Bugünden 1930'a 5,498,767 adet makale



Katalog


«
»

Cumhuriyef Imtiyaz Sahibi: cUMHURtYET VAKFI adına İLHAN SELÇUK Genel Yayın Yönetmeni: tbrahim Yıldız • Yazıişleri Müdürleri: Mchmet Sucu, Güray Öz (Sorumlu) • Haber Merkezı Müdürü: Hakan Kara lstihbarat: Cengiz Yıldınm© Ekonomi: Ha- san Eriş # Dış Haberler: Özgür Ultısov • Kültür: Egemen Berköz • Spor: Abdiilka- dir Yüeelman # Makaleler: Sami Karaören • Düzeltme: Abdullah Yazıcı • Bilgi-Bel- ge: Edibe Bugra Yaym Kurulu: tlhan Sclçuk (Başkan), Emrc Kongar (Başknn Yarduncısı), Orhan Erinç, Hikmct Çctinkaya, Şük- ran Soncr, lbrahiın Yıldız, Orhan Bursalı, Mıısi;ıla Balbay, Hakan Kara. Aflkara Temsilcisi: Mustafa Balbay Ataturk Bulvan No 125 Kat 4 Ba- kaıilıklaı Tel: 4195020 (7 lnt), Faks: 4195027 • lzmir Temsücisi: Serdar Kı- zık, H Zıya Blv. 1352 S. 2/3 Tel: 4411220, Faks: 4418745 • Adana Tcm- silcisi: Çelin Yigenoglu, Inönü Cd. 5 S. Aksogan Is H. Kat 1 Td. 3631211, Faks: 3631215 • Antulya Tcmsılcısr Ahmel Orııçoglıı Cumhunyet Mcy- danı^Udı^ Apartmaııı BBlokNo:80/5Tel:024224SOO57Faks:02422430509 • Idare Müdürü: Hüseyin Gürer • Malı Işler: Bii- lcni Ycncr • Satış: Fazilet Kuza • Cumhunyet Rek- lam: Genel Müdür: Ö/Jem Aydcn • Genel Müdür Yar- dimcısı: Nazendc Pal Tel: (0212) 251 98 74 -75 /251 98 81 -82 Faks: (0212)251 98 68 Rezervaçyon: (0212) 343 72 74 Faks: 212 343 72 53 Yayımlayan ve Yönetim Yeri: Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş. Prof. Nurettin Mazhar Öktel Sk. No: 2. 34381 Şişli/lstantmi Tel: (0212) 343 72 343 72 64 Yaygın süreli yayın Baskı: DPC Doğan Medya Tesısleri Hoşdere Yolu 34850 Esenyurt İstanbul Dagılım: YAYSAT Dogan Medya Tesisleri lloşdere 74(20hat) Faks: (0212) 34850 Esenyurt İstanbul 24 MAYIS 2008 lmsak: 3.38 Ögle: 13.08 Cıüneş: 5.32 Ikindi: 17.04 Akşam: 20.32 Yatsı: 22.16 GUNCEL CÜNEYT ARCAYÜREK • Baştarafı 1. Sayfada Bilinen kafa yapısı bir kez daha sergilendi. En <iyi savunma saldırıdır mantığıyla hareket eden hü- Ikümet, Yargıtay'dan sonra Danıştay'dan da bir ;darbe yedi. ı Anayasanın kimi maddelerinden söz ediyor; {özellikle "demokratik hukuk sisteminde kaynağı- \nı anayasadan ve yasalardan almayan hiçbiryet- )kinin ulus adına kullanılamayacağını" öne sürerek klanacağını sanıyor. Oysa anayasada ve yasalarda bulunmayan yet- kileri kullanarak yargı gibi devletin temel bir ku- rumunu kendine bağlamaya yönelen girişimlerden 'hiçbir zaman vazgeçmedi. Vazgeçecekmiş gibi bir Jizlenim de vermiyor. Yüksek yargı organlarının hükümeti halka şikâyet .eden açıklamalarındaki belli başlı öğe nedir? Yargıtay ve Danıştay, RTE'nin komutası altın- [daki AKP hükümetinin, Cumhuriyetin temel ilke- ılerine saldırılara karşı Cumhuriyeti koruyor. ••• Bir kez daha kanıtlandı ki; medyayı, kimi ku- 'rumları, kimi kuruluşları türlü çeşit oyunlarla ken- jdine bağlı duruma getirebilirsin, ama ey hükümet, jey RTE; yüksek yargıyı Cumhuriyetin temel de- ,ğerlerini koruma görevinden alıkoyamazsın, ken- dine bağlı konuma getiremezsin. ı Bildiriler savaşının özü işte budur. ; Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in son açık- jlamasındaki, "Keşke böyle bir bildiri yayımlan- \masaydi, keşke cevap vermemiş olsaydık" cüm- jlesini hükümette yumuşamaya bir kanıt gören ve 'gösteren çevrelerne kadaryanıldıklarını yakında ianlayacaklar. \ Zira bugün tartışmaya girmeyen RTE, bir süre •sonra bildiği yolda yürüyecek, yargıyı kendi lamaçlarına hizmete zorlama çalışmalarına devam ,'edecek. Siyaseti ve başarıyı, kafasına koyduğu yolda iler- Slemek diye algılayan RTE gibi bir siyasetçinin ha- |tadan dönmeyi kabul etmesi, inadından vazgeç- Imesi beklenebilir mi? ••• [ Genelde medya, hükümetin sorumluluğu ken- dinden menkul kabul etmeyen zihniyetini eleşti- |riyor. ı Ama arada hükümeti kollayan köşe yazarları- |na da rastlanıyor. Örneğin Hürriyet'te Mehmet Yıl- |maz gibi... "Çok konuşmalarıyargıçlara zarar ve- >rir" diyor. Peki ama muhterem yazar; yargıçlar kimi ya- •zarlar, kimi kurumlar, kuruluşlar gibi suspus olup Ihükümetin saldırılarına karşı durmasınlar mı? jDinci ve yarın ne yapacağı bilinmeyen, yüzde 47'yi jbir silah gibi kullanma basiretsizliğini gösteren RTE |ile yargı hükümetin emrine mi girsin? Evet, ne yap- jsınlar? Diyor ki, saldırıları görmezden gelsinler, "ka- Irarlarını konuştursunlar!" | Pekâlâ, ama yargıçlardan Anayasa Mahke- |mesi'nin kapatma davasında karannı kendi anlayış »ve beklentilerine göre oluşturmak için RTE ile çev- iresinîn yüksek dozda saldırılarını sineye çekme- flerini mi isteyeceğiz? Batı'dan yargıya, Yüksek Mahkeme'ye saldırı- llara siyasi irade yanıt vererek, karşı çıkarak üze- Vine düşeni görevi yapmıyorsa bu hükümet; yar- • Igıçlar ne yapacak, yargı kurumları ne yapacak? İSaldırılara boyun eğecek ve susacak mı? ••• MHP, kurumlar arasında savaşa dönüşen son lolaya Çankaya'daki AKP'linin müdahale etmesi- jnl, yargı ile hükümeti buluşturarak gerilime önlem lalmasını istiyor. Çankaya'daki AKP'li, AKP'ye bağımlılıktan kur- Itulamadığı için; öneriye verdiği yanıtta "önümegel- pi, okudum. Değerlendireceğiz" diyor. Oysa eşine Araplardan gelen değerli armağanlan ikamuoyundan gizleme çabaları ile uğraşacağına jve bir partiden öneri gelmesini bekleyeceğine, bir 'zahmet, kurumlar arasında uyum sağlamayı em- reden, anayasanın 104. maddesini okumalı ve bu maddedeki görevi yerine getirmek durumunda ol- 'malıydı. Çankaya'daki AKP'li; AKP'li olmaktan, AKP'ye |zarar verecek hareketlerden kaçınmaktan kendini bir türlü alıkoyamıyor. A'dan Z'ye hepsi binmişler AKP adında bir ala- ;mete, bakalım ne zaman ulaşacaklar kıyamete! TUZLA tersanelerinde ölümler birbirini izlerken Aliağa'daki söküm yerlerinden iyi haberler gelme- miş olsa, gemilerle ilgili bir genel uğursuzluktan söz edebilirdik. Ama öyle bir lanetleniş söz ko- nusu değil. Nedenler ortada: ül- kenin bütün dertlerinde olduğu gi- bi, örgütleniş bozukluğu, plansız- lık, disiplinsizlik. Aliağa'da ölümler yok dene- cek kadar az da Tuzla'da niçin çok? Konuya biraz eğildiniz mi he- men görüyorsunuz ki, Aliağa'da- ki gemi söküm yerlerinin işletme- cileri bir araya gelip örgütlenmiş- ler, işlerine çekidüzen verip çalış- ma koşullarını hep birlikte dü- zeltmenin çarelerini bulmuşlar. Oysa Tuzla'da yıllardır sürüp gi- den bir kargaşa var: Yer sıkışıklı- ğı, birbiri içine girmiş ve her çeşit işi rasgele almış bir yığın tersane, korkunç birtaşeronlaşma, dene- timsizlik. Sipariş yükü altında ezi- len yapımcılar, yüklenimlerini za- AÇI MUMTAZ SOYSAL Yapım, Söküm ve Olüm manında bitirebilmenin telaşıyla or- tak sorunlar üzerinde düşünmeye ve çözüm aramaya vakit bula- mamışlar. Sorumlu aramak gerekiyorsa, o ufacık koya ve daracık ara- ziye bunca tersanenin sıkışma- sına izin verenlerden başlamak gerekecek. Yat ve küçük liman araçlarının yapımı başkadır, bü- yük şileplerin ve tankerlerin ya- pımı başka. Bazı ince işler kapalı ve sakin atölye ister, bazı büyük işler de ko- ca vinçler ve ağır ve hacimli par- ça taşıyıcı tertipler gerektirir. Güney Kore'nin ve Japönya'nın gemi yapım yerleri, ağır makine- den lüks arabaya kadar her çeşit sanayi ürünü de imal etmek üze- re planlanmış muazzam sanayi yerleridir. Türkiye, onlara benzer yerleri Marmara'nın başka köşe- lerinde, Erdemir'in ve fsdemir'in yakınlarında çoktan kurmuş ol- malıydı. Tuzla, bir an önce yat ve küçük tekne yapımcılığının uz- manlaşacağı biralana dönüşme- lidir. Gemi yapımcılığı, otomotiv sa- nayii gibi, hatta ondan çok da- ha geniş ölçüde çeşitli yan sana- yi kollarını gerektiren bir iş. Ama bu özellik, montajda ve son ürü- nü ortaya çıkarmada şimdiki tür- den neredeyse en uca kadar uza- nan bir taşeronlaşmayı gerektir- mez. Gemi bir bütündür, yapımı da bütünlük ister. Aşın taşeronlaşma, gözetim ve denetimin bulanık- laşması, sorumluluğun dağılması ve ipin ucunun kaçırılması de- mektir. Tuzla'daki ölüm rakamla- rının kabarıklığı da bunu gösteri- yor galiba. Ama asıl bir başka nokta var ki, o hepsinden önemli: Işveren ve iş- çi kesimlerinin örgütlenmesinde- ki boşluklar. Yapımcılar birliği ve tersane işçileri sendikaları gibi kuruluşların yeterli ağırlık oluştu- ramamış olması, rasyonel çalışma düzeni ve iş güvenliği gibi konu- lann devlet kurumlarına bırakıl- masına yol açmış, sermaye ve emek sahipleri gereken ölçüde so- rumluluk yüklenmemiş. Tuzla ölümlerinde bunun hiç payı olmadığı söylenebilir mi? mumtazsoysal @ gmail.com Şırnak'ta şehit düşen Erdoğan'ın cenazesi Konya'nın Ereğli ilçesinde toprağa verildi Gözyaşlanyla uğurlandı KONYA (Cumhuriyet) - Şırnak'ın Beytüşşebap ilçesi kırsalında çıkan ça- tışmada şehit olan Jandarma Er Hidayet Erdoğan'ın cenazesi, Konya'nm Ereğli ilçesinde toprağa verildi. Şehit Erdoğan'ın cenazesi ilk olarak Cinner Mahallesi'ndeki ailesinin evine ge- tirildi. Anne Ümmügülsüm ve baba Muzaffer Erdoğan, evlerinin önüne ge- len oğullannın Türk bayrağına sanlı ta- butuna sarılarak ağladı. Burada ailesi ve yakınlan fcnalık geçirirken sağlık ekip- leri müdahale etti. Askeri yetkililerin ai- leye şehit haberini verirken çekilen gö- rüntüleri yayımlayan TV kanah ise pro- testo edildi. Daha sonraki tören ise ilçe nıerkezinde Fatih Camii'nde düzenlendi. OEHİDE ALKIŞ VE KARANFİL Törene katılan ll Jandarma Komutanı Albay Mazlum Koçoğlu, vatanın ve milletin bütünlüğü için Erdoğan gibi pek çok askerin canını seve seve feda ettiği- ni belirtti Ardından askerlerin omuzları- na aldığı şehit cenazesi, vatandaşların al- kışlan ve PKK'yi lanetleyen sloganlar eş- liğinde cenaze aracma konuldu. Vatan- daşlar, yol boyunca cenaze aracına ka- ranfıller attı. Törene katılan ve aracın ar- kasından yürüyen Konya Valisi Osman Aydın ve beraberindeki protokol, bir süre ayakta durmakta zorlanan şelıidin ba- bası Muzaffer Erdoğan ve dedesiyle kol kola yürüdü. Daha sonra şehit Erdo- ğan'ın cenazesi Meydanbaşı Şehitli- ği'nde dualarla toprağa verildi. Şehit Erdoğan'ı binler uğurladı. Anne Ümmügülsüm oğlunun fotoğrafına sarılarak ağladı. (AA) 2 korucu şehit, 2 askeryaralı VAN'DA YASAK BÜLGE Van Valüiği buyıhn sonuna kadar Van bölgesi ile Çaldıran ve Çatak ilçeleri sınırlannda bulunan onlarca dağ, geçit, tepe ve yaylaları sivillere yasakladı. Van ll Kültür ve Turizm Müdürü îzzet Kütükoğlu tarafından otel ve turizm seyahat acentelerine gönderilen resmi yazı ile yasak- lama karannı bildirdi. VAN (Cumhuriyet) - Van'ın Çatak ilçesi kırsa- lında güvenlik güçleri ile tcröristler arasında çıkan çatışmada 2 korucu şehit olurken 2 asker ve 3 köy ko- rucusu yaralandı. 1 PKK'li öldürüldü. Bölgede opc- rasyonlanm sürdüren gü- veıüik güçleri, ilçeye bağ- lı Övecek köyü Bcbluka mevkiinde bir grup tcrö- ristle karşı laştı. Güvenlik güçlerinin "dur" ihtanna atcşle karşılık verilnıesi üzerine çatışma çıktı. Van Asker Hastancsi'ne kaldınlan yaralıların te- davi altına almdığı, ope- rasyonların devam cttiği belirtildi. Şımak'ın Bey- tüşşebap ilçesinde çıkan çatışmada ise 2 terörist öldürüldü. Devletin zirvesinde atama krizi Gül, Erdoğan veBabacan üçlü kararnamede anlaşamayınca, Dışişleri 'nde kritik müdürlüklere geleneklere aykırı olarak 'vekil büyükelçiler' getirildi BAHADIR SELİM DİLEK Ülkemizi Eurovision'da temsil eden Mor ve Ötesi topluluğunun solisti Tekin önceki ge- cc yapılan elemelerde finale kalma sevincini diğer ülkelerin temsilcileriyle kutladı. (AA) 'DelV 12. sırada sahne alacak Kültür Servisi - Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da düzenlencn 53. Eurovision Şar- kı Yarışması'nda Türkiye'yi 'Deli' adlı şarkıyla temsil eden Mor ve Ötesi toplulu- ğıı, bu akşam yapılacak finalde 12. sırada sah- neyc çıkacak. Yanfmali geçerek finalde ya- rışmaya hak kazanan 10 ülke arasında yer alan Mor ve Ötesi topluluğunun solisti Ha- run Tekin, finalde de iddialı olduklanru söy- ledi. Finale kalan diğer ülkeler ise Letonya, Hırvatistan, Anıavutluk, Portekiz, lsveç, Danimarka, Ukrayna, Izlanda ve Gürcistan oldu. Finale kalan 10 ülke, daha sonra ortak bir basın toplantısı düzcnledi. Türkiye'yi tem- sil eden Mor ve Ötesi topluluğıuıun solisti ve gitaristi Haııuı Tekin, basın toplantısında, "Fi- nale yükselmek başarı. Iddiahydık. Finalde de iyi sonuç elde edeceğimize inanıyorum. Zaten Türkiye'nin fînale yükselmesi, son S yıldır alışkanlık haline geldi" dedi. Ba- sın toplantısının ardından çekilen kurada, Tür- kiye 12. sırayı çekti. 25 ülkenin katılacağı ve Belgrad Arena Spor Salonu'nda yapılacak fi- nalde sahne sıralaması şöyle: 1. Romanya, 2. îngiltcre, 3. Arnavutluk, 4. Ahnanya, 5. Er- menistan, 6. Bosna-Hersek, 7. lsrail, 8. Fin- landiya, 9. Hırvatistan, 10. Polonya, 11. Iz- landa, 12. Türkiye, 13. Portekiz, 14. Leton- ya, 15. lsveç, 16. Danimarka, 17. Gürcistan, 18. Ukrayna, 19. Fransa, 20. Azerbaycan, 21. Yunanistan, 22. lspanya, 23. Sırbistan, 24. Rusya ve 25. Norveç. ANKARA - Devletin zirvesindc üçlü ka- rarname krizi yaşandığı ortaya çıktı. Cum- hurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ali Ba- bacan, Dışişleri Bakanlığı'run Ortadoğu ve Si- yaset Planlama gibi kritik genel mü- dürlüklerine yapılacak atama konu- sunda anlaşamayınca, söz konusu ma- kamlara "vekil büyükelçiler" getirildi. Vekâlet formülü ile üçlü karamame çı- kanlmadan söz konusu kritik genel müdürlüklere atama yapılmış oldu. Edinilen bilgilere göre Eylül 2007'den bu yana boş olan Ortadoğu Genel Müdürlüğü'ne Amman'dan dö- nen Büyükelçi Hüseyin Diriöz, 2007 Temmuz aymdan bu yana atama ya- pılmayan Siyaset Planlama Genel Müdürlüğü'ne Zagreb'den dönen Bü- yükelçi Fatma Dicle Kopuz, îdari Ma- li işler ve Strateji Geliştirme Başkan- lığı'na Alınatı'dan döncn Büyükelçi Taner Seben vekâleten atandı. Dış- işleri Bakanlığı'nda "vekâleten ata- ma" gelcncğinin olmamasına karşm, Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Başba- kan Erdoğan ile Cumhurbaşkanı Gül'ün de imzalaması gereken üçlü ka- rarname üzerinde anlaşma sağlana- madığı için söz konusu genel müdür- lüklere vekâleten atama yaptı. Büyükelçi Bozkurt Aran, 22 Tem- muz 2007'deki seçimlerde TBMM'ye giren Büyükelçi Deniz Bölükbaşı'ıun Cenevre'den dönınesindcn sonra, Dünya Ticaret Örgütü nez- dindeki daimi temsilcilik görevine tekli ka- rarname ile atanmıştı. O dönemde de bu kri- tik makam için Büyükelçi Hüseyin Diriöz'ün adı geçmeye başlamışü. Büyükelçi Altay Cen- gizer'in de geçen sene Washington'da aka- demik bir araştırma için görevlendirilmcsinden sonra Siyaset Planlama Genel Müdürlüğü de boş kalmıştı. • RTEMÇELİK EMEKLİLİK İBEKLEME MAKAMINDA' Dıplomasi kulislerine sızan bilgilere göre Belgrad'dan dönen Hasan Servet Öktem, Akın Algan ve Emine Birnur Peltekligil dc atamalarının yapılması- nı bekliyor. Berlin'den döncn Büyük- elçi Mehmet Ali lrtemçelik, Oslo'dan dönen Büyükelçi Mehmet Kazım Görkay ve Ottowa'dan dönen Büyük- elçi Aydemir Erman ise "emekliliği bekleme makamı" olarak görülen Dış Politika Danışma Kurulu'na getirildiler. Büyükelçi Reşit Uman'ın geçen yı- lın sonunda çıkanlan son karamame ile Varşova'ya gitmesinin ardından boş ka- lan Kafkaslar, Rusya ve Orta Asya Genel Müdürlüğü; Büyükelçi Süha Umar'ın Belgrad'a gitmesinin sonra- sında atama yapılmayan Afrika, Asya ve Uzakdoğu Genel Müdürlüğü ve Büyükelçi Hayati Güven'in de Oslo'ya gitmesinden sonra kimsenin getirilmc- diği Güvenlik lşleri Genel Müdürlü- ğü'ne vekâleten de olsa henüz atama ya- pılnıadı. Söz konusu genel müdürlüklcrin bo- şalacağı, büyükelçiler kararnamcsmin Çankaya Köşkü'ne gönderilmcsinden sonıa netleşmişti. Bakanlık içindeki kaydır- malann o dönemde kararlaştınlması gereki- yordu. Dışişleri Bakanlığı'nın karamamclcrinde Babacan ile Gül arasında anlaşmazlık yaşandığı ve Gül'ün daha önce önüne gelen büyükelçi- ler kararnamesini gcri çevirmesinden ötürü ata- malann geciktiği biliniyordu. GU1VDEM MUSTAFA BALBAY • Baştarafı 1. Sayfada lışmasını sağlamakla da görevlendirilmiş. Yargının, yürütmeden gelen saldırıları ve dış destekli kuşatma girişimlerini göğüslemek için yaptığı açıklamaların ardından AKP hükümetinin de "En üstte ben varım" çıkışlarıyla birlikte bir öneri ortaya atıldı: Gül, sorumluluk üstlensin! MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin öneri- si şöyle: "Gül inisiyatifalsın... Yasama ve yargı erki baş- kanlarını bir araya getirsin." İlk bakışta, olumlu bir öneri... Gül de buna hemen olumlu karşıladığını ifade etti, ekledi: "öneriyi inceliyorum..." Aslında önerinin çok da incelenecek yanı yok. Cumhurbaşkanlığı yasama-yargı-yürütme or- ganlarının uyumlu çalışmasını gözetme sorumlu- luğunda bir kişi olarak girişim başlatabilir... • • • . • Gündemde iki soru var: 1- Gerçekten başlatabilir mi? 2- Velev ki başlattı; sonuç alabilir mi? İşte bu noktada, yaşanan sorunların çözülme olasılığı yerine "düğüm" endişesi öne çıkıyor. Neden? Gül her şeyden önce göreve ne tarafsız başla- yabildi ne de 9 aylık zaman diliminde tarafsız davranma zemini yaratabildi. Geçen yıl bu zamanlar cumhurbaşkanı seçimi sorunu yaşanıyordu. Hükümet, "Mademki, be- nim istediğim kişi Köşk'e çıkmıyor, ben de seçi- me giderim. Seçimde de bu krizi 'Müslüman bi- rini cumhurbaşkanı yapmıyorlar ey ahali, oyunu- zu buna göre verin' derim" kararı aldı. 22 Temmuz yaşandı... Seçim sonuçlarını hayra değil kendine yoran Gül, inadını sürdürdü, Köşk'e çıktı. Çıkışın elbette "tarafsız" bir yanı yoktu. Sonra- sında bunu sağlayabilirdi... Yapmadı, yapama- dı... Seçim mühürlerinin "evef"i kurumadan AKP "Anayasayı istediğim gibi değiştireceğim" diye tutturdu. Gül atıldı: "Tabii yapacaklar..." Türban tartışmaları kıyasıya sürerken Gül, memleketi Kayseri'de Erciyes Üniversitesi'nde fetvayı verdi: "Üniversitelerde inanç serbest olmalı, ama si- yaset girmemeli..." • •• Yukarıda sadece iki örnek aktardık... Yaptığı atamalardan imzaladığı kararlara kadar Gül, ta- rafsızlığı şöyle algıladığını ilan etti: "AKP içinde tarafsızım... Partide sadece birke- simin değil, tümkesimlerin cumhurbaşkanıyım..." Bütün bunlardan sonra, işte geldiğimiz nokta: Gül bir şeyler yapmak istiyor, ama nereden başlayacağını bilmiyor. Bilse bile bunun ne sonuç gotireceğini bilmi- yor... Bir gerçek daha var: Gül, AKP'ye ilişkin kapatma davasının da bir unsuru... Anayasa Mahkemesi, 31 Mart günü da- vanın ne kadarını kabul etsem, tartışması yapar- ken en geniş zamanı Gül'ün durumuna ayırdı. Sonuçta, 11 üyeden 7'si, Gül de dava kapsa- mındadır, dedi. Bütün kurumlar sizden olsa bile, bu sizin gü- cünüzü arttırmayabilir. Siyasette partilerin gücü sadece aldığı oyla ölçülmez, kurabildiği denge ile de ölçülür. Bu konuda AKP'de ölçü yok! Yaşadıklarımız, bu ölçüsüzlüğün sonuçları... ölçüsüzlük öyle bir noktaya vardı ki; Çanka- ya'nın tepesi bile ölçmekte zorlanıyor! Bu gidişle AKP bir şeyin ölçüsünü alabilir: Boyunun... ankcum@cumhuriyet.com.tr 1 milyon YTL'lik kokaîn yakalandı • İstanbul Haber Servisi - Atatürk Havalimanı Gümrük Müdürlüğü ekipleri, bir valizde piyasa değeri yaklaşık 2 milyon YTL olan 738 tabaka ha- linde 16 kilogram kokain ele geçirdi. Devlet Ba- kanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı da ola- yı "Atatürk Havalimanı'nda yakalanan son yıllann en büyük kokain kaçakçılığı" diye niteleyerek adı açıklanmayan bir kadının Amerika'dan Hollan- da aktannalı KLM uçağıyla 16 Mayıs'ta Atatürk Havalimanı'na geldiğini, bu kişi tarafından ha- valimanına terk edilen valizin, kayıp eşya büro- sunda bir hafta emanette bekletildiğini belirtti. Mıllı Komite'de AKM îstemi • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Milli Komite, Cumlıurbaşkanı Abdullah Gül başkanlığmda Çankaya Köşkü'nde toplandı. Toplantı öncesi Türk Mühendis ve Mimar Odalan Birliği'ne bağlı meslek odalann Ankara şube yöneticileri, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Mustafa Isen ile görüşerek "Atatürk Kültür Merkezi (AKM) ala- nının bütün olarak planlanmasını ve alanın ruhuna aykın parça projelere onay verilmemesini talep ettiklerini" bildirdi. Toplantıya Genclkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile bakanlar ve diğer yetkililcr katıldı. TMYK: Kararlılık sürecek • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek başkanlığmda toplanan Terörle Mücadcle Yüksek Kurulu toplantısında terör örgütüne sağlanan dış desteğin kesilmesini sağlayan önlemler görüşüldü. Toplantının ardın- dan yapılan açıklamada, 'Terörle mücadelenin tüm yönlcri ve vasıtalanyla ve gereken kararlıhkla sür- dürüleceğı vurgulanmıştır" denildi. Dünya Bankası'ndan kredi • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Dünya Bankası, Türkiye'ye ihracat fınnalanna finans desteği amaçlı 600 milyon dolarhk İhracat Fi- nansmanı Aracılık Kredisi verilmesini onayladı. DB'nin açıklamasında, kredinin, ihracatçı fır- malann uluslararası alanda rekabet gücünü art- tırmalanna katkı sağlayacağı belirtildi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog