Bugünden 1930'a 5,498,767 adet makale



Katalog


«
»

CMYB C M Y B 10 EYLÜL 2008 ÇARŞAMBA CUMHURİYET SAYFA HABERLER 5 POLİTİKA GÜNLÜĞÜ HİKMET ÇETİNKAYA Tosunlar... Tosuncuklar... Marksizmi moda olarak gören bir kesim, 1980 sonrası Turgut Özal’ı Atatürk’ten son- ra gelen en büyük “devrimci” olarak görmüş- tü... Türkiye çoğulcu demokrasiye geçtikten son- ra Marksizm en büyük düşmandı. 1960 yılında sosyalizme ilişkin kitaplar Türkçeye çevrilmeye başlandı. Ancak her çe- viri kitap ağır cezalık oldu. 1960’tan 1971’e dek gençler, işçiler, öğretmenler, memurlar, aydınlar bu kitapları alıp okudu. 12 Mart ve 12 Eylül faşizmi Türkiye’de öy- le bir ortam yarattı ki “sol” ezildi, yok edildi. Kenan Evren ve arkadaşları aydınları, ya- zarları, bilim insanlarını, emekçileri ve gençle- ri salt kitap okudukları için işkenceden geçi- rip cezaevlerinde yatırdı. Evlerden milyonlarca kitap toplanıp yakıldı... Marksizmi moda olarak görenler 1983 se- çimlerinde Turgut Özal’ın ANAP’ına destek ver- diler, Nakşiler ve Fethullahçılarla birlikte. Oysa Marksizm moda değil, değişimin ve gelişimin insanlık tarihindeki bilimsel süreciy- di. Çağdaşlığı kavramak, değişimi gerçekleş- tirmek diyalektiğin kuralı değil miydi? Türkiye’deki sosyalist sol bu gerçeği nedense göremedi Sovyetler Birliği’nin yıkılmasından sonra... 70’lerde CHP’yi, 80’lerde SHP’yi, 90’larda ise DSP’yi sol bir parti sanıp peşlerine düştü. Bugün AKP iktidarına alkış tutan kesim, Marsizmin moda olduğunu söyleyen neo-li- berallerdir... Gençlik yıllarında solculuk yapmışlar, 30-40 yaş arasında Sovyetler Birliği yıkılınca “Sos- yalizm bir modaydı, geçti” diyerek kapitalizmin savunucusu olmuşlar, ardından da ABD em- peryalizminin kucağına oturmuşlardır... Bir Marksist değişimini okuyarak geliştirir. Düşüncelerin değişmesi insanın doğasındadır. Peki döneklik nedir? Döneklik emperyalizme uşaklık etmek, eme- ğe ve emekçiye olan saygıyı yitirmektir. Çağdaş bir evrende insanın gelişimi, de- mokrasiyi ve özgürlüğü yaşam biçimi olarak görmesi örgütlenerek olur. Bugün tarikatçı ve dinci kanallarda para kar- şılığı demokrasi ve özgürlük üzerine konu- şanlar, Marksizmi moda olarak görenlerdir. Bunların dincilerle, eski faşistlerle işbirliği yap- malarının tek amacı vardır: Çıkar sağlamak. Çağdaş dünyada insan, bireyin değil toplu- mun çıkarını savunmak için kendi tarihini yazar. Düşünce değişimini geliştirirken “sermaye- emek çelişkisini” göz ardı etmez. Yurtsever olunmadan da sosyalist olunmaz! AKP iktidarıyla, din baronlarıyla, tarikat şeyh- lerinin müritleriyle işbirliği yapan ABD emper- yalizminin bayraktarları Irak’ta kadınların, çocukların öldürülmesi karşısında ne yaptılar? Örneğin yere göğe sığdıramadıkları kimi medya patronlarının ABD’de elini öptüğü Fet- hullah Gülen niçin Türkiye’ye gelmiyor? Henüz Büyük Ortadoğu Projesi’nin Türki- ye ve İran ayağı gerçekleşmediği için. Fethullah Gülen ABD’de görevli! Kendilerine “liberal sol” adını veren dönek- ler niçin bu olayların üzerine gitmezler? İkide bir Kemalizmi yerden yere vuran, “Ay- dınlanma devrimini” aşağılayan, Köy Enstitü- leri’ni “köylülerin okulu” olarak gören dönek- ler “Yeni Dünya Düzeni”nin nimetlerinden ya- rarlandılar. Dikkat edin şeriatçı kanallara, bunlar orada- lar... Yurtseverelere, sosyalist sola, Kemalistlere küfrederek ceplerini dolduruyorlar. 70’li yıllarda vatan, millet, Sakarya, “Ko- münistler Moskova’ya” ve “kör milliyetçilik”, Tür- kiye’de sermaye sınıfının sloganıydı, onlarla iş- birliği yapanlar da milliyetçilik adına solcula- rı, sosyalistleri öldürüyordu... Kanlı 1 Mayıs’lar, Kahramanmaraş katliamı... İşçi sınıfı hâlâ 1 Mayıs’ta Taksim Alanı’na gi- remiyor... Kapitalizmin ilkel aşamasında olan Türkiye, AKP iktidarı sayesinde örgütsüz bir toplum ol- mayı sürdürüyor. Bizim tosunlar ve tosuncuklar da emperya- lizmin kuklası olarak midelerini, ceplerini dol- duruyor! Efelen Tayyip’im efelen; gün senin bayram senin, canımız feda senin için!.. hikmet.cetinkaya@cumhuriyet.com.tr Faks numaramız: 0212 343 72 69 Başbuğ gazetecilerle buluşacak ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Genelkurmay Başkanõ Orgeneral İlker Başbuğ 16-17 Eylül’de gazetecilerle görüşecek. Alõnan bilgiye göre, Genelkurmay Başkanlõğõ Karargâhõ’ndaki görüşmeye bazõ medya kuruluşlarõnõn genel yayõn yönetmenleri ve Ankara temsilcileri davet edildi. ‘Cezayı anlayamadı’ BURSA (AA) - Genç Parti (GP) Genel Başkanõ Cem Uzan’õn avukatõ Şalyan Çõğgõn, müvekkilinin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği iddiasõyla yargõlandõğõ mahkemece, bir rehber eşliğinde “öfke kontrol sistemi” programõna katõlma ile “öfke kontrolü” ve “kişisel gelişim” konularõnda 5 yayõn okuma cezasõna çarptõrõlmasõna şaşõrdõğõnõ söyledi. Çõğgõn, “Kendisi de ne olduğunu anlayamadõ. Bize ‘Cezayõ anlamadõm. Ne yapacağõm ben?’ diye sordu. Bizler de onu netleştirmeye çalõşõyoruz” dedi. CHP’ye iadeli taahhütlü gönderi ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Dõşişleri Bakanõ Ali Babacan, Sheraton Oteli’nde düzenlenen ‘AB ile Türkiye Arasõndaki Sivil Toplum Diyaloğunun Geliştirilmesi Konferansõ’nõn açõlõşõnda yaptõğõ konuşmada, AB sürecinin iç siyasi çekişmelere malzeme edilmemesi gereken bir süreç olduğunu söyledi. Babacan, ulusal programõn CHP’ye iadeli taahhütlü posta yoluyla gönderildiğini söyledi. Babacan, “Biz yine de onlarõn görüşlerine açõğõz. Gelecek 2-3 hafta içinde tüm yorumlarõ bekliyoruz. 7 Ekim’e kadar bu işi olgunlaştõrmak, geniş bir mutabakat oluşturduktan sonra UP’yi resmileştirmek istiyoruz” dedi. Kalkan’a 1 haftada 2 ceza DİYARBAKIR (Cumhuriyet Bürosu) - DTP’li Batman Belediye Başkanõ Hüseyin Kalkan’õn bayramda yaptõğõ mezarlõk ziyaretinde PKK’liler için “şehit” ifadesi kullandõğõ iddiasõyla yargõlanmasõna devam edildi. Diyarbakõr 5. Ağõr Ceza Mahkemesi, “terör örgütünün propagandasõnõ yaptõğõ” gerekçesiyle Kalkan’õn 10 ay hapisle cezalandõrõlmasõna karar verdi. Kalkan, bir hafta önce de “suçu ve suçluyu övmek” suçundan 10 hapse çarptõrõlmõş, ceza daha sonra 9 bin YTL para cezasõna çevrilmişti. Bahçeli, Erdoğan’õ ‘Hanedanlõğõnõ kurtarmak için şantaja varan yöntemlere başvurmakla’ suçladõ ‘Diktatörlük hevesinde’ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - MHP Genel Baş- kanõ Devlet Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’õn adõnõn geçtiği Almanya’daki Deniz Feneri davasõyla ilgili ilk kez yazõlõ açõklama yaparak değerlendirmede bulundu. Bahçeli, 6 yõla yakõn süre- dir ülkeyi yöneten AKP’nin iç siyasette “aldatma, kandır- ma, istismar, çatışma ve partizanlığı”, dõş siyasette ise “teslimiyetçiliği ve ilke- sizliği siyaset anlayışının te- mel ekseni haline getirdiği- ne” dikkat çekti. AKP iktidarõ döneminde siyasi ve ahlaki çürümenin devlet ve toplum yaşamõnõ “kanser” gibi sar- dõğõna işaret eden Bahçeli, “yolsuzluk, vurgun ve ta- lan”õn hâkim anlayõş haline geldiğini kaydetti. Türki- ye’nin bugün AKP’nin yoz- laşan ve kokuşan siyasetiyle sürekli güç ve enerji kaybet- tiğini belirten Bahçeli, “Bu kapsamda peşi sıra ka- muoyuna yansıyan Adalet ve Kalkınma Partisi mer- kezli yolsuzluk ve rüşvet haberleri, millet ve devlet hayatı için endişe verici bir aşamaya gelmiştir. AKP’li bazı belediyelerin oluştur- duğu ihale ve imar çeteleri- nin organize yolsuzlukları, AKP üst düzey yöneticile- rinin bulaştığı utanç verici rüşvet olayları, yandaş med- yayı beslemek için kamu kaynaklarının ulufe olarak dağıtılması tek tek ortaya çıkmaktadır” görüşünü dile getirdi. Türk milletinin, insanlarõn manevi değerlerini istismar ederek “inanç hortumculu- ğu yapan” AKP’nin yolsuz- luk kervanõnõn son yolculu- ğunu izlediğini kaydeden Bahçeli, “Siyaset hiçbir dö- nemde bu kadar kirlenme- miş, Türkiye hiçbir dö- nemde yolsuzluğu ve ka- nunsuzluğu kendisi için bir hak ve imtiyaz olarak gören böylesine lekeli bir iktidar tarafından yönetilmemiş ve diktatörlük hevesleri hiç bu kadar gemi azıya almamış- tır” dedi. Bu kapsamda son olarak Almanya’da uzantõsõ Türki- ye’de bulunan Deniz Feneri Derneği’yle ilgili usulsüzlük iddialarõnõn Başbakan Tayyip Erdoğan’a kadar uzanmasõ- nõn son derece vahim oldu- ğunu belirten Bahçeli, şu gö- rüşlere yer verdi: “Bu iddiaların ciddiye alınması, sonu nereye kadar uzanırsa uzansın tetkik ve tahkik edilmesi elzem bir hale gelmiştir. Konunun Türkiye ayağıyla ilgili ola- rak Cumhuriyet savcıları acilen gereğini yapmalıdır- lar. Ayrıca Devlet Denetle- me Kurulu’nun görevlen- dirilerek, meselenin objek- tif esaslar içerisinde ele alı- nıp araştırılması mutlaka sağlanmalıdır. Başbakan Erdoğan’ın önünü alama- dığı panik ve asabi tavrı, hırçın ve şantaja uzanan konuşmaları bir anlamda da suçluluk psikolojisinin te- zahürleri olarak değerlen- MHP Genel Başkanõ Devlet Bahçeli, Almanya’daki Deniz Feneri soruşturmasõnda adõ geçen Başbakan Tayyip Erdoğan’õn “çatõrdayan hanedanlõğõnõ kurtarmak için ahlaki ölçülere sõğmayan, hõrçõn ve şantaja uzanan konuşmalar” yaptõğõnõ belirterek bunu, “suçluluk psikolojisinin tezahürü” olarak nitelendirdi. Türk yargõsõnõ harekete geçmeye çağõran Bahçeli, “Hiçbir dönemde diktatörlük hevesleri bu kadar gemi azõya almadõ” dedi. dirilmelidir. Bütün kont- rolünü kaybeden Başba- kan, yolsuzluklara yataklık yapmakta ve çatırdayan hanedanlığını kurtarmak telaşıyla siyasi ve ahlaki öl- çülere sığmayan yöntem- lere sarılmayı beyhude bir kurtuluş yolu olarak gör- mektedir. Devlet kurum- larını var olan sorunların halli hususunda sevk ve idare etmesi gereken Sayın Başbakan, bunun yerine, bir suçüstü psikolojisi al- tında, telaş ve aceleyle bir medya grubuyla seviyesi düşük bir polemiğin içine girerek gerilimi yükselt- mektedir. Diğer taraftan, bundan sonra hiçbir şeye göz yumulmayacağını dile getiren Başbakan Erdoğan; bu zamana kadar nelere göz yumduğunu, hangi çı- kar ilişkilerinden beslen- diğini kuşkuya yer bırak- mayacak bir biçimde açık- lamalıdır.” Korku ve baskõ yöntemle- riyle, basõn ve haber alma öz- gürlüğünü kõsõtlama girişim- lerinin geçmişte hiçbir ikti- dara birşey kazandõrmadõğõ- nõ anõmsatan Bahçeli, buna yeltenenlerin akõbetinin ha- fõzalarda tazeliğini korudu- ğuna vurgu yaptõ. AKP zih- niyetinin sahip olduğu eksik ve “mahsurlu” demokrasi anlayõşõnõn adeta yağmacõlõ- ğõn, zenginleşmenin aracõ olarak görülmeye başladõğõ- nõ belirten Bahçeli, kendisi- nin geçen ay içinde yaptõğõ basõn toplantõsõnda önerdiği özerk yapõda bir “yolsuz- lukla mücadele kurulu” oluşturulmasõ önerisinin ye- niden tartõşõlmasõnõ istedi. Bu kapsamda milletvekili dokunulmazlõğõnõn da ada- letten kaçmak için “sığın- ma limanı” olmaktan çõka- rõlmasõ gerektiğini vurgula- yan Bahçeli, milletin de bü- tün bu ahlaki yozlaşma ve vurguna verecek yanõtõ oldu- ğunu söyledi. Ergenekon Savcõsõ Zekeriya Öz hakkõndaki incelemenin basõna yansõma biçimini şõk bulmadõ Şahin savunmaya geçti GÜRSU KUNT ANTALYA - Adli yõl açõlõ- şõ nedeniyle verilen resepsi- yonda, Ergenekon Savcõsõ Ze- keriya Öz hakkõndaki suç du- yurularõnõn incelendiğini be- lirten Adalet Bakanõ Mehmet Ali Şahin, basõnõn bu konuyu haberleştirme şeklini yadõrga- dõğõnõ söyledi. Dağlõca’da şehit düşen Uz- man Çavuş Mustafa Uysal adõna Manavgat’a bağlõ Çar- dak köyünde yapõlan ilköğre- tim okulunun açõlõşõna katõlan Bakan Şahin, basõn mensup- larõnõn Ergenekon davasõ sav- cõsõ ve Deniz Feneri soruştur- masõyla ilgili sorularõ yanõtla- dõ. Ergenekon iddianamesini hazõrlayan savcõ Zekeriya Öz ile ilgili haberleri bazõ yazõlõ basõnda ve televizyonlarda gördüğünü anlatan Bakan Şa- hin, “Yalnız bir savcı arka- daşımızın isminden söz edil- mesini, inceleme konusunda isminden sürekli bahsedilmiş olmasını biraz yadırgadığımı ifade etmek istiyorum. Sav- cı arkadaşlarımız kendile- rine verilen görevleri, hu- kuk çerçevesinde geceli gün- düzlü çalışarak yerine getir- meye çalışıyorlar. Sanki ar- kadaşlarımız yargı görevi ifa ederken suç işliyorlar- mış gibi bir anlayışla, ken- dilerinin haber konusu ya- pılıyor olmalarını şık bul- muyorum” diye konuştu. 1 yõl içinde buna benzer yüzlerce in- celeme yapõldõğõnõ, bunlarõn bazõlarõnõn soruşturmaya dön- üştüğünü belirten Şahin, Öz hakkõndaki raporun tamam- lanmasõ halinde bunu basõnla paylaşacağõnõ söyledi. Şahin, Deniz Feneri davasõ- nõn Türkiye ayağõna ilişkin olarak da davanõn Almanya’da açõldõğõnõ, ancak söz konusu davaya ilişkin Alman yetkili- lerden bir başvuru gelmediği- ni vurguladõ. Bakan Şahin, “Böyle bir dosya geldiği tak- dirde sözleşmenin gereği neyse yerine getirilir. Şu ana kadar böyle bir bilgi gelme- diği için bakanlığımın res’en harekete geçme görevi yok- tur” dedi. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Ergenekon soruş- turmasõnõ yürüten savcõ Ze- keriya Öz hakkõnda başlatõlan inceleme sürüyor. Adalet müfettişinin incele- mesini tamamlamasõnõn ar- dõndan Adalet Bakanõ Meh- met Ali Şahin soruşturma iz- ni verirse, müfettişler soruş- turmaya devam edecek. Sav- cõ Öz hakkõnda disiplin so- ruşturmasõ olabileceği gibi adli soruşturma da gündeme gelebilecek. Müfettişler, ola- sõ disiplin soruşturmasõ kap- samõnda Öz’ün de savunma- sõnõ alacaklar. Müfettişler suç belirlemesi durumunda Ze- keriya Öz hakkõnda disiplin cezasõ teklif edebilecekler. Müfettişliğin teklifi, Bakanlõ- ğõn oluruyla ceza istemi Hâ- kimler ve Savcõlar Yüksek Kurulu’na iletilecek. Zekeri- ya Öz hakkõnda bu cezalardan herhangi birisi verilebileceği gibi Öz’ün suçsuz olduğu ge- rekçesiyle dosya kapatõlabi- lecek. Fındık-Sen’in düzenlediği ve yaklaşık üç bin kişinin katıldığı mitingde konuşma yapan ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras, “Bizi sürüye saymalarını istemiyorsak, başımıza çoban kesilenlere demeliyiz ki artık biz kendi kendimizi yöneteceğiz” dedi. ERDOĞAN ERİŞEN GİRESUN - Giresun’da toplanan fõndõk üreticileri, AKP hükümetinin tarõm po- litikalarõna isyan ettiler. Fõndõk Üreticileri Sendi- kasõ (Fõndõk-Sen) Genel Mer- kezi’nce Giresun’un Bulan- cak ilçesinde düzenlenen fõn- dõk mitingi olağanüstü gü- venlik önlemleri altõnda ya- põldõ. Bulancak Otogar Mey- danõ’nda düzenlenen mitinge yaklaşõk 3 bin üretici katõldõ. Meydana üzerleri aranarak giren üreticilerin görüntüleri polis tarafõndan tek tek kay- dedildi. ÖDP Genel Başkanõ Ufuk Uras ve CHP Giresun Milletvekili Eşref Karaib- rahimoğlu’nun da katõldõğõ mitinge destek veren bazõ ku- ruluşlar, etkinlik başlamadan desteklerini çektiler. Mitingi organize eden ku- ruluşlarõn başõnda gelen Gi- resun Esnaf ve Sanatkâr Oda- larõ Birliği Başkanõ Ali Kara, konuşmacõlar listesinde Uras’õn yer almasõnõ protesto ederek arkadaşlarõyla birlik- te alanõ terk etti. Mitinge ka- tõlan üreticiler, ellerinde “Fın- dık kurdu ampul Tayyip”, “4 liraya koruk fındık bile satılmaz”, “Üretici hesabı- nı sandıkta sorar” yazõlõ pankartlar taşõrken sõk sõk “AKP şaşırma, sabrımızı taşırma”, “AKP halka he- sap verecek” sloganlarõ attõ- lar. Mitingde ilk söz üreticile- re verildi. Üreticiler Başbakan Erdoğan’õ ve bölge millet- vekillerini suçladõlar. Fõndõk- Sen Genel Başkanõ Kutsi Yaşar da konuşmasõnda AKP hükümetini eleştirerek “Artık sabrımız taşmıştır” dedi. Üreticinin TMO kapõlarõnda büyük bir işkence çektiğini belirten Yaşar, şunlarõ söyle- di: “Hükümet için önemli olan geçimi sadece fındık olan 8 milyon üretici değil, bir avuç alivreci tüccarın menfaati ve kazancıdır.” ÖDP Genel Başkanõ Ufuk Uras da konuşmasõnda üreti- cilere örgütlenme çağrõsõnda bulundu. Uras, “Ahlaklı ol- mak, erdemli olmak sömü- rüye karşı mücadele et- mekten geçiyor” diye ko- nuştu. Üreticilerin ekonomi- yi, yurttaşlarõn yerel yöne- timleri belirlemesi gerektiği- ni belirten Uras şöyle devam etti: “Bizi sürüye saymala- rını istemiyorsak, başımıza çoban kesilenlere demeli- yiz ki artık biz kendi ken- dimizi yöneteceğiz. Balıkçı- lar bilir ki ancak ölü balık- lar akıntıda yükselir. Akın- tıda sürüklenen ölü balık ol- mamak için sesimizi yük- seltmeliyiz. Hani Tayyip Bey ‘Ayaklar baş mõ olsun?’ diyor ya, evet efendim ayaklar baş olsun. Büyük başların bu ülkeyi ne hale getirdiğini hep birlik- te gördük. Ayaklar baş ol- sun, haramiler saltanatı son bulsun.” Fõndõk üreticileri Giresun’da AKP’nin tarõm politikalarõnõ protesto etti ‘Haramiler saltanatı son bulsun’ Savcı Öz’ün geleceği bakana bağlı
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog