Bugünden 1930'a 5,498,464 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET MAYIS 2008 PERŞEMBE 8 HABERLERIN DEVAMI TURKİYE Istanbul Edirne Kocaeli Çanakkale izmir Manisa Aydın Denizli Y B Y B PB PB PB PB 24 25 23 26 34 34 39 34 Sinop 21 Adana PB 31 Samsun Trabzon Giresun Ankara Eskişehir Konya Sıvas Y Y Y Y Y Y Y 19 21 21 23 22 27 21 Zonguldak Y 20 Antalya PB 34 Kars Mersin Djyarbakır Şanlıurfa Mardin Siirt Hakkâri Van PB B PB PB B B B 27 33 35 31 30 23 22 20 Yurt geneli parçalı ve çok bulutlu, Marma- ra'nın doğusu, Kara- deniz, Iç Ege, Iç Ana- dolu, Akdeniz'in iç ke- simleri gök gürültülü sağanak yağışlı ge- çecek. Hava sıcaklığı, yağış ve kuzeyli rüz- gârla birlikte tüm yurt- ta 6 ila 8 derece aza- lacak. DIS MERKEZLER Oslo Helsinki Stockholın Londra Amsterdam Brüksel Paris Bonn Y Y Y Y Y PB Y Y 22 12 24 22 24 23 21 26 Berlin 28 Moskova PB Budapeşte PB 27 Aşkabat Madrid PB 19 Astana Viyana PB 25 Taşkent Belgrad PB 31 Bakû Soyfa PB J30 Bişkek Roma 23 Tiflis Atina PB 30 Kahire PB Münih PB 20 Zürih PB 28 Şam Parçalı bulutlu Bulutlu k Çok bulutlu Yağmurlu Sulu kar , Gök gürültülü GUNCEL CÜNEYT ARCAYUREK • Baştarafı 1. Sayfada da bir valiyle yaptığı görtişme sözcüğü sözcüğüne din- ci bir gazetede yayımlanıyor. Partinin ya içeriden ya da dışarıdan dinlendiği yad- sınamaz biçimde ortaya çıkıyor. Üstelik Istanbul gibi kültür kenti olmaya aday bir kentte kimi turistik otellerde gâvura içki var, Türk'e yok diyen, ancak din kurallarının geçerli olduğu ül- kelere layık uygulamalar medyanın diline düşüyor. Olaydan sonra Başbakan'ı ayrı, Kültür Bakanı ay- rı, belediye başkanı ayrı telden konuşuyor. AB, kapatma davasına karşı AKP'nin yanında va- ziyet alan saldırılara girişirken; önceki sabah TV ha- berleri, renksiz bir Dışişleri Bakanı portresi çizen Ali Babacan'ın Türk yargısının AB ölçütlerine uyum sağ- laması gibi ülkesine karşı AB'yi savunan bir tavır ser- gilediğini bildiriyor. ••• Olayları sıralamaya devam edelim: Kamuya ait sağlık, eğitim, yerel yönetimlerde anayasadaki yasağa karşın yumurta biçimindeki türbanlı başlar görev yapıyor. Öğrenciler sınava ka- ra çarşafla giriyor. Kimi yerlerde harem selamlık uy- gulanıyor. Kimi yerlerde kadın müşteriye kadın gar- son hizmet ediyor. Hollanda uçağında Hollandalıyı, erkeklerin yanın- da oturmasının dini inançlarına ters olduğunu söy- leyerek başka koltukta oturmaya zorlayan, dışı örtülü içi ne menemdir bilinmeyen bir kadının Batı dünya- sında yarattığı skandal karşısında işlerine gelmeyen en küçük olay karşısında yalanlama üzerine yalanlama, açıklama yapan bu ülkenin yetkilileri susuyor. Zaman zaman Başbakanlık'la parti genel baş- kanlığını birbirine karıştıran RTE, Anayasa Mahke- mesi'ni, kendine bağlı olanları getirdiği herhangi bir müsteşarlık, genel müdürlük sanıyor olmalı ki; siya- sal hesaplarını uygulamaya geçirmek için kapatma davasını "bir an önce bitirmelerini" isteyen mesaj içe- riğinde demeçler veriyor. ••• Gelelim balığın baştan koktuğu deyişine hak veren davranışlara: Eşinin tavırları ve tarafsız bir cumhurbaşkanına ay- kırı düşen davranışlanyla Çankaya'daki 11 'inci her ge- çen gün biraz daha AKP'Iİ olduğunu kanıtlıyor. Eşinin saraylardan "kimi objeleri" Çankaya'daki çağ- daş anlayışa uygun Pembe Köşk'e taşıma girişimlerini savunma görevini, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekre- terliği'ne getirdiği Mustafa Isen üstleniyor. Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan resmi açıklama, ge- nel sekreteri Mustafa Isen'in sağa sola telefon ede- rek olayı savunma çabası, Hayrünnisa Hanım'ın sa- raylara gidip "obje seçtiğini" yalanlamıyor. Açıklama ve Bay Isen'in çabaları üstü kapalı ola- rak Hayrünnisa Hanım'ı savunmayı bir yere kadar üst- leniyor, ancak: Hayrünnisa Hanım'ın saray eşyalarına merakını ilk kez Hürriyet'te ortaya atan Şükrü Küçükşahin, kendisini telefonla arayan Genel Sekreter Bay Isen'e "Bu objelere uzmanlar mı, yoksa hanımefendi mi ka- rar verdi" diye soruyor. Bay Isen'in yanıtı: "...Uzmanlarda olabilir. hanım- efendi de..." Üstün bir çabayla "objelerin" saraylardan Köşk'e taşınmasını savunan Bay Isen, kaçamak yanıtla Hayrünnisa Hanım'ın olaydaki rolünü doğrulamış olu- yor. Bir başka ilginç nokta: Bay Isen patronunu savu- nurken "Milli saraylardan alınan 7 bin 947 adet ese- rin, 1 Şubat 2003 tarihinde Milli Saraylar Daire Baş- kanlığı'na teslim edildiğini" açıklıyor. Saray eşyaları 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer zamanında saraylara iade edilmiş; Köşk sa- ray eşyalarından anndırılmış. Çağdaş TC'ye layık bir konuma getirilmiş. Öyleyse Pembe Köşk Hayrünnisa Hanım'ın neza- retinde ve isteklerine göre yeniden düzenlenirken ser- gilemek gibi anlamsız bir gerekçeyle saray "objele- rini" Çankaya'ya tekrar taşımaya ne gerek var? AKP döneminde her alanda görmemişliğin do- yumsuzluğa ulaştığı bir dönemde; saraylarda yaşa- ma özlemini bir ölçüde olsun gidermek için mi? Başbakan'ın çeLşkisiGAP projesiyle 1.8 milyon hektar alanın sulamaya açılacağını, 3.8 milyon kişiye iş bulunacağını söyleyen AKP'nin altı yıllık iktidannda 1.4 milyon çiftçi işini kaybetti MURAT KIŞLALI ANKARA - Başbakan Tayyip Erdoğan'ın GAP'ta 1.8 milyon hektar alanın sulamaya açılaca- ğını, bölgenin tahıl amban ola- cağmı ve 3.8 milyon kişiye iş bu- lunacağını söylenıesine karşın, AKP'nin 6 yıllık iktidannda 1.4 milyon çiftçi işini kaybetti. Yö- rede sulama yapan Köy Hizmet- leri kapatıldı. Türkiye buğday ithal eder hale geldi. Erdoğan'ın GAP konusunda samimi olma- dığını ortaya koyan bazı göster- geler şöyle: • Başbakan Erdoğan, GAP projesi ile 3.8 milyon kişiye iş olanağı sağlayacağını söyledi. Ancak AKP döneminde 1.4 mil- yon çiftçi işinden oldu. • Başbakan GAP'ı sulamaya açacaklannı söyledi. Ancak yö- rede sulama yapan Köy Hizmet- leri Genel Müdürlüğü kapatıldı. DSl'den 2 bin 450 kişi çıkartıldı. AKP iktidannda sulamaya açılan bölüm, toplam sulanacak bölü- mün sadece yüzde 3.6'smı oluş- turdu. AKP DÖNEMİNDE YATIRIM YAPILMADI • Başbakan GAP'ın tahıl am- ban yapılacağını ileri sürerken, Toprak Mahsulleri Ofisi işlev- AKP'NİN HEDEFİ DİYARBAKIR i ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - GAP Eylem Planı'nın tanıtımı için bölgeye çı- karma yapan AKP iktidan, tüm planlannı önümüzdeki yıl yapılacak olan yerel se- çimlerde Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'ni DTP'nin elinden almak üzerine yapıyor. Hükümet, planda Diyarbakır'la ilgili 55 hedef belirledi. 2 0 0 8 - 2012 yıllannı kapsayan GAP Eylem Planı çerçeve-/ / sinde Diyarbakır, Gaziantep ve Şanlıurfa ile birlikte cazibe merkezi haline getirilecek. Yine bu iki kentle birlikte Diyarbakır Dicle Üniversitesi'ne teknopark kurulacak. Üni- versite bünyesinde aynca sürekli eğitim mer- kezi oluşturulacak. Kentte okul öncesi eğitim ve ilköğretim kademelerinde fıziki ve teknik altyapı çalışmalanna ağırlık verilecek. Yerel seçimlcrdc Diyarbakır'ı alabilmek için sporu da kullanacak; stad yenilenecek, yeni kapalı spor salonlan yapılacak. Kentte yaklaşık 400 bin hektarlık alanın sülanması sağlanacak. Toplam 506 kilomctre yol yapılacak. Köprü- lcr tamamlanacak. sizleştirildi, Türkiye tanmda AKP politikalanyla üretimden kopar- tıldı. • Erdoğan GAP için, 7.3 mil- yar YTL'si lşsizlik ve Özelleş- tinne fonlanndan olmak üzere, 26.7 milyar YTL'lik kaynak har- canacağmı bildirdi. Ancak bunun 19.4 milyar YTL'sinin nereden karşılanacağmı açıklamadı. ZMO Başkanı Günaydın "Bu kaynak yoksa yatırımlar nasıl yapıla- cak, varsa neden seçimlere ka- dar beklendi?" dedi. • Erdoğan yöreye çok sayıda yatınm yapılacağını söyledi, an- cak yörede devlete geçen çi- mento fabrikalan satıldı, Et Ba- lık Kurumu (EBK) özelleştirildi. • Erdoğan'ın, bundan önceki Güneydoğu çıkışında özelleşti- rilmesinin yanlışlığı anlaşılan EBK yeniden devletleştirildi. Ancak kurum, AKP yönetimin- de, bölgedeki yetiştiricilerden yılda 88 bin sığır alması gere- kirkcn, hükümet yeterli desteği sağlamadığı için ilk yılın sonun- da 3 binden az hayvan alarak ba- şansız oldu. • Yöre illerinden Gaziantep'in milletvekili ve ekonomiden so- rumlu Devlet Bakanı olan Meh- met Şimşek, GAP için hayati olan tekstil sektöründe, daha gö- reve gelmeden "Tekstilin artık Çin'e bırakılması gerek" açık- lamasında bulundu. • Erdoğan yörenin kişi başına milli gelirinin yüzde 209 arttırı- lacağını söyledi ama Köy-Des projesi kapsammdaki yatınmla- n Kamu Ihale Kurulu kapsamı dı- şında tutup, sadece yandaşlara rant dağıttı. • ZMO Başkanı Gökhan Gü- naydın, "GAP, AKP iktidan döneminde hiçbir şcy yapılma- yan bir yatmm projesidir. Baş- bakan'ın açıklamaları da seçi- me yönelik manevradır" dedi. Türk'ün yerine Ayna'nın gelmesi, gözleri parti içindeki yeni dengelere çevirdi DTP'de sular durulmadı AYŞE SAY1N ANKARA - DTP'de Mardin Milletvekili Alınıet Türk'ün grup başkanlığmdan ayrıl- ması, partide yeni bir "yol ayrımı" taıtışması yarattı. Türk'ün olağan kongreye kadar süre olmasına rağmen grup başkanlığmdan aynl- masına parti tabanından yoğun tepki geldiği bildirilirken Meclis grubu da Türk'ün temmuz sonuna doğru yapılması beklenen olağan kongrede genel başkanlığa aday olması için bastınyor. Parti içinde "ılımlı" kanatta yer alan DTP Mardin Milletvekili Ahmet Türk'ün Emine Ayna'nın genel başkanvekilliğini üstlenme- si üzerine, grup başkanlığmdan istifasının ar- dmdan gözler parti içindeki yeni dengelere çevrildi. DTP grubu içinde aralannda Sırrı Sa- kık, 1 lasip Kaplan, Nuri Yaman, Aysel Tuğ- luk'un da bulunduğu bir grup milletvekili Ah- met Türk'ü genel başkan adaylığı için ikna et- meye çalışıyor. Genel merkez kanadinm ise Kandil ya da lmralı'nın tavnna göre aday çı- kanp çıkarmamayı dcğerlcndirdiği bclirtiliyor. Kulislerde Türk'ün çok ağır bir baskı ile kar- şılaşmazsa aday olabileceği dile getiriliyor. Ilımlı kişiliği, geçmiş siyasi deneyimiyle parti içinde önemli bir denge olarak görülen Türk'ün istilası milletvekilleri arasında olduğu gibi parti tabanında da rahatsızlık yarattı. "Şa- hin" olarak nitelcndirilen, PKK'nin faali- yetlerini "Kürt başkaldııısı' olarak nite- lendiren Abdullah Ocalan'ın "legal" oldu- ğunu söyleyen Emine Ayna'nın, genel baş- kanlığa ve grup başkanlığa getirilmesi, par- ti politikasında radikal bir değişim sürecinin başlayacağı şeklinde yorumlanıyor. Tem- muz ayında yapılacak kongrenin de bir an- lamda "şahinler", "ılımlılar" hesaplaşma- sına sahne olması bekleniyor. DTP Muş Milletvekili Nuri Yaman, Türk'ün istifa karannın ardından telefonunun susmadığını belirtcrek, "Sayın Türk genel başkan ola- cak. Tabanda biz de bunu istiyoruz" dedi. 'GÖRÜŞ FARKLILIĞI NORMAL' DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan da, Türk'ün istifasının partilerinin içtüzüğü ge- reği olduğunu söyledi. Kaplan, parti içinde "şahinler-güvercinler çatışması" olduğuna ilişkin bir soru üzerine de "Ben de kaplanım. Beni nereye koyacaksınız" karşılığını ver- di. DTP'nin "solda bir demokratik kitle partisi" olduğunu kaydeden Kaplan, görüş farklılıklan olmasının da normal olduğunu be- lirterek "Biz söylemler farklı olsa da, Mec- lis'e çözüm aramaya geldik. Bizde güver- cin-şahin ayırımı yok. Daha güçlü bir yö- netim için arayışımız sürüyor" diye konuştu. DTP'deki ılımlı kanat, Karayılan'ın 'ihanet' vurgusuyla geriye itildi Kandirden 'dosf uyansı! MEHİVIET FARAÇ Aslında DTP'deki aynşma, Ahmet Türk'ün KYB'ıün interaet sitesine söylediği iddia edilen, "PKK'nin silahlı mücadelesi Kürt halkına za- rar veriyor" sözleriyle başlamadı! Türk, par- tide son bir yılda yoğunlaşan rddikalleşmenin ge- risinde kaldığı, lıatta engellediği iddiasıyla saf dışı bırakıldı. Türk'ün istifasının, Murat Ka- rayılan'uı "ihanet" vurgusu içeren uyanlannm ardından gelmesi ise dikkat çekti! Geçen yılın aralık ayından itibaren yapılan sı- nır ötesi opei"asyonlar PKK'nin eylem zemininde tahribat yaratıyor. Örgüt sıkıştıkça legal kana- dındaki yapılanmalar siyasallaşma vurgusunda ısrar ediyor. Artık DTP mitinglerinde Öcalan postcrleri vc PKK flamaları pervasızca öne çı- karıhyor, partililer giderek scrtleşen çıkışlar ya- pıyor! DTP'de "güvercin" yani ılımlı kanadı Türk'le birlikte nasıl Aysel Tuğluk temsil edi- yorsa, hareketin "şahin" yani radikal kanadın- da ise eski DEP milletvekili Leyla Zana'nın söy- lemleri öne çıkıyor. Zana, Kürt siyasasetinin en az PKK kadar talı- rik ve ajite edici söylemlerle başanya ulaşabi- leceğine inanıyor. Geçen hafta lngiltere'de Avanı Kamarası'nda Kürtçe konuşan Zana'nın, "Anayasa dcmokratikleştiğinde inanıyorum ki halkım ayağa kalkıp ne isteyeceğini söy- leyecektir. Otonomi mi ister, federasyon ıııu, bağımsızlık mı?" demesi yeni radikal çizgiyi temsil ediyor. Zana'nın Londra'daki SOAS Üniversitesi'nde "Bir insan için beyin ve yü- rek ne ise Kürt halkı için PKK ve Öcalan da o demektir" şeklindeki sözleri de Kürt siyase- tinin PKK ve Öcalan'la daha da yakınlaşacağı- nı ifadc ediyor! DTP'nin yerel yönetimlerde etkin olan kesi- mi, Zana'nın öcalan merkezli çizgisinde yürü- yor. Geçen hafta, aralannda DTP Diyarbakır ll Başkanı Nejdet Atalay ve belediye başkanla- nnın da bulunduğu 300 kadaı - kişinin, "Eğer 'Sa- yın Öcalan' demek suçsa ben de bu suçu iş- İeyip kendimi ihbar ediyorum" diye savcılı- ğa dilekçe vermesi, PKK ve Öcalan'm legal- leştirilmesi stratejisine hizmet ediyor! İHANETVURGUSU! Ahmet Türk ve yakın çevresi işte bir yandan bu stratejiden, diğer yandan PKK'nin politika- ları ve DTP'nin radikalleşen yapısmdan rahat- sızlık duyuyor. Türk'ün KYB'nin sitesine "PKK'nin silahlı mücadelesi Kürt halkına za- rar veriyor" diye demeç verdiği iddiası hem DTP hem de PKK'nin yeni yaklaşımına "dar- be" olarak nitelendiriliyor! Çünkü DTPTiler de, PKK'liler de Öcalan'm son dönemde yaptığı mo- ral ve motivasyon içeren konuşmalanndan ce- saret alıyor. Öcalan'ın 14 ve 21 Mayıs'ta lın- rah'da avukatlanna söylediği şu sözlerin bu kap- samda değerlendirilmesi gerekiyor: "Her za- man, PKK için bir yol vardır. Esas olan öz- gürlük zeminidir. Öyle anlaşıhyor ki PKK es- kisinden daha güçlüdür. Bir çözüm gelişti- rilirse üzerime düşeni yaparım, örgütün si- lah bırakması için çağrıda bulunabilirim!" Öcalan aslmda Kürtlcrin silahlı değil siyasi ka- nadınm güçlendiğini ima ediyor! O halde Ah- met Türk ve yandaşlan ne yapmak istiyordu? Murat Karayılan, PKK'nin ajansı ANF'nin, Ahmet Türk'ün açıklamalanyla ilgili sorusuna 20 Mayıs'ta şu yanıtı vennişti: "ÖzeUikle tüm Kürt siyasi çevreleri duyarlı olmalı, hiç kimse hareketimizin yönetimine karşı komplo ve katletme politikalarına or- tak veya alet olmamalıdır. Bunlar ya duru- mun farkında değiüer ya da bilinçli ihanet edi- yorlar. Bu açıdan hareketimize karşı plan- lanan senaryolara kimse destek sunmamah- dır. Aslmda 'PKK'nin silahlı mücadelesi Kürt- lere zarar veriyor' vb. söylemler (asflyenin alt- yapısını oluşturma söylemidir. Onun için ben dostların bu tür sözleri söylemiş olabileceği- ni sanmıyorum!" PKK'nin diğer yöneticisi Duran Kalkan da Türk'ün sözleriyle ilgili soruyu 23 Mayıs'ta şöy- le yanıtlamıştı: "Evet, sihılılı çatışmaya kar- şıdırlar. Ama sadece PKK'nin silahlı çatış- ması değil. DTP de aslında tutarlı bir barış politikası izliyor. Ahmet Türk kendi partisi- nin politikasına ters düşecek şeyler söylemez!" Ahmet Türk'ün hangi koluna partiden el çektirildi? Şiddeti geri iten eli mi, Devlet Bah- çeli'ye uzanan eli mi? DTP'de "şahinler" ve "güvercinler" taıtışması işte bunda gizli! DTP'de Mardin Milletvekili Ahmet Türk'ün bı- raktığı grup başkanlığı koltuğuna Öcalan'a "Sayın" diye hitap eden Emine Ayna geldi. (AA) GUNDEM MUSTAFA BALBAY I Baştarafı 1. Sayfada Erdoğan bu duygularla örülü bir GAP iklimi yarat- maya çalıştı. Verdiği şözlerden birkaçını aktaralım: - 3.8 milyon kişinin istihdamı sağlanacak. - Kişi başına düşen gelir yüzde 209 artacak. -1.8 milyon hektar alan sulamaya açılacak. - Ürün çeşitliliği sağlanacak. - GAP'ın yönetimi Güneydoğu'ya taşınacak. Oysa AKP 6 yıla yakın süredir iktidarda ve GAP'a bir çivi çakmadığı gibi, sökmedik çivi bırakmadı. Şimdi tutmuş, GAP için 4 yıllık 12 milyar dolarlık ey- lem planı açıklıyor. Üstelik şahitler huzurunda: 12 bakan, 50'yi aşkın milletvekili... Başbakan bunca yatınmın kaynağını da bulmuş: lşsizlik Sigortası Fonu ve özelleştirme gelirleri. lşsizlik Fonu ile istihdam sağlamak mı! Nasreddin Hoca'nın tellere takılan yünleri bundan daha ger- çekçidir. özelleştirme paralarını yatırıma aktarmaya gelin- ce... önce bir soru: Bugüne kadar hangi özelleştirmenin gelirini han- gi yatırıma aktardınız? Ülkenin bütün varlıklarını özelleştirirken, gerçekte yabancılaştınrken, ben bunun paralannı bu ülkede ya- tınm yapmak için harcayacağım derseniz adama so- rarlar: O zaman niye özelleştiriyorsunuz? ••• Başbakan Diyarbakır konuşmasında bu bölgede ekilecek adalet tohumlarının tüm Türkiye'de yeşe- receğini söyledi. Anlaşılan Ankara'da kuruttuğu adaleti Diyarbakır'da anımsadı! Erdoğan, konuşması sık sık "Vur vur inlesin Deniz Baykafd/n/es/n" diye kesilince araya girdi: "Başka dinlemesi gerekenleryok mu? Onlar da din- lesin." Başbakan'ın bölge gezisi seçim kokuyor ve DTP'nin ağırlığını tümüyle ortadan kaldırmayı he- defliyor. Bu bir siyasi parti için elbette hedef olarak seçilebilecek bir konudur. Ancak AKP'nin DTP'yi Sİ- lip yerine ümmetçi bir mantığı etkin kılma girişimi biz- de şu soruyu da çağrıştırdı: Acaba bu BOP ödevleri arasında mı? ••• Güneydoğu Anadolu Projesi'nin (GAP) kökenleri Atatürk'ün 1936'daki şu işaretine kadar dayanıyor: Fırat Havzası'nı projelendirin! O gün bugün gelen her iktidar bölgeyle ilgili, pro- jeyle ilgili az çok bir şeyler yaptı. En az ilgilenenler ara- sında AKP geliyor! Güneydoğu'da toprağa ve suya yapılacak yatırımın yanında bir kesimi daha ihmal etmerriek gerekiyor: Insana yatınm! AKP insana yatınm denince sadece seçimi dü- şündüğü için bu konuda yaptıklarını yeterli görüyor. Oysa GAP dünden bugüne devletin devamlılığı il- kesiyle bütün hükümetler tarafından duyarlılıkla sür- dürülseydi, bugün GAP'ın yanına 2-3 proje daha koy- muş olurduk. Şimdi GAP'ın yarısına yaklaştık, kalanına bakıyo- ruz. Rastlantıya bakın ki, Başbakan'ın GAP planı ha- zıhadığı gün Irak Su Kaynakian Bakanı Abdüllatif Ra- şit Ankara'daydı. Raşit, Ankara'dan Türkiye'nin Dic- le ve Fırat'ta planladığı yatırımlarla ilgili kendisine bil- gi vermesini istedi, ardından şunu istedi: "Su garantisi." Saddam döneminde olmayan, ABD işgaliyle ku- rulan Su Bakanlığı, bölgeyi bekleyen yeni sorunların habercisi. Erdoğan, bütün bunlardan öte GAP'ı bir seçim mal- zemesi olarak almış, yıllar önce saptanmış hedefle- ri tazeleştirmiş, halka yutturmaya çalışıyor. Ne demişler: Türk'ün aklına ya kaçarken gelir... Ya da seçerken! ankcum@cumhuriyet.com.tr Zehir içirdi • Baştarafı 1. Sayfada da artmadı. Ama yarından itibaren bazı odak- lar hcmcn fcryat figana başlayacaklar. Yurt- taşlara şunu söylemek istiyorum. Bizim suyu- muz hayli sağlıklıdır" dedi. Gökçek, STÖ'lcrin Kızılırmak suyuna ilişkin açıklamalannı "siyasal ve ideolojik" olarak nite- lendirdi. Gökçek şunlan söyledi: "Beni böyle bir yola başvurdurdukları için halkımdan ö/.ür di- lerim. Ama ajitasyonları bozmanm, ajitasyon- ları yerlerde süründürmenin en güzel metodu- nun bu olduğuna inandığım için, arkadaşla- rımdan özel ricada bulundum. Ankara'ya ver- miş olduğumuz suyu uzun süre açıklamayalıııı dedim." Gökçek, Ankara'nın civar kentlerinde son günlerde yaşanan ishal vakalannın da içme su- yundan kaynaklanmadığmı da ileri sürdü. Gökçek, "Vakalar nerovirüs denilen bir virüsten kay- naklamyor. Peşinen açıklama yapıyorum ki An- kara'da böyle bir şey olursa bunu suya bağla- nıaya kalkmasmlar. 21 gündür Ankara Kızı- lırmak suyu içiyor. 21 gündür Ankara'da ishal vakası görülmedi" dedi. Ankara Tabip Odası, çevre ve kimya mühen- disleri odalan gibi alanında uzman çeşitli sivil toplum kuruluşlannın yaptrrdıklan testler, suda birçok ağu* mctal bulunduğunu gösteriyor. Sül- fat oranı oldukça yüksek olan Kızılırmak suyu- nun, bu yönüyle özellikle yaşlıları ve bebekleri etkileyeceğinin altı çiziliyor. Testler ayrıca, Kı- zılırmak suyunda zehirli özellikleriyle bilinen "arsenik" vc "siyanür"ün de bulunduğunu or- taya koyuyor. Halk sağlığı uzmanı Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu, Kızılırmak suyunun gelecek dönemlerde insan sağlığı için olumsuz etkileri olacağını söyledi. Sudaki arsenik ve ağır metal oranlarının yüksek olduğunu anımsatan Hamza- oğlu, "Sayın Başkan ne gibi bir teknoloji ile Kızılırmak suyunun arıtıldığını açıklamadı" dedi. Hamzaoğlu, Kızıhnnak suyunun kesinlikle kaynatılmaması gerektiği uyansında bulundu.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog