Bugünden 1930'a 5,498,767 adet makale



Katalog


«
»

2 MAYIS 2008 CUMA CUMHURİYET SAYFA KULTUR kultur@cumhuriyet.com.tr Bir zamanlar inanmıştık: Başka bir dünya mümkündü: Savaşsız, şiddetsiz, sömürüsüz bir dünya... 4 68 Baharı'ndan' 1 Mayıs'lara :SıNTıLER ZEYNEP ORAL Ülkemizde nicedir enıck yok sayı- lıyor. Ülkemizdeki değcr ölçüleri hi- yerarşisinde, emck gidcrek en alt sı- ralara itiliyor. Emcğin yerini alan başka yollar, yöntemlerle günden güne palazlananlar, elbet emekçilcr- den korkarlar. Dün tanıkhk cttiğinıiz, işte bu korkıınun tezahüratıydı! Kor- kuya. "Ben daha güçlüyüm, ona gö- re!" tehdidinin dışavuıiımu eklenin- ce 1 Mayıs bayramı kâbusa dönüştü! Barikatlar, bariyerler, tel örgüler... Dapadar sokaklarda, geniş caddeler- de, nıcydanlarda panzerler... Gözle- ri yakan, genzi yakan, deriyi yakan bi- ber gazı... Basınçh suyla insanları ge- ri püskürtme... lnip kalkan coplar... Bir kişiye saldıran onlarca insan... Gaz maskeleri, silahlar, coplar, kal- kaıılar, insan duvarlan... Taksim Meydanı abluka altmda! Bağdat ya da Gazze değil burası! îs- tanbul burası! MeiTileketim! Gelijı gö- rün, mcmleketim, kentinı işgal altın- da! Emekçiyi, işçiyi hor gören, yok sa- yan, düşman gören hükümetin işga- li altnıda! Sanki savaşa hazırlanır gibi hazırlandılar, her konudaki inat- laşmayı burada da sürdürdüler! 1 Mayıs 1977'de yaşananlardan sonra artık bugün emekçilerin ncden Taksim'e ulaşmak istediklerini; o gün yitirilen 37 canı anıııak, saygı, sevgi vc dayanışma suranak isteğinin anlaşılnıayacak bir yanı yok. Türki- ye Yazarlar Sendikası ve PEN Ya- zarlar Birliği üyeleri, ellerinde ka- lemleri, kitaplanyla yürüyeceklerdi. 32 yıldır, o vahşetin, o provokas- yonun, o ölümlerin hesabının veril- memiş olması bir yana, Taksim Mey- danı'nın kalabahklara açılmadığı Güneş Karabuda'nın Yapı Kredi Kültür Merkezi Sernıet Çifter Sa- lomı'ndaki 'Duvarların Dili: 40. Yılında - Paris Mayıs 68' sergi- sinden 'Göstericiler' adh fotoğraf. doğru değil! Bugüne dek futbol maç- lan sonrasındaki eli silahlı fanatik ta- raftarlara da, kadmlara taciz ve teca- vüzle kafa bulan eğlence peşindeki güruhlara da pekâlâ açıldı meydan! Dünyada işçı bayramı olarak kut- lanan 1 Mayıs, bir kez daha, bu kez AKP hükümetinin inat, baskı, tehdit ve korkusu yüzünden emeği horla- fnanın, cmeğe saygısızlığm, emeğe nefretin vc emekçiye zulmiüı göster- gesine dönüştü! 68 Mayıs'ı - Bir başkaldırı Mayıs 68... Paris Mayıs'ı... Çok önce başlamıştı. Yalnız Paris'te baş- lamamıştı. (Biliyorum. Oralarday- dım...) Enerjisi vc sinerjisi önce tüm öğrencileri ve gençliği, ardından on- lara katılan işçileri, tüm emekçileri önüne katmıştı... O rüzgâr, Çekos- lovakya'da Prag Bahan'ndan geç- mişti, Latin Anıerika'da Che Gue- vara'yla haşır neşir olmuştu, birçok ülkede Vietnam Savaşı'nı protcsto et- miştı... O rüzgâr, Istanbul'da Beya- zıt Meydanı'nda taşlan yerinden oy- natmıştı... 68 Balıan, 1968'den sonra da sür- dü. O rüzgânn adı "başkaldın" ol- du! Ne miydi o rüzgânn özü? Bcncc öz- gürlük tutkusuydu. Başka bir dünya mümkündü: Savaşsız, şiddetsiz, sö- mürüsüz bir dünya... Sevginin ege- nıenliğinde bir dünya... Dayatılan tek şeyin dayanışma olduğu... Emeğin en yüce değer sayıldığı... Tüketmenin değil, üretmenin keyfınin yaşanaca- ğı... Her insanın "sanatçı" olabilc- ccği düşü... Ah, inanmıştım! lnanmıştım ki ile- ride daha az ırkçılık, daha az dincilik, daha az milliyetçilik, daha az etnik- çilik, daha az aynmcılık yaşayaca- ğız... lnanmıştım ki militarizm, ma- çoizm, fanatizm gerileyecek... İnan- mıştık ki, salt bu gerileme nedeniyle şiddet azalacak, dünya banş içindc ya- şayabilccekti! İnanmıştık ki işkence ortadan kalkacak, kadmlara yönclik saldırılar azalacak... Evct, başka bir dünya mümkündü... (1970'te John Lennon'ın "Imagine-Hayal Kur" şarkısında söylcdiği her şey gercek olabilirdi!) Olmadı... 'Duvarlann Dill' Bütün bunlan bana düşündürcn, ye- niden anımsatan ve söyleten Yapı Kredi Kültür Merkezi'nde açılan Güneş Karabuda'nın "Duvarlann Dili - 40. Yılında Paris - Mayıs 68" sergisi. Eğer dün 1 Mayıs olmasaydı ya da o zulüm yaşanmasaydı, bugün bütün bu köşeyı bu scrgiye ayıracaktım. Şımdi ycrim azaldı. En iyisi siz gidip mutlak göriin sergiyi. (16 Mayıs'a dek sürüyor.) lstanbul dışındakiler en azından Yapı Kredi'nin yayımladığı sergi kitabını ediniıı. Güneş Karabuda'nın bclgescl filmi, hem olaylan, hem o dönemden sanatçı portrelerini yansıtan siyah-bcyaz fo- toğraflan vc kısa özlü yazılarından oluşan sergiyc ilişkin şunlan söyle- ınekle yetineceğim: Güneş Karabuda, benim için "bü- yücü"gillerdendir! Fotoğraflan yal- nız belge niteliğinde değildir. Daha fazlasmı gösterir. Armosferi, havayı, ısıyı. kokuyu ve söylenmeyenı de or- taya koyar! Bu özellik yalnız fotoğraflarında de- ğil, yazılannda da vardır. Kitaplan ta- nığımdır. Güneş Karabuda'nm birkaç cümlesini okuduğunuzda o "birkaç cümle" içinizde, yüreğiııizde ve ak- lınızda, sayfalar boyuna dönüşür, ciltlcr olur! Onun fotoğraflanru edebiyata, ya- zılannı fotoğrafa benzettim durdum yıllardır. (70'li yılların başmda tam- mıştun Güneş Karabuda ve gazeteci- yazar eşi Barbo'yu.) Bu kez sergiyi gezerken yine aynı duyguya kapıldım. 1968 Baharı'ndan bu yana dünya- da çok şey değişti... Dün yaşadıklarım, ülkemde '68 Mayıs'ından dünkü 1 Mayıs'a ne den- li gerilediğimizi bana bir kez daha gösterdi. e-posta: zeynep@zeyneporal.com KEDt GOZU VECDİSAYAR Türkiye'nin Hatıra Defteri Bu satırlan 1 Mayıs'ın ilk saatlerinde yazıyorum. Birkaç saat sonra emekçiler yürüyüşe geçecek. Taksim'de canlı yayın araçları şimdiden konuş- lanmış bile. Kent bir savaşa hazırlanıyormuşça- sına gergin... Birazdan yola çıkacağım... Ha- vaalanına hangi yoldan gitsem acaba?.. Dilerim, siz bu satırlan okurken hatıra defteri- mize biracı sayfadahaeklenmemişolsun... Biz de, Adana'da Çetin Yiğenoğlu dostumuzun öncülüğünde, Altın Koza AŞ tarafından düzenle- nen "Çukurova Sanat Günleri"rim "Değişen Dün- yada Yazann Duruşu" paneline katılmış, bugün Gaziantep'te yapacağımız söyleşi için yola ko- yulmuş olalım... Yann Antakya'da, pazar günü de Mersin'de dostlarla buluşacağız, gene Çukuro- va Sanat Günleri kapsamında. "Sanatın Pence- resinden Siyaset, Siyasetin Penceresinden Sanaf'a bakmaküzere... ••• Emekçiler en doğal demokratik haklarından mahrum bırakılırken sporcular el üstünde tutulu- yor şu günlerde (Salazar'ın futbol hakkındaki söz- lerini anımsatırcasına). Bir yandan futbolcuların bi- rikmiş vergi ve sigorta borçlarının tecili, öte yan- dan futbolculardan ve teknik adamlardan alınan vergilerin düşürülmesi için kanun teklifleri geliyor Meclis'e. Sanatçılara benzer kolaylıklar öneren yok elberte... Tüm olumsuz koşullara karşın sanatı Anado- lu'nun farklı yörelerinde yaygınlaştırmayı hedef- leyen festivaller doludizgin sürüyor. 'Ankara Mü- zik Festivali', Adana'da 'Devlet Tiyatrolan Sabancı Tiyatro Festivali' sona ererken Eskişehir Film Fes- tivali, Istanbul'da (ve ardından Anadolu'nun fark- lı kentlerinde) "Işçi Filmleri Festivali", Yahudi soykınmını işleyen "KareKare Film Günleri", Trab- zon'da Devlet Tiyatrolan'nın düzenlediği Karadeniz Ülkeleri Tiyatro Festivali başlıyor. Anadolu ay- dınlarının nefes aldığı günler bunlar. Ne güzel sa- yılarınınartması... Festivallerin işlevleri ve sorunlarının tartışıldığı uluslararası bir konferans vardı geçen hafta so- nu Antalya'da. 'Avnıpa FestivallerBiriiği' (EFA) Ge- nel Kurulu ile eşzamanlı gerçekleşen konferansın ev sahibi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi idi. Konferansta, ülkemiz adına konuşan müzikolog Ahmet Say, 'Globalleşen Dünyada Festivaller' başlığını eleştiriyor, "Avrupa kültürü, globalleşme kavramını insan değeherinin standardize edilmesi olarak anlıyorsa, bu kavra- yıştan kaynaklanacak festivallerin yaratıcı kültürel katkılar getirmesi olanaklı değildir" diyordu ama, konferansın son gününde imzalanan 'Sanat Fes- tivalleri Kültürlerarası Diyalog Deklarasyonu', standardizasyondan değil, "kültürler arasında saygıya dayalı özgür bir değişim"der\ söz ediyor, tüm festivalleri "önyargılara, ayrımcılığa, farklı kültürlehn göz ardı edilmesine karşı el ele vermeye, yaratıcı kaynaklarını seferber etmeye" çağırıyor- du. Bu tür konferansların en önemli yararı, katı- lımcılar arasındaki iletişimin ve dostluk bağlarının güçlenmesi oluyor. Tabii, bir de sanatçılarırnızın ve sanat yaprtlarımızın uluslararası platformlara ta- nrtılması işlevi var... Bu başanlı organizasyonu ger- çekleştiren genel müdür Rengim Gökmen ve ça- lışkan ekibi ile genel müdürlüğü döneminde konferansın Istanbul'da yapılmasını kabul ettiren Aspendos Opera ve Bale Festivali Genel Sanat Yönetmeni Remzi Buharalı'yı kutluyorum. ••• Sanattan, siyasetten sözaçmışken birteleviz- ypn belgesel dizisine değinmek istiyorum. Nebil Özgerrtürk'ün haarlayıp sunduğu 'Türkiye'nin Ha~ tıra Defteri"ne... Dizinin bu akşamki bölümünün sonunda yer alan "Kendi Ağıdına Ağlamak" adlı kısa filmi kaçırmayın derim. Zülfü Livaneli imzasını taşıyan, Güven Kıraç'ın Uğur Mumcu'yu, Em- re Kmay'ın Livaneli'yi oynadığı filmi, sevgili Uğur'un kızı Özge ve filmin yaratıcıları ile birlik- te izledik. Gözyaşlan içinde... Zülfü'yü bir kez da- ha kutlamak istiyorum. Belgeselle kurmacanın bu denli güzel buluştuğu çok az film vardır. Hele, bu kadar kısa sürede bu kadar etkileyici olabilen bir film... 'Türkiye'nin Hatıra Defteri", hiç kuşkusuz tel- evizyon tarihimizin en önemli yapıtlarından biri. İçinde yaşadığımız toplumun farkında bile olma- dığımız ya da kanıksadığımız gerçeklerini gözler önüne seren, hepimizi düşünmeye davet eden bir dizi bu. Belgesel bölümleri ve kısa filmleriyle... Ihap Hulusi'nin yoksul ama onurlu ölümünden ya da huzurevinde karşılaşan bir yazarla işkenceci- sinin açtıklan "Beyaz Sayfa "dan (yönetmen Irfan Tözüm'ün Müşfik Kenter, Halil Ergün, Yetkin Dikinciler, Yavuz Bingöl gibi usta oyuncularla gerçekleştirdiği bu kısa film de Hatıra Defteri'nin en güzel sayfalarından biriydi) etkilenmeyen izleyici var mıdır acaba? CNN'e ve programın sponso- ru Denizbank'a teşekkür etmeyi borç biliyorum. Genç kuşakların tarihimizle yüzleşmesine yardımcı oldukları, önlerinde yeni ufuklar açtıklan için... Nâzım Hikmet'i (geçen haftaki Vapsus'umuz affola; Nâzım düşünürken, Brecht çıkıvermiş ka- lemimizden) anarak bitirelim yazımızı: "Annelerin ninnilerinden spikerin okuduğu ha- bere kadar, yürekte, kitapta ve sokakta yenebilmek yalanı, anlamak sevgilim, o, bir müthiş bahtiyarlık, anlamak gideni ve gelmekte olanı" vecdisayar@yahoo.com McnueloHotelBodrutnun incisi Bitez koyunda mayıs ayı dostlar arasında tatil keyfi fırsatı Denize sıfır özel plajlı, botanik bahçesini andıran doğasıyla mavi ve yeşilin bütünleştiği tatil cennetidir... 20 Yılı aşkın kaliteli ve güleryüzlü hizmeti ile özenli ve titiz mutfağı ile ... KUIIUB • SANAT (0212) 293 89 78 | | KÜITÜB• SANAT . Pansiyon zv, .;•••.. % ı*t Mayıs Ayı Kişi Başı: 54 YTL. OTELİMİZE AİT TEKNEYLE ÜCRETSİZ TEKNE TURLARI T6I: »2S2J63 70 04 Fax; Q2S2,Ş63 7? 08 QSM: 053 Daha fazla bilgi için: http://www.martuelahotel.com /IİKAİL AS' MAYIS www.perareklam.com.tr I I I I I (0212)293 89 78 BILET SATI • !: I ŞIŞLI KHI-l'lk1 SEYOGİU MEPHİSre^ KADIKOV SEYHAN MÜîHrf» BAKIBKCVı BEYAZ A0AM KİTAPEVİ AVCItAR VİRAN KAfE E5ENVUR1. GÜNEY KÖtTURMfRKEZİ 1İAGCIIAR UĞUR KUVUMCUtUK (SAZİ MAHAU.C5! YAREN KAFE NURTEPE ARKADAS KAFE «G3H3O j HDH/S7 bilgi: 0212 252 24 54 f y n ' n YER: Salon Figaro/Çağlayan-İSTANBUL Nüfus Cüzdanımı Kaybettim. Hükümsüzdür. Hüseyin GÜRER SK.gösterl sanotlorı sahnesl YAZAN: Uğur MUMCU OYUNl^ŞTIRAN: Uğur MUMCU- Rutkay AZİZ YÖNETEN: Mehmet ULAY MÜZİK: Timur SELÇUK HAREKET DÜZENİ: Gizem ERDEN IŞIK TASARIM: Yüksel AYMAZ DEKOR-KOSTÜM: M. Ziya ÜLKENCÎLER FİLM TASARIM: Önder ÖNSAL GENEL SANAT YÖNETMENİ: Orhan AYDIN 0YNAYANLAH .Mehmet ÜLAY .Orhan AYDIN .Hecep YEKES .Mustafa KIHAKTEPE .Tamer ÖZCEVİZ .Denlz ATAM Zayhan KOŞAH .Cenk ŞEFGİİL ve Oğuz TTJFÇ 6 Mayıs Salı KARTAL HASAN ALI YÜCEL KÜLTÜR MERKEZI 7 Mayıs Çarşamba AVCILAR BAR1ŞMANCO KÜLTÜR MERKEZİ Gişe Tel: 0212 509 90 55 Bilgi Tel: 0535 289 94 24 9-10 Mayıs SU GÖSTERİ SANATLARI SAHNESİ VorlrçBşmosi Sokak, Nt>'3 AKSARAY / İST (Portuvniyal Usesi Arkn Soknflı) T o l : O212 « 2 1 4 8 5 2 S3ES-1886 ORTAOYUNCULAR vvvvvv'.urlliııyurııi'ulaı .tom Ferhan Şensoy'un BOSGEZEN VE KALFASI Ferhan Şensoy - Nefrin Tokyay - Rasim Öztekin - Erkan Üçüncü Ali Çatalbaş - Orhan Ertürk - Elif Durdu - Ebru Soyuerden 5-6-12-13Mayıs20.00 . Ferhan Sensoy FERNÂME 2 - 3 - 9 - 1 0 Mayıs 20.00 /1 Haziran Pazar 15.00 Ferhan Sensoy FERHANGİ ŞEYLER 31 Mayıs Cumartesi 20.00 | ISTIKLAL CAO. N0:140TEL (0 2U) 2511865-66 FAX: (0 212) 244 43 27 2 Mayıs Cuma 20.00 3 Mayıs Cumartesi 20.00 4 Mayıs Pazar 18.30 SıraMrivflar Cad. No: 26 Taksim (0212) 245 44 OD Kr.aı K.r» G.g.nıair. www.tlyatropera.COlll O'PeıcitOMfefM danslı çocuk oyunu Pazar Saat 13:00 ALİ AYŞEYİ SEVİYO (2 PLTÜO)"Şatkılı - Tuıkjlıi Ksr,i GCMuıii" VararıDırcor SÜKER Yönn:cn:Nıhal Nadı Ûlgcr Her Çarşamba - C.tesi saat: 20.30 T C Kültür ve Turim Batalıjıı Maddi Katkı'arıyla 0216 389 25 23C33 www kartalsanattiyatrosu.com - m• Canından çok sevdiği kızı Kim'in kaçırılışını, cep telefonu bağlantısında çaresiz ve hiçbir şey yapamadan, dinleyen bir babanın durumundan daha kötü ne olabilir? Kabus gibi bu durum, eski bir gizli ajan olan Bryan'ın başına gelir. Genç kadınları satmakta uzmanlaşmış bir çetenin elinden biricik kızını kurtarmak için önünde çok kısa bir zaman dilimi vardır. Ancak Bryan'ın önünde çözülmesi gereken ilk sorun, kendisinin Los Angeles'te, kaçırılan kızının ise Paris'te olmasıdır.Bu biiyük mesafe engelini nasıl aşacaktır? Zamana karşı yarışın galibi olabilecek midir? www.sinemalar.com Cuma 20.00 KAPANIŞ G0STER1S1: "Flamenko'nun Prensleri" 7 Kardeş, 7 Star, 7 Kader LOS VIVANCOS Bilet için: www.biletix.coni | (0216) 556 98 00 Biletix satış noktaları iş Sanat'ın tüın etkinilkleriyie ilgili aynntılı bilgi için: www.issanat.com.tr (0?l 2) 31610 83
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog