Bugünden 1930'a 5,498,464 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 29 MAYIS 2008 PERŞEMBE HABERLER Baykal, yasadışı uygulamaya sert çıktı, enmiyettekî Fethullahçı yapılaranaya dikkat çekti 'îktidar CHP'yi dinliyor' ÎÇlŞLERl BAKANI 'İddialar varsayım ANKARA (Cumhu- riyet Bürosu) - lçişleri Bakanı Beşir Atalay, CHP Genel Merke- zi'nin dinlendiği iddia- larını varsayım olarak nitelendirirİcen, tünı yönleriyle araştınlması ve savcılığa suç duyu- rusunda bulunulması A t a m v - için Ankara Valiliği'ne talimat verdiğini bildirdi. Atalay, CHP lidcri Deniz Bay- kal'ın, Öndcr Sav ile AIi Serin- dağ arasındaki göriişmenin iktida- rın bilgisi kapsamında dinlenildi- ğine ilişkin açıklamalannın ardın- dan basın toplantısı düzeııledi. Atalay, Baykal'ın sözlerini "ileri ifadeler" olarak nitclcndircrck, "Ilcın böylc bir olay olduysa çok büyük üzüntüyle karşılarız, kı- narız. lleın henüz araştırılma- mış, nasıl olduğu belirlenmemiş bir durumdayken çok ileri bir (ülıınel altında bırakıcı ifadeler kııllanılnıası bizi üzer" dcdi. 'Kurumlar da olabilir' GAP GÖLGELENMlŞ CHP'yi suçladılar Fırat. ANKARA (Cumhu- j riyet Bürosu) - AKP Genel Başkan Yardım- cısı Dengir Fırat, CHP lideri Deniz Baykal'ın hükümetin Güneydoğu Anadolu Projesi ve Konya Projesi ile ilgili açıklamalannı gölgele- mek için telekulak id- dialarmı gündeme getir- diğini ileri sürdü. Dinlemenin ne- rede ve ne zaman yapıldığının Baykal tarafindan açıklandığını kaydeden Fırat, "Dinlemenin ki- ıniıı tarafindan yapıldığı da sa- yın Baykal tarafindan bilinmek- tedir, belgelenmiş demektir" dc- di. Fırat, Baykal'ın kesin delillere ulaşmasına İcarşın konuyu neden savcılığa aktarnıadığınm irdelen- mesi gerektiğini söyledi. Vali ile CHP'li Önder Sav arasındaki gö- rüşmenin doğrulandığını belirten Fırat, "göriişmenin bürokrasi ile CHP'nin ilişkisini gösterdiğini, CHP'nin kamufle için iddiaları ortaya attığını" savundu. Baykal ile hesaplaşacaklarmı kaydeden Fırat, yargı karanyla müfteri kara- rıru CHP'nin boynuna asmanın AKP'nin halka yapacağı cn büyük iyilik olduğunu söyledi. Bay- kal'ın dinleme işinin devlet güçle- ri tarafindan yapıldığı iddiasının "abesle iştigal" olduğunu söyle- yen Fırat, CHP'nin deriıı devletle ilişkisi olduğu imasında bulundu. Dinlemenin ağır bir suç olduğu- ha dikkat çeken Atalay. "Kim ya- parsa yapsın, bu kurumların içinde de olabilir. Bunu yapan bulunsun, cezalandırılsın" dedi. Atalay, Baykal'ın güvenlik birim- lerinin dinleme yaptığı açıklaması- nı rcddcttiklcrini söyledi. Gazete- cilerin sorularını yanıtlayan Ata- lay, dinlemelerin devlet içindeki cemaat bağlantılı şebeke tarafin- dan yapıldığı iddialannın anınısa- tılması üzerine, iddiayı ortaya ko- yanlann yargıya ya da bakanlığa iletmesi gerektiğini bildirdi. Romanya'da bulunan TBMM Başkanı Köksal Toptan da iddia- lara ilişkin "Böyle bir olay varsa, yapanların ortaya çıkarılması lazım. Çıkarılmazsa güvenlik kuvvetlerimiz, emniyet teşkilatı- mız töhmet altında kalır" dedi. Öte yandan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, iddialar üzerine re- sen inceleme başlattı. tncelemeyi, Memur Suçlarını Sonıştunna Bü- rosu'nun yürüteceği öğrenildi. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - CHP, Genel Sekreter Önder Sav'm eski Bolu Valisi Ali Serindağ ile ge- nel merkezde yapöğı göriişmenin içe- riğinin Vakit gazetesinde tutanak gibi yayıınlanması üzerine suç du- yurusunda bulunma ve Başbakan Tayyip Erdoğan hakkında gcnsoru önergesi verme kararı aldı. Sav'ın "iktidarın kontrolü altındaki res- mi kadrolarca" dinlendiğini vur- gulayan CHP lideri Deniz Baykal, "Dinlemenin dinci gazeteye servis edildiği, dinci gazete ile dinleme- yi gcrçekleştiren devlet içindeki bu yapılanma arasında yakın bağ- lantının bulunduğu, suçüstü ko- numunda ortaya çıkmıştır" dcdi. CHP'li Sav, eski Bolu Valisi Se- rindağ merkez valiliğine atanınca, kcndisini arayarak genel merkeze kahve içnıeye çağırdı. 23 Mayıs gü- nü bu ziyaret gerçekleşirken üç gün sonra bu göriişmenin tutanağı Vakit gazetesinde "Sanki CHP valisi" CenSOru hazirllğl CHP, Önder Sav'ın eski Bolu Valisi Serindağ ile yaptığı göriişmenin içeriğinin Vakit'e servis edilmesi üzerine Erdoğan hakkında gensoru önergesi verme karan aldı. Baykal, Emniyetteki, Gülen yandaşı kadrolaşmaya atıfta bulunarak "AKP polis devletini kuruyor" dedi. başlığıyla yayımlandı. Dinlemenin maz olur. Öyle anlaşüıyor ki ulu- ortaya çıkmasınm ardından Baykal dün açıklama yaparak "Bu olay dcvletin güvenlik güçlerinin ana muhalefet partisinin genel sekre- terini çalışma ortamında dinledi- ğini ortaya çıkarmıştır" dedi. Gö- rüşmenin içeriğinin dinci bir gazetede yayımlandığmı vurgulayan Baykal "Türkiye'de devletin çürümesi, ni- tclik değişimi bu olayla görülm- üştür. Türkiye'de devlet bildiğimiz devlet olmaktan, hukuk bildiğimiz hukuk olmaktan çıkmıştır. Dün- yanın herhangi bir demokrasisin- de böyle bir olay yaşansa iktidann, sorumlu bakanın, başbakanın der- hal yerinden ayrılması kaçınıl- sal bütünlüğü savunmak için dev- letin güvenlik güçlerinin eline ve- rilen teknolojik araçlar, devlet içinde yerleşmiş belli çetelerin aracdığıyla bir kısım vatandaşla- ra karşı sistematik olarak kıılla- nılmaktır" diye konuştu. Sorulan yanıtlayan Baykal, "Din- leme olayı AKP'nin derin devleti- nin işi mi" sorusuna, "Bu derin dev- let olayının en olumsuz örnekle- rinden birisi. Bu bir artık çeteleş- me anlayışının devlet içine yerleş- tirilmesi anlamına geliyor" karşı lığını verdi. Baykal, "Dinlemenin ik- tidar tarafindan yapıldığını mı düşünüyor musunuz" sorusuna da "İktidar dışında Türkiye'de bu en ileri teknolojiyle CHP genel mer- kezinin içini izlemeye muktedir hangi kadro var? Bu, iktidarın, resmi kadroların yaptığı iş. Kim tayin etti o ilgili kişileri? O iıısaıı- ların bilgisi dışında mı oluyor bunlar? Kendimizi aldat nıayalıın. lşte VVatergate" karşılığını verdi. Baykal'ın, Merkez Yönetim Ku- rulu (MYK) toplantısında da Emni- yetteki Fethullah Gülen yandaşı kadrolaşnıaya atıfta bulunarak "AKP polis devletini kuruyor. Emniyet- teki 'f tipi' örgütlenmeyi herkes bi- liyor" dediği öğrenildi. Toplantıdan sonra açıklama yapan CHP Genel Saymanı Mustafa Özyürek de Iç- işleri Bakanı Beşir Atalay'ın, "so- rumluluktan kaçan (avıı sergile- diğini" söyledi. Özyürek, AKP Ge- nel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat'ın açıklamalanyla ilgili olarak da "Keşke dava açsa- lar da hesaplaşsak" dedi. Baykal, Türkiye'de devletin çürüdüğünün, nitelik değiştirdiğinin ortaya çıktığını vurguladı. (Fotoğraf: AA) AKP döneminde artü Komutanlara ve eski YÖK Başkanı Teziç'e ait olduğu ileri sürülen ses kayıtlan internette yayımlandı. Anayasa Mahkemesi Başkanvekili ile îlhan Selçuk da dinlendi DINLEME SKANDALI MHPde endişe yaşıyor ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - MHP Genel Se- kreteri Cihan Paçacı, CHP'li Önder Sav'ın parti genel merkezindeki maka- mında dinlendiği iddialarını "vahim bir olay" sözleriy- le degerleııdirirkcn "Din- lenme kuşkusunu biz de taşıyoruz. İddialar ince- lenmeli" dedi. CHP'li Sav'ın parti genel merkezindeki makamında yaptığı bir göriişmenin din- lendiği iddialanna MHP'den tepki geldi. MHP Genel Sekreteri Ci- han Paçacı, iddiaların "va- him bir olay" olduğunu ve ciddi bir şekil- de incelenme- sini istedi. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Son olarak CHP Genel Sekreteri Ön- der Sav'm odasında yaptığı görüş- melerin dinlcndiğinin ortaya çıkması, AKP iktidan dönemindeki beıızer uy- gulamalan gündeme getirdi. AKP iktidan döneminde tekııik ola- naklar kullanılarak yapılan telefon ve ortam dinlemelerine ait bilgiler inter- net ve basın aracılığıyla kamuoyuna açıklanıyor. Bu kapsamda TSK gö- revlilerine yönelik yapılan telefon ve ortam dinlemeleri YouTube adlı in- temct sitesine yansıdı. Bu dinleme- lerden birisi Genelkurmay Elektro- nik Sistemler (GES) Komutanlığı ol- du. GES Komutanı Tuğgeneral Münir Erten'e ait olduğu iddia edilen ses kay- dı Irak'm kuzeyine yönelik düzenlencn kara harekâtı döneminde iııtemetten ya- yımlandı. Erten'e atfedilen ses kay- dında, sınır ötesi operasyonlarda etki- siz hale getirilen terörist sayısının tes- pit edilemediği, kara harekâtının 21-22 Şubat tarilıleri arasında yapılacağı bil- gisi de yer alıyordu. TSK'ye yönelik diğer bir dinleme ise, teröristlerin gerçekleştirdiği baskın sonucu kamuoyu gündeminc gelen Dağhca'nın Tabur Komutanı Kurmay Yarbay Onur Dirik'in görüşmeleri ol- du. Tabur Komutanı Dirik'e atfcn YouTube'de yayımlanan ses kaydın- da emir komuta kademelerindeki ha- talara dikkat çekiliyor. Kayıtta, baskın nedeniyle komutanlann suçlu olduğu, cezalandınlmalan gerektiği savunu- luyor. Bu yöndeki gelişmelerin ardın- dan Dirik'in görev yeri değiştirildi. Istifa edip, emekliye ayrıldı Dönemin Kara Harp Okulu Komu- tanı Tümgeneral Reha Taşkesen'in te- lefonlan da dinlenmişti. Taşkesen'in özel görüşmeleri basına yansımıştı. Taşkesen daha sonra görevinden isti- fa ederek emekliliğini istemişti. Eski YÖK Başkaıu Prof. Dr. Erdo- ğan Teziç'e ait olduğu ileri süriilen ve yasadışı yollardan elde edilen ses ka- yıtlan da Youtube'da yayımlanmışh. Yasadışı dinleme girişimlerine bir ör- nek de Anayasa Mahkemesi Başkan- vekili Osman Paksüt'ün izlenmesi ol- du. Ankara'da arabasıyla yemeğe gi- den Paksüt'ün, kendisini izleyen araç- tan şüphelenerek durdurması üzerine olay ortaya çıktı. Emniyet, araçtakile- rin polis olduğunu ve başka bir olayı takip ettiklcrini savundu. Ergenekon soruşturması kapsamın- da bir süre gözaltında tutulan Gazete- miz lmtiyaz Sahibi ve Başyazanmız ll- han Selçuk'un yaptığı telefon görüş- meleri de dinlendi. Selçuk'un Genel Yayın Yönetmcnimiz İbrahim Yıldız ile yaptığı telefon görüşmeleri dinci ba- sına sızdınldı. Görüşmeler bu gazete- lerdc nıetin halinde yayımlandı. 'Siyasi niyet var' Ana muha- lefet partisinin genel sekrete- Cihan Paçacı rinin dinlenme gerekçesinin devletin gü- venliği olamayacağmı ifade eden Paçacı, "Eğer dinle- niyorsa ortada siyasi bir niyet var demektir. Onun da mutlak surette yargıya intikal ettirilmesi gerekir" dedi. Paçacı, kendi partisi- nin dinlenme kuşkusu yaşa- yıp yaşamadığının sorulma- sı üzerine de "O kuşkuyu biz de taşıyoruz, teknik gelişmeler artık böceksiz de dinlemeye imkân veri- yor, dışarıdan dinleme ya- pılabiliyor. Bu cihazlar kimlerin elinde var ve hangi amaçlarla kullanı- yor, bunun ortaya çıkarıl- ması lazım" diye konuştu. Kurumun web sitesinde 'flörtü zina sayan' yazıya eski Başkan Yılmaz'dan tepki: Diyanet çağdaş yoramlar yapsın Eski başkan, Di- yanet'i eleştirdi. BAHADIR SELİM DİLEK ANKARA - Diyanet lşleri Başkanlığı'nın web sitesinde yer alan cinsel hayat ve yasak- larla ilgili değerlendinneler, es- ki Başkan Mehmet Nuri Yıl- maz'ın da tepkisini çekti. Yıl- maz, günüıı koşullanna dikkat çekerek, çağa uygun yorumlar yapılmasını istedi. Yılmaz, ya- zıda yer alan, "Hz. Peygamber dil, ağız, el, ayak, göz gibi or- ganların zinasından söz ede- rek zinaya zemin hazırlayıcı her türlü gayrimeşru ilişkiiün, flört ve beraberliğin de bu ne- vi zina olduğunu belirtmiştir" şeklindeki dcğerlendinneyi eleş- YANLIŞTA ISRARLILAR ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Flört etıneyi zi- na sayan, kadının parfüm sürmesini edepsizlik, çalış- masını da sakmcalı olarak niteleyen "tlmihal 2-lslam ve Toplum" adlı kitap, 2005 'ten bu yana Diyanet'in resmi internet sitesinde yayımlanıyor. Diyanet, yapılan tüm haberlere karşın kitabı siteden çıkarmıyor. tirdi. Zinanın anlamını hcrkesin bildiğini vurgulayan Yılmaz, "Bizde nişanlılık dönemi var- dır. Evlenecek kız ve erkeğin birbirini tanımaları, sağlam bir yuva için önem taşır" de- di. Yılmaz, kadın ve erkeğin bir arada çalışmasmın lslamda ya- saklanmadığını vurguladı. Ka- dın ve erkeğin yalnız kalmaması gerektiği konusunda yapılan, "Erkek vc kadın bir diğeri için cinsi uyarıcıdır. Yabancı bir kadının yabancı erkekle baş başa kalması yasaklan- mıştır" yönündeki yoruma iliş- kin Olarak Yılmaz, "Allah ka- tında kadın ve erkek eşittir. Kadın, sosyal hayatın parça- sıdır" değerlendinrıesini yaptı. Yılmaz, "Hz. Peygamber, ka- dınların evleri dışında koku sürünerek dolaşmalarmı edep dışı değerlendirmiştir" görü- şüne de "Güzel kokmak, pey- gamberimizin tavsiyesidir" diyerek tepki gösterdi. Bir kadının yanında erkek olmadan seyahat etmemesi yö- nündeki görüşe de açıklık geti- ren Yılmaz, "O dönemde yol- culuklar deveyle yapılabili- yordu. Mesafe uzun olunca da kadının korunması gereki- yordu. Ancak bu, sonsuza ka- dar böyle olacak anlamına gelmez" dedi. PERŞEMBE ORHAN BURSALI Ana Çizgiler 27 Mayıs'ın yıldönümünü geride bıraktık... 27 Mayıs tarihimizde çok önemli bir dönüm nokta- sı. Ulkemiz siyasal, kültürel, düşünce, bilim ve sos- yal hayatında kalıcı izleri var. Sosyal bilimler dün- yamız bu önemli tarihi dönemecin çok yönlü ve uzun soluklu etkilerini araştırmış mıdır, bilmiyonjm. 27 Mayıs'ı sanki sadece siyaset tartışıyor: Her- kes, siyasi konumuna göre 27 Mayıs'a bakıyor; genellikle de bu bakışta bir farklılık yok: Bu gö- rüşleri toparlarsak: * Pariamenter düzene askeri müdahale kötüdür, ama Türkiye 1950 sonunda geldiği noktada bu si- yasal-toplumsal bir kaçınılmazlıktı... * 27 Mayıs, ülkede, bir siyasi partinin asla ya- pamayacağı olumlu değişimleri kısa sürede ger- çekleştirdi; özgürlük rüzgârları estirdi, sol üze- rindeki ağır baskıları kırdı, düşünce özgürlüğüne kapıları açtı, kültürel hayat zenginleşti... * 27 Mayıs kötüdür, her ne olursa olsun (DP'nin diktatoryal yönetimi vb. gibi olgular!..) seçimler- le sistemin yenilenmesini beklemek gerekirdi. 27 Mayıs kötü örnek olmuş, askeri müdahaleler dönemini açtı... * 27 Mayıs'ta idamlar siyasette kini gündeme soktu, siyasi partilerde devamlılığı kesintiye uğ- rattı, partilerin gelişme ve yenilenme süreçlerine de müdahale etti... • * • Şüphesiz, hiçbir şey kendi başına iyi veya kö- tü değildir. Sosyal bilimler, bir olayı, yol açtığı so- nuçlar açısından, ülkeye etkilerini değerlendire- rek, bilimsel-tartışılabilir bir sonuç üretebilir olmalı... Çok zor da olsa! Ancak sonuç üretme ne yazık ki sadece siya- setin tekelinde... Bana sorarsanız, 27 Mayıs'ın olumlu sonuçlan ağır basıyor... Türkiye'nin bu so- nuçlara ulaşabilmek için, belki de 50 yıl geçirmesi gerekebilirdi! Birde bazı sosyal olayları önlemek kimsenin elinde değil. Çaba gösterebilirsiniz, ama sonucu değiştirmeniz yüzde 99 mümkün ol- maz. Toplumsal olayların kendi büyük ölçekli di- namikleri var ve bunlar bazı dönemeçler belirle- yici oluyor. 27 Mayıs da bu tür bir makro dinamikti! ••• 27 Mayıs gibi, ülkemizde pek çok alanda yol ve- ya kulvar değiştirten ve belirieyici etkileri olan baş- ka dinamikler neler? Bir düşünce antrenmanı ya- palım... 1) Mustafa Kemal Paşa'nın aramızdan ayrılışı! 2) Ikinci Dünya Savaşı ve sonucu olarak, daha 1945'lerde CHP'nin iktidardan düşüşü! 3) 1945-50'lerden itibaren, Türkiye'nin, 1923- 1939 arası kendi üretici güçlerini, iç dinamikleri- ni geliştirerek, bunlara dayanarak, kendi kalkın- ma stratejik bakışını terk etmesi! 4) Türkiye'nin kalkınma politikasının, esas ola- rak, ABD-Batı-NATO'ya ve onların yardımlanna bı- rakılrrıası! Ülkeyi yönetme ulusal iradesinin, en azından ekonornik (ve siyaset olarak) 1945'lerden itibaren dış iradelere devrinin başlaması! 5) DP'nin, CHP ve Inönü'nün başlattığı "De- mokratik Pariamenter SisterrT'i, demokrasiye ge- çişi geliştirip yerleştirmemesi! Demokrasi dene- mesini, kendi parti diktatörlüğünü yerleştirmek için bir araç olarak kullanması! (AKP, dikkat et!) Bugün çekmekte olduğumuz demokrasi zoriuklarının kökeni ta burada! Ama, demokrasinin temellerini atan ve iktidan yeni bir dönem başlatmak için devreden CHP, bu- gün demokrasi düşmanı olarak nitelendiriliyor! Kimler tarafindan? Demokrasiyi kuramayan 1950'ler siyaset ve siyasetçilerinin uzantıları mu- hafazakar-sağcı, dinci eğilimli AKP (ve kültürsüz liberal ve eski solcular) tarafindan! 6) Ülkemizde son 60 yılda, o zamana kadar ku- rulan bilim ve teknoloji kurumlarının geliştirilme- mesi, bu kurumların yer yer kapatılması, işlevsiz ve içeriksiz bırakılması, bir bilim-diişünce kültürü birikiminin ülkenin bütününü siyasal ve ekorıo mik etkiieyecek bir eşik değere ulaşamaması... Şüphesiz, ülkenin eğitim yılı ortalamasına, bugünkü 4.5 yılı aştıracak, 7-8 yıla tırmandıracak bir poli- tikanın, sağcı iktidarlarca kasten uygulanmama- sı! 7) 1971 ve 1980 askeri darbeleriyle, ülkenin de- mokratik gelişiminin önünün kesilmesi ve ülkenin büyük güçlerin küresel stratejik politikalarını ger- çekleştirmede bir araç olarak kalmasının sağ- lanması! 8) Nihayet, merkezi sağcı geleneksel partilerin ülkeyi pek çok yönden yönetilemez bırakarak, 19 kez ekonomik açıdan iflas ettirmiş olması ve so- nuçta dinci bir partiye yolun açılmış olması... obursali@cumhuriyet.com.tr Yeşfldere'den kontenjan tepkisi • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - YÖK'ün yaptığı kontenjan artışına tepki gösteren Üni- versite Öğretim Üyeleri Denıeği Başkanı Prof. Tahsin Yeşildere, artışın üniversitelerin görüşü alınmadan ve nitelikli öğretim üyesi sayısı dikkate alınmadan yapıldığına dikkat çekerek, "Tıp fakültelerinin yapısı her yönü ile güçlendirilmeden yapılan kontenjan artışı- nın ileride insan sağlığını tehlikeye atacağı endişelerini taşımaktayız. Tam Gün Yasa- sı'yla tıp fakülteleri tamamen çökertilecektir" görüşünü dile getirdi. Başbakan Tayyip Erdo- ğan'ın YÖK Başkanı Prof. Yusuf Ziya Öz- can'la görüşmesinin içeriğinin açıklanmasını da isteyen Yeşildere, "YÖK Başkanı talimat almıştır. Bu görüşme gizli kaldtğı taktirde de- mokrasi ve şeffaflıktan söz edilemez, YÖK Başkanı da şaibe altında kalır" dedi. Kemerburgaz Üniversitesi • Istanbul Haber Servisi - Altınbaş Holding'e bağlı Mehmet Altınbaş Eğitim ve Kültür yakfı'nca kurulacak Istanbul Kemerburgaz Üniversitesinin 8 fakülte, 3 enstitü ve 2 yük- sek okulla 2009-2010 eğitim-öğretim döne- minde öğrencilerini kabul etmeyi planladığı bildirildi. Altınbaş Holding'in yazılı açıkla- masmda, üniversitenin, holdingin eğitime ve kurumsal sosyal sorumluluk çahşmalarına verdiği desteğin en güzel meyvelerinden biri olduğu belirtilerek TBMM'den onay çıkma- sıyla çalışmalann hız kazandığı kaydedildi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog