Bugünden 1930'a 5,498,322 adet makale



Katalog


«
»

17 MAYIS 2008 CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA HABERLER Yazarıma Orhan Bursalı'y a odul • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Türk Mühendislcr Birliği Derneği, yazanmız Orhan Bursalı'ya ödül verdi. Türk Mühcndisler Birliği Derneği'nin önceki gece Bilkent Otel'de düzenlediği ve 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in de katılımıyla gerçekleşen törende derneğin ödülleri dağıtıldı. Gecede, Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu "Demokrasi Ödülü"nü, TAV lcra Kurulu Başkanı Dr. Sani Şener "Başan ödülü"nü, TESAV Başkanı Erol Tuncer ile mühendis Levent Tosun "Onur Ödülü"nü, yazanmız Orhan Bursalı, Milliyet Gazetesi Ankara Tcmsilcisi Fikret Bila ve Kanal B Genel Yayin Yönetmeni Nahit Duru "Ulusal Medya Ödülii"nü, USlAD Başkanı Fevzi Durgun ile ASELSAN Genel Müdürü Cengiz Ergeneman da "Kurumsal Başan Ödülü"nü aldılar. 4 Aile billnci olursa gerltlm bîtep' • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan eşi Emine Erdoğan ile birlikte Lale Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Biz Bir Aileyiz-Türkiye Sofrası" etkinliğinc katıldı. Başbakan Erdoğan "Elbettc her ailede olduğu gibi zaman zaman büyük Türkiye ailesinde de birbirini yanlış anlamalar, kırgınlıklar, dargınlıklar olacaktır. Ancak bütün kalbimle inanıyorum ki 'Biz bir aileyiz' şuurunu koruduğumuz müddetçe bu gerilimler, bu küskünlükler ortadan kalkacaktır" dedi. Iran askerleri 1 Tüpk'ü öldürdü • V m ı Haberler Servisi - Van'ın Başkale ilçesinde yaşayan Semih Özdemir'in (41) sının geçmek isterken tran askerlerinin açtığı ateştc öldüğü ileri sürüldü. Güveçler köyünde yaşayan Özdemir'in, kacak akaryakıt getirmek üzere köy yakınlanndaki kaçak yoldan Iran'a geçmek istediği sırada, Iran askerlerinin açtığı ateş sonucu öldüğü öne sürüldü. Cesedin otopsi yapılmak üzere Diyarbakır Adli Tıp Kurumu'na gönderildiği bildirildi. Ulrich: Babacan şiddete Hgisb... • tstanbul Haber Servisi - Federal Almanya Parlamento Milletvekilleri, Türkiye Devrimci lşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkan Yardımcısı Ismail Yurtseven ve Genel Sekreteri Tayfun Görgün'le dün DtSK Genel Merkezi'nde bir araya geldi. Federal Almanya Parlamento nıilletvekili Alexander Ulrich, 1 Mayıs'ta polisin DİSK binasına müdahalesini "Sendikal mücadele tarihinde bir ilk" diye değerlendirdi. Ulrich, Dışişleri Bakanı Ali Babacan ile görüşmelerinde de, Babacan'ın 1 Mayıs'ta polisin işçilere yönelik kullandığı şiddete ilişkin sorulara da ilgisiz bir tavır takındığını söyledi. SP'nin internet sitesinde bayram ağır ifadelerle hedef alındı, öğrenciler aşağılandı '19 MayısAllah'aisyan' ALl AÇAR Saadet Partisi'nin (SP) Trabzon Ofll- cesi Gençlik Kollan'nın "www.of- gencsaadet.org" adlı resmi internet si- tesinde 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ağır iradelerle hedef alındı, Kurtuluş Savaşı'nın baş- langıcı olan 19 Mayıs da "Allah'a is- yan" olarak nitelendirildi. Sitede "ar- kaı i/ına" kodu kullanılarak yayım- lanan yazıda, kız öğrenciler için por- nografik ifadelere yer verilerek "19 Mayıs adı altında genç kızların vü- cutlarının net şekildc ortaya kon- duğu" ileri sürüldü. Sitenin iletişim bil- gilerinde, yazıda kullanılan kod adı ile Teşkilat Başkanı Fahri Hacıcaferoğ- lu'nun elektronik postasının aynı ol- ması, yazının Hacıcaferoğlu tarafindan yazıldığı izlenimi veriyor. HAKARETLERLE DOLU SP Of tlçesi Gençlik Kollan Teşki- lat Başkanı Fahri Hacıcaferoğlu'nun "vveb sorumluluğunu" yaptığı parti- sinin resmi internet sitesinde "arka- ri/nıa kodu kullanılarak kaleme alı- nan "19 Mayıs'ı Alet Edinen Ah- maklar" başlıklı yazıda hakarette sınır • Saadet Partisi'nin Trabzon Of llçesi üençlik Kollan'nın "www.ofgencsaadet.org" adlı resmi internet sitesinde 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik Spor Bayramı'nda yapılan törenlerin "Allah'a isyan" niteliği taşıdığı ileri sürülüyor. Yazıda, "19 Mayıs gelmeden bir ay önce okullar şer yuvası haline geliyor. Bu resmen Allah'a isyan öğretimidir" görüşü savunuldu. 10 Mayıs 'ı Akrt Edinen Ahmaklar tanınmadı. 19 Mayıs Alutürk'ü An- ma, Gençlik ve Spor Bayramf nda ya- pılan törenlerin "Allah'a isyan" nite- liği taşıdığı ileri sürülen yazıda, "19 Mayıs gelmeden bir ay önce okullar şer yuvası haline geliyor. Ey Müslü- man uyan. Bu körlük nereye kadar? Kızını okula veriyorsun, hiç sormu- yor musun bu burada neyi öğreni- yor? Nasıl giyiniyor? Nasıl okuyor? Okula ver tamam, gerisi önemli de- ğil. Çırılçıplak gitse de sorun değil, okul bu, nasıl olsa eğitiyor. Bu res- men Allah'a isyan öğretimidir" gö- rüşü savunuldu. CSNTEKIDÜNYA'ILE VJKORKUTMA Kız öğrencilerin formalan için por- nografık benzetmelerden kaçınılmadı- ğı yazıda, okullarda namahrem kural- lann uygulanmamasmdan yakınıldı. Yazıda, velilerin "öteki dünya" ile korkutulduğu, 19 Mayıs'ın karalandı- ğı, kız öğrencilerin de aşağılandığı belirtilerek şöylc dcniliyor: "19 Mayıs adı altında kızları soyup ortalıklarda dolaştırarak gençlerin maneviyatını köreltmeye çalışıyorlar. 19 Mayıs diye genç kızlan resmen so- yuyorlar. Dar elbiseler, mini etekler, kısaca vücudunu net bir şekilde or- taya koyacak elbiseler giydirip okul- lara gelmelerine vesile oluyorlar. Nerde anneler? Hani babalar? Bu kızlar kiıniıı kızları? Namahrem de- nen bir ilahi kuralı hiçe sayarak elin erkekleri ile sarmaş dolaş ol- malarına sebebiyet veren okullarda kı/ın ne yapıyor, hiç soruyor musun? Yoksa razı mısın? Eyvah, sizin ve bu tür etkinliklere vesile olanların ha- line. Nice insanlann maneviyatını kö- reltmenin günahını öteki dünyada nasıl vereceksiniz?" Sitenin iletişim bilgileri bölümünde, "iletişime geçilecek kişi olarak" ken- di adını veren Of llçesi Gençlik Kollan Teşkilat Başkanı Fahri Hacıcaferoğlu, elektronik posta adresi olarak da "ar- karizma@gmail.com" adresini veri- yor. tletişime geçilecek kişinin elek- tronik postası ile yazının yayımladığı "arkarizma" unvanı Hacıcaferoğ- lu'nu işaret ediyor. 'HAT1RLA SEVGtLl'YE DAVA AÇTI Alevilerden MHP'libaşkana Maraş tepîüsi • Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Fevzi Gümüş, Kahramanmaraş'ta yaşanan vahşetin 'katliam' olarak tanımlanmasına tepki gösteren özkan'a "Türkçe sözlüğe bakmasını" önerdi. Haber Merkezî - Hatırla Sevgili dizisin- de Maraş katliamına ilişkin sahneler nedeniylc "dizinin yayından kaldırılması" amacıyla dava açan MHP Kahramanmaraş Merkez 11- çe Başkanı ömer Özkan'a Alevilerden tep- ki geldi. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Fevzi Gümüş, yaptığı açıklamada, dizinin 2 ve 9 Mayıs'ta yayımlanan bölümlerinde Kahramanmaraş'ta yaşanan vahşetin "katli- am" olarak tanımlanmasına tepki gösteren MHP'li vekil Özkan'a "Türkçe sözlüğe bakmasını" önerdi. Gümüş, "Maraş'ta ya- şanan vahşetin adı katliamdır, yani toplu öldürmedir. Onlarca masum insan silah- la, satırla, bıçakla öldürülmüş, evler ya- kılmış, katliamdan sonra binlerce insan ye- rinden yurdundan edilmiştir" dcdi. Maraş'ta öldürülcnlerin tümünün Alevi ve solcu olduğunu ifade eden Gümüş, açık- lamasına şöyle devam etti: "MHP'li Ozkan'ın dizinin yayından kal- dırılması için cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunması, ırkçı ve faşist /ih niyetin ne kadar büyük bir tahammül- süzlük içinde olduğunun da kanıtıdır. öz- kan'a sormak isteriz. Dizi yayından kal- dırılsa Kahramanmaraş katliamının, kat- liam olduğu gerçeğini gizlemeye gücünüz ıııii yetecek? Aynı zihniyetin Çorum'da, Malatya'da, Sıvas'ta ortaya koyduğu kan- lı senaryoyu unutturabilecek misiniz? Gerçek artık çırılçıplak ortadadır. tnkâr değil, özür bekliyoruz." _J ıl L Atatürk,Samsun 'auğurlandı tstanbul Haber Ser- visi - Ulu önder Mus- tafa Kental Atatürk 'ün 16 Mayıs 1919'daMil- li Mücadele'nin ilk adımııu atması nede- niyle dün Atatürk 'ün Şisli'deki evinin önün- den Dolmabahçe 'ye kadar yürüyüş gerçek- lestirildL tstanbul Va- liliği önderliğinde, ts- tanbul tl Milli Eğitim Müdürlüğü, Şişli tlçe Milli Eğitim Müdürlü- ğü, Şişli Kaymakamlı- ğı ve Şişli Belediye Başkanlığı tarafindan düzenlenen etkinlikte, Atatürk 'ün Milli Mü- cadele'yi başlatmak için Şisli'deki evinden çı- karak Dolmabahçe 'ye gitmesi ve oradan Sam- sun 'a ulaşmak için Bandırma Vapuru 'na bin- mesi öğrenciler tarafindan sembolik olarak canlandırıldı. Atatürk ve silah arkadaşlartnın evden çıkışım tcmsil eden bir gösterinm su- nulduğu yürüyüşe Ata- türk 'ün manevi kızı Ül- kü Adatepe, tstanbul Vali Yardımcısı Hikmet Dinç, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarı- gül, Şişli Kaymakamı Mehmet Demirezer'in yanı sıra çok sayıda öğ- renci de katıldı. Ata- türk 'ün Dolmabah- çe 'de Bandırma Vapu- ru 'na binişi özel Nil- gün Doğay Lisesi öğ- rencileri tarafindan canlandırıldı. öğrenci- ler, bu yıl iinlıı soprano Leyla Gencer için Dol- mabahçe'de düzenlenen tb'ren nedeniyle Divan Kavşağıyerine Kadırgalar Caddesi'nden yürü- dü. (Fotoğraflar: N/HAN /NAL) Danıştay üyesi Yücel Özbilgin, öldürülüşünün ikinci yıldönümünde etkinliklerle anılacak Yargıtay'dan duyarlılık vurgusu Gerçeker, 2 yıl önce Türk yargısının en acı gününü yaşadığını söyledi. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Danıştay'a düzenlenen silahlı saldırı sonucu yaşamını yitiren Danıştay Üye- si Mustafa Yücel Özbilgin bugün dü- zenlenecek bir dizi etkinlikle anılacak. Saldırının ikinci yıldönümünde açık- lama yapan Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, saldırı ile Türk yargısının en acı gününü yaşadığını belirterek "Bu vahim olay, tarihimizde bir kara leke olmanın ötesinde, herke- sin ve her kesimin daha duyarlı davranmasını gerektirecek acı bir örnektir" dedi. Alparslan Arslan'ın ikı yıl önce Da- nıştay'a silahlı baskın düzenleyerek öl- dürdüğü Danıştay Üyesi Mustafa Yü- cel özbilgin bugün düzenlenecek bir dizi etkinlikle anılacak. Özbilgin için ilk tören Danıştay'da yapılacak. Anıt- kabir'de mozoleye çelenk bırakılma- sının ardından Özbilgin, Karşıyaka Mezarlığı'ndaki gömütü başında anı- lacak. SÖYLEMLER NEDEN OLDU Saldırının ikinci yıldönümünde açık- lama yapan Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, iki yıl önce yaşanan saldı- rıda, yargılama görevini yaptıklan sı- rada yüksek yargıçların canlanna kas- tedildiğini ve Türk yargısının en acı gü- nünü yaşadığını ifade ederek şunları kaydetti: "Bu hain eylem, aslında Cumhuriyetin temel ilkelerine, la- ikliğe, ülkenin birlik ve bütünlüğü- ne yönelik bir saldırıdır. Yargıyı eleş- tiren söylemlerin giderek hedef gös- terir hale gelmesi ve tahrik boyu- tundaki beyanlar, bu kaçınılmaz sonucu ortaya çıkarmıştır. Devlet görevinde belli mevkide bulunan kişiler, kullandıkları yetkiyi kendi- lerine yüklenen ağır sorumluluğu ta- şıyarak kullanırlar. Bu bağlamda yargısal erk kişisel değil, yüce Türk milleti adına kullanılan bir yetkidir. Bu hiçbir zaman unutulmamalı- dır." Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, saldırının tetikçisi Alparslan Arslan'ı iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ce- zasına mahkûm etmişti. Sanık Os- man Yıldırım, Erhan Timuroğlu ve tsmail Sağır da müebbet hapse mah- kûm edilmişti. GÖRÜŞ SABAHATTtN ÇETtN Sefaletin Sineması, Sinemanın Sefaleti Konuşmalarına, "Genco Erkal'dan jüri üyesi olur mu", "Yumurta'dan film olurmu" diye başlayan si- nema adam(!)ları için "Recep"ten film olur. Hem de 4 milyon seyirciyi peşinden götürür. Çünkü sinema gişe demektir. Gişe de para demektir. Tann para, ta- pınak gişe, müminler de seyirci olunca Genco Er- kal'dan jüri, Yumurta'dan film olmaz. Tabii bu gişe filmlerinin bir formülü var. Bu formül her ülkede sosyolojik olarak en ilkel değerlere gö- re dizayn edildiği zaman, çok başarılı gişe sonuç- ları ve kazanç elde etmek mümkün. Bu iyi bir tica- ret adamının sinema alanındaki başansıdır. Bu işi ti- caret olarak yapanlar zaten "sanat" sözcüğünden nefret ederler. Benim bu işi yapana, yani sinema ile ticaret yapana diyeceğim yoktur. Gün, at binenin, kn lıç kuşananındır. Benim itirazım, tüccarın sanatçıyı aşağılamasınadır. Sanat sinemasına seyirci topla-; yamadığı ve para kazanamadığı için kızıyorlar. Bu konuyu kendilerine dert ediniyorlar. Işte buna hak- ları yok. ••• Büyük kentlerimizin eteklerine tırnaklarıyla, pen- çeleriyle tutunmuş genç ve "kent köylüsü" büyük biı* nüfus oldukça, ticaret sineması için sonsuz fırsat- lar ve büyük gişe başarıları hep olacaktır. Vandallı- ğa, angutluğa, şirin aptallığa ve ilkel duygulara yö- nelik her tür güldürü projesi, ticaret sinemasının önün- de sereserpedir. Aynca bu türe hayran bir sinema yazan(!), sinema düşünürü(!) kitlesi de oluşmuştur. Sinema bahanedir, fırsat ticarettir. Birinin işi para, ötekinin sanat. Herkes işini yapsın. Sanat sinema- sından sana ne. Sen paranı kazan, keyfine bak. Ancak kazın ayağı böyle değil... Ticaretçilerin gi- şe başarısı "genç sinemacılan" mıknatıs gibi kendine çekmektedir. Bu şablonun ve başarı formülünün gençler tarafindan kabul görmesi, hele sinemacı ol- mak için gençlerin neredeyse kitle halinde üniver- sitelere (27 üniversitede sinema eğitimi veriliyor) ve kurslara akın ettiği bir ülkede "sinema sanatı" kav- ramının yozlaştırılması... Işte buna da itiraz edilme- si gerekiyor. Sanat, yaşadığı toplumun kalbidir. Tüm incelikleri içinde barındırır. Bir ülkenin sinema sanatı, halkının macerasını; sevinci ve kederiyle, acısı ve mizahıy- la anlatabilmelidir. Son yıllarda bu ülkede yaşayan sinemacıların bu halkın yaşadığı derin acıları (bir-iki film hariç) yansıttığını söyleyebilir miyiz? Bu ülkede olup bitenler sinema sanatçısının yüreğini yakmaz mı? Bu ülkede olup bitenler tragedya ve komedya- nın ta kendisi değil mi? Nerede politik sinema? Bu ülke sinemasının genç Lütfi Akad'ları, Metin Erk- san'ları, Yılmaz Güney'leri olmayacak mı? Yoksa sinema sanatının temsilcileri de gözlerini ticaret si- nemasına mı çevirdiler? öyleyse buna da itiraz edil- mesi gerekiyor. Bir zamanlar bu ülkede sinemacılar halkın acıla- rını ve direnişini hikâye ederlerdi. Şimdilerde iki tür sinema var. Birincisi, ticaret sineması. Seyirci de ora- da, para da orada. Oiğeri toplumsal duyarlılık yeri- ne bireysel duyarlılıkla kişisel sinemalarını oluştur- maya çalışan art-house sinemacılar, yani sanat si- neması. Bu ikinci türün filmlerini tüm ülkede en çok 40 bin kişi izleyebiliyor... ••• I oplumumuza ne yazık ki silah zoru ile dayatılan bir anayasa ile çeyrek yüzyıldır yaşıyoruz. Tüm alan- larda tam bir çözülme ve çürüme... Yargıdan eğiti- me tüm toplumsal sistemimiz yetersizlik içinde. Kent-i lerin ve kıyılarımızın kültürel dokusu harap edilmiş, yoksulluk ve çaresizlik kentlerin eteklerinden mer- kezine doğru hızla yürüyor. Peki, yaşanan altüst olu- şu, yani bu sosyolojik devrimi, yani bu kahrolası çey- rek yüzyılımızı yansıtan bir sinemamız olduğunu söy- lemek mümkün mü? Bir sinemacı için hazine değerinde olan Türkiye hal- kının yaşadıklarını biz filme çekmeyeceksek kim çe- kecek? Bu ülkede yaşamıyor muyuz? Belki de... öyleyse Italyan opera sanatçısına Gebze'de Mo- zambikliler tecavüz etti! Hırant Dink'i Şişli'de Ital- yanlar öldürdü! 10 yaşındaki okul çocuklarının bi- leklerini Adana'da Fransızlar kırıyor! 84 yaşındaki ll- han Selçuk'u Istanbul'da Danimarka polisi gözal- tına aldı! Hangi ülkede devlet, siyasi iktidan İle davalı? Han gi ülkede seçim sandığını tarikatlar ve satılık aşiretler belirliyor? Hangi ülkede 40 yaşındaki katiller üniversite öğrencisi kılığında kurşun atıyor? Baharı karşılama bayramı hangi ülkede bir korku filmi gibi yaşanıyor? Hangi ülkede her gün darbe olu- yor? Bu sefalet tanıdık geliyor mu? Evet, sefaletin si- neması değil, ülkede sinemanın sefaleti. SHPIstanbuVda görev dağılımı \ tstanbul Haber Servisi - Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) tl Örgütü görev bölümü' yaptı. 4 Mayıs Pazar günü gerçekleştirilen seçimlerde il başkanlığına Dr. Zafer Nu- hoğlu, il sekreterliğine Kamer Demir, eği- tim sekreterliğine Hayri Güngördü ve say- manlığa Ayça Sarıalioğlu getirildi. Nuhoğlu ve Demir, Kâğıthane tlçe Başkanı Mahmut Can ile birlikte gazetemizi önceki gün ziya- ret ederek yöneticilerle bir süre görüştü. tl örgütü yöneticileri, daha sonra da 1 Mayıs günü polisin saldırısı sonucu kolu kırılan arkadaşımız Ali Deniz Uslu'ya geçmiş olsun; dileklerinde bulundular. tl Başkanı Dr. Za- fer Nuhoğlu, polisin 1 Mayıs gösterilerinde yurttaşlara yönelik tavrını ve şiddet kullanı- mını protesto etti. (Fotoğraf: UĞUR DEMİR)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog