Bugünden 1930'a 5,499,814 adet makale



Katalog


«
»

CMYB C M Y B GÜNCEL CÜNEYT ARCAYÜREK Baştarafı 1. Sayfada lenerek bugünkü ünlerine kavuşan kimilerinin kinle- rini kusma fırsatını bulduklarına tanık olduk. Öncelikle şu soruyu yanıtlamak gerekiyor: Deniz Feneri olayı ile başlayan tartışmada kimi ko- nularda RTE’nin söyledikleri mi yoksa Aydın Doğan’ın aynı konulardaki açıklamaları mı doğruları içeriyor? RTE’yi altı yıldır dikkatle izleyen bir gazetecinin, RTE’nin Allah birdir dışında söylediklerine inanma- sı zordur, zor. Zordur zira; RTE, hemen her konuyu kendine yont- mak için saptırmakta büyük ustadır ve demagoji ala- nında Türk siyasal yaşamında gelip geçenler asla RTE’nin düzeyine erişemezler. Nitekim, ünlü Bayrampaşa konuşması olayları sap- tırmanın şaheser bir örneği idi. Alman savcının Deniz Feneri adındaki çeteyi, hal- kı din adına dolandırarak topladıkları milyonlarca dö- vizi Türkiye’de bir TV kanalı kurulmasını sağlamak- tan ve siyaseten yakın buldukları dinci bir partiye kur- yelerle iletmekten suçlu buluyor: RTE, ilk ağızda bu iddianın Doğan medyası ve CHP tarafından RTE’yi ve AKP’yi vurmak için kullanıldığını söylüyor. Oysa Alman savcının iddianamesi CHP’nin elin- de ve gazete bürolarında. Burada RTE’nin de, RTÜK Başkanı Zahit Akman ile diğer Deniz Fene- ri sorumlularının da adı geçiyor. RTE, bu gerçeği tamamen başka yönde kullanı- yor. İddianameyi yok sayıyor ve iddianamedeki suç- lamaları Doğan Medya Grubu ile CHP’nin paslaşa- rak tezgâhladıklarını iddia ediyor. Demek ki Müslümanlıkta haklı görünmek için ya- lana, saptırmaya başvurmak, sonradan edindiğin bir sıfatın arkasına sığınarak üstündeki çamurları baş- kalarına, sağa sola atmak mubah! Türkiye, gerçekleri saptırmaktan da öteye inkâr kul- varına oturtarak istismar eden RTE gibi bir Başba- kan’a rastlamadı. Aydın Doğan geldi, Hilton’la ilgili istekte bulundu, reddettim, diyor. Aydın Doğan da hayır, öyle olmadı, ben Ceyhan’da şu kadar insana iş sağlayacak bir rafineri kurmak is- tiyorum, gerekli ruhsat verilmesi için RTE’ye baş- vurdum, diyor. Şunun bunun değil TC’nin Başbakanı olduğunu ikide bir yineleyen RTE; olmaz, diyor. Neden? “...‘Bizim’ Çalık’a söz verdik, o yapacak rafineriyi” diye Doğan’ı geri çeviriyor. “Bizim” Çalık? Kim bu “bizim” Çalık? Yakın dos- tu. Devlet bankalarından (Başbakan’ın himmetiyle sağlandığı öne sürülen) 750 milyon dolar kredi ile ATV ve Sabah’ı satın alan, damadın çalıştığı, belki de Ça- lık Grubu’na gizli ortak olduğu yeşil sermaye grubu. Aydın Doğan bana Hilton işini hallet, dedi. Peki ama sen RTE; Aydın Doğan’a, böyle bir öneriyi ne- den benimle değil, git İstanbul belediye başkanı ile konuş, hallet demedin? Demedin, diyemezdin; çünkü şu veya bu yasal bir isteği Doğan medyasının yayın politikasını kontrol edebilmek için elinin altında tutmayı yeğledin. İşte izlediğin politikanın anahtarı: Uygunsa yayınlar eyvallah! Ama gerçekleri yayımlamaya başladı mı on parmağında on kara! RTE, Aydın Doğan’ın çıkar sağlayabilmek için is- tediğini elde edemeyince medyasında aleyhte ya- yınlara başladığını, yani şantaj yaptığını iddia ediyor. Pekâlâ. Sen gerçekten bir devlet adamı isen med- yatik şantajı aylarca neden belleğinde tutuyor veya Doğan’ın yasadışı bir girişimi, eylemi varsa bunları neden yargıya vermiyorsun? Çıkmış karşına, “Suçum varsa ver mahkemeye” di- yor. Ha, sen yargıdan gerçekleri ortaya çıkarır diye kor- kuyorsan o başka! RTE, Aydın Doğan’a yüklenirken, “Senin maaşlı kö- şe yazarı avukatların var, benim yok” diyor. Oysa RTE’nin emri altında yalakalıktan ağzı bur- nu ve tabii kalemi b.k kokan, yüzlerce gazeteleri, TV’leri ve gazetecileri, köşe yazarları var. Gerçekleri bu denli inkâr etmesine, saptırmasına ve hakaret öğesi olarak kullanmasına aslında şaş- mamak gerek. Fakat insanların gözü içine bakarak bu kadar kallavi bir yalan söylemesini, hadi insan ola- rak kendine yakıştırıyor diyelim ve lakin yakışıyor mu taşıdığı Başbakanlık sıfatına? Âlemi kör ve sağır sanan, ne ki âlemin saptadığı gerçeklere kör ve sağır bir Başbakan! SAYFA 10 EYLÜL 2008 ÇARŞAMBACUMHURİYET 8 HABERLERİN DEVAMI İstanbul B 28 Edirne B 32 Kocaeli Y 27 Çanakkale B 29 İzmir B 31 Manisa B 32 Aydın B 34 Denizli B 33 Zonguldak Y 23 Sinop Y 27 Samsun Y 26 Trabzon Y 25 Giresun Y 25 Ankara B 29 Eskişehir B 27 Konya B 28 Sıvas B 24 Antalya B 32 Adana B 33 Mersin B 31 Diyarbakır B 35 Şanlıurfa B 35 Mardin B 32 Siirt B 36 Hakkâri PB 25 Van PB 26 Kars Y 25 Oslo Y 13 Helsinki Y 14 Stockholm Y 14 Londra Y 20 Amsterdam B 20 Brüksel B 20 Paris B 23 Bonn Y 22 Münih Y 23 Berlin Y 24 Budapeşte PB 29 Madrid Y 30 Viyana PB 28 Belgrad PB 27 Soyfa B 28 Roma B 27 Atina B 30 Zürih Y 27 Moskova Y 14 Aşkabat B 33 Astana PB 37 Taşkent PB 37 Bakû Y 28 Bişkek Y 30 Tiflis PB 22 Kahire B 33 Şam Y 35 Yurdun kuzey kesim- leri parçalı çok bulutlu, Karadeniz kıyıları, Mar- mara’nın Kuzey Do- ğu’su ile Kars, Arda- han, Artvin, Amasya, ve Tokat çevreleri sa- ğanak ve gökgürültü- lü sağanak yağışlı, di- ğer yerler az bulutlu ve açık geçecek. Hava sıcaklığı tüm yurtta 2 ila 4 derece azalacak. 1. KOŞU: F: Moon Khan (3), P: My Lady (6), PP: Madruk (5), S: Okeanos (1). 2. KOŞU: F: İlkbahar (3), P: Binde Gör (1), PP: Ayverdi (4), S: Özlenentay (6). 3. KOŞU: F: Mungan Dağõ (4), P: Emircan (7), PP: Jovi Gulch (11), S: Lady Daphne (8). 4. KOŞU: F: Spe- ed Master (8), P: Mcqueen (7), PP: Adagio (1), S: Swe- ety Girl (12). 5. KOŞU: F: Mozaik (2), P: Sevim Ana (5), PP: Silver Dream (13), S: İskenderun (10). 6. KO- ŞU: F: Coşkuner (5), P: Özümbtur (4), PP: Dinserhan (2), S: Bademşekeri (7). 7.KOŞU: F: Sisifos (6), P: Striker (8), PP: El Clasico (11), S: Wind Of Copperland (9). 8. KOŞU: F: Suzira (6), P: Perican (3), PP: Ahugöz (2), S: Özten (8). ‘MEB kendi yandaşlarını koruyor’ Hollanda’da burkaya yasak geldi YUSUF ÖZKAN AMSTERDAM - Hollan- da’da Eğitim Bakanõ Ronald Plasterk’in yayõmladõğõ ge- nelge ile ülkedeki ilköğretim ve ortaöğretim okullarõnda burka giyilmesi resmen yasaklandõ. Yasak, sadece öğrenci ve öğ- retmenleri değil, okullara ziya- retçi olarak gelenleri de kapsõ- yor. Hollanda hükümetinin bir sü- re önce aldõğõ “resmi daire- lerde ve toplu taşıma araçla- rında burka ve peçenin ya- saklanması” kararõ, ilköğre- tim ve ortaöğretim kurumla- rõnda uygulanmaya başlandõ. Eğitim Bakanõ Plasterk’in ön- ceki gün yayõmladõğõ genelge ile ilköğretim ve ortaöğretim ku- rumlarõnda burka ve peçe yasağõ resmen yürürlüğe girdi. Genel- geye göre burka ve peçe yasa- ğõ, öğrenciler, öğretmenler ve yardõmcõ personelin yanõ sõra zi- yaretçiler için de geçerli olacak. Uygulama kapsamõnda, okul sõnõrlarõ içinde peçe ve burka ile dolaşõlmasõ kesinlikle yasak olacak. Okul kantinlerine mal getiren toptancõlar da dahil, ilk- öğretim ve ortaöğretim kurum- larõna girip çõkan herkes bu yasağa uymak zorunda olacak. Üniversitelerin “şimdilik” bu uygulama dõşõnda olduğu be- lirtildi. Eğitim Bakanõ, peçe ve burka yasağõnõn uygulanmasõ- nõn, üniversitelerin kendi inisi- yatiflerine bõrakõldõğõnõ açõk- ladõ. Burka ve peçe gibi, kadõn yüzünü ve vücudunu tamamen kapatan giysilerin her yerde yasak olmasõ gerektiğini savu- nan muhalefet ise yasak kararõnõ yeterli bulmuyor. Özellikle sağ- cõ partiler, yasağõn tüm top- lum kesimlerinde, katõ biçimde uygulanmasõ gerektiğini savu- nuyor. Metal işçilerine sendika baskısı Şehit erin cenazesi Şanlıurfa’ya gönderildi ELAZIĞ / ŞANLIURFA (Cumhuriyet) - Elazõğ’õn Karakoçan ilçesi kõrsalõnda PKK’li- lerce açõlan ateş sonucu şehit olan jandarma komando er Ali Yüksel’in cenazesi Elazõğ As- ker Hastanesi’nde düzenlenen törenin ar- dõndan memleketi Şanlõurfa’ya gönderildi. Karakoçan ilçesinde Çan bölgesi Pilavte- pe mevkiinde önceki gün göreve giden Ela- zõğ Jandarma Komando Taburu’na bağlõ jandarma timine teröristlerce açõlan taciz ateşinde, jandarma komando er Ali Yüksel şe- hit oldu. Yüksel için dün Elazõğ Asker Has- tanesi’nde tören düzenlendi. Törene, Vali Ve- kili Kadir Balaban, 8. Kolordu Komutanõ Korgeneral Eyüp Kaptan, Belediye Başkan Vekili Gültekin Koç, Cumhuriyet Başsavcõsõ Süleyman Bağrıyanık, sivil ve askeri erkân katõldõ. Törenin ardõndan şehit Yüksel’in ce- nazesi ambulansla memleketi Şanlõurfa’ya gönderildi. Şanlõurfa merkez Vergili köyünde çiftçilik yapan Ali Yüksel’in ailesi, çocuklarõnõn şe- hit olduğu haberini, köye giden Jandarma Yar- bay Metin Şimşek ile askerlerden öğrendi. Köy muhtarõ ve askerleri karşõsõnda gören ba- ba Hüseyin Yüksel, soğukkanlõlõğõnõ koru- maya çalõşarak “Vatan sağolsun” dedi. Yüksel, daha sonra askerlerle birlikte evine giderek eşi Fatma Yüksel ve çocuklarõna oğ- lunun şehit olduğu haberini verdi. Bu sõrada fenalaşan anne Yüksel ile çocuklarõna ilk mü- dahaleyi, köyde hazõr bekletilen ambulanstaki sağlõk görevlileri yaptõ. Köyde taziyeleri ka- bul etmeye başlayan şehidin ailesi, evin çev- resine Türk bayraklarõ astõ. Şehidin babasõ Hü- seyin Yüksel, 4.5 aylõk asker olan oğlunun en son önceki gün ağabeyi Ragıp Yüksel’i aradõğõnõ ve operasyona çõkacaklarõnõ haber verdiğini söyledi. 45 yılda 20 ‘görüşme süreci’ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Kõb- rõs’ta Türk ve Rum liderler yeni bir kapsamlõ görüşme süreci için bugün masaya oturuyor. Ancak, 1960’ta kurulan Kõbrõs Cumhuri- yet’nin Rumlar tarafõndan yõkõldõğõ 1963 tari- hinden bu yana yapõlan 20’den fazla “kapsamlı görüşme” sorunun çözümü için anahtar ola- madõ. Bu süre içinde Türkiye 1974 yõlõnda Ba- rõş Harekâtõ düzenledi, 1983 yõlõnda KKTC ku- ruldu ve 2004 yõlõnda ise Rumlar Kõbrõs Cum- huriyeti sõfatõnõ kullanarak AB üyesi oldu. 45 yõldaki görüşme süreçlerinde öne çõkan tarihler şöyle: 4 Mart 1964’te BM Güvenlik Konseyi adada barõş gücü ve arabulucu bulundurmayõ öngören 186 no’lu kararõ aldõ. 15 Ağustos 1964 Cenevre Konferansõ başlatõldõ. 1. ve 2. Ache- son Planlarõ gündeme geldi. Karpaz’da Türk- lere üs verilmesi gibi başlõklarõ içeren planlar Rum kesimi tarafõndan kabul edilmedi. 26 Mart 1965’te BM Planõ ortaya çõktõ. Bu Rumlara kendi kaderini belirleme hakkõ sağ- larken, Türkleri adada azõnlõk durumuna dü- şürüyordu. 1967’de Türkiye’nin adaya mü- dahale etmesi gündeme geldi. Yunanistan’õn Kõbrõs’ta bulunan 20 bin askerini çekmesi gün- deme geldi. Çözümün görüşmeler yoluyla sağlanmasõna karar verildi. 28 Ocak 1968’de NATO girişimiyle Lemnitzer Planõ uygulamaya konuldu. Türki- ye ve Yunanistan’õn NATO güçlerinden olu- şan birlikler adada silahlõ saldõrõlarõ önleye- ceklerdi. Rum tarafõnõn istememesi uygulamayõ bitirdi. 1968’de Türk toplumu lideri Denktaş ve Rum lideri Klerides arasõnda toplumlar ara- sõ görüşmeler başladõ. 8 Haziran 1972’de BM Genel Sekreteri’nin çabasõyla genişletilmiş gö- rüşmelere geçildi. BM, Türkiye ve Yunanis- tan temsilcileriyle görüşmeler yapõldõ. 31 Temmuz 1. Cenevre Antlaşmasõ imzalandõ. Kõbrõs’õn bağõmsõzlõğõnõn teminatçõsõ olan üç ülkenin imzaladõğõ anlaşmaya göre adada iki otonom yönetimin varlõğõ kabul edildi. 1975 Viyana görüşmeleri sõrasõnda nüfus mübade- lesi yapõldõ ve bugünkü sõnõrlar belirlendi. 2 Şubat 1977’de Denktaş ve Makarios arasõnda anlaşma imzalandõ. İki toplumlu, iki bölgeli federal yapõ çözüm olarak sunuldu. Bu- nun sulandõrõlmamasõ için de belli ilkeler ge- tirildi. 1978’de Kanada’nõn da yardõmõyla Amerikan Planõ hazõrlandõ. Mayõs 1979’da BM girişimiyle görüşmeler yeniden başladõ. Denk- taş ve Kipriyanu 2. Doruk Antlaşmasõ’nõ im- zaladõ. BM Genel Sekreteri Perez de Cuel- lar’õn çabalarõ sonucu 10 Eylül 1984 günü New York’ta dolaylõ görüşmeler başladõ. Cuel- lar’õn hazõrladõğõ belgeyi Denktaş imzalarken Kipriyanu imzalamaktan çekindi. 18 Haziran 1992’de BM Genel Sekreteri Butros Gali Türk tarafõna yüzde 28.2 oranõnda bir toprak bõrakõlan bir harita sundu. 37 Türk köyünün Rum tarafõna verilmesi, Karpaz’da bir Rum kantonunun oluşturulmasõnõ ve binlerce Rum’un kuzeye göç etmesini öngörüyordu. 15 Temmuz’da ikinci tur başladõ. Rum tarafõ 8 Ha- ziran’da paketi reddetti. 1999 AB’nin Helsinki Zirvesi öncesin- de dolaylõ görüşmeler başlatõldõ. 2000’de Çan- kaya görüşmelerin son bulmasõnõ istedi. BM Genel Sekreteri’nin getirdiği yeni öneriler sayesinde 5 tur devam etti. Rum lider Kleri- des’in görüşmeleri boykot etmesiyle görüş- meler son buldu. 2002 Kopenhag Zirvesi yaklaşõrken Denktaş, Klerides’i yüz yüze görüşmeye ça- ğõrdõ. Aralõk 2001’de bir araya geldiler. 16 Ocak’ta doğrudan görüşmelere başlamaya karar verdiler. 58 görüşme yapõldõ ama bir so- nuca varõlamadõ. 2004’teki Annan Planõ, Birleşik Kõbrõs Cumhuriyeti’ni destekliyordu. Denktaş planõn ilk üç versiyonunu reddetti. Talat’õn planõn be- şinci versiyonunu kabul etmesine karşõn Rum kesimi yüzde 75 gibi bir oyçokluğuyla plana “hayır” dedi. Türkiye 2006 Ocak’ta Eylem Pla- nõ sundu ancak Rumlar kabul etmediler. 8 Temmuz 2006’da BM Genel Sekreter Yardõmcõsõ İbrahim Gambari’nin temaslarõ sonunda taraflar, iki kesimli, iki toplumlu, si- yasi eşitliğe dayalõ federal bir çözüme bağlõ- lõklarõnõ, çözümsüzlüğün olumsuz sonuçlar ge- tirdiğini kabul ettiklerini ve birbirlerini suçla- maktan vazgeçtiklerini belirten 5 maddelik bir açõklama yaptõlar. İstanbul Haber Servisi - Niğde’deki DİTAŞ-Doğan Ye- dek Parça Fabrikasõ’nda çalõşan DİSK’e bağlõ Birleşik Metal İşçileri Sendikasõ (Birleşik Me- tal-İş) üyesi yaklaşõk 400 işçi sendikadan istifaya zorlandõklarõ ve işten çõkarma tehdidi ile kar- şõlaştõklarõ gerekçesiyle bugün şirket yöneticileri hakkõnda Niğ- de Cumhuriyet Başsavcõlõğõ’na suç duyurusunda bulunacak. Birleşik Metal-İş Sendikasõ Genel Sekreteri Özkan Atar dün gazetemize yaptõğõ açõkla- mada, işverenin 2000 yõlõndan bu yana sendikalõ 400 işçiye bas- kõ uyguladõğõnõ belirtilerek, iş- yerine Türk-İş’e bağlõ Türk Me- tal Sendikasõ’nõ sokarak işçi di- renişinin kõrõlmak istendiğini söyledi. Atar, “2000’de sendi- kaya üye oldukları için 400 iş- çi işten atıldı. İşçiler 8 ay bo- yunca işyeri önünde bekledi. Bu süre içinde işveren dışarı- dan işçi buldu. İşleri yürüte- medikleri için 400 kişiyi tek- rar işe aldılar. Toplu iş söz- leşmelerinin imzalanmasının ardından işyerine dışarıdan iş- çi alımına yeniden başlandı ve yeni işçiler Türk Metal’e üye edildi. Birleşik Metal-İş Sen- dikası’ndan ayrılmayan işçi- lere baskılar artarak devam etti” dedi. Sendikanõn Genel Yönetim Kurulu’ndan yapõlan yazõlõ açõk- lamada ise Almanya’da ortaya çõkan “Deniz Feneri” iddiala- rõnõn geçmişiyle ve bugünüyle gõrtlağõna kadar yolsuzluklara batmõş AKP’nin ne ilk ne son yolsuzluğu olacağõ şöyle ifade edildi: “AKP’nin iktidara gelmesinde önemli payı olan, yakın zamana kadar destek- leyen Doğan Medya Gru- bu’nun iddianameyi sanki ilk yolsuzluk olayıymışçısına ha- ber olarak yansıtması ise ba- sın özgürlüğü konusuna ta- mamen kendi çıkarları açı- sından yaklaştığının net bir göstergesidir.” MAHMUT LICALI ANKARA - Milli Eğitim Bakanlõğõ (MEB) tarafõndan 24 Nisan 2008 tarihinde yayõmlanan Eğitim Kurumlarõ Yönetici Atama Yönetmeliği kapsamõnda yalnõzca İstanbul’un dört ilçesinde 7 ay içerisinde idareci ve öğretmenlere 715 takdir, 5 bin 173 teşekkür belgesi verildi. Hayatõnõ teh- likeye atarak görevinde olağanüstü gayret gösterenlere verilmesi öngörülen takdir ve teşekkür belgeleri atamalarda önemli bir ölçüt olarak değerlendiriliyor. Eğitim-İş Genel Başkanõ Yüksel Adıbelli, MEB’in kendi yandaşlarõnõ koruduğunu kaydetti. Eğitim-İş İstanbul 1 No’lu Şube tarafõn- dan hazõrlanan rapor, Milli Eğitim Bakan- lõğõ’nca 24 Nisan 2008 tarihinde yayõmla- nan yeni yönetici atama yönetmeliği kap- samõnda idareci ve öğretmenlere verilen takdir ve teşekkür belgelerinde rekor bir artõş yaşandõğõnõ ortaya koydu. Rapora gö- re, yoğun emek karşõlõğõnda alõnabilen tak- dir ve teşekkür belgeleri MEB’e bağlõ ku- rumlarda çalõşan binlerce idareci ve öğret- mene dağõtõldõ. Rapora göre, 25 Temmuz 2008 tarihine kadar Ümraniye İlçe Milli Eğitim Müdür- lüğü, 379 kişiye takdir, 2 bin 173 kişiye te- şekkür belgesi verdi. Maltepe İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nde ise 202 kişi takdir- le ödüllendirilirken 604 kişi teşekkür bel- gesi aldõ. Bakõrköy İlçe Milli Eğitim Mü- dürlüğü, 175 kişiye takdir belgesi verirken 410 kişiye teşekkür belgesi aldõ. Gazios- manpaşa İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü de 1986 idareci ve öğretmeni teşekkür belge- siyle ödüllendirdi. İstanbul’da yalnõzca 4 ilçede 3 ay içinde toplam 715 kişiye takdir belgesi verilirken 5173 kişiye teşekkür belgesi dağõtõldõ. İdareci ve öğretmenlere verilen takdir ve teşekkür belgeleri MEB tarafõndan yayõmlanan 2008/50 sayõlõ ge- nelge doğrultusunda yönetici atamalarõnda önemli bir değerlendirme ölçütü olarak kullanõlõyor. MEB tarafõndan verilen takdir ve teşek- kür belgesi alabilmek için bir yönetici ya da öğretmenin olağanüstü gayret göster- mesi gerekiyor. Takdir belgesi almak için aranan şartlar yönetmelikte şöyle sõralanõ- yor: . Genel bir zarar, felaket ve tehlikenin önlenmesi veya genel bir faydanõn sağlan- masõ için hayatõnõ tehlikeye koyarak gör- evinde olağanüstü gayret göstermesi ve başarõ sağlayanlara. . MEB’in görev alanõna giren konularda bilimsel nitelikte eser vermiş olanlardan bu eserlerinin yarõşma sonucu bir veya bir- kaç ders kitabõ olarak kabul edilmiş yurtiçi ve yurtdõşõ yarõşmalarda derece almõş olan- lara. . Bakan tarafõndan üst üste 3 yõl Teşek- kür Belgesi verilenlerden 4 yõlda da bakan tarafõndan Teşekkür Belgesi verilmesi uy- gun görülenlere. . Yeni buluşlar yapanlara veya mevcut usullerde yararlõ yenilikler meydana geti- renlere. . MEB’e bağlõ döner sermayeli kurum ve kuruluşlarda üretimi, verimliliği ve ge- liri kişisel çabasõ ve girişimleri ile bir ön- ceki yõla oranla önemli ölçüde artõranlara... İdareci ya da yöneticinin teşekkür belge- si alabilmesi için görevinde emsallerine göre üstün başarõ göstermesi ve MEB veya ilgili kuruluşlarca kabul veya tescil edilen çeviri ve derleme türünde eser yayõmlama- sõ gerekiyor. ‘Tesisin açılmasına izin vermedik’ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Sağlõk Bakanlõğõ’ndan, Polonezköy’deki merkezde 19 yaşõndaki Dila Kurt’un ölümüne ilişkin yapõlan açõklamada, “Söz konusu merkezin sağlık tesisi olarak açılması ve işletilmesine ilişkin bakan- lığımızca verilmiş bir izin belgesi bu- lunmamaktadır” denildi. Sağlõk Bakanlõğõ’nca, dün bazõ basõn ya- yõn organlarõnda yer alan “19 yaşındaki Dila’nın ölümü” haberleriyle ilgili yazõ- lõ açõklama yapõldõ. Söz konusu merkezin sağlõk tesisi olarak açõlmasõ ve işletilme- sine ilişkin Sağlõk Bakanlõğõ’nca verilen bir izin belgesi bulunmadõğõ belirtilen açõklamada, bakanlõğõmõzõn konuyla ilgi- li açtõğõ soruşturmanõn derinleştirilerek de- vam ettiği ve sonucunun da en kõsa süre- de kamuoyuna duyurulacağõ bildirildi. ALTILI GANYAN 4 8 2 5 6 6 7 7 5 4 8 3 13 2 2 7/1 8 (Fotoğraf:AA)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog