Bugünden 1930'a 5,439,944 adet makale



Katalog


«
»

CMYB C M Y B GÜNDEM MUSTAFA BALBAY Baştarafı 1. Sayfada Yoksa, Cumhuriyet’le ilgili garip bir bağlantı savı daha mı? Belki de siyasetçi-mafya bağlantısına gön- derme var... Değilmiş... Haber şu: Ergenekon iddianamesinin ek delil dosyaların- da Milli Gazete muhabiri Şaban Kalafat ile eski milletvekili Emin Şirin’in Başbakan Erdoğan’la ilgili telefon konuşmaları da bulunuyor. Konuş- mada, Devlet Bakanı Hayati Yazıcı’nın 1998’de- ki şiir davasında avukatlığını yaptığı Erdoğan’ın mahkûm olmasını önlemek için iki hâkimle bir sav- cıyı satın aldığı iddia ediliyor. Çok ağır bir iddia... Yazıcı doğal olarak sert tep- ki göstermiş: “Alçakça bir iftira... Hiçbir mesnedi yok...” İki kişinin kendi arasında konuşup bilgisiz bel- gesiz böyle bir iddia ortaya atması ve bunun bü- yük bir davanın “belgeleri” arasında yer alması, Ergenekon olayının ne kadar uçsuz bucaksız bir durum olduğunu gösteriyor. 15 ayı bulan Ergenekon soruşturmasında ba- şından beri dile getirdiğimiz konulardan biri şuy- du: Bu dava çok iyi ayıklanmalı, çerçevesi olabil- diğince net çizilmeli... Operasyonu yürüten savcıların, ele geçirdikle- ri tüm bilgileri, dokümanları ayıklamaksızın id- dianameye ve eklerine koydukları anlaşılıyor. Bir başka deyimle, belge değeri taşıyanların mahkeme aşamasında sınıflandırılmasını uygun bulmuşlar. Ancak bu durum Milliyet’in manşetinde oldu- ğu gibi her türlü iddiayı ortaya atmaya açık bir or- tam yarattı. Ergenekon iddianamesinin içinde yer alanlar- la, Türkiye’de kamuoyuna mal olmuş herkesle il- gili bir şey söyleyebilirsiniz. Cumhuriyet’ten Za- man’a, Milliyet’ten Akşam’a her yayın organına gö- re malzeme var. Konunun dava aşaması yargının kendi kuralları içinde yürüyecek. Ancak, kamuoyu, “medya savcılarının” da etkisiyle karmakarışık, param- parça... İşte bu noktada şu soru akla geliyor: Bu dava Türkiye’de hangi kesime yönelik etkiler yaratıyor? Tek tek öne çıkan-çıkarılan unsurlar var ama ge- nel anlamda şu yanıtı verebiliriz: Dava, Türkiye’nin bütününü sarsıyor! Bu yön- de kullanılıyor. Aklımıza iki benzetme geliyor: 1- Belediye otobüsü kırmızı ışıkta geçmiş. Şo- förün yanı sıra tüm yolcuları, o sırada yaya kal- dırımında bekleyenleri ve geçiş hakkının kendi- sinde olduğunu sanıp yola atlayanları da topla- yıp “kırmızı ışık suçlusu” ilan ediyorsunuz. 2- Hizbullah terör örgütüne bulaşmış, aranan birkaç kişi, merkezi bir camide cuma namazı kı- lıyor. Bu saptanıyor. Söz konusu şüphelilerin ya- nı sıra tüm cami cemaatini soruşturma kapsamına alıyorsunuz. Gidiş, AKP medyasına yansıyanlar bu ve ben- zeri çağrışımları yaratıyor. Pek çok kesim “bu davanın ardından temiz bir devlet çıkar mı sorusundan çok, bize bulaşır mı” kaygısında... Böylesi davalar, umutlu bekleyiş yerine belirsiz bir endişeyi öne çıkarıyorsa, amaca ulaşmak için daha baştan büyük bir fırsat kaçırılmış demektir. İnsanların tutuklaşması, kurumların tutuklaş- masını beraberinde getirir... Kurumların bu durumu devlet çarkının dişlilerini kenetler... Bize göre çözüm, en kısa sürede ayıklamadan geçiyor. Aksi halde her şey çürüyecek... Yargı dahil... ankcum@cumhuriyet.com.tr SAYFA 1 EYLÜL 2008 PAZARTESİCUMHURİYET 8 HABERLERİN DEVAMI İstanbul PB 28 Edirne PB 30 Kocaeli PB 27 Çanakkale PB 27 İzmir PB 29 Manisa PB 31 Aydın PB 32 Denizli PB 32 Zonguldak PB 24 Sinop Y 25 Samsun Y 27 Trabzon Y 26 Giresun Y 25 Ankara PB 32 Eskişehir PB 29 Konya PB 31 Sıvas PB 30 Antalya PB 32 Adana PB 35 Mersin PB 33 Diyarbakır B 38 Şanlıurfa A 39 Mardin A 37 Siirt B 38 Hakkâri B 33 Van B 29 Kars Y 25 Oslo PB 19 Helsinki PB 16 Stockholm B 18 Londra Y 20 Amsterdam Y 19 Brüksel PB 19 Paris Y 21 Bonn Y 20 Münih Y 26 Berlin B 27 Budapeşte B 28 Madrid B 32 Viyana B 25 Belgrad B 27 Soyfa Y 26 Roma B 26 Atina Y 28 Zürih Y 21 Moskova Y 13 Aşkabat A 36 Astana A 30 Taşkent A 40 Bakû Y 27 Bişkek A 34 Tiflis Y 21 Kahire B 31 Şam B 37 Yurdun kuzey kesimleri parçalı ve çok bulutlu; Orta ve Doğu Karade- niz kıyıları, Kuzey Ege’nin iç kesimleri ile Artvin, Kars ve Arda- han çevreleri kısa süreli sağanak ve gök gü- rültülü sağanak yağış- lı; diğer yerler az bulutlu ve açık geçecek. Hava sıcaklığı iç bölgelerde 1 ile 3 derece azalacak. ellere önce kına yakılır’ ‘Silah tutacak ANKARA (Cumhuriyet Büro- su) - Türkiye, terörle mücadelede en çok şehit veren ülke olmasõna kar- şõn Anadolu insanõ askerlik çağõna gelmiş gençlerini “ellerine kına yakarak”, coşkuyla askere uğur- luyor. Türk halkõ, uzun süren mü- cadeleye karşõn, “kutsal bir görev”, “vatan borcu” olarak gördüğü as- kerlikten ve uğurlama gelenekle- rinden ödün vermiyor. Askere uğurlama törenlerinin son günlerde trafik kazalarõyla anõlma- sõna karşõn, Türk toplumu askerlik görevini yöresel gelenekleriyle bir- likte yapõyor. Anadolu kültüründe bir erkek için askerlik, yaşamõnõn en önemli dönüm noktalarõndan biri olarak kabul ediliyor. Türk halkõ için “kutsal bir görev ve vatan borcu” sayõlan askerliği hiçbir mazereti olmadan yapmayan erkek “yarım insan” olarak nite- lendiriliyor. Askerlik aynõ zaman- da bir eğitim yuvasõ olarak görül- düğünden, askere gönderme ve kar- şõlama törenleri gururlandõrõyor, hemen herkese duygu yoğunluğu yaşatõyor. Askerlik dönemi gelen gençlerin sevk tarihlerinde sokak- larda “En büyük asker bizim as- ker” sloganlarõ duyuluyor. Bu slo- ganlara son dönemde şehit sayõla- rõnõn artmasõ üzerine “Bu asker gi- decek, geri gelecek” şeklindeki sloganlar da eklenmiş durumda. Yakınlar ziyaret ediliyor Türkiye’nin dört bir yanõnda as- kere uğurlama törenleri arasõnda bü- yük benzerlikler görülüyor. Aske- re gidecek olan genç, yola çõkaca- ğõ tarihten bir süre önce tüm işleri- ni bõrakõp, dinlenmeye çekiliyor. Bu dinlenme sõrasõnda arkadaşlarõyla eğlencelere katõlõyor. Askere gide- cek gençler, yakõnlarõnõ, arkadaşla- rõnõ ve komşularõnõ ziyaret edip onlarla helalleşiyor. Asker adayla- rõ için yemekler düzenleniyor, kõna geceleri yapõlõyor. Gence, askerlikte maddi sõkõntõ çekmemesi için harç- lõk veren yakõnlarõ, çorap, iç çama- şõrõ gibi hediyeler de sunuyor. Ül- kenin hemen her yerinde genç, gi- deceği gün otogarda arkadaşlarõ ve yakõnlarõ tarafõndan davul-zurna eşliğinde halaylarla uğurlanõyor. Ülke genelinde klasik olarak uğurlama törenleri yapõlõrken, bazõ bölgelerde bu törenler farklõ uygu- lamalarla değişiklik gösterebiliyor. Birçok kentte askere gidecek genç için eğlenceler düzenleniyor. Bu eğ- lencelerde asker adayõnõn arkadaş- larõ kuruyemiş yiyerek, geleneksel oyunlar oynayarak, şenlik hava- sõnda sabaha kadar eğleniyor. Bazõ yerlerde, perondan hareket eden otobüsün önü kalabalõk tarafõndan kesilip, otobüsün içindeki asker sa- yõsõ kadar İstiklal Marşõ okunuyor. Kız verilmiyor... Köylerde ise yerleşim biriminin dõşõna çõkarõlan genç, dualarõn ar- dõndan kendisini uğurlamaya ge- lenlerin hepsiyle teker teker veda- laşõyor. Yõllardõr süren geleneğe gö- re büyükler, gencin gözlerinden öperken, asker adayõ bavulunu alõp yola çõktõğõnda, arkadaşlarõ yoluna ayna tutuyor, arkasõndan bir kova su dökülüyor. Bazõ kentlerde askerlik görevini yapmamõş kişilere, diğer bölgelere göre daha olumsuz gözle bakõlõyor. Öyle ki, askerliğini yapmayanlar evlenmek istedikleri kõzõn ailesi ta- rafõndan önce bu koşulu yerine ge- tirmeleri konusunda uyarõlõyor. As- ker uğurlama törenleri birçok yer- de davul ve zurna eşliğinde yapõ- lõrken, Karadeniz bölgesinde şen- liklere kemençe de katõlõyor. Birçok köyde asker, kemençe eşliğinde oyunlar oynanarak, coşku içerisin- de uğurlanõyor. Bayraklarla uğurlanıyor Anadolu’nun değişik kentlerinde gençler yaklaşõk 1 hafta önceden ya- kõn akrabalarõnõ ve arkadaşlarõnõn ai- lelerini ziyarete başlõyor. Gencin as- kere gideceği gün evinin önünde davul zurnalar çalõnõrken, oluştu- rulan konvoylar eşliğinde kent tu- ru atõlõyor. Konvoya katõlan her ara- ca mutlaka Türk bayrağõ asõlõyor. ‘Asker ocağı bir çeşit okul’ Sosyoloji Derneği Başkanõ Prof. Dr. Birsen Gökçe, asker ocağõnõn Türk toplumu tarafõndan bir çeşit okul kabul edildiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptõ: “Askere giden genç, yaşamın bütün aşamalarını öğrenir. Oku- ma yazma bilmiyorsa orada öğ- renir, nüfus planlamasını orada öğrenir. Yetişkin bir insan olarak toplumda neler yapması gerek- tiğini orada öğrenir. O yüzden de çok özel bir yeri vardır. Öte yandan mukaddes bir görev ola- rak algılanır. Şehitlik mertebesi dinle de bütünleştirilerek algıla- nır. Askerlik sorumluluğunu id- rak eden kişi yetişkin bir birey olarak ailesine döner.” ‘Askerliğin yeri ayrı’ Batõ’da Türkiye’dekine benzer askere uğurlama törenleri olmadõ- ğõna işaret eden Gökçe, “Bir kere Batı ile Türkiye arasında tarihsel süreç farklılığı var, ikincisi bizim görgümüz, geleneğimiz farklı. Batı’da daha çok paralı askerlik yapılıyor. Ancak bizde böyle de- ğil. Bu nedenle askerliğin bizde- ki yeri ayrıdır” diye konuştu. As- kerliğin kişinin toplumdaki yerini belirlemesi açõsõndan da önem ta- şõdõğõna işaret eden Prof. Dr. Birsen Gökçe, “Evlilik, iş sahibi olma ko- nusunda askerlik hizmetini yap- mış bir insan daima erişkin olmuş oluyor” dedi. Türk halkõ, yõllardõr süren terörle mücadeleye karşõn, ‘kutsal bir görev’, ‘vatan borcu’ olarak gördüğü askerlikten ve uğurlama geleneklerinden ödün vermiyor. Türkiye’nin dört bir yanında aske- re uğurlama tö- renleri büyük benzerlikler gös- teriyor. Askere gidecek gençler, arkadaşlarının ve yakınlarının omuzlarında, da- vul zurna eşliğin- de vatani görevle- rini yapmaya uğurlanıyor. Geleceğin arabalarõ yarõştõ TÜBİTAK tarafından düzenle- nen “Güneş Arabaları Yarışı Formula G” ve “Hidrojen Ara- baları Yarış-Hidromobil”in fi- nalleri İzmir Yarış Pisti’nde ya- pıldı. Finallere 23 üniversiteden 25 güneş arabası ile 16 hidrojen arabası katıldı. 2 aracın ta- mamlayamadığı Formula G’de birinciliği İstanbul Teknik Üni- versitesi’nden “İtüra’’ isimli otomobil kazandı. İkinci sırada aynı üniversiteden “Ariba-2’’ üçüncü sırada ise Boğaziçi Üni- versitesi’nden “59-R’’ adlı oto- mobil yer aldı. Hidromobil ya- rışını ise Makine Mühendisleri Odası’ndan “Poseidon-2” kaza- nırken ikinciliği ODTÜ’den “Hidroaktif”, üçüncülüğü ise “Hidroana” isimli araçlar elde etti. (Fotoğraf: AA) İstanbul Haber Servisi - İstanbul’da 2008-2009 balõk avõ sezonu dün Yenikapõ Su Ürünleri Hali’nde Ulaştõrma Bakanõ Binali Yıldırım’õn da katõldõğõ törenle açõldõ. Törende, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Su Ürünleri Hal Müdü- rü Arif İrfan Eker, İstanbul Balõk Komisyonu Derneği Başkanõ Mahmut Uçan, İstanbul Ba- lõk Müstahsilleri Derneği Başkanõ Ahmet Me- nekşe birer konuşma yaptõ. Ulaştõrma Bakanõ Yõldõrõm, İstanbul’da Gürpõnar beldesinde dünya normlarõnda bir su ürünleri halinin ya- põlmasõ projesine başlandõğõnõ belirtti. Yeni su ürünleri yasasõnda balõkçõlarõ olumsuz etkile- yecek düzenlemelerin olmamasõ için çaba gös- tereceklerini ifade eden Yõldõrõm, “Ancak bu konuda da AB’ye uyum sağlamak duru- mundayız” dedi. Yõldõrõm daha sonra balõkçõ takasõyla denize açõlarak av sezonunu başlattõ. Balık avı sezonu açıldıHastanede ihmal iddiasõ Karınağrısışikâyetiyleaynıhastaneyebirkaçkezgiden18yaşındakiArzuYaşar,‘birşeyi yok’ denilerek geri gönderildi. Hastaneye son gidişinde bayılan Yaşar, yaşamını yitirdi. İZMİT (Cumhuriyet) - İzmit’te karõn ağ- rõsõ şikâyetiyle birkaç kez hastaneye başvuran ancak yaşamõnõ yitiren MHP Milletvekili Cumali Durmuş’un da yeğeni olan 18 ya- şõndaki Arzu Yaşar’õn ölümünde doktorlarõn ihmali olduğu iddia edildi. İddiaya göre Alikahya Beldesi’nde oturan Ar- zu Yaşar 25 Ağustos akşamõ şiddetli karõn ağrõ- sõ şikâyetiyle babasõ Metin Yaşar tarafõndan; te- davi edilmek üzere özel hastaneye götürüldü. Bu- rada görevli doktorlar tarafõndan muayene edilen Yaşar ‘bir şeyi olmadığı’ gerekçesiyle evine gön- derildi. 1 hafta boyunca hastaneye gidip-gelen Ya- şar, aynõ gerekçelerle geri gönderildi. Arzu Ya- şar dün saat 03.00 sõralarõnda şiddetli karõn ağrõ- sõ şikâyetiyle ailesi tarafõndan hastaneye götürüldü. Ailesi şikâyetçi olacak Serum takõlan Arzu Yaşar evine gönderile- ceği sõrada baygõnlõk geçirdi. Yoğun bakõma alõnan Yaşar saat 06.30 sõralarõnda öldü. Kõ- zõnõn ölümünde doktorlarõn ihmali bulundu- ğunu savunan babasõ Metin Yaşar, doktorlar ve hastane yönetiminden şikâyetçi olacağõnõ söyledi. MHP Kocaeli Milletvekili Cumali Durmuş, “Aynı hastaneye 5 kez giden Ya- şar, son gittiğinde baygınlık geçirmiş ve yo- ğun bakıma alınmış. Dün de yoğun bakımda yaşamını yitirdi. Doktorlar, ölüm nedeni- ni bağırsak düğümlenmesi olarak belirle- di. Bu rahatsızlığın belirlenmesi çok basit- tir ve her doktor anlayabilir. Özel hasta- nelerin çoğunda bu tür şikâyetler oluyor. Kızın ölümüyle ilgili doktorların ihmali ola- bilir. Bu yüzden ailesi sorumlular hakkın- da şikâyetçi olacaktır” diye konuştu. İstanbul Haber Servisi - CHP İs- tanbul Örgütü, 1 Eylül Dünya Barõş Günü’nü yaklaşõk 5 bin kişinin ka- tõldõğõ açõk hava konseriyle kutladõ. Şölende konuşan CHP İstanbul İl Başkanõ Gürsel Tekin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’õn Refah Partisi İl Başkanõ görevindeyken, Er- doğan öncülüğünde ABD ve İsrail bayraklarõ yakõldõğõnõ ve savaş çõ- ğõrtkanlõğõ yapõldõğõnõ belirterek, “Bugün ne oldu da bu iki bayrak karşısında esas duruşda durmaya başladınız” dedi. Üsküdar Selimiye Stadõ’ndaki Barõş Şöleni’ne Deniz Baykal, Parti Meclisi toplantõsõnõn uzamasõ nedeniyle katõlmadõ. Genel Se- kreter Yardõmcõsõ Mehmet Sevi- gen ve Genel Başkan Yardõmcõs Bihlun Tamaylıgil’in yanõ sõra MYK üyeleri ve belediye başkan- larõnõn katõldõğõ barõş şöleninde, yurttaşlar Edip Akbayram, Sa- bahat Akkiraz, Volkan Konak ve Gamze Akkuş’un türkü ve şarkõ- larõyla coştu. CHP Genel Başkan Yardõmcõsõ Bihlun Tamaylıgil de barõş ve özgürlük kavramlarõnõn, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurtu- luş mücadelesinin özü olduğunu belirterek, “O kurtuluş mücade- lesinin nedeni vardı ki, dünya onu yüzyılın lideri ilan etti. Çün- kü Mustafa Kemal, barış için, egemenlik için bir savaşa lider- lik etti. Birileri gibi, dünyaya sö- mürge ve emperyalist güç baskısı uygulamak için binlerce kilo- metre okyanuslar aşarak savaş ve işgal yapmak için değildi. Bi- zim savaşımız özgürlük, barış içindi” diye konuştu. CHP’den barõş şöleni 5 BİN KİŞİ KATILDI
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog