Bugünden 1930'a 5,439,500 adet makale



Katalog


«
»

CMYB C M Y B 11 EYLÜL 2008 PERŞEMBE CUMHURİYET SAYFA HABERLER 5 POLİTİKA GÜNLÜĞÜ HİKMET ÇETİNKAYA Para Gücü, Din Gücü... AKP hükümetine toz kondurmayan, Tayyip Bey’i demokrasinin ve özgürlüklerin simgesi gören Aydın Doğan Grubu’nun kimi yazarları hükümete veryan- sın ediyorlar. Kendilerine “sol liberal” adı veren “tosun ve to- suncuklar” Aydın Doğan-Tayyip Bey çatışmasında iki- ye bölündüler. Fethullah Gülen’in gözbebeği “Taraf” görevi ge- reği Tayyip Bey’in yanında. Star, Yeni Şafak aynı çiz- gide. Sabah desen “Fırsat bu fırsat” deyip saldırının lideri. Sırtlarını AKP’ye dayayan Doğan Grubu’nun AKP yandaşları aslında şaşkın! AKP’ye karşı savaşımı kalemleriyle sürdüren ar- kadaşlarımız ise bildikleri yolda yürüyorlar. Kendilerini emperyalizmin stratejilerine göre ko- numlandırmış “tosun-tosuncuklar” ne güzel idare edip gidiyorlardı. Ellerinde “Ergenekon oyuncağı”yla Cumhuriyet’e vuruyor, Cumhuriyet mitinglerine katılanları “darbeci” ve “çeteci” olarak suçlayıp günü geçiriyorlardı. Demokrasi mücadelesini emperyalizmin çizdiği “yol haritası”nda yürümek olarak gören “liberal sol”un Aydın Doğan-Tayyip Bey restleşmesinde ne duruma düştüklerine yakından tanık olduk. Sermaye-emek çelişkisini görmeyen, emekçi kesimin sorunlarını kapitalist düzenin sınırları için- de görmeyi yeğleyen “liberal sol”un iktidardan yana olan kanadı, Aydın Doğan’ın “liberal sol”unu dövü- yor şimdi. Fethullah Gülen’den AKP’ye uzanan işbirlikçi kesim, “siyasal İslam”ın BOP’a uzanan çizgisinde ta- rikat şeyhlerinin “kalem erbabı”nı da işin içine soktu... Sermaye gücünün ve İslamcı sentezciliğin çatış- ması şimdilik “ordu gücü”nü bir kenara itti. Sermaye ve din egemenliği ordu gücünü gölge- ledi... Canım, ordu OYAK’ı yabancılara satmamış mıy- dı? Yeni Dünya Düzeni’ne uyum sağlayan ordu bun- dan sonra ne yapabilirdi? Türkiye’de Marksist örgütlü sol, emekten ve emekçiden yana tavır alıp tüm güçlere ve emperya- lizme karşı direniyor. Elbet ellerinde güçlü yayın organları yok! Marksist sol, devlet içindeki örgütlü çetelere de karşı, darbecilere de, din bezirgânlarına da, ırkçı- lığa da. Şimdi bu noktada bazı konular var ki çok önem- li... Laikliği bir yaşam biçimi, demokrasinin temel ta- şı olarak görüyorum... AKP hükümeti bilerek “laik-şeriatçı” ayrımı yapıp Yeni Dünya Düzeni’ni savunuyor, demokrasiyle kü- reselleşme arasında ilişki kurup hem ABD’nin hem de AB’nin yanında yer alıp yoksul halkı dini söy- lemlerle kandırıyor. Tayyip Bey, elindeki senaryoya göre oynuyor. Ken- di yandaş medyasını kurarken, “laik-demokrat” medyadaki muhalif sesleri durduruyor, olmadı medya patronlarına baskı yapıp “Ben aslında kralım” diyor. Fethullah Gülen 12 Eylül faşist döneminin ürü- nüdür, Kenan Evren ve arkadaşlarıyla pazarlık yap- tıktan sonra 1982 anayasa oylamasını desteklemiştir. O tarihe dek üç-beş ışıkevi ve okulu vardı İzmir’de... Ne zaman Turgut Özal iktidara gelmiş, yedi yıl son- ra Sovyetler Birliği yıkılmış, o tarihten bugüne de- ğin geçen 18 yıl içinde Gülen hareketi, kimilerine gö- re 10 milyar dolar, kimilerine göre 20 milyar dolar- lık sermayenin sahibi olmuştur. Aydın Doğan’la Tayyip Bey arasındaki “düel- lo”nun nedeni Almanya Deniz Feneri ve Kanal 7 Int’in kara para aklamasının haber olması değil bence. “Para gücü” ve “din gücü” işin içine girince Tay- yip Bey hırçınlaşıyor. Çalık Grubu, Ceyhan Yumurtalık’ta 4 bin 600 dö- nüm arazi aldı. Arazinin yüzde 55.4’ü Hazine’nin. Çalık Grubu bu arazi üzerine rafineri kuracak. Aydın Doğan da bu konuda başvuru yaptı. Tayyip Bey, “din gücü”nü “para gücü”yle pe- kiştirip her alanda ipleri eline geçirmek istiyor. Bakalım sonu ne olacak? hikmet.cetinkaya@cumhuriyet.com.tr Faks numaramız: 0212 343 72 69 ÇİZMEDEN YUKARI MUSA KART musakart yahoo.com Dicle hakkında hapis istemi ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Kapatõlan DEP’in eski milletvekili Hatip Dicle’nin “terör örgütünün propagandasõnõ yaptõğõ” iddiasõyla yargõlandõğõ davada, 1 yõldan 5 yõla kadar hapisle cezalandõrõlmasõ istendi. Ankara 11. Ağõr Ceza Mahkemesi’nde görülen davanõn duruşmasõna, Dicle’nin avukatõ Levent Kanat katõldõ. Mahkeme Başkanõ Hasan Şatõr, avukat Kanat’a esas hakkõndaki savunmasõnõ hazõrlamasõ için süre vererek duruşmayõ erteledi. Bahçeli’den Başbuğ’a ziyaret ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - MHP Genel Başkanõ Devlet Bahçeli, 30 Ağustos itibarõyla Genelkurmay Başkanlõğõ görevini üstlenen Orgeneral İlker Başbuğ’u ziyaret ederek, yeni görevinden dolayõ kutladõ. Genelkurmay Başkanlõğõ’nõn internet sitesinde yer alan duyuruya göre, Bahçeli ve beraberindeki heyet, saat 15.00’te Genelkurmay Başkanõ Orgeneral Başbuğ’a nezaket ziyaretinde bulundu. Sitede, ziyarete ilişkin fotoğrafa da yer verildi. Babacan, Türkeş için reddedilmiş ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - MHP Genel Başkan Yardõmcõsõ Osman Çakõr, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin, AB Ulusal Programõ’nõ sunmak için randevu isteyen Dõşişleri Bakanõ Ali Babacan’õ reddetmesinin altõnda, Cumhurbaşkanõ’nõn Ermenistan ziyaretine ilişkin eleştirilerine, Babacan’õn verdiği yanõtõn yattõğõnõ söyledi. Babacan, “Alparslan Türkeş de Petrosyan’la görüştü” açõklamasõnõ yapmõştõ. Çakõr, Büyükelçi Oğuz Demiralp ve Dõşişleri Bakanlõğõ Müsteşar Yardõmcõsõ Zergün Korutürk’ün dün kendisine ulusal program taslağõnõ sunduğunu belirtti. Okura dayağa suç duyurusu İstanbul Haber Servisi - Kadõköy İskele Meydanõ’nda 5 Eylül’de Birgün gazetesi okuduğu gerekçesiyle gözaltõna alõnarak polislerin tehdidine mağruz kaldõğõ ileri sürülen ÖDP üyesi Tutku Türkol, Kadõköy Cumhuriyet Savcõlõğõ’na suç duyurusunda bulundu. Bir grup ÖDP’li de Kadõköy İskele Polis Merkezi önünde gazete okuma eylemi yaptõ. ÖDP İstanbul İl Başkanõ Sinan Tutal, “Polis tarafõndan yapõlan sindirme ve güç gösterisi artõk sistematik hale gelmiştir” dedi. ÇGC ve TGS’den kınama ADANA (Cumhuriyet Bürosu) - Çukurova Gazeteciler Cemiyeti ve Türkiye Gazeteciler Sendikasõ Adana Şubesi Türkiye’de basõn üzerine tartõşmalarõn Başbakan’õn da katõlõmõyla tehlikeli bir boyuta ulaştõğõnõ vurguladõ. Açõklamada, “Sayõn Başbakan’õn gazete ve gazetecileri doğrudan hedef gösteren açõklamalarõnõ kõnõyoruz” denildi. Gül’ün rektör olarak türban bildirisine imza atanlarõ seçmesine tepki yağõyor: Atatürkçülere tõrpanA N K A R A / Y A L O V A (Cumhuriyet) - Cumhurbaş- kanõ Abdullah Gül’ün, yeni kurulan 23 üniversiteden 16’sõ- na türbana özgürlük bildirisine imza atanlarõ rektör olarak ata- masõ tepki çekti. Daha önce de 28 rektör atamasõ gerçekleşti- ren Gül, göreve geldiği günden beri toplam 51 üniversiteye rektör atarken takdir hakkõnõ türban bildirisine imza atan ya da AKP’ye yakõn olan aday- lardan yana kullandõ. Tüm Öğ- retim Elemanlarõ Derneği (TÜ- MÖD) Başkanõ Prof. Alpaslan Işıklı, yeni kurulan üniversite- lerin rektörlerinin seçiminde Gül’ün müdahalesinin diğer atamalara göre çok daha belir- gin olduğunu kaydetti. Işõklõ, Gül’ün atamalarõnda türbanõn adeta temel ölçüt gibi rol oy- nadõğõnõ belirterek “Artık çok iyi anlaşılmıştır, türban Müs- lümanlıkla alakası olmayan, ancak iktidarda olmanın ve- ya olmamanın göstergesi olan bir simge olarak işlev gör- mektedir” dedi. Eğitim-İş Başkanõ Yüksel Adıbelli de yaptõğõ açõklamada üniversitelerin AKP’nin arka bahçesi haline getirilmek is- tendiğini kaydederek, “Üni- versiteyi türbana dolamak isteyenler, özgür üniversite adı altında ortaçağ karanlı- ğını eğitim sisteminin başına musallat etmek istemekte- dirler. Atatürk Devrimlerinin ve Cumhuriyetin savunucu- su olan bilim adamlarının safdışı bırakılmaya çalışıldı- ğı görülmektedir. Özgürlük; ileriye, çağdaşlığa ve uygar- lığa yöneliştir. Özgürlük kav- ramı, baskıcı dinci çevrelerin bayrağı olmuş bir gerici sim- genin, laik, demokratik ve sosyal sisteminin çağdaş ku- rumları olmaları gereken üniversitelere sokulması için kullanılamaz” dedi. CHP’li Muharrem İnce de türbana özgürlük bildirisine imza atan Niyazi Eruslu’nun Yalova Üniversitesi’ne atan- masõyla ilgili, “Eruslu, Ata- türk’ün kentine rektör olarak atandığını unutmamalıdır” dedi. YÖK listesinde 3. sõrada olmasõna karşõn rektör olarak atanan Eruslu’nun dini birçok vakfõ bünyesinde barõndõran Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfõ’nda görev yaptõğõnõ vur- gulayan İnce, “Rektörün gö- rev yaptığı Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı Kurucular Kurulu’nda bulunan isim- lerle AKP arasındaki siyasi ve ticari ilişkileri ortaya koymak zor değildir” diye konuştu. TÜMÖD Başkanõ Prof. Işõklõ “Artõk çok iyi anlaşõlmõştõr, türban Müslümanlõkla alakasõ olmayan, ancak iktidarda olmanõn veya olmamanõn göstergesi olan bir simge olarak işlev görmektedir” dedi. Eğitim-İş Başkanõ Adõbelli de üniversitelerin AKP’nin arka bahçesi haline getirilmek istendiğini kaydederek “Atatürk devrimlerinin savunucusu olan bilim adamlarõ safdõşõ bõrakõlõyor” diye konuştu. LİSELİLER EYLEM YAPTI Müdürden öğrenciye de veliye de azar İ s t a n b u l Haber Servisi - Fatih’te bu- lunan Selçuk Meslek Lisesi öğrencisi bir grup, OKS’de yeterli puan al- malarõna rağ- men istedikleri bölümlere yer- leştirilmediklerini be- lirterek İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yürüdü. Öğrenciler, slogan atarak ve aç- tõklarõ pankartlarla pro- testo eylemi yaptõlar. Milli Eğitim Müdü- rü Ata Özer, öğrenci- lerin eylemine devam etmesi üzerine, mü- dürlük kapõsõnda öğ- renci ve velilerin so- runlarõnõ dinledi. Bir veli, çocuğunun okula yerleşemediğini anla- tõrken slogan atmaya devam eden bir öğren- ciye dönen Özer, “Se- ni iyi ki okula alma- mışlar” diyerek öğ- renciyi azarladõ. Bu sözleriyle velilerden büyük tepki alan Ata Özer, bunun üzerine bir veliye dönüp “Sen de çocuğunu yetişti- rememişsin” dedi. ‘Sorun çözülecek’ Daha sonra öğrenci velilerinden bir heyet, Özer’in makamõna çõ- karak sorunla- rõnõ anlattõ. Mil- li Eğitim Mü- dürü Ata Özer, velilerle yaptõğõ kõsa görüşme- nin ardõndan yaptõğõ açõkla- mada sorunu bilmediğini ve şimdi öğrendi- ğini belirterek “Fatih İlçe Milli Eğitim Mü- dürü’nü telefonla ara- dım. Sorunu en kısa zamanda halledecek. Gerekirse kendi oda- sını boşaltıp öğrenci- lere açmasını söyle- dim” dedi. Şimdi de içki içenleri hedef aldı Modaİskelesi’ndeiçkiyasağõnõprotestoedenlerieleştirenErdoğan‘Bunlarhayatõoşişenin içinde görenlerdir’ dedi. Başbakan içki içmeyenlere mahalle baskõsõ yapõldõğõnõ ileri sürdü İstanbul Haber Servisi- Baş- bakan Tayyip Erdoğan, Kadõ- köy Moda İskelesi’ndeki tesis- lerde içki yasağõnõ protesto eden grubu hedef alarak, “Bunlar ha- yatı o şişenin içinde görenler- dir” dedi. Erdoğan, Türkiye’de “mahalle baskısının asıl içki iç- meyenlere yapıldığı” iddiasõn- da bulundu. Erdoğan, partisinin Kadõköy il- çe teşkilatõ tarafõndan düzenlenen iftar yemeğine katõldõ. İftar ye- meğinden sonra partililere ses- lenen Erdoğan, Moda İskele- si’nde bulunan restoranda içki ya- sağõnõ protesto eden grubun yap- tõğõ eylemleri hedef alarak açõk- lamalarda bulundu. “Sanılmasın ki iftiralar, çamur atmalar ya- lanlar, haksız ithamlar karşı- sında sessiz kalacağız. Asla. Gereken cevabı vereceğiz” di- yen Erdoğan Moda’da protesto eylemi düzenleyen grubu “bir yerlerden sipariş olan kişiler” olarak niteledi. Erdoğan, “Bunlar hayatı o şişenin içerisinde görenler. Bi- zim hayatımız o kadar basit de- ğil. Kardeşim vatandaşın bir kısmı içiyor mu? İçsin. Ama bir kısmı da içmiyorsa bırak iç- mesin. Mahalle baskısı denili- yor ya, asıl mahalle baskısı bu ülkede ben içmiyorum karde- şim sen buyur iç bu anlayışı sürdürenlere. Bunlara yapılı- yor asıl mahalle baskısı. Ben beyefendiye diyorum ki, ‘Aynõ masada oturalõm. Sen iç, bõrak ben içmeyeyim.’ ‘Yok’ diyor, ‘Sen de bir kadeh tokuştur’ diyor. Kafaya bak. Ben mecbur mu- yum sen tokuşturuyorsun diye tokuşturmaya ve beyefendi kö- şesinden bana akıl veriyor” di- ye konuştu. OKS’de yeterli puan almalarõna karşõn istedikleri bölümlere yerleştirilmeyen öğrenciler İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yürüdü. Milli Eğitim Müdürü Özer, bir veli sorunu anlatõrken slogan atan öğrenciye “Seni iyi ki okula almamõşlar” dedi. Özer, tepki gösteren veliyi de “Sen de çocuğunu yetiştirememişsin” diyerek azarladõ. Ata Özer. YARALILAR İÇİN AYRI AYRI CEZA İSTENDİ Hayal, bombalama davasõnda yeniden yargõlanacak TRABZON (Cumhu- riyet)- Agos Gazetesi Ge- nel Yayõn Yönetmeni Hrant Dink’in öldürül- mesinde azmettirici olarak tutuklu bulunan Yasin Hayal’in, Trabzon’daki Mc Donald’s’a bomba ko- yarak 6 kişinin yaralan- masõna neden olduğu id- diasõyla yargõlandõğõ da- vada 6 yõl 8 ay hapis cezasõ ona- nõrken, yaralõlar açõsõndan aldõğõ 20 aylõk ceza sanõk aleyhine bozuldu. Yargõtay cezanõn her mağdur için ayrõ ayrõ verilmesini istedi. Trabzon Atatürk Alanõ’ndaki Mc Donald’s’õn önüne 24 Ekim 2004 tarihinde koyduğu bombanõn patlamasõ so- nucu 6 kişinin yaralandõğõ davada yargõlanarak 6 yõl 8 ay ağõr hapis cezasõna çarptõrõlan Yasin Hayal’in cezasõ Yargõtay 8. Ceza Dairesi tarafõndan onandõ. Bombalõ saldõrõdan 11 ay cezaevinde kaldõktan son- ra serbest bõrakõlan Ha- yal’in 6 mağdur için verilen 20 ay hapis cezasõnõ bozan Yargõtay, hükmün her mağdur için ayrõ ay- rõ verilmesini istedi. Buna göre Ha- yal Trabzon 1’inci Ağõr Ceza Mah- kemesi’nde bombalõ saldõrõ dola- yõsõyla yeniden yargõlanacak. Yasin Hayal. MAĞDURUN EŞİ: AĞIR HİZMET KUSURU VAR Zirve Yayõnevi katliamõ için İçişleri Bakanlõğõ’na dava MALATYA (AA) - Malatya’da Zirve Yayõn- evi’nde öldürülen Alman uyruklu Tilman Ekke- hart Geske’nin eşi Su- sanna Geske, İçişleri Ba- kanlõğõ aleyhine 630 bin YTL’lik maddi ve manevi tazminat davasõ açtõ. Susanna Geske’nin avu- katõ İbrahim Kalı, Ma- latya İdari Mahkemesi’ne dava dilekçesini verdi. Kalõ adliye çõkõ- şõnda yaptõğõ açõklamada, Zirve Ya- yõnevi’nin basõlarak müvekkili Su- sanna Geske’nin eşi Tilman Ges- ke ve iki arkadaşõnõn öldürüldü- ğünü anõmsatarak, olayda devletin hizmet kusurunun bulun- duğunu öne sürdü. Yaşama hakkõ, din ve vicdan öz- gürlüğünün temel haklar- dan biri olduğunu, bu hak- larõn devletin korumasõ al- tõnda olduğunu ifade eden Kalõ, “Olayın aylar ön- cesinde yayınevine teh- ditler ve fiili saldırıların olduğu, buna rağmen devletin gerekli tedbirleri alma- dığı kanaatindeyiz. Devlet maa- lesef müvekkillerimin yakınla- rının din ve vicdan hürriyetini koruyamamıştır. Devletin ağır hizmet kusuru vardır. Bu ne- denle dava açtık” dedi. Susanna Geske.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog