Bugünden 1930'a 5,499,529 adet makale



Katalog


«
»

24 MAYIS 2008 CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA DIZI Küresel ısınma tehdidi, bitkisel kaynaklı enerji üretimi tanm politikalannı gözden geçirmeyi gerekli kılıyor Tanmın önemi hergünartıyor U lkemiz talııl tanmının büyük çoğun- luğu, yıllık yağışm 350-500 mm do- layında olduğu ve aylara dağılımının çok düzenli olmadığı iç bölgelerimizde ya- pılmaktadır. Yağışlann gcnclde kışuı alınması buğday ekiminin güzden yapılması zorunlu- luğunu getinnekte, bu uygulama ise zaman za- man kış zaranna da yol açabilmektedir. Güz- lük ekimlerde zamamnda çimlenme ve çıkış, uygun verim ve üretimin önkoşuludur. Ancak, buğday üretiminde en etkili yağışlar ilkbalıar yağışlandır (Kün,1996). Meslek kuruluşlan- nın tahıninlerine göre 2007 yılındaki kuraklık nedeniyle Türkiye buğday üretiminde yüzde 15-20 azalma söz konusudur. Ülkemiz talııl üretiminde kuraklık ve su ye- tersizliği, yüzyıllardır yaşanmış deneyimlerdir. Ancak buğdayın verim ve üretim düşüşünde, küresel kuraklık dışında etkenler de vardır. Çe- şit gcliştirme çalışmalarıyla verim potansiye- li yüksek çeşitler elde edilmişse de; bunlann da süne zaranna karşı zayıf olmalan ve süne savaşımındaki başansızlık da buğday üretim ve niteliğini düşünnektedir. Bu bağlamda, devlet politikasıyla stratejiler çok önemlidir. Ülkemizin ciddi bir tanm politikasınm ol- maması ve plan ve programlann da kararlı ve kesintisiz yönetilememesi sonucu, günümüz- de buğday dışalımcısı konumuna gclinmiştir. Küresel ısınmaya bağlı olarak yağış azlığı, ürün verim ve niteliğini düşürmektedir. Dünya ga- zetcsi yazarlanndan Ali Ekber Yıldırım'ın 10.01.2008 günlü "Tanm karşıtlığı yükse- liyor..." başlıklı yazısında; "Günümüzde küresel ısmma tehdidi, tanmsal ürünlerden enerji üretimi, hızlı nüfus artışı nedeniyle DUNYA ACLIGA J^ÜRÜKLENİYOR Çukurov- »rof. Dr. Ibrahim ORTAŞ lyersitesi Ziraat Fakültesi Yağış azlığı nedeniyle ürünler ku- rudu, verim düştü. ^-.. ~F~\uğdayjiyatlarındaki artışlar, r^ülkemizde "Buğday J.J ekilmesin " tezini çürütmekle kalmamış, Türkiye nin buğdaydan vazgeçemeyeceğini bir kez daha göstermiştir. Türkiye kendi gereksinimi olan buğdayı mutlaka üretmelidir. Stratejik öneme sahip ürünlerin üretilmesi için çiftçiler desteklenmeli. beslenme ihıiyacı dünyada tanmın önemi- ni her geçen gün arttırıyor" biçiminde vur- gulamaktadır. BUĞDAYDA VİRÜS KORKUSU Gelişmekte olan ülkelerde buğday fiyatla- nnda günümüzde yüzde 100'lcre varan artış- lar yaıunda, biyoyakrt hammaddesi üretimine aynlan alanlann artışı da bcsin için üretilen ta- hıluı vcnm ve üretiminde düşüşe yol açmak- tadır. Aynca Afrika kökenli Uganda'da orta- ya çıkan UD99 buğday karapas hastahğı ye- ni bir pas ırkı olup, lıızla yayılma tehlikesi gös- tennektedir. Yeni pasın buğday bitki dokula- nnda bulunmasmın da verim düşüş ncdeni ol- duğu belirtilmektedir. Ozellikle sıcak ülkelerde görülen virüsün de verim düşüş nedeni olabilcceği belirtiliyorsa da Türkiye'de halen bu virüsün bir etkisi gö- rülmemiştir. Bu bağlamda Tanm ve Köyişle- ri Bakanhğı Bitki Koruma ve Kontrol birim- lerinin, hastahk ve zararlılann yurda girmesini bcklcmeksizin, dünyadaki konu ve sorunlara yönelik önlemleri bugünden alması yararlı ola- caktır. Pasa dayanıkh mevcut çeşitler bu ye- ni UD99 ırka karşı direnç gösteremediğinden, buna karşı dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesi, en güncel buğday ıslah konusudur (Ibrahim Genç, kişisel görüşme). Buğday stratejik ürün Stratejik bir ürün olan buğday vc ona bağlı olarak katma değeri yüksek unlu ürünlenn fiyatlanndaki ar- tışlar toplumun doğrudan beslen- me maliyetini arttıracağmdan, birtakun ciddi sosyal sorunlann da yaşanmasına neden olabilir. Tanm ürünleri üretimi ve ge- nelde tanma son yıllarda ilgi- siz kahnmasıyla başlayıp olu- şan sunu-istem dengesindeki sorunlar, ozellikle karbon- hidrat kaynağı olan buğday ve mısır fiyatlanndaki artışlann ekmek fıyatlarına yansıması yoksullarla zenginleri karşı kar- şıya getirebilir. Ozellikle ek- GOÇLER FİYATLARI 1 ARTTIRIYOR Dünyada artan kırsaldan kente yo- ğun ve düzensiz göçlerin yol açtığı kır- salda verim düşüşü yanmda; kentlerde oluşaıi katma değeriyüksek işlcnmiş be- sin istemi de besin fiyatlannı yükscltcn öteki etkenler olabilir. Küresel ısınma ve buna bağlı olarak artan temiz su is- temi, tanmsal sulamamn sınırlandı- nlması, artan petrol fiyatlan gibi et- kenler önümüzdeki dönemde m mek fiyatlarındaki artışın yok- besin fıyatlannın artması sullara anlatılmasına gerekçe bu- üzerindc daha ciddi bas- lunamaz. kılar kurabilir. 7 Mart 2008 günlü Milliyet gazete- sindeki köşesinde Prof. Dr. Güngör Uras "Ekmeğe zam halkı üzecek" başlıklı ya- zısında, "Dış piyasalarda buğday fiyat- lan artıyor. Bu gerçeği değiştiremeyiz. Ama bi/.iın içeridc yaptığımız yanlışla- ra ne demeli" biçiminde soruyor ve ga- zeteci Ali Ekber Yıldınm'ın konuya yak- laşımını değerlendiriyor. f; i • J ,c ;:•<*, \ • * * * , . . BUĞDAYDAN VAZGEÇİLEMEZ Türkiye'de ekilebilir toprağın yaklaşık yüzde 30'unda buğday üretiliyor olınası- na karşın, kimi ekonomistlerin 'Türkiye buğday ekmesin' tezini savunduklannı ve "Amerika ile yarış olanaksız. Dünyada buğdayın tonu 150 dolarken, Türki- ye'de 250-300 dolar olduğuna göre üret- meye gerek yok, dışarıdan satın alınsın" anlamındaki görüşlerini belirtiyor. Oysa ya- kın geçmişte yaşanan kuraklık ve öteki et- kenler Türkiye'de olduğu gibi dün- yada da buğday üretimini düşür- müş, fiyatlar hızla artmaya baş- DUNYA lamış ve Türkiye fıyatlarını , -»«•»•••• • . . • • • • • • geçmiş. Dünyada buğdayın TAnlMI UNUTTU tonu 400 dolan aşmıştır. Sa- ,-... , „ . , , ....... Dünyada son yıllarda ekolojık unın- lerin piyasadaki artan değeri karşısmda, geleneksel tanm ürünleri değerinin düşük düzeyde kalması da genel tanma olan ilgiyi azaltmıştır. Hatta bilimsel çalışmalarda bi- le tanma alt düzeylerde değer verilmeye baş- lanmış, birçok tanmsal araştırma enstitü ve kuruluşlan kapatılmış, bu alandaki fonlaras- kıya alınmıştır. Gelişmiş belli ülkelerin son yıllarda gerek yüksek teknolojilere yap- tıklan yatmmlar ve gerekse eiektronik ve bilgisayar üretiminde gerçekleştirdik- leri arhşlar bu sorunu çözmemiş, tam tersine gününiüzde ciddi bir üre- tim fazlası ve dwağan bir ekonomiye dönüştü- riilmüştür. yın Güngör Uras'ın da be- lirttiği gibi, buğday fiyatla- nndaki artışlar, ülkemizde "Buğday ekilmesin" te- zini çürütmekle kalmamış, Türkiye'nin buğdaydan vazgeçemeyeceğini bir kez daha göstenniştir. Buna göre Türkiye kendı gerek- sinimi olan buğdayı mutla- ka üretmelidir. Kaldı ki ül- kemizde var olan ve öteden beri sürdürülegelen buğday üretim sisteminin bir süre için askıya alınması bile üretim çar- kının körelme ve çökmesine; böy- lî Küresel politikalar sorunlann habercisi lece en yaşamsal bcsinimiz olan buğ- dayda da mutlak dışa bağımlı duruma diişmemize neden olur. B iraz konuyu yakından takip edenler, dünyayı son yarım yüzyıldır yöne- ten güçlerin uyguladıkları genel kü- reselleşme politikalarmın bir gün kafasını duvara vuracağını biliyorlardı. Artan biyo- yakıt üretimine yönelik tarımsal üretim yö- netimleri, bir tarafa toprak-bitki yönetiminin bozulmasına, diğer taraftan gıda fiyatlannm artması, dünyada yoksulluğu arttırabileceği gibi ciddi isyanlara vc sosyal sorunlara ne- den olabilir. Görüldüğü kadarı ile şimdilik sorunun ağırhğı uluslararası borsa spekülas- yonundan kaynaklanıyor. Spekülatörlerin borsada yaratacağı küresel etki gelecekte gı- da ithalatı ve ihracatını da etkileyecektir. Bu durum beraberinde yeni sorunlar yaratacak- tır. Aynca biyoyakıt için aynlan alanlann ar- ması, gıda kavnaklan ve fıyatlannın farkh- laşması, gelecekte tarımı yeniden gündemin birinci sırasına oturtabilir. : • • • NE YAPMAL1 Uretime ve < özkaynaldara önem verilmeli T ürkiye'nin öncelikle üretim ve tü- ketim değerleri yüksek bir tanm ülkesi olduğu gerçeği göz önünde bıılundurularak tanmsal üretime ve öz- kaynaklara yeniden öncelik ve önem ve- rilmelidir. Kimi çevrelerce 1980'lerden bu yana yinelenen "tçerde yüksek mali- yetle üretmek yerine, tanm ürünlerini de dışarıdan alalım" görüşünün geçer- sizliği açıkça ortaya çıkmıştır. Zaten 100 milyona doğru yükselen nüfusumuzun beslenmesi için gerekli buğdayın dışan- dan satın alımına yetecek parasal kaynak bulunması da olanaksızdır. Bir zamanla- nn kendi kendine yetebilen ülkesiyken, uzun zamandır tanma yapılamayan yatı- rımlar nedeniyle bugün dışa bağımlı hale gelmiş durumdayız. Toprak Mahsulleri Ofısi'nin, kuruluş amacına uygun olarak; piyasayı düzenleme, aşm dalgalanmalan önleme, üretici ve tüketiciyi gözetme ve sektörde çahşanlann güvenini sağlayacak görev ve işlevleri etkin duruma getiril- meli, kurumun zaranna yol açan ticari iş- lem ve etkilerden özenle kaçınılmahdır. TMO ASIL İŞLEVİNİ ETKİN KULLANMÂLI Aslında TMO çok iyi kurgulanmış ku- rumlanmızdandır. TMO belirtilen asıl iş- levlerini etkin biçimde uygulaması duru- munda, üretimden ve piyasa koşullann- dan kaynaklanabilecek olası dalgalanma- ların olumsuz etkilerini en aza indirebi- len bir kurum olacaktır. Ömeğin son yıl- larda görülen ve bu yıl içinde beklenen kurakhğın Türkiye'de ve dünyada bili- nen etkisini göz önünde bulundurarak, erken davranıp hasat zamamnda olağan- dan daha fazla buğday alabilir. Böylece, benzeri zor dönemlerde sürecin daha ra- hat atlatılmasını sağlayabilir. Nihayet ge- çen haftalarda pirinç fıyatuıda meydan gelen dalgalanma, TMO'nun ne denli önemli bir kurum olduğunu ortaya koy- muştur. İYİ PLANLAMA YAPILMALI Piyasanın düzene sokuhnası ve olası dalgalanmalardan daha az etkilenmesi için, öncelikle üretim-tükctim vcrileri doğru saptanmalı, bilimsel yöntemlerle önceden tahmin edilmelidir. Türkiye'nin planlı bir yapılanmaya giderek ekim alanlannının bölgesel düzeyde düzenle- mesine gidilmesi yaralı olacaktır. Bu bağlamda uzaktan algılama teknikleri de kullanılarak, ülkenin üretim ve pazar po- tansiyelleri önceden belirlenmeli ve ona göre dışalım-dışsatım bağlantılan zama- mnda yapılabilmelidir. Uzun dönemli olarak tarımda çeşit ıs- lah çalışmalanna yeniden önem verilme- li, çiftçi yayın sistemi geliştirilerek yapı- lan çalışmalar tanm kuruluşlanna ve çift- çilere ulaştrnlmalı, tanmsal üretimin ni- celik ve nitelik olarak geliştirilmesi sağ- lanmalıdır. ANİFTÇİLER MUTLAKA V DESTEKLENMELİ Gırdi fiyatlan, ozellikle mazot ve güb- renin fiyatlan çok yüksek olduğundan, çiftçiler mutlaka desteklenmelidir. Gübre fiyatındaki artışlar buğdayın maliyetini arttırdığından gübre kullanımı azahnakta; bu da verim düşüşüne neden olmaktadır. Tanmsal desteklerin mutlaka üretimi ar- tırma ölçütlerine göre yapılması sağlan- malıdır. Yukarıda belirtilen önlemlerin etkin ve kararlı biçimde alınması duru- munda, temel ulusal besinimiz olan buğ- dayda ülkemizin yeniden "kendine ye- ter" konumuna geçmesi olanaklıdır. BİTTİ KAYNAKLAR: KÜN, E., 1996. Tahıllar-I (Serin tk- lim Tahülan). 3. Baskı. A. Û. Ziraat Fa- kültesi Yavmlan No: 1451, Ankara, s. 322. KÜN, E.,1994. Tanm Topraklarmm Kullammmda Dönüşümler. TMMOB- ZMO, Tanm Haftası '94 Sempozyumu. T.C. Ziraat Bankası Kültür Yavmlan No: 25, Ankara, s. J 75-191. I
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog