Bugünden 1930'a 5,499,166 adet makale



Katalog


«
»

21 MAYIS 2008 ÇARŞAMBA CUMHURİYET SAYFA tstanbul Valiliği'nin raporuna göre kentte işveren veya kendi hesabına çalışanlann oranı yüzde 18.8 Her beş kişidendördü ücretli 17 tstanbul'a ait atıl işgücü oranı yüzde 12.6, atıl işgücü sayısı 507 bin kişi düzeyinde bulunuyor. lşsizler genellikle lş-Kur büroları önlerinde uzun kuyruklar oluşturuyor. Her gün yeni bir unıutla iş arayanlar listesine bakıyorlar. • Valilik tarafından yayımlanan raporda, gittikçe artan işsizlik sorununun çözümü için îşgücü Piyasasını Izleme ve Yönlendirme Koordinasyonu Ofısi kurulması gibi bir dizi öneri sunuldu. Istanbul Haber Servisi - Istanbul Valili- ği'nce yayımlanan "tstanbul Istihdam Ra- poru"nda, kent ölçeğinde işgücüne dahil ol- mayan nüfusun 4 milyon 380 bin kişi oldu- ğu, bu rakamın Türkiye'de işgücüne dahil ol- mayanlann yüzde 16.7'sini oluşturduğu bil- dirildi. Raporda, kentteki gittikçe artan işsizlik sorununun çözümü için Istanbul tşgücü Pi- yasasını Izleme ve Yönlendirme Koordinas- yonu Ofisi (ÎSKOROF) kurulması ve mesle- ki eğitimde ilçelere göre gelişen sanayi ve hiz- met sektörlerine odaklanılması gibi bir dizi öneri sunuldu. Istanbul Valiliği, Istanbul tş-Kur tl Mü- dürlüğü, Türk Sanayicileri ve Işadamlan Derneği (TÜSÎAD), tstanbul Sanayi Odası, İs- tanbul Ticaret Odası ile işçi ve işveren kuru- luşlarından temsilcilerin katılımıyla oluştu- rulan "tstanbul Valiliği tl tstihdam Kuru- lu tstihdamı Değerlendirme ve Geliştirme Komisyonu" tarafından hazırlanan rapor ya- yımlandı. Istanbul ve Türkiye ölçeğinde 2004 ve 2005 yıllan itibanyla işgücü piya- sasınm genel durumuna ilişkin bilgilere yer verilen rapora göre, Türkiye ölçeğinde işgü- cüne dahil olmayanlann sayısı 26 milyon 260 bin kişiyle önemli bir büyüİdüğe ulaşırken Is- tanbul ölçeğinde işgücüne dahil olmayan Istanbul Eminönü'deki tş-Kur işsizlerin umudu olnıayı hâlâ sürdürüyor. nüfüs 4 milyon 380 bin kişi olup bu rakam ül- kede işgücüne dahil olmayanların yüzde 16.7'sini oluşturuyor. Rapora göre, etkin nüfus ya da bunun bir göstergesi olan işgücüne katılma oranı ülke genelinde yüzde 48.3, Istanbul'da işgücüne ka- tılma oranı ise Türkiye ortalamasının biraz al- tında, yüzde 47.8 düzeyinde bulunuyor. Rapora göre, tstanbul'da ücretli ve yevmi- yeli kesimin payı yüzde 79, kendi hesabına (çalışan) ve işverenlerin payı yüzde 18.8, üc- retsiz aile işçilerinin payı ise yüzde 2.1. Is- tanbul'a ait atıl işgücü oranı yüzde 12.6, atıl işgücü sayısı 507 bin kişi düzeyinde bulunu- yor. lşsizler eğitim düzeyi açısından ele alın- dığında, en yüksek işsizlik yüzde 18.2 ile oku- ma-yazma bilmeyenler arasında ortaya çıkı- yor. Yüksekokul veya fakülte mezunlarında işsizlik oranı yüzde 9.2 düzeyinde. Raporda öneriler özetle şöyle sıralanıyor: • tstanbul tşgücü Piyasasını tzleme ve Yönlendirme Koordinasyonu Ofısi (İSKO- ROF) ve Istanbul Kalkınma Ajansı kurulmah. • tstanbul tş-Kur tl Müdürlüğü'nün etkin- liği arttınlmalı. • Mesleki eğitim ve kurslarda, ilçelere göre gelişen sanayi ve hizmet sektörlerine odaklanılmalı. • Kentteki düzensiz ve çarpık yapılaşma ile deprem riski, istihdam açısından avantaj ola- rak değerlendirilmeli. Kentteki konut yenileme projeleri yüz binlerce insana iş yaratabilir. • Eğitim, sağlık ve bilişim sektörleri yeni istihdam alanlan olarak değerlendirilmeli. Metropole özgü yeni iş alanlan (atıklann ge- ri dönüşümü vb.) değerlendirilmeli. ÇED KÖŞESİ OKTAY EKİNCİ 'Kraliçe'nin düşündürdükleri... 'Majeste Büyük Britanya, trlanda ve Denizler Ötesi Bri- tanya Ülkeleri Kralı' Bu unvan, Türkıye'nin Bo- " ğazlar'daki "hükümran"lığını ilaıı eden 20 Temmuz 1936 tarihlı Monrrö Sözleşmesi'nde, "lngil- tere"yi tanımlıyor. Bızimki ise sa- dece şu kadar: "Türkiye Cum- huriyeti"... Dünyanın egemenlerine özetle diyoruz ki: "Boğazlarımızdan değil savaş gemisiyle, bizden izinsiz kayıkla bile geçemezsi- niz..." Çünkü Kurtuluş Savaşı'yla tü- münü dize getiren Atatürk'ün ül- kesi artık "tam bağımsız"dır... 'Sivil' savaş gemisi! lngiliz "uçak gemisi"nin, Kra- liçelerinin "yemek daveti" için gelip Boğaziçi'ne demirleme- sinden bu yana düşünüyorum; Bursa'da Arapça dinlerken tstanbul'da, onca dünya buluş- masını ağırlamış görkemli salon varken; neden ılle dc bir "savaş gemisi"? Meğer "Queen Elizabeth HMS niustrious", ülkemıze "si- viF'leşerek gelmiş; savaş uçak- larını Güney Kıbrıs'ta bırak- mış!.. Kraliçe "gemisi"ne çıkarkcn, 1920'lerin işgal zırhlılarındaki gibi "askeri tören"le ve "lngiliz Milli Marşı"yla karşılandı. Bizim Milli Marşımız ise Ab- dııllah Gül gcldikten sonra, pe- şine "tngiliz Kraliyet Şarkısı" da eklenip, adeta "konser parçası" haline getirilerek çalındı... Böylesine "emperyal" bir ye- meğe davet edilen, çoğu "AB yağdanlığı" gazetecilerimizin iş- tahları acaba yerinde miydi? Cıımhuriyet yazarı ve Gazeteci- ler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç dedı kı: "Beni de davet et- tiler, ama savaş gemisine git- medim..." Bursa'nın sırrı Kraliçe 'nin Bursa düşkünlüğü ise meğerse Kayseri yüzünden- miş... Avusturya Cumhurbaşka- nı Fischer'e de Ankara ve Istan- bul dışındaki bir "Anadolu ken- ti"ni göstermek için Gül'ün nıem- leketinin belirlendiğıni anımsataıı Vahap Munyar diyorki: "Kay- seri'ye fazla torpil olmasın di- ye Kraliçe'yi Bursa'ya götür- düler." (16 Mayıs / Hürriyet) Peki, neden î'3. büyük kenf'ımiz tznıir akla bile gel- mıyor? Üstelik şu "nıedeniyeüeri buluşturnıa" hevesini de gide- recek Meryem Ana'sına rağ- men? Sakın her yönüyle "laik ya- şam kültürü"müzü yansıttığın- dan olmasın? Nitekim Kraliçe ülkemizdekı ilk gününde, belli kı kendisinin de pek uygun gördüğü şu "Ilımlı ts- lam Devleri" yakıştırmasınuı ru- hani gösterileriyle ağırlandı Bur- sa'da... Örneğin Yeşil Cami'de başını örterek Rahnıan suresini bir "pro- fesör"den dınlemesi, "din"le bi- limin ne kadar da "ılımlı'' bir bu- luşınasıydı! lngiliz gazetesi The Times, bu ziyarete ayırdığı başya- zısında "Tür- kıye'nin Müs- lünıan ve laik demokratik modeli"ni öve öve bitiremedi. Benzer şekilde The Sun da Kraliçe'sini Kuran dinler- ken gösteren fotoğrafı kul- lanarak şu baş- lığı attı: "Devletin Başörtüsü"... Yanı M.ontrö'de, satırlara sığ- nıayan anlı şanlı krallık unvanı- nın yanında yazılı "Türkiye Cumhuriyeti Devleti"nin ba- şörtüsü! Türkiye'deki Arapça Rahrnan suresinin Kraliçe'ye anında tercüme edildiğini öğre- nince dc şunu düşündünr Acaba bunun Türkçeden değil de "Arapçadan tngilizce"ye ya- pıldığının farkında mıydı? Profe- sörün ne okuduğunu anlamak için, sadece kendisinin değil, Türk ulusunun da çeviriye gereksınimi olduğunu biliyor muydu? Hele Anıtkabir'de onur duya- rak huzuruna çıktığı Atatürk'ün döneminde ise aynı Kuran'ın Türkçeleştirildiğini; ancak şımdiki iktidan hazırlayan "karşıdev- rim" sürecinde yeniden Arapça- ya dönüldüğünü birileri anlat- mış mıdır? Sözün kısası, Kraliçe'nin zi- yaretindeki ayrıntılar, adeta "1920'lere inat" gösteriler şek- lindeydi... Bunun yerine "Emine Hanım'ın Hayrünnisa Hanım'a uzak duruşu"nu çok önemseyen gazetecilerimiz ise sanki "müta- reke basını"nı temsil ettiler... ekinci@cumhuriyet.com.tr KİM KtME DUM DUMA BEHIÇAK behlcak@yahoo.com.tr ÇtZGİLtK KÂMtL MASARACI kamilmasaracl@mynet.com HARBİ SEMİHPOROY HAYAT EPİK TİYATROSU IUVSTAFA BILCM hetiyatrosu@mynet.com GÖZÜNÜZÜ BÜRÜMÜŞ BU ÎLTÎHAPTjN KURTARABİLIRSEK ÜLKENÎZt yURTTAŞINIZI fl GÖRÜRSÜNÜZI.. TARlHTE BUGÜN MÜMTAZARIKAN 21 Mayıs www.mumtaz-arlkan. com GÜMRÜKCÜ ROUSSEAU 44TEaj6Ü*f,LÜ W g ROUSSSAU (Rued) oo&ou. uzu/n YMUAK sü*tüe\ m APMAC /££/t£ *İÜRÛ*Çİ'\ XMK yAŞLABtHOA KESMEMSM* SABACAtcr/.. Ö İ Ö İ g fÇ CC-, ReSftoLSRt /ÇGÜDÜtMK/UE VE K/f/SEJL ESİ- JMLE&NE S/tSiJ OlAOVCr/ie. ÖUCKLERİ MAYtA ABŞILANACAK, AMA GİDERBK SAMAr Ç£f£ELe - RİNDE İIGİ TZ>PlAA4A>M SAÇL/yACAK OtAN SOUS- SEAU, "AM/F KES/M" TMGZININ EAf OMEMlt TBM- SİLC'Cİ •£4Y/L4G4#rr7/e. ÖZO.LİKLE, HİÇ TBOPİIC ÜLKE GÖBMEDEN YAPACAĞı TKOPİK ORA4AN OL4ĞAA/ÜS7Z/ YAPtTLAR. OLAKAK\ PANO DENİZ KAVUKÇUOĞLU 1968 Baharı, Bireyleşme ve Aydınlar - Tarık Ali önceki iki yazımda ABD ve Avrupa'daki 1968 Ha- reketi'nin topluma ve bireylere kazandırdıklarıyla bu hareketin ABD'de başını çeken Angela Davis ile Sto- kely Carmichael'ın, Almanya'da da Rudi Dutsch- ke'nin yaşamöykülerini özetlemeye çalıştım. Liderlik niteliğine sahip bu üç gençlik önderinin ortak özelli- ği, düşünsel ve siyasal açılardan kendilerini 1968 Ba- han'nda patlak veren kitle hareketlerine önceki yıl- lardan başlayarak hazırlamış olmalarıydı. ••* 1968'in lngiliz gençlik hareketinin öne çıkan lideri, 1943 Hindistan-Lahore doğumlu, Pakistan asıllı Ta- rık Ali'ydı Pencap Üniversitesi'nde okurken, öğren- ci konseyi başkanı olarak Pakistan'daki diktatörlük rejimine karşı gösteriler düzenlemiş, hayatının tehli- keye girdiğini görünce Ingiltere'ye göçerek ünlü Ox- ford Üniversitesi'nde siyaset ve felsefe okumaya baş- lamıştı. Üniversitenin tarihinde Öğrenci Birliği'nin (Ox- ford Union) başkanlığına seçilen ilk Pakistan asıllı öğ- renciydi. Gerek 68 öğrenci hareketinde, gerekse Vi- etnam savaşı karşıtı gösterilerde önemli bir rol oynadı, aynı zamanda bir 'siyasal karşı kültür' dergisi olan 'Black Dwarf'\r\ redaksiyon üyesiydi. 1968 yılında Troçkist eğilimli bir örgüt olan Ulus- lararası Marksist Grup'a (International Mancist Gro- up - IMG) katılarak yönetimine girdi. Bu örgütün ka- muoyunda en tanınan üyesiydi, üyeliği 1980 yılına ka- dar sürdü. Düşünsel farklılıklar nedeniyle IMG'den ay- rıldıktan sonra İşçi Partisi'ne (Labour Party) üye ol- mak istediyse de başvurusu geri çevrildi. Bugün ken- disini 'radikal sosyalist' ve antiemperyalist olarak ta- nımlıyor. Tarık Ali 1966 yılında, özellikle Vietnam savaşı sı- rasında sesi duyulan Bertrand Russel Barış Vakfı'na üye seçildi ve dünyanın çeşitli savaş bölgelerini do- laştı. Zamanın ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissin- ger'le yaptığı tartışmalar dünya kamuoyu tarafından ilgiyle Izlendl. Ingiltere'de yaşayan, yazar ve film yapımcısı Tarık Ali 1968 yılından bu yana yayımlanan ve 'uluslarara- sı so/'un en önemli bağımsız yayın organlarından bi- ri kabul edilen 'New Left Review' dergisinin yayıncı- ları arasındadır. ••• Türkiye'de yayımlanan yapıtları- Incelemeler: "Pa- kistan: Askeri Yönetim mi, Halk İktidan mı?" (1970), "1968 ve Sonrası: Devrimin Içinde" (1978), "Pakistan Ayakta Kalabilirmi?"(\ 982), "Nehru'larve Gandhi'ler" (1985), "SokakSavaşı Yıllan: 196O'lı Yıllann Otobiyo- grafisi" (1987), "Yukandan Devrim: Sovyetler Biriiği Nereye Gidiyor?" (1988), "FundamentalizmlerÇatış- ması" (2002), "Bush Babil'de" (2003), "Bush Bağ- dat'ta" (2004), "Karayip Korsanlan - Umut Ekseni" (2008). Romanları: "Kefaret" (1990), "Islam Beşlisi: NarAğacının Gölgesi" (1992), "Selahaddin'in Kitabı" (1998), 'Taş Kadın" (1999). "Komünizmin Çöküşü Üçlüsü: Kefaret" (1991), "Ayna Korkusu" (1998). • • • Stokely Carmichael örneğinde görüldüğü gibi Tri- nidad doğumlu bir siyahın ABD genelinde kitlesel bir gençlik hareketinin başına geçmesi -yıl 1968 de ol- sa- anlaşılabilir, fakat Ingiltere gibi muhafazakâr bir ülkede bir Pakistanlının lngiliz gençliğinin lideri ol- ması, -özellikle bir Türk için- kolay anlaşılabilir bir du- rum değildir. Bırakalım 1968'i, 2008 Türkiyesi'nde bile bir ya- bancının, sözgelimi bir Iranlı ya da Nijeryalının olası bir gençlik ayaklanmasının başını çekecek olması hayal dahi edilemeyecek bir durumdur. Bu iki örnek dışında Alman Rudi Dutschke de Do- ğu'dan göçmüş bir ailenin çocuğu, önümüzdeki pa- zar göreceğimiz gibi Fransa 68'inin lideri de Yahudi asıllı bir Alman ailesinin oğluydu. Bunların altını, dünya 68 gençliğinin kendi ülkele- rinin sorunlarından yola çıkarak, fakat aynı zamanda da ırk, milliyet kavramlarından bağımsız olarak ırk ayrımcılığı ve savaş karşıtlığı, özgürlük, demokrasi, birey olma hakkı gibi evrensel değerler düzeyinde bu- luştuğunu göstermek için çiziyorum. Dünya 1968 Hareketi insanlığa kurulu düzen kar- şıtı, savaşımcı, demokrat, özgürlükçü bir aydın kesi- mi kazandırdı. e-posta: dkavukcuoglu@superonllne.com BULMACA SEDAT YAŞAYAN SOLDAN SAĞA: 1/ Suriye'de ün- lü bir antik kent. 2/ Güzel kadın... Belli bir ödemenin öte- sinde verilen prim, ikramiye. 3/ Üçer dizelik bentlerden olu- şan bir ltalyan şiir türü. 4/ II. Dünya Savaşı yıllannda Japonlar tara- fından kullanılan avcı uçağı tipi... Bir renk. 5/ Sarp geçit... tlaç, deva. 6/ Maksim Gorki'nin bir romanı... Türk mü- ziğinde bir makam. II Konut... Alman faşisti. 8/ Çizgiyle mizah sana- tı. 9/ Kastanyet eşliğin- de, bir kişi tarafından yapılan tspanyol dansı... Gelenek. YUKARIDAN AŞAĞrYA: 1/ Ürdün'de ünlü bir antik kent... Yankı. 2/ Teniste rakibin karşılayamadığı, doğrudan doğruya sayı ge- tiren servis... Uflemeli bir çalgı. 3/ "Şirler pençe-i kahrnnda olurken — / Beni bir gözleri ahuya zebun etti felek" (Yavuz Sultan Selim)... Bir nota. 4/ Ce- hennem bekçisi. 3/ Bir anlatımı oluşturan sözcük ya da tümcelerin tümü... Kimi Türk lehçelerinde "ağa" anlamında kullanılan sözcük. 6/ Bir tür deniz taşımacılığı... Namaz çağnsı. 7/ Kars'ın doğusun- daki ünlü eskiçağ kenti... Alan Parker tarafından fılme de aktarılan ünlü müzikal. 8/ Tatlı, tuzlu, ek- şi ve acı tatlar dışında kalan beşinci tat... Ses. 9/ Başlıca, temel niteliğinde olan... Çıkar yol, çözüm yolu.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog