Bugünden 1930'a 5,498,767 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 4 MAYIS 2008 PAZAR 10 HABERLER Baykal, İçişleri Bakanı ya da Başbakan hakkında gensoru önergesi verebileceklerini bildirdi 'Provokasyoınıiktidar yaptı' ANKARA (Cumhuriyct Bürosu) - CHP (îenel Başkanı Dcniz Baykal, 1 Mayıs olaylarıyla ilgili olarak "Or- tacla bir provokasyon vardır ama bu provokasyon sadece iktidarın uygu- îaıııasııuian kaynaklanan bir pro- vokasyondur" dcrkcn, İçişleri Ba- kanı Beşir Atalay hakkında gensoru önergesi verip vcımeyecekleri soru- suııa "Bu tabloya seyirci kalnıak is- temiyoruz. Artık İçişleri Bakaıu nu olur, Başbakan ını olur?.. Bu süreç- te İçişleri Bakanı'na pek rastlaya- madık ama olayların arkasında Başbakan'ın ve oıııııı siyasi anlayı- şının bulunduğu çok açıktır. Bunu arkadaşlarımız kendi içinde koıııı- • 1 Mayıs'ta çıkan olaylan değerlendircn Baykal, "Ortada bir provokasyon vardır ama bu provokasyon sadece iktidarın uygulamasından kaynaklanan bir provokasyondur. Başbakan'ın özür dilemesi gerektiğine inanıyorum. 'Yanılmışız' demesi lazımdır. 'Provokasyon olur zannettik, olmayacakmış' demesi lazımdır" dedi. şup değerlendirecekrir ama parla- mentoda bunu bir konuşınamız la- zım" yanıtını verdi. Baykal dün parti meclisı toplantısı- nın açılışında yaptığı konuşmada, eko- nomik göstergeleri değerlcndirdi. Bay- kal, "Enflasyon çok kaygı verici bir düzeyde artış sergilemcye başlaımş- tır. Türkiye tekrar 2002 tablosuna hızla yönelmeye başlamıştır" görü- şünü dile getirdi. 1 Mayıs'ta yaşananlarmüzüntü ve- rici olduğunu vurgulayan Baykal, şu görüşleri dile getirdi: "Soııtııılıısıı sendikalar değil, iktidardır. Yaşa- nan olaylar göstermiştir ki, ortada bir provokasyon vardır ama bu pro- vokasyon sadece iktidarın uygula- masından kaynaklanan bir provo- kasyondur. İktidar uzlaşmacı bir tavır içine girseydi hiçbir provo- kasyon olmayacaktı. iktidar, bir dayarmacı, inatçı, yasaklayıcı bir tavır içine girmiştir. Bu sadece ik- tidarın özgüvenini kaybetmiş oldu- ğunu ortaya koynıaktadır. Bu tab- lo karşısmda Başbakan'ın özür di- lemesi gerektiğine inanıyorum.' Ya- nılmışız' demesi lazımdır, 'Provokas- yon olur zannettik, olmayacakmış' demesi lazımdır." 'Kaygı veren dağılma süreci' Baykal, bir gazctecinin, AB Komıs- yonu'nım gcnişlcmcdcn sorumlu üye- si Olli Rehn'in Türkiye'de laiklcrlc Müslüman demokratlar arasındaki kı- nlmaya ilişkin sözleri arumsatılarakyö- neltilen sorular üzerine "Maalesef, Türkiye AKP iktidarı döneminde kaygı verici bir dağılma süreci içi- ne girmiştir. Vatandaşlarıımz bu teşhisi yaptığı takdirde, bütünleş- me sürecine girilmesi kaçınılmaz- dır" görüşünü dile getirdi. Eski Yargıtay Cumhuriyet Başsav- cısı Vural Savaş'ın Başbakan Erdo- ğan hakkında Yüce Divan dosyası ha- zırlandığı yönündeki sözleriyle ilgi- li sorular üzerine CHP lideri, "Huku- ki süreçler kendi kuralları içinde iş- liyor. Hepimiz buna saygı gösterme- liyiz" demekle yetindi. 4 YILDIR BULUNAMAMIŞ! Gürsoy'a dikkat çeken gözaltı ANKARA/İSTAN- BUL (Cumhuriyet) - Türk Tabipleri Biriiği (TTB) Genel Başkanı Prof. Dr. Gençay Gürsoy, An- kara Tabip Odası'nın ge- nel kurul toplantısı için geldiği Ankara'da kaldığı Iç Kalc Otcl'de dün saba- ha karşı saat 05.00 sırala- nnda gözaltına alındı. Gür- soy, ifadesinın alınması- nın ardından serbest bıra- kıldı. Cîürsoy'un, Basın Ka~ nunu'na muhalefet iddi- asıyla yargılandığı Beyoğ- lu 2. Asliye Ceza Mahke- mesi tarafından hakkında çıkanlan "yakalama" em- n gerekçe gösterilcrek gö- zaltına alındığı belirtildi. Gürsoy, Ankara Nöbetçi 11. Sulh Ceza Mahkeme- si'nde ifadesininalınması- nın ardından hakkındaki "1 ııt uklaıııa karan" kal- dınlarak serbest bırakıldı. Gürsoy'un Beyoğlu 2. As- liye Ceza Mahkemesi'nde- ki davası ise devam edccek. Ankara Valiliği'nden yapı- lan açıklanıada ise Gür- soy'un gözaltına alınması konusunun inceleme altı- na alındığı belirtildi. Adliyc çıkışında açıkla- ma yapan Gürsoy, 2000 yılında başkanlığını yaptı- ğı bir kültür-sanal vakfı- nın dergisiyle ilgili olarak hakkında "ön ödeme da- vası açıldığım" belırtti. O tarihtcn sonra kendisine herhangi bir tcbligat ya- pılmadığmı anlatan Gür- soy, "2004 yılından beri de beni bir türlü adre- simde bulamıyorlar. Ne hikmetse... O sıralarda İstanbul Tabip Odası Başkanı'yım. İki yildan beri Türk Tabipleri Bir- liği Başkanı'yım" dedi. "Türkiye'de, demokra- sinin profilini gösteren bir tablo yaşandığı" gö- rüşünü dile getiren Gür- soy, "Geçen günlerde ya- şanan şiddet cyleminin başka bir planda tekra- rından ibaret bu. Olayın bütününe baktığınız za- man, bu bir hukuk dev- leti skandahdır" diye ko- nuştu. Gürsoy, serbest bı- rakıldıktan sonra Ankara Tabip Odası'nın Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Morfoloji Binası'nda dü- zenlenen genel kuruluna katıldı. Toplantı devam ederken alkışlar ve "Bas- kılar bizi yıldıramaz" slo- ganlan eşliğinde salona gi- ren Gürsoy, burada bir ko- nuşmayaptı. Gürsoy, adli tabiplikte muaycne için kendisinden 25 YTL talep edildiğini, bu ödcmeyi yap- masına karşın muayene edilmediğini söyledi. "2004'ten beri bekletilen dosya neden bugün hare- kete geçirildi? Cevabını size bırakıyorum" diyen Gürsoy, lstanbul'da 1 Ma- yıs olaylanyla ilgili yaptı- ğı açıklamalan anımsattı. DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi ise yap- tığı yazılı açıklamada "Kamuoyu tarafından tanınan, kimliği herkes- çe bilinen, çalışmaları açık olan; toplumsal so- runlarla ilgili Cumhur- başkanı, Başbakan ve bakanlarla görüşmelere kardan bir insanm, hıı- kuksuz bir şekilde gö- zaltına alınması, olayı 'demokrasi ayıbı' diye ge- çiştiremeyeceğimiz ka- dar bizleri derinden dü- şündürmektedir" dedi. KESK Genel Başkanı Is- mail Hakkı Tonıbul da yaptığı yazılı açıklamada, olayın trajikomik oldu- ğunu söyledi. TTB Mer- kez Konseyi, İstanbul Ta- bip Odası Yönetim Kuru- lu ile çok sayıda hekim, sivil toplum kuruluşu ile siyasi parti temsilcileri, Gürsoy'un Basın Yasa- sı' na muhalefet suçundan gözaltına alınmasımn he- kimlik nıeslek örgütünc, toplumsal muhalefete ve dcmokrasiyc yönclik bir saldın olduğunu belirttiler. Hckimler ve sivil toplum kuruluşlan temsilcileri, 1 Mayıs'ta lstanbul'da ya- şanan olaylan ve Prof. Dr. Gürsoy'un gözaltına alın- masını protesto etmek için yannsaat 12.30'daCağa- loğlu'ndaki İstanbul Ta- bip Odası'nda toplanarak İstanbul Valilığı'ne yürü- yecekler ve siyah çelenk bırakacaklar. Yaka paça gözal- tına alınan Lim- ter-İş üyeleri, "Tersane işçisi kö- ledeğildir", "Ar- tık ölmek istemi- yoruz","Baskılar bizi yıldıramaz" sloganları attı. Limter-İş Sendi- kası'ndan yapılan açıklamada gö- zaltına alınanla- rın serbest bıra- kılması istenerek polisin tutumu kınandı. (AA) Tuzla tersanesine giden Erdoğan'la görüşmek isteyen sendikacılar gözaltına alındı 'Ölmekistemiyoruz'diyernediler İstanbul Haber Servisi - Başbakan Re- cep Tayyip Erdoğan, dün 1 Mayıs'ı kutla- mak isteyen sendikacı, işçı ve emek dost- larına ve lstanbullulara "cehennemi" yaşa- tan kent yöneticileriyle birlikte, iş kazala- rında art arda işçilerin yaşamlarmı yitirme- si nedeniyle "işçi cehennemi" olarak anı- lan Tuzla Tersaneler Bölgesi'ndeydi. Baş- bakan Erdoğan' ı gideceği Dearsan Tersane- si önünde bekleyerektersanelerde yaşananlan anlatmak isteyen 5 Limter-lş Sendıkası yö- netici ve üyeleri gözaltına alındı. Erdoğan sabah saatlcrindc, Dolmabah- çe'deki çalışma ofisinden Beşiktaş Barba- ros Hayrettin Paşa lskelcsi'ne yürüdü. Güler ve Cerrah'la tersaneye gitti Erdoğan beraberinde 1 Mayıs'ta İstan- bul 'daki şiddet ve ablukanın uygulayıcıla- rı tstanbul Valisi Muammer Güler, Em- niyetMüdürü Celalettin Cerrah ile emek- çilerin üzerine su sıkan panzerlere su tak- viycsi yapan araçlan temiıı eden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Top- baş'la bir tekneye binerek Tıızla'ya hare- ket etti. Başbakan Tayyip Erdoğan, Tuzla Tersaneler Bölgesi'ne geldiği sırada Lim- ter-lş Genel Sekrcten Kamber Saygıu'mn da aralannda bulunduğu işçi ve sendikacı- lardan oluşan grup, görevlilere, Başbakan Erdoğan'a tersanelerde yaşananlan anlat- mak istediklerini belirttiler. "Tersaneler- de iş cinayctlerinc son. Artık ölmek iste- miyoruz" yazılı pankart açmak isteyen sen- dikacılar, güvenlik şeridini ihlal ettikleri gerekçesiyle tersanenin karşısına alındılar. 'Yaşanı hakkına tahammülsüzlük* Dalıa sonra çevik kuvvet polislerinin kıı- şattığı Saygılı, sendika yönetim kurulu üye- si Mustafa Karaoğlan, Ali Doğan, İbra- him Ayız, Evren Yelli yaka paça gözaltı- na alındı. Gözaltına alındı. Limter-lş üye- leri "Tersane işçisi köle değildir", "Artık ölmek istemiyoruz", "Baskılar bizi yıl- dıramaz" sloganlan attı. Göstcriyi izlcyen Atılım gazetesi muhabıri Mustafa Kapar da gözaltına aldı. Limter-lş Sendikası'ndan yapılan açıklamada gözaltına alınanlarm serbest bırakılması istenerek "tersane iş- çilerinin yaşam hakkı mücadelesine yö- nelik tahammülsüzlük" kınandı. Erdoğan, Tuzla'daki Dearsan Tersane- si'nde "Yeni Tip Karakol Botu Proje- si"nin ilk iki botunun kaynak törenine ka- tıldı. Erdoğan yeni tip karakol botunun ilk kaynağını yaptı. Erdoğan'ın ardından Ulaş- tırma Bakanı Binali Yıldırım ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Metin Ataç da kaynak yaptılar. Törende, tçişleri Bakanı Beşir Atalay, 1. Ordu Komutanı Orgeneral İsmail Koçman ile çok sayıda davetli yer aldı. Erdoğan'ın konuşmalar sırasmda bir ara gözlennin kapandığı dikkat çekti. Erdoğan: Gemi sanayisi ileriedi Erdoğan buradan sonra Koç Grubu'nun şirketi RMK Marine'nin "Sahil Güven- lik Arama Kurtarma Gemisi Projesi"nin örnek blok kaynağı törenine kaüldı. Burada konuşan Erdoğan, iktidara geldikleri 5.5 yıl içinde gemi ve savunma sanayisinin geçirdiği ilerlemeyi anlatarak, TSK'nin savunma sanayisindeki dışa bağımlıhğını eıı aza indirmeyi amaçladıklannı söyledi. 1 Mayıs'ta polisin 'orantısız gücüne' maruz kalan Songül Çiftçi'nin beyninde hasar oluştu Geçici hafiza kaybı yaşıyor Songül Çift- çi'nin yüzünde patlayan tcknıc televizyon ek- raıılurına yaıı- • sımıştı. BURAK ALİÇAVUŞOGLU Şişli'de 1 MayısEmeğinBayramı'nıkut- lamak isterken atılan gaz bombalanndan et- kilenerek kaldınma yığılan metal işçisi Songül Çiftçi, kcndine gelmeye fırsat bu- lamadan diğcr göstericilerin peşinden ko- şan bir polisin yüzüne attığı tekme ile ye- re devrildi. AKP iktidannın talimatmı uygulayan îs- tanbul polisinin "şuursuz güç" kullanışının en rüyler ürperten görüntülerinden biriydi bu yüzde patlayan tekme. Songül Çiftçi, Kar- tal'da bir metal fabrikasında çalışan bir emek- çi kadın. Görüşmemiz sırasında Çiftçi, dar- benin etkisiyle kesik kesik konuşuyor, hafı- za kaybı yaşıyor, 1 Mayıs'ta "başına" ge- lcnlcri anlatmakta zorlanıyordu. Songül Çiftçi ile eşi Murat Çiftçi, 1 Ma- yıs İşçi Bayramı'nı kutlamak için Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu (BDSP) ile yürü- yerek işçilerin toplandığı DİSK Genel Mer- kezi'ne gitmeyi planlarlar. Şişli'ye gelen Songül ve Murat Çiftçi, polisin gaz bomba- lanyla ve tazyikli suyla emekçilere saldır- ması üzerine gazctemızin de binasının bu- lunduğu Prof. Nurettin Mazhar Öktel Sokak'a kaçarlar. Bu sırada yaşlı bir kadının gaz bombalanndan etkilendiğini gören Murat Çiftçi, kadına yardım için yanından aynla- rak uzaklaşır. 'Gözlerim bir anda karardı' Müdalıalenin ardından polisin gcri çekil- mesi üzerine eşinin yanına gitmek isteyen Songül Çiftçi, yenideıı Halaskârgazi Cadde- si'ne doğru yürür, ancak bu sırada polis bir kez daha eylemcileri kovalamaktadır. Polis- ten kaçmakisteyen Çiftçi, tazyikli suyun et- kisiyle yere düşer. Songül Çiftçi, daha son- ra yaşadıklannı ise şöyle aktanyor: "Aslın- da olayı tam olarak hatirlamıyordum. Fa- kat tclcvizyonda görüntüleri gördükten sonra biraz hatırlamaya başladım. Yere düştüğünı sırada bir kişinin bana koştu- ğunu gördüm. Ve sonra bu polis yüzüme tekme attı. Gözlerim bir anda karardı. Ha- reket edemez bir hale geldim. Sonra baş- ka bir polis bu sefer copla kafama vurdu. Sonra bayılmışım." Arkadaşlan tarafından Şişli Etfal Hasta- nesi'ne kaldmlan Çiftçi, burada 4 saat bo- yunca beyin kanaması şüphesiyle müşahe- dc altında tutulur. Beyin tomografisi çekti- rcn Çiftçi'nin bcyninin sağ tarafında darbe sonucu hasar oluştuğu ortaya çıkar. Hasta- neden aynldıktan sonra eşi vc Yılnıaz Ya- şar isimli arkadaşıyla eve gitmek üzere Ak- saray'a giden Çiftçi'yi yeni bir sürpriz bek- liyordur. Hascki'de Çiftçi ailesi ve arkadaş- lannı polis durdurur ve üstünü aramak ister. Bu durumun hukuka aykırı olduğunu söy- lemeleri üzerine polis gözlerine biber gazı sıkar. Songül Çiftçi şöyle devam ediyor "Po- lis, eşüni ve arkadaşımı zorla arabaya bin- dirmeye çalıştı. Buradan Şehremini Ka- rakolu'na götürdüler. Burada da dayak devam etmiş. Önceki gün de savcıhğa çı- karıldıktan sonra serbest bırakıldılar." Polisin 1 Mayıs'ta aşırı güç kuUanımının 1 Mayıs 1977 sendromundan kaynaklandığı beh'rtildi. 'Hükiimetten güçaldılar' İLHAN TAŞCI ANKARJv-lstanbul'daki 1 Mayıs kutlamala- nnda aşın güç kullanımına tepkiler sürüyor. Prof. Dr. Necmi Yüzbaşıoğlu, müdahalenin çok abartılı olduğunu vurgulayarak "Hâlâ 1977 Ma- yıs'ının sendromu var. Polis de hükümetten güç aldı. Emniyet güçleri de iradeleri dışında sert önlemler almaya yöneltilmiş olabilir. Sonuçta toplum içinde yaşıyorlar, etkilenmemeleri mümkün değil" dedi. Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, AKP'nin hep la- ikliğe karşı işlem ve eylemleriyle eleştirildiğini anımsatarak, "Oysa AKP ne demokrat ne in- san haklarına saygıb bir parti. Bunu yıllardır söylüyorduk ama dikkate ahnmıyordu. De- mokrat ve insan haklarına saygüı olmadığını sergilemiş oldu" dedi. lslanbul Valisi Muammer Güler'in "orantıh güç" kullanacaklan açıklama- sını anımsatan Kaboğlu, şunlan söyledi:"Aslın- da geçen yllki uygulamamn aşırı olduğunun itirafıydı. Geçen seneki hatayı işlemeyeceğiz an- lamına gellyordu. Fakat bu yılki manzarada bırakın ölçüyü, hiçbir ölçülülüklc açıklanama- yacak bir şiddet söz konusuydu. Önceden plan- lannıış, yukarıdan eıııir verilmiş, ne pahasma olursa olsun sokağa çıkan kişileri belirli me- kânlarda şiddet yoluyla bastırma, pasifize et- me yönünde bir uygulama vardı. Yaşananla- rı vahşet olarak nitelendirmek mümkün." Polis Akademisi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İh- san Bal da olaylar öncesınde, polis, valilik, dev- letin diğer unsurları ile sendikalann ortak bir ile- tışım dılı küramadıklannı belirtcrek "Bu gerili- mi arttırdı. Hükümetin dc kapatma davası sonrasında girdiği telaşeli hal ile hükümet hü- küm edemez durumda. Oysa sendikalarla top- lantılar yapıp bazı gizli bilgiler paylaşılarak riskler aıılatılahilirdi. Hükümetin sertleşen dili dikkat çckiciydi. Sendikalar ve işçilerce yan- hş yoruınlanacak cümleler kuruldu, bu da or- tanıı daha gergin hale getirdi. Kapatma dava- sı sürecinde hükümet sesinin tonlarını ayar- lamakta zorlanıyor" şeklinde konuştu. POLtStN SERT TUTUMU AB şiddete ses çıkarmadı ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Güneydoğu Anadolu Böigesi'nde yaşanan olaylara sert tep- kilergösteren veheyetleryollayan AB, 1 Mayıs'taki şiddet karşıs^ında sessiz kalmayı tercih etti. Ko- nuyla ilgili tek açıklama, Türkiye-AB Karma Par- lamento Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lagen- dijk'ten geldi. Lagendijk, "Sendikalann Taksim'e gitmesine i/iıı verilmeliydi. Hükümet işgücü- ne saygı duymadı. Sendikalann en demokra- tik haklarını kullanmalarma neden bu kadar sert müdahale edildiğini anlayamadım. Tak- siıu yakınında bir oteldeydim, olaylan gör- düm" değeflcndirmesini yapmakla yetindi. 'Türban değişikliğini sessiz yapın' demiş Lagendijkjbunlan söylerken, bir yandan da AKP hakkındaki kapatma davasını cleştirdi, yüzde 47 oy alan bir partinin kapatıhnasının "anlaşılmaz" olduğunu sa.vundu. Lagendijk, AKP'nin kapatı- lacağını, ancak yerine kurulacak partinin de se- çimi kazanatağını söyledi. Lagendijk'in, üniver- sitelerde türban yasağının kaldınlması konusun- da AKP'yi "sessiz ve yavaş yapmaları" için uyar- dıklannı açıklaması ise şaşkınlıkla karşılandı. TEPKÎLER SÜRÜYOR Yurttüşlara düşman muamelesi yapıldı Yurt I laberleri Servisi - lstanbul'da 1 Mayıs'ı Tak- sim'de kutlamak isteyen emekçilere yönelik po- lis terörü yurt genelinde tepki çekti. Zonguldak Demokrasi jPlatformu Dönem Sözcüsü Erdo- ğan Kaymakçı, AKP hükümetinin yurttaşlara "düşman" muamelesi yaptığını belirterek "İs- tanbul Valisi ve Emniyet Müdürü'nün istifa etmesi ülkemiz demokrasisi açısından bir zo- runluluktur" dedi. Gaziantep-Kilis Tabip Oda- sı Başkanı pr. Fethi Albayram da hastanede gaz bombası kullanmanın savaş hukukunda bi- le yen olmadığını vurguladı.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog