Bugünden 1930'a 5,498,767 adet makale



Katalog


«
»

•ı 2 3 MAYIS 2008 CUMARTESİ ESRA ALİÇAVUŞOĞLU asraalliayahoo.com Istanbul'da sergi mevsiminin hız kesmesine az bir zaman kaldı. Galcri ve »müzeler mayıs, haziran aylarında yeni »sezondan önce açacaklan son sergileri j ağırlıyor şu günlerde. Bir kaç yıl öncesine *"kadar yaz ayları daha bir suskunluk içinde geçerdı, kabuledelim... Buyaziçin galerilerin neler yapmayı planladığını henüz bilmiyoruz ama müzeler uzun süreleri içine alan geçici sergileri ile hem koridorlarinı boş bırakmak istemiyorlar, hem de yeni sezona güçlü sergiler ile girmek için biraz dinlenmeyi tercih ediyorlar. Aslında yaz aylan yerel izleyiciyi hedefleyen kurumlar için "durgunluk" demek olsa da uluslararası izleyicinin en yoğun olduğu dönemin yazın olduğunu da unutmamak gerekiyor... Yaza yaklaşırken sergi mekanlarını bir an için unutup, kapanmasına daha doğrusu kaldırılmasına çok az bir zaman kalan thap Hulusi Görey sergisine dikkat çekmek istiyoruz bu kez. Istanbul Denizotobüsleri (IDO) Türkiye'nin ilk grafik sanatçılarından Ihap Hulusi'nin yapıtlarını Beşiktaş- Kadıköy hattında sefer yapan Ahmet Hulusi Yıldırım şehirhatları gemisinde sergiliyor şu günlerde. Ihap Hulusi'in grafik tasarımları için bir sergi mekanı yerine kamuya açık bir alan seçilmiş olması gerçekten çok doğru bir tercih olmuş. thap Hulusi'nin grafikleri pek çoğumuz için bir tasarımdan çok daha fazlasını ifade ediyor. Kişisel tarihimizdeki pek çok dönemin onun yapıtları ile görselleştiğini düşünürsek, sadece seyahat etmek için yola çıkmış bir kişinin dahi bu yapıtlara kayıtsız kalması mümkün değil sanırız. Oyle ki, yaşamımıza çeşitli şekillerde kimi zaman bir Sümerbank afişi, kimi zaman bir rakı şişesi, kimi zaman ise Milü Piyango bileti olarak girmiş bu büyük sanatçının aslında bir adı olduğu hatta hemen hepsini yapanın aynı kişi olduğu gerçeği Ue karşı karşıya gelmek pek çok "yolcu" için unutulmayacak bir deneyim gibi görünüyor. IDO bu sergiyi sanatçının 110. doğum yılı nedeniyle hazırhyor; grafik sanatlarının bu efsanevi isminin sergide yaklaşık 30 yapıtı bulunuyor. Görey'in 1920'li ve 1970'li yıllar arasında hazırladığı siyah-beyaz, renkli afiş ve ilan çalışmalarının yanı sıra, son dönemlerinde yaptığı suluboya ve hat çalışmalarına da yer i*eriliyor sergide. Yukarıda Ihap Hulusi'nin Ükişisel -»riiiirnizde çok önemli bir yeri olduğunu "söyledik; aslında Türk kültür tarihinin en başta "gelen görselleştiricisiydi Ihap Hulusi. Sadece -onun yapıtlarına bakarak bir dönemin tarihsel, 3cültürel, ekonomik analizini yapabilmek bile mümkün neredeyse. SALVADOR DALİ GELİYOR Bu hafta sözünü edeceğimiz bir diğer sergi ise Yeni sezon öncesi iki önemli sergi HALK K1RAATİ Sakıp Sabancı Müzesi'nde Şubat ayından bu yana açık olan Louvre Koleksiyonlarından Başyapıtlarla Islam Sanatının Ûç Başkenti: Istanbul, Isfahan, Delhi başlığınl taşıyor. Louvre Müzesi'nin Islam Eserleri Koleksiyonu'ndan Osmanlı, Iran-Safevi ve Hint-Baburi sanatından 218 yapıtı içeren sergi, Islam sanatının üç önemli başkentinin çeşitli dönemlerinde yapılmış olmaları ve birbirleri ile kurdukları iletişimi, etkileşimi gözlemlemek için iyi bir fırsat. Sabancı Müzesi'ndeki bu serginin konunun uzmanları ve Islam Sanatı ile ilgilenenler için daha büyük bir önem taşıdığını da vurgulamak gerekiyor. Daha önce Picasso, Rodin gibi görece daha popüler sergiler getiren müzenin bu sergi ile hedeflediği izleyici sayısına ulaşıp ulaşmadığını bilmiyoruz ama Eylül ayında müzede izleme olanağı bulacağımız Salvador Dali yapıtlan ile en az Picasso ve Rodin kadar izleyici çekeceğini öngörmek için ise kahin olmaya gerek yok. Dali kuşkusuz hem dünyada hem de ülkemizde adı en çok bilinen sanatçılann başında geliyor. Gerçeküstücü akımın bu büyük ustasının sıradışı yapıtlarının ülkemiz izleyici için Islam eserlerinden daha çok ilgi çekeceği kesin. 19 Eylül'de açılacak olan Salvador Dali'nin bu retrospektif sergisinde yağlıboya tablolar, çizimler ve grafîklerden oluşan 270 yapıtın yanı sıra, el yazmaları, fotoğraflar ve çeşitli dokümanlar da yer alacak. Ihap Hulusi'nin yapıtlannın sergilendiği vapurda bir dönemin ruhunu, onun ünlü üçgen imzasmı ve canlı bir Türkiye Cumhuriyeti tarihi göreceksiniz... Sabancı Müzesi'nde ise Islam sanatının eşsiz örnekleri ile karşılacaksınız. Bu iki sergiyi de izlemenizi öneririz. • Ihap Hulusi Görey: 21 Nisan-4 Mayıs 2008 Beşiktaş- Kadıköy hattında sefer yapan Ahmet Hulusi Yıldırım Şehirhatları gemisinin sefer saatleri Kadıköy 07:15-08:15-09:15 Beşiktaş 07:45 - 08:45 seferleri Kadıköy 14.45 - 20.45 (çeyrek kala seferleri) Beşiktaş 14:15 - 21:15 arası (çeyrek geçe seferleri) • "Louvre Koleksiyonlarından Başyapıtlarla Islam Sanatının Üç Başkenti: Istanbul, Isfahan, Delhi" Sakıp Sabancı Müzesi, 19 Şubat-1 Haziran 2008 Sakıp Sabancı Cad. No:22 Emirgan 34467 Istanbul Tel:0 212 277 22 00 Yağmur ve rüzgâr fırçayı eline alırsa.. Küresel ısınmanın ve su probleminin gündeme gel- mesiyle çevre problemlerine duyarlılık son dönemlerde daha da arttı. Herkes ken- dince çevreyi korumak için _ _ _ , ı , bazı ön- BERIL lemleralı- ~7 A *. H A K I y ° r - P a U İ Z A M A N Jauregui - da çevre- ye duyarlı Güney Amerikalı bir ressam. Jauregui yalnız çevresel felaketleri gösterip insanların kendisini kötü his- setmesini istemiyor. O, do- ğadaki güzelliklerin yarattığı farkındalığı yakalamamızın peşinde. Jauregui sadece doğanın kendisine fısılda- dıklarını resmetmekle kal- mayıp rüzgarın ve yağmurun yani doğanın izlerini de tu- vallerine katıyor. Vahşi or- manlarda yaşayıp dünyanın yardım çağrısını işitiyor. En önemlisi ise gören insanların göremediklerini onlara gös- terirken göremeyen insanla- ra ise hissettiklerini aktarıyor. Paul Jauregui ile 8 Mayıs'ta Otaköy Venue'de açılacak "Doğanın Reaksiyonu" ser- gisi öncesi hisleri, sergisi ve gelecek projesi hakkında ko- nuştuk. "Doğanın Reakslyonu'nda ne anlatıyorsunuz? Bu sergi aslında uyanma- mız için bir çağrı. İnsanların kendilerini kötü hissetmele- ri İçin değil ama bu sergiyle dünyadaki güzelliklerin far- kına varılsın istiyorum. Dün- yada hâlâ çok fazla güzellik var. Gezegenimiz yardım için bağırıyor ve bence hâlâ çok geç değil. Bir yanda volkan- lar, seller, kasırgalar olurken Artık geri kalanını da satın alabilirsiniz. Şımdi uygun koşullaria BMW Bocusan OtomotVde. . . _ , * Mart.au 82SSA DrtHng bir yanda da vahşi ormanlar, denizler, gökyüzü gibi gü zellikler var. Biz içimizdeki enerjiyi dışa vurmaiıyız artık. Bu enerji ile doğayı koruma- lı, doğal döngüsünü devam ettirmesini sağlamalıyız. Böy- lece bir sonraki nesle akta- racağımız bir şeyler olabilir. Yapacak çok şeyimiz oldu- ğunu insanlara kendi tar- zımla göstermek istiyorum. Çünkü sadece suya odak- lanmış bir haldeyiz. Doğada tabii ki su çok önemli ama tek konu su olmamalı. Tüketime dayalı yaşamak belki de bi- zi bencilleştirdi; böylece do- ğa hep ikincl planda kaldı. Politik açıdan bakmamaya çalışıyorum bireysel göz- lemler üzerinden konuşuyo- rum. Resim tekniğinizden biraz bahseder misiniz? Tuval üzerine akrilik boya kullanıyorum. Bazen yağ- murda çiziyorum. 10dakika kadar resmi bitirince yağ- murda bırakıyorum. Kalbim- den gelenlerin oluşturduğu resme yağmur yardımcı olu- yor. Yağmurun çalışmalanmı şekillendirmesini seviyorum. Yaratıcılığımı sınırlandırma- maya çalışıyorum. Doğanın resmime müdahalesi ile ben farklı ve benzeri olmayan bir şey yarattığımı hissediyo- rum. Bazen ormanlarda ça- lışıyorum. Doğa ile hep iç Içe çalışmak doğayı daha çok gözlemleme fırsatı sağlıyor. Bu sergimden örnek vereyim: 'Despertar' yani uyanış adlı yapıtımda hiç fırça kullan- madım. Sadece rüzgâr ve yağmurun çizdiği güçlü bir resim oldu. Biliyorum doğa her geçen gün daha dra- matik bir hal alıyor. Bu ne- denle de bizim çok büyük bir görevimiz var. öncelik- lerimizi belirleme zamanımız bence geldi. Bu uyanış daha sonra nasıl devam edecek? Hayat dolu bir paket ta- şıyan başka bir proje ile devam edecek. Bilindiği gi- bi 2008 Kurbağa yılı. Kur- bağalar kanser tedavisinde kullanılmaya başlandı. Ay- rıca kurbağalar ekosistern- deki ısı değişimini hisse- debilen özel varlıklar. Be- nimde aklıma 'Biz kurba- ğaları iyileştirirsek, kurba- ğalar da bizi iyileştirir' te- masından yola çıkarak "RA- NAS - SANAR" projesi gel- di. Ranas kurbağa demek ve tersten okununca ise iyileştirme anlamına geli- yor. Bu projede kurbağala- rı kişiselleştireceğim. Bu projeyi çocuklara adaya- cağım, çünkü çocuklar bu projenin bir kısmını oluş- turmalı. Eğer bir projenin içinde fazla bilimsel detay- lar olursa çocuklar sıkılıp hiçbir şey anlamak istemi- yor. Ben daha eğlenceli bir proje ile çocukların doğayı ve hayvanları nasıl koru- maları gerektiğini anlata- cağım. Projede müzikli gös- teri, kurbağa senfonisi, re- simler, fotoğraflar, video gösterileri ve heykeller ola- cak. Bu proje bittikten son- ra, proje kitap haline getiri- lecek. Sergi 24 Mayıs'a kadar Ortaköy Salihanesi Sokak- taki Venue'de. • CumhılCumhuriyet LFTA ;ONU « Merhaba Emekçiye bayramında yine dayak vardı. Biliyorsıımız AKP iktidan her fırsatta yüzde 47 oy oranıyla ne kadar güçlü olduğunu dile getirir, demob'asi havarisi kesilir. Peki, 1 Mayıs 'ta işçilerin Taksim 'e çıkmasından korkan AKP'ye sormak gerekmez mi "Madem o kadar güçlüsün kendi emekçinden neden bu kadar korkuyorsun?'. Polise verilen talimat kesindi: Dagıtın... Öyle ki Şişli 'den Taksim 'e uzanan caddeler, tüm ara sokaklarıyla ablukaya alınmıştı. Birpolis amiri, müdürüyle konuşmuş "dağıttn " talimatım duynnıştıı ama bir yandan da yakımyordu: "Ellerinde pankart yok, slogan da atmıyorlar. Ne diyeceğim ben şimdi onlara? " Belli ki tarif edilemez bir kinle emekçileri, sokaktaki yurttaşı ve gazetecileri döven meslektaşlannın aksine onun birparça 'vicdanı' ve sorumhıhık duygıısu vardı... Halaskargazi, Ergenekon ve Abide-i Hürriyet caddeleri tam bir iç. savaş görüntüsünü yansıtıyordu. Gazeteden arkadaşlarıtnızla polis abhıkasını yara yara Pangaltı 'daki Agos Gazetesi 'nin önü'ne kadar ulaşabildik. Atılan sloganlar ve çahnan davul zurna bir parça bayram havası yaratmıştı kipolisin müdahalesi yeniden başladı. Yasanan polis terörünü gazetelerde ve televizyonlarda izlemişsinizdir. Taksim 'e uzanan bütün yollarda yürümek 'yasadışı' ilan edilmişti. Istanbul Valisi Muammer Giiler 'ölçülü şiddet' kullamlacağım açıklamısh. Şiddetin ölçüsü olur mtı? Gazdan bayılanlar, kusanlar, yediği cop ve tekmelerle yere yıkılanlar... Hiçbirşey emniyet güçlerinin öjkesini dindirmeye vetmedi. Kortej oluşmaması için her tiirlü müdahaleyi yapan polis küçük gruplar halinde sıhştırdığı emekçileri Mecidiyeköy 'e doğru kovaladı. Istanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah 'muzaffer komutan' edasıyla Taksim 'de dolaşıp esnafa 'huzıınmuz yerinde mi' diye sorarken polis Cumhuriyet Gazetesi 'nin bahçesine bile girerek hem arkadaşlanmızı hem de dayaktan koçan emekçileri coplama pervasızlığın ı gerçekleştiriyordu. Pazar Dergi 'den Ali Deniz Uslu 'nun kolu kırıldı, Esra Açıkgöz ise kafasma cop darbesiyedi... Bu yaşananlarm hesabını kim verecek? Bu kez karşımızda bir muhatap bulabilecek miyiz?.. Birileri bu kinin, öfkenin, nefretin nedenini açıklayabilecek mi? Ya da güvenlik güçlerinin psikolojik tedaviye ihtiyacı olduğu gerçeğini dile getirebilecek mi? Emeğin bayramını bir kez daha kutladık!.. tyi hafta sonlan... ıCumhuriyet kFTA [ONU Imtlyaz Sahibl: Cumhuriyet Vakfı adına llhan Selçuk Genel Yayın Yönetmeni: Ibrahim Yıldız Yayın Yönetmeni: Ayşe Yıldırım Yazıişleri Müdürü: Güray Öz Görsel Yönetmen: Elif Tokbay Yayınlayan: Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık AŞ Yönetim Yeri: Prof. Nurettln Mazhar Öktel Sk. No.2 Şişli-lstanbul Tel: 0 212 343 72 74 Fax: 0 212 343 72 64 Reklam: Cumhuriyet Reklam Genel Müdür: Özlem Ayden Genel Müdür Yardımcısı: Nazende Pal Reklam Koordinatörleri: Neşe Yazıcı, Hakan Çankaya Rezervasyon Yönetmeni: Onur Tunalı Reklam Rezervasyon: Mete Çolakoğlu Tel: 0 212 251 98 74-75 0 212 343 72 74 Cumhuriyet gazetesinln ekidlr. Baskı: DPC Doğan Medya Tesislerl hafta(g)cumhunyet.com.tr
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog