Bugünden 1930'a 5,498,464 adet makale



Katalog


«
»

21 MAYIS 2008 ÇARŞAMBA CUMHÜRİYET SAYFA HABERLER Tiirban Anıtkabir'de • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Avusturya Cumhurbaşkanı Heinz Ficsher'e Türkiye ziyarctindc cşlik eden Eneıji Bakanı Hilmi Güler'in eşi Mehtap Güler Avusturya hcyctinin Anıtİcabir ziyaretine türbanlı olarak katıldi. Anıtkabir'deki resmi törenlere daha önce türbanla katılım olmamıştı. Konuyla ilgili olarak dcvletin resmi habcr ajansı olan Anadolu Ajansı'nın ayn bir habcr geçmemesi dikkat çekerken, Anıtkabir ziyareti ile ilgili olarak abonelerin kullanımına sunulan fotoğraflarda da Mehtap Güler'e ycr verilmedi. ANAVATAN'da kongre kararı • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Anavatan Partisi Gcnel Başkanı Erkan Mumcu, partisinin haziran sonunda olağanüstü kongreyc gideceğini, kongrede yeniden aday olacağını açıkladı. Anavatan Partisi'nin 25. kuruluş yıldönümü nedeniyle parti genel merkezinde Merkez Karar ve Yönetim Kumlu (MKYK) toplantısı gerçekleştirildi. Mumcu, MKYK toplantısınm ardından düzcnlcdiği basin toplantısında, partinin Türkiye'nin kendisinden beklediklerini vermesi ve partinin yeniden yapılanmasına firsat vermek için 28-29 Haziran tarihlerinde olağanüstü kongre karan aldıklarını söylcdi. ÇYDD Gençlîk Kurultayı • İZMİR (Cumhuriyet Ege Bürosu) - Çağdaş Yaşamı Destekleme Denıcği (ÇYDD) üyesi gençler, tam bağımsız bir ülkenin örgütlü topluma sağlanabileceğini vurgulayarak, "Halkm örgütlenmesi teşvik edılmeli ve 12 Eylül darbesiyle birlikte yok edilcn toplumsal refleks yeniden canlandmlmalıdır" dcdilcr. ÇYDD'nin 16- 19Mayıs2008tarihleri arasında Izmir'de gerçekleştirilen 12. Gençlik Kurultayı'nın sonuç bildirgesi açıklandı. Bildirgede 1 hcrkcs için cşit koşullarda, sağlıklı, huzurlu, insan onuruna yakışır, yurttaşlann tamamına yönclik • sosyal güvenlik ve sosyal adaletin sağlanması istendi. AKPveOTP . grubu îptal • ANKARA (ANKA) - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'm, sağ gözündc yaşadığı rahatsızlık nedeniyle, dünkü grup toplantısı • yapılamadı. Meclis'te, Ahmet Türk'ün rahatsızlığı ve evde dinlenmesi nedeniyle DTP'nin de grup toplantısı iptal edildi. Baykal, Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Paksüt'ün izlenmesine tepki gösterdi 'Röntgencilik yakışma7 ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - CHP Genel Başka- nı Deniz Baykal, Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Os- nıan Paksüt'ün izlenmesi ha- berlerine dikkat çekerken, "Devlete röntgencilik yap- mak yakışınaz. Bu iktidar sayesinde röntgenci bir dev- let ortaya çıktı" dedi. Baykal, grup toplantısında yaptığı konuşmada 4 Hazi- ran'da Şanlıurfa'da tarrm ku- rultayı toplayacaklannı, crtesi gün de Mcrkcz Yürütıne Ku- rulu'nun Diyarbakır'da topla- nacağını bildirdi. Baykal, faiz oranlanndaki artışla ilgili ola- rak "Bu, üretimin, yatırımın cezalandırılması, tüketicinin baskı altına alınması de- mektir" görüşünü dile getirdi. Baykal, Tuzla'daki işçi ölüm- lerine dikkat çekerken "Bun- lara artık iş kazası demek FISCHER ANKARA 'DA Toptan 'a soru yağmuru ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Avusturya Cum- hurbaşkanı Heinz Fischer, AKP'ye yönelik kapatma da- vasının Avrupa'da şaşkınlığa ncdcn olduğunu beliıterek, ül- kesinde böyle bir durumun söz konusu olamayacağını söyledi. Fischer, kapatma da- vasıyla ilgili olarak TBMM Başkanı Köksal Toptan'ı da soru yağmuruna tutru. Fischer, Türkiye'yc yaptı- ğı resmi ziyaret çerçevesinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'le Çankaya Köşkü'nde bir araya geldi. Baş başa ve heyetlerarası görüşmelerin ardıııdan ikili ortak basın top- lantısı düzcnledi. Fischer, te- rorizmle mücadcle konusunu da görüşmede ele aldıklannı belirterek, terorizmin kabul edilemez olduğunu kaydetti. Fischer, Ankara'nın AB üyeliğine adil, yapıcı, açık sözlü ve açık fikirli olarak yaklaştıklannı da savladı. AKP hakkındakı kapatma davasına ilişkin sorulan da yanıtlayan Fischer, bu dava- ıun Avrupa'da şaşkınlığa nc- den olduğunu da söyleyerek, Türkiye'nin içişlerine karış- mak istemediğini kaydetti. Fischer, bununla birlikte bu sürecin AB tarafından dik- katle izlendiğüıi ifade cderek, böyle bir davaya anlam vcri- lemediğini belirtti. Fischer dalıa sonra TBMM Başkanı Köksal Toptan'ı ziyaret etti. Fischer'in, AKP hakkındaki kapatma davası ile ilgili görüşlerini sorması üzerinc Toptan, yasalann bu rür davalar hakkında yorum yapmaya izin vermediğini söyledi. Toptan, "Anayasa Mahkemesi'nin her iki da- vayla ilgili en doğru kararı vereceğine inanıyorum" de- di. Fischer, Toptan'a kapatma davalanna ilişkin teknik so- rulannın da olduğunu da be- liıterek, "Parti kapatma sü- reci nasıl işliyor, bir parti- nin kapatilması için kaç oy gerekli" diye sordu. Toptan da, bir partinin ka- patılması için Anayasa Mah- kemesi'nin 11 üyesinden 7'si- nin oyunun gerektiğini söy- ledi. Fischer Toptan'a, "Çok sayida ülkede, cumhurbaş- kanı hakkında karar al- mak mümkün değil, Tür- kiye'de nasıl" sorusunu da yöneltti. Toptan soruyu, cum- hurbaşkanınm sadecc vatana ihanet suçundan yargılanabi- leceğini anlatarak yanıtladı. Konuk Cumhurbaşkanı Fisc- her AB ile ilgili bir soru so- rarkcn dc soruların devam edeceğini anlayan Toptan ba- sın mensuplarınm dışan çı- kanlmasını istcdi. • Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt'ün dinlenmesi haberlerine dikkat çeken Baykal, "Devlete röntgencilik yapmak yakışmaz. Bu iktidar sayesinde röntgenci bir devlet ortaya çıktı" açıklamasını yaptı. Tuzla'daki işçi ölümlerine de dikkat çeken Baykal, "Tedbir ahnmazsa bundan sonra gerçekleşecek ölümlcrin sorumlusu kim olur? Tedbir alamıyorsan orada kalamazsın, gideceksin" sözleriyle iktidan hedef aldı. mümkün dcğildir, bunlar fa- cia. Tersanelerdeki cinayet ölümler bunlar. Tedbir ahn- mazsa bundan sonra ger- çekleşecek ölümlcrin sorum- lusu kim olur? Tedbir ala- mıyorsan orada kalaınazsın, gideceksin" sözleriyle iktida- n hedef aldı. Yargı reforrou hazırlıklanna tepki gösteren CHP lideri, "HSYK'yi Meclis seçecek- miş. Yargının temcl proble- mi bağımsızlık. Yapılması gereken, HSYK'de bulunan bakan ve müsteşarımn çıka- rılması" dedi. Baykal, Başbakan Erdo- ğan'ın kendisi ve partisini he- def alan sözlerine de şu karşı- hğı verdi: "Ben etrafımda koruma ordusuyla dolaşmı- yorum. Yok, kaymak taba- kasıymış, biz o işleri bilmeyiz, sen bilirsin, kendi çevrene bir bakıver. Ben eşim ve iki to- runumla orta lıalli Türk ai- lesinin yaşamını sürüyorum. Sosyetik 7 yıldızlı otellerde, maaile eşi dostu toplayıp dev- let sırtından tatil yapmak bizim lügatimizde yazmaz. Arap şeyhleriyle hediye tea- li etmek bizim işimiz değil. Benim lügatimde kin, nefret diye bir kavram yok. Eğer kin ve nefret duysam, önce senden duymam gerekir. Yüzde 34 oy aldıktan sonra senin siyasi haklarının iade edilmesi gerektiğine, de- mokrasiye ve milletin irade- sine saygım nedeniyle öncü- lük yapan ben değil miyim? Sayın Gül'e niye kin ve nef- ret duyayım? Arkadaşlığın- dan mutluluk da duyarım. Ama Türkiye Cumhuriye- ti'ııe cumhurbaşkanı seçimi noktasına geldiğimizde AKP gibi anayasal düzenle çelişkisi Baykal, CHP grubunu partiye katılan belediye başkanları ile birlikte selamladı. (AA) olan bir partinin çekirde- ğinde yer almış üç kişiden bi- risinin Türkiye'nin tarafsız- hğını, anayasal kurumlann işlerliğini sağlamakla yii- kümlü Cumhurbaşkanlığı noktasına getirilmesi söz ko- nusu olunca, yanlıştır, de- mek benim görevimdir." Başbakan Erdoğan'a göz ra- hatsızlığı nedeniyle "geçmiş ol- sun" dileğinde bulunan Bay- kal, "Bu hastalıklar geçer. tnsan iç dünyasını kaptır- masın. Bir saplantıya sürük- lenmesin, bir iflah olmaz lııı- sumete, düşmanlığa, kızgın- lığa, nefrete kendini kaptır- masın" dedi. Anayasa Mah- kemesi Başkanvekili Osman Paksüt'ün dinlenmesi haberle- rine dikkat çeken Baykal, "Devlet insanı dinleyemez. Burası dağ başı mı, burası hukuk devleti. Ben dinlerim, lafa göre esaslı bir şey çı- karsa ona göre bakan/, di- yemezsin. Kimseyi, yüksek yargıçları dinleyemezsin. Kimsenin özel yaşunııııa, mahremiyetine kulağını ya- pıştıramazasın. Devlete rönt- gencilik yapmak yakışmaz. Bu iktidar sayesinde rönt- genci bir devlet ortaya çık- tı" açıklamasmı yaptı. Baykal, bu krizden sonra iktidann "in- kâr" tavnnı da "Onu değil, başkasını dinleyeceklerdi, deniyor. Başkasını dinleye- ceksin de, adamın evinden çıktığı andan itibaren gide- ceği lokantaya kadar niye onun peşindesin? Suçüstü oldular. Bir yüksek yargıcı izliyorsun, AKP kapatma davasından hemen önce iz- liyorsun... Çok acıklı bir manzara. İnsan tenezzül et- mez. Yapanlardan hesap so- racağun, yanlıştır bu diyecek bir Allahın kulu yok mu bu iktidann içinde?" diyerek elcştirdi. 'AKP'nin korku diktatörlüğü' Bahçeli, AKP'nin, kendipolitikalarını benimsemeyen veya buyönde kuşku duyulan kişi ve kurumlan tehdit olarak değerlendirdiğini belirtti ANKARA (Cumhuriyet Bü- rosu) - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, AKP hüküme- tinin Türkiye'yi "özel hayatla- rın bile denetlendiği ve din- lendiği totaliter yapıya sü- rüklediğini" belirtti. Bahçeli, partisinin grup top- lantısında konuşmasına 19 Ma- yıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı kutlayarak baş- ladı. 19 Mayıs'ın yıldönümün- de Türk gençliğinin durumunu da değerlendiren Bahçeli, ye- tcrsiz istihdam, azalan iş olana- ğı gibı faktörler nedeniyle genç- liğin yaşama tutunma umudunun giderek azaldığını söyledi. Bah- çeli, geçen günlerdc açıklanan ve gençlerin en çok ömek aldığı kı- şinin "Kurtlar Vadisi" dizi- sindcki "Polat Alemdar" ka- raktcri olduğunun ortaya çıktı- ğı anket sonuçlanna da dikkat çckti. Bahçeli, AKP hakkında açılan kapatma davasının ardından başta Başbakan Tayyip Erdo- ğan olnıak üzere hükümet ve bu parti yönetiminin soğukkanlılı- ğını giderek kaybettığini belir- terek, bugün ülkenin "hür siyasi irade tarafından değil, AKP'nin korkularının neden olduğu saiklerce yönetildiğini" söyledi. AKP'nin kendi politi- kalannı benimsemeyen vcya bu yönde kuşku duyulan kişi vc ku- rumlan AKP'nin "bekası" için tehdit olarak değerlendirdiğini belirten Bahçeli, "Muhalefet partileri ve devlet kurumlan darbeci, hükümeti eleştiren hcrkcs darbe işbirlikçisi, eko- nomik sıkıntıları dile getiren- ler ise bozguncu ve istikrar düşmanı olarak ilan edilmek- tedir" diye konuştu. AKP'nin oluşturmaya çalış- tığı "korku diktatörlüğü" ile anayasa ve demokratik haklann bile kontrol altına alınmaya çalışıldığını belirten Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü: "Özel hayatın gizliliği, aile hayatına saygı, haberleşme hürriyeti gibi temel hak ve özgürlük- lerin ihlaline yönelik kuşku- lar artmaktadır. Bu uygula- maları ile hükümet, Türki- ye'yi özel hayatların bile de- netlendiği ve dinlendiği tota- liter bir yapıya doğru sürük- lemektedir. Demokrasimiz, bu şekliyle artık halkını ko- ruyan ve kollayan değil, hal- kını gözleyen, kuşku duyan ve izleyen bir yönetim halinc gelmek üzeredir." FİKRİ SAĞLAR VE BİRGÜN'DEN 50 BİN, VATAN'DAN 20 BlN YTL TAZMtNAT İSTİYOR Erdoğan basına savaş açtı ANKARA (Cumhuriyet Bürosuf- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Büyükanıt'a dosya verildi mi?" başlıkh köşe yazısında, "kişilik hak- larına saldırıda bulunulduğu" ge- rekçesiyle yazıyı kaleme alan Fikri Sağlar ve Birgün gazetcsi aleyhinde 50 bin YTL'lik mancvi tazminat davası aç- tı. Erdoğan, yazıyı habeıleştiren Vatan gazetcsinden de 20 bin YTL istcdi. Edinilen bilgiye göre, Erdoğan'm avııkatları Fatih Şahin ve Muammer Cemaloğlu tarafından açılan davanm dilckçcsindc, Birgün gazetesinde, 15 Mayıs 2008 tarihinde, Sağlar'ın kale- me aldığı köşc yazısının yayımlandığı anımsatıldı. Dilekçedc, Sağlar'ın, söz konusu köşc yazısında, "Başbakan Erdoğan'm, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile Dol- mabahçe Sarayı'nda yapmış olduğu görüşmede, Filız Büyüİcanıt'ın yapmış olduğu harcamaları içeren bir dos- yayı Yaşar Büyükanıt'ın önüne koy- duğu" şeklinde iddialara ycr verdiği ak- tarıldı. Söz konusu yazıda, "dosya içeriği- nin ürkütücü olduğu ileri sürüle- rek, dosyanın ortaya çıkması halin- de eski Deniz Kuvvetleri Komutam tlhami Erdil'in başına gelenlerin, Bü- yükanıt'ın da başına gelebileceğinin ima edildiğinin" ilcri sürüldüğü belir- tilcn dilekçede "Yazıda, ayrıca o gün- den sonra Büyükanıt'ın, Başbakan Erdoğan'ı ve AKP'yi doğrudan he- defleyen açıklamalardan kaçındığı, görev sürcsinin uzatılmasını isteme- mesinin altında yatan nedcnin de bu olduğunun iddia edildiği ifade edil- I miştir" denildi. Dava konusu yayuıda yer alan itham vc iddialar ile il- keli ve sorumlu yayın pren- sibine dayanan basın öz- gürlüğünün sınırlannın aşıl- dığı bclirtilen dilekçede, Sağlar ve Birgün gazetesin- den, yayın tarihinde itibaren işleyecek yasal faiziyle bir- likte 50 bin YTL mancvi taz- minat talebindc bulunuldu. Erdoğan'm avukatlan, söz konusu köşc yazısı nede- niyle Sağlar hakkında da suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusu dilekçesindc, Sağlar'ın, "iftira" ve "haka- ret" suçlanndan cezalandınl- ması talep edildi. i POLİTİKA GÜNLÜĞÜ HİKMET ÇETİNKAYA Gündem... Başkent Ankara'nın siyasi kulislerinde konuşu- lan, tartışılan konu hangisi? AKP kapatılacak mı kapatılmayacak mı? Anayasa Mahkemesi üyeleri üzerinde baskı var mı yok mu? Siyasi partilerin kapatılmasına karşıyım!.. Çünkü, demokrasilerde parti kapatılmaz!.. Türkiye'de "garip" birdemokrasi uygulanıryıllardır. Bir parti kapatılır, ardından adı değiştirilip yeni bir par- ti kurulur!.. Bu oyun "demokrasi-hukuk" adına sahnelenir... lyi de izleyici bulur!.. Evet... AKP kapatılacak mı kapatılmayacak mı? Peki Demokratik Toplum Partisi'nin kapatılıp ka- patılmayacağını niye tartışmıyor toplum?.. Türkiye'de "Kürt sorunu" yok mu? AKP hükümeti, Güneydoğu'yu Barzanî'ye, Fet- hullahçılara, Hizbullah'a, Islami Hareket'e, Müslü- man Kardeşler'e teslim edip aşiretlerden "Allah rı- zası" için oy topladı 22Temmuz2007 seçimlerinde... 2009'da yerel seçimleryapılacak!.. Barzani ve Fethullahçılar Güneydoğu'ya Kuzey Irak üzerinden para akıtırken, din eksenli bir politika uyguluyor... Mehmetçik PKK'nin peşinde... DTP mitinglerinde sarıklı imamlar... Güneydoğu'ya tek yatınm yapılmadı... Tuzla tersanelerinde Güneydoğu'dan gelen yüz- lerce Kürt kökenli yurttaşımız ölümü göze alarak gün- de 17 YTL'ye iş anyor... Bu arada yetkililer konuşuyor: "Önce PKK terörünü bitirelim, ardından sorun- ları çözeriz!.." ••• Mehmetçik Güneydoğu'da, Irak'ın kuzeyinde PKK terörüyle mücadele ederken, Güneydoğu'da kökten- dinci terör örgütleri Diyarbakır'dan Batman'a dek her yerde "okuma odalarf'nda altında Kuranıkerim öğ- retiyor... Ne yaman çelişkidir bu? Devletin istihbarat birimleri bilmiyor mu Güney- doğu'da olup bitenleri?.. Biliyor!.. Hizbullah'tan ders çıkarmayan devlet, aynı örgütün AKP'ye destek veren bir kolunu şimdilerde koruyup kollarken 199O'lı yıllar geliyor aklıma... Diyarbakır, Van, Batman, Muş... Yerel yönetimleri "Milli Görüş" ele geçirmişti. PKK'ye karşı Hizbullah devlet tarafından destekle- niyordu. Anımsıyorum, Diyarbakır'da kot pantolon giyen kızların kulakları kesiliyor, Mardin'de, Batman'da her gün insanlaröldürülüyordu... Tam o sırada "Hizbullah" gündeme gelmişti. An- cak, devletin valileri, emniyet müdürleri "Hizbullah" dediğimizde şu yanıtı veriyorlardı: "Öyle bir örgüt yoktur..." RP Rize Milletvekili Şevki Yılmaz'ı anımsadınız mı? Batman'da aynen şöyle konuşmuştu: "Ben de Hizbullah'ım... Allah'a giden yoldayım!" Türkiye 9O'lı yılları çok acı yaşadı... Şimdi 2008'deyiz!.. Güneydoğu'dan gelen bilgiler, din eksenli politika- nın giderek ivme kazandığı yolunda... Bence asıl tehlike burada!.. AKP hükümeti köktendinciliğe ödün veriyor!.. Ne için? 2009'da yapılacak yerel seçimleri DTP'nin elinden almak için... Elbet DTP'nin de eleştirilecek çok yanı var... PKK'yi bir terör örgütü saymamalannı, etnik milli- yetçilik temelinde politika yapmalannı, Türkiye'yi salt Güneydoğu olarak görmelerini bir türlü anlayamı- yorum... Oysa, Kürt kökenli yurttaşlanmızın yüzde 65'i An- kara'nın batısında yaşıyor... ••• Son günlerde yerli yabancı meslektaşlarımız "adı sakh" AKP'li bakanlarla görüşüyorlar... Benim AKP'li bakanlarla konuşma olanağım yok... O nedenle bir "adı bende sakh" AKP milletvekiliy- le görüştüm... Bakın ne dedi: "Başbakanımız Tayyip Erdoğan ve AKP, Türkiye'nin laikliği ve demokrasisi konusunda tehlike yaratmaz. Başbakanımızın yanlışı, AKP dışındaki Fethullahçı kuşatmayı yaramamasıdır. Siz köşenizde yazdınız. AKP Genel Başkan Yardımcısı Edibe Sözen'/n ABD'de yaşayan eski eşi Prof. Dr. Hakan Yavuz'tvn söylediği Fethullahçılann eğitim, yargı ve emniyetteki örgütlenmeleri asıl tehlikedir. Ne yazık ki Başbakanı- mızzamanında bu olayı anlayamadı, iş işten geçti. Ben ve benim gibi düşünenler, hem Güneydoğu'da yaşa- nanlardan hem de bu örgütlenmeden korkuyorvz. Bel- ki Tayyip Bey de korkuyordur. Ama Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün korktuğunu pek sanmıyorum." AKP milletvekili, ardından da şu soruyu sordu ba- na: "Emniyet, yargı ve eğitimde 'F tipi' olarak adlandın- lan Fethullahçı örgütlenme, Özal döneminde iyice hız- landı; Çiller, Yılmaz, Ecevit, Bahçeli döneminde do- ruk noktasına ulaşmadı mı?" Hakhydı! Biliyorum, çok dalgalı bir yazı oldu, başınız dön- dü! Ne demişler? Denizler dalgalanmadan durulmaz. hikmet.cetinkaya@cumhuriyet.com.tr Faks numaramız: 02126 343 72 69 www.vakifbank.com.tr 444 0 724 Toprağınıza bereket katacak tarım paketi - Hazır Kredı - Arazi Alım Kredisi i yeriniz • * -
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog