Bugünden 1930'a 5,498,966 adet makale



Katalog


«
»

CMYB C M Y B 10 EYLÜL 2008 ÇARŞAMBA CUMHURİYET SAYFA HABERLER 9 Birleşmiş Milletler Uluslararasõ Mukimler Birliği Koordinatörü Ottolini, gönderdiği mektupla yõkõmlarõn durdurulmasõnõ istedi Sulukule için destek mektubuİstanbul Haber Servisi - Birleşmiş Milletler Uluslararasõ Mukimler Birli- ği (IAI) Koordinatörü Cesare Ottolini, Cumhurbaşkanõ Abdullah Gül, Baş- bakan Recep Tayyip Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanõ Ertuğrul Günay ve yerel yöneticilerine gönderdiği mektupla, Sulukule sakinlerinin onayõyla hazõrla- nacak alternatif bir proje üretilinceye dek her türlü zor kullanõlarak tahliye veya yõ- kõm girişiminin durdurulmasõnõ istedi. Ottolini, taleplerinin yerine getirilmemesi halinde Avrupa İnsan Haklarõ Mahke- mesi’ne başvurmaktan çekinmeyecek- lerini belirtti. Habitat’a bağlõ Zorunlu Tahliyeler Da- nõşmanlar Kurulu’na üye bir kurum olan IAI’nõn koordinatörü Ottolini, 2 Eylül’de Cumhurbaşkanõ Gül, Başbakan Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanõ Gü- nay, İstanbul Valisi Muammer Güler, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanõ Kadir Topbaş, Fatih Belediye Başka- nõ Mustafa Demir, TBMM İnsan Hak- larõ İnceleme Komisyonu Başkanõ Za- fer Üskül, Başbakanlõk İnsan Haklarõ Başkanõ Hasan Tahsin Fendoğlu, BM- Habitat, Zorla Yerinden Edilmeler Da- nõşman Grubu Başkanõ Yves Caban- nes’e Sulukule sakinlerinin insan ve ba- rõnma haklarõ ile ilgili bir mektup gön- derdi. Ottolini, birliğin mukim dernekleri, ki- racõ birlikleri, evsiz ve yetersiz barõ- naklarda yaşayanlar komiteleri, konut kooperatifleri, toplum merkezleri, gö- nüllüler ve göçmen dernekleri ağõ ol- duğunu ve yõllardõr barõnma hakkõnõ “sı- nır tanımaz” bir şekilde savunduğunu belirtti. Ottolini, IAI’nõn dünyanõn en eski Ro- man mahallesi olan Sulukule’de 28 Ağustos 2008’de başlayan ve çok sayõ- da kişinin zor kullanõlarak yerinden edilmesiyle sonuçlanan yõkõmlarla ilgi- li son derece rahatsõz edici bilgiler alõn- dõğõnõ ifade etti. Ottolini, “Sabahın er- ken saatlerinde duyuru yapılmadan, çocuk, kadın ve yaşlıların varlığına rağmen başlatılan yıkım özellikle Ro- man halkına karşı ayrımcılığı göz önüne sermiştir” dedi. Ottolini, mahallede su, elektrik bu- lunmadõğõnõ vurgulayarak “Fare ve çe- şitli türden haşere mahalleyi istila ede- rek mahallenin sağlığını tehdit et- mektedir. Yeni öğretim yılı ilköğretim öğrencileri için 1 Eylül ve lise öğren- cileri için bunu takip eden hafta baş- lamaktadır. Sulukule’deki gençler ve çocuklar ne Taşoluk’ta ne de Su- lukule’de okula devam edebilecek- lerdir” dedi. Uluslararası kampanya Sulukule sakinlerinin ihlal edilmekte olan tüm haklarõnõn tanõnmasõnõ iste- diklerini ifade eden Ottolini, aksi tak- dirde BM-Habitat, BM Haklar Komitesi, Avrupa İnsan Haklarõ Mahkemesi ve Avrupa Sosyal Haklar Komitesi’ne baş- vurarak uluslararasõ bir kampanya baş- latacaklarõna dikkat çekti. Ottolini taleplerini şöyle sõraladõ: “UNESCO’nun da önerdiği gibi katılımcı alternatif bir proje üreti- linceye dek her türlü zor kullanılarak tahliye veya yıkım girişimi durdu- rulmalıdır. Sulukule’de su, acil sağ- lık önlemleri ve diğer kamu hizmet- lerinin sağlanması son mahalleli gi- dene kadar sürmelidir. Projenin ilan edildiği 2005 yılında kiracı olanların tümü de dahil olmak üzere, Suluku- le’de halen yaşamakta olan bütün ai- lelerin hak sahipliği tanınmalı ve ye- rine getirilmelidir.” Sulukule’de kentsel dönüşüm adı altında yapılan yıkımlar gerek bölge halkından gerekse toplumun çeşitli kesimlerinden tepki görmüştü. Gözaltõnda öldürülen Nijeryalõ sõğõnmacõyla ilgili araştõrma yapan polisler bilgileri sanõk avukatõna aktarõyor Festus’a ‘suç’ aranıyor HİLAL KÖSE Gözaltõnda öldürülen Nijeryalõ sõğõnmacõ Festus Okey’in aslõnda “suçlu” olduğunu ya da sahte kimlik kullandõğõnõ kanõtlamaya çalõşõ- yorlar. Emniyet, Okey’in geçmişini araştõrõp, topladõğõ bilgileri sanõk polis memurunun avu- katõna veriyor. Okey, 20 Ağustos 2007’de gözaltõna alõndõğõ Beyoğlu Asayiş Büro Amirliği’nde polis me- muru Cengiz Yıldız’õn silahõndan çõkan kur- şunla vurularak yaşamõnõ yitirdi. Yõldõz, “olası kasıtla adam öldürmek” suçundan 25 yõla ka- dar hapis istemiyle Beyoğlu 4. Ağõr Ceza Mah- kemesi’nde tutuksuz yargõlanõyor. Davanõn bir sonraki duruşmasõ yarõn görüle- cek. Okey’in ailesi davayõ takip edemiyor. Ve- kaletleri olmadõğõ için onlarõn adõna davaya müdahil olmak isteyen avukatlarõn talepleri de kabul edilmiyor. Üstelik emniyet, dava dosyasõ- na sanõk memuru adõna müdahale ediyor. Okey’in geçmişini araştõrarak özel bilgi toplu- yor. Dõşişleri Bakanlõğõ’na, Valiliğe, Nijerya ma- kamlarõna, Abuja Büyükelçiliği’ne ait yazõlar, Nijerya evlilik sertifikasõ, Okey soyadlõ kişilere ait vize talep formu, pasaport fotokopilerinin de arasõnda bulunduğu 28 adet belge, Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün emriyle sanõk avukatõ- na verildi. Avukat da belgeleri delil olarak mahkemeye sundu. Çağdaş Hukukçular Derneği Yargõsõz İnfaz Takip Komisyonu sözcüsü avukat Taylan Ta- nay, polisin görevinin öleni fişleyecek nitelikte araştõrmalar yapmak yerine, öldürme eylemine ilişkin delil toplamak olduğunu söylüyor. Em- niyetin bu belgeleri avukata veremeyeceğini, savcõya ya da mahkemeye sunmasõ gerektiğini ifade ediyor. Adli soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bil- gi veya belgeler ile özel hayatõn gizliliğine iliş- kin belgelerin Bilgi Edinme Yasasõ kapsamõnda olmadõğõnõ da dile getirerek şöyle diyor: “Belgeler soruşturma dosyasına konulur- sa, avukatlar da savcılıktan bu belgeleri iste- yebilir. Ya da Okey’le ilgili araştırma yapıl- masını mahkemeden talep edebilirler. Mah- keme gerek görürse bu yönde bir karar alır. Bu şekilde olmazsa, bir sürü kişi hakkında emniyetin derlediği belgelere herkes ulaşabi- lir ki bu da hukuksuzluktur.” Bu davada birçok hukuksuzluğun yaşandõğõ- nõ, dosyayõ öldürenlerin hazõrladõğõnõ, delillerin kaybedildiğini anõmsatarak, mahkemenin du- yarsõz olduğunu, bir yõl önce sanõğa iade edilen en önemli suç delili olan silahõn nerede olduğu- nu bilmediğini ifade ediyor. Gecikmiş bir kararla silahõn emanete alõnmasõ istense de bir ayõ aşkõn süredir, İstanbul’da gö- rev yapan polisten silahõn alõnõp emanete konul- madõğõna dikkat çekerek, şöyle devam ediyor: “Bu davanın sonucunda adaletin tecelli edeceğine ilişkin umut beslemek zor. Benzer davalar bundan önce ya beraatle ya da za- manaşımı ile bitirildi. 16-17 Nisan katliamı, Fuat Erdoğan’ın öldürülmesi, Kaymaz davası ve aynı akıbeti paylaşan onlarca dava. Bu dava da aynı kadere doğru gidiyor. Aynı za- manda yeni ölümleri meşrulaştırarak. Tıpkı diğerlerinin bu ölümü meşrulaştırdığı gibi.” Demokratik kitle örgütleri, sorumlular hakkõnda suç duyurusunda bulundu Travestilere keyfi polis baskısı İstanbul Haber Servisi - Cinsel ayrımcılığa karşı bir araya gelen çeşitli demokratik kitle örgütleri Bağdat Caddesi’nde yaşayan travesti ve transseksüellerin polisler tarafından keyfi baskılara ve hak ihlallerine uğratıldığını belir- terek, Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundular. İnsan Hakları Derneği (İHD), Kadın Kapısı Sosyal Merkezi, Cinsiyetçiliğe Karşı Dayanış- ma Ağı ile Amargi Kadın Akademisi’nin arala- rında bulunduğu çok sayıda kurum ve kuruluş, İHD İstanbul Şubesi’nde dün bir basın toplan- tısı düzenledi. Katılımcı kuruluşlar adına bir açıklama ya- pan Kadın Kapısı Sosyal Merkezi Sosyal Da- nışmanı Eylem Çağdaş, son günlerde Bağdat Caddesi civarında yaşayan travesti ve transsek- süellere, polisler tarafından “Kabahat Kanu- nu” gerekçe gösterilerek para cezaları kesildi- ğini, keyfi gözaltılara ve baskılara maruz kal- dıklarını belirtti. Basın toplantısında konuşan İHD İstanbul Şube Yöneticisi Ali Gök ise hiçbir yurttaşın cinsel tercihi nedeniyle farklı muame- leye tabi tutulamayacağını vurgulayarak, baş- latılan hukuki mücadelenin takipçisi olacakla- rını söyledi. (Fotoğraf: MEHLİKA AKGÜN) ‘Yetkililer yangõnla ilgilenmiyor’ DİYARBAKIR (Cumhuriyet Bürosu) - Diyarbakõr’õn Dicle ilçesi kõrsalõnda güvenlik güçleri ile PKK’liler arasõnda çõkan çatõşmanõn ardõndan iki köy ve dört mezrada meydana gelen yangõn üç gündür söndürülemedi. DTP Diyarbakõr Milletvekili Gültan Kışanak, yan- gõnõn ardõndan bütün ilgili makam- larõ aramalarõna karşõn henüz bir gi- rişimde bulunulmadõğõnõ söyledi. 7 Eylül’de çõkan çatõşma sonra- sõnda Kõrkpõnar ve Kurşunlu köyleri ile dört mezrada çõkan yangõnla il- gili araştõrmalar yapmak üzere oluş- turulan insan haklarõ heyetince ha- zõrlanan rapor açõklandõ. İnsan Haklarõ Derneği (İHD) Di- yarbakõr Şubesi’nde yapõlan açõk- lamaya, DTP Diyarbakõr milletve- killeri Selahattin Demirtaş, Gültan Kõşanak, İHD Şube Başkanõ Mu- harrem Erbey ve Göç-Der Başka- nõ Dursun Özdoğan katõldõ. Erbey, onlarca hektarlõk alanda meydana gelen yangõna henüz kim- senin müdahale etmediğini belirte- rek “Akdeniz ve Ege bölgelerinde yaşanan orman yangınları esna- sında herkes ayaklanıp canlı ya- yınlara katılırken Dicle’de çıkan yangının görmezden gelinmesine anlam veremiyoruz” dedi. Erbey, heyetin incelemesiyle or- manlõk alanda iki helikopterden atõ- lan aydõnlatma fişekleri nedeniyle yangõn çõktõğõnõ tespit ettiğini anlattõ. DTP milletvekili Kõşanak ise Di- yarbakõr Valisi Hüseyin Avni Mut- lu’yu arayarak acil müdahale çağ- rõsõnda bulunduklarõnõ, ancak gün- lerdir hiçbir girişim olmadõğõnõ söy- ledi. DTP’li Demirtaş da yangõnõn Or- man Bakanlõğõ’nõn kayõtlarõnda bi- le bulunmadõğõna dikkat çekti. İHD Bölge Temsilcisi Mehdi Pe- rinçek ayrõca Mardin’in Beyazsu- başõ mezrasõnda ailesiyle piknik yapan Nusret Kalkan’õn PKK’li ol- duğu iddiasõyla öldürülmesiyle ilgili olarak TBMM İnsan Haklarõ Ko- misyonu’nun inceleme başlatmasõ çağrõsõnda bulundu. 1 3 Y I L D I R T U T U K L U Gedik, hapiste üniversiteyi bitirdi HİLAL KÖSE Gözaltõnda yoğun işkence gördükleri için ka- muoyunda “2. Manisa davası” olarak bilinen dosyanõn tek tutuklu sanõğõ Bülent Gedik, dünkü duruşmada da tahliye edilmedi. Gedik’in 13 yõldõr tutuklu olduğunu belirten avukatlarõ, uzun tutuk- luluğun eziyete dönüştüğünü belirterek, Avrupa İnsan Haklarõ Mahkemesi’ne (AİHM) başvurdu. Bülent Gedik, 6 Şubat 1996’da, 21 yaşõnday- ken İstanbul’da düzenlenen TKEP/L operasyonu ile gözaltõna alõndõ. Operasyonda gözaltõna alõ- nanlarõn çoğunluğu lise öğrencisiydi. 15 gün göz- altõnda tutuldular. İstanbul 5 No’lu Devlet Güvenlik Mahkemesi, sanõklar hakkõnda “anayasal düzeni silah soruy- la değiştirmeye teşebbüs”, “patlayıcı madde atmak”, “genel güvenliği tehlikeye sokmak” gibi suçlardan dava açtõ. Sanõklarõn emniyette, iş- kence altõnda ifade verdikleri, Adlõ Tõp raporla- rõyla kesinleşti. Polislerin işkence suçundan mahkûm edildiği dosya, Yargõtay’da zamanaşõmõ ile ortadan kaldõ- rõldõ. İstanbul 13. Ağõr Ceza Mahkemesi’nde sü- ren 32 sanõklõ davanõn, uzun süredir tek tutuklu sanõğõ Gedik, cezaevinde Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’ni bitirdi. Gedik’in annesi ise depresyon tedavisi görü- yor, duruşmalarõ izlemeye gelemiyor. Gedik’in avukatõ Gülizar Tuncer’in tahliye talebi, dünkü duruşmada da kabul edilmedi. Mahkeme yargõç- larõndan Necat Ede, mahkeme kararõna muhale- fet ederek, sanõğõn uzun tutukluluk nedeniyle tah- liye edilmesi gerektiğini belirtti. AİHM’ye beşinci başvuru Sanõklar, uzun süre gözaltõnda tutulduklarõ ve işkence gördükleri iddiasõyla AİHM’ye iki ayrõ başvuru yaptõ. Başvurularõn biri, işkence suçun- dan yargõlanan polislerin davasõnda, kendilerine işkence yapanlarõ teşhis etmek üzere duruşmaya getirilirken, darp edilmeleriyle ilgiliydi. Sözleşmenin ihlal edildiği sonucuna varan mahkeme, Türkiye’yi iki ayrõ dosyadan toplam 420 bin Avro tazminat ödemeye mahkûm etti. Daha sonra Gedik’in avukatõ Tuncer iki başvuru daha yaptõ. Uzun süren tutukluluk ve uzun süren yargõlama nedeniyle yapõlan başvurular henüz so- nuçlanmadõ. Tuncer, dünkü duruşmada beşinci kez AİHM’ye başvurduklarõnõ açõkladõ. Bülent Gedik ve annesi Hatice Gedik adõna yaptõklarõ son başvuruyu, uzun süren tutukluluğun insanlõk dõşõ bir uygulamaya ve eziyete dönüştüğünü be- lirterek yaptõklarõnõ belirtti. Tuncer, bu davada onca yõldõr hiçbir karar ve- rilmediğini de anõmsatarak, “Bir insan yaşamın- da 13 yıl ne demek? Müvekkilim gençliğinin en güzel yıllarını cezaevinde geçirdi. Sağ gö- rüşlü sanıkların davası olsaydı bu kadar uzun sürer miydi? Bu dosya belki Türkiye’de tek örnek kaldı. Hukukun temel dayanakları çök- müş durumda” dedi. Anne Gedik’in de psikolojisinin bozulduğunu, manevi olarak yõprandõklarõnõ kaydeden Tuncer, sözleşmenin bu durumu işkence olarak gördüğü- nü kaydetti. DTP’lilerden, orman yangõnõna müdahale edilmediği iddiasõ Tacizci öğretmene hapis İZMİR (Cumhuriyet Ege Bürosu) - İzmir’de özel ders verdiği 8 yaşõndaki kõz öğrenciyi taciz ettiği öne sürülen öğretmen tutuklandõ. Buca Tuğsavul İlköğretim Okulu’nda 2. sõnõfta okuyan 8 yaşõndaki kõz öğrenci ailesine, kendisine evlerinde özel ders veren öğretmeni M.B’nin elle tacizde bulunduğunu iddia etti. Bunun üzerine, küçük kõzõn ailesi, öğretmen ders vermeye gelmeden önce evdeki bilgisayara kamera yerleştirerek, komşularõnõn evindeki bilgisayardan görüntüleri canlõ izlemeye başladõ. Eve gelen öğretmen M.B’nin ders verdiği sõrada kõz öğrenciye tacizde bulunmasõ üzerine, aile fertleri, eve dönerek olaya müdahale etti. Kõz öğrencinin babasõnca yakalanan ve 32 yõllõk öğretmen olduğu öğrenilen M.B, çõkarõldõğõ mahkemece tutuklandõ. 78’liler’den darbe karşıtı yürüyüş İstanbul Haber Servisi - 78 Girişimi Vakfõ, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin 28. yõldönümünde yarõn saat 19.00’da Taksim Tramvay Durağõ’nda protesto gösterisi düzenleyecek. Taksim Tramvay Durağõ’ndan Galatasaray Meydanõ’na kadar 12 Eylül karşõtõ sloganlarla yürüyecek olan 78’liler, yürüyüşü renklendirme çerçevesinde değişik etkinliklere de imza atacaklar. Ormancılardan Başbakan’a mektup ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Hak-İş Konfederasyonu’na bağlõ Öz Orman-İş Sendikasõ, yõlda en fazla 6 ay çalõştõrõlan orman yangõn işçilerinin, sürekli işçi kadrosuna alõnmasõ için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a mektup gönderdi. Genel Başkan Settar Aslan’õn gönderdiği mektupta, müdürlüğe 15 yõla yakõn süredir işçi alõnmadõğõ belirtildi. Mektupta, “Ekimden sonra çõkacak orman yangõnlarõna müdahalede ciddi sõkõntõlarla karşõlaşõlacaktõr. Çünkü işçinin yaklaşõk 1/3’ünün hizmet akdi askõya alõnmõş olacaktõr. Orman yangõn işçileriyle sõnõrlõ kalmak kaydõyla, 5620 sayõlõ yasadaki ‘En fazla 6 ay çalõştõrõlõr’ hükmü yeniden düzenlenmeli ve yangõn işçileri sürekli işçi kadrosuna alõnmalõ” denildi. Üsküdar’da bir avukat intihar etti İstanbul Haber Servisi - Üsküdar’da bir avukat, tabancayla intihar etti. Eşiyle ortak avukatlõk bürosu bulunan Mehmet K. (32), gece saatlerinde Zeynepkâmil Mahallesi Yenitoptaşõ Caddesi’ndeki 4 katlõ bir apartmanõn 3. katõnda tabancayla başõna ateş etti. K. Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştõrma Hastanesi’ne götürülürken yolda yaşamõnõ yitirdi. TTB’NİN OKKIR RAPORU: İki bakanlõğõn ihmali var İstanbul Haber Servisi - Türk Tabipleri Birliği (TTB) Araştõrma Kurulu hazõrladõğõ raporda, Er- genekon şüphelisi Kuddusi Okkır’õn kanser tanõ- sõyla tahliye edildikten 5 gün sonra yaşamõnõ yitir- mesinde, Adalet Bakanlõğõ ve sağlõk kurumlarõnõn ortak sorumluluklarõnõn olduğunu belirtti. İstanbul Tabip Odasõ’nda düzenlenen basõn açõklamasõnda TTB Başkanõ Prof. Dr. Gençay Gürsoy, raporun TBMM İnsan Haklarõ Komisyo- nu ve Okkõr’õn ailesinin başvurusu üzerine hazõr- landõğõnõ belirtti. Gürsoy, “Okkır’ın tedavisinde- ki sorunlar tek kaynaklı değil. Adalet Bakanlı- ğı’nın raporunun aksine, sağlık kurumları da ceza infaz kurumları da ihmalde bulunmuş” dedi. Okkõr’a otopsi yapõlmamasõnõ da eksiklik olarak değerlendiren Gürsoy, “Kanser değil bel- ki başka bir nedenden de ölmüş olabilir. Bunu tam olarak söylemek mümkün değil” dedi. TTB Araştõrma Kurulu Üyesi Dr. Ali Çerke- zoğlu da yaşananlarõn insan haklarõ ihlali olduğu- nu ifade ederek, “Bu mesele cezaevinin Türki- ye’nin kanayan yarası olduğu sorununu bir kez daha gündeme getirmiştir. Sorunun en bü- yük nedenlerinden bir F tipi cezaevi uygula- masıdır” diye konuştu. İstanbul Tabip Odasõ Baş- kanõ Prof. Dr. Özdemir Aktan ise hatasõ olma ih- timali bulunan kurum ve hekimler hakkõnda so- ruşturma başlatacaklarõnõ kaydetti.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog