Bugünden 1930'a 5,499,814 adet makale



Katalog


«
»

29 MAYIS 2008 PERŞEMBE CUMHÜRİYET SAYFA HABERLER Eceyit doğum gününde anıldı • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Eski başbakanlardan Biilent Ecevit, doğum gününde gömütü başında anıldı. DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, Devlet Mezarlığı'ndaki törende yaptığı konuşmada, Ecevit için "îyi ki doğdu, iyi ki Türkiye'de doğdu" dedi. Sezer ve beraberindekiler daha sonra Ecevit'in mezanna çiçek ve gökyüzüne beyaz güvercinler bıraktılar. Anmaya katılanlar Ecevit için dualar okuduktan sonra Devlet Mezarlığı'ndan aynldılar. ABD Iç Güvenlik Bakanı Ankara'da •ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - ABD lç Güvenlik Bakanı Michael Chertoff, dün Ankara'ya geldi. Chertoff un Başbakanhk'ta gerçekleştirdiği görüşmelerde terörle mücadele, sınır güvenliği ve NATO'da işbirliği konulan ele alındı. Chertoff un görüşmelerde özellikle PKK'li teröristlerin sınır ihlalleri konusunda ayrmtıh bilgi aldıği ve alınması istenen önlemleri dinlediği öğrenildi. Chertoff un ABD'nin Meksika sınırında aldıği önlemleri de anlattığı vurgulandı. Sporculara tecll kolaylıgı •ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı, AKP Istanbul Milletvekili Hasan Kemal Yardımcı'mn verdiği yasa önerisine göre, master ve doktora, staj ve uzmanlık yapanlar 35 yaşına, A milli takım kadrolannda yer alan, olimpiyat, dünya ve Avrupa şampiyonalan ile uluslararası yanşmalarda ilk 3 dereceye giren sporcular ise 38 yaşına kadar askerliklerini tecil ettirebilecek. Yasa önerisi, bugün Milli Savunma Komisyonu'nda görüşülecek. PETKİMde protesto • tZMİR (Cumhuriyet Ege Bürosu) - PETKİM çalışanlan kurumun özelleştirilme girişimlerini dün işyerinde protesto ettiler. Sabah saatlerinde fabrika (A) kapısı önünde toplanan işçilere seslenen Petrol-lş Sendikası Şube Başkanı Salih Mehmet Aydın, özelleştirmeyle ilgili yargı sürecinin devam ettiğini anımsattı. Aydm bu süreç tamamlanmadan PETKlM'in devredilemeyeceğini belirterek "Eğer sizler hukuku hiçe sayarsanız, burada PETKlM işçisi hukuka ve kuruma sahip çıkmasını bilecektir. Özelleştirilmesi yargıdan dönen kamu kuruluşlannın bugün içinde bulundukları durum bellidir. Bizler PETKlM'in oyerlere benzemesine izin vermeyeceğiz" dedi. Doç. Dr. Erhan, 'Üyelik süreci AKP'nin menfaatlanna kurban edildi' dedi 'AB yolu kapandı' MAHMUT GÜRER ANKARA - Türkiye-AB Ortak Tutum Belgesi'nin onaylanmasının ardından uz- manlardan hükümete uyan geldi. Ankara Üniversitesi Avrupa Toplulukları Araş- tırma ve Uygulama Merkezi (ATAUM) Müdürü Doç. Dr. Çağrı Erhan, "Türkiye'nin artık AB'ye tam üye olıııa- sı söz konusu değildir" de- di. ATAUM Müdürü Erhan, belge ile Türkiye'nin 3 Ekim 2005 tarihinde aslında açıkça ortaya konulan sürecin içine girdiğini söyledi. Erhan, "Burada AB'ye suç atmak aslında yersiz. Suç tamamen Türkiye'nin- dir. 2005'te imzalanan bel- genin Türkiye'de iç politi- kaya yönelik olarak zafer- • Son 5 yıldan bu yana AB konusunun hükümet tarafından parti çıkarlarına kurban edildiğine dikkat çeken Çağn Erhan, Türkiye-AB Ortak Tutum Belgesi'nin onaylanmasıyla da, üyelik için Türkiye'nin önünün tamamen kapandığını söyledi. Emekli Büyükelçi Turhan Fırat ise, belgede kapatma davasına yer verilmesini eleştirerek, "Komisyonun bilmesi gereken şey, kapatma davasında yetkili kendileri değil AlHM'dir. Bu unsurların belgede yer alması siyasi baskıdır" diye konuştu. miş gibi yansıtılmasınm so- nucudur. Artık AB ile mü- zakerelerde Türkiye'nin önünü tamamen kapah ola- rak görüyorum. Türkiye artık tam üye olamaz. Hü- kümet de, Avrupalılar da bunun farkında" diye ko- nuştu. Son 5 yıldan bu yana AB konusunun hükümet tarafın- dan parti çıkarlarına kurban edildiğine dikkat çeken Er- han, "O belgeler önündey- ken daha 2004'teki zirveye katılmasaydın. Ardından da müzakerelere başlama- saydın. Tepkini koysaydın. Bunlar olmazdı. Tüm ya- püanlar siyasi, küçük oyun- lar" değerlendirmesini yap- tı. Ortak Tutum Belgesi'nde kapatma davasmm yer alma- sının artık doğal karşılanma- sı gerektiğini, bu konunun ilerleme raporunda da işle- neceğini kaydeden Erhan, "Bunu başka bir parti ol- saydı yapmazdı diyenıeyiz. Başka parti de yapardı, an- cak son 5 yıldan bu yana, AB konusu şahsi ve partinin menfaatlanna kurban edil- di. Bir de bunu başmüza- keıeci yaparsa ve yapılan- lar Türkiye'nin çıkarına değilse tabii insan işin için- de başka şeyler arıyor" de- ğerlendirmesini yaptı. Emekli Büyükelçi Turhan Fırat da, kapatma davasının tutum belgesinde yer alması- ııı eleştirirken, AB'nin bunu müktesebat kabul edip mü- zakereleri askıya almasının zor olduğunu belirtti. lfadenin belgede yer alış şeklinin, "yargıya baskı ve içişlere müdahale olarak" değer- lendirildiğini ve bu değer- lendirmelerin haklı yönlerinin bulunduğunu kaydeden Fırat, Türkiye'nin de belgeye kar- şı gerekli yanıt ve tutumlar hazırlaması gerektiğini söy- ledi. Fırat, şöyle konuştu: "Kapatma davasında bağlayıcı kararı ancak AİHM verebilir. Parti ka- patıhrsa ve AKP itiraz eder, meseleyi Strasbourg'a gö- türürse, durumu bu mah- keme inceler ve kararını verir. Hem AB hem de Tür- kiye bakımından bu bağla- yıcı karar olur. Ama onun haricinde de bizim mükte- sebatımızdır diyerek sade- ce siyasi tepki koyabilir. Ve müzakerelerin ln/.ı ko- nusunda bazı yaptırımlar- da bulunabilir." HIZLANDIRMA ÇABASI AKP'nin savunma taslağı hazır • AKP, kapatma davasıyla ilgili süreci hızlandırmak için esas savunma taslağını şimdiden hazırladı. AKP'nin esas savunmasında, ön savunmadaki gibi savcıya yönelik eleştiriler yerine iddianamedeki suçlamaları çürütmeye dönük bir söylem kullanılacak. EMİNE KAPLAN ANKARA-Anaya- sa Malıkemesi'nin ka- patma davasıyla ilgili kararını bir an önce vermesini isteyen AKP hükümeti, süreci hız- landmnak için esas sa- vunma taslağını hazır- ladı. Başbakan Tayyip Erdoğan davamn bir an önce bitmesini iste- diklerini sık sık dile getirirken, AKP yöne- ticileri de süreci hız- landırmak için acele ediyor. Esas savun- mayla ilgili taslağa son biçimin verilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdur- rahman Yalçınka- ya'nın esasla ilgili gö- rüşü bekleniyor. Savcımn ek süre is- tememesi durumunda en geç 2 Haziran günü esas hakkındaki görü- şünü Anayasa Mahke- mesi'ne sunması ge- rekiyor. AKP yöneti- mi, savcmın görüşünü Anayasa Mahkeme- si'ne verir vermez esas savunma taslağı üze- rindeki rötuş calışma- lanna hemen başlaya- cak. Erdoğan ile yapı- lacak değerlendirme- den sonra zaman yiti- rilmeden esas savun- ma, Anayasa Mahke- mesi'ne sunulacak. AKP kulislerinde bu sürenin bir haftayı geç- meyeceği dile getirili- yor. AKP, esas savun- mayla ilgili çalışmalar sırasında Anayasa Mahkemesi'nin tür- banla ilgili anayasa de- ğişikliğine ilişkin ka- ranrun çıkabileceği he- sabını da yapıyor. AKP'nin esas savun- masında, ön savunma- dan farklı olarak hu- kuksal tezlere ağırlık verilecek. Bu kez ön savunmadaki gibi sav- cıya yönelik ağır ve sert eleştiriler yerine iddianamedeki suçla- malan çürütmeye dö- nük bir söylem kulla- nılacak. Özellikle si- yasi yasak istenen 71 kişiyle ilgili suçlama- lara, bu kişilerin parti- ye verdiği savunma- lardan da yararlanılarak hukuksal çerçevede ya- nıt verilecek. Esas sa- vunmada, Avrupa İn- san Hakİarı Mahke- mesi kararlan, siyasi partilerin kapatılma- sıyla ilgili Venedik kri- terleri ve genel olarak Avrupa Birliği huku- kuyla ilgili daha kap- samlı değerlendirme- ler yapılacak. Esas savunmada, Venedik kriterleriyle birlikte 5 yıllık siyasi yasak ile ilgili AİHM kararlanna özel bir vur- gu da yapılması bekle- niyor. Öğretim üyelerinden Yargıtay bflcürisine destek Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun ülkede "yargı bağımsızlığmı" zedeleyen adımlar olduğunu vurgulayan açıklamasına, üniversitelerin öğretim elemanlarından destek geldi. Ege Üniversitesi Öğretim Elemanları Derneği'nin (EGÖDER) interaktif ortamda başlattığı imza kampanyasına, 40 üniversiteden 315 öğretim elemanı destek verdi. Dün Ege Üniversitesi (EÜ) Kampus Kültür Merkezi önünde cüppelerini giyerek toplanan öğretim üyeleri, Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun açıklamasının altına imza attıklarını vurguladı. EÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kayhan Kantarlı, aydınlık, çağdaş Türkiye'nin varlık nedeni olan değerleri ortadan kaldırmak ve ülkeyi şeriatla yönetilen bir sömürge durumuna getirmek isteyen emperyalistler ve yerli işbirlikçilerin, yargı üzerinde baskı kurmaya çalıştığını söyledi. Kantarlı, "Ülkemiz bugün ekonomik bir işgal altındadır. lktidar partisi hakkında iki önemli davamn görüldüğü, bağımsız yargının en yüksek organı Anayasa Mahkemesi'ne Avrupa Birliği ve ABD desteğiyle kararlar dikte etmeye çalışümaktadır" diye konuştu. EÜ öğretim üyelerinden Prof. Dr. Ömer Değirmenci de, "Bizler, bilim, akıl ve çağdaş hukukun savunucusu olan Türk üniversitelerinin öğretim elemanları olarak, saygıdeğer yargıçlarımızın kaygı ve görüşlerini paylaşıyor, laik demokratik hukuk devlen'nin korunması ve ulusal bağımsızlığımıza saygı gösterilmesi adına yaptıkları tarihsel açıklamayı aynen sahipleniyoruz" dedi. (Fotoğraf: EMRE DÖKER) Çankaya Köşkü'ndeki tadilat çalışmalan yaz aylannda hız kazanacak Merdivenler Gül'e dar geldi • Köşk'teki restorasyon çalışmalanna haziranın ikinci yansından itibaren hız verilecek. Yangın tesisatı kurulacak, elektrik tesisatı yenilenecek, halılar değiştirilecek, duvarlar boyanacak. Köşk, şeref holündeki 2 metre genişliğindeki merdivenlerin 'darlığından' da şikâyetçi. FIRAT KOZOK ANKARA - Çankaya Köş- kü'nde başlatılan tadilat çalışmalan yaz aylarında hız kazanacak. Köşk'ün halılanndan merdi- venlerine; tuvaletlerinden kli- malanna kadar birçok bölü- münde onanm ve yenileme yapılacak. Köşk'ün en ilginç şikâyet noktası ise şeref giriş holünden Gül'ün makam ka- tma çıkan 2 metre genişliğin- deki merdivenler. Dönerek yükselen merdivenler, iki dev- let başkanının yan yana yü- rümesi sırasında sıkıntı ya- rattığı gerekçesiyle değişti- rilecek. Cumhurbaşkanı Gül'ün haziran ayınm ilk yansında gercek- leştirmeyi planladığı Japonya ve Hır- vatistan gezilerinin ardından Istan- bul 'daki Huber Köşkü'ne taşınma- sıyla birlikte, Köşk'te yoğun bir ça- lışma da başlayacak. Köşk'ün yetkili makamlan konuyla ilgili mimarlarla bir dizi görüşme trafiği yürütürken, haııgi alanlarda tadilat ve onanm ya- pılacağı da netleşti. Cumhuriyet'in edindiği bilgilere göre Köşk'ün küçük resepsiyon salo- nunda kapsamh bir yenileme çalışması yapılacak. Salonun "ahşap lake kap- lama" duvarlan tamamen yenilenecek. Köşk'te kapsamh bir klima operasyonu da gerçekleştirilecek. Özellikle re- sepsiyon salonundaki klimalann ka- labalık davetlerde yetersiz kaldığım dü- şünen Köşk, klima tesisatını yenilete- cek. Köşk'ün halılan da sonbahara ka- dar değiştirilecek. Bu çerçevede 2 bin metrekareyi bulan ve duvardan du- vara uzanan halılar yenilenecek. Bu ça- lışmanın yaklaşık 200 bin YTL'ye mal olacağı ifade ediliyor. Tadilat çerçe- vesinde Köşk'ün tüm duvarlan da yeniden boyanacak. Ancak bu konu- da henüz bir renk seçimi yapılmadığı öğrenildi. Tadilat çalışmalannda en ilgi çeken nokta ise şeref holünden Gül'ün ma- kam katına çıkan döner merdivenler olacak. Eni 2 metre, basamaklannın sağ ucu 40, sol ucu da 25 santimetre olan merdivenlerin, yabancı devlet başkanlannın ziyareti sırasında sıkın- tı yarattığını düşunen Köşk yetkilile- ri, bu konuda da yeni bir düzenleme yapılmasını istiyor. Yetkililer, merdi- venlerin sol tarafında yüriiyen kişinin topuklannın boşlukta kaldığı gerek- çesiyle merdivenin yuvarlak şeklinin değiştirilmesi gerektiğini düşünüyor. Bu konuda mimarlarla yapılan görüş- melerin ardından basamak genişlik- lerinin içte 3, dışanda ise 5 santim ge- nişletilebileceği ya da merdivenlerin yuvarlak yerine başka bir şekilde ya- pılabileceği ifade ediliyor. Yangın tesisatı döşenecek Köşk'te bir dizi teknolojik düzen- leme de yapılacak. Bu çerçevede elek- trik tesisatı tamamen yenilenecek, ye- ni bir yangın tesisatı konulacak. Bi- nalarda yangııı tesisaunın bulunmadığı, bu nedenle çahşmanın zorunlu hale geldiği belirtiliyor. Çalışmalar çer- çevesinde aynca yangın kaçış bö- lümleri ve ihbar sistemleri de Köşk yerleşkesine eklenecek. POLİTİKA GÜNLÜĞÜ HİKMET ÇETtNKAYA Protestan İslamı... Prof. Dr. Şerif Mardin, laikliği, Kemalizmi be- ğenmez, aşağılar... Bir süre önce "mahalle baskısı" terimini or- taya atmıştı... Aynı şeyleri yıllardır yineler durur... Şerif Mardin, öteden beri gizli açık Nurculu- ğu, Nakşiliği savunur, "cemaat kavramını" ir- deler... Muhteremin her konuşması bazı gazetelere manşet olur, "Irtica var mı, yok mu" tartışması başlar... Dinci-tarikatçı örgütlenme 2008 yılında do- ruğa ulaştı mı, ulaşmadı mı? Eğitim sistemi tarikat şeyhlerine teslim edil- di mi, edilmedi mi? Dinci bir sermaye gücü yaratıldı mı, yaratılmadı mı? Daha sayayım mı? Mardin gibi düşünenler, Türkiye'de ser- best piyasa düzeninin Allah'ın mantığının önüne geçtiğini söylüyorlar VVashington'da- ki birtoplantıda... Konuşmacı Prof. Dr. Hakan Yavuz... Hayli ilginç konulara değiniyor: "lleride daha laik bir Türkiye görebiliriz. Fet- hullah Gülen cemaati, Protestan bir İslamı tem- sil ediyor. AKP'nin, Abdullah Gül'ün cumhur- başkanı seçilmesi, Milli Eğitim'in ve Türki- ye'de polisin Islamlaştırılmaya çalışılması, türban konusu, alkolün yasaklanması gibi bir dizi hatası oldu..." Hakan Yavuz'a göre AKP'nin kusurlan var sa- dece... Bilinçli bir biçimde yapılan devlet içindeki dinci örgütlenme kusur sayılabilir mi? Demek AKP suç işlemiyor, kusur işliyor... Kusurun bağışlanması gerekiyor... Şerif Mardin de "Kemalizm iyiyi, doğruyu, gü- zeli topluma veremedi" deyip öğretmen-imam karşılaştırması yapıyor: "Imam, öğretmeni yendi..." ••• Şerif Mardin ve Hakan Yavuz... Ikisi de ABD'yi çok iyi tanıyor... Hakan Yavuz, VVilson Center'da "Türki- ye'nin demokrasisi daha güvenli olabilir mi?" konulu toplantıda bazı gerçekleri, Şerif Mar- din'den daha açık söyleyebiliyor: "AKP büyük olasılıkla kapatılacak. Ancak bu ortamdan bir uzlaşıyla çıkılmalı. Türki- ye'nin AB'deki görüntüsü, Islamcı devlet mo- deli. Islama yakın olan AKP'nin de bunda et- kisi var. Türkiye ulus devlet yapısının zarar görmemesi için son derece dikkatli davran- mak Laik kesimin korkusu bu. Cemaatler po- lis gücüne, eğitim sistemine girerse, devletin bugünkü yapısı bozulur. Laik çevrelerin bu ko- nudaki endişeleri anlaşılabilir." Hakan Yavuz bile devletin duyarlı kurumla- rının "dinci kuşatma" altında olduğunu söy- lerken, Şerif Mardin hâlâ "Kemalizm laikliği netleştiremedi" diyebiliyor. Peki, 1950'den sonra işbaşına gelen sağ ik- tidaıiar, onlann temsilcilerinin yobazlara, din- cilere, tarikat şeyhlerine verdikleri ödün ne- reye konulacak? Aydınlanma Devrimi'nin üstü açık ve kapa- lı düşmanları nerede yetiştirildi, Fethullah Gü- len son 30 yılda neden bu denli güçlendi? Şöyle 27 yıl önceye gidelim... 1983 yılında ANAP iktidar oldu... Başbakan Turgut Özal, Fethullahçıları, Nak- şileri, Süleymancıları kucakladı, onların önün- deki engelleri kaldırdı... İlk engeli "en baba Atatürkçü" Kenan Ev- ren Paşa yapmıştı, 12 Eylül askeri darbe- sinden sonra. özel okullara izin verildi, ABD'nin isteği doğrultusunda... ••• 1990'da Sovyetler Birliği çöktü... ABD, Büyük Ortadoğu Projesi'nin ilk adımı- nı attı... Başbakanlık Konutu'na tarikat şeyhlerinin iftaryemeğine çağrılması Erbakan Hoca'yı si- yaset sahnesinden indirme amaçlı mıydı? ABD, bu planı önceden yapıp Tayyip Bey ve Abdullah Bey'le görüşmüş müydü "llımlı Islam Modeli"nı? Türkiye sıkıştıkça birileri çıkıp 1923'lerden başlayarak Kemalizmi, laikliği yerden yere vu- ruyor, Atatürk'e saldırıyor... Halkevleri, Köy Enstitüleri, tarım koope- ratifleri niçin kurulmuştu? Türk Tarih Kuru- mu'nun, Türk Dil Kurumu'nun işlevi neydi? Bunları neden konuşup tartışmıyoruz?.. hikmet.cetlnkaya@cumhuriyet.com.tr Faks numaramız: 02126 343 72 69 HİKMET ÇETİNKAYA FETHULLAHÇI GLADYO TÜM KİTAPÇILAROA Fethullahçılor her yerde örgülleniyorlar. İnternetle kurmay albaylann, yarbayiann, binbaşıların, astsubayların, askeri sivil memurların, askeri okul öğrencilerinin "soyoğaam" çıkaran adres belli. 0 adreste oturanlar kurmay subaylara, astsubaylara, askeri-sivil memurlora, askeri okul öğrencilerine "TSK'ye sızmış vatan hainleri" diyebiliyor... 8u kitap; örgütlenmenin bugün geldiği noklayı, yani 'Fethullahp Gladyo'yu anlatıyor. . 0.212 5121172 GUNİZİ YAYINCILIK guniziyayincilik@gmail.com
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog