Bugünden 1930'a 5,499,814 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 27 MAYIS 2008 SALI 10 dishab@cumhuriyet.com.tr KAVŞAK ÖZGEN ACAR Türkiye'nin bilim dünyasında en önemli yeri; tarihsel, kültürel ve din- sel mirasının eşsiz zenginliğinin ya- rattığı, arkeoloji ve yan dallarıdır. Bir başka deyimle Anadolu, "arkeoloji biliminin laboratuvarı"d\r. Son yıllarda yaklaşık olarak, 70 Türk, 40 yabancı, 200 kurtarma kazı- sı olmak üzere, toplam arkeolojik ka- zı sayısı 300'ü aşmaktadır. Ayrıca, 70 Türk ve 30 kadar da yabancı arkeo- loji heyetlerince çeşitli yörelerdeki arkeolojik alanlarda yüzey araştır- maları yapılıyor. Müzelerde Türk, ya- bancı bilim insanları ve öğrencilerce yapılan incelemeler ise 500'ü aşıyor. Dünyanın hiçbir ülkesinde böylesine yoğun bir arkeolojik çalışmaya rast- lanmıyor. Bu çalışmaların sonuçları, her yıl mayıs ayının son haftasında arkeolo- ji bölümü olan bir üniversite kentinde düzenlenen uluslararası bir çalıştay- da tartışılır. Böylece geçmiş kazı yı- lındaki yeni buluntuların neler olduğu tüm dünyaya tanıtılır. 3O.'su bu yıl An- kara'da DTCF'de çalışmalarına dün AB-Türkiye Ortakhk Konseyi'nde onaylanacak belgede, tam üyelik hedefi net belirtilmiyor y ^ -| A A A A A A çaı.ştay... Babacantoplanuyaotüıyorluslararası Kazılar, Araş- ^ ^Jbaşlayan "Uluslararası Kazılar, Araş- tırmalar ve Arkeometri Çalıştayı" cu- ma akşamı sona erecek. Kültür ve Turizm Bakanlığf nın azim- le ve özveriyle sürdürdüğü, dünyada pek benzeri olmayan bu geleneksel çalıştay, bu alandaki yabancı yayın- larda daima övülegelmiştir. Ayrıca Bakanlık, toplantıda sunulan bildirileri de topluca yayımlayıp kalıcılık ve önemli başvuru olanaklannı bilimin hiz- metine sunar. Ancak son yıllarda, bazı profesörlerin ya bildiri sunmaya gelmedikleri, gelseler bile bildirilerini yayına vermediklerini üzülerek göz- lüyoruz. Çalışma izninin bir gereğini yerine getirmeyen bu gibi bilim in- sanlannın kazı ya da araştırma izinleri gözden geçirilmelidir. Basınımız, her nedense izlemediği çalıştayda açıklanan bazı önemli ar- keolojik buluntuları, daha sonra ya- bancı basındayayımlandığında "mal bulmuş mağribi gibi" Türk okuruna özetle çevirerek duyuruyor. Oysa bu- luntular her yıl bu toplantıda görsel- leri ile ayrıntılı olarak açıklanıyor. Tarih Delik Deşik! Arkeologlar, sanat tarihçileri, mi- marlar ve çeşitli yan dalların uzmanla- rı Anadolu'nun tarihsel, kültürel, dinsel mirasını gün ışığına çıkarıp korumak ve gelecek kuşaklara bırakmak için özen- le çalışırlarken, bugünkü de dahil hü- kümetler, bu alanların yok edilmesine çanak tutmayı sürdürüyorlar. Hiç kimse Türkiye'nin kalkınmasına karşı değil! Hiç kimse baraj, karayolu, boru hattı yapılmasına karşı değil! An- cak, bu tesislerin yapılacağı alanlarön- ceden incelenmeden, arkeologlarca irdelenmeden "Ben projeyi yaptım, ol- du da bitti maşallah!" mantığı ile Dicle ve Fırat üzerinde düşüncesizce yapılan bazı barajların suları al- tında, nice önemli alanlar yok olup gitti. En yakın ör- neği Zeugma... DSİ, Ha- sankeyf ve Allianoi cina- yetlerini şu anda bile, bu yörelere işkence ederce- sine sürdürüyor. Birörnek... Bakû-Cey- han Boru Hattı yapılırken ne oldu? Hattı yapan "uluslararası şirketler bir- liği", hattın geçeceği ye- ri belirledi. Hattın planını arkeologlara, toplumbi- limcilere ve çevrecilere verdi. Bu uzmanlar yol boyunu taradılar. Arkeo- loglar kurtarma kazıları yaptılar. Kurtarma yapı- lamayacak bir yerde, bir köy halkının tümden ta- şınmasına neden olacak durumda ya da doğal or- tamdaki hayvan ve bitki örtüsüne zarar verecek noktalarda, boru hattının sağa sola kayması sağlandı. Ikinci örnek... Denizaltından "Mar- maray" tüp geçit olayında 1 milyar do- larlık krediyi veren Japonlar, üç impa- ratorluğa başkentlik yaparak eşsiz bir rekor kıran Istanbul'da yapıma başla- madan önce hat boyunca UNES- CO'nun gözetiminde arkeolojik kazıla- rın yapılması koşulunu koydular. So- nuçta ne oldu? Anadolu yakasında bir antik yerleşme, Avrupa yakasında -şu ana kadar- 33 batık tekne ve çeşitli bu- luntular gün ışığına çıkarıldı. Antik li- manda arkeologların çalışmaları seki- zer saatlik üç ayrı heyetle geceli gün- düzlü 24 saat sürüyor. Marmaray kazı alanına, neredeyse bir kanş ötede, üç imparatorluğun başkenti Istanbul'un başkenti sayılan Sulta- nahmet Alanı'nda Kültür Bakanlığı'nın Bintepeler ve Alyetes'in anıtmezarı Kastabala- Hierapolis ikiz kardeşi Turizm Bakanlığf nca bir cl- nayet işleniyor, aldıran yok. Cumhuri- yet gazetesinin ilk kez gündeme taşı- dığı bu olayı bıkmadan usanmadan sür- düren Milliyet gazetesinin azimli ısra- rını yürekten kutluyorum. Demek ki ya- bancılar Anadolu'nun tarihsel, kültürel ve dinsel mirasının korunmasına bizim hükümetlerden daha çok önem veri- yorlar! Ne acı değil mi? Manisa, dünyanın en önemli uygar- lıklarından biri olan Lidlere ev sahipli- ği yapmıştır. Başkenti Salihli yakınında Sardes olan Udya Krallığı, dünyaya "pa- ra" olgusunu armağan etmiştir. "Karun g/b/ze/ıo//n"denilen son Lidya kralının babası Alyetes'in Ana- dolu'nun en büyük "tü- mülüsünün (anıtmezar)" bulunduğu yöreye "Bin- tepeler" denilir. Çünkü Anadolu'nun piramitleri denilen kral, kraliçe, prens, prenses, komu- tan, rahip, rahibe gibi soy- lu Lidlerin anıt mezarları, Salihli-Gölmarmara ara- sında yoğunlaşmıştır. Bu anıt mezarların bu- lunduğu 150 bin dönüm- lük arazi 1. derece sit alanıdır. Bir başka anla- tımla bu alanda izinsiz tarım, bağ evi, su havuzu, sondaj yapımı yasaktır. Geçen hafta yöreden ge- len bir AKP heyetinin bu yasağın kaldırılmasını is- tedikleri Bakan Ertuğrul Günay'ın yeşil ışık yaktı- ğı basına yansıdı. Pazartesi günü Os- maniye-Kadirli arasında kalan "Kastabala-Hierapolis" antik kentini yeniden gezdim. Kentin di- binden geçen Ceyhan Nehri bu böl- gede aynca Kırmıtlı Kuş Cenneti'ni ya- ratmıştı. Şimdi bazı kişiler, bu tarih- sel kutsal kent ile kuş cennetinin di- binde ne yapacakmış biliyor musu- nuz? Çimento fabrikası! Bunun Türk- çe deyişlerinde güzel bir yorumu var, "içine etmek"! Yine de yorumu si- ze bırakıyorum! Acaba "kültür" ve "turizm" bakan- lıkları ayrı olsaydı, Günay turizmde değil de CHP milletvekili olarak Kültür Bakanlığı koltuğunda otursaydı Sulta- nahmet cinayetine, Bintepeler'in tarıma açılmasına, Kastabala'ya çimento fab- rikasının yapılmasına "yeşil ışık" yakar mıydı? Şimdi yakıyor, çünkü artık AKP'nin emri başının üstünde... Çalıntı Malın Mülkiyeti! Aynen aşağıdaki satırları yazmıştık. Yazının üzerinden yaklaşık bir ay geç- ti. Bakanlıktan çıt yok. Yine de bekle- meyi sürdüreceğiz... ••• Bu köşede sıkça yansı Antalya'da ya- nsı Boston'da bir müzede olan "Yorgun Herkül" heykelinden söz ettiğimizi anımsarsınız. Altı Antalya Müzesi'nde olan bu heykelin üstünü, 1990'da Nev York'ta Leon Levy-Shelby Vhite ko- leksiyonunda bulmuştuk. Dönemin Kültür Bakanı, ABD'de Türkiye'yi Karun Hazinesi ve Elmalı Definesi ve benze- ri davalarının başarıh avukatlıkfirması- na gerekli geri alma girişimde bulunma yetkisini vermişti. Kaçak heykel par- çasını satın alan çift ile ortağı olan mü- ze, önce inkâr, açık kanıtlardan sonra Türkiye'den geldiğini kabul etmişlerdi. Ancak, sonraki bakanlar, genel mü- dürler, Nev York başkonsolosları ko- nuyu sürdürmemişler, başarıh avukat- lık firması ile bağları kopartmışlardı. 8 Nisan'da bu köşede yine aynı ko- nuya değinince Bakanlığın basın ve halkla ilişkiler danışmanlığından bir açıklama geldi. 18 yıldır yazmaktan usanmadığım bilgileri bana satmaya kalkan yazının sonunda şöyle deniliyor: "199O'lıyıllarda heykelin mülkiyetinin sahibi olan Leon Levy ve Shelby Vhite çifti ile Herakles heykelinin mülkiyetinin iadesi konusunda anlaşılmışsa da, o dö- nem ülkemizi temsil eden avukatlann çif- te ait birçok ülkemiz kökenli eser tesbit etmesi, Leon Levy ve Shelby Vhite çiftinin Herakles heykelini iade etmele- rine karşılık diğer eserler ile ilgili girişim yapılmayacağı garantisi istemesi üzeri- ne çalışmalar sonuçsuz kalmıştır. Leon Levy 2003 yılında ölmüş ve Herakles heykelinin mülkiyeti Boston Müzesi'ne geçmiş olup, Herakles heykelinin ülke- mize iadesi ile çalışmalar devam et- mektedir." Adına yapılan bu açıklama üzerine bir "hukukçu" olan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'a şu soruları sormak isteriz: 1. Bir hırsız, bir evden bir eşya çal- sa, bunun çalıntı olduğunu bilen bir ki- şiye satsa, alıcı o eşyanın "mülkiyetinin sahibi" olur mu? Heykelin "mülkiyetinin sahibi olan" sözleri ile Türkiye'nin da- vadaki konumuna gölge düşürülmedi mi? 2. Eğer avukatlar, başanlı bir iş yapıp, bu kişilerde Anadolu kökenli başka eserleri de saptamışlarsa, (siz değil) Ba- kanlığınız neden o eserlerin geri alınması konusunda hak iddia etmedi ve etmi- yor? 3. Açıklamada "...Heykelin ülkemi- ze iadesi ile ilgili çalışmalar devam et- mektedir." deniliyor. Lütfen, son ola- rak hangi tarihte, hangi sayı ile ne gi- bi işlem yapıldığını bildirirseniz ben de kamuoyuna açıklamaktan onur du- yanm. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Dışişleri Bakanı AJi Babacan, AB-Tür- kiye Ortaklık Konseyi'ııe katılma kara- rı aldı. Toplantıda onaylanacak "Ortak Tutum Belgesi"nde Türkiye'nin tam üyelik hedefıne yer verilmezken, AKP'nin kapatma davasında Venedik Kriterleri'ne uyıılması isteniyor. Belge Ankara için bir müktesebat haline gele- cek. Böylece AKP, Türkiye'nin tam üyelik hedefini sekteye uğratmasına kar- şın, kapatma davasını kriter haline geti- rcn bir belgeyi kabul etmiş oldu. Türkiye AB Ortaklık Konseyi toplan- tısı bugün Brüksel'de gerçekleştiriliyor. Hazırlanan Ortak Tutum Belgesi'nde ise Fransa'nın teklifi üzerine 2005 yılmda itnzalanan "Müzakere Çerçeve Belge- si"nden bu yana ilk kez Türkiye'nin tam • AKP'nin kapatma davasında Venedik Kriterleri'ne uyulmasının istendiği belge, Ankara için bir müktesebat haline gelecek. Böylece AKP, Türkiye'nin tam üyelik hedefini sekteye uğratmasına karşın, kapatma davasını kriter haline getiren bir belgeyi kabul etmiş oldu. üyelik hedefıne vurgu yapılmıyor. Bel- mülün bulunmasının ardından Başbakan geden Paris yönetiminin ısrarh istemle- ri nedeniyle "Türkiye'nin hedefi tam üyeliktir" ifadesi çıkanlmıştı. Bunun üzerine ise Bakan Babacan toplanhya ka- tılmayabileceğini söylenıişti. Türkiye'nin rest çekmesinin ardından Brüksel ve Ankara arasında gerçekleştirilen temas- lar sonucunda ise bir ara yol fomıülü bu- lundu. Belgede tam üyelik hedefi yerine, "Türkiye, AB üyeliği yolunda ilerle- mektedir" ifadesine yer verildi. Dışişleri Bakanlığı kaynaklan Babacan'ın bu for- ve hükümet üyelerinin de flkrini alarak toplantıya katılma karanru aldığmı belirtti. Kapatma davası müktesebat Öte yandan Ortak Tutum Belgesi'nde Türkiye'nin tam üyeliğine yer verilme- mesine karşın, kapatma davasını mükte- sebat haline getiren ifadeler yer aldı. Bel- gede, Anayasa Mahkemesi'nin kapatma davasında Avrupa lnsan Haklan Mah- kemesi Kararlan ile Avrupa Konseyi Ve- nedik Komisyonu'nun belirlediği karar- cumhurboşka, kavuşmanın sevın Lübnan, General Mişel Süleyman'ın cunıhurbaşkanı seçilmesiyle, siyasi krizin sona ermesini kutluyor. Lübnantalar başkent Beyrut'ta sokaklara dökülürken havai fişekler atıldı. Dün cumhurbaşkanlığı sarayına giderek görcvine başlayan Süleyman, BM Gcnel Sekreteri Ban Ki- mun ile Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad ve Iran Cumhurbaşkam Mahmud Ahmedinejad tarafından tclefonla kutlandı. Cumhurbaşkanlığı seçimi 19 kez ertelenmişti. (Fotoğraf: AP) Kouchner, Sarkozy'nin Türkiye karşıtlığı konusunda yalnız olmadığını söyledi Fransa: Fasıllar açılır ama... ÇİMEN TURUNÇ BATURALP BRÜKSEL - Fransa Dışişleri Bakanı Bcrnard Kouchner, Fransa Cumhur- başkanı Nicholas Sarkozy'nin Türki- ye'nin üyeliğine karşı olduğunu ve bu görüşünde yalnız olmadığını söyledi. Avrupa Politika Merkezi adlı dü- şünce kuruluşunda düzenlenen bir se- minerdc konuşan Kouchner, 1 Tem- muz'da başlayacak, Fransa'nın dö- nem başkanlığı sürccinde Türkiye- AB müzakereleri çerçevesinde iki fa- sıl dalıa açılacak mı sorusuna "Niye iki, bence artı iki, artı iki fasıl daha da açılabilir" şeklinde yanıtladı. Kouch- ner müzakere sürecinde, fasıllann bi- rer birer açılmasına Fransa'nın itirazı olmayacağı görüşünde. "Bugün Fransa cumhurbaşkanlı- ğının Türkiye'nin üyeliğine karşı olduğu bilinmektedir ve bu konuda yalnız değildir" diye konuşan Ko- uchner'inse Türkiye'nin üycliğinden yana olduğu biliniyor. Sarkozy'nin, bir sosyalist olmasına rağmen Bcrnard Kouchner'i Fransa Dışişleri Bakanlığı'na getinnesi tep- kiyle karşılanmıştı. Kcndisi de bir doktor olan Kouchner, dünyaca ünlü "Sınır Tanımayan Doktorlar Ör- gütü"nün kurucusu olarak Fransa'da oldukça popüler bir isim. lan dikkate alması konusuna yer verili- yor. Buna göre AB, AKP'nin kapatılması durumunda müzakereleri Ortak Tutum Belgcsi'ni gerekçe göstererek askıya alabilecek. AB'nin genişlemeden so- rumlıı komiseri Olli Rehn yaptığı açık- lamada, "AKP kapatılırsa, müzakere- ler kesintiye uğrayabilir" demişti. Diplomatik kaynaklardan edinilen bil- gilere göre ise Babacan'ın bugün ger- çekleştirilecek olan AB Türkiye Ortak- lık Konseyi toplantısında AB ülkelerinin dışişleri bakanlanna Türkiye'nin tam üyelik hcdefinden herhangi bir sapma ol- madığını ve bu konunun "sulandırıl- maması gerektiğini" anlatacağı belirti- liyor. Dışişleri Bakanlığı ise, AB içinde Fransa'nın etkisi ile başlayan tam üyelik tartışmasından büyük kaygı duyuyor. Dışişleri Bakanlığı yetkilileri temmuz ayında AB Dönem Başkanlığı'nı devralacak olan Fransa'nın Anka- ra'ya bu sıkıntıyı sürekli olarak his- settireceğinden çekiniyor. Müdahale normal Bu arada Babacan, Ankara'y a res- mi ziyarette bulunan Tunus Dışişle- ri Bakanı Abdulvahab Abdullah ile görüşmesinin ardından düzenlenen basın toplantısında gazetecilerin, AB'den Türk yargısma ilişkin yapı- lan açıklamalan anımsatmalan ve bunun "içişlerine bir müdahale olup olmadığını" sorması üzerine, Türkiye'nin AB ile müzakere eden bir ülke olduğunu belirterek, birliğin yo- rumlarda bulunması, rapor hazırla- ması ve pozisyon belirtmesinin iliş- kilerin doğasında olduğunu savundu. Babacan şunlan söyledi: "Müzake- re eden bir ülkeyle alakalı olarak yaşanan bu gelişmeler, kuşkusuz AB Komisyonu, Avrupa Parla- mentosu ve üye ülkelerin ilişkile- rinin tabiatında var. Bu, biz üye oluncaya kadar devam edecek bir süreç. Kaldı ki üye ülkelerin dahi sürekli olarak, üyeliğin gereği ola- rak izlemek durumunda oldukları kurallar, standartlar var. Üye ül- kenin herhangi biri bu kurallara »yınazsa, diğer üyeler tarafından her zamuıı eleştiri konusu yapıla- bilir. Bizim en önemli meselemiz, Türkiye'deki gelişmelerin doğru bir şekilde anlaşılmasım sağlamak, doğru bilgiye ulaşmalarını sağla- mak ve tüm bu çalışmalarda da ya- kın bir diyalog içinde olmak." Türk diplomatlannın AB'nin bel- , ge hazırhk süreçlerinde her zaman yetkililerle irtibat halinde olduğunu belirten Babacan, "Onlar doğru bil- giye ulaştıktan sonra değerlendir- melerini nasıl yaparlar, onların vereceği bir karardır" dedi. Babacan'ın, Abdullah ile görüş- mesinde, Tunus'ta hapiste bulunan bir Türk vatandaşının sağhk nedenle- rinden dolayı cezasının geri kalanını Türkiye'de çekmesini talep ettiği be- lirtildi. Aynca KKTC ile Tunus ara- sındaki ilişkilerin geliştirilmesini is- tediği bildirildi. ürcü muhalefetimeydanlarda Elmek: oacar@superonline.com Faks: 0312. 442 79 90 Gürcistan'da parlamento seçimlerine hile karıştırıldığı gcrckçesiyle seçim sonuçlarını tanımayan birleşik muhalefet üyesi binlerce göstcrici, başkent Tiflis'te hükümeti protesto etti. Tiflis'teki spor sarayının önünde toplanan kalabalığa hitaben konuşan muhalefet liderleri, yeni parlamentoda yer almayacaklarını ve millervekilliğinden istifa cdeceklerini söylediler. Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili'nin seçinılere hile karıştırıldığını itiraf ctınesini isteyen muhalefet liderleri, aksi takdirde Saakaşvili'nin ofisine gidip baskı yapacakları uyarısında bulundular. Daha sonra, bağımsızhk günü kutlamalaı ıııın yapıldığı parlamento önüne doğru yürüyüşe geçen kalabahkla, sıkı önlemler alan güvenlik güçlcri arasında gerginlik yaşandı. Birleşik muhalefet lideri Levan Gaçeçiladzc ve diğer parti liderlerinin parlamento binasına girmelerine izin verilnıedi. (Fotoğraf: REUTERS) JT± BD 'Lî MA TEMA TİKÇİDEN ANLAML1Ç1KIŞ îsrairden aldığı ödülü Filistinlilere bağışladı Dış Haberler Servisi - ABD'li bir matematikçi, bilimsel çalış- malan nedeniyle lsrail parlamen- tosu (Knesset) tarafından verilen para ödülünü, bir Filistin üniversitesine ve Israil'de Filistin haklannı savunan bir örgüte bağışladı. ABD'li matematikçi David Mum- ford, önceki gün Knesset'te Cumhurbaşkanı Şimon Pe- res'ten aldığı ve iki bilim in- sanıyla paylaştığı 100 bin do- lar değerindeki 2008 Wolf Ödülü'nün kendi payına dü- şen bölümünü Filistinli ço- cuklann okuyabilmesi için Ramallah'taki Bir Zeyt Üni- versitesi'ne ve lsrail örgütü Gişa'ya bağışlayacağını açıkladı. Israil'in sahip olduğu ola- naklar sayesinde matematik alanında uluslararası düze- ye ulaştığını, ancak işgal al- tındaki Filistin için aynı şe- yin geçerli olmadığını söy- lcyen Mumford, Filistin topraklannda seyahatin bü- yük ölçüde kısıtlandığını ve eğitimin zor şartlarda devam ettiğini vurguladı. ABD'li matematikçi, "Eği- tim, işgal altındaki topraklar- da yaşayanlara gelecek vere- cek. Aksi takdirde kaos kaçı- nılmaz" diye konuştu. Yahudi siyaset bilimcfye sınır ctışı Dış Haberler Servisi - Amerikalı Yalıudi siyaset bilimci Norman Fin- kelstein, sert eleştirileri nedeniyle Israil'den smır dışı edildi vc bu ülkeye girişi 10 yıl süreyle yasaklandı. Babası, Yahudi soykınmı kurbanı olan Finkelstein, geçen cuma günü Tel Aviv Ben Gurion Havaalanı'na ini- şinde, Şin Bet tarafindan gözaltına alındı. 24 saat gözaltında tutulan Fin- kelstein, Lübnan'da Hizbullah örgü- tüyle, dayanışma amacıyla temaslar- da bulunduğu gerekçesiyle sorgu- landı. Finkelstein, El Kaide ile de bağ- lantı kurmakla suçlanıyor. Suçla- malan reddeden akademisyenin, ge- çen yıl lsrail yanlısı akademisyenler- le tartışmalan nedeniyle Chicago De- Paul Üniversitesi'ndeki görev süresi uzatılmamıştı. Finkelstein, Israil'in, Fi- listinlilere karşı tutumunu meşrulaş- tırmak için Nazilerin yaptığı Yahudi soykırırmnı kullandığını savunuyor.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog