Bugünden 1930'a 5,499,360 adet makale



Katalog


«
»

17 MAYIS 2008 CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA HABERLER Telekomünikasyonda buruk kutlama NECDET ÇALIŞKAN Uluslararası Telekomünikasyon Birliği'nin Fransa'nın başkenti Paris'te kurulduğu tarih olan 17 Mayıs 1865 tarihinden bu yana 143. kez "Dünya Telekomünikasyon Günü" kutlanıyor. Türkiye'de de 17 Mayıs'ta 2002 yılından bu yana çeşitli etkinliklcr yapılıyor. Ancak gelinen noktada iletişim ve telekom ala- nmda Türkiye'nin ağır aksak yolculuğu, bu- günü hem sektör hem de tüketiciler açısından bir kutlamaya dönüştüremedi. Teknoloji ve Ar-Ge sıralamasında OECD ülkeleri arasın- da alt sıralardan kurtulanıayan Türkiye, dün- yada 143. kez kutlanan "Telekomünikasyon Günü"nü şu gerçekliklerle karşıladı: • Tanzanya ve Uganda gibi Afrika ülkele- rinde bile olan hatta Japonya ve Güney Ko- re'nin artık "Dördüncii NesiPi (4N) tartıştı- ğı bir ortamda Türkiye hâlâ "Üçüncü Nesire (3N) geçemedi. Cep telefonu aboneliğinde nu- mara esaretine ancak kasım ayında son veri- lebilecek. • tnternet penetrasyonu resmi rakamlarla yüzde 20'lere ulaştı ama 70 milyonluk ülke- de 50 milyona yakın insan ne bilgisayar gör- dü ne de internet. • 30 OECD ülkesi arasında yapılan sırala- Bugün dünyada Telekomünikasyon Günü olarak kutlanıyor ama... mada Türkiye interneti en pahalıya kullanmak durumunda olan ülke. Hızda ise en yavaş ül- kelerin başında. • Şehiriçi telefon görüşmelerinde tekel sü- rüyor. ADSL'de de altyapı tek bir firmanın elinde olduğu için fıyatlann tüketicinin lehi- ne değişmesinde sıkıntılar yaşanıyor. • Cep telefonu, dijital fotoğraf makinesi, diz- üstü bilgisayar satışlan ve bunlann satıldığı zin- cir perakende mağazalan hızla artıyor. Diğer taraftan ekonomiye ve toplumsal hayata kat- ma değer sağlayacak yazılım geliştirmede ulus- lararası platformlarda Türkiye'nin adı halen çok cıhz. Kararsızlar karar verecek Gençlcrin "Numara Taşınabilirliği" konusunda ne düşündüğü, Akampus'un anketiyle ortaya çıktı. Akampus tarafından düzenlenen yeni bir anketle, 1100 üniversite öğrencisine GSM sektörünün son günlerde sıkça tartıştığı bir konudaki fıkirleri soruldu. Abonelerin numaralannı değiştirmeden hizmet aldıklan GSM operatörünü değiştirmelerine imkân tanıyan ve kasım ayında hayata geçmesi beklenen "Numara Taşınabilirliği" uygulaması üzerine yapılan ankette, Avea ve Turkcell aynı oranda oy aldı. Ankette cevaplann işaretlenme oranları şöyle: Numara taşınabilirliği devreye girdiği zaman hangi GSM operatörünü tercih edeceksiniz? Turkcell: Yüzde 29, Vodafone: Yüzde 15, Avea: Yüzde 29, Karar vermcdim: Yüzde 8,0 da ne?: Yüzde 19. TV'ye bakış açısı internetle değişecek Dünya çapında 2010 yı- lında 100 milyon kullanıcı- ya ulaşması beklenen internet üzerinden te- levizyon yayın sistemi- nin (IPTV) Türkiye'de de faaliyete geçmesi için geri sayım başladı. Türk Telekom'un so- nuçlandırdığı ihaleye göre SeaChange ve Ar- gela 1 milyon abone kapasiteli IPTV altya- pısının yıl sonunda hizmete başlama- sı planlanıyor. Kurulacak IPTV altya- pısı, TV yayını, isteğe bağlı içerik ya- yını (VoD, MoD), kişisel içerik kaydı (nPVR), canlı yayını durdurma (PLTV), gecikmeli yayın izleme (TSTV, Catch-up TV, TVoD), izle ve öde (PPV) gibi hizmetlerin yaru sıra, in- ternet, oyun, sohbet, anında mesajlaş- ma, SMS, e-posta, çevrimiçi oylama gi- bi interaktif servisler, görüntülü ileti- şim (video konferans, video phone), içerik banndırma, reklam ekleme, ki- şisclleştirilmiş reklam ve ebeveyn kontrolü hizmetlerini vermeye uygun şekilde oluşturulacak. Argela'nın bu projede sorumlu olacağı u Middleware Plat- formu", IPTV abo- nelerinin, TV ya- yınlarını internet üzerinden izleye- cekleri, istedikleri fılmleri kiralayabi- lecekleri, oyun, ban- kacılık, video kon- ferans gibi interaktif işlemler ve daha birçok uygulamayı kullanabilecekleri ortamı sağlayacak. Mevcut uydu ve kablolu televizyon ka- litesinde televizyon seyredebilmek için 5 Megabit'lik hat kapasitesi yeterli oluyor. Ancak bu kapasite ile sadece tek bir TV'de yayın izlenebiliyor. Bir ev- de 2 televizyonun farklı kanallan gös- terebilmesi için 10 megabitlik birbağ- lanh gerekiyor. Ancak yüksek çözü- nürlüklü (HD) yayınlan izlemek için gerekli kapasiteyse tek kanal için 18 ile 32 Megabit arasında. Türk Telekom'un şu an Türkiye'de sundugu en yüksek ADSL kapasitesi ise 4 Megabit. KPMG Ankara Başkanı Kaya, Türkiye'nin risk altında olduğunu belirtti 'Kriz dışarıclaıı gelecek' ANKARA (Cumhuriyet Bü- rosu) - Çokuluslu dcnetim fir- ması KPMG'nin Ankara Baş- kanı Arslan Kaya, "Dünyamn neresinde ekonomik etki ya- ratacak bir gelişme olursa, saat farkı ile Türkiye'ye de yansıyacaktır. Bu yüzden 'Bi- ze bir şey olmaz' yiğitliğinden kaçınarak 'Kcndimizi nasıl koruyabiliriz' felsefesini ege- ını-ıı kılmamız gerekir" dedi. 2008 yılında cari açığın finans- manında sıkıntı olabileceğini bclirten Kaya, "Temel denklem dış borçlanma yo- luyla büyüme ve onun cari açığı arttırması şeklinde ol- duğu için, cari açık finanse edilemeyince büyüme düşecek ve ekonomi küçülecektir. Tür- kiye'nin yeni bir dalga daha yaşaması mutlaka dış kay- naklı olacaktır. Dış dalganın etkisiyle ekonomi sallanırsa, bu sallantı doğrudan özel sek- törü daha çok sarsacaktır" di- ye konuştu. Kafkas tş Adamları Derne- ği'nin (KAFtAD) "Türkiye • Kafkas Iş Adamlan Derneği'nin "Türkiye Ekonomisi Görünüm ve Beklentiler" toplantısında sunum yapan Kaya, ekonomik risk altındaki Türkiye'de sıcak para iştahının azaltılması gerektiğine dikkat çekti. Kaya kademeli olarak kriz etkisinin düşürülmesinin uygun olacağını vurguladı. Ekonomisi Görünüm ve Bek- lentiler 2007-2008" toplantı- sında bir sunum yapan Kaya, şu uyarılarda bulundu: Türkiye 1. grupta t* Kriz sırasında ciddi darbe alacak muhtemel mağluplar ise büyümesini yüksek tutarlı dış borçlanmaya bağlayanlar ile ABD ve diğer gelişmiş ülkele- re tüketim malı pazarlayanlar olacaktır. Binnci grup ülkelerin başında Türkiye yer alıyor. v* Türkiye, fıyatlan sürekli artan temel girdi ürünlerinin it- halatçısı olması, cari açığınm sü- rekli yükselmesi ve dış borç yo- ğunluğu ve artışı ile öncmli risk altında görünmektedir. v* 2008 yıh ilk dört aylık ger- çekleşmelere göre muhtemel krizin etkilerini ağırlaştıracak faktörler şunlar: "özelleştir- ım gelirleri 2007 yılındaki rakamlara ulaşmaz. Sürekli dış kaynak sağlayacak 'siya- sal heyacanlandırma' ya da 'ül- ke güveni ve istikran' kuvvet- lendirmeye muhtaç. Büyü- menin yavaşlaması yabancı- ları ürkütür, bu ise cari açığı göze görünür hale getirir." v* Kısa vadeli yabancı ser- maye girişinin tek beklentisi yüksek gelir elde etmektir. Tür- kiye bu anlamda cazip piyasa- dır. Cari açığı dolayısıyla fi- nansman ihtiyacını karşılamak üzere sürekli borçlanmaktadır. \^ Faiz ve kur değişimlerinden yararlanmak için gelen sermaye, ilgi gösterdiği ekonomiye zarar verebilmektedir. Ülkemize giren sermayenin kamu borçlanma kâğıtlanna yoğunlaşması, ülke riskini arttırmaktadır. »^Türkiye'nin yeni bir dalga daha yaşaması mutlaka dış kay- naklı olacaktır. Çünkü cari açı- ğı yüksek, siyasi belirsizlikler ve ulusal gündemle özel risk gö- rünümü sergileyen Türkiye ye- ni bir dalgaya aynı kulvardaki diğer ülkelere göre daha yakın gibi görünüyor. ı> Dış dalganın etkisiyle eko- nomi sallanırsa, bu sallantı doğ- rudan özel sektörü daha çok sar- sacaktır. Tehlikenin ağırlığı da bizce burada yatmaktadır. *** Bu nedenle makul bir za- manda faizlerin düşürülerek sı- cak para iştahının azaltılması ve kademeli olarak kriz etkisinin düşürülmesi uygun olacaktır. Aksaray'da salgın sürüyor • Aksaray'da henüz nedeni bilinmeyen hastalık nedeniyle hastaneye başvuranların sayısı 2 bini aştı. 100 yurttaş ayakta tedavi edildi. AKSARAY (Cumhuriyet) - Aksaray'da iki günde ishal, kusma ve karın ağrısı gibi şikâyetlerle hastaneye başvuranlann sayısı 2 bini aştı. Aksaray Valisi Sebati Buyuran'ın yaşanan sorun nedeniyle iznini erken bitirip dün kente döndüğü belirtildi. Henüz nedeni bilinmeyen hastalık nedeniyle dün de çok sayıda kişi hastanelere akın etti. Dün sabah saatlerinden itibaren Aksaray Devlct Hastanesi'ne başvuran yaklaşık 100 yurttaş ayakta tedavi edilerek evlerine göndcrildi. Sorunun sudan kaynaklanma olasılığını göz önünde bulunduran yurttaşlann hazır şişe ve damacana suya yoğun talebi nedeniyle kentte hazır su satışlarında büyük artış yaşandı. Marketler, talebi karşılamak için kente kamyonlarla su getirtti. Hastalık nedeniyle enfeksiyon hastalıklannın tedavisinde kullanılan ilaçların satışmda da büyük artış oldu. Eczacılar talebi karşılamakta zorlandı. Kentte yaşanan salgın hastalığm neden kaynaklandığına ilişkin araştırmaların sürdüğü, kentin çeşitli yerlerinden alman su örneklerinin Ankara Refık Saydam Hıfzıssıhha Merkezi'ne gönderildiği belirtildi. KÜLTÜ(R K O L E J İ "Bilmediğini bilmek doğruya giden yolu görmektir." Türkçe - 3 - Açıklama Bu tür çalışmalarla hem bildiklerimizi gelen (D, Y, B) imcelerinden birini ya- pekiştirmiş, unuttuklarımızı anımsamış, hem de bilmediklerimizi öğrenmiş olacağız. Bu çalışmamn amacı sınav değil öğretimdir. Bir insanın kendi kendini denetlemesi kadar yararlı bir değerlendirme yoktur. Eğitimde bu tür çalışmalara "öğrenirken ölçen, ölçerken öğreten yöntem." denir. Aşağıda, bir soru köküne dayalı yargılardan kimileri doğru, kimileri yanlıştır. Alıştırmayı okuyunca soru kökündeki yargının sonundaki ayraç içine zarak yanıtlayın. (D), soru kökünde ve- rilen yargının doğruluğunu; (Y) yargının yanlış olduğunu gösterir. Bölümceden soru kökündeki yargının doğruluğu, yanlışlığı hakkında kesin karar veremediğiniz durumlarda da alıştırmayı bilmiyorum anlamına gelen (B) imcesiyle yanıtlayın. Bir kişinin bilmediğini bilmesi, doğruya giden yolu bulabileceğini gös- terir. Ayrıca alıştırmanın doğruluğuna, yanlışlığına ilişkin yanıtınızı defterinize kesinlikle kısaca yazın. Kalem yazma "doğru, yanlış, bilmiyorum" anlamına aracı değil, düşünme aracıdır. Türkçe - 3 ı. "Batıda hoşgörürlük zihniyeti çok gelişmiştir. Okuryazar olmayanlann sayısı hemen her yerde sıfıra yaklaşmışür. Bireylerin dinsel inançlarına kaışı devlet tam anlamıyla tarafsızdır. Yalruz devlet değil, toplum da var. Bu hoşgörünün büyük kaynağı kuşkusuz vicdan özgürlüğUdür. Ezici çoğunluğu Katolik olan Fransa'da Protestanlar da Museviler de, Müslümanlar da, Katolikler kadar özgürdiirler. Katolik papazı kiliseye giren kadınlann başını örtmelerini isteyebilir; fakat plajda güneşlenen bikinililere karışamaz. Milyonlarca insan, tsa'ya, Tann oğlu diye tapar; fakat bir serbest fıkirli, Isa'nın bir sapık olduğuna dair kitap yazar. Bunlardan ötürü de ne kitabı yazana, ne satana, ne de okuyana hiç kimse dokunamaz. Gerçek lâiklik işte budur." 1. Okuduğumuz her metinde en küçük anlam birimi sözcük, ikinci anlam birimi tümce, üçüncüsü de bölümcedir (paragraf). Bu bölümceyle başlayıp bu doğrultuda sürdürülen metne "ÖZGİIRLİIK" başlığı konabilir. ( ) 2. Bu bölümcenin anadüşüncesi "Baü ülkelerinde toplumlar dinsel inançlarında olağanüstü özgürdürler." tümcesiyle açıklanabilir. ( ) 3. Bu metinde yazar, vicdan özgürlüğü konusundaki din işleriyle devlet işlerini kanştu-mamak anlamındaki görüşünü özellikle bölümcenin sondan ikinci tümcesinde vurgulamıştır. ( ) 4. Bölümcenin sondan ikinci tümcesi anlatımı bozuk bir tümcedir. Bu anlatını bozukluğu nasıl giderilebilir? ( ) 5. Yazar bölümcede Katoliklik, Müslümanlık, Musevilik, Protestanlık gibi dinlerden söz etmekle düşünceyi geliştirme yollanndan tanık gösterme yöntemine başvurmuştur. ( ) II. "(1) Çağımız, bilimlerde ve sanatlarda çocuğun önem kazanmaya başladığı çağ diye anılabilir gelecekte. (2) Dış dünyamıza çevrilen insan gözü nasıl evrenin çekirdeğini kurcalamaya başladıysa, iç dünyamızda da insan çekirdeğini saran kabuğu kırarak çocuğu kurtarmaya başladı. (3) Çünkü çocuğu insanların elinden kurtarmak, atomu tanrıların elinden almaktan çok zor olacağa benziyor. (4) Freud'un çocuğa çevirdiği ışık, Darwin'in doğaya, Marx'ın topluma, Einstein'in evrene tuttuğu ışıktan hiç de az önemli olmamasına karşın dünyamız henüz çocuğu, insanlığın yaranna yetiştirmekten çok uzaktır. (5) İnsan çekirdeğini elinde tutan aileler ve okullar, en ileri ülkelerde bile binlerce yıl önceki geleneklerin baskısı altındadır. (6) Nice aileler ve okullar çocuklar için birer zindandır henüz." 6. Bölümcenin ilk tümcesindeki "bilimler ve sanatlar" kavramları ile ikinci tümcesindeki "dış dünya ile iç dünya" kavramları karşılaştırılıyor. ( ) 7. Bölümcenin üçüncü tümcesiyle ikinci tümcesi arasında sonuç-neden ilişkisi kurulmuş. ( ) 8. Bölümcenin 5. tümcesindeki yantümcenin ve temel tümcenin özneleri ortaktır. ( ) 9. Yazar bu bölümcede çocukların yetiştirilmesinde ailelerden ve okullardan yakınmaktadır. ( ) 10. Bu bölümcenîn anadüşüncesi, "Aileler ve okullar, çocuklan geçmişe bağlı kalarak değil, geleceğe bakarak eğitmelidirler." biçiminde oluşturulmalıdır. ( ) YANITLAR 1. ( Y') Metnin başlığı "Özgürlük"değil, "Vicdan Özgürlüğü " olmalıdır. 2. (D) Bölümcede başından sonuna kadar Batı toplumlarında dinsel inanç özgürlüğü vurgulamyor. Bu nedenle önerilen anadüşünce doğrudur. 3. (Y) Yazarın din işleriyle devlet işlerini kanştırmamak anlamındaki görüşünü vurguladığı doğru ama yazar bu görüşünü belirtilen tümcede değil "Gerçek lâiklik işte budur. " tümcesinde belirtmiştir. 4. (D) Bölümcenin sondan ikinci tümcesindeki anlatım bozukluğu, tümcede "ne, ne" bağlaçlarının kullanılmasından ileri geliyor. Bir tümcede "ne, ne" bağlaçları kullanıldığında, yüklem olumsuz olamaz. Bozukluğu gidermek için "ne, ne " bağlaçlarını kaldırarak tümce: "Bunlardan ötürü de kitabı yazana da, satana, da, okuyana da kimse dokunamaz... " biçiminde yazılmalıdır. 5. (Y) Bu din adlannı sıralamakla yazar tanık göstermiyor, örnekleme yöntemini uyguluyor. 6. (Y) Bölümcenin birinci tümcesiyle ikincisi arasında bir karşılaştırma yok; ikinci tümcede geçen "evrenin çekirdeği" ile "insanın çekirdeği" karşılaştırılıyor. 7. (Y) Bu tümceler arasında sonuç - neden ilişkisi yok, ikinci tümceyle üçüncü tümce arasında var. 8. (D) "İnsan çekirdeğini elinde tutan " yantümcesinin öznesi olan "aileler ve okullar" temel tümcenin de öznesidir. 9. (D) İnsan çekirdeğini elinde tutmak bu yargının açık yanıtıdır. 10. (D) Alıştırmanın kökündeki tümce, bu bölümcenin anadüşüncesi olabilir. celil.altin@kultur.k12.tr 1KEK İSTANBUL KÜLTÜR EÖİTİM KURUMLARI
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog