Bugünden 1930'a 5,500,335 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 9 MAYIS 2008 CUMA HABERLER DUNYADA BUGOV ALt StRMEN Rehn ve AB'nin İnandırıcılığı AB'nin Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn, Milliyet gazetesinden Semih Idiz ile yaptığı söy- leşide, kuruluşunun Türkiye'de kimleri hasim ola- rak gördüğünü açıkça dile getiriyor ve bir kez da- ha AKP'ye arka çıkıp, kapatma davasını da siya- sal bir girişim olarak niteliyor. Barrosso'dan Rehn'e, Rehn'den Lagendijk'e AB'nin çeşitli organ ve kişileri, Türkiye'deki anaya- sal uygulamalara karışıyor, siyasal partiler hakkında Türk halkının vermesi gereken hükümler veriyorlar. Işin garibi "lumpen liberaller"\m\z Türkiye'de ana- yasal bir organın Anayasa'dan aldığı yetki ile AKP hakkında yine Anayasa ve Siyasal Partiler Yasa- sı'na göre kapatma davası açmasına kıyamet ko- parır, bunu demokrasiye aykırı bulurken, AB yet- kililerinin başka bir üye ülke ile ilgili olarak asla yap- mayacakları müdahalelerini son derecede olağan karşılayabiliyorlar. Kimse çıkıp da "Türkiye AB'ye üye ülke, bu ar- tık AB'nin de iç işi sayılabilir" diyerek insanlan kan- dırmaya çalışmasın. AB Fransız Anayasa Mah- kemesi'nin kararlarına karışabilir veya onun hak- kında fikir beyan edebilir mi? Fransız Anayasa Mahkemesi veya Danıştayı ya da Yargıtayı'nın karariarının incelenebileceği birtek Avrupa kurumu vardır, o da AlHM'dir. AİHM de Refah Partisi davasında verdiği kararda, olaya hiç de Olli Rehn ya da diğer politikacılar gi- bi yaklaşmadığını göstermiştir. ••• Olli Rehn, Semih Idiz ile söyleşisinde, llhan Sel- çuk'un sabah saat 04.00'te evi basılarak gözaltına alınması, üç gün emnıyette tutulması. sorgulamasında özel hayatının didik didik edilmesi, telefon konuş- masının tutanaklarının ortalığa saçılması karşısında AB'nin tepkisiz kalması konusunda "Kendisinin ulu- salcı olması, kendisine yapılan insan haklan ihlalinin görmezden gelınmesını haklı çıkarır mı" yollu soru- ya da çok ilglnç bir yanıt veriyor: -... AB Komisyonu'nun bir istihbarat servisi yok, bazı olaylar hakkında benim görüş bildirmem ko- lay ama bazı olaylar daha zor. Sonra da ekliyor: -... Ama Ergenekon davası çok önemlidir; bu Türkiye'de hem yasamanın, hem de asayiş uy- gulayıcılarının çalışmaları hakkında gösterge ola- cak bir davadır. Doğrusu, Olli Rehn'in bu yanıtları hem kendisi- nin hem de kuruluşunun inandıncılıkları konusunda ciddi kaygılar uyandırıyor. llhan Selçuk'un gözaltına alınış biçimi bütün ga- zetelere manşet, bütün televizyon kanallarının ana haber bültenlerinde birincl haber oldu. Olli Rehn nasıl oldu da bütün dünya ajansları- nın geçtiği bu olaydan haberdar olmadı? AB'nin Türkiye'de bir temsilciliği yok mu? Yoksa AB'nin temsilciliği, insan haklan açısından Türk yurttaşlannı "haklan güvence altına alınması gerekenler ve gerekmeyenler" olarak ikiye mi ayırıyor? Ya da temsilcilik görevini yapıyor da AB'nin üst or- ganları ve kişileri mi böyle bir ayrım uyguluyorlar? ••* Türkiye'de istihbarat örgütleri bulunmadığı için, bazı konulardan haberdar olmadığını söyleyen Ol- li Rehn, henüz iddianamesi hazırlanmamış olan, hakkında yayın yasağı bulunan Ergenekon dava- sının çok önemli olduğunu, hangi bilgiye ve bel- geye dayanarak biliyor ve ileri sürüyor? Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'na veya Anaya- sa Mahkemesi'ne Avrupa müktesebatı ile ilgili ol- mayan telkinlerde bulunan Olli Rehn, aynı Avrupa müktesebatının savcıların kovuşturdukları konular- da, makul bir süre içinde, ki bu da altı ay olarak be- lirtiliyor, iddianame hazırlayıp dava açmalarını ön- gördüğünü nasıl görmezden gelebiliyor? Bütün bu çelişkiler, Olli Rehn'i ciddiye almamı- zı engelliyor. Rehn bize ders vermeye kalkarken, Avrupa mük- tesebatını da bir yana bırakıyor. Lumpen liberallerin alkışladıkları bu tavrı kını- yoruz. Çünkü biz ulusal varlığımıza ve değerlerimize, bağımsızlığımıza, özgürlüğümüze, laiklik ilkesine bağlıyız. Bu yüzden de AB'nin temsilcilerinin sömürge va- lisl tavırlarını içimize sindiremiyoruz. Tıpkı AB'nin Türkiye'de demokrasi ve laikliğin güvencesi ol- duğunu ileri süren aklı evvelleri de içimize sindi- remediğimiz gibi... asirmendcumhuriyet.com.tr DENEYİMLÎ YAYTMCILARA TASFÎYE TRTde dinciliğe vize FIRAT KOZOK ANKARA - TRT Yasa Tasansı ile Yayın De- netleme Kurulu'nun adı Yayın Denetleme ve Ko- ordinasyon Kurulu olarak değiştiriliyor. lsim deği- şikliği nedeniyle, kurulda görev yapan ve dinci ya- yınlara vize vermeyen üyeler "araştırmacı" kad- rosuna atanarak başka görevlere kaydınlabilecek. TRT'nin taıtışmah tasansıyla deneyimli yayın- cılann tasfiyesiniıı de önü açılıyor. Yasa tasansına eklenen ve kaldınlan, ismi değiştirilen ya da bir- leştirilen birimlerdeki personelin "araştırmacı" kadrosuna atanarak başka birimlerde görevlendiri- lebilmelerini sağlayan düzenleme ile Yayın Denet- leme Kurulu'nun yapısı da değiştirilecek. Tasarı uzerinde yapılan son değişikliklerle Yayın Denet- leme Kurulu'nun adı "Yayın Denetleme ve Koor- dinasyon Kurulu" oldu. Böylece araştırmacı kad- rosuna atanacaklar arasına kurul üyeleri de eklen- di. Değişikliğin ardından TRT Genel Müdürii tb- rahim Şahin, Yayın Denetleme Kurulu üyelerini tasfiye ederek istediği isimlere "denetim" yaptıra- bilecek. TRT yönetimi bir süre önce bazı program- lan Yaym Denetleme Kurulu'nun denetiminden kaçuabilmek için canlı yayımlamaya başlamıştı. tranlı gazeteci Pervin Ardalan, ülkesinde yaşananları örnek göstererek Türk halkmı uyardı Türbana karşı uyanık olun' Haber Merkezi - Türbanın ül- kesinde nasıl yaygınlaştığını an latan tranlı gazeteci Pervin Ar- dalan, "Türkiye'de türban ser- bestisini ancak laikükten ödün verilmeyecekse desteklerim. Ül- kelerimiz bu demokratik ol- gunluğa erişmeli. Yine de gö- zünüz açık olsun" dedi. Ardalan, ülkesin- de kadma karşı ay- nmcılıkla mücadele etmek için başlattığı "1 Milyon lmza Kampanyası" ile 75 bindolarlıkOlofPal- me Barış Ödülü'ne değer görüldü. Ga- zeteci, lsveç'tekitö- rene gitmek için bindiği uçaktan indirildi ve "toplum düzenini bozma" suçundan 2 yıl hapis ce- zasına çarptınldı. 3 yıl içerisinde bu "suçu" tekrar ederse, ertelenen cezasını çekmek için hapse gire- cek olan Ardalan, "Mücadeleme devam edeceğim" diyor. • Ardalan, "Bize önce 'tstertakın, ister takmayın, serbesti var' dediler. Fakat önce devlet dairelerine, sonra kamusal alanm her noktasına bunu yaydılar" diye konuştu. NTVMSNBC'ye konuşan Ar- dalan, Türkiye'de türbandan bah- sedilecekse "ideoloji"nin dikka- te alınması gerektiğini vurguladı. "İdeoloji, yavaş yavaş her şeyi kontrol altına alır" diyen Arda- lan şöyle devam etti: "Iran'daki devrim lslam dev- riıııi olduğu kadar, kadın hak- lanna karşı bir dev- rimdir ve siyasidir. Vücudunuzun bir parçası açık görül- düğünde günah sa- yılıyor. Fakat ya- sak, durumun pa- lazlanmasına yol açıyor ve daha faz- la kadın 'seksi' gö- rünmek istiyor. Bize önce 'tster takın, ister takmayın, serbesti var' dediler. Fakat önce devlet dai- relerine, sonra diğer resmi dai- relere ve kamusal alanın her noktasına bunu yaydılar. Tür- kiye'de bununla ilgili gözü açık davranmalısınız." İĞNELt FIRÇA ZAFER TEMOÇlN POLIS UZAYDAN Mİ GELDİ?! DİYEREK 1 MAYIS ŞİDDETİNİ SAVUNAN BAŞBAKAN HAKLI! .UZAYDAN GELEN•••••*•«•••••••••••••••••••••••••UZAYDAN GELMEYEN. namikzafer@yahoo.com HÜKÜMETl MAYIS'TA DEVLET GÜCÜNÜ LEHÎNE KULLANDI ANNENİZİ m AKP' nin 'emniyet'i ENÇOK MUTLU EDECEK HEDİYEYİ \ %25 GOTURE" • 10 Mayıs tarıhlen arasmcla \nneler Günü"nc özel ıııdirımler Sİ2İ b Standarl gû ıdarimlı »rde taşıma flyatı üzeriı ı len' >25 r» lirim vuriK. ı Ambalajlı ürünU rinch %26 l'ndlrim 'I'I.IIIM, ı VII' ürüı ıl< nindı " ı25 fndlrim fl( Annelaı Qünü nde tı ilimai aara ıi < yurhçi ÎLHANTAŞCI ANKARA - Eski tçişleri Bakanı Sadettin Tantan, hükümetin ülke - yi yönetememesi nedeniyle top- lumda güvensizlik oluştuğuhalşa- ret ederek "Hükümetin devletin gücünü kendi lehine kullandığı imajı çok güçlendi. 1 Mayıs'a gi- dilen süreçte hükümetin tutarsız değerlendirmelerinin yarattığı gerginlik olayları tetikledi" dedi. Tantan, 1 Mayıs olaylarındaki polis şiddeti ve hükümetin bundaki etkisini değerlendirdi. Son dönem- de güvenlik alanındaki kimi geliş- melerin siyasetteki yozlaşma ve si- yasete karşı güvensizlikten kay- naklandığını belirten Tantan, u Si- yasete güven duymayan halk, her olayda komplo teorisini gündeme getiriyor" dedi. Tantan, "sürekli rc- form söylemini dilinden düşür- meyen iktidarın" buna yönelik altyapı hazırlığım yapmamasuıı da eleştirdi. 1 Mayıs'ta yaşanan olay- ları ıı hiçbir şekilde kabul edileme- yeceğini vurgulayan Tantan, "Ya- şanan olaylarda polisin değil si- yasetçilerin hükümetin 1 Mayıs'a gidilirkcnki söylemlerine dikkat etmek lazım. önce bayram dedi- ler. Sonra işçi sendikası temsilci- leriyle Taksim için bir araya gel- diler. Sonra da 'Taksim'e sok- mam' diyerek gerginlik ortamını yarattüar. Bu gergin ortamın so- nucu olarak olaylar yaşandı" di- ye konuştu. Tantan, hükümetin mu- hataplanna, çıkıp devlet adına "Şu- nu yaparsanız bunu yaparım" diyemeyeceğini belirterek "Yasalar açıktır ve uygulayıcıları belüdir. Orantılı-orantısız gücün kullanı- mını hükümet tartışamaz. Olay- lardaki tahrik gücüne göre aınir- ler güç oranını belirler" dedi. Tantan, "Hükümet, devletin iın- kânlarını kendi lehine kullanı- yor izlenimi yarattı. özellikle de güvenlik ayağımn içi boşaltıldı. Hükümetçe güvensizlik ortamı yaratıldı. Yaşananlar tamamen bunların yansıması" değerlendir- mesini yaptı. Bir emniyet yetkilisi de polisin emir-komuta zinciri içerisinde mü- dahale ettiğini belirterek "Orantı- sız gücü kullanan bakımından bireysel sorumluluk kalkmaz. Ama talimat aldığında güç kul- lanmak durumunda. Talimatı uy- gulamaması durumunda bir so- run var demektir" dedi. Mezan için yeni iddia 'Güney'i elbisekri ile toproğaverdüer 9 BEKtRŞAHtN GAZİANTEP - Adana Sıkı- yönetim Mahkemesi'nin karany- la 1981'de idaın edilen Veysel Güney'in mezar yeriyle ilgili be- lirsizlik yıllardır devam ediyor. Adının açıklanmasını istemeyen bir kişi, yerel yayın yapan Hâki- miyet gazetesine giderek Gü- ney'in mezarını bildiğini öne sür- dü. O dönem mezarcılık yaptığı- nı ifade eden kişi, şöyle konuştu: "Veysel'in mezan olduğu iddia edilen yer ona ait değil. O gün 8 cenaze gömüldü. 4'ü erkek, 4'ü de kadındı. Veysel, elbiseleri ile çarçabuk toprağa verildi. Veysel, o gün bir kadımn me- zarının yanında gömüldü ve mezarınm tam karşısında bir trafo vardı." Bu iddianın ardın- dan Güney ailesinin avukata İnan Öztürk, mahkemeye başvurdu. Öztürk yaptıklan inceleme sonu- cunda söz konusu mezann büyük olasıhkla Veysel Güney'e ait ol- duğunu tespit ettiklerini söyledi. RENAULT ALANA (P)ARK ALANI IS P ARK \ İSTAHBUL' rwww.ranault.com.tr RENAULT VEYA DACIA ALAN HERKESE 1 YIL BOYUNCA İSPARK'TAN PARK YERİ BEDAVA. Mayıs 2008 tarihinden itibaren Renault veya Dacia otomobil alan herkes Istanbul'dakl tüm Ispark otopark noktalarından ücretsiz yararlanma hakkı kazanıyor. Otomobilinizi, park kartınızı aldığınız tarlhten itibaren 1 yıl boyunca, açık ve kapalı otoparklara 12 saat, yol üzerindekllere ise 2 saat süreslnce ücretsiz park edebllirsiniz. Ticarl araçlar ve taksiler kampanyaya dahll değildir. RENAULT
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog