Bugünden 1930'a 5,498,464 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA 1 CUMHURİYET * * * * 9 MAYIS 2008 CUMA 18 Istanbul HABERLERIN DEVAMI TURKIYE 17 Sinop B 14 Adana Edirne Kocaelı 18 Samsun B 14 Mersin 19 Trabzon Çanakkale B 17 Giresun Izmir PB 23 Ankara ]2_ Diyarbakır '13 Şanlıurfa B 16 Mardin Manisa B Eskişehir B 15 Siirt Ayıiın PB 24 Konya B 14 Hakkâri Oonı/li B 21 Sıvas B 10 Van Zonguldak Y 15 Antalya PB 23 Kars 0AÇ'" |1 b u | u t l u Tum yurt parçalı çok bu- lutlu, Marmara'nın ku zeyi, Doğu Karadenı/, Doğu ve Guneydoğu Anadolu ile Zonguldak, Bartın, Adana, Osmanıye, Iskenderun, Hatay ve K Maraş çev- relerı sağanak ve gök gurultülu sağanak ya- ğışlı geçecek. Hava si- caklığı, doğu bölgelerde 2 ıla A derece azalacak. DIŞ MERKEZLER Oslo Helsınkı Stockholm Lorıdra Amstordam Bruksel Paris fioıın B B B PB PB PB F J EJ B 21 13 21 24 23 24 26 Münih B 24 Zürih Borlın Hudape; Madrıd Vıyarıa Belgrad Soyfa Roma Atina B jte PB Y PB Y Y PB Y 22 20 22 19 19 17 21 21 PB 25 Şam Moskova Aşkabat Astana I aşkent Bakû Bişkek Tiflis Kahıre: PB PB PB B PB PB Y B 14 27 27 28 18 31 19 25 B 21 Bulutlu , Çok bulutlu > V'.tcjıınıılıı GUNCEL Cİ'llNKYT AKCAYİ'lRKk • Baştarafı 1. Sayfada yerneğindeki açıklamaları da partinin kapatıl- ması olasılığını sindirdiğini gösteriyor. Yemekte söylediklerini anımsayalım: Parti kapatılırsa AKP'nin devamı olan yeni bir par- ti kuracak veya kurulacak. Parti liderliği siyasal yasakla önlenirse hemen yapılacak erken seçime bağımsız olarak girecek ve buna da yasal olanak bulamazsa bir sivil toplum ör- gütünün başına geçerek yoluna devam ede- cek. Bu irdelemeleri yalanlamak için üç açıkla- ma yaptı ve fakat ikinci açıklamada sohbet içeriğindeki sözlerin yazıldığını ifade ederek RTE, kapatılmadan sonraki süreçle ilgili açık- lamalarını doğruladı. • •• RTE'nin AKP kapatılırsa açılacağını söyle- diği "yeni ve farklı bir dönemin başlangıcı" ne- dir acaba? Yeni partinin, eski AKP'nin "yoluna devam edeceği" zaten Anayasa Mahkemesi'ne ver- diği savunmada yazılı. Türban, imam hatipler, Kuran kursları gibi laikliğe karşı koyan konularda AKP'nin mev- cut politikalan sürdüreceği mesajları veriliyor. RTE'nin "Yargıtay Başsavcısı'nın iddiana- mesine cevap" olarak nitelediği savunmanın bir çeşit siyasal manifesto olacağını öne sür- mesi, iddianamede yazılı olan laikliğe aykırı fi- illeri belgelerle karşılayamadıklarının kanıtı. AKP, laikliğin odak noktası olduğunu öne süren iddianamede sıralanan öğelere sa- vunmada inandırıcı kanıtlar sunacağı yerde Başsavcı Yalçınkaya'ya saldırıyor. Başsavcıda algılama sorunu var, diyor. Gerçekleri tersyüz ettiğini, kavramlan birbiri- ne karıştırdığını söylüyor. Başsavcı hukuksal ve siyasal meşruiyeti ol- mayan, doğruları araştırmayan ve saptama- yan önyargılı, uyduruk deliller içeren bir id- dianame yazdı, diyor. Bu suçlamaları karşılayacak, laikliğin odak noktası olmadığını kanıtlayacak delil, belge ve- ya bir olay gösteremiyor. Savunma, dışı cilalı içi boş kişilere özgü, ku- lağa hoş gelen tek bir ses çıkarmayan çoban kavalı gibi! • • • Cevap mı savunma mı her neyse; 12. say- fasında "Yargıtay Başsavcılığı'nın resmi ka- yıtlarında Adalet ve Kalkınma Partisi'nin 'AK Parti' olarak belirtilmesine rağmen, iddiana- mede ısrarla 'AKP' şeklinde kullanılması siyasi bir tavrın göstergesidir" deniliyor. Bu, kurulduğu günden beri kendini ve ku rucularını zemzem suyuyla yıkanmış tertemiz bir topluluk gören ve göstermeye çalışanla- ra özgü bir ifade olsa gerek. Oysa.. partiye "Ak" demeye dili varmayan- lar, Aaa....Ka....Pe demeyi yeğliyorlar. • • • Eğri oturup doğru konuşalım. Savunmayı savunan sözleri, akşam yemeğinde söyle- diklerini doğrulayan Başbakanlık açıklamaları RTE'nin birden hayli geliştiğini gösteriyor. Yıllardır her doğruyu yalanlayan, eşyanın ta- biatına aykırı açıklamalar yapan RTE, yerini ar- tık gerçeklere boyun eğdiğini sergileyen RTE'ye bırakıyor. Hiç değilse gerçekleri, doğrulan ve geleceğe dönük sakladığı planları açıklayan doğrular yönde konuşmalar yapabiliyor. RTE'nin kapatılma olasılığını kabul edip sindirmesi bile geliştiğini ve değiştiğini gös- teren bir olay, değil mi? Aynntılarda kaybolmadan, ana dişlilere baktığımızda Ortadogu'da "esas oyunla küçük oyunlann iç içe geçtiğini görüyonız." Türkiye cephesinde, esas oyun yerine "küçük oyunlar ve araçlar" öne çıkanlıyor; sanki, esas oyun muş gibi, bunlar gösteriliyor. Sahneye konan esas oyun ne? ABD, Ingiltere ve IsraiPin sahneye koyduğu ve AB'nin büyük ölçüde desteklediği "büyük oyun" şunlar- dan oluşuyor: - Kafkasya.Karadeniz, Doğu Akdeniz, Körfez dörtgeninin ABD, Israil, AB denetimine (işgaline) so- kulması. - Bunun için Türkiye, Iran ve böl- gedeki Arap ülkelerinde gerekli si- yasi, askeri, iktisadi düzenlemele- rin yapılması. Bu operasyon adı ge- çen ülkelerde rejim değişikliklerini ve bölünmeleri zorunlu kılıyor. Ayrıca, gerçek demokrasinin ke- sinlikle kurulmaması gerekiyor. ABD ve AB askeri araçlar yanında Batı'nın elindeki iktisadi kurumla rı (ve güçleri) kullanıyorlar. Hatta, Vatikan'ın ve Islamcıların bu arnaç için devreye sokulduğunu görü- yoruz. ABD, AB ve Israil'in en rahat oy- nadığı ve yönlendirdiği ülke Türkiye'dir, şöyle ki; - Serbest piyasa ve stratejik sektörler kanalı ile Batı'nın dev şirketleri (ve devletleri) bizi dene timlerine geçiriyorlar. - Ülkemiz AB, IMF ve Dünya Bankası gözetimi altına sokulmuş; Ankara'yı, ulusal ve makro planlar yapamayacak, makro politikalar BIÇAK SIRTI EROL MANtSALI Ortadogu'da Büyük ve Küçük Oyunlar uygulayamayacak bir konuma ge- tirmiş. - BOP ve yeni "küreselleşme misyonuna" göre düzenlenen NA- TO, "Türkiye'nin ulusal inisiyatifal- masını engelleyen" bir işlevsellik içi- ne sokulmuş. Türkiye'nin çevresinde ve içinde bu mekanizma aleyhimize nasıl yürütülüyor; 1) AKP iktidarı (ve üst yönetimi) VVashington ve Brüksel tarafından kontrol edilebilir hale sokulmuş (*)• 2) Türkiye'deki bürokrasi, "ABD.AB ve Israil'in taleplerine uyum sağlayacak" bir kıvama ge- 3) Sünni Islamcı kimi liderler ve odaklarla, "Ortadogu'da Batı'ya bağlı bir Sünni kuşağı konusunda" anlaşmaya varılmış. AKP bu mis- yonun içine itiliyor. 4) Bazı büyük sermaye çevrele ri ve bölücüler ile genel bir muta- bakat sağlanmış. Araçlar ve amaçlar... Yukanda belirtilen hedefiere kar- şı Ankara bir politika ortaya koya- mıyor. Çünkü karşı politikaları be- lirleyecek siyasiler ve güçler, "yu- kandaki manzara yerine.ikinci de- recede meselelerle uğraşıyoriar." Esas meseleye parmak basa- mıyorlar. Kuzey Irak'taki oluşu- mun 1991'den itibaren ABD, Ingiltere ve Israil planlı bir biçimde yürütüldüğü halde, "esas muhata- bı" görmeden, "onlann ürettikleri araçlarla uğraşıyoriar." - AKP, "ABD veAB'ye bağımlı ol- duğu, onun desteğine muhtaç du- ruma geldiği için bunu yapamıyor." - Bürokrasi, "dolaylı yollarla ba- ğımlı duruma sokulduğu için" esas meseleye girmeden, "vaziyeti ida- re ediyor, günü kurtarmaya, statü- koyu konımaya çalışıyor." - Bazı büyük sermaye çevreleri, "Batı tekelleıine bağlı duruma ge- tirildikleri için", kendi piyasalarını göz göre göre yabancılara terk ediyoriar. AB süreci, bu operas- yonu güçlendiriyor. Esas sorunla yüzleşmek... - ABD ve AB ile yüzleşmeden PKK sorunu çözülemez. Güneydoğu'da istikrar sağlana- maz. Ne AKP üst yönetimi, ne de bürokrasi bu yüzleşmeyi istemiyor, işlerine gelmiyor. Kendilerini ayak- ta tutmayı, günü geçirmeyi tercih ediyoriar. - Türkiye'de gerçek demokrasi işlemediği için bu yüzleşme yapı- lamıyor. Yönetimdeki oligarşi, "Batı taleplerini karşılayarak örtülü iş- birliöini sürdürmek zorunda." - Hginç bir çelişki var; "statüko- yu sürdürmek için işbirtikçilik yapan oligarşT', gün geçtikçe daha da zor- lanıyor. Çünkü ABD ve AB'nin ta- lepleri art arda geliyor. Statükoyu korumak daha da zorlaşıyor. 1 Mayıs ve 'sarı sendikalar... Işbirlikçiliğin nasıl yaygınlaştığı- nı, "kimi sendikalann sararması ile yaşadık." fşçi sendikalan bile, "emperya- lizmin sendikalan" durumuna dö- nüşmeye başlıyorlar. Amerika'daki sarı sendikalar "kendilerini içer- deki şirketlere satariardı." Bizdeki kimi sendikalar ise bir adım iler- deler; kendilerini yabancılara, sö- mürgecilere satıyorlar... 1 Mayıs'ta, "çalışanlann" karşı karşıya kaldığı eylemler, BOP'ta bir safhadır. Toplumsal haklara, çalı- şan sınıfa, gerçek demokrasiye vurulan bir darbedir. Yaşadığımız akıl dışı anormal- likler, emperyalizmle işbirliği ya- panların, "yürütmek zorunda ol- dukları eylemlerdir. Bozuk ve bas- kıcı düzenin sürdürülebilmesi için, daha baskıcı olmak gerekiyor." Şeyhlerin, Arap krallarmın Ankara'da baştacı edildiği bir yer- de işçilerin bayramlarını kutlama- larına izin verilir mi? (') AKP, Ordu ve Amerika Üçgenindeki Türkiye.Truva, 2008 Marmara'da deprem alarmı Istanbul Haber Servisi - Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Gülay Altay, Marmara'nın güneyinde, kuzeyinde ve Saros Körfezi açık- larında hareketlenme olduğunu belirtcrck "Dolayısıyla deprem bcklentisi olasılığı hâlâ yüksek- liğini koruyor" dedi. AA'ya açıklama yapan Prof. Dr. Gülay Altay, en son Yalova Çınarcık'ta 4.8 büyüklüğünde bir deprem meydana geldiğini anım- satarak 2000 yılmdan günümüze dek genelde Marmara Bölgesi'ndeki fay hattının deva- mında bir hareketlilik yaşandığı- nı vc bunlann kayıt altına alındı- ğmı bildirdi. Uzmanlann deprem riskini var olandan az göstemıe- nıesi gerektiğini ifade cdcn Altay, sözlerini ş.öyle sürdüıdü: "Halkııııı/., Türkiye olarak bir deprem tehlikesi içinde yaşadı- ğını bilmek zorunda. Bu dep- rcnılerin olacağını, her dep- rcmdcn sonra panik yaşanma- ıııası gerektiğini, bulunduğu- nıu/ mekânları güvcncc içinc al- ıııaııııı. kişilerin de bu konuda sorunüuluklan olduğunun talebi içinde olınalı. Türkiye'de 5 ve 6 büyüklüğünde dcprcmlcr ola- caktır. Bu bilgilerin uzmanlar- ca nıümkün olduğu kadar gü- venli tarzda ilctilmesi gerekiyor. Yani uzmanlar tarafından riski az göstermek olmamalı." DEPREMİ ÖNCEDEIM BİLDİREN SİSTEM Ekonomi Servisi - Anel Grup şirketlerinden E-Sistem, yeryüzü hareketlerindeki degişiklik- leri belirleyerek depremi önceden haber veren ve depremin olumsuz ctkilcrini en aza indirmeyi he- defleyen, "SEZİ" adlı deprem erken uyan sis- temlerini satışa sundu. SEZİ erken uyan sistemi, depremin oluştuğu anda yayılmaya başlayan ve ses hızıyla hızlı ilerleyen öncü " P " dalgalan his- sederek yıkıcı deprem dalgalan ulaşmadan güç- lü sesi ile uyanda bulunuyor ve kritik ekipman- ları durdurma imkânı veriyor. SEZİ deprem er- ken uyarı cihazlarımn 2000 serisi ev, okul, apartman, siteler için. 2600, 2700, 3000 ve 8000 serileri ise endüstriyel ürünler olarak sı- nıiiandırılıyor. Deprem sırasında yayılan öncü " P " dalgala- nyla, biraz daha geç ulaşan ancak yıkıcı olan "S" dalgalannın yeryüzüne ulaşması arasında geçen sürcnin saniyeler ya da dakikalar sürebilcccğini söyleyen Anel Grup, E-Sistenı tş Geliştirme Birim Yöneticisi Ekrcm Çeştepe "Bu uyarı süresi, depremin kaynağı ile detcktör arasındaki yer kabuğunun jeolojik özelliklerine ve dep- remin merkczinc olan uzaklığa bağlı bir du- rum. Bir 'P' dalgası saptandığında, depremin olası yıkıcı etkileri ortaya çıkmadan önce in- sanları bir alarmla uyarnıak münıkün. Büyük sanayi kuruluşlan, fabrika ve işletmelerde kri- tik olarak adlandırılan ekipmanları ve pro- sesleri durdurmak son derece kolay. Depremin mcrkcz üssüne bağlı olarak, uyarı mcsafcsinde dcğişkenlik görülebiliyor" dedi. Altay, 1999 yılında meydana gelen Marmara depreminden son- ra, çalışma alanlannı gcnişlettik- lerini belirterek Kandilli Rasathanesi'nin çalışmalarını, deprem verilerinin daha hızlı ve sağlıklı elde edilmesi, risk azalt- mada mühendislik uygulamaları ve bilgi iletişiminin arttınlması yö- nünde yoğunlaştırdığını bildirdi. Marmara'da depremlerin deniz içinde de sürekli izlenebilmesini sağlayacak dcniz dibi rasathane- si çalışmalannın başlatıldığını ve risk azaltmayı amaçlayan ctkin mühendislik projelerinin hayata geçirildiğini vurgulayan Prof. Dr. Altay, özetle şunları kaydetti: "Öncelikle depremde etkili olan Marmara\vı ölçebilmek gaye- siylc, dcniz dibi rasathanesinin oluşturulması üzerinde ilk adımları attık. Marmara Dcnizi'ne 5 adet, ağırlıklı Marmara'nın güneyi olmak üzere 10 adct karasal rasatha- ne yerleştirmek üzere çalışma başlattık. Denizdeki rasatha- ncdc veri akınıı, llber kablolarla gerçeklcştirilccck. Sisteıııin yer- leştirilmesi hava şartlarına gö- re 2009 yılının ortalarına kadar sürecek. Bu sistemle tsunami açısından da erken uyarı alma imkânı olacaktır." Gök qıınillulıı GUNDEM MUSTAKA BALBAY I Kaşitınıfı /. Sayfada ki, ayrılamıyorlar... AKP gitti mi, istikrann kimyası da bozuluyor. O yüzden AKP hep iktidarda kal- malı ki istikrar da kalsınl Neydi o türkü? Ülkenin ne önemi var, mühim olan istikrar! Kara mizah bir yana, AKP'nin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın hazırladığı iddianameye verdiği karşılık, daha adından ne olduğunu belli ediyor: İddianameye cevaplarımız! Arkadaşlar savunma yapmıyor, iddianameye karşılık cevapname hazırlıyor! Salt bu durum bile, AKP'nin sisteme yönelik densizliğinin net bir göstergesi. Evrensel kural- dır: Bir yasa yürürlükte olduğu sürece, yanlış ol- duğunu bile düşünseniz, uymanız gerekir. Iktidar gücü elinizde olsa bile o yasayı değiştirmediği- niz sürece sizi bağiar! AKP hem iktidar gücüne sahip, hem yasaları değiştirme gücüne sahip, hem de yasalara say- gısızl ••• Cevapnamenin adından içeriğine girersek, durum şu: 1- AKP bugüne kadar hiç yanlış yapmadı. Ne dediyse doğrudur. Eğer AKP'nin söylemleriyle yasalar arasında bir çelişki varsa, suçlu olan ya- salar ve kurallardır. 2- AKP bu davaya değil savunma göndermek, dava olarak dahi tanımamaktadır. Yapılması gereken davanın derhal yok sayılmasıdır. 3- AKP, yüzde 47 oy almış bir parti olduğuna göre, tek başına iktidar olduğuna göre, rnıllı ira- deyi de temsil etmektedir. Böyle bir partiye da- va açılmaz. 4- Laiklik konusunda yanlış olan AKP değil, da vayı açanlar ve yürürlükteki yasalardır. 5- AKP'nin iddianameye giren kimi davranış- larını Demirel, Özal, Ecevit, Çiller, Yılmaz gi- bi liderlerde de görmekteyiz. Bu durumda AKP suçlanamaz. Yukanda sıraladığımız maddelerin tümü AKP cevapnamesinin içinde değişik biçimlerde yer alı yor. Bu cevapname hukuk fakültelerinde ders ki- tabı olarak okutulacak nitelikte! Bunlar öğrenci- lere okutulmalı ki hukuksuzluk nedir öğrensinler! Cevapnamede Erdoğan'ın 199O'lı yıllarda söy- lediklerinin çok geride kaldığı vurgulandıktan son- ra, Demirel'in 80'li yıllarda söylediklerinden ör- nekler verilmesi, arkadaşların zaman kavramına da ne kadar demokratik baktıklarını gösteriyor! • •• İddianameye şaşı bakan AKP, geleceğe nasıl bakıyor? Tabii ki aynı şekilde... Erdoğan'ın döne döne AKP'li milletvekilleriy le akşam yemekleri yemesi, sabah kahvaltıları yapması şu korkuya dayanıyor: Aman parti parçalanmasın! Bunun başlıca yolu şuradan geçiyor: Ne olursa olsun, Erdoğan'ın partinin başında kalması! Dava kapatmayla sonuçlanır da Erdoğan ve odak arkadaşları yasaklı hale gelirse ne olacak? AKP'liler öyle planlar yapıyorlar ki akla zarar! örneğin, Erdoğan ve seçtikleri bağımsız se- çilecek... Yasaksız olanlar AKP yerine başka bir parti kuracak... Erdoğan bağımsız olarak onla- nn başına geçecek... Partinin üyesi olmadığı için siyasi yasağı devam ediyor gibi olacak, ama fii- len partinin başında görünecek! Bu tablo, AKP'nin Türkiye'nin geleceğini ka- patma girişimidir! Demokrasi sözlüğünde olmayan deyimler- den biri şudur: Seçeneğimiz yok! ankcum@cumhuriyet.com.tr FİKREIOHfaLİO&LU ftT VHRISLBRI I. KOŞU: F: Servanhan (4), P: lsmigül (11), PP: Babatahir (1), S: Begümabla (8). 2. KO- ŞU: F: Aşkınbey (4), P: Gedı/ (5). PP: Nefeskesen (7), S: Sezgınhan (6). 3. KO$H: F: Pirhancan (3), P: Dağyudan (1), PP: Cankızım (6), S: Şivankı/ı (10) 4. KOŞU: F: Gözpraanm (2), P: Rereıı Hatuıı (8). PP: Akbalıar (11), S: Rüzgarcan (1)5. KOŞU: F: Sun Ma (4), P: A Drop Of l.ove (3), PP: Legend San (5). S: (,'obaııgülü (8). 6. KOŞU: F: Orkun (4), P: Yusufbey (5), PP: Şansuvar (10), S: Prensesim (8). 7. KOŞU: F: Allınkı/ını (I), P: Kıvanç Caıı (7). PP: Şero (2), S: Kralbey (ft). 8. KOŞU: F: Dalyan (4), P: Shennan (7), PP: Spartan (2), S: Vanilya (10). 9. KOŞlt: F: For Salc (2), P: Yalçınkız (4), PP: Lady Bug (1), S: Slar of Benazir (13). ALTIUGANYAN 2 4 4 1 4 2 8 3 5 7 11 S 10 1 8 8 4 2 5/8 1 GÜNÜN PROGRAMI FORMULA 1 - (tstanbul Park/ 10.00- 11.30) Fl ilk antrenman turlan, (12.00- 12.30) (iP2 antrenman turlan, (14.00- 15.30) FM ikinci antrenman turlan, (16.00-16.30) GP2 sıralama turlan, (17.00-17.45) Porsche Mobil 1 Supercup antrenman turlan. TV'DE SPOR Cnn Türk/10.00-14.00 Fl Antrenman turlan, Ntv/04.00 Utaj-LA Lakers Beşiktaş Cola Turka'yı yenip seriyi 2-1'e getirdi Bandırma son solukta B.Banvitspor: 90 Beşiktaş Cola Turka: 89 SALON: Kara Ali Acar (Bandırma) HAKEMLER: Engin Kennarmcm (5), Serkan Emlek (5). Turgut Işık (5) B.BANVİTSPOR: Crispin (8)29, tnanç (6)8. Caner (5)2, Ümit (6)6, Adeleke (7)13, Derya (4)3, Yiğilcan (4). Harvey (6)9, Yunus (8)20 BEŞİKTAŞ COLA TURKA: Erkan (4). Shumbert (7)19. Nicevic (5)8, Chase (7)17. Kaya Peker (8)20, Mehmet (4)2, Cevher (4)2, Oıııır (5)2, Drobnjak (5)5, Apodaca (5)5, Sinan (6)9 ' 1. PERİYOT: 19-21, İLK YARI: 39-43, 3. PERİYOT: 54-59, NORMAL SÜRE: 80-80 5 FAULLER: tnanç (44.12), Yunus (44.5) (B.Banvitspor); Sinan (39.43), Nicevic (44.30) (Beşiktaş Cola Turka) BANDIRMA (Cumhuriyet) - Beko Basketbol Ligi play - off çcyrek fınal maçında B.Banvitspor. Beşiktaş Cola Turka'yı Crispi'nin uzatmalardaki son saniyc basketiyle 90-89 yenerek scridc dıırumu 1-2 yaptı. ŞAMPİYONUN 60 YILLIK YAKITI Haftasonu dfizenlenecek olan Formula 1 tstanbul Grand-Prix'i için Türkiye'de bulunan Ferari pilotlan Felipe Massa ve geçen yılın Fl şampiyonu Kimi Raikonen, 60 yddır Ferrari ile i$birliği yapan petrol firması Sheirin düzcnlediği basın toplanüsında buluştu. Piloflar tstanbul'da yanşmaktan mutlu olduklarını bclirttilcr (Fotoğraf:CENGlZHAN ÇELİK) BASKET YORUM /AHMETKURT Beyaz Delik! Senin Iziç fısladı galiba Turgay Koskoca Tofaş'ı birinci lige çıkaramadı. Bu yazı ya- zıldığı sırada Tofaş, ikide sıfır galibiyetie ikin- ci lig play offunda takılıp tökezlemişti. Bence, iş şimdi Basketbol Federasyonu Yönetim Kurulu'nun 'playout' uygulama- sını devreye almasına kaldı. Hani vardı ya.. bu sezon ligden düşen iki takımla (TTNet Beykoz ve Alpella), şu anda oyna- nan yükselme maçlanndan sonra 'yüfcse- lemeyen' iki takımı 'kapıştınp', bunlann en iyi ikisini alarak birinci ligi 18 takıma çıkar- ma planın... Hah! Işte o... Uygula onu Turgay. Bir şans daha tanı basketbola ya- rarı olabilecek kulüplere... Ah! Ben senin yerinde olsam, 'delmişken' tam delerdim yönetmelikleri. Çağırırdım o dört kulübün yöneticilerini. Gelecek sezonda birinci ligde oynamak için ayırdıklan büt- çeleri, kaynaklannı, sponsorlarını vs. açık- lamalannı ister, bunlar için verebilecekleri te- minatları sorgulardım. Sonra... Hangilerinin lige seyirci açısından daha büyük renk katabileceğine bakar; salonlan, ulaşımı göz önüne alarak bazı kri- terler koyardım. Yerlerse! Ikisi düşmüş, ikisi de çıkamamış bu dört takımdan hangileri bu koşullara uymaya ha- zırsa onu öncelikli olarak birinci lige alır, di- ğerlerine oynatırdım 'play out' maçlannı... Belki de gerek bile kalmazdı o zorlama rrıaç lara. ömeğin, Alpella'ya sorardım, "Ne işin var kardeşim senin birinci ligde" diye. Pilot takımsan git oyna ikinci ligde, olsun bitsin! Sonra.. TTNet Beykoz'u alırdım karşıma. Başkan Zeki Aksu'ya, "Var mı TTNet'in önümüzdeki sene, yoksa yalnızca Beykoz musun sen" derdim. Kem küm ederse... Yallah ikinci lige! Tofaş'a bir şans daha ta- nıyacaksam eğer, kazanılan bir maç kadar ucuz olmazdı bunun bedeli. Başkan Efe Aydan'dan gelecek üç yılın vizyon projelenni hazırlayıp getirmesini ister, 'Firma'mn da onayını arardım bu projede. Tofaş bu! Araba üretirken birinci beş yıllık plan ve ikin- ci beş yıllık planlar yapan bir firma, basketbol yatınmlarını saniyelik kararlarla yönlendire- cek değil ya... Yapar elbet bir şeyler! Dördüncü takımın hangisi olduğu belli olunca ona da soracak bir şeyler buluruz belki, ama biz şimdi sorgusuz sualsiz ligde tutacağımız (eğer yönetmelikleri delmeye karar verdiysek) bir kulüpten söz edelim. IÜSBK, yani Istanbul Üniversitesi Spor Kulübü. Bayanlar liginin belkemiğini oluş- turan bu kulübümüz ne yazık ki bu sezon ikinci lige düşmüş bulunuyor. Ulusal takı- mımızın minik, yıldız ve genç kategorilerin- deki sporculann büyük bölümüne forma giy- diren bu kulübü gözden çıkartmamak adı- na bir şeyler yapılabilirse mutlaka yapılmalı. Erkekler birinci ligini 18 takımla oynatmak için bazı karariar alınaoaksa, bayanlar ligi de düşünülmeli; yönetmelik bir kez deline- cekse, aynı delikten IÜSBK de geçirilmeli! Bakma sen benim ikide bir 'delik'ten söz ettiğime Turgay. Laf sokuşturmuyorum. Basketbolun yaranna olacaksa, birinci ligin 18 takıma çıkanlmasına da, bayanlar ligine pazariıkla takım alınmasına da karşı deği- lim ben. Yeter ki bunlar yapılırken sağlam kriterler konulsun ve bunlar dikkatle ko- runsun... Teyzen için "Başın sağ olsun" di- yorum eski dostum! e-posta:info@turkbasket.com I
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog