Bugünden 1930'a 5,503,158 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET OLAYLAR VE GÖRÜŞLER 28 MAYIS 2008 ÇARŞAMBA AÇI MUMTAZ SOYSAL Postmodern Ayıplar ANLATILMASI güç bir sıfat "postmodern" sıfatı. Sözcük olarak "modern sonrası" demek ama, o ka- dar basit değil; öyle olsa "ultramodem, aşırı modern" deyip çıkardınız işin içinden. Oysa postmodernlik, çağın ötesinde olmakla birlikte, daha öncesindeki es- tetik akımların bazılarını da içermeyi gerektiriyor. En yeni ile biraz eskinin karışımı gibi bir şey. Şu günlerin Türkiye'sinde yaygınlaştırılmak istenen "ay/p"lar niçin postmodern sayılır? Çünkü eskinin ayıp- lama duygusu alınmış, öyle duygularla öylesine ak- la gelmez, kırk yıl düşünülse bulunamaz öyle gerek- çelerle yeni bir ayıplık kavramı ortaya konmuştur ki duyunca şaşırıp kalıyorsunuz. Orneğin bir ülkedeki yargının bağımsız olmaması- nı, yani siyasal makamlara bağlı olması gerektiğini sa- vunmak ayıptır diye bilirdiniz değil mi? Hayır, bu ayı- bın yanına "demokrasi" kavramını getirip "Halkın ira- desine yargı ipoteği konamaz" dediniz mi, eski ayıp tersine dönüyor ve bu sefer yargının bağımsızlığını sa- vunmak ayıba dönüşüyor. Böyle olunca, zincirleme bir etkileşimle eski ayıp- ların giderilmesi de zorlaşmaktadır. Örneğin es- kiden toplumdaki tepkisizliği, sessizliği, suskunluğu ayıplayıp keşke ileri toplumlarda olduğu gibi yanlışlara karşı ses çıkaran insanlarımız ve kurumlarımız olsun isterdik, değil mi? Şimdi bu özlem, zihinlerden geçi- rilmesi bile hoş karşılanmayan bir ayıba dönüşmüştür. Etraf, "Yargıtay'la Danıştay keşke tepki vermese, su- sup uslu otursa" diyenlerle dolu. Ömekleri çoğaltabilirsiniz. Başkalarının işine burnunuzu sokmak ayıptı, değil mi? Olsa olsa, başka ayıplar sürüp gitmesin diye, ça- ğın ancak işkence ve öliim cezası gibi ayıplarının dış müdahalelerle önlenmesini meşru sayar, İnsan hak- ları söz konusuysa, başkalarının içişine kanşmak ayıp olmaz, bir ödev olur" demeye başlarnıştık. Peki, si- yasal iktidarın yargı denetimi altına alınması, şerait- çi hukuk özentisinin kadın-erkek eşitliği gibi kavramları örselemeye kalkmasını önleyici bir yargı mekaniz- masının neresi "insan haklannın ihlali" sayılabilir? Sa- yılmıyorsa, bu önlemi önlemek için Türkiye'nin içiş- lerine, hem de anayasayla öngörülmüş işlerine bu- runlarını sokan yabancılar ayıp işlemiş olmuyorlar mı? Daha da ötesi, yani bu ayıbı ayıp saymamak, tam anlamıyla bir postmodern ayıp değildir de nedir? Erdoğan iktidarını kutlamak gerekir. Şimdiye ka- dar hiçbir iktidar, zihinleri bu denli kanştıramamıştı. mumtazsoysal@gmail.com Yargmm tarafsızlığı... Yargıçların tarafsızlığı, yargıç güvencesi kavramları, elbette ayncalı|plı bir yargıçlar sınıfı yaratmak için yaratılmış değildir. insan haklan belgelerinde bu konu "Herkesin bağımsız ve tarafsız bir yargı organı önünde yargılanma hakkı vardır" biçiminde anlatılmaktadır; yani, amaç "herkes"e doğru ve dürüst bir yargılama sağlamaktır. Prof. Dr. Rona AYBAY D eğerli dostum Emre Kon- gar, 26 Mayıs 2008 günü yayımlanan "Aydınlat- ma"sına "Tarafsızlık Üzerine" başlığını koy- muş (Sevgili dostumun bu haftahk ya- zılannın genel başlığı, aslında "Aydın- lanıııa" ama ben bunu, onun alçakgö- nüllülüğüne veriyorum ve "Aydınlat- ma" demeyi yeğliyorum). Şimdi gelelim "tarafsızlık" konusu- na... Kongar, bu konuya ilişkin olarak fut- boldan yargıya. gazete yönetiminden tarilıe kadar çeşitli alanlardan örnekler vererek, düşüncesini ve eleştirisini be- liıtiyor. Ama, bunu yaparken de "ironi" denilen yöntemi ustaca kullanıyor. İro- ni için sözcüklerde buJunabilecek anlam, şöyle özetlenebilir: Anlatılmak istenilen şeyin, tam tersi anlama gelecek bir an- latımla verilmesi. Bu, çoğu zaman giil- mece (nıizah) amacıyla kullanılnıakla bir- likte, genel olarak edebiyatta kullanılan bir anlatım biçimidir. Aşırı ölçülere taşımak Soyut ve genel bir kavram olarak "ta- rafsızlık" elbette güzel ve değerli bir ni~ teliktir. Ama, özünde doğru ve saygın bir değeri olan bir niteliği çarpıtarak aşın öl- çülere taşırsanız, çok yanlış sonuçlara va- rabilirisiniz. Işte Kongar, "Tarafsızlık Üzerine" başlıklı yazısmda bunu çok gü- zel gösteriyor. Ben burada, Kongar'ın yargı ile ilgi- li örneği üzerinde durmak ve "yargının #ş hayatı hızlılan sever... tarafsızlığı"nın anlamı üzerinde bazı gözlernlerimi okurlarla paylaşmak isti- yorum: Yargıtay'daki dairenin hukuk bilgile- ri ve tarafsızhklanyla ün yapmış yar- gıçlan; ünlü adlann karıştığı, bütün ül- keyi ayağa kaldıran önemli davada, ta- rafsızlıklannı korumaya kesin kararlı ol- dukları için, davayı karara bağlamama- ya karar veriyorlar! Çünkü verecekleri karar, sonuç olarak, davanın tarafların- dan birinin lehine ötekinin aleyhine ola- cak, yani tarafsızlıklanna gölge düşecek. Yargıçlar ise, hiç karar vermeyerek "ta- rafsızlıklarını" koruyorlar. Adaletin simgesi Adaletin simgesi sayılan ve bir elinde terazi öbüründe de kılıç tutan kadının gözleri bir bağla kapatılmıştır. Aslında, kadın olsun erkek olsun, gözleri kapalı bir kişinin eline kılıç vermek ne kadar akıllıca bir iştir bilmem; ama, sonuç ola- rak bu bir simgedir ve kadının gözleri- nin kapalı olması da yargının tarafsızlı- ğını simgelemektedir. Hukuku simgeleyen kadının, yüzyıl- lardan beri gözlerinin bağlı olarak çi- zilmesi, bu konunun öteden beri önem- li sayıldığınm göstergesidir. Nitekim uluslararası insan haklan belgelerinde de, ulusal anayasalarda da bu husus hiç kuşkuya yer bırakmayan anlatımlarla be- lirtilmiştir. Örneğin, İnsan Haklan Ev- rensel Bildirisi (m. 10; Avrupa Ins. Hakl. Sözl. m.6). Bu uluslararası belgelerde, yargı or- ganlannın "tarafsızlığı" kavramı, bu or- ganlann "bağımsızlığı" ile birlikte anıl- maktadır. Böylece, bu iki kavramın ay- rılmaz bir bütün oluşturdukları belirtil- miş olmaktadır. Bazılarının sandığının tersine, yargıcın tarafsızlığı, bağımsızhk olmadan söz konusu edilemez. Bağım- sızlık, yargıcın tarafsız davranmasını sağlayacak bir önkoşuldur. Öznel ve nesnel koşullar Bağımsızlığı sağlanmamış, yani si- yasal iktidann isteğine göre, her an baş- ka bir yere atanması ya da emekli edil- mesi söz konusu olan bir yargıcın taraf- sız davranabilmesi, nesnel olarak çok güçtür. Bu nedenledir ki, AİHM, bir mahkemenin tarafsızlığı için öznel (süb- jektif) ve nesnel (objektif) koşullann bir- likte değerlendirilmesi gerektiğini be- lirtmektedir. Öznel ölçüt, yargıcm dava konusu olayla kişisel bir ilgisinin bu- lunmaması gerektiğini belirtir. Nesnel öl- çüt ise, yargıca tarafsız davrandığı ko- nusunda kuşku uyandırabilecek etkilere karşı yeterince güvence verilip veril- memesiyle ilgilidir. Yargıçlann tarafsızlığı, dava konusu olayla veya davanın taraflanyla, huku- kun gerekleri dışmda herhangi bir ilişki içinde olmaması demektir. Yoksa, yar- gıç önüne gelen davada, taraflann dava konusuyla ilgili olarak yaptıklanm, yap- madıklannı elbette bilecek, öğrenecek ve hukuka ve vicdani kanısma göre değer- lendirerek bir hükme varacaktır. Yargı- cın tarafsızlığı, bunların ötesinde birta- kım ilişkiler içinde olduğunu düşündü- rebilecek durumlar söz konusu oldu- ğunda gölgelenir. Örneğin, çok eski za- manlardan beri kabul edilmiş bir ilkeye göre "Kimse, kendi davasında yargıç olamaz; doğrudan veya dolaylı olarak ilgisi bulunan davalara bakamaz" (HUMK m. 28/1). Yargılama, gelişigü- zel biçimde değil, ön- ceden belirlenmiş usul kurallan uyarınca yü- rütülen bir işlemdir. Yargıcın tarafsızlığı- nın somut uygulaması, bu işlemler sırasında dava tarailannın tacaf- lann karşılıklı olâtrak fırsat eşitliğinden ya- rarlandınlmasın^a gö- rülür. Avrupa İnsan Haklan Mahkemesi iç- tihatlarında buna "si- lahların eşitliği" il- kesi denilmektedir. Türk kültürüne ya- bancı, düello gelene- ğinden gelen bu deyi- min anlamı, davacı ile davalının; savcı ile sa- nığın, iddia ve savun- ma araçları ve yön- temleri yönünden eşit durumda olmasıdır. Tarafsızlık, bu denge- nin bozulmamasına özen gösterilmesini ge- rektirir. Bizim ceza yargıla- mamızda, iddia maka- mı olan savcının sa- nıklara ve vekillerine göre yüksekte, yargıç- larla eşit düzeyde otur- ması ve mahkeme ku- nılunun davayla ilgili müzakere yaptığı sıra- da aynı mekânda bu- lunması bu açıdan eleştirilmektedir. Sonuç Rekabette geri kalmayın, yolda boşuna vakit kaybetmeyin. Sadece rezervasyon yapmanız yeterlL İhtiyacmız olan zaman, Avis havalimanı ofislerinde... Dünyanın her yerinden rezervasyon için: www.avis.com.tr 444 2847 AWS Yargıçların tarafsız- lığı, yargıç güvencesi kavramlan, elbette ay- ncahklı bir yargıçlar smıfı yaratmak için yaratılmış değildir. tn- san haklan belgelerin- de bu konu "Herkesin bağımsız ve tarafsız bir yargı organı önünde yargılanma hakkı vardır" biçi- minde anMlmaktadır; yani, amaç "herkes"e doğru ve dürüst bir ı yargılama sağlamak- tır. Toplum yaşanu açışından son derece önemli bir işlevi yeri- ne getiren yargıçlann ve yargının işleyişinde görev alan savcılann ve öteki yetkililerin esenliklerinin sağlan- ması devletin başlıca görevlerinden sayıl- malıdır. Ünlü sözle, "Yargı, bir gün hepimize ge- rekebilir"!.. İI.HJNHŞCI BABAN SAĞ OLSUN iınan Taşcı, en küçiiğu 12 yaşmda olan "girişinıcî çocuklar'ın öyküsünü yazdı. Ancak yazdıkları öyktt değil gerçek; Recep Tayyip Erdoğan'dan Abdullah Giil'e, Kemal Dnaküan'dan Binaii Yıldırım'a "bfiyukler"imizin çocuklarının inanılmaz servetini belgeledi. NERlÇ VELlDEDEOĞLD DENOKMStDEN TEOKRASİYE Ml? Neriç Velidedeoğlu, AKP ikfldarının "dinsel temelli bir dünya go'riişu" ile "dünyasal yaşam alanı"nı düzenleme ğirlşimini ele aldığı kitabmda son yıllarda pusuiasız bir gemi durumuna getirilen Türkiye'nin dev flaigaiann ortasına süriiluşiinii anlahyor. MERİÇ VELÎDEDEOĞLV LAIKLlKTEN ŞERfATA NI? 24 yıllık bir yazı serfiveninden özenle seçilerek oluşturulan bu yazılar topiamında, adım adım şeriata doğru üstîi örtiilii bir gidişfn izleri siirülûyor... AIKI« Yıyıı-Dıfıtın nnınm MerKoı: Ankan Şubo: Izmlr Şuba: c<Cumhuriyet . KiCapları www.cumhuriyetkitaplari.com ALFA DAĞITIM 171751153 80 Prof. Nureltin Maîtıar öklel Sokak No: 2 ŞI5II Tel: 0 212 343 72 74 Atatürk Bulvarı No-125 Kat: 4 Bakanlıklar Tel: 0 312 419 50 20 H. Ziya Bulvarı 1352 Sokak No: 2/3 Pasaport Tel: 0 232 44112 20 I
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog