriyor ama yeterli değil” diyerek duyarlõ herkesi mitinge çağõrdõ. DİSK tarafõndan 12 Eylül darbesinin yõldönümü için bir broşür hazõrlandõ. Broşürde 12 Eylül’ün başta emekçilerin örgütlenme özgürlüğünü yok ettiği belirtilerek, bunun devamõnõn günümüzde de yaşandõğõna vurgu yapõldõ. “YÖRSAN’da, Arçelik’te, DESA’da, Arkas’ta ve tekstilde sendikalõ olduklarõ için işten atõlan işçi sayõsõ binlere ulaştõ. Sendikasõzlaştõrma alabildiğine artmakta, demokrasinin damarlarõndan biri hükümet eliyle kesiliyor.” YıkımAKPilesürüyor ● AKP’nin şimdiki hedefi ise uluslararasõ sermayenin ve Türkiye’deki uzantõlarõnõn ihtiyaçlarõ doğrultusunda bir ana- yasa hazõrlamak. ● ILO normlarõ, uluslararasõ anlaşmalar ve anayasal hak- larõmõz uygulanmõyor. Hükümet, Avrupa Sosyal Şartõ’nõ örgütlenme özgürlüğü ve grev hakkõ maddelerine çekin- ce koyarak kabul ediyor. ● Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlõk Sigortasõ Yasasõ de- ğiştirilerek işçi sõnõfõnõn önemli kazanõmlarõ geri alõnmakta, sağlõk ve emeklilik haklarõ gasp ediliyor. ● İşsizlik çõğ gibi büyürken, son birkaç yõlda İş Güvencesi Yasasõ’na rağmen yüz binden fazla sayõda insan sadece sen- dikal örgütlenme içinde olduklarõ için işten çõkarõlõyor. ● İş güvencesi, işçi sağlõğõ ve sendikalaşmadan yoksun, ka- yõt dõşõ çalõşmanõn teşvik edildiği, ortaçağ koşullarõnda üre- tim sürdürüldüğü için yüzlerce emekçi, iş cinayetlerinde ya- şamõnõ yitirmektedir. Hükümet bu durum karşõsõnda önlem almak yerine sendikalarõ ve işçileri suçlamayõ sürdürüyor. ● YÖRSAN’da, Arçelik’te, DESA’da, Arkas’ta ve teks- til sektöründe sendikalõ olduklarõ için işten atõlan işçi sa- yõsõ binlerle ifade ediliyor. Sendikasõzlaştõrma alabildiği- ne artmakta, demokrasinin damarlarõndan biri hükümet eliy- le kesiliyor. ● Birleşik Metal-İş’in TEGA, Oleyis’in Kocaeli Üniver- sitesi, Belediye-İş’in İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Ba- sõn-İş’in E-Kart grevleri gibi pek çok işyerinde grevci iş- çiler polis ve jandarma tehdidiyle yüz yüze kalmakta, iş- çilerin anayasal ve yasal haklarõnõ kullanmalarõ yasadõşõ ve kanunsuz yollarla engellenmektedir. Tek Gõda-İş, sözleşme için başvurdu TEKSİF Denizli Şubesi iş kazalarõnõn bilançosunu çõkardõ Sanayiye 7 ayda 12 kurban D enizli’de Tekstil, Örme ve Giyim Sanayii İşçileri Sendikasõ (TEKSİF) De- nizli Şubesi, 2008 yõlõnõn ilk 7 ay- lõk bölümünde meydana gelen iş kazalarõnõn bilançosunu çõkardõ. Sendika org’un haberi- ne göre, yõlõn ilk 7 ayõn- da meydana gelen 2 bin 100 iş kazasõnda 12 işçi- nin hayatõnõ kaybettiği belirlendi. TEKSİF Denizli Şubesi Başka- nõ ve Türk-İş Denizli İl Temsilci- si Recep Oktay, iş kazalarõn ge- çen yõlõn ilk 7 aylõk dönemine gö- re yüzde 23 arttõğõnõ açõkladõ. SSK’den alõnan verilere göre ha- zõrlananraporda,2007Ocak-Tem- muz döneminde 1700 iş kazasõ meydana geldiği belirlenirken ka- za geçiren işçilerden13’ünün ha- yatõnõ kaybettiği açõklandõ. 2008’inaynõdöneminde2bin100 iş kazasõ meydana gelirken 12 iş- çi yaşamõnõ yitirdi. Denizli’deki 338 tekstil fabrikasõnõn yaşanan ekonomik kriz nedeniyle işçi çõ- karmaya gittiği belirtilen raporda, işçilere maaşlarõn düzenli öden- mediği ve bu durumun psikolojik çöküntü yarattõğõ vurgulandõ. Demokrat radyoya konu hak- kõnda bilgi veren Oktay, ücretle- rinin zaman zaman iki üç ay ge- ciktiğini,borçlarõyüzündenakşam eve nasõl ekmek götürürüm diye düşünmekten işlerine konsantre olamadõklarõnõ, bu ne- denle iş kazalarõnda artõş kaydedildiğini belirtti. Yaşanan ekonomik kri- zin tek sorumlusunun hükümet olduğunu, eko- nomiksõkõntõlarõngiderilememesi halindeişkazalarõndakiartõşõnda- ha da artacağõnõ vurgulayan Ok- tay, tekstil sektöründe çalõşanlar- da boşanma oranõnõn Türkiye or- talamasõndailksõradayeraldõğõna dikkat çekti. T ürk-İş Genel Sekreteri ve Tek Gõda-İş Sendikasõ Ge- nel Başkanõ Mustafa Tür- kel, Çalõşma ve Sosyal Güvenlik Bakanlõğõ’na 8 Eylül itibarõyla 23. dönem toplu iş sözleşmesini imzalamak üzere müracaatlarõnõ yaptõklarõ söyledi. Türkel, gazetecilere yaptõğõ açõklamada, ÇAYKUR işçisinin sendikasõna bağlõlõk mücadelesi verirken zaman zaman baskõlara maruz kaldõğõnõ, işyerlerindeki baskõlardan bunaldõğõ zamanlar ol- duğunu, bunun sonucunda olaşan bilgi kirliliği ortamõnda bazõ üye- lerinin diğer sendikaya geçtiğini ileri sürdü. Yunan demiryolu çalõşanlarõ iş durdurdu Y unan Devlet Demiryollarõ (OSE) çalõşanlarõ önceki gün 16.00 - 19.00 saatleri arasõnda iş durdurma eylemi yaptõ. OSE Ma- kinistler Birliği, bir meslektaşlarõnõn, yönetimindeki trenin geçen cumarte- si günü gerekli güvenlik önlemleri alõn- mamõş bir hemzemin geçitte kamyo- na çarpmasõ sonucu yaşamõnõ yitirmesi üzerine eylem kararõnõn alõndõğõnõ du- yurdu. Birlik, üyelerinin, iş durdurma eylemi yaptõklarõ zaman diliminde bu meslektaşlarõnõn cenaze törenine ka- tõlacağõnõ da kaydetti. Bu arada Yunan basõn yayõn organlarõ, Yunanistan’da son 2.5 yõl içinde meydana gelen 20’den fazla tren kazasõnda 5 kişinin yaşamõnõ yitirdiğini, yaklaşõk 50 kişi- nin ise yaralandõğõnõ yazdõ. GEÇMİŞTEN GELECEĞE ORHAN ERİNÇ Korktuğum Başımıza Geldi “Farkına varılan tehlikeler nedeniyle oluşan tepkiler sürüyor. Bana göre önemli, ama henüz farkına varılma- mış bir tehlike daha var. Yurttaşların, yolsuzluk ve usulsüzlükleri kanık- sama tehlikesi. Turgut Özal’ın ‘Benim memurum işini bilir’ de- yişiyle başlayan ve ‘Alışırsınız, alışırsınız’ deyişiy- le süren yaklaşımı, bu dönemde yeniden geçer- lik kazanıverdi. Geçerlik kazanmakla da kalmayıp gelişme(!) gösterdi. Farkına varılan tehlikeleri, anayasayı yeniden tek dayanak olarak aşmak mümkün. Ancak yolsuzlukları kanıksama olgusunu aşmak hiç de kolay değil. Bu yolsuzlukları herkesin yapabileceği ve yapanın yanına kâr kalacağı inancını da yaygınlaştırarak sür- dürme çabalarının propagandaya bile dönüştü- rülmesi, kolaylıkla engellenemeyecek bir tehlike- yi beraberinde getiriyor. Şimdiki muhalefetin bu tehlikeyi neredeyse yok sayan yaklaşımı ve eskilerin ‘kayıkçı kavga- sı’ olarak nitelediği yöntemleri yeğlemesi, gelecekte kendileri için de ayak bağı olacak kanıksamayı göz- lerden kaçırmalarına neden oluyor. Yolsuzlukla mücadele sadece gazetecilere dü- şen bir görev değil ki...” Yukarıdaki satırları “Vaziyet-i Umumiye(3)” baş- lıklı köşe yazısının bir bölümü olarak 19 Temmuz 2007 günü okurlarımıza iletmişim. Yani yüzde 47’den üç gün önce... Son yolsuzluk örnekleri, ne yazık ki korktuğu- mun başımıza geldiğini kanıtlıyor. Almanya’daki Deniz Feneri kovuşturması, yıl- lardır soyulan garip gurebanın ahının yerde kal- mayacağı umudunu güçlendirirken, bizim anlı şan- lı siyasetçilerimizle işbirlikçilerinin ipliğini pazara çıkarma işlevini de üstlenmiş görünüyor. Ama kanıksayanlardan ve ne yazık ki büyük bö- lümü bu işlere bulaştığı ileri sürülen medya grup- larından ses çıkmıyor. Yolsuzluk haberlerini okurlarından ve izleyici- lerinden gizliyorlar, ama onları şaşırtmaktan da ge- ri kalmıyorlar. Çünkü kızgınlıktan köpürmüş si- yasetçilerin açıklamalarını sütun sütun ya da canlı nakillerle iletmek durumundalar. Zira yandaşlık bunu gerektiriyor. “Çıkarları ko- runduğu için iktidara yandaşlık yaptıkları” iddia- ları ise yandaş medyanın büyük bölümünü ne- dense rahatsız etmiyor. İddialar yalnız Deniz Feneri kovuşturmasının kapsamıyla da sınırlı değil. Son günlerde ardı ardına patlayan yolsuzluk ve usulsüzlük haberleri, AKP’li oldukları bilinen kah- ramanları(!) ile ilgi uyandırmayı gündemden dü- şürmüyor. Düşürmemekle kalmayıp Türkiye’de var oldu- ğu zaten tartışılan ifade özgürlüğüyle çokseslili- ğin çanına büsbütün ot tıkama niyetlerinin de or- talığa saçılmasına neden oluyor. Ben Deniz Fe- neri kovuşturmasının kapatma davasından daha önemli olduğunu düşünüyorum. Alıntıladığım eski yazıdaki görüşler bir kehanet değil. Yargıya duyulan güvenin dışavurumu. Laiklik il- kesini anayasa değişikliğiyle delme girişiminin Ana- yasa Mahkemesi tarafından durdurulması ve yi- ne aynı mahkemenin “AKP’nin laikliğe aykırı söy- lem ve işlemlerin odağı” olduğuna ilişkin kararı, yanılmadığımı gösteriyor. Yerel idari yargıyla Da- nıştay’ın, topraktan para kazanma girişimlerine ya da yandaşları koruyup gözeten uygulamalara “dur” demesi de başka bir gerçek. Muhalefet liderlerinin son açıklamaları kanık- samanın yarattığı tehlikelerin ayırdına vardıkları- nın da işareti sayılmalı. Sanırım yeni adli yılda, adli yargı da yolsuzluk ve usulsüzlükleri kanıksamadığını ortaya koya- caktır. oerinc@cumhuriyet.com.tr İş kazalarõ geçen yõlõn aynõ dönemine göre yüzde 23 arttõ. Geçen yõl ilk yedi ayda 1700 iş kazasõ olurken bu rakam bu yõl 2100’e çõktõ. BELEDİYE-İŞ: ATILAN İŞÇİLER ALINSIN İzmir Sanat Merkezi’nde açılan “12 Eylül ve 1 Mayıs Fotoğraf- ları” sergisi, 12 Eylül dönemini ve 1 Mayıs olaylarını anlatıyor.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog