Bugünden 1930'a 5,500,335 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 26 MAYIS 2008 PAZARTESİ 10 DIŞ BASIN dishab@cumhuriyet.com.tr •jr ŞimdilerdeAvrupa ve ABD, petrol, temel maddeler vepazar için birbiriyleyarışıyor Iki aç kurt ve kırmızı başlıklı kız vrupa nın zengın temsilcilerinde etnik ve politik bir üstünlük duygusu var. Hepsi kapitalist düşünceye sahip ve burjuva tüketiciliğini savunuyor. Hepsi yanlannda "özgürlük ve haklann garantisi demokratik sistemlerinin" direği işadamlannı da getirmişti. Onları anlamak için bulutlara ıızanmak gerekiyor. FİDEL CASTRO RUZ Utopik sosyalist olduğum günlerden beri zihnimi temel bir sorun kurcalamıştır. Basitçe, iyi ve kötü kavramlaruıdan yola çıktım. Her toplum yeni doğan çocuğa ana, babalan özellikle analan aracılığıyla kendi değerlerini aşılar. Çocuk doğduğunda dürtülerle donanmıştır ve değerlerden yoksundur. Politik bir akıl hocam olmadı; ama talih ve rastlantılar hayatımı yönlendirdi. Çocukluk, ergenlik ve öğrencilik yıllanmdan başlayarak çevremdeki dünyayı gözleme ve anlama şansım oldu ve böylece kendi çabamla bir ideolojiye ulaştım. Eğitim, bana göre, yaşama şansı bulduğum bu çağda önemli bir değişim aracına dönüştü. Kınlgan türümüzün varlığını sürdürebilmesi için gerekli bir araç. Bunca yıllık deneyimden sonra, bu duyarlı konudaki düşündüklerim yukandaki gözlemimle tümüyle uyunılu. Hoş olmasa da gerçeği söylemek için başkalan gibi, bahanelere sığınmam. tki bin yıl kadar önce ünlü Yunanlı düşünür Demosten, meydanlarda ateşli bir biçimde yüzde 85'inin köle olduğu; yurttaşlannm ise cşitlik ve başka hakJardan yoksun olmasınm doğal sayıldığı bir toplumu savunuyordu. Zamanın filozoflan bu göriişü paylaşıyorlardı. Demokrasi sözcüğü o koşullarda doğdu. O çağlarda daha fazlası beklenemezdi. Buguıii zengin bilgî biri(ümiyle insanlığıri üretici güçlerihizla gelişiyor; mesajlar kitle iletişim araçlanyla milyonlarca insana ulaşıyor. Geleneksel politikadan usanmış büyük bir çoğunluk bu konuda bir şey duymak istemiyor. Politikacılar, güven vermiyor; oysa insanlann büyük tehlikeler karşısında olduklan şıı dönemde en çok gereksindikleri de bu. Sovyetler Birliği'nin yıkılmasından sonra, Japon kökenli ABD yurttaşı, bu ülkede doğup büyümüş Francis Fukuyama, çoğunuzun bildiği "Tarihin Sonu ve Son tnsan" kitabını yayımladı. Ardından inıparatorluğun yöneticileri çok reklamını yaptı. Kendisi de neoliberal düşüncenin şahinlerinden biri oldu. Fukuyama'ya göre sadece bir sınıf kalacaktı: Orta sınıf Amerikan ailesi. Geri kalanlar, sanınm, dilenciliğe nıahkûmduk. Fukuyama, başkan yardımcısı Cheney ve seçilmiş grubu gibi Irak'a karşı savaşı kararlı bir biçimde desteklemişti. Ona göre, tarih Marx'ın tarihöncesinin sonunu tanımladığında bitmişti. Bir ülke ticari bir mala donüştürüiemez 15 Mayıs'ta Lima'da başlayan Avrupa Birliği ve Latin Amerika- Karayipler zirvesinin açılış töreninde konuşnıalann önemli bir bölümü îngilizce, Almanca ve diğer Avrupa dillerinde yapıldı. lspanyolca ve Portekizceye çevrilmeden yayımlandı, sanki Mcksika, Brezilya, Peru ve Ekvador'un ve diğerlerinin 550 milyonluk çoğu yoksul siyah, yerli, melez ve beyaz halkı îngilizce, Almanca vb. bilirmiş gibi. Bununla birlikte şimdi bu büyük toplantı ve sonuç bildirisinden övgüyle söz ediliyor. Orada konuşulan başka şeylerin yanında anladık ki, yıllardan beri Küba'nın, bugün Venezüella'nm karşı karşıya olduğu gibi, bir ülke eğer imparatorluğun soykınm tehdidi altında ise kullanılan silahlar aynı, kim kullanırsa kullansın, oligarşinin çıkarlannı savunuyor. Bir ülke ticari bir mala dönüştürülemez, ne bugünü ve ne de yeni kuşaklann geleceğini tehlikeye atabiliriz. ABD'nin 4. fılosu, televizyondan yayımlanan konuşmalarda kuşkusuz müdahaleci ve tchdit edici bir güç olarak tanımlanmadı. Orada temsil edilen Latin Amerika ülkelerinden biri ABD ile kitle imha silahlanna uyumlu Nimitz tipi uçaklannın katıldığı bir askeri manevrayı henüz bitirmişti. Bu ülkede daha birkaç yıl önce baskıcı güçler binlerce insana işkence yapmışlar, çoğunu öldürmüş ya da yok etmişlerdi. Kurbaıılann çocukları zenginlerin koruyuculan tarafîndan sürgün edilmişti. Başlıca askeri liderleri ABD ile bu kirli savaşta işbirliği yapmıştı. Neden bu tuzağa yeniden düşülüyor? Hangi ülkeden söz ettiğimi anlamak zor değil. Kardeş bir ülkeyi yaralamamak için ismini açıkça söylemek istemiyorum. Avrupa'nın ABD'ye desteği Bu toplantıda başat olan Avrupa, Sırbistan'a karşı savaşı, ABD'nin Irak petrolünü ele geçirmcsini ve Ortadoğu'da dinsel çatışmalan, CIA'nın gizli uçak hapishanelerini, korkunç işkencelerini ve cinayetlerini desteklemişti. Bu Avrupa, ABD ile birlikte sınır ötesi yasalarını benimseyerek kendi topraklannın egemenliğinin ihlal edilmesine izin vermiş; Küba'ya uygulanan ambargoyu arttırmış, teknolojik gereçlerin, hatta tıbbi malzemenin ülkemize girişini engellemiştir. Reklamcı basını imparatorlukla işbirliği yapmışhr. 9 yıl önce Rio'da yapılan ilk Avrupa Birliği-Latin Amerika ve Karayipler zirvesinde söylediklcrim hâlâ geçerliliğini koruyor. O günden bu yana pek bir şey değişmedi, yalnızca artık sürdürülmesi olanaksız acımasız kapitalist sömürünün sonucu olan nesnel koşullar dışında. O toplantının ev sahibi, sonuç biîdirgesinde Küba'nın önerdiği bazı başhklan okuduğunda Avrupalılan çok kızdırmıştı: 1- Latin Amerika ve Karayip ülkelerinin dış borçlarının iptal edilmesi. 2- Üçüncü Dünya ülkelerinde her yıl askeri harcamaların yüzde 10 kadannın yatınma aynlması. 3- Ülkelerimizin tanm ürünleriyle rekabet eden ürünlerdeki büyük sübvansiyonlann durdurulması. 4- GSMH'nin yüzde 0.7'si kadannın Latin Amerika ve Karayip ülkeleriyle yapılan anlaşmalara aynlması. Avrupalı liderlerin bu açıklamaları dinlerken birkaç dakika yutkunmakta zorluk çektiklerini gözledim. Peki ama neden canlan sıkılmıştı? lspanya'da ikinci zirvede, parlak konuşmalar yapmak ve nıüthiş sonuç bildirgeleri yazmak daha kolay olabilir. Çok iş başanlmıştı, şimdi şölene geçilebilirdi. Mönüde besin maddelerindeki kriz yoktu tabii. Bol miktarda içki ve protein vardı. Sadece Ortadoğu'da banş için bıkmadan çabalayan Bush eksikti. Mazur görülebilir. Yaşasın pazar ekonomisi! Avrupa'nın zengin temsilcilerinde etnik ve politik bir üstünlük duygusu var. Hepsi kapitalist düşünceye sahip ve burjuva tüketiciliğini savunuyor. Hepsi yanlannda "özgürlük ve haklann garantisi demokratik sistemlerinin" direği işadamlannı da getirmişti. Onları anlamak için bulutlara uzanmak gerekiyor. Şimdilerde Avrupa ve ABD petrol, temel maddeler ve pazar için birbiriyle yanşıyor. Bütün bunlar, aslında kendi hırslı ve doymak bilmez tüketici toplumlannm ürettiği terör ve organize suçlara karşı savaş maskesi altında sürdürülüyor. iyi yürekli nine kılığmda iki aç kurt ve kırmızı şapkalı bir kız! Ispanyolcadan çeviren Engin Demiriz (Granma, Küba, 18 Mayıs) Hamas üzerine hipokrasi JAMESP.RVBIN Başkan Bush, Barack Obama ve John McCain arasında Hamas ve terorizm konusundaki son tartışmalar genel seçimlerin bir ön izlemesi ise çok çirkin bir altı aya giriyoruz dcmektir. McCain medyadaki "sevimli uvumsuz politikacı" ününe karşm Nixon tarzı kirli kampanya taktikleri kullanabileceğini de gösterdi. Hamas'ın Obama'nın zaferini desteklediği suçlamasıyla McCain suçluluk duygusunu kullanarak Obama'nın ulusal güvenlikte zayıf olduğu ve terörist örgütlere kafa tutamayacağı ya da Richard Nixon'ın deyişiyle Israil konusunda "yumuşak" olduğunu ima etti. Başkan Bush ise bu temayı kullandı. Israil'deki konuşmasmda Bush, Obama'nın ismini vermeksizin Demokratlann "teröristlerle müzakere etmek", Cumhuriyetçilerin ise teröristlerle savaşmak istediklerini ileri sürdü. Obama kampanyası Bush'u yurtdışmdayken parti politikalanna girmekle eleştirmekte hakhydı. Pek çok başkan yurtdışmdayken Amerika'nnı bu yazılmamış kurahnı bozan şeyler söylemiş olabilir. Ancak Bush'un yaptığr gibi kendi makammın prestijini bu kadar kaba biçimde kötüye kullananını bulmak zor. McCain'in ikiyüzlulugu Muhalefeti ödün vermeyle ve Neville Chamberlain'e benzetmekle suçlamak çok acımasız bir darbe. Cumhuriyetçilerin ülke içinde kişisel yok etme politikalannı sürdürmesi yeterince kötüyken, bu siyasi silahı bir ABD başkanının dost bir ülke meclisine hitap ederken kullanması ise çok bayağı. Öte yandan McCain ise ikiyüzlülükten suçlu. Ben Hillary A BD 'de seçimlere altı ay kala Cumhuriyetçi aday l±John McCain 'in Barack Obama 'ya yönelik suçlamaları artıyor. McCain, Hamas 'ın Obama 'yı desteklediği yönündeki açıklamasını kullanarak Demokratları teröristlerlepazarlık etmekle suçluyor. Clinton taraftanyım ve McCain'in Hamas'a yönelik açıklamalanyla ilgili Clinton'ın "Bence bunu kiıııse ciddive almamalı" yönündeki yorumuna katılıyorum. Ne yazık ki Cumhuriyetçiler bazı insanlann bunu ciddiye alacağmı biliyor ve bu yüzden böyle konuşuyorlar. Hamas'a yönelik tutumuna bakarak McCain'in Obama'ya saldıran en son kişi olması gerekir. Bundan iki yıl önce Hamas Filistüı'deki Obama ile McCain barış günlerinde. seçimleri kazandıktan hemen sonra McCain ile Sky News kanalı için bir söyleşi yapmıştım. Söyleşinin en can ahcı bölümü şöyle: Ben şunu sordum: "Hamas göreve geldikten sonra sizce Anıerikalı diplomatlar Filistin hükümeriyle aynı şekilde çalışmayı sürdürmeli ıııi?" McCain şöyle yanıtladı: "Hükümet onlar, er ya da geç onlarla iş yapmak zorunda kalacağız. Bu ve bundan önceki yönetimlerin, kendisini şiddete adamış olmasından ötürü Hamas'a karşı niye bu kadar antipati içinde olduğunu anlıyorum. Ancak Ortadoğu'daki yeni gerçeklik bu. Bence bııruduki ders insanlann güvenlik, iyi bir yaşam, iyi bir gelecek ve demokrasi istemeleri. El-Fetih bunu onlara veremiyordu." Söyleşinin yapıldığı lsviçre'nin Davos kentindeki bazı Avrupahlar için bu son derece akla yatkın bir yanıt. Ancak hangi partiden olursa ABD'li bir politikacı için benzersiz değilse bile oldukça alışılmamış bir yorum. Ancak Cumhuriyetçi Parti'nin taze muhafazakâr başkan adayının bugün vereceği bir yanıt kesinlikle değil.Bu söyleşiye bakarak yeni John McCain, Hamas'ın eski John McCain'in başkanlık seçimlerüıi kazanmasını desteklediğini söyleyebilir. Görünen o ki eski John McCain Hamas'ın yönettiği hükümetle iş yapmaya hazırken Clinton ve Obama ABD ile diplomatik ilişkiler geliştirilmeden önce Hamas'ın Israil ve terorizm konusundaki politikalannı değiştirmesi gerektiğini söylüyorlardı. McCain iki yıl önce Hamas'la iş yapmayı desteklememiş olsa bile bu konuda Barack Obama'ya leke sürmeye lıakkı yok. O zamanki tutumu göz önüne alınırsa McCain'in Hamas'ı ABD politikasma şınnga etmesi ya ikiyüzlülüğün en tepesi ya da siyasi bir bellek kaybı. Ingilizceden çeviren Elçin Poyrazlar (Washington Post, 16 Mayıs) GÖRÜŞ 11 Bulgaristan Ruscukİli'ndemiras Cep:05323852051 EvTeL02125797240 NÜFUS cüzdanımı, ehliyetimi, SSK kartımı kaybettim. Hükümsüzdür. SEVGİTOPÇU NÜFUS cüzdanımı kaybettim. Hükümsüzdür. SAKİNE ALPKAN Savaştepc Köy Enstsü'nyaktığı aydınlanma ışığını öğretmen, müfettiş, mılli eğitim müdürü olarak oııurla taşıdı. TÖS ve TÖB-DER'de demokratik öğretmen hareketlcrinde örgütçü kiıııliği ile ycr aldı. Mücadele bitmemişti. 2004 yıhnda Yeni Kuşak Köy Enstitûlüler Deraeği (YKKED) Balıkesir Şubesi'ni kurdu ve daha sonra genç arkadaşlanna devretti. 75 yaşında bilgisayar öğrcndi ve arkadaşlarıyla bcraber "Savaştepe Köy Enstitülü Yıllar" adlı kitabı üretti. Balıkesir-YKKED'nin Onursal Başkanı Sayın YUSUF ZİYA ÖZDEMİR'i 25 Mayıs 2008 tarihindc kaybettik. Özdemir Ailesine, dostlanna ve büyük Köy Enstitûlüler ailesine başsağlığı diliyoruz. Yeni Kuşak Köy Enstitûlüler Derneği Gcnel Mcrkez ve Şubeleri Not: Cenazesi 26 Mayıs 2008 Pazartesi günü Körfez-Zeytinlik Belediyesi Camisi'nde kılınacak öğle naınazı sonrası Zeytinli'de defnedilecektir. Dernek e-posta: ykkcdernegifg vahon.coni.tr VVeb: www.yenikusakizmir.com Prof. Dr. ERDENER YURTCAN fstanbul Üniversilesi Ankara'tfa Neler Oluyor? Ülkemiz bir süreçten geçiyor. AB'ye giriş yo- lunda ilerlerken bir yandan da AKP iktidarı bir güç gösterisi sergiliyor. Bu senaryonun ilk pla- nında yeni bir anayasa yapmak vardı. Bu konuda "ısmarlanan" taslak, resmen kamuoyuna açık- lanmadan delik deşik edildi. Yapılan hazırlığın içeriği bir yana, siyasal iktidar anayasanın bir ül- ke için önemini yanlış değerlendirerek hiçbir or- tak çabaya girişmeksizin bu hukuk normunu ya- ratmaya çabaladı. Sonuç başarısızdır, çünkü bu konuda frene basılmıştır. İkinci perde, türban cephesini açmak olarak özetlenebilir. Bu konuda anayasanın 10. ve42. maddeleri değiştirilerek türbanın yükseköğre- tim kurumlarında serbest bırakılması teşebbü- sünde bulunuldu. Konu Anayasa Mahkemesi'nin önündedir. Yüksek mahkeme bu konudaki ka- rarını verecektir. Bekliyoruz. Sonraki konu, AKP'nin kapatılması için açılan davadır. Anayasa Mahkemesi elbette bu uyuş- mazlığı da çözecektir. Ancak unutulan önemli bir nokta var: Bu konunun bir davaya konu ol- masına rağmen toplumun değişik kesimlerinden gruplar ve kişiler, bu aşamada yargıyı etkilemenin yeni TCK sisteminde bir suç olarak yerini aldı- ğını unutarak Anayasa Mahkemesi'ni etki altı- na alma çabasına girişmişlerdir. Bu gruplar için- de gerek iktidar partisi gerekse muhalefet par- tileri mensupları, onlar yetmezmiş gibi "dışarı- dan" da bu konuda ahkâm kesmeler ortalığı sar- mış durumdadır. Medyayı belirtmeye bilmem ge- rek var mı? Bence yok. Insanlar önce kafalarında bir sonuç belirliyorlar, sonra saf tutuyorlar ve ate- şe başlıyorlar. Bu arada hukukun bir bilim ol- duğunu unutanların sayısı da hayli çok. Bu tavırlar kamu düzeninin ve yasa güven- cesinin egemen olması gereken toplumlara yabancıdır. Ancak bu tablo ne yazık ki bugün yaşanıyor. • • • Senaryonun sonraki bölümünde hükümet yargı reformu harekâtını başlatıyor ve bir stra- teji planı hazırlıyor. Bu planın hazırlığında, ül- kemizdeki yerleşik uygulamanın aksine, toplu- mun hiçbir kesiminin düşüncesi sorulmuyor. Bu- nun nedeni sorulduğunda, AB ile müzakere sü- recinde "onlarla" yapılan bir çalışma oldMğu söy- leniyor. Bu düşüncenin bence hiçbir temeli yok- tur. O kadar yoktur ki, dışarıya öneri götürme- den önce, iç bünyede işin esasının tartışılması ve önerinin hazırlanması gerekmez mi? Elbet- te gerekir. Ama öyle olmuyor. Hükümet adına yapılan açıklamalarda, hatada ısrar ediliyor. Oy- sa devlet yönetiminde de hatadan dönmek er- demdir. Ankara'da ipler geriliyor. Yargı reformu stratejisi olarak kamuoyuna su- nulan projenin, ülkemizde zaten var olmayan yar- gıç bağımsızlığını büsbütün yok ettiğinden, cumhuriyet savcılarının güvencelerini ortadan kaldırdığından hiçbir kuşku yoktur. Bu kav- ramların çağa uygun düzeye getirilmesi isteni- yorsa bunun çözümleri vardır, yeter ki istensin. Yargıtay Başkanlar Kurulu bir bildiri yayımlı- yor. Bildiride siyasal iktidarın yargıyı egemen- liği altına alma girişimleri olduğuna dikkat çe- kiliyor. Bu bildirinin amacı, yargının "işini" gö- rürken müdahalelerin olmaması, yasalann ve hu- kukun egemenliğinde görevin yerine getirilme- sine dikkat çekmektir. Ankara'da yangın çıkıyor. Yangının üstüne benzinle koşanlar var. Bunlar doğru tavırlar de- ğildir. Bu ülkenin dirliğe, düzene ve barışa ihti- yacı var. Herkes üzerine düşen görevi yapma- lıdır. Görevler yapılırken tahriklerden kaçınıl- malıdır. Bu, toplumun tümü için geçerlidir. Bu konuda siyasal iktidar, politikacılar, yargı men- supları ayrımı yapılamaz. Unutmamak gerekir ki bu tür kargaşa orta- mından ülke zarar görür. O kadar ki bu karga- şadan medet umanlar ve ülkeyi karıştırmak is- teyenler kazançlı çıkar. Bu fırsatı tanımamak ge- rekir. Parlamenter sistemler içinde kuvvetler ayrı- lığı tercih edilen bir sistemdir. Bu sistem yasa- ma, yürütme ve yargı erklerinin birbirinden ay- rı görev görmeleri, anayasadan başlayarak ya- salarda öngörülen yetkilerin kullanılması ile ül- kenin yönetilmesi temeline oturur. Kuvvetler ay- rılığı ve sonuçlan dikkatten kaçırılarak ortaya ko- nulan tavırlar, başta bu erklere zarar verir. • • • Konunun özü şudur: Ortamı germeye gerek yoktur. Kısa bir süre sonra Anayasa Mahkemesi, iki önemli davayı çözecektir. Bu çözümler salt hukukun öngördüğü çözümler olmak zorundadır. Bu çözümlerin ve sonuçlann zayıflatılması ve ob- jektifliğini kaybetmesi amacına ulaşmak iste- yenlere fırsat tanımamak gerekir. Bu konuda kargaşa ortamında ileri sürülen ve karşılıklı suçlamalara dayanan düşüncelerin büyük za- rarı olacağı kuşkusuzdur. BAŞSAĞLIĞI Çalışma arkadaşımız Demet Yalçın'ın amcası ALİ YALÇIN vefat etmiştir. Ailesi ve sevenlerine başsağlığı dileriz. Cumhuriyet Çalışanları
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog