Bugünden 1930'a 5,500,335 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 25 MAYIS 2008 PAZAR HABERLER İslami faşist riönenı başSar' • GAZlANTEP - (Cumhuriyet) Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, Gaziantep'te verdiği bir konferansta, AKP'ııin hazırladığı anayasa değişikliğinin Türkiye'yi çok tehlikeli noktaya taşıyacağını vurgulayarak, "Eğer bu anayasa kabul edilirse, Türkiye geri dönüşü zor bir döneme girecek ve tslami faşist dönem başlayacaktır" uyansmda bulundu. Savaş, yaşanan siyasi boşlukta CHP'nin çok geniş bir cepheyi kucaklayan politikalar ile siyaset yaparak oy oranını arttırması gerektiğini belirterek, "Aksi halde yerel yönetimleri de AKP'ye kaptınr" diye konuştu. Bingöl 33 şehidini aıtdı... • BİNGÖL (AA) - Bingöl'de, 24 Mayis 1993'tebirliklerine giderken teröristler tarafından şehit edilen 33 er, törenle anıldı. Bingöl-Elazığ karayolunda 15 yıl önce şehit edilen 33 asker için merkeze bağh Bilaloğlu köyündeki Anıttepe'de düzenlenen tören nedeniyle karadan ve havadan geniş güvenlik önlemleri alıııdı. Tolon'dan sent açıklama • İZMİR (Cumhuriyet Ege Biirosu)- Ulusal Uyanış Platfonnu (UUP) Onursal Başkanı ve Emekli Orgeneral Hurşit Tolon, "Yüce Büyük Millet Meclisimin içindeki PKK taraftan olanlar, onun teınsilcisi olanlar fütursuzca demeçler verebiliyor. Laik-antilaik, Alevi- Sünni, Kürt-Türk bölüşümü, bunlar devamlı, özellikle ehliyetsiz yönetim döncmindc büyümekte, ciddi önlemler alınmamakta, yeni bir sorun gündeme getirilmektedir" diye konuştu. Türk bayrağı Bosna'da • ANKARA (Cumhuriyet Biirosu) - Türk Hava Kurumu (THK), 19 Mayıs Atatürk'ü Annıa ve Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsanıında mobil tanıtım aracı ve motorlu yamaç pafraşütü ekibiyle Bosna-Hersek'te çeşitli faaliyetler düzenledi. Namaz kılarken soyuldu • Yurt Haberleri Servisi - Mersin'de yüzüne taktığı maskeyle kendisine hasta görünümü veren soygımcu, gifdiği kuyumcudan 25 altın bilezik alarak kaçtı. Bu sırada dükkânda bulunan işyeri sahibinin namaz kıldığı için fark etmediği soygun, kaimeralar tarafından sahiye saniye görüntülendi. Kapatma davası sürecini lehine çevirmek isteyen AKP iki yönlü strateji uyguluyor Gerginlik politikasıEMİNE KAPLAN ANKARA - AKP, Yargıtay ve Danış- tay bildirilerine karşı gerilimi arttırma stra- tejisi izliyor. AKP'nin bu stratejiyle ka- patma davası sürecini lehine çevirmek is- tediği, Anayasa Mahkemesi'nden istedi- ği yönde bir karar çıkmaması durunıun- da da "tııilloi iradesinc boyun eğdir- medik, dik durduk" söylcmine sanla- cağına dikkat çekiliyor. Anayasa Mah- kemesi'ne sunulacak esas savunmayla il- gili hazırlıklaruıı sürdüren AKP yöneti- cileri, AlHM'nin 5 yıllık siyasi yasaklarla ilgili Türkiye aleyhine verdiği kararlara dikkat çekerek bu durumu parti lehine çe- virmeyi planlıyor. AKP, Yargıtay ve Danıştay bildirileri- nin ardmdan tavruıı sertleştirdi. 22 Tem- • Gerilimi arttırma stratejisi izleyen AKP yönetimi, partinin kapatrlması durumunda da bu stratejiyi "boyun eğmedik, dik durduk" propagandasına dönüştürmek istiyor. muz seçimlerinde aldığı yüzde 47'iik oyu "IMİlli iradenin tek temsilcisi AKP'dir" diye yorumlayan AKP, geri- limi tırmandırarak halka "Sizin oyları- nızla gelen iktidarı küçümsüyorlar, kabul etmiyorlar" mesajı vererek süre- ci lehine çevirmek istiyor. AKP izlediği stratejiyle şu hedeflere varmak istiyor: Sürecl lehe çevirmek: AKP, ge- rilim politikası izleyerek iki yönlü strateji uyguluyor. AKP, gerilim stratejisi ile kapatma davasıyla ilgili süreci lehine çevirmek istiyor. Beıızer yöntemi Ge- nelkurmay Başkanlığı'run 27 Nisan'da ya- yımladığı bildiri konusunda da gösteren AKP yönetimi, genel seçimde partinin oyunun yüzde 47'ye çıkmasında bu bil- dirinin payı olduğunu düşünüyor. Anayasa Mahkemesi'nin partiyi kaparması duru- munda ise gerilim stratejisini "Milli ira- deye boyun eğdirmedik, egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğunu sa- vunduk, dik durduk" diyerek propa- gandaya dönüştürmeyi hedefliyor. Üçüncii yol formülü: Parti için- de TBMM Başkanı Köksal Toptan'ın "herkese oh dedirtecek bir karar" ola- rak sunduğu üçüncü yol formülünün, Anayasa Mahkemesi üyelerinin partinin kapatılması için 6-5 oyunu kullanması ol- duğu dile getiriliyor. AKP kulislerinde, "Oyle bir sonuçla parti kapanmaz yo- luna devam eder, ancak kendisine de bir çekiduzen verir" yorumlan yapılıyor. Sfyasi yasak olmasın: Kapatma davasıyla ilgili olarak esas savunmayla il- gili hazırlıklannı yürütcn parti yönetici- leri, milletvekili ve üyelere 5 yıllık siyaset yasağının AÎHM tarafından onaylanma- dığı vurgusunu yapmaya hazırlanıyor. Blreysel savunma hakki: Ana- yasaya göre siyasi yasak istenen millet- vekilleri ve parti üyeleri, bireysel sa- vunma yapamıyor. Siyasi yasak istenen bazı millctvekilleri, bu durumun da Av- rupa lnsan Haklan Sözleşmesi'ndeki (AÎHS) savunma hakkma aykın oldu- ğunu belirterek, bu konuda AlHM'ye başvurmayı tartışıyor. GÜL'ÜN ARABULUCULUĞUNDA TOPLANTI Yargıtay öneriye sıcak • Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, yargı bağımsızlığı ilkelerinin en üst düzeyde gerçekleşmesini sağlamakla yükümlü olduklannı belirterek "Hiçbir zaman kurumlar ve erkler arası çatışmadan, kutuplaşmadan yana değiliz" dedi. OZAN YAYMAN UŞAK-Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, yar- gı bağımsızhğını savunmalanmn üstlendikleri so- rumluluğun gereği bir hak ve yetki olduğunu söyledi. Hukukun üstünlüğünün zarar görmesi durumunda bundan tüm toplumun etkileneceğini vurgulayan Ger- çeker, tüm düşüncelerinin bu temel ekseninde şe- killendiğini söyledi. Gerçeker, Cumhurbaşkanı Ab- dullah GüTün arabuluculuğunda hükümet temsil- cileriyle bir araya gelebileceklerini de söyledi. Uşak Barosu tarafindan düzenlenen "Ceza ve Hu- kuk" konulu sempozyuma katılmak üzere Yargı- tay ve Danıştay üyeleriyle birlikte Uşak'a gelen Ger- çeker, etkinlik öncesi Uşak Valisi Ayhan Kavas ve Uşak Cumhuriyet Başsavcısı Burhan Çobanoğ- lu'nu ziyaret etti. Burada gazetecilerin, yargı ile hü- kümet arasındaki gerginliğe yönelik sorulanna kı- sa yanıt veren Gerçeker, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, arabuluculuğunda hükümet yetkilileriyle bir araya gelme olasılığıyla ilgili, "Elbette böyle bir toplantıya katılınz. Katılmamak mümkün de- ğil. Daha fazla açıklama yapmak istemiyorum" dedi. Daha sonra sempozyumun açılışında konuşan Gerçeker, Uşak Barosu ve benzeri kurumlann dü- zenledikleri bu tür etkinlikleri önemsediklerini söyleyerek, "Bunlar birlik, beraberlik ve daya- mşmanın sağlanması konusunda önemli rol oy- nayacak ve hepimize moral kazandıracaktır" di- ye konuştu. Yargı mensuplan olarak yargı bağımsızlığı ilke- lerinin en üst düzeyde gerçekleşmesini sağlamak- la yükümlü olduklannın altını çizen Yargıtay Baş- kanı Gerçeker, "Bu bizim üstlendiğimiz sorum- luluğun gereği olan bir hak ve yetlddir. Hiçbir za- man kurumlar vc erkler arası çatışmadan, ku- tuplaşmadan yana değiliz" görüşlerine yer verdi. Öte yandan Uşak'taki ziyareti sırasında Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker'e kalabalık bir konıma grubunun eşlik ettiği dikkat çekti. Şahin, partisinin Antalya ll Başkanlığı'nca düzenlenen tlçe Başkanları Değerlendirme Toplanhsı'na katıldı. Adalet Bakanı Şahin, Gerçeker'in açıklamasmı değerlendirdi 'Aıüayışla karşılıyorum9 ANTALYA (Cumhuriyet Bii- rosu) - Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker'in önceki gün basına yansıyan "Cumhurbaşkanı Gül'ün bir çağrısı olursa biz masadan kaçmayız. Böyle bir girişim çok yararlı olur" şeklin- deki açıklamasmı "Bu konudaki tartışmalan daha fazla uzatma- yalım" şeklinde anladığını söyle- di. Şahin, "Sayın Yargıtay Baş- kanı' nın benim öyle anladığım değerlendirmesini, büyiik bir anlayışla karşıladığımı ifade et- mek istiyorum" dedi. Bakan Şahin, partisinin Antalya II Başkanlığı'nca basına kapalı olarak düzenlenen tlçe Başkanla- n Değerlendirme Toplantısı'na katıldı. Şahin, toplantıdan önce ga- zetecilerin, "Yargıtay'ın ardın- dan Danıştay Başkanlar Kuru- lu'nun bildiri yayımlaması ile Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e yönelik bazı çağrılar" bulundu- ğuna yönelik sorulannı, "Bu ko- nuda yargı organları ve men- suplarımızın günlük tartışma- ların dışında, özellikle siyasi tartışmaların dışında olması ge- rektiğiyle ilgili daha önce yaptı- ğımız açıklamaların dışında, doğrusu yeni bir açıklama yap- ma ihtiyacı duymuyorum" diye yanıtladı. 'Açıklamalar ortada' Tartışmalara yeni boyutlar ek- leme gibi bir düşünce içerisinde ol- madığını ifade eden Şahin, Yargı- tay Başkanı Hasan Gerçeker'in dün gazetelerde yer alan beyana- tıyla ilgili şu değcrlendinnelcrde bulundu: "Ben Adalet Bakanı olarak değerlendirme yaptım. Hükü- met adına da Sayın Cemil Çiçek değerlendirme yaptı. Her şey kamuoyunun önünde cereyan ediyor. Sayın Yargıtay Başka- nı'nın bugün basına da yansıyan 'Bu konudaki tartışmalan daha fazla uzatmayalım' şcklindeki ve- ya benim öyle algıladığım de- ğerlendirmesini, büyiik bir an- layışla karşıladığımı ifade et- mek istiyorum. İki gün önce 'Keşke böyle bir bildiri yayımlan- masıydı, biz de bir açıklama yap- mak zorunda kalmasaydık' diye bir değerlendirme yapmıştım. Onu tekrar hatırlatıyorııın." AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat'ın yaptığı açıklamalann da anımsa- tılması üzerine Bakan Şahin, "Açıklamalar ortadadır. 11er- kes bu açıklamalardan gerekli sonuçları çıkarır. Yeni bir cüm- le, yeni bir ifadede bulunmak is- temiyorum" dedi. CUMHURBAŞKANI GÜL, WWF KONGRESÎNE KATILDI TOBB YAKLAŞAN EKONOMlK KRİZE DİKKAT ÇEKTİ Çağrılara sessiz kcddı 'Kavgafayda getirmez' OZCAN OZGUR MUĞLA - Dünya Doğal Hayatı Koruma Vakfı'nın (WWF) Bod- rum'da yapılan yıllık kongresine katılan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "Bugün, küresel iklim deği- şikliğinin etkileri dünyamızın her köşesinde hissedilmektedir. Bu küresel tehditlere karşı hep bir- likte, hızlı ve kararlı şekilde ha- rekete geçilmesi tüm ülkelerin ortak sorumluluğudur" dedi. Cumhurbaşkanlığı özel uçağıyla Milas Bodrum Havalimanı'na gelen Gül, buradan karayoluyla kongrenin düzenlendiği Kempinski Bay Otel'e gitti. Gül kongrede yaptığı açılış ko- nuşmasında, uluslararası işbirliğinin önemine dikkat çekerek "Sanayi- leşmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkelerin endişe ve beklentilerini hesaba katmalıdır" dedi. Birleşmiş Milletler Iklim Deği- şikliği Çerçeve Sözleşmesi ve bu sözleşmenin öncelikli adımını oluş- turan Kyoto Protokolü'nün, sürdü- rülebilir kalkınmanın en etkin araç- lan olarak kabul edildiğini de be- lirten Gül, "Türkiye, aynı anlayış- la, sözleşme kapsamında iki yıllık yeni bir müzakere sürecinin baş- latılması konusunda Bali Konfe- ransı'nda alınan kararı da des- teklemektedir" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Gül gazetecilerin, Yargıtay Başkanlar Kurulu bildiri- siyle ilgili MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Sayın Cum- hurbaşkanı'nın bu konuda inisi- yatif alması yerinde ve yararlı olabilecektir" çağnsına yönelik so- rulanna, "Bu konularda açıklama yapmayacağım" yanıtını verdi. Tö- rene Muğla Valisi Dr. Ahmet Altı- parmak, WWF Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Akın Öngör, WWF Başkanı Chief Emeka Anyaoku, 56 ülkeden yaklaşık 200 üst düzey WWF temsilcisi katıldı. ANKARA (Cumhuriyet Büro- su) - Türkiye Odalar ve Borsalar Birligi (TOBB), son günlerde Türki- ye'nin gergin bir süreçten geçtiğini be- lirterek "Bu kavga ülkeye fayda getirmez" açıklamasmı yaptı. TOBB'den "Kamuoyuna Duyu- ru" başlığıyla yapılan açıklamada, yaşanılan gergin sürecin anayasal ku- rumlar arasında olması gereken ahen- gi bozmaya yönelik bir hal alması- nın üzüntüyle karşılandığı ifade edil- di. Parlamenter demokrasinin kuv- vetler aynlığı prensibine dayandığı hatirlanlarak yasama, yürütme ve yar- gı erklerinin görev ve sorumluluk- lannın anayasada açıkça tarif edildiği vurgulandı. Kurumlar arası işleyişin ahenginin bozulmasının devleti zaa- fa uğratacağı, bu nedenle yasama, yü- rütme ve yargı organlaruun görev ve yetkilerini anayasanın kendilerine çizdiği sınırlar dahilinde kullanma- lan ve birbirlerinin yetki alanlanna girmemeleri gerektiği belirtildi. Her üç kuvvetin de birbirinden bağımsız, ve üstünlük mücadelesine girme- den yerine getirmelerinin esas oldu- ğu ifade edildi. Duyuruda, yargının siyasallaşmaması, siyasetc müda- hale etmemesi, yasama ve yürütme- nin de yargıya müdahale etmemesi gerektiği vurgulanarak şöyle denil- di: "Siyasi ve ekonomik istikrarın temini, uluslararası itibar ve algı- lanışımızın zedelenmemesi için problemlerin itidal ve sağduyu içinde çözülmesi konusunda tüm taraflar üzerine düşeni yapınahdır. Uluslararası ekonomik kri/in et- kilerini giderek daha derinderî hissetmcye başladığımız bu dö- nemde iktisadi tedbir arayacağı- mıza hâlâ sağduyu anyor olmamız bir talihsizliktir. Dünyada ekono- mik bir kriz başlamışken ve ülke- miz de bunun etkisi altındayken Türkiye siyasetin ve hukukun kav- gasından ciddi kayıplar verir. Bu kavga ülkeye fayda getirmez." >AZA] ORHAN BURSALI Kafa Yamuk Olıınca... AKP'li olmayan herkesin üzerinde birleştiği konu, AKP'nin herkesle kavgalı olduğudur. Ve sıralama yapılıyor: Ordu... Yargı (Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mah- kemesi..) Basın.. (Geride ne kaldıysa..) Üniversite... TÜSİAD gibi işverenler, pek çok sivil toplum örgütü ve pek çok sendika... (CHP, MHP ile kavgalı olma- sına hadi normal ve doğal diyelim!) Ve kimseyle de bir uzlaşma, orta yol arama merakı yok! Bütün dünyayı da yargının üzerine salınca, Yar- gıtay Başkanlar Kurulu'nun savunma açıklaması ile saflar keskinjeşti... Ertuğrul Özkök, bu durum karşısında, AKP'nin kendisine şu soruları sormasını istiyor: Sadece ben mi haklıyım? Ben ne yanhşlar yaptım? Bundan çıkış için ne yapmalıyım? Aslında masumiyeti ve saflığı çoktan bir kenara bı- rakmak gerekiyor. AKP yıllardır bu sorulara yanıt ve- rip duruyor: "Evet, sadece ben haklıyım!" "Ben hiçbir yanlış yapmadım!" "Bundan çıkış için yapmam gereken şey, karşı çı- kan herkese haklı olduğumu kabul ettirmek ve boyun eğdirmektir!" ••• Neden? Çünkü; 1) AKP iktidardır! Iktidarda olan haklıdır! 2) AKP çoğunluk oyunu almıştır! AKP için çoğunluk oyu demek, iktidarda istediğini yapabilme özgürlüğüdür! Bunu Milli Irade olarak niteliyorlar! Ne demiş Dengir Fırat denen, AKP Genel Başkan Yardımcısı, Erdoğan'ın vicdanı mı vicdanı, beyni mi beyni, rolündeki adam: Herkes milli iradeye ram ola- cak - boyun eğecektir! Aslında bütün dehşeti ve şiddetiyle verdiği mesaj şudur: Eğmezseniz eğdiririz! Her nasıl olursa olsun, boyun eğmeyi öğretiriz adama! Dengir Frrat ve temsil ettiği güçler mi yaman, Tür- kiye mi yaman! Bu kapışmanın sonucunu hep beraber göreceğiz! • • • Ama esas nedene gelelim: AKP neden kimseyle uzlaşmıyor? Çünkü AKP de- mokratik parlamenter düzenin partisi değildir! Kök- tendincidir ve kendi belirlediği bir toplum düzeni içi- ne Türkiye'yi sokmak istemektedir! Demokrasiyi, he- deflenen durağa kadar götürecek bir vasıta olarak, bizzat Erdoğan tarif etmiştir! Çünkü AKP dinci totaliter bir partidir! Bu tür partilerde uzlaşma yok, elinde tuttuğu güçleri kullanarak, boyun eğdirme vardır! Bu tür partilerde, iktidarı ele geçirdikten sonra bı- rakmak yoktur! Her şey iktidarda kalmaya odaklıdır! Iktidarda kalabilmenin en büyük aracının da mil- yarlarca para harcayabilme yeteneği olduğuna ina- nıyorlar! AKP, para demektir! Ihale Kanunu'nda, şimdi daha büyük vurgunların yolunu açabilmek için, yeni değişiklikler yapıyor. Me- tin Münir (Milliyet) "AKP'nin 2002 Kasım'ında iktidara gelmesiyle ihale düzeninin birkaç ayda bir değiştiril- mesi dönemiaçıldı... Keyfilik, rûşvet, yolsuzluk, eşdost akraba kayırmayı önlemek amacıyla kurulan barikat- ların çoğu kaldırıldı. 2002 öncesine dönüldü. Haksız kazanç kapıları yeniden açıldı..." diyor. • • • AKP, kavgalı olduğu veya kendisini dizginleyecek- denetleyecek herkesi, her kurumu bir bir yok ederek ilerliyor! Basına bakın: Sabah-ATV'yi, kendisini destekle- yebilecek olanlara bile değil, doğrudan kendisi bil- diği, en güvenilire, Çalık'a sattınyor ve devlet kredileri de peşkeş çekiliyor... Merkezi bir basın grubu, satın alma yoluyla bertaraf edilmektedir! Doğan Gru- bu'nu, en azından "tarafsız" kılma uğraşısı içindeler! AKP'li yapılmayan sendika neredeyse kalmaya- caktır! Devlet içinde neredeyse bütün denetim kurum- larını bir bir yok etme peşindeler! En son maliye mü- fettişliği kurumu topun ağzına sürülmüştür! En büyük engel, doğal işleyişte, yargıdır; Anaya- sa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ve mahkemeler- dir! Anayasa değişikliği ile yargı engelini kısa yoldan aş- ma çabası içindedir! Yargıtay'a ve Anayasa Mahkemesi'ne yüklenerek ve yedi düveli üzerlerine salarak, bu kurumların ana- yasal, hukuksal, yargısal denetim olanaklarını sıfır- lamak istemektedir! Cumhurbaşkanlığı zaten bertaraf edilmiş ve AKP'leştirilmiştir! YÖK de AKP'leştirilmiştir! Şimdi tepeden üniver- site yönetimlerinin AKP'leştirilmesi süreci başla- mıştır! ••• Ne demiştik? AKP herkese boyun eğdirerek, ebe- di iktidar ortamını yaratma sevdasındadır. Türkiye ya anayasal düzene sahip olacak ya da AKP'nin düzenine! Şimdi soralım: AKP acaba faşist bir parti midir? obursali@cumhuriyet.com.tr YARGITAY BİLDÎRİSÎ Toptan: încindim İstanbul Haber Servisi - TBMM Başkanı Köksal Toptan, Yargıtay'ın bildirisini değer- lendirirken "Yargı bildirisinde yasama orga- nını ilgilendiren bölüm de var. Ondan incin- diğimi ifade etmek istiyorum" diye konuştu. Fransa'nın Strasborg kentinde düzenlenen Avrupa Konseyi Parlamento Başkanlan Top- lantısı'na katılan Toptan, dün ülkeye dönüşün- de Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi'nde basın toplantısı düzenledi. Toptan, gazetecilerin "Yargı ile hükümet arasındaki gerginliğin giderilmesi için Cumhurbaşkanı'nın aracı olması" önerileriyle ilgili sorulan üzerine "Ta- mamen sayın Cumhurbaşkanı'nın takdirle- ridir. Ne yapacağını bekleyip görmek gere- kir" diye konuştu. Kendisinin konumu itibany- la, hükümet ile yargı arasında varlığı öne sürü- len gerginliğin bir tarafı ohnayacağını ifade eden Toptan, "Ancak, yargı bildirisinde yasa- ma organını Ugilendiren bölüm de var. On- dan incindiğimi ifade etmek istiyorum" dedi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog