Bugünden 1930'a 5,500,335 adet makale



Katalog


«
»

26 MAYIS 2008 PAZARTESİ CUMHURİYET SAYFA INCELEME Binlerce işçinin çalıştığı tersanelere kilit vurularak sorunun çözülemeyeceği, AKP'nin ölümlere çare bulamadığı belirtildi Tersane kapatmak acizlik' OLCAY BÜYÜKTAŞ AKÇA / DENtZ TATARER B üyüme hızına paralel olarak ölümlü iş kazalarının arttığı tersanelerde, 2O05'te 5,2006'da 10,2007'de 13, bu yıl da bugüne kadar 13 işçinin yaşamım yi- tirmesiyle gündeme iyice oturan Tuzla Ter- saneler Bölgesi'nde tepkilerin ardmdan Se- lah Tersanesi'nin süresiz kapatılması da eleştirilere yol açtı. tşçileri ölüm ya da işsizlik seçeneğine sıkıştıran karar AKP hükümeti- nin aczi olarak değerlendirildi. Tuzla'da yapılan gemilere de sertifıka veren uygunluk ve değerlendirme kuruluşu Türk Loydu Vakfı Genel Sekreteri Doç. Dr. Mustafa İnsel. Çalışma Bakanlığı'nın ter- saneleri 2000 yıhndan beri denetlediğini belirterek "Bu kadar zamanda yapılama- yan işler, şimdi tersane kapatarak mı yapılacak? Sorunların işletme kapata- rak çözüldüğü nerede görülmüş? Kapat- mak çözüm olamaz, tersaneler nasıl gü- venli hale getirilecekse, onlar yapılmalı" dedi. ZORUNLULUK VAR MÜHENDİS YOK Zaten tersaneler teknik ve yönetici kadro- su, işçilere güvenli bir çalışma ortamı sağ- lama gücüne sahip. Bunu şimdiye kadar ye- rine getinnemelerinin nedeni, dizginsiz bir çalıştırma, devletin ve işçi örgütlerinin bu alanda yarattığı boşluk. Şimdi, başta Limter- tş Sendikası'nm kamuoyu baskısı yaratarak yakaladığı bir dinamik, doğru ve bağımsız uz- manlann müdahalesiyle ölümlerin son bul- 2 000yılına kadar çalışan- ların da işgüvenliğini bil- medikleri tersanelerin, ölümlü kazalann ardından kapatılması, AKP hükümetinin, "ben bu işi bece- remedim " demesi olarak algılanı- yor. Ortakakıl, tersanelerin kapatılması yerine normal çalışma koşullarına kavuşturulmasın- dan yana. İ T ürkiye'nin dört bir yanından ekonomik nedenlerle tstanbul'a göç eden ve iş ha- yatlannın neredeyse tamamını tersane- lerde geçiren taşeron işçileri için çalışma ko- şullan gittikçe zorlaşıyor. Tersanelerdeki ölümlerin ve iş kazalarının ardından hayatla- nndan endişe eder hale gelen işçilerin tek dertleri ise evlerine ekmek götürebilmek. Tuzla-tçmeler Tren Istasyonu'nun yakınında "kaynakçüar kahvesi" olarak bilinen Iç- meler Kıraathanesi ise sigara, çay eşliğinde iş bekleyen onlarca işçi için adeta iş ve işçi bulma kurumu. Işverenin kara listesine gir- mekten korkan ve isimlerini gizleyen taşe- ron işçiler, "Işverenin kara listesine girer- seniz, Tuzla'da size kimse iş vermez" söz- leriyle ölümlerin üstünün nasıl kapahldığını gözler önüne seriyorlar. 'S İGORTA YAPILMIYOR' M.K. (40) küçük yaşlardan beri kaynak ustası olarak tersanelerde çalışıyor. ölümle- rin asıl nedeninin taşeronlar olduğunu belir- ten M.K, Tuzla'daki taşeronluk sistemi hak- kında şunlan söyledi: "Gemi tersaneye ge- lir ve taşeron işçileri iş bitene kadar o ge- nıide çahşır. tşin durumuna göre taşeron- lar gelip işçileri bulur. Eğer tanıdığınız bir taşeron yoksa iş bulmanız zor. Sizi ta- nıyan taşeronlar önce kalifiye elemanlan toplarlar, sonra da ihtiyaca göre dene- yimsizleri. Eğer deneyimsiz bir işçiyseniz günlük yevmiyeniz 30 YTL civarındadır. İşi bilenler ise 60-65 YTL alırlar. Genelde sigorta yapümaz. Sadece sigorta girişiniz yapıbr. Bir iki gün ödenir. 5 yıllık çalış- mama karşın toplam 700 gün sigortanı ödendi. Ölenlerin arasında bir tane kad- rolu işçi yok. tşi yapanlar hep taşeronlar. Bir tersanede en fazla 20-30 tane kadrolu işçi vardır." COORUMLULUK IŞÇIYE OYÜKLENIYOR S.T. (38) 8 yıldır Tuzla'da çalışıyor. tşve- renlerin ölümlerin ardından aldığı önlemle- rin "göstermelik" olduğu, yasal haklarını korumak isteyenlerin ise işten atıldığını söy- ledi. ST, "İşkazalarından önce 'güvenlik kemeri' diye bir şey yoktu. Şimdi işveren kemer olmadan gemiye çıkmamıza "iv. vermiyor. Ancak kemerlerin takılacağı mekanizmalar gemilerde yok. Düşüp öl- düğümüz zaman da bu bizim hatamıznuş gibi gösterilecek. Çalıştığımız iskeleler za- ten sağlam değil. Önlemler alınabilir ama kimse umursamıyor. Ben Tersan Tersa- nesi'nde çaüştığımda denetim yapıldığı bir gün çevreye 'Çalışma saatleri 08.30- 17.30' ve 'Çay molası 10.00-10.15 ve 15.00-15.15' yazılı tabelalar asüdı, ancak uygulanmadı. Uygulanmasını isteyen işçi- ler de işten atüdı" dedi. ÇtZMEDEN YUKARI MUSAKART musakart@yahoo.com ması, en azından makul seviyelere çekilme- si mümkün. însel'in verdiği bilgiye göre tersaneler konusunda bir an önce harekete geçilmeli. Çünkü yapılması gereken oldukça çok şey var. Üstelik bunlann önemli bir kısmı da öy- le gündelik işler değil. Örneğin tersanelerin denetiminden Çalışma Bakanhğı sorumlu. Ancak bakanlık 1974 yılında çıkan mevzu- atla hareket ediyor. Zira, yasalarda ve mev- zuatta yapılan değişikliklerin bir kısmı da AB'ye uyum çerçevesinde iptal edildi. Mesela gemilerdeki vinçleri Çalışma Ba- kanhğı denetliyor. Hal böyle olunca vincin ŞÇÎNÎNKÂBUSU: KARA LÎSTE 'Onlemler Eyleme ÖDP, EMEP, Ezilenlerin Sosyalist Platformu ve ADD'nin yanı sıra çok sayıda demokratik kitle örgüt destek verdi. Kartal CHP Gençlik ve Kadın Kolları da eyleme "Gemiler tabut, tersaneler mezarlık, canla olmaz pazarlık" yazılı pankart ile katıldı. Limter-lş Sendikası 'na üye işçiler aileleriyle birlikte Kartal 'da gösteriyaptı 'Eşler dul, çocııklaryetim kalmasın' istanbulHaberServisi- DlSK'ebağ- lı Limter-lş Sendikası'na üye işçiler, ai- leleriyle birlikte Kartal Meydanı'nda yaptıklan gösteride, tersanelerde güven- li çalışma koşullan sağlanmasını istedi- ler. Gösteride Limter-lş Sendikası Genel Sekreteri Kamber Saygılı, löHaziran'da grev karan aldıklannı anımsatarak "Bu grev arük ölümler son bulsun, çocııklar yetim, eşler dul kalmasın diye yapıla- cak" diye konuştu. Kartal Meydanı'nda "Tehditieriniz, ya- lanlannız sökmeyecek. 16 Haziran'da grevdeyiz", "Arük eşler dul, çocuklar ye- tim kalmasın", "Tek değüsiniz, çok ka- labahğız" pankartlan açarak toplanan tersane işçileri "Tersanede ölmek iste- miyoruz", "İşçilerin birliği sermayeyi ye- necek", "Artık ölmek istemiyoruz", "Tersane işçisi yalnız değildir" slogan- lan atarken çocuklan da "Babamıza kıy- mayın", "Babalarımızı kinı öldürü- yor?" dövizlerini taşıdı. Limter-lş Sendikası Genel Sekreteri Kamber Saygılı gösteride yaptığı konuş- mada iş cinayetlerinin sorumlulannın, çözüm bulmak yerine ölümlerin nedenle- rini "birtakun dış güçlere" bağladıklan- nı söyledi. Saygılı, "Onlara göre ölüm- leri teröristler yapıyormuş. 2.5 tonluk saç parçalarını işçüerin üzerine onlar atıyormuş, işçileri 20-25 metre yük- seklikten teröristler itip atıyormuş. Tüm hıınları birazcık vicdan sahibi ve aklı çalışan birinin iddia etmesi müm- kün değil" diye konuştu. DİSK Yönetim Kurulu ve Nakliyat- İş Sendikası Genel Başkanı Ali Rıza Küçii- kosmanoğlu ise iş cinayetlerinin sorum- lulannın tersane patronlan ve onlann ce- saret aldığı Çalışma Sosyal Güvenlik Ba- kanhğı olduğunu söyledi. Küçükosma- noğlu, "İş cinayetlerini kanıksamayacağız. Tek bir işçimizin canı tüm tersanelerden daha kıy- metlidir. Mücadelemiz ci- nayetler bitene kadar de- vam edecek. Grev kara- rını destekliyoruz" dedi. Eşini geçen yıl kaybe- den Ruhiye Levent, "Tersane parronla- süreci devam et- ' tiremedim" derken oğlunu 3 yıl önce kay- beden Emine Bektaş ise "Ben ağlıyorum ancak başka anaların yüreği yanmasın ar- tık" diye konuştu. Taşeronun denetimi zorunlu olmalı K onunun hemen her ke- simden uzmanlanna gö- re, ölümlerin başlıca ne- deni artık alt işveren adıyla meşrulaştmlmaya çahşılan ta- şeronluk sisteminin tersaneler- de ölçüsüz bir biçimde yaygın- laşması. Sendikasız ve ucuz iş- çi çalıştırma mekanizmasına dönüşen taşeronlar, Tuzla'da istihdamın üzde 85-90'ını sağ- lıyor. Oysa Kore, Singapur ve Japonya gibi tersaneciliğin ge- liştiği ülkelerde bu oran en faz- la yüzde 40-60. Türkiye'de ta- şeron olmak için herhangi bir yere kayıt yaptmnak, bazı va- sıflara sahip olmak gerekmi- yor. Zira bir taşeronluk belgesi bile yok. HİÇ DENETLENMİYOR Işlerin yüzde 90'mı yapan ta- şeronlar neredeyse hiç denet- lenmiyor. Bugün kalfa olanlan yann taşeron olarak görmek mümkün olduğu gibi, taşeron- larla işletmelerin sözleşmeleri ancak gerekli görülürse denet- leniyor. Tersanelerde, çalışma hukiıku konusunda denetim ve yaptınm mekanizması işlemi- yor. Bakanlığın teftiş örgütünün yetersizliği ve sendikasızlık, et- kin ve caydıncı bir denetimi ola- naksız kılıyor. Taşeron sisteminin tahribatı- nı önleyecek düzenlemeler içer- meyen yasa, aksine iş sağlığı ve güvenliğinin de (İSG) taşeron- laşmasınm önünü açıyor. Işye- ri hekimi, sağlık personeli ve iş- güvenliği uzmanı çalıştırma zo- runluluğu gevşetiliyor. Bunlann işyeri bünyesinde çahşnnlmalan zorunluluğu kaldınlarak İSG hizınetlerinin taşeron şirketler- den satın almmasına olanak ta- nınıyor. Böylece iş güvenhği bir maliyet/tasarruf konusu haline getiriliyor. Sonuç olarak arka- sında güçlü bir kamu denetimi ve sendikalar olmaksızm İSG kurallarının uygulanması ve iş kazalan ile meslek hastalıklan- nın önlenmesi olanaksız görü- nüyor. Kuraldan ve sendika- dan kaçış, işçi ölümlerinin baş- ta gelen nedenidir. Bu yüzden çözüme yönelik çabalann sa- mimi ve sonuç alıcı olması için tersanelerin kapılannm sendi- kalara açılması öneriliyor. kınlması, vinç halatının kopması sonucu ölümlerin meydana gelmesi pek de sürpriz olmuyor. Denetim yapılıyor ancak bir ek- siklik bulunursa cezayı veren kuruluş yine Çalışma Bakanhğı. Yani aynı bünyede yer alan bir birimin, kendi üstüne ya da altına ce- za vermesi bekleniyor. Bu da işleri biraz da- ha karmaşıklaştınyor. Denetimleri yapanlar ile cezayı veren kuruluşun ayn ayn olması öneriliyor. Tersanelerde mühendis çalıştınlması zo- runlu olmasına karşın, mühendis çahştıran tersane sayısı oldukça az... VERECEK KİMSE YOK Sınırlı sayıda da olsa gemi inşaat meslek liseleri var ancak öğrencilerin büyük bölü- mü üniversite hayaliyle branş derslerini ça- hşmıyor bile, hatta hocalann dahi müfreda- ta hâkim olmadığı ileri sürülüyor. Haliç Tersanesi bünyesinde yer alan lisenin de ka- patılmasıyla bu konuda ciddi bir açık doğu- yor. Çünkü meslek lisesi mezunu olsa bile kimse askerliğe gitmemiş işçiye yatırım yapmak istemiyor. Aralannda pek çok kurumun yer aldığı bir grubun uzun süredir tersanelerle ilgili yö- netmelik üzerine çahştığını anlatan İnsel, yö- netmeliğin de bir türlü çıkanlamadığuıdan ya- kınıyor. Örneğin bu yönetmeliğe göre her işyerinde iş güvenliği uzmanı olması ge- rekiyor. Mesleki eğitimin akredite edilmesi gerektiğinin altını çizen İnsel, hem işletme yöneticilerine hem de işçilere eğitim veril- mesi gerektiğini söylüyor. Bir yıldır GlSAŞ tarafîndan kaynakçılık kursu veriliyor. 10-20 günlük sürelerle verilen eğitimden bugüne kadar 400 kişi yararlanmış. Gemiler için ara eleman yetiştirihnesinin ayn bir önem taşıdığına dikkat çeken tnsel, yer konusunun büyük önem taşımadığını, eği- tim ve güvenlik sorunun tamamen doğru planlama sorunu olduğunu belirtiyor. 16 HAZtRAN'DA GREVE GİDİYOR Direnişin adı Limter-lş bin kişinin çalıştığı Tuzla Tersaneler Bölgesi'nde örgütlü iki sendikaya üye yaklaşık 8 bin 500 işçi var. Türk- lş'e bağh Türkiye Liman, Dok ve Gemi Sa- nayi İşçileri Sendikası (Dok Gemi-lş), 7 bin üyesiyle tersanelere hâkim olmasına karşın, işçi ölümlerinin durması için direniş, sadece bin 360 üyesi olan DlSK'e bağh Liman Ter- sane Gemi Yapım-Onarım işçileri Sendika- sı'ndan (Limter-lş) geldi. İşçi ölümlerinin önüne geçilmesi için refleks göstermekte ge- ciken Dok Gemi-lş Sendikası'nm Selah Ter- sanesi'nin kapatılmasını protesto eden 3 bin kişilik işveren organizasyonuna verdiği des- tek ise tepkilere neden oldu. Tersane kapat- manın çözüm olmadığuıı dile getiren Dok Gemi-lş Sendikası Genel Başkanı Necip Nal- bantoğlu, Selah Tersanesi'nin kapatılmasının işçileri tedirgin ettiğini, özellikle taşeron çah- şanlannın yevmiye alamadığını söylemekle yetindi. Nalbantoğlu, TBMM Araştırma Ko- misyonu'na verdiği bilgide, tersanelerdeki "taşeronlaşma", "sigortasız işçi çahştırma" ve "kapasite artışı" gibi sorunlann varhğını kabul etti, ancak yetkin bir çözüm önerisinde bulunamadı. Limter-lş Sendikası ise Tuz- la'da iş güvenliği önlemleri için 16 Hazi- ran'da greve gidiyor. Limter-lş Genel Başka- nı Cem Dinç, kazalann nedeninin "taşeron- laşma" olduğuna vurgu yapıyor. Taşeronla- nn denetim altına ahnması ve Ağır Işkolu Yönetmeliği'nin uygulanması gerektiğini söyleyen Dinç,"Tersaneler, içinde işçi tem- silcilerinin de bulunduğu bir komisyonca denetlenmelidir" önerisini ise sürdürüyor. Patronunun attığı demirle ölen de var Tuzla Tersaneler Bölgesi'nde ağırlıklı olarak, nispeten erken bir zamanda Tuzla'ya göç eden Samsunlular raspa ve boya, Sıvas, Tokat ve Kastamonulular montaj ve kaynak, az yevmiyeli ve daha "pis işler" olan taşlama ve gemi temizli- ğınde ise en son zorunlu/ekonomik göç dalgasıyla kopup gelen, Türkçeyi ikınci dil olarak kullabilen Urfalı, Batmanh, Hakkâ- rili ve Diyarbakırhlar çalışıyor. Farklı göç dalgalanmn yarattığı hiyerarşi, tersaneler- deki iş hiyerarşisiyle bu şekilde ilişkilidir. Son dönemde basında "sefalet görüntüle- ri" olarak yansıyan bekâr odalannda kalan, yoğunlukla son göç dalgasıyla gelenler ağırlıklı ortalamayı oluşturmuyor. Tersane- ler içinde sicili en bozuk olanlan, Gemak, Sedef, Selah, Torgem, Sadıkoğlu, RMK, Tuzla Turizm, Torlak tersaneleri oluşturu- yor. ölümlü kazalar en fazla patlama, pat- lama sonucu düşme ve elektrik çarpması şeklinde gerçekleşirken 96 ölümden 1 'in- de, patronun kendisine attığı 1.5 metrelik demir çubuğun kafasına isabet etmesi so- nucu yaşamını yitiren işçi de söz konusu.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog