Bugünden 1930'a 5,459,040 adet makale



Katalog


«
»

CMYB C M Y B SAYFA CUMHURİYET 11 EYLÜL 2008 PERŞEMBE 6 HABERLER PERŞEMBE ORHAN BURSALI DahaFazlaÇalabilmekİçin Daha Fazla Demokrasi Ülkemizin “demokrasi gülleri” sararıp soldu mu? Sesleri solukları çıkmıyor, kimi çocukluk anı- ları ve moda işleri üzerine yazıp çizerken, kimi Er- genekon pembe dizisine takılıp askerle uğraşıyor hâ- lâ! Yüzlerine bakıyorum, zerre kadar bir kımıltı yok, Erdoğan’ın basını sansürleme girişimleri karşısın- da! Bir diğer masalcıya bakıyorum, Erdoğan, Do- ğan’ı nasıl da silkeledi diyor! Aslında, şu “demokrat!” takım, gönülden istiyor ki, Doğan medyası da kendileri gibi yola gelsin, RTE’nin safına geçsin, kendileriyle birlikte Türkiye’ye, Cumhuriyete, askere saldırsın! Bunu, Türkiye’yi kes- tirmeden çökertmenin ve yurtdışındaki ortaklıkları- na ortalığı temiz pak teslim etmenin kestirme yolu olarak gördüklerine şüphe yok! Böyle bir iktidarı as- la bir daha bulamayacaklarını biliyorlar! Basın özgürlüğü, demokrasi falan filan mı, çek kuy- ruğunu gitsin! Çok açık ve seçik: Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakan’ı, yıllanmış kankalarıyla birlikte yolsuzluk suçlamasıyla karşı karşıya. Deniz Feneri e.V. denen derneğin iddianamesindeki suçlamaya bir kez da- ha bakın ve RTE’nin neden bu haberleri sansürle- mek istediğini ve basına savaş açtığını anlayın: “02.02.05 tarihli ‘’Empfangsbestitigung 2’’ olarak nitelendirilen alındı belgesinde (Empfangsbeschei- nigung) herhangi bir meblağ yazılı olmamasına rağmen, Mehmet Gürhan, Firdevsi Ermiş’ten para- yı, Türkiye Başbakanı’na (2003 yılından bu yana Re- cep Tayyip Erdoğan), Doğu Asya’daki Tsunami’den zarar görmüş, yardıma muhtaçlara dağıtması için, ver- mek üzere, aldığını tasdik etmiş. Bu konu, sanık Er- miş’in 7. kez ifadesi alınırken sorulmuş ve doğrulu- ğu tasdik edilmiştir.” Erdoğan, günün birinde zorla elleri kelepçele- nerek mahkeme huzuruna veya Yüce Divan’a çı- karılmadan, vakit varken, başbakanlığı bırakmalı, mil- letvekilliğinden istifa etmeli, halkının huzuruna çık- malı, kendini Türk adaletine teslim etmelidir! Sav- cılara bu iddiaların soruşturulmasını emretmeli, 1990’lardan beri beraber beraber yükseldikleri ve bugün televizyon ve yüksek devlet mevki sahibi es- ki arkadaşlarıyla birlikte aklanma yoluna gitmelidir! Paralar Başbakan’a verildi mi, yoksa Başbakan- lıktaki yetkililere mi verildi, veya paralar Tsunami kur- banlarına yardım gibi yüce bir amaçla Başbakanlı- ğa gönderilirken yolda “kazaya” mı uğradı, yani iç mi edildi? Yoksa Başbakanlık bile dolandırılmış ola- bilir mi! Mesela Etiyopya’ya gönderilen 700 bin Av- ro gibi! Orada parayı teslim alan biri 700 bin Avro’yu Almanya’ya geri getirmiş! Bunu mahkemede, binlerce belgeyi elden geçi- ren Başkomiser Alexander Böhm açıklıyor. Baş- bakan en azından bu paraların ne olduğunu merak etmeli! Başbakan ayrıca, Deniz Feneri paralarıyla 1.3 mil- yon Avro’ya satın alındığı iddia edilen, şimdi ise ve “tanimayrum...” dediği Mehmet Gürhan’ın ve Kanal 7 sahibinin oğlunun şirketi Haliç Limited’in elinde olan Nordic Kristina gemisinin macerasını da merak et- meli! Ayıp olmuyor mu! Bakın daha neler olmuş: Her şeyi itiraf eden “Ermiş’e eski avukatı İlknur Baysu ‘İs- mail Karaman’ın selamı var, konuşmasın’ mesajı ge- tirmiş..” Böhm ayrıca, iki kamyon belge topladıklarını be- lirterek, “Bu esnada sürekli siyasi ilişkilerle karşılaştık. Fakat olayın bu yönüyle fazla ilgilenmedik” diyor. De- mek ki, belgeler bu açıdan yeniden değerlendirilse, örümceğin ülkemizdeki siyasi ağlarının tam bir fo- toğrafı çekilebilecek.. Başbakanlık büyük bir suçlama altındadır ve Er- doğan “zırva bile olsa” bu iddia ile orada oturamaz! Doğru mahkemeye! İktidarın yolsuzluklara ilişkin tavrı öteden beri bi- liniyor. Yolsuzlukların en büyük aracı ihalelerdir. Kim- se bu ekibin iktidarda olduğu 6 yıl boyunca İhale Ka- nunu’nda neden 50 kadar yasa değişikliğini ger- çekleştirdiğini sormuyor! Belediye meclislerinde ka- rarların büyük bir çoğunluğunun neden imar deği- şikliklerine ilişkin olduğunu da... İktidar, AKP “daha çok demokrasi” paravanıy- la yasal ve anayasal, yapmak istedikleri değişiklik- lerin hedefi açık ve seçiktir: AKP’yi mutlak iktidar yapmak! Adaleti ve geride kalan bütün kurumları da ele geçirmek! Doğan medyasını da iktidar yandaşı yapmak! İktidarın ikide bir poposuna eğilip de “Ohhhhh mis gibi demokrasi kokuyor, yaşasın!” diye bağıran, ba- ğırdıkça yandaş medyadan akan paraları ceplerine dolduranların yaptıkları tek şey, sadece RTE boru- sunun öttürdüğü bir Türkiye kurulmasına yardımcı olmak! Demokrasi mi dediniz, duyamadım, bağırın! ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Alman- ya’daki Deniz Feneri e.V. iddianamesinin ar- dõndan AKP’nin muhalefet partilerini hedef alan açõklamalarõna CHP, MHP ve DSP’den dün sert tepkiler geldi. CHP Genel Başkan Yardõmcõsõ Mustafa Özyürek, Almanya’daki Deniz Feneri davasõ- nõn iddianamesinin, AKP’nin finansmanõnõn bu dernek tarafõndan karşõlandõğõnõ gösterdiğini be- lirtti. Özyürek, “Bu çember gösteriyor ki AKP bu yolsuzluğun tam içindedir. Baş sa- nık durumunda olan Mehmet Gürhan’ı tanı- madığını söylemiştir Sayın Başbakan, boy boy gazetelerde resimleri çıkmıştır” dedi. KEMAL KILIÇDAROĞLU: ASIL SUÇLULAR TÜRKİYE’DE Almanya’da önceki gün Deniz Feneri e.V. da- vasõnõn duruşmasõnõ izleyen CHP Grup Baş- kanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, “Orada yar- gılananlar bu yolsuzluk olayının taşeronla- rı. Asıl suçlular Türkiye’de. Türkiye ayağı mutlaka soruşturulmalı” dedi. Kõlõçdaroğlu, yanõna gittikleri Alman hâkimin kendilerini kov- duğu haberlerini “kuyruklu yalan” olarak ni- telendirirken bu haberlerle ilgili olarak dava aça- cağõnõ bildirdi. Kõlõçdaroğlu, “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, kendisini diktatör gibi ve Türkiye Cumhuriyeti yasalarının üzerinde gördüğünü”de vurguladõ. MHP: YARGIYA İNTİKAL ETSİN MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Deniz Feneri davasõyla ilgili iddialar konusunda Başbakan Tayyip Erdoğan’õn “karnından konuşmayı” bõrakmasõ gerektiğini belirterek, “iftira ve şantaj kokan” açõklamalar yerine id- dialarõ yargõya intikal ettirmesini istedi. Şandõr, Meclis’te düzenlediği basõn toplantõsõnda Baş- bakanõn şikâyet etme konumunda değil sorun- larõ çözme konumunda olduğunu belirtti. Şan- dõr, Erdoğan’õn üslubunun kendisine ve Tür- kiye’ye yakõşmadõğõnõ vurguladõ. Şandõr, Er- doğan’õn öfkeyi, kini, kavgayõ, cepheleşme ve çatõşma siyasetini devam ettirme kararlõlõğõnda olduğuna dikkat çekerek, “Keskin sirke kü- püne zarar. Başbakan’ı ve etrafında onu yön- lendirenleri bu atasözünü hatırlamaya davet ediyorum” görüşünü dile getirdi. DSP: SONU ANAYASA MAHKEMESİ DSP Genel Sekreteri Masum Türker, Yar- gõtay Onursal Başsavcõsõ Sabih Kanadoğ- lu’nun “Deniz Feneri’nden AKP’ye para aktarılmış olmasının kanıtlanması duru- munda, temelli kapatma yaptırımı uygula- nacaktır” değerlendirmesine destek verdi. Türker dün TBMM’de DSP Antalya Milletve- kili Mustafa Vural’la birlikte düzenlediği ba- sõn toplantõsõnda, “Eğer böyle bir para alın- mışsa sonu Anayasa Mahkemesi’dir” dedi. POLİS YARDIMLARI DA DERNEĞE CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin, İçişleri Bakanõ Beşir Atalay tarafõndan yanõtlanmasõ is- temiyle verdiği soru önergesinde Emniyet teş- kilatõnda maaş dönemlerinde polislerden “yok- sullara yardım” amacõyla toplanan paralarõn De- niz Feneri Derneği’ne verildiğini belirterek toplanan yardõmõn miktarõna ilişkin bilgi istedi. CHP: AKP yolsuzluğun tam içinde Kooperatif paraları kayıp Genel Başkan Yardõmcõsõ Fõrat, CHP, MHP ve Doğan’a çattõ AKP şantajõ sürüyor Başsavcılık inceliyor İLHAN TAŞCI ANKARA - Almanya’daki Deniz Feneri vurgununda AKP’ye de para aktarõldõğõ id- dialarõ üzerine Yargõtay Cumhuriyet Başsav- cõlõğõ harekete geçti. Başsavcõlõk, Deniz Feneri vurgununa ilişkin basõna yansõyan haberleri in- celemeye aldõ. AKP hakkõnda 14 Mart’ta laiklik karşõtõ ey- lemlerin odağõ haline geldiği iddiasõyla dava açan Yargõtay Cumhuriyet Başsavcõlõğõ, bu kez de AKP’nin Almanya’da kurulu Deniz Fe- neri’nden “yardım” aldõğõ iddialarõnõ mercek altõna aldõ. Başsavcõlõk kaynaklarõ, son bir haf- tadõr basõna yansõyan iddialarõn tamamõnõn ga- zete küpürleri üzerinden incelendiğini bil- dirdiler. İncelemenin ardõndan ciddi şüphe oluşmasõ durumunda olayõn araştõrõlmasõ ve gerek görülmesi halinde soruşturulmasõ için Adli Yardõm Sözleşmesi kapsamõnda Al- manya hükümeti ile temasa geçilebilecek. Kaynaklar yapõlan incelemenin bu aşamada yalnõzca gazete küpürleriyle sõnõrlõ olduğunu ve her siyasi partiyi izledikleri gibi yasa ge- reğince iktidar partisine ilişkin de sicil tut- tuklarõnõ belirtirtiler. Yargõtay Cumhuriyet Başsavcõlõğõ, AKP’ye yabancõ bir tüzel kişi- likten yardõm yapõldõğõ konusunda bilgi ve bul- gulara ulaşõlmasõ durumunda doğrudan so- ruşturma başlatabilecek. Anayasanõn 69. maddesinin 10. fõkrasõ uyarõnca siyasi parti- lerin, yabancõ tüzelkişilerden maddi yardõm alamayacaklarõnõ hüküm altõna alõyor. Yargõtay Onursal Cumhuriyet Başsavcõsõ Sa- bih Kanadoğlu, AKP’nin yardõm aldõğõ id- dialarõnõn kanõtlanmasõ durumunda temelli kapatma yaptõrõmõyla karşõ karşõya kalacağõ uyarõsõnda bulunmuştu. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - AKP Genel Başkan Yardõmcõsõ Dengir Fırat, Ay- dın Doğan ve CHP Genel Baş- kanõ Deniz Baykal’õ “şıracı- bozacı” biçiminde nitelendi- rirken MHP Genel Başkanõ Devlet Bahçeli’yi de şõracõ ve bozacõnõn dolmuşuna binerek yalanõn sürmesine yardõmcõ ol- makla suçladõ. Fõrat’õn, “As- lında Sayın Başbakan o gün suçunuzu, yahut neden böyle yaptığını siz açıklayın, yoksa ben açıklayacağım demiştir. Tahmin ediyorum ki önü- müzdeki hafta sonunu, heye- canla o günü bekliyorsunuz. O gün bu açıklamalarını ya- pacaktır” sözleri dikkat çekti. AKP Genel Başkan Yardõm- cõsõ Fõrat, dün düzenlediği basõn toplantõsõnda Deniz Feneri id- dianamesiyle başlayan tartõş- malarõ değerlendirdi. Aydõn Doğan medyasõnõn CHP Genel Başkanõ Deniz Baykal’õn eşinin malvarlõğõ ve Antalya’daki ar- sasõyla ilgili haberleri yayõmla- madõğõnõ ileri süren Fõrat, “Yok- sa sen beni koru, ben de seni korurum anlaşması mı var aralarında? Sayın Baykal, dün Ergenekoncuların avu- katıyım diyordu, şimdi med- ya patronlarının avukatlığına soyundu” dedi. Bahçeli’nin açõklamalarõna da tepki gösteren Fõrat, “Devlet Bahçeli de, şıracı ile bozacının dolmuşuna binip bunları yok sayıyor. Yalanın sürmesine, tezgâhın dönmesine yardım- cı oluyor” diye konuştu. Do- ğan’õn Vatan gazetesi için bir yazarõ aracõlõğõyla hükümete Kanal 7 ile ilgili bir dosyayla şantaj yaptõğõnõ ileri süren Fõrat, Doğan’õn kâğõt kaçakçõlõğõ yap- tõğõ iddialarõnõn olduğunu söy- ledi. Fõrat, bu iki konuda sav- cõlarõ göreve çağõrdõ. Fõrat, Deniz Feneri’nin AKP ile bağ- lantõlõ olduğu yönündeki iddia- larõn anõmsatõlmasõ üzerine, AKP’nin Deniz Feneri ile hiç- bir ilgisinin olmadõğõnõ belirte- rek “Zaten olsaydı Doğan medya yazardı. Baykal ve Bahçeli, abartarak üstüne ek- leme yaparak söylerdi” dedi. DANIŞTAY’DAN GÖKÇEK’E FREN Kuran kursuna yardõma durdurma ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Danõştay, Ankara Anakent Belediye Meclisi’nin, “An- kara’da gönüllü kuruluşlarca açılmış, kâr amacı gütmeyen öğrenci yurtları ile Diya- net’e bağlı Kuran kurslarına destek olmak üzere kış mevsiminde yakacak ve giyim yar- dımı” yapõlmasõna olanak sağlayan kararõnõn yürütmesini durdurdu. Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin 2 yõl önce aldõğõ kara- ra itiraz eden 4 kişi, Ankara 14. İdare Mahke- mesi’nde dava açtõ. Mahkeme, “dava konusu işlemde kamu yararı hizmet gerekleri ile sos- yal devlet ilkesine aykırılık görülmediği” ge- rekçesiyle davayõ reddetti. Ancak davalõlar bu karara da itiraz etti. Temyiz istemini görüşen Danõştay 8. Dairesi adõna Danõştay Nöbetçi Dai- resi, oybirliğiyle dava sonuçlanana kadar yü- rütmenin durdurulmasõna karar verdi. Kararõn gerekçesinde, büyükşehir belediyelerine sadece dar gelirli, kimsesiz ve özürlülere yardõm yapma yetkisinin tanõndõğõ, Kuran kurslarõ ile yurtlarõn ise bu kategoride değerlendirileme- yeceği gösterildi. Temyiz incelemesini daha sonra Danõştay 8. Dairesi karara bağlayacak. ANKARA (Cumhuriyet Büro- su) - Deniz Feneri vurgununa iliş- kin iddianamede adõ geçen RTÜK Başkanõ Zahid Akman’õn da yö- netiminde yer aldõğõ bir kooperati- fin üyelerinden para toplamasõna karşõn konutlarõ yapmadõğõ, parasõ- nõ isteyenlerin de 8 yõldõr almak için beklediği iddiasõ gündeme geldi. Yeniçağ gazetesi yazarõ Saba- hattin Önkibar dünkü köşe yazõ- sõnda Akman hakkõndaki iddialarõ kaleme aldõ. Zahid Akman’õn da yönetiminde bulunduğu belirtilen kooperatife üye olan Ömer Özkan belgelere dayanarak, yaşadõklarõnõ Önkibar’a anlattõ. Özkan, 2000 yõlõnda Milli Görüş eksenli tanõdõğõ kişilerden kurulan bir kooperatife üye olma teklifi aldõğõnõ belirterek, “Tanıdığım Mustafa Hasleblebici teklif etti. Ben İhlas, KOMBAS- SAN ve YİMPAŞ’la ilgili söylen- tileri aktarınca, ‘biz onlardan de- ğiliz, bizim arkamõzda Kanal 7 var, Zahid Akman da kooperatifimizin yönetim kurulunda’ dediler. Ben hangi Zahid Akman, şu televiz- yonda haber sunan sakallı Zahid Akman mı dedim, evet o dediler. Zahid Bey’in ismini duyunca bende bir güven hasıl oldu. İki gün boyunca Kanal 7’yi seyret- tim ve gördüm ki yarım saatte bir bu kooperatif için reklam kampanyası var. Bunu gördük- ten sonra bu iş galiba ciddi. Öyle ya, koca bir TV kanalı sahtekâr- ların reklamını yapar mı diye düşündüm ve üye olmaya karar verdim” diye konuştu. ‘ORTADA NE EV VAR NE DE PARA’ Kooperatif yönetimine ilişkin resmi evrak üzerinde Zahid Ak- man’õn da yönetimde yer aldõğõnõ gördüğünü kaydeden Özkan, şun- larõ anlattõ: “Onu görünce tamam dedim ve bastım imzayı. Üye olurken baştan giriş ücreti diye 274 Avro ödedim ki bana verilen makbuz elimde. Akabinde 15 Eylül 2000 tarihinden itibaren her ay 87 Avro ödemeye başla- dım ve bunu aylarca ödedim. Zahid Akman ve arkadaşlarının YİMPAŞ’la ilgilerinin olduğunu duydum. İşkillendim ve ayrılma- ya karar verdim. Müracaat et- tim ve ödediğim paramı geri ve- rin dedim, aldığım cevap paranı iki sene sonra alırsın oldu. İki se- ne bekledim ve paramı almaya gittim, ama adres ve telefonları- nı değiştirdiler. O zaman Kanal 7 ile Deniz Feneri aynı binaday- dı. YİMPAŞ da yanlarındaydı. Zaman içinde başka yerlere ta- şındılar. Uzun uğraşlardan son- ra yeni adreslerini bulup önce iadeli taahhütlü mektup yazıp cevap vermemeleri halinde Al- man polisine gideceğimi yazdım. Korktukları için olsa gerek beni aradılar ve yeni adreslerine da- vet ettiler. Paramı istedim, para yok, sıraya koyalım, bekle dedi- ler. Tamı tamına 8 yıldır sıramın gelmesini bekliyorum, ama ne arayan ve ne de soran var.” Ömer Özkan, kooperatifin bin- lerce üyesinin bulunduğunu söy- lerken, “Ortada ev falan yok. Alman hükümeti de galiba bunların üçkâğıtlarını anladı ve yapacağı yardımı son anda durdurdu. Bunların paraları da kayıp” dedi. Yeniçağ gazetesi yazarõ Önkibar köşesinde RTÜK Başkanõ Akman’õn da yönetiminde yer aldõğõ bir kooperatifin üyelerinden para toplanmasõna karşõn konutlarõ yapmadõğõnõ, parasõnõ isteyenlerin de 8 yõldõr almadõğõnõ iddia etti AKP Genel Başkan Yar- dımcısı Fırat, basın toplan- tısı düzenledi. Fotoğraf: (AA) obursali@cumhuriyet.com.tr FIRAT KOZOK ANKARA - Almanya’da sür- dürülen Deniz Feneri e.V. dava- sõnda kuryelikle suçlanan RTÜK Başkanõ Zahid Akman’õn duru- munun görüşüleceği toplantõya “mazeret” belirterek katõlmayan kurulun AKP’li üyeleri, Akman’õn görevinin RTÜK yasasõna aykõrõ ol- duğunu kabul etti. Üyeler buna kar- şõn aykõrõlõğõn Akman’õn 2 yõllõk ilk görev süresini kapsadõğõnõ, kendisi- nin geçen yõl yeniden üyeliğe se- çilmesi nedeniyle bu aykõ- rõlõğõn ortadan kalktõ- ğõnõ savundu. Cumhuriyet’in edindiği bilgilere göre, toplantõya katõlmayan AKP’li üyeler Baş- kanvekili Abdulvahap Darendeli, Paşa Ya- şar ve Davut Dursun, daha sonra CHP’li üye Şaban Sevinç ile bir araya geldi. Ya- põlan gayri resmi toplantõda, Akman ile il- gili iddialar ve 13 Temmuz 2005’te RTÜK üyesi seçildiğinde 4 ayrõ şirkette yöneticilik yaptõğõna ilişkin belgeler konuşuldu. AKP’li üyeler toplantõda, Akman ile ilgili gelişmelerin “vakıa” olduğunu ve seçildi- ği dönemde 4 ayrõ şirkette belirli sürelerde genel müdürlük yapmasõnõn RTÜK Yasa- sõ’na ters düştüğünü kabul etti. Akman’õn bu şirketlerle bağlantõlarõnõ koparmadan üye ol- masõnõn “elle tutulur bir yanı olmadığını” belirten üyeler, buna karşõn Akman’õn 2005’te başladõğõ görevini yasa gereği ge- çen yõl tamamladõğõnõ, yapõlan oylama so- nucu 2 yõllõk süre boyunca yeniden üyeliğe seçildiğini anõmsattõ. Akman’õn yasaya aykõrõ durumunun ilk görev süresini kapsadõğõnõ savunan üyeler, yeniden seçildiği 2007 yõlõnda Akman’õn hiç- bir şirketle bağlantõsõnõn olmadõğõnõ savun- dular. Üyeler bu nedenle Akman’õn 2005 yõ- lõndaki şirket bağlantõlarõnõn 2007 yõlõnda ye- niden RTÜK üyesi seçilmesine engel oluş- turmadõğõnõ ileri sürdü. ŞABAN SEVİNÇ: YARGI AKMAN’IN ÜYELİĞİNİ DÜŞÜRÜR Şaban Sevinç ise bu görüşün doğru ol- madõğõnõ belirterek “Sonuçta yargı bu bağlantıyı yeni ortaya çıkarmış. Geç- mişte ortaya çıksaydı Sayın Akman zaten yeniden seçilemezdi. Ancak yeni ortaya çıkmış bir olay var ve hukuken bir olay ortaya çıktığında müeyyidesi uygulanır. Bu nedenle bunun gereğinin de bugün ye- rine getirilmesi gerekiyor” dedi. RTÜK Başkanõ Zahid Akman’õn yeniden üyeliğe seçildiği dönemde bir şirketle bağlantõsõnõn olmamasõnõn durumu değiş- tirmeyeceğini vurgulayan CHP’li üye Şa- ban Sevinç, “Siz bu şekilde tespit yap- manıza karşın Sayın Akman’ın üyeliği- nin düşmüş olduğunu tespit etmekten kaçınırsanız, yargı zaten bu üyeliği dü- şürür. Bu duruma düşmemek lazım” di- ye konuştu. RTÜK’teki AKP’li üyeler Akman’õn yasaya aykõrõ durumunun ilk görev süresini kapsadõğõnõ savundular ‘Suç vardõ ama ortadan kalktõ’ MUHALEFET AYAKTA Deniz Feneri davasõnda AKP’ye de para aktarõldõğõ yönünde basõna yansõyan iddialar mercek altõna alõndõ DOĞAN GRUBU’NDAN SERT YANIT İstanbul Haber Servisi - Doğan Yayõn Holding İcra Ku- rulu Başkanõ Mehmet Ali Yalçındağ, AKP Genel Baş- kan Yardõmcõsõ Dengir Fırat’õn Doğan Grubu’nun kâ- ğõt fiyatlarõnõ pahalõ gösterip bu yolla yatõrõmcõyõ zara- ra uğrattõğõ iddiasõna sert tepki göstererek “Siyasal ik- tidarın elindeki bütün gücü, hükümete karşı eleşti- rel seslerin dile getirildiği başlıca medya grubunu sin- dirmeye çalışmak için seferber etmesi, demokrasimiz için çok kaygı verici bir gelişmedir” dedi. 2001 yõlõnda iddialarõ ortaya atan Star gazetesi aleyhine açtõklarõ taz- minat davasõnõ kazandõklarõnõ hatõrlatan Yalçõndağ, “Yasal haklarımız titizlikle sürdürülecek, umarım ki Sayın Fırat, dokunulmazlık zırhına sığınmayacak bir erdem ve dürüstlüğü gösterecektir” dedi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog