Bugünden 1930'a 5,498,464 adet makale



Katalog


«
»

8 MAYIS 2008 PERŞEMBE CUMHURİYET DM SAYFA 15 Mahkeme verdiği kararla 59'uncu maddenin uygulanıp uygulanamayacağı konusunu TBMM'ye bıraktı 'Yargılama hukuka aykmydı'- Dcniz Gezmiş ve arkadaşları içiıı yaptığı- nız savunmada anayasa ihlali olmadığını kanıtlarıyla anlattınız. Bu. mahkemede hiç kabul görmcdi mi? - Savunmamızda birkaç öncmli noktaya daha değindik. Bunlardaıı bınsi clverişli vasıtalar sorunudur. 146. maddedc bclirtilen suçım iş- lenebilmesi için samklann en azından anayasa ve onun kurduğu devlct düzeninin bekçiliğini yapmakta olan kuvvetlcrle, örneğin Türk Si- lahlı Kuvvetleri'yle mücadele edcbilecek va- sılalara, yani suçu işleyecek elverişli vasıtala- ra salıip olmalan gcrekiyor. Bir an için bu su- çu işlemeye çalışlıklanm düşünsek bile, on beş-yirmi tülckle koskoca bir orduya karşı mücadele edebileceklerini söylemek tek keli- meyle gülünçtür. Bu durunıu davaııın görüşül- düğü Askeri Yargıtay hâkimlerinden karara mulıalif kalan iki değerli üye, Hâkim Tuğge- neral Kcmal Gökçen ve Albay Nahit Saçlı- oğlu da karşı yazılarında ifade etmişler ve iş- lenen fiillcrin olsa olsa TCK'nin 168. madde- siııdcki suçım unsurlanna uyduğunu söyle- mişlerdir. 168. nıadde idam değil ağır hapis cczasııu düzenlemektedir. - Temclde yargılannıa maddesinin hukuka aykırı olduğunu söylüyorsunuz... - Ayrıca malıkeme bir konuda daha hukuka aykın bir işlem yapmıştır. Yukarıda da söyle- dîğimiz gibi, aııayasada bir güçler ayrılıği il- kesi vardır. Bu güçler aynlığı ilkesine göre yargılama bağımsız mahkcmelere aittir. Yü- rütme icra organlarına aittir. Yasama isc Mec- lis'e aittir. Böyle bir işbölümü vardır. Ve bun- lardan hiçbirisi kendi görevini ötekisiııe dcv- redemez. Malıkeme 59. maddenin uygulanması konu- sımda, yani cezada indirimc gidilmesi konu- suııda da bu ilkelere aykın bir karar verdi. Ya- saya görc, hâkim eğer hat'itletici nedcnlcrin olduğuna kaııaat getirirse cezada indirim ya- pabilir ve örneğin idam verecekse mücbbct vcrir. Bu noktayı mahkcmede îleri sürmemize vc hafifletici ncdenlerin var olduğunu anlat- tnamızarağmenmahkeme verdiği kararla 59'un uygulanıp uygulanamayacağı konusu- nu karara bağlamayı TBMM'ye bıraktı, yani 59 hakkında lehte veya aleyhte bir karar ver- medi. Yani görevini yapmadı ve hatta görevini devretti. Bundan dalıa açık siyasal ve anaya- sanııı güçler aynlığı ilkesine aykın davranış olur mu? Meclîs sağduyudan uzaktı - Meclis'te bir sağduyu oluşabilir miydi? - Konu Meclis'e gittiği zaman, Adalet Parti- si'nin ne yapacağı belliydi. Nitekim AP'H millelyckilleri Meclis'te "üçe üç" diye bağır- dılar. Üçe üç dedikleri zaman Mcndcres, Zorlu, Polatkan'a karşılık Dcniz, Yusuf, llüseyin'ı ima ediyorlardı. Mcnderes, Zorlu ve Polatkan'ı bu çocuklann astırmadıklannı bildikleri halde. O olaylar olduğu zaman bu çocııklar okulda öğrenciydiler. Bu kadar kin- dar bir Meclis'ten siz nasıl akıl, vicdan, man- tık bcklcyebilirsiniz? Yine 146. maddede icra hareketlcrinden söz edilir. Bir banka soygunu ve daha sonra ser- best bırakılan dört Amerikalı er olayı gibi tck tek olaylann icra harckctlcri olamayacağını da etraflıca anlattık savunmalanmızda. Ne yap- mışlar bu insaıılar? lddianamede yazıyor. Di- yor ki: Amerikalılan kaçırdılar. 'Amerikalılara iyi davrandılar' - Kaçırdılar, ama ne yaptılar? - Oraya geleceğim... Ne yaptılar o Amerikalı- lara? Götürdüler, bir daircye koydular, ye- meklcrini verdiler, gittiler bakkal dükkânla- rındaıı sucuklarını, ekmcklerini getirdiler. Ka- çınlan Amcrikalılar, sorgu ifadclerinde, "...llepinıi/.c battaniyc verdiler... İstiraha- timizi temin ettiler... Bu ikametimiz sıra- sında ekmek, çay, peynir, sosis, portakal ve nıuz ikram ettiler... Paramızı alnıadılar... Bu beş günlük ikametimiz sırasında konuş- malarımız daha ziyade Vietnam Harbi'nin haklı olup olmadığı, üniversite tahsili yapıp yapmadığımız konularında oldu... Gccele- yin uyuyabilmemiz için ışığı söndürüyor- İardı... Bizc fena muamelc yapmadılar... Yemek verdiler... İyi muamelc yaptılar..." dediler. Çocuklar, bu Amerikalı erlerle anti- emperyalist düşüncelerini anlatmak için ko- nuşmuşlar. Belli bir saatte ise onlan serbest bırakmışlar. Bu dunımda icra hareketi nere- dc? Anayasal düzcn Amerika'nın Türkiye'de- ki askeri mi? Onu ortadan kaldımıak mı, ki böyle bir şey olmadı. Bunlann hcpsini mah- kcmede anlattık. Dcniz'lerin eylemlcrinin hiç- birisi 146/1, yani idamı gerektinniyordu, ama başta da belirttiğimiz gibi yargılama hukuksal değil siyasiydi. Burada bir konuya daha de- ğinmekte yarar görmckteyim. Bilindiği gibi, Avrupa lnsan Haklan Mahkemesi, askeri hâ- kimlerin bağımsız olamayacaklanna ve Dev- let Güvenlik Malıkemeleri'ndc bir askeri hâ- kimin dahi bulunmasının o mahkemenin ba- ğımsızhğmı orladan kaldıracağına karar ver- miştir. Bu karar, bizim anayasaya aykınlık iti- razımızın ne kadar haklı olduğunu göster- mcktedir. Eğer Deniz'lcr bugün yargılansay- dılar, sivil bir malıkemede yargılanacaklar vc ölüm cezası almayacaklardı. SÜRECEK... Halit ÇELENK Deniz'leri Anlatıyor Sâvunmamızda birkaç önemli noktaya değindik. Bunlardan birisi elverişli vasıtalar sorunudur. 146. maddede belirtilen suçun işlenebilmesi için samklann en azından anayasa ve onun kurduğu devlet düzeninin bekçiliğiniyapmakta olan kuvvetlerle. örneğin Türk Silahlı Kuvvetleri'yle mücadele edebilecek vasıtalara, yani suçu işleyecek elverişli vasıtalara sahip olmalan gerekiyor. Bir an için bu suçu işlemeye çahştıklannı düşünsek bile, on beş-yirmi tüfekle koskoca bir orduya karşı mücadele edebileceklerini söylemek tek kelimeyle gülünçtür. Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan ilc arkadaşlan Sıkıyöneünı Mahkemesi'nde yargdanıyor. (Solda). Öğrencilerin 6. Filo'yu protesto göstcrisi (Sağda). 6 Her şey anayasa ihlali sayddı 9 - Bir bakınıa ara rejinıin sadcce içtc değil dışta da koşulları oluşmuştu, diyorsu- nuz... - 12 Mart faşizmi 17.5.1971 günü saat 22.45'te Türkiye radyolannda Sadi Koçaş tarafından okunan "Hükümet başkanlığı" bildirisi ile yasa hükümlcri ve hukukun te- mel ilkelerini çiğnemc konusunda kararlı ol- duğunu göstermiştir. lsrail Başkonsolosu El- rom'uıı THKPC örgütünce kaçınlması üze- rinc yayımlanan bu bildiride "...ne amaçla olursa olsun adanı kaçıran, bunlara ya- taklık edenler ve saklandıkları yerleri bil- dikleri halde resnıi nıakamlara haber ver- mcyenlcr için idam cezasım öngören" yasa tasansının hemen TBMM'ye sunulacağı be- lirtilmekteydi. Elrom öldürüldüğü takdirde isc bu kanun geriye işleyecek, yani "makab- line de teşmil" edilccek ve cezaevlerinde önceden turuklanmış THKPC sanıklarının hepsi idamla yargılanacaklardı. Elrom'a karşılık "rehine" olmak üzere ben de dahil birçok aydın evlerimizden alındık vc Yıldınm Bölge Askeri Tutukevi'nc götü- rüldük. 12 Mart döneminde kurulan sıkıyönetim as- keri mahkemeleri, bu bildiridcki hukuk ve yasadışı tuturna paralel olarak, yürürlükteki yasa maddelerinde göstcrilen suç öğelerini zorlayarak, yersiz yorumlamalar yoluyla, ya- sa koyucunun öngörmediği doğrultuda, yasalann kabul amacma aykın kararlar ver- me yöntemini izlediler. Böylece, adam kaçıranlann, banka soyanların, patlayıcı madde kullananlaıın suç ve cezalan, ceza yasasında özel maddelerle gösterildiği halde, bu tür eylemlerin 146. maddeyi ihlal ettiği, "Türkiye Cumhuriyeti Tcşkilat-ı Esasiye (Anayasa) Kanunu'nun tamamını vcya bir kısmını tağyir, tebdil ve ilgaya ccbren teşebbüs" nitcliğinde olduğu ileri sürülerek samklann ölüm cczasına çarptırılmalan is- tenildi vc idam kararlan vcrildi. Bazı sanık- lar, örneğin Deniz Gezmiş vc arkadaşlannm davası sanıklanndan mahkeme salonuna girerken başına dipçikle vurularak yaralanan Metin Yıldırımtfirk gibi, darp edildiler. Bazı mahkemeler reddetti' - Tüm mahkemeler bu gidişe uydu mu? - Hayır... Bazı sıkıyönetim mahkemeleri bu yasadışı emırlere uynıayı reddettiklen için lağvedildiler ve hâkimleri sürgüne yollandı. En güzel örnck, Islanbul 1 No'lu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi'nin Irfan Solmazer ve arkadaşları hakkında 146. mad- deyi uygulamayı reddetmesı sonucunda Mil- 11 Savunma Bakanlığı taralindan ortadan kal- dırılması ve görevine son verilmcsidir. Özetle, 12 Mart muhtırası, daha başında anayasal düzeni ortadan kaldırmış, hukukun temel ilkelcrini çiğnemiştir. 12 Mart faşizmi döneminde siyasal iktidara bağımlı, hâkimlik güvencesindcn yoksun sıkıyönetim mahkemeleri, savunma hakkının kısıtlanması, avukatlar üzcrindeki ağır bas- kılar, siyasal nitelikli olağanüstü bağımlı mahkemeler, yürürlükteki yasalara ters düşen, kcyfi ve siyasal amaçlı idam karar- ları, anayasal ilkelere ve ceza hukuku kural- lanna aykırı, tutarsız yorumlara dayalı malı- keme kararlan, yürütmcnin yargıya açık müdahalesi, kimi sıkıyönetim askeri mah- kcmclcrinin siyasal iktidara yol göstererek anayasayı çiğncmesi, kararları beğcnilmeyen mahkemelerin görevlcrine son verilmcsi, kontrgerillalar, insanlık ve ahlak dışı işkence uygulamaları bunun göstergeleridir. Hukuku ve yasaları hiçe sayan bu uygulamalar, egemen sınıflann çıkarlan gerektirdiğındc kendi koyduklan kurallan nasıl çiğ- neyebileceklcrini dc çok açık bir biçinıde göstermektedir. 12 MART HUKUKU 'Cuntacıların birbirinden farkıyok* - Denizlcrin yargılanması çcrçevesin- dc 12 Mart hukukunu nasıl değerlen- diriyorsunuz? - Bu sorunuzu yanıtlayabilmek için önce 12 Mart askeri rejiminin kısaca tanuıı- lanması gerekir. 12 Mart'ın ekonomik - ve siyasal nedcnleri konusunda birçok görüş ileri sürüldü. Ama üzerinde birlc- şilmiş sonuç şudur: 1970-71 yıllanna doğru, dünya kapitalizminin bunalunıyla birlikte, dışa bağımlı Türkiye kapitaliz- minin kendisi de ağır bir ekonomik, sos- yal ve siyasal bunalıma girdi. Diğer bir deyişlc, burjuvazinin sürdürmekte oldu- ğu sömürü sistemi güçlüklerle karşılaş- maya başladı. lşçi sınıfının gittikçe güçlenmesi vc bi- linçlenmesi, artan talepleri ve nitcl yön- den gelişmesi sonucunda siyasal yaşan- tıda ağu-lığını koyarak lıak taleplerindc bulunması, buna paralel olarak diğer sı- nıf ve tabakalann da taleplerini yükselt- meleri, ekonomik alanda zaten çıkmazda olan burjuvaziyi iyicc tcdirgin etti. Memduh Tağmaç'm MGK toplantısın- da "sosyal hak arama eğilimlerinin ekonomik gelişmelerin çok ilerisine geçmesi karşısında, nıilli nizamın ko- runabilmesi için anayasada değişiklik yapılmasr (Yankı, Sayı: 113,1970) gc- rektiğini vurgulaması boşuna değildir. Aslnula "Bu anayasa ile toplum idare edilmez" diyen dönemin başbakanı Sü- lcyman Demirel ile 12 Mart cııntacılan- nııı düşünsel alanda bir farklarının olma- dığı da açıkça görülüyor. Özetle, top- lumda gerçckten bir anarşi ve bunalım vardı, ama bunun kaynağı, egemen sınıf- ların içinc düştükleri ekonomik ve siya- sal ortamdı. Burjuvazi faşizme saptı' - Zemini ekonomik zorunluluklar ha- zırladı mı diyorsunuz? - Burjuvazi bu durumda 12 Mart faşiz- minc saptı, ilan edilen sıkıyönetimlc bir- likte adeta seferberlik ilan etti vc devle- tin hcr alanmda, toplumun hcr kesimin- de o dönemin ünlü generali Faik Tü- rün'ün deyimiylc "savaş" ilan edildi. Burjuva demokrasisinin üç temel öğesi olan yasama, yürütmc ve yargı alanların- da bir dizi önlem alındı. 1961 Anayasası yerinc ycni bir anayasa yürürlüğc konuldu. Gözaltı süreleri top- lu suçlarda 15 güne çıkarıldı ve böylece kontrgerilladaki sorgulamalara ve işken- celere elverişli olanaklar sağlandı. Sıkıyönetimi sürekli halc gctirmek ve sı- kıyönetimsiz sıkıyönetimi gcrçekleştir- mek amacıyla siyasal nitclikte bir sınıf mahkemesi olan olağanüstü vc özel Devlet Güvenlik Mahkemelcri (DGM) kuruldu. Böylece vatandaşm "bağımsız mahke- . mclerde, tabii hâkimin önündc" yargı- lannıa hakkı elinden aluıdı. Deniz Gezıııiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnaıı amldı Haber Merkezi - 6 Mayıs 1972'de idam edilen Türkiye gençlik mücadelesinin önderle- rinden Deniz Gezmiş, Yusuf As- lan vc Hüseyin İnaıı. idam edi- lişlerinin 36. yıldönümünde yurl genelinde düzenlenen törenlerle amldı. 68'liler Birliği Vakrı'nın, Cumhuriyet Kültür Sanat Merke- zi "nde, Ahmet Börüban^ın yö- nettiği anma toplantısında konu- şan Dev-Genç eskı başkanların- dan Atilla Sarp, Dcniz'lerin ABD'lilcri denize döktüğü dö- nemde, devrimcilcre, ulusalcılara karşı çıkanların, onlara saldıran- lann, kurşun sıkanlann bugün ül- ke yönetiminin çcşitli kadcmele- rinde olduğunu söyledi. 68 ku- şağı temsilcilerinden Necla Ülkü de "Her ülke kendi koşullarına göre antiemncryalizmi gerçek- lcştirmiştir. IJlkemizde de bu yaygınlaşmalıdır. Bunun için DenizMcri örnck almanıız ye- tcr" diye konuştu. lnönü Par- kı'nda eylemyapan sivil toplum kurulusu vc siyasi parti üyelcri, onlann "1 am bağımsız, demok- ratik Türkiye" mücadelesini ya- şatma sözü verdi. "Yusuf, Hüse- yin, Deniz, sürüyor, sürecck nıücadeleniz", "Emperyalist- lcr, işbirlikçiler, 6. Kilo'yn unutnıayın", "Yaşasın tam ba- ğımsız demokratik Türkiye" sloganları atan göstericiler, Gez- miş, Aslan ve tnan'ın fotoğrafı- nın bulunduğu büyük bir pankart açtı. Gaziantep'te de Kırkayak Parkı önünde toplanan bir grup eylemcı, ellerindc meşale ve pankartlarla kent merkezindeki Atatürk heykeline kadar yürüdü. CHP Amasya Gençlik Kollan da önccki gece düzenledikleri törcn- le Deniz'leri andılar. Deniz'lerin mücadelesinin anlatıldığı sine- vizyon gösterisiyle başlayan tö- rcnde son mcktuplan da okundu. Eskişehir'de ise ÖDP, TKP, EMEP, SDP, EHP, Halkevleri ve Öğrenci Kolektiflcri düzenledik- leri yürüyüşle Deniz'leri andılar. Törende gruplar adına basın açıklamasını okuyan Mahmut Yıldınm, "Üç fidanı idam edenler onları asmakla bu mü- cadelenin bitcceğini sandılar" diye konuştu. Yurdun birçok kentinde Deniz'leri anmak için yürüyüşlcr düzcnlendi. 'Dolmabahçe'ye akın var... EVRİM KAYA 68'in 40. yılında, lstanbul'dan Ga- ziantep'e, Trabzon'dan Ankara'ya, Adana'dan Bursa'ya, Izmit'ten Mer- sin'e, Samsun'danlzmir'c kadar Tür- kiyc'nin dört biryanından ünivcrsitc- liler 9-10 Mayıs'ta Istanbul'da bulu- şuyor. Öğrenci Kolektilleri, Taksim AKM'dcn 6. Filo'nun denize dökül- düğü Dolmabahçe'ye yüıüyor. Yur- dun hemcn tüm üniversitelerinden ge- len Öğrenci Kolcktifleri, Dolmabah- çe'ye yapılacak yürüyüş öncesinde 9 Mayıs'ta Istanbul Tcknik Üniversite- si'nde (İTÜ) buluşup, 1978 yılında öldürülen Ord. Prof. Dr. Bedri Kara- fakioğlu anısina 22 yıldır düzenlenen geleneksel "İTÜ Öğrenci Şenüği"ne katılacak. Öğrcncilcr, 10 Mayıs'ta ise saat 11 .OO'de üniversitcdcbir forunı dü- zcnleyecek, ardmdan 14.30'da AKM önünden yürüyüşe başlayacaklar.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog