Bugünden 1930'a 5,499,529 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 15MAYIS2008 PERŞEMBE 8 HABERLERIN DEVAMI T U R K I Y E Istanbul B 20 Sinop 18 Adana B 27 Edirne B 24 Samsun 19 Kocaeli B 22 Trabzon 20 Çanakkale B 22 Giresun Izmir B 24 Ankara 18 18 Manisa B 24 Eskişehir Y 16 Aydın Y 25 Konya Y 18 Denizli 23 Sıvas 16 Zonguldak Y 17 Antalya Y 23 f**$, Parçalı bulutlu Mersin Diyarbakır Şanlıurfa Mardin Siirt Hakkâri Van B Y Y Y Y Y Y 26 23 24 22 24 16 18 Kars 15 Bütün bölgelerimiz parçalı ve çok bulutlu, Karadeniz, Iç Anadolu, Akdeniz'in iç kesimle- ri, Güneydoğu Ana- dolu, Uşak ve Afyon çevreleri ile sabah sa- atlerinde Antalya, Ay- dın, Muğla ve Denizli çevreleri kısa süreli sa- ğanak ve gök gürültü- lü sağanak yağışı ge- çecek. MERKEZLER Oslo Helsinki Stockholm Londra Amsterdam Brüksel Paris Bonn Y Y Y Y PB PB Y Y 16 9 11 20 22 21 21 20 Berlin PB 23 Münih PB 25 Zürih Budapeşte Madrid Viyana Belgrad Soyfa Roma Atina PB Y Y Y Y Y Y 25 25 24 24 22 22 21 24 Moskova Aşkabat Astana Taşkent Bakû Bi§kek Tiflis Kahiıe Sam Y PB PB P PB PB PB PB B 12 25 26 35 21 31 26 32 31 Bulutlu , Çok bulutlu • Yağmurlu Kot Gök gürultülü * * G U N C E L CÜNEYTARCAYÜREK • Baştaraft 1. Sayfada Nedeni açık: Toplum, bu kavgayı umursamıyor. Ko- yun can, kasap et derdinde, hesabı giderek ağırla- şan yaşam sıkıntıları ile boğuşuyor. Oysa Başbakan'ın açıklamalan Türkiye'nin gele- ceği açısından önem taşıyor. Ana muhalefet kimi yol- suzlukları, ulusal sorunlardaki geri adımları günde- me getirerek AKP iktidarının ak diye anılamayaca- ğını ortaya koyuyor. örneğin son Avrupa Birliği üzerinden başlayıp sü- regelen tartışma, bir iki yaşamsal sorunu gündeme getirdi. Yetkili ağızlar Olli'lerin, Barroso'ların, Lagen- dijk'lerin AB'nin temel kuralı budur diyerek Türkiye'nin içişlerine hadlerini aşarak, üstelik Türkiye'yi aşağı- layarak müdahale etmesini, AKP iktidannın başı RTE, sindirmiş görünüyor. Son grup toplantısında AB'nin hakaret dolu, uya- rıyı çok aşan söylemlerini doğal karşılıyor. Brüksel'deki efendiler gibi, "Elbette" diyor. "AB'nin Türkiye'deki olaylara kayıtsız kalması beklenemez!" Eleştiriye evet, yanlış olanın düzeltilmesini istemeye, uyarıya evet... Ama Türkiye'ye, ana muhalefete ha- karet etmek cüretine elbette hayır! Ancak uydu olmayı, her dayatmaya şapka çıkar- mayı benimsemiş olanlar; ne yazık ki, "Bağımsızlık benim karakterimdir" diyen Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'i yönetiyorlar. • * * Aşamadıklarını, adını silemeyeceklerini anladıkla- rından da değil; dünyanın dehasını saygıyla andığı "modern Türkiye'yi yaratan" Atatürk'ten her konuş- malarında yer vermek zorunda kaldılar. Bu tutuma karşın; bir kraliçe, II. Elizabeth, uçak- tan iner inmez resmi ziyaretinin ilk adımında Anıtkabir'i ziyaret ediyor. 80'ini aşan yaşına karşın mozoleye kı- sa yoldan gelmiyor. Bizimkilerin kerhen yürüdükleri uzun Arslanlı Yol'da yürüyor. Anıtkabir özel defterini kısa, fakat anlamlı bir ya- zıyla imzalıyor: "...Birleşik Krallık'ın büyük değer verdiği bir dos- ta ve modern tarihin en büyük şahsiyetlerinden biri olan Mustafa KemalAtatürk'e saygılanmı sunmak, be- nim için büyük bir onurdur..." Yüzyılların imparatorluğunun son temsilcisi Kra- liçe Elizbeth; bir imparatorluğu deviren Mustafa Ke- mal Atatürk için bu satırları yazıyor. ••• Yemek öncesi ilk kez smokinli Çankaya'daki AKP'li konuşmasını yaparken Kraliçe Elizabeth, dikkatli gözlerle çevresini inceliyordu. Gördüğü manzarayı nasıl yorumladı, elbette bi- linmez ama; yemeğe katılan hanımlann başlan da tür- banlı değildi. Baştan aşağıya "kapanmamışlardı". Buna karşın, biri Hayrünnisa Hanım diğeri de Dış- işleri Bakanı Ali Babacan'ın eşi başları örtülü, to- puklarına kadar örtülü iki kadın.. topluluk içinde sı- ntıyor. Çağdaşlığa soyunan Türkiye'ye ters düşen iki gericilik simgesi gibi... Sofrada kraliçenin sağında oturan RTE ise yine ka- lın dudaklannı sarkıtmış, gözlerinin rengi daha da ko- yulaşmış, Çankaya'daki AKP'li "kardeşinin" yatzılı me- tinden okuduğu konuşmayı dinlemiyordu. Herhalde son tavsiyesini yemekte bulunan ha- nımefendilerin nasıl algıladığını düşünüyordu. Kadını eve bağlamak, sosyal yaşama katkıdan uzak tutmak için uydurduğu öneriye göre, her ailede üç çocuğu bile az buluyor. Grupta yine coştu: "Dört çocuğum olmasından memnunum. Keşke 5-6 olsaydı" dedi. Recep Bey, Recep Bey: Modem tıp yaşa başa bak- mıyor. Nimetlerinden yararlanabilirsiniz. 4 çocuğa iki daha ekleyebilirsiniz. Üstelik bir ülke yöneticisinin halkına örnek olma- sı gerekmez mi? Yaşınız ve Emine Hanım'ın yaşı da, kısa sürede kavuştuğunuz trilyonlar da elverişli. Elinizi tutan mı var? Dört + iki = 6... Ha gayret! UZMANLAR UYARIYOR Tropik bölgelerde sıtma öldürür tstanbul Haber Scrvisi - lşadamı Ömer Halaç'ın (38) Afrika seyahati sırasında yaka- landığı sıtma sonucu yaşamını yitirmesi, gözle- ri sıtma hastalığına çevirdi. Enfeksiyon Hasta- lıklan Uzmanı Prof.. Fehmi Tabak, Afrika ve tropikal bölgelerde görülen sıtma türünün ölüm- cül olduğunu ve bu ülkelere gitmeden önce ko- rayucu ilaçlann alınması gerektiğini söyledi. Türkiye'nin ilk resmi altın rafinerisi olan ts- tanbul Altın Rafinerisi'ni yöneten, aynı zaman- da Kapalıçarşı'daki Halaç Kuyumculuk'un sa- hibi olan ömer Halaç, Afrika'da yakalandığı sıt- ma hastalığı sonucunda tedavi gördüğü Istanbul Acıbadem Hastanesi'nde pazartesi günü yaşamını yitirdi. Afrika'da altın madenleri işleten Halaç'ın 16-19 Nisan arasında bu ülkede hastalığı kaptı- ğı ve Kırgızistan'da bir toplantıdayken de has- talığın belirtilerinin ortayı çıktığı belirtildi. Te- davi için Afrika'dan ilaç getirilen Halaç, yapı- lan tüm müdahalelere karşın yaşamını yitirdi. 3 çocuk babası Halaç, önceki gün tstanbul'da toprağa verildi. Halaç'ın seyahate çıkmadan önce sıtmaya karşı aşı yaptırması gerektiğinin açıklanmasma karşın hekimler Afrika ve tropi- kal bölgelerdeki "Falciparum" adındaki para- zitin aşısının olmadığını, ancak koruyucu ilaç- larının bulunduğunu söylediler. Sıtmayla ilgili sorulanmızı yanıtlayan Istan- bul Üniversitesi Cerrahpaşa Üniversitcsi En- feksiyon Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Tabak, Afrika, Hindistan gibi ülkelere se- yahat etmeden önce sıtmaya karşı koruyucu ön- lemlerin alınması gerektiğini belirterek "Afrika gibi belli bölgelere gidenler, mutlaka enfek- siyon uzmanıyla iletişime geçmeli" dedi. Valilikten tuhafuyarı Ankara'daki sağlık kuruluşlanna gönderilen 'gizli' yazıda Deniz Gezmiş'in idamı, Nâzım Hikmet'in doğumu, Küba Devrimi gibi günlerde en üst seviyede önlem alınması istendi ZEYNEP ŞAHİN ANKARA - 11 Sağlık Müdür- lüğü tarafından başkentteki tüm sağlık kumluşlanna gönderilen resmi yazıda, "Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamı, Nâzım Hikmet'in doğumu, l.eııin'in ölümü, Küba Devrimi, 1 Mayıs" gibi günlerde, en üst seviyede gü- venlik tedbiri alınması istendi. Bu günlerin, "terör örgütlerinin önemli eylem günleri" olduğu belirtilirken, bazı tarihlerin de yanlış verilmesi dikkat çekti. Ankara'daki sağlık kuruluşla- n, bugünlcrde kendilerinc iletilcn resmi bir yazının şaşkınhğım ya- şıyor. Ankara Valiliği tl Sağlık Müdürlüğü'nün tüm eğitim ve araştırma hastanelerine, devlet hastanelerine ve sağlık grup baş- kanhklanna resmi bir yazı gön- derdiği ve bazı günlerde güven- lik tedbirlerinin en üst seviyede alınmasını istediği öğrenildi. "Muhtemel eylem günleri" ko- nulu, "gizlidir" ibareli yazı An- kara Valisi adına Sağlıİc Müdür Yardımcısı Dr. Mustafa Bolkan imzasıyla gönderildi. 64 ayrı tarih Yazıya ekli listede sıralanan 64 ayn tarihin, genellikle sol kesim için önem teşkil eden günler ol- ması dikkat çekti. Listede, tarih- lerin bazılan da yanlış verildi. Ta- rih hatalarıyla birlikte, listede sı- ralanan ve sağlık kuruluşlannda en üst düzey güvenlik önlemi alınması istenen günler arasında, şunlar sayıldı: "1 Ocak Küba Devrimi, 13 Ocak Devrimci Birlik Platformu'nun kuruluşu, 20 Ocak Nâzım Hikmet'in do- ğumu, 21 Ocak Lenin'in ölümü, 2 Şubat Türkiye Devrimci Ko- münist Partisi'nin kuruluşu, 30 Ocak Türkiye Işçi Köylü Partisi'nin kuruluşu, 4 Mart Komünist Enternasyonal'in ku- ruluşu, Karl Marx'ın ölümü, 30 Mart Kızıldere'de Mahir Ça- yan ve arkadaşlarının öldürül- ıııesi, 22 Nisan Lenin'in doğu- mu, 23 Nisan DP yönetimine karşı öğrenci ayaklanması, Tu- ran Emeksiz'in öldürülmesi, 3 Haziran Nâzım Hikmet'in ölü- mü, 30 Haziran Marx ve En- gels'in Komünist Partisi'ni kur- ması, 9 Eylül Mao'nun ölümü, 10 Eylül Türkiye Komünist Partisi'nin kuruluşu, 20 Eylül Türkiye tşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası'nın kurulması, 25 Eylül Emeğin Kurtuluşu adlı Mark- sist grubun Cenevre'de kuru- luşu, 28 Eylül 1. Enternasyo- nal'in kuruluşu, 7 Ekim Rus- ya'daki Büyük Ekim Sosyalist Devrimi, 9 Ekim Ankara'da 7 TİP üyesinin öldürülmesi, 10 Ekim Devrimci Öğrenci Der- nekleri Federasyonu'nun ku- rulması, 25 Ekim Büyük Ekim Devrimi'nin zafere ulaşması, 7 Kasım Büyük Ekim Sosyalist Devrimi'nin gerçekleşmesi, 20 Arahk SSCB'nin kurulması." Güvenlik önlemi alınması is- tenen tarihler arasında, bazılan ay- nca dikkat çekti. Bunlar arasında; "1 Mayıs Işçi Sınıfının l'hıs- lararası Birlik Dayanışma Gü- nü, 21 Mart Nevruz Bayramı, Dünya Çocuklar Günü, Dünya Barış Günü, Dünya Kadınlar Günü, Uluslararası Gençlik Dayanışma Günü" de yer aldı. Yakın tarihin önemli olaylan da listeye girerken, gençlik önderleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin Inan, "THKO mili- tanlan" olarak belirtildi. Bursa'da mehter takımı ile karşılanan 2. Elizabeth'e îngilizce Kuran hediye edildi Kraliçeden camiye ziyaret BURSA (Cumhuriyet) - In- giltere Kraliçesi 2. Elizabeth ve eşi Edinburgh Dükü Prens Philip Bursa'yı ziyaret etti. Kraliçeye ge- zisinde Curnhurbaşkanı Abdullah Gül'ün eşi Hayrünnisa Gül, Devlet Bakanı Mehmet Aydın, Dışişleri Bakanı Ali Babacan'ın eşi Zeynep Babacan, Bursa Va- lisi Şahabettin I larput. Bursa Ti- caret ve Sanayi Odası Başkanı Celal Sönmez eşlik etti. Yoğun güvenlik önlemleri al- tında helikopteri Orhangazi Par- kı'na inen kraliçe, burada Bursa Mehter Takımı tarafından karşı- landı. Kraliçe Elizabeth daha son- ra Koza Han'ı gezdi. 3 dükkânda alışveriş yapan Kraliçe, ipek ağır- lıklı tekstil ürünlerini inceledi. Eb- ru sanatı hakkında bilgi alan Kra- liçe, Koza Han'da onuruna dü- zenlenen yemeğe katıldı Ve An- kara Olgunlaşma Enstitüsü'nün defilesini izledi. Kraliçe Elizabeth beğendiği Osmanlı motifleri ağır- lıklı bir giysiyi Hayrünnisa Gül'e gösterdi. Bursa Ticaret ve Sana- yi Odası Başkanı Celal Sönmez ise kraliçeye 20 santimlik bir şi- şenin içinden çıkan ipek kozası ve kozanın ipeğinden üretilen ku- maşın yer aldığı bir hediye sun- du. Kraliçe ve beraberindeki he- yet, Ressam Şefık Bursalı Sanat Galerisi'nde Bursa'ya özgü göl- ge oyununu da izlediler. Kraliçe Elizabeth, Yeşil Cami ve Yeşil Türbe'yi de ziyaret etti. Yeşil Cami'ye gclişinde, Topka- pı Sarayı Müzesi Müdürü llber Ortaylı ve Bursa Müftülüğü'nden yetkililer tarafından karşılanan Kraliçe Elizabeth, camiye giri- şinde ayakkabılarını çıkararak beyaz patik giydi, başmı eşarpla örtrü. Uludağ Üniversitesi llahi- yat Fakültesi öğretim üyesi Meh- met Emin Ay'ın okuduğu "Rah- man" suresini dinleyen Krali- çe'ye îngilizce Kuranıkerim he- diye edildi. Elizabeth, surenin Kraliçe, Koza Han'da Ankara Olgunlaşma Ens- titüsü'nün defile- sini izledi. Defile- nin sonunda Türk ve lngiliz bayraklarını sinı- geleyen kıyafetle- ri taşıyan ıııan- kenlerin podyu- ma çıkması ye- meğe katılanlar tarafından ayak- ta alkışlandı. (Fotoğraf: AA) okunmasından önce beyaz eldi- venlerini giydi. Öte yandan Bursa'da bazı ye- rel gazeteler îngilizce başlıklar kullandı. Kent Haber gazetesi "\Velcome to Majesty" (Hoş geldiniz majesteleri) manşctini kullanırken, Bursa Hâkimiyet ga- zetesi dünkü nüshasını îngilizce ve Türkçe yayımladı. Kürt yönetimlnden Türkiye'ye karşı stratejl Barzani'den önlemler paketi BAHADDt SELİM DİLEK ANKARA - Türkiye ile Iraklı Kürtler arasında diya- log sürecinin başlamasıridan sonra Kürt lider Mesud Bar- zani'nin, PKK konusunda Ankara'nın beklentilerini en aza indirgemek için "önlem- ler paketi" hazırladığı öğre- nildi. Türkiye'nin Irak Ozel Temsilcisi Murat Özçelik'in bölgesel Kürt yönetiminin Başbakanı Neçirvan Barza- ni'ye iletmiş olduğu beklen- tiler ve hassasiyetler de dik- kate alınarak hazırlandığı be- lirtilen önlemler paketinin içinde terör örgütü, Kerkük ve ekonomik ilişkiler arasında stratejik ilişki de kurulduğu öğıenildi. Pakete göre Tür- kiye, Kerkük ve bölgesel Kürt yönetimi ile ikili ilişki- ler konularında adım atarsa, PKK'ye yönelik önlemler adım adım yaşama geçirile- cek. Bu bağlamda, özellikle Suriye ve ffan uyruklu mili- tanlar Irak'm kuzeyinden çı- karılacak. Ya Irak vatandaşı olmadıklan için tutuklana- caklar ya da Suriye'ye veya Iran'a sımr dışı edilecekler. Terör örütünün ağır silah- lan, bölgesel Kürt yöneti- mine bağlı güçlerce belli böl- gelerde toplanacak ve dene- tim altında tutulacak. Ancak bu konuda terör örgütünün ikna edilmesi gerekecek. Te- röre bulaşmamış militanlann ise önüne ya Irak vatandaşı olarak ülkede kalmalan ya da Türkiye'ye dönmeleri yö- nünde seçenek konulacak. Terör örgütünün üst düzey kadrosu için ise "siyasal çö- züm" ısrarı yinelenecek. Neçirvan Barzani de hafta sonunda ABD'ye gidecek. Bu ziyaret, Türkiye ile böl- gesel Kürt yönetimi arasın- daki resmi temasın başlama- sının ardından Washington ile yapılan ilk görüşme olacak. Barzani, Beyaz Saray, Dışiş- leri Bakanhğı, ABD Kon- gresi ve Ticaret Bakanlı- ğı'nda görüşmeler yapacak. IMF Başkanı karamsar konuştu: 2009'dan önce iyileşme zor Ekonomi Servisi - Ulus- lararası Para Fonu (IMF) Başkanı Dominique Stra- uss-Kahn, Israü'in 60. ku- ruluş yıldönümü için düzen- lenen konferansta yaptığı ko- nuşmada global fınans krizi- nin büyük bir kısmının muh- temelen geride kaldığını an- cak ekonomik yavaşlamanın önümüzdeki yıldan önce so- na ermesini öngörmedığini belirtti. Strauss-Kahn, "Fi- nans krizinin gerçekten ge- ride kalıp kalmadığını an- laıııak için çok erken" dedi. Reuters'in haberine göre gelişmekte olan piyasalann, ABD ve diğer gelişmiş piya- salardaki sorunlara rağmen iyi durumda olduğunu vurgula- yan Strauss-Kahn, "Yavaş- lama ne kadar sürecek? Ben 2009'dan önce bir iyi- leşme görmüyorum" dedi. IMF, nisan ayında da yap- tğı açıklamada, Ingiltere'nin, başta ABD ohnak üzere pek çok ülkede ekonomik krize dönüşen kredi krizinin etki- lerini en çok hissedecek ülke olacağı tahmininde bulundu. Ingiltere'deki kriz beklentisi konusunda bir rapor hazırla- yan IMF uzmanlan, buna ln- giliz bankalannın uğradığı büyük kayıplann yol açaca- ğına dikkati çeknıişti. Strauss-Kahn, IMF Icra Direktörlen Kurulu'nun, Tür- kiye'nin Stand-By progra- mının yedinci ve sonuncu gözden geçirme dönemini sonuçlandırarak 3.65 milyar dolarlık nihai kredi dilimini serbest bırakmasının ardından yaptığı değerlendirmede şun- lan söylemişti: "Türk eko- nomisi, zorlayıcı dış or- tamla karşılaşmasına rağ- men makul ölçüde iyi per- formans göstermeyi sür- dürdü. Arza ilişkin şoklar, enflasyonu yükseltti ve kü- resel kredi piyasalarındaki dalgalanma, Türkiye'nin dış finans risklerini yük- seltti. Son zamanlardaki iç siyasi gelişmeler de yatı- rınu-ı hissiyatını etkiledi." G U N D E M MUSTAFA BALBAY • Baştarafı 1. Sayfada tesisleri gelir garantili olarak özelleştiriliyor. Bundan sonra yapılacak tesisler için de DSl'nin işlevrnere- deyse sıfırlanıyor. DSİ, 6 yıllık AKP iktidarı döneminde kadrolaşma- dan tırpanlamaya kadar hertürlü saldırıya uğramış ve nefes alamaz hale getirilmişti. Çıkarılan yasayla bir- likte fiilen tasfiye ediliyor. Çiftçi de mevcut girdilerin maliyeti azmış gibi bun- dan böyle sulama sistemi için ayrıca ödeme yapa- cak. Tıpkı tarımsal araştırma kurumlarının kapatılma- sıyla tarımın ufuksuz kalması gibi DSl'nin çökertil- mesiyle de Türkiye'nin yeterince yararlanamadığı kıt su kaynakları da tamamen rant amaçlı hedeflere tes- lim edilmiş oluyor. ••• Su konusunun pek çok boyutu var. Doğal olarak hangi kaba koyarsanız, ona göre şekilleniyor. Birin- ci boyutu şu: Türkiye'nin toplam akarsu potansiyeli 185 milyar metreküp. Bunun 110 milyar metreküplük bölümü kullanıma uygun. Bunun da 26 milyar metreküpü de- ğerlendirilebiliyor. 84 milyarı boşa akıyor. Gel de küplere binme! Buna bakıp şu deyimi üret- mişiz: Su akar, Türk bakar! Sanki Türkiye su zengini bir ülkeymiş de bunun kıy- metini bilmiyormuş gibi görünüyor. Işin aslı öyle de- ğil. Bir ülkenin su zengini sayılabilmesi için kişi başı- na en az 8 bin metreküp su düşmesi gerekir. Bizde 1500. Türkiye'yi çevremizdeki coğrafyayla birlikte de- ğerlendirince durum biraz daha değişiyor; komşu ül- keler bizden fakir, potansiyelimize göz dikmiş du- rumda! Suriye ve Irak'la sınır aşan sular konusu yıllardır çö- zümlenebilmiş değil. Görünür gelecekte de çözümü zor. Dünyada da henüz ortak bir yaklaşım oluşturu- lamadı. BM verilerine göre, sınır aşan büyük ırmaksa- yısı 214. Bunun 69'u Amerika'da, 57'si Afrika'da, 48'i Avrupa'da, 4O'ı Asya'da... Sınır aşan suların 23'ü 4 ve dahafazla devletin için- den geçiyor, 36'sı 3,155'i 2 sınır aşıyor... Sınır aşan değil, sinir aşan sular! ••• Kendimize dönersek... AKP'nin yaptığı, AB'ye verdiği sözlerden birini da- ha tutmak. 6 Ekim 2004'te AB, Türkiye i e ilgili ilerleme rapo- runu açıklamıştı. Başbakan Erdoğan, 200 sayfalık metindeki "yes" ve "no'iarı birkaç saatte çözmüş, "Metin bana makul geldi" demişti! O metinde su ile ilgili paragrafın bir bölümü şöy- leydi: "Su önümüzdekiyılllarda Ortadoğu'da artan birşe- kilde stratejik öneme sahip olacak. Türkiye'nin katılı- mıyla birlikte su kaynaklan ve buradakı altyapının ulus- lararasıyönetimi (Fırat ve Dicle üzerindeki barajlar, su- lama tesisleri, sınır ötesi sularda Israil ve komşulan arasındaki işbirliği) AB için temel birproblem haline gelebilecektir." Parantez de metinde aynen böyle... AKP'nin su satış yasasıyla birlikte yukarıda aktar- dığımız deyim de güncelleşecek: Su akar, Türk satar! ankcum@cumhuriyet.com.tr KÖŞK'TE ÎLGİNÇ GÖRÜNTÜLER y su dolu kudehi 'şerefe*kaldırdı ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Cunı- hurbaşkanı Abdullah Gül'ün önceki akşam In- giltere Kraliçesi 2. Elizabeth onuruna verdiği ye- mek, ilginç görüntülere sahne oldu. Gül, şampanya yerine su dolu kadehi "şerefe" kaldınrken, eşi Hayrünnisa Gül ise şeref kapı- sından girişte protokol gereği duracağı yeri şa- şırdı. Hayrünnisa Gül, Edinburgh Dükü Philip'in yanuıda durması gerekirken Abdullah Gül'ün ya- mnda durdu. Hayrünnisa Gül, tngiliz yetkilile- rin "Kraliçe'ye dokunuhnaması" yönündeki bü- tün uyanlanna karşın konuklar karşılanırken Kra- liçe'nin koluna dokundu. Protokol gereği yemekte kadın davetliler için tuvalet giyihnesi öngörül- mesine karşın Hayrünnisa Gül'ün tuvalet görü- nümünden uzak türbanlı giysisi, çağdaş giysilerle yemeğe katılan Ingilizlerle tezat oluşturdu. Dış basında Gül'ün türbanına atıfla Türkiye'den ts- lam ülkesi diye söz edildi. CHP Genel Başkan Yardımcısı, emekli Bü- yükelçi Onur Öymen, yemekle ilgili değerlen- dirmesinde "Atatürk'ün Türkiyesi'ne yakışan görüntüler değildi" dedi. Kraliçe'nin protokol kurallarına büyük önem vcrdiğini ammsatan Öymen, "Bu tür davetlerde kıyafet davetiye- lere yazüır, ama biri öyle biri böyle giyinirse protokolün temel kuralları altüst olur" dedi. Abdullah Gül'ün su kadehi kaldırmasına da tepki gösteren Öymen, "Isterseniz kadeh kal- du*mazsınız. Ama ingUiz Kraliçesi 'ni davet et- mek ciddi bir iştir. Bu daveti yapıyorsanız, ül- kenin şanına, itibarına yakışır bir şekilde ya- pacaksuuz" diye konuştu. Gül'ün gri papyonuna da değinen Öymen, "Bunu kim önerdi bilmi- yorum, ama galiba yeni bir akım var" diye ko- nuştu. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın smokiıı giy- meyi "içine sindiremediğini" vurgulayan Oy- men, "Smokin giymek istemiyorsamz davete gitmezsiniz. Ama ben hem kurala uymam iıeın de davete giderim, demek yanlış. Protokolü de biraz kendimize benzettik. Oysa Atatürk bu kurallara çok önem verir ve ayrıntüarına ka- dar planlardı. Çağdaş bir devlet olma özelli- ğini mutlaka yansıtırdı" dedi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog