Bugünden 1930'a 5,499,814 adet makale



Katalog


«
»

29 MAYIS 2008 PERŞEMBE CUMHURİYET SAYFA J V LJ L J J. LJ J \ kultur@cumhurlyetxom.tr 15 Türk Mühendis ve Mimar Odalan Birliği'nin 40. genel kurulu bugün Ankara'da başlıyor TMMOB'nin tarihsel sorumlıüuğu UYGARLIKLAMN İZİNDE OKTAY EKİNCİ "BUim" ve "siyaset"... Aslında her ikisinin de "kuram"sal ama- cı aynı; "insana, topluma ve insanlığa hizmet..." Gelin görün ki yıldızlan hiç banşrruyor. Bi- limin siyasetten, siyasetin de bilimden ya- kındığı kadar aynı amaçlı başka bir "ildli" var rnıdır? Oysa bilim diyor ki: "İnsanlığa hizmeti- nıin yaşama geçebilmesi için siyasetin de bunu olanaklı kılan ortamları yaratması lazım..." Siyaset ise açıkça söylemese bile yaygın tavnyla demeye getiriyor ki; "Amacıma en- gel olan değil, uyum gösteren biliıni sevi- yorum"!.. Işte bu çatışmayı doruğa çıkartan "küre- selleşme"nin, dorukta yaşandığı ülkelerden biri de Türkiye olsa gerek... Çünkü Atatürk'ün "Benim manevi mi- rasım bilimdir" sözünü bile artık sadece, Cumhuriyet'in Bilim Teknik dergisi her hafta ilk sayfasında anımsatıyor... 'BiLİM SİZ DEMOKRASİ! Denebilir ki Cunıhuriyet tarihimizin hiç- bir döneminde bilim, siyasetten bu denli ya- kınmamış; siyaset de bilimi bu denli dışla- manııştı. Örneğin üniversitelerin "çok doğru" di- yerek sevindikleri, ya da meslek odalannın "sonuna kadar yanındayız" dedikleri ka- mu projeleri neden "yok" denecek kadar az?.. Okullarda öğretilenlerle yaşamdaki uygula- malar arasındaki uçurum neden bu denli ar- tıyor? Hemen tüm imar değişikliklerinde şelıir- cilik bilimi çiğnenerek özel rant çıkarlan gö- zetiliyor. Yargının bunlarla ilgili her iptal ka- ran, "kente karşı suçlar"ın bilime de kar- şı işlendiğini kanıthyor. Ulkenin her tarafinı tek tip kulelerle be- tonlaştıran TOKÎ'nin yapılan, sakıncalı ve firsatçı yer seçiminden kımliksiz bina türle- rine kadar mimarhğın yüz karası örnekleri... Madencilikten tanma, ulaşimdan enerjiyc kadar hemen tüm alanlarda bilimsel ilkele- TMMOB JEOTERMAL ı *#tâ"*zm BtLİM VE TEKNtKTEKİ ULUSAL GÜCÜMÜZÜN TEMSİLCtLERİ İşte her yıl sayısız bilim, kültür ve sanat etkinlikleriyle ülke sorunlarını tartışıp çözüm önermelerine rağmen siyasetin oralı bile olmadığı meslek insanlarımız; çevre mühendisleri, elektrik mühendisleri, fizik mühendisleri, gemi nıühendisleri, gemi makineleri işletme mühendisleri, gıda mühendisleri, harita ve kadastro mühendisleri, iç mimarlar, inşaat mühendisleri, jeofîzik mühendisleri, jeoloji mühendisleri, kimya mühendisleri, maden mühendisleri, makine mühendisleri, metalurji mühendisleri, meteoroloji mühendisleri, mimarlar, orman mühendisleri, peyzaj mimarları, şehir plancıları, tekstil mühendisleri ve ziraat mühendisleri... rin gözetilmesi yerine, talana dönük kural- lar yasallaşıyor. Üniversitelerde sınıf bile geçemeyecekpro- jeler, kamunun imzasını taşıyor; meslek odalannda onur kıncı sayılarak cezalandınlan davranışlar, yine kamunun adeta "resmi" tu- tumlan haline geldi. En teknik konularda bile ilgili uzmanlık ku- rumlanna danışılmadan hazırlanan düzen- lemeler, ulusal teknik gücümüzü bilim dışı amaçlara hizmet etmeye zorluyor. Mimarlanmızı su havzalarında ve tanm alanlarında yapı tasarlamaya, şehircilerimi- zi kaçak yapılan "af'feden kent planlan yap- maya, her daldaki mühendislerimizi de okıîlda asla öğrenmedikleri "etik dışı teknik becerf'lere tutsak kılan siyaset, doğrudan uz- manlık gerektiren yetkilerin bile "seçilmiş bil- gisizler"ce kullanılnıasını "demokrasi" di- ye yutturuyor... Bu "maksatb cehalet"i, demokrasinin ürüııü sayabilen kimi sözde demokratlanmız, insanlığa hizmetten ödün vermeyen bilime karşı, tarihte görülmemiş düzeydeki "bilinçli hakaref'in temsilcileri değiller midir? ' Y A Ş A M S A L DEĞER'İMİZ Bütün bu bilinen gerçekleri anımsatmamın nedeni ise Türk Mühendis ve Mimar Oda- lan Birliği'nin (TMMOB) bugün başlaya- rak hafta sonuna kadar sürecek olan 40. ge- nel kurul çalışmalan... Özetlemeye çahşüğım siyasal anlayışın gi- derek daha fazla güçlendiği; hemen her alanda bilim dışılığın egemen olduğu bir dö- nemde, TMMOB'nin varlığı, etkinliği, il- keleri ve mücadelesi, Türkiye için adeta ek- mek kadar, su kadar, hava kadar yaşamsal de- ğer taşıyor. Çünkü TMMOB, 54 yılının birikimleri; bünyesindeki kültür, sanat ve uzmanlık alanlannın evrensel yükümlülükleri ve ana- yasanın 135. maddesinde tanımlanan "ka- musal" sorumluluklanyla, "amaçlarına uyumlu bilim" peşindcki siyasal gücün bu ülkedeki en yaygın ve en güçlü "karşıf'ıdır. 'Bu Dünya Hepimirin Kültür Servisi - Marmara Üniversite- si Üetişim Fakültesi'nin yeni fotoğrafçıları, bir fotoğraf ödevinden yola çıkarak 2 bin köpeğin yaşadığı Yedikule Hayvan Ban- nağı'nda çektikleri fotoğraflan, fakültenin Nişantaşı Kampusu'nda sergiliyor. "Is- tanbul'un ve Türkiye'nin birçok soru- nu varken bu sorunlar içinde köpek ba- rınakları ve sokaklarda yaşayan canlı- ların durumları pekde önemli değil, di- yenler çıkabilir, ama biz öyle düşün- medik. Fotoğraf makinelerimizle ban- naklarda yaşayan köpeklerin yaşamla- rına tanıklık ettik." Gelişmiş bir toplumun hayvan sevgisiyle de ölçülebileceğini vurgulayan fotoğraf- çılar, köpeklerin yüzlerindeki ifadeleri unutamamışlar. Bu nedenle sadece mesleki hak ve yetki- lerin değil; bilimin insanlıkla buluşmasının en temel güvenceleri olan demokrasi, insan haklan ve ulusal bağımsızlık erdemlerinin de önde gelen savunuculan arasındadır... Nitekim 12 Eylül faşizminin TMMOB ile kamu kurumlan arasına duvar örmeyi amaç- layan 66 ve 85 sayılı karamamelerini çeyrek yüzyıldır hiçbir "sivil"(!) hükümet kaldır- madı; yine hiçbir iktidar, doğrudan mimar- lık, mühendislik ve şehircilikle ilgili yeni ya- sal düzenlemelerinde TMMOB'ye yer ver- medi. O kadar ki bu alanlann en bilgisiz ve ye- teneksiz kamu kurumlanna bile ayncalıklı rant sağlamalan uğruna "planlama ve inşaat izni yetkisi" armağan edilirken, TMMOB'ye hiç değilse "denetim lıakkı" bile tanınma- dı... Şimdiki iktidann önde gelen "sakınca- h"lan arasmda da yine TMMOB yer alıyor olmalı ki meslek odasının görüş ve uyanla- raıı önemseyen bürokrat uzmanlar etkisiz- leştirilirken; umursamayanlar ve hatta kar- şı çıkanlar yönetici kadrolara getiriliyor... 'ETKİN'LEŞEBİLMEK İÇİN 1954'te 10 meslek odasına bağlı 8 bin üyeyle kurulan TMMOB bugün, 23 odada- ki 300 binden fazla teknik meslek insanımızı temsiletmekte... Ülke düzeyinde, odalann 200'e yakın şu- besi var, 40 kadar ilde de TMMOB'nin ko- ordinasyon kurullan bulunuyor. Aynca 13 bölge temsilcisi, 300'e yakın il ve ilçe tem- silcisi, 11 irtibat görevlisi, 70'i aşkın mesleki denetim görevlisi ve 60'tan fazla oda tem- silcisi, sayılan 1200'ü geçen birimlerde gö- rev yapıyorlar. tşte böylesine yaygın bir ulusal teknik güç örgütlenmesinin, "bilimsiz demokrasi"ye karşı dircnişindeki öncelikler acaba ne ol- malıdır? Rant, çıkar ve sömürgecilik ilişkilerine alet ohnayacak; tam tersine aynı ilişkileri gide- rek etkisiz kılacak bir mimarlık, mühendis- lik ve şehircilik hizmetini bu ülkeye arma- ğan edebilmek için, eğitimden uygulamaya izlenecek yol ve alınması gereken önlemler nelerdir?.. Mesleklerin toplum yaranna saygınlığı ve bilimsel etkinliği yeniden nasıl sağlanabilir; nasıl güvenceye alınabilir? TMMOB'nin 40. genel kurulunda bu gi- bi sorulann, öncmsenerek mücadele gün- deminde en başlara yazılması dileğiyle... : ODAK NOKTASI AHMET CEMAL "Gaflet ve Daüet ve Hatta Hıyanet İçinde'Daha Nasıl Ohınur? 27 Mayıs Salı günkü Cum- huriyet'in "Meydan Imamla- rın" manşeti altındaki birinci sayfa haberinden: "Eğitim sis- teminin en az 120 bin dersliğe ihtiyacı bulunuyor. Çok sayı- daki köyde okullar atıl durum- da bulunurken buralar onarıl- mıyor, ihtiyaçlan giderilmiyor, öğretmen atanmıyor. Köyler- deki okullar taşımalı eğitim nedeniyle kapatılıyor. Böylece, içinde eğitim kurumu ve eği- timci bulunmayan köylerde adres, camiler ve din adamla- rı oluyor. Alevi köylerine bile imam atanıyor." Haberin de- vamı şöyle: "Eğitim-lş Genel Başkanı Adıbelli, AKP'yle bir- likteya 'imamdan daha imam' öğretmenlerin görev başına getirildiğine ya da taşımalı eği- timin dayatıldığına dikkat çek- ti. Adıbelli, taşımalı eğitimle il- çe ve kent merkezine giden Öğrencileri tarikatlann çektiği- ni, bilinçsiz ailelerin de bunun farkına varmadığını vurgula- yarak 'Cumhuriyet karşıtı bi- reyler yetişiyor' dedi." Aynı gazetenin 8. sayfasın- da, bu haberin daha ayrıntılı metninde ise, Kuran kursları- na giden çocukların sayısın- daki dikkat çekici artış vurgu- lanmış. Şimdi yıllar öncesine dö- nelim ve Sabahattin Eyu- boğlu'nun 1964 yılında yaz- dığı, "Mavi ve Kara" adlı de- neme kitabında da yer alan "Köy Enstitüleri'ni Kuran Dü- şünce" başlıklı denemesin- den bir bölümü birlikte oku- yalım: "Köy Enstitüleri Istiklal Savaşı'nın getirdiği yeni bir Türkiye göröşüne dayanırher şeyden önce... Atatürk'ün ger- çekleştirdiği devıimlerin da- yandığı inanç, Türkiye halkının, büyük çoğunluğu köylü olan Türk halkının kendini yönete- cek bağımsız bir devlet kura- bileceği inancıydı. Bu inanç ol- masa bugün bizim dediğimiz Anadolu bizden başka herke- sin olurdu. Halka dayanan, halka güvenen bir devletin ya- pacağı ilk iş, halkın yaşadığı her yerde ve en çok da köylerde bir tek sözcüsünü olsun bu- lundurmak, banndırmak, des- teklemekti. Köy Enstitüleri bu sözcüyü memleket ölçüsünde yetiştirmek amacıyla kuruldu. - Yeni Türkiye sözcüsünün köyde kalabilmesi için en az imam kadar köylü olması, kö- yün geçimine, yaşamına ka- nşması, çifti çubuğu, çoluğu çocuğuyla köylünün kaderini paylaşması ve değiştirebileceği kadar değiştirmesi gerekiyor- du. Bu sözcüyü yetiştirenler ül- kücü olduklan kadar da ger- çekçi olmak zorundaydılar: Yoksa köyün gerçekleri üstü- ne bağdaş kurmuş olan imam yeni Türkiye'nin soluğunu bir üfürükle kesebilirdi. Köy Ens- titüleri onun için yeni bir öğ- retmen tipi yaratmaya çalıştı- lar, içine kapanık okul ve ka- ratahta geleneklerini kırdılar, işe dayanan bir eğitim ve öğretim yolu aradılar ve buldular... Din ahlakı yerine iş ve bilim ahla- kını getirmek, kelimenin tam anlamıyla laik bir eğitimi ger- çekleştirmek kuruculann ana il- kelerinden biriydi. Türlü ırk, inanç, dil ve geleneklerin kay- naştığı, çalıştığı Anadolu'da laiklik sadece çağdaş düşü- nüşe ulaşmanın değil, birmil- let olarak yaşamanın da şar- tıydı. Her bölgenin özellikleri- ne uyan Köy Enstitüleri'nde iş saygısı ortak bir yeni din gi- biydi..." Tarih, bir millet olabilmenin sadece dini inançların çok ötesinde şeylerin gerçekleş- mesine bağlı bulunduğunu defalarca kanıtlamıştır. Bun- dan ötürüdür ki, Sabahattin Eyuboğlu'nun: "Türlü ırk, inanç, dil ve geleneklerin kay- naştığı, çalıştığı Anadolu'da laiklik sadece çağdaş düşü- nüşe ulaşmanın değil, bir mil- let olarak yaşamanın da şar- tıydı..." yolundaki saptaması, bir bilimsel gerçekliğin ta ken- disidir. Dinî inanç aracılığıyla oluşan topluluğun adı 'cema- af'tir. Milletler ise, bilindiği gi- bi, hangi cemaatlere ve etnik kökenlere mensup oluriarsa ol- sunlar, dinden farklı bazı ortak değerlerin, inançlann ve ide- allerin çevresinde toplanmış ki- şilerden kaynaklanır. Bu ne- denle, bir millete aidiyet ile bir dine mensubiyet, asla eşan- lamlı sayılamaz. Buna karşılık, var olan bir millete ancak bir cemaat için yeterli ve geçerli olabilecek kuralları ve ölçütleri uygulamaya kalkışmak; üste- lik bunu, asla katıksız bir din- sel amaç uğruna değil, fakat iktidar uğruna yapmak, ancak o milleti parçalamaya yönelik çok vahim bir girişimdir. Ve işte o zaman da, Mus- tafa Kemal Atatürk'ün 'Nu- fu/c'undaki o müthiş uyarıyı hatırlamak, dinî deyişle 'farz' olur: "...Bütün bu şeraitten daha etîm ve daha vahîm ol- mak üzere, memleketin dahi- linde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hatta hı- yanet içinde bulunabilirler..." acem20@hotmail.com HOTCL MAVİ D€NİZ* Sezon 6afi avantajfı pakgtfyatCanmızdanfaydiıCamn dafta az öcCeyin... MerhabaYul Mortıaba Yaz II Günefll Kumsal 01 haziran airis - 07 hşzlnn 08 hazlran alris -14 harirnn 16 hazlran alris - 21 hazlran 329 YTL. 349YTL 399 YTL. MdnueldHotelBodrurmın incisi Bitez koyunda mayıs ayı dostlor arasmda tatil keyfi fırsatı Denize sıfır özel plajlı, botanik bahçesini andıran doğasıyla mavi ve yeşilin bütünleştiği tatil cennetidir... 20 Yılı aşkın kaliteli ve güleryüzlü hizmeti ile özenli ve titiz mutfağı ile ... Ikl kisilik odada tam panslyon (+) kl|lba|i flyallardır. 00-06 ya çocuk Ocıetslz. 07-12 yaı çocuk %50 Indirlmlldlf. DENIZATI HOLIDAY VILLAGE MeıyemanaCad. No: 19Gümüldüı . İ7MİR lel: 0-232-798 9191 DENİZE DİPLOMAT OTELveAPART DOĞACENNETİ TURUNÇ- MARMARİS - MUĞLA OTELİMİZE AİT TEKNEYLE ÜCRETSİZ TEKNE TURLARI Tel: 0252.363 79 04 GSM: 0533.722 81 81 Daha fazla bilgi için: http://www.manuetahotel.com : ; i V . . . • ,, ,v,,..ı..: r 0ıe\ Plaj. Yiizme Havuzu, C.enlş Balıcö, Ota PaA. Wf- Fi Intemel Tunı Odalflfdfl Geniş Balknn, Teleloıı. Kllma. MinlBar. Itıiıtal Rı;t:elvet_Uvclu TV, Ssç Kunılmn GENİŞ BİLGİ, FİYAT ve REZERVASYON www.diplomathotel.com.tr 252-476 7145 veya 537-825 7979 ÖĞRENCISEÇME VE YERLEŞTÎRME MERKEZİBAŞKANLIĞFNDAN Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Ya- pılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik hü- kûmleri uyarınca bazı kamu kurum ve kuruluşlan- nın kadro ve pozisyonlara yerleştirme yapmak ama- cıyla adaylardan tercih alınacaktır. Bu amaçla ha- zırlanan Kamu Personel Seçme Sınavı KPSS- 2008/3 Tercih Kılavuzunda, ortaöğretim, önlisans ve lisans düzeyleri ayn olmak üzere tercih yapıla- bilecek kadro ve pozisyonlar yer almaktadır. Kılavuzda yer alan sözleşmeli pozisyonlardan ter- cih yapabilmek için, 10-11 Temmuz 2004 tarihle- rinde yapılmış olan 2004-KPSS, 01-02 Temmuz 2006 tarihlerinde yapılmış olan 2006-KPSS/l veya 17 Eylül 2006 tarihinde yapılmış olan 2006- KPSS/2'ye girilmiş ve bu sınavların en az birinden ortaöğretim mezunlan için KPSSP94, önlisans me- zunları için KPSSP93 ve lisans mezunlan için KPSSP3 puanının alınmış olması gerekir. Adaylar tercihlerini, 28 Mayıs - 3 Haziran 2008 tarihleri arasında ÖSYM'nin www.osym.gov.tr in- temet sitesinde yayımlanacak olan kılavuzda yer alan kurallara göre internet üzerinden kendileri ya- pacaklardır. ÖSYM'ye posta yoluyla gönderilen ve- ya elden verilen tercih listeleri geçerli olmayacaktır. KPSS-2008/3 Tercih Kılavuzu'na göre yapılacak yerleştirmeye başvuracak adayların bu kılavuzu dikkatle incelemeleri gerekmektedir. KPSS adayla- rına duyurulur. ÖSYM Başkanlığı (Basın: 28370) TatilAçık büfe yok, animasyon yok, kalabahk yok. Dünyanın sayılı koylanndan birinde, Antalya Çırah'da, denize 50 m. uzakhkta, altı dönümlük bir bahçe içinde sadece dört oda. ÎOHaöran'a kadar iki kifi için oda + kahvdtttfiyatı: 100 YTL. (Sadece Jyaştndan bttyttk çocuklan kabul ediyoruz.) fkiiitlel:0242 825 7314 www.hobbitevi.com www.smallhotels.cotn.tr CUMOK'TAN BASSAGLIGI Saint Joseph ve G.S. Üniversitesi mezunu, iyi bir Cumhuriyet okuru, Rezzan ve Atilla Sevinç'in biricik yavruları GÖZDE SEVİNÇ i ani bir rahatsızlık sonucu, yaşamının bahannda yitirdik. Yakınlannın acılannı yürekten paylaşır, başsağlığı dileriz. 29 Mayıs 2008 Perşembe günü (Bugün) Söğütlüçeşme Camii'nde öğle namazından sonra Kanlıca'da sevenleri olarak onu hep birlikte sonsuzluğa uğurlayacağız. CUMOK Ece Yassıtepe ULUSAL IBUGUN 20:30 KENT VE YAŞAM Oaman Güdü, 1864 Büyük Kafkas Sürgünü yıldönümündo Gazeteci -yazar Sazai Babakuş'u konuk odiyor... 21:30 GÜNDEM Nlhat Genç ila gündemdeki konularla İlgili sfiyleşlyor... www.ulusalkanal.com.tr D-Smart 78. kunaldavız
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog