Bugünden 1930'a 5,498,464 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 14MAYIS2008 ÇARŞAMBA 8 HABERLERIN DEVAMI T U R K I Y E Istanbul B 20 Sinop Edirne B 19 Adana PB 26 B 23 Samsun B 21 Mersin PB 24 Kocaeli B 24 Trabzon B 18 Diyarbakır B 25 Canakkale Y 19 Glresun B 18 Şanlıurfa B 27 Izmir 23 Ankara 25 Mardin B Manisa Y 23 Eskişehir Y 22 Siirt B Âydın _Y 24 Konya Denizli 24 Sıvas 20 Hakkâri 19 Van Zonguldak B 19 Antalya PB 23 Kars 0Apk Parçah bulutlu Yurdun batı kesimle- ri parçalı ve çok bu- lutlu, Marmara'nın gü neyl, Ege, Batı Akde- niz'ın batı kıyılan, göl ler yöresi, Iç Anado- lu'nun güneyı, akşam saatlerınde fç Anado- lu'nun kuzeybatısı ve Batı Karadeniz'in ba- tısı saganak ve gök- gürültülü sağanak ya- ğışlı geçecek. DIŞ MERKEZLER Oslo Helsınkı Stockholm Londra Amsterdam Brüksel Paris Bonn Y Y Y Y PB PB Y PB 1/ 8 11 23 22 24 21 16 Berlin PB Münih PB Bulutlu k Çok bulutlu > Yağmuriu AAAAftjr Sulu kar k üok gûrültulu G U N C E L CÜNEYTARCAYÜREK • Baştarafı 1. Sayfada Üstelik bu Kültür Bakanı soldan sağa çark etme- yi pekâlâ beceriyor. Sanat sorunlarında alacalı bu- lacalı, parlak cümleli açıklamalar yapıyor. Opera sa- natı ile uğraşan bir bakanlığın başında. Ama dünyaca ünlü bir opera sanatçısının arkasından birkaç cüm- lelik olsun bir şeyler söylemekten kaçınıyor. Neden acaba? Leyla Gencer'e kilisede tören ya- pıldığı için mi? Herhalde sonradan dinci partinin ilkelerine sarılan Ertuğrul Bey, partinin efendilerinin eleştirisinden kaçınmayı, dinci siyaseti sanata yeğliyor. Bay Günay'ın Leyla Gencer'i anması için herhal- de La Diva Turca yerine La Diva Muslim diye anılması gerekiyor. ••• Bir Başbakan var bu ülkede. Dinler arası hoşgö- rü, her bireyin inancına saygı gösterilmesi gibi kula- ğa hoş gelen söylemlerin sahibi. Fakat Fenerbahçe teknik adamı Zico'nun gelmi- şini geçmişini, topa nasıl vurulacağını, dini şarkıları biliyor. Ondan Leyla Gencer için bir-iki cümle beklemek, akıntıya kürek çekmek demek! Opera, ama bale, ama Batt bestekârlarının ölmez eserlenni dinlemek... Hiçbiri hakkında en ufak fikri olmadığına, bir opera, bale izlemediğine ve senfoni orkestrası dinlemediğine yemin etsek başımız ağrı- maz. O, Arap'ın yalelli ile meşgul. Batı'ya bakar görü- nürken Doğu'ya koşuyor. Sanat kültürünü ölçmek için siyaset sahnesine çık- tığından beri yaşantısına bakmak, Batılı sanata ver- diği değeri anlamak için hükümet programlanna, Mil- li Eğitim Bakanlığı'nın icraatına göz atmak yeterli. Nesine gerek opera, bale, Leyla Gencer gibi ulus- lararası bir değeri yitirmenin acısı. ••• 19 Mayıs günü kapalı yerlerde sigara içilemeyecek... Yasayla yasaklandı. Uygulama nasıl olacak? ûrneğin büyük alışveriş merkezleri kapalı mekânlardan sayılıyor mu; göre- ceğiz. Zira üç-dört katlı büyük alışveriş merkezlerinde yüz- lerce dükkân ve hemen her katında "cafeler" var. Cafeler hangi sınıfa giriyor? Kapalı mı yoksa ka- palı mekânda sigara içilmesine izinli olan mekânlar sınıfına mı? Inanılması güç bir durum saptaması yapalım: Çafelerde çoğunlukla kadınlar, üç aylık bebeği ya- nında, daha oturur oturmaz sigaraya sanlıyorlar. Du - manı şehvetle içlerine çekiyor, birini söndürüyor, he- men diğerini yakıyorlar. Sigara yasağını denetleme görevi yasayla beledi- yelere verilmiş. Kızılırmak suyunu geçen ekim ayın- dan beri -son olarak nisan sonu diye ilan etti- her ay başkente getireceğini ilan eden ve fakat bu sözünün arkasında durmayan Ankara Belediye Başkanı Me- lih Gökçek mi sigara yasağını denetleyecek? Hele yerel seçimlere az bir süre kaldığı şu sırada. Gül- dürmeyin insanı. ••• Bu iktidann, üstelik yasayla gerçekleştirdiği bir baş- ka acayip icraatı gazetelerde. Alkollü içki yasağını düzenleyen bir yasa çıkarmış, yann yürürlüğe giriyor. Içkiyi yasaklayamıyor. İçki kullanımını engelle- mek için bulduğu yöntem, değme akılhnın icat ede- ceği bir yöntem değil. Lokantada bir kadeh rakı, şarap içmek için bir şi- şe rakı veya şarap açtırmayı şart koşuyor. Içkiden koruyayım derken, insanları daha çok iç- meye zortadığının farkında değil. Ya diğer önlemler: Birden fazla içkiden oluşan ka- rışık kokteyller yapılamayacak. Hediye sepetlerine içki konulmayacak. Balayına çı- kan çiftlere otel yönetimleri hediye olarak alkollü iç- ki vermeyecek! Pirinç pahalı ise bulgur yiyin demişti ya, içki içmeyin, portakal suyu ile kafayı bulun derse şaşırmayın. Olmaz olmaz demeyin, RTE iktidarında çağdaş- lığı yakalama dışında her şey olur! GENEL LİSELERDE BELÎRStZLİK İmam hatiplerekıyak ZEYNEP ŞAHİN ANKARA - YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Ö/can'ın açıkladığı "ycni üııiversitcvc gi- riş sistcmi", genel lise ögrencileri için bir dizi kanşıklığa neden olurken, imam hatiplilere iste- diği alanda yükscköğretim görnıenin kapısım açacak. Akademik çevreler, ortaöğretimde refor- ma ihtiyaç duyulacağmın altını çiziyor. Özcan, alan ve katsayı farklılığını ortadan kal- dırniaya yönclik formül ile üniversitelerin hangi bölüme hangi testlerde başan gösteren ögrenci- leri alacağmı belirlemcsini ve ÖSS yerine 12 - 13 ayrt testin yer aldığı sınavlar yapılmasını ön- görüyor. Bu sınavlarda başanlı olduğu 3 teste göre, ögrencinin ünivcrsiteye yerleşmesi esas alınıyor. Akademik çevreler, en doğrusunun ÖSS'den sonra yeni sistemin gündeme getiril- mesi olduğunu düşünüyor. Bu durumda liselerin ders programlannın nasıl belirleneceği, hangi derslerden hangi a»ırlıkta müfredat oluşturulaca- ğı konusunda belirsizlik doğuyor. Modelin diğcr öncmli noktasıysa imam hatip- lilere üniversite kapısım ardına kadar açacak ol- ınası. Alan ve katsayı farklılığımn kalkması ve seçmek istediği bölümün testlerinde başan gös- teren hcrkesin istediği okulu okuyabilmesine olanak tamnması, imam hatiplilere, sözel, sayı - sal ve eşit ağırlıkta eğitim veren tüm fakültelerin kapılannı açacak. Bu durumda akademik ve sa- natsal eğitimle yetiştirilen genel lise öğrencile- riyle, ders ağırlıklarınm yüzde 40'ını dini eğitim oluşturan imam hatiplilcr, aynı bölümü seçebile- cek. Bu da Türkiye'nin yakında, ciddi bir dini eğitim almış avukatlara, doktorlara, öğretmenle- re, mühendislere sahip olmasına yol açacak. BİZİM devlet, anayasa, bay- rak, cumhuriyet gibi temel ve kutsal saydığımız kavramlarla simgelerin yerini İNGİLİZ devlet sisteminde "Taç" tutar. Taç, Kraliçe'nin başına geçirdiği de- ğerli nesneden öteye birçok şey demektir: Devlet, devletin zirvesi, yürütme gücünün başı, yasama-yürütme bütünlüğünün ayrılmaz parçası, silahlı kuv- vetlerin başkomutanı, yargının başı, Sekizinci Henry'den beri Anglikan kilisesinin koruyucusu, kısacası her şey. Birkaç günlüğüne konuğu- muz olan Majeste Kraliçe, ba- şının üstünde bütün bunların simgesi olan Taç'ı taşıdığı için, başkalarınca da "baş üstûnde" tutulması gereken en değerli simgedir. Görünürde, her şey onundur; onun mülküymüş gibi adlandırılır. ûrneğin, harp ge- milerinin adı bizim bahriyede "TCG", yani "Türkiye Cumhuri- yeti Gemisi", Ingilizlerde ise AÇI MUMTAZ SOYSAL Taç ve Altındaki "HMS", yani "Majestelehnin Ge- misi".. diye yazılır. Bütün bunlar söylenince, çok kişi "Evet ama, on yüzyıllık ge- lişmelerin sonunda yetkilerin hepsi parlamentoya ve hükü- mete geçmiştir" derse de, pek öyle değil. Taç'ın altındaki kişi, taşıdığı o sıfatlar dolayısıyla, yabana atılmayacak, ama ta- nınması çok zor birtakım yetki- lere sahiptir. Daha doğrusu, ayrıcalıklara. örneğin Kraliçe, olup biten- lerden bilgilendirilmeyi ve ge- rektiğinde kendisine danışılma- sını ister. Yerine göre yürütme- yi cesaretlendirmek ya da uyar- mak ve kendi deneyiminden yararianılmasını istemek de onun hakkıdır. Bir bakıma, gelip geçen hü- kümetlerin dışında "gün görmüş eyyam geçirmiş" bir baş olma- nın sağladığı bazı ayncalıklar. Birleşik Krallığın öbür çarkların- da olduğu gibi, tarihin yağla- masıyla takıntısız dönen bir sis- tem. Antika Taç'ın altında ve bu yu- muşaklığın gerisinde, çağın dünya politikası açısından ağır- lığını henüz yitirmemiş bir Ingil- tere yatar. Büyük çoğunluk bugünkü dünyaya ABD'nin hükmettiğine inansa da, senaryoları gerçek yazanın ve uygulamayı yönlen- direnin perde gerisinden Ingiltere olduğunu anlamak çok zor de- ğildir. En azından, Irak ve Afga- nistan gibi birlikte hareket edi- len durumlarda, gidişi yönlen- diren ve işler kötü giderse işin içinden ustaca sıyrılan da yine Ingiltere olur. Bu niçin böyledir? Çünkü son üç yüzyılın sömürgecilik ta- rihinde Ingilizlerin ayak basma- dığı pek az ülke kalmıştır. Do- layısıyla, yeryüzünün birçok kö- şesi için en geniş bilgi ve en sağ- lam deneyim onlardadır. Çıkar- lar da genellikle birbirine yakın olunca, sonuçta beliren ortaklık hiç de şaşırtıcı sayılmaz. Bu açıdan bakınca, ABD'nin Iran konusunda pek hayırhah ni- yetler beslemediği bilinen bir or- tamda, Ingilizlerin Kraliçe ziya- retiyle başlatmak istedikleri bu ilginç sürece dikkatle bakmak ve Türkiye'yi bekleyen ikili dayat- malara hazır olmak gerekmiyor mu? Kraliçe'denAB desteği 37 yıl sonra ikinci kez Türkiye'ye gelen II. Elizabeth, Türkiye ve Ingiltere'nin stratejik ortak olduğunu vnrguladı, Türkiye'nin Avrupa Birliği ve dünya için önemine dikkat çekti ANKARA (Cumhuriyet Bii- rosu) - Ingiltere Kraliçesi II. Eli- zabeth, 37 yıl sonra ikinci kez Türkiye'ye gcldi. Kraliçe'nin zi- yareti ncdeniyle başkentte gü- venlik önlemleri en üst seviycye çıkartılırken, 700'ün üzcrinde yabancı basın mensubu da Kra- liçe'yi izledi. Çankaya Köş- kü'nde gerçekleştirilen akşam yemeğinde Türkiye ve Ingilte- re'nin stratejik ortak olduğunu vurgulayan Kraliçe, "Türkiye Doğu ile Batı arasında bir bağ olmuştur, AB ve genel anlam- da dünya için çok öncmli bir ülkedir" dedi. Yenıeğe Cum- hurbaşkanı Abdullah Gül snıo- kinle, eşi Hayrünnisa Gül dc şapkaya benzetilmcyc çalışılmış tûrbanıyla katıldı. Ingiltere Kraliçesi II. Elizabeth ve eşi Edinburgh Dükü Prens Philip. resmi ziyaret için özel uçakla Ankara'ya geldi. Kraliçe ve beraberindekiler, Esenboğa Havaalanı'nda Devlet Bakanı Mchmet Aydııı ve eşi Nihal Ay- dııı, Ankara Valisi Kemal Önal, Ankara Garnizon Komutanı Kor- gcneral Aslan Güner. Ingilte- re'nin Ankara Büyükelçisi Nick Baird, Türkiye'nin Londra Bü- yükelçisi Yiğit Alpogan ve eşi ile diğeryetkililcrtarafından kaı- şılandı. Karşılama sırasında Melımet Aydın'ın eşi Nihal Ay- liın. Kraliçe Elizabeth'e çiçek sundu. Yoğun güvenlik önlemleri Kraliçe Elizabcth'in gelişi sı- rasında Escnboga Havaalanı'nda çok sıkı güvenlik önlemleri alın- dı. Kraliçe, Ankara'da yaklaşık 3 bin polis tarafindan konundu. tn- giliz gizli scrvisi Mlö'dan yakla- şık 50 ajamn yakın koruma sağ- ladığı kraliçeye, Cumhurbaşkan- hğı da ayn koruma tahsis etti. Kraliçe II. Elizabeth temaslan çerçevesinde ilk olarak Anıtka- bir'i ziyaret cderek eşi Prens Phi- lip ile birlikte Atatürk'ün mo- zolesine çelenk koydu. Elizabeth daha sonra Anıtkabir Özel Def- teri'ni imzalayarak, "Birleşik Krallığın büyük dcğer verdiği bir dostu ve modern tarihin en büyük şahsiyetlerindcn biri olan Mustafa Kcmal Atatürk'e saygılarımı sunmak, benim için büyük bir onurdur" diye yazdı. Kraliçe Elizabeth'e Anıt- kabir seti ile Türkiye'ye ilk gelen tngiltcrc Kralı olan Edvvard'ın 1936'daki ve Kraliçe Eliza- beth'in 1971 yılındakiziyaretin- de çekilen fotoğraflardan oluşan bir albüm aımağan cdildi. Daha sonra Köşk'te kraliçe için resmi karşılama töreni dü- zenlendi. Törende Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'a yapılan formül uygulandı. Eşlcr kapı ar- dmda beklerken kraliçe vc Gül resmi karşılamaya katıldı. Geçit töreninin ardından Prens Philip ve Hayrünnisa Gül, eşlerine ka- tılarak basmın karşısına çıktı. Böylece Hayrünnisa Gül, askerin karşısına çıkartılmamış oldu. Türbana şapka modeli Gül, kraliçe onuruna akşam yemeği vcrdi. Doğuş Çocuk Or- kestrası 'nın 20 dakikalık konser verdiği yemektc, kraliçe beyaz bir kıyafet giyip taç takarken, Cumhurbaşkanı Gül ve Prens Philip smokinle davetlilcrin kar- şısına çıktı. Hayrünnisa Gül'ün türbanının şapkaya benzetilmiş Kraliçe II. Elizabeth Ankara'da önce Anıt- kabir'i ziyaret etti. Köşk'te resmi karşıla- manın ardından Prens Philip vc Hayrünnisa Gül, Kraliçe Elizabeth ve Abdullah GüPe katı- larak fotoğraf çektirdi. (NECATİSAVAŞ/AA) olması dikkat çekti. Yenıeğe TBMM Başkanı Köksal Top- tan, Dışişleri Bakanı Ali Baba- can ve Devlet Bakanı Mchmet Aydın eşleriyle katılırken, Baş- bakan Tayyip Erdoğan'ın yal- nız gelmcsi dikkat çekti. Gül, yemekten önce yaptığı konuşmada Türkiye ve Birleşik Krallık halklannın tarihlcrinin aynlmazbiçimdc iç içe geçtiğini vurguladı. Gül, "Zaman zaman ordularımız karşı karşıya gel- mişlerdir. Fakat aynı zaman- da, evlatlarımız sayısız defalar ortak düşmanlara karşı cesa- ret ve azimlc omuz omuza da yürümüşler, hayatlarını feda etmişlerdir" dedi. Ingiltere'nin AB sürecindeki desteğine teşck- kür eden Gül kraliçe şcrcfine ka- deh kaldırdı. 'Stratejik ortağız' Kraliçe Elizabeth de Türk-ln- giliz dostluğuna vurgu yaptı. "Burada demokratik ve mo- dern bir Türkiye Cumhuriye- ti'nde, Atatürk'ün kurmuş ol- duğu bu cumhuriycttc öncmli zamanlar yaşanmakta" diyeıı kraliçe, içinde yaşadığımız yüz- yılda iki ülke arasmdaki bağlann her zamankinden daha güçlü ol- duğunu söyledi. Kurtuluş Savaşı mücadelesine değinen Kraliçe Elizabeth, "Büyük lidcr Musta- fa Kemal Atatürk burada Ça- nakkale'de hayatım kaybeden askerlerin artık Türk ıılusıı- nun evlatları olduğunu ifade ederek çok öncmli cümleleri ifade ctmişti" dedi. Kraliçe da- ha sonra "Kadehimi bu önemli anııı şerefine kaldırmak istiyo- rum" diycrek kadehini kaldırdı. Cumhurbaşkanı Gül ise su dolu kadchi kaldırarak Kraliçc'ye eş- lik etti. Kraliçe Elizabeth, bugün Bursa'da temaslarda bulunacak. 1.6 ton hediyeyle geldi Kraliçe, Türkiye'ye toplam ağırhğı 1600 kilogram olan he- diye getirdi. Kraliçe'nin ziyaretini izlemck için 757 yabancı basın mensubu da akredite oldu. Başkentte kuşkulu takipI Bagtarofi I. Sayfada ettiği-dinlcdiği kuşkusunda ol- duklannı bu nedenle aracın arka bölümünün açılıp dinleme cihazı olup oimadığmın kontrol edil- mcsini istedi. Trafık polisiyse yetkisinin olmadığını. aynca ara- cın da polisc ait olduğunu belirt- ti. Bunun üzerine Paksüt Doblo sürücüsüne aracın arkasında din- leme cihazı olup olmadığını sor- du, sürücü , "öyle bir şey olma- dığını" iddia etti ancak bagaj ka- pısınm açılmasına izin venııedi. Tesisin korumaları ile şüphcli araçtakiler arasında tartişma ya- şandı. "Şüpheli" araç bir süre sonra bölgeden ayrıldı. Paksüt'ün gittiği kulüpte aynı anda bazı işadamlan, eskı parlamenterle- rin dc bulunduğu belirtildi. Paksüt durumu Ankara Emni- yet Müdürü Ercüment Yılmaz'a da iletti. Yılmaz da olay yerine geldi. Yapılan kısa araştırma so- nunda şüpheli aracın polise ait si- vil plakalı bir otomobil olduğu an- laşıldı. Paksüt ile bir süre görüşen Yılmaz, olayla ilgili şu açıklamayı yaptı: "Olay hassas olduğu için ilgilendim. Söz konusu aracın kendileriyle ilgili bir konu için orada olmadığını belirlcdik." Osman Paksüt de olayla ilgili olarak şunlan söyledi: "Evet bir endişc ile Sayııı Emniyet Mü- dürü konuyu inceledi. Yaptığı açıklama ortadadır." Aracın, Emniyet (îenel Mü dürlüğü Kaçakçıhk ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi Baş- kanlığı'na ait olduğu belirtildi. Araçtakilenn de narkotik şube ela- manlan olduğu bilgisi verildi. Şüpheli araçtaki kişilerin bir takip nedeniylc olay yerinde olduklan savunuldu. Paksüt'ün dinlcnme- sinin ise söz konusu olmadığı ilcri sürüldü. Hurriyet.com.tr'nın haberine göre, tçişleri Bakanlığı'nın üst dü- zcy yctkilileri de olay hakkında emniyet yetkililcrinden bilgi al- dılar. Üst makamlara verilcn "acil" kodlu bilgi notunda şöyle dcnildi: "Söz konusu Doblo marka Emnivet Gcncl Müdür- lüğü Kaçakçıhk vc Organize Suçlarla Mücadele Dairesi Baş- kanlığı'na ait bir araçtır. Nar- kotik şube elemanları bir takip nedeniyle o bölgcde bulun- maktaydı. Anayasa Mahkeme- si Başkanvekili Osman Paksüt vc yanındaki kişilerin dinlcn- mesi söz konusu dcğildir. Ay- nca araçta dinleme cihazlan da bulunmamaktadır. Paksüt'le yanındaki iki arkadaşı sivil gö- rcvlilerimize aracın kapılannı açmalarını istcmiş ve tepki gös- terilmiştir. Görevlilerimiz ola- yın ne olduğunu karşıdakilerin tepkileri ncdeniyle anlatmakta güçlük çekmiş ve hemcn olay yerinden de ayrılmışlardır..." TBMM'DE AĞIR SÖZLER AKP'den Selçuk'a hakaret ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - CHP'nin 1 Mayıs olaylan nedeniyle Başba- kan Tayyip Erdoğan hakkında verdiği gensom öncrgcsinin gündeme alınması AKP oylanyla reddedildi. Görüşmclcr sıra- sında AKP Grup Başkanvekili Nihat Er- gün, gazetemiz lmtiyaz Sahibi ve Başyaza- n iihan Selçuk'u "darbeciliğin fıkir fi- nansörlüğünü" yapmakla suçlayarak hedef alması üzerine sert tartışma çıktı. Önerge sahibi olarak söz alan CHP Grup Başkanvekili Kcmal Anadol, 1 Mayıs lşçi Bayramı ile ilgili AKP'nin "demokratlık" maskesinin düştüğünü belirtcrck, "Ortaya, elinde sopa, biber gazı ve gaz bombasıyla ceberut bir devlet çıktı" dedi. Grup adına söz alan CHP'li Ccvdet Selvi ise hükümetin "nasıl devlet kademelerini kuşatıp, baskı- ları arttırmışsa, işine gclmeyen düşünür ve yazarları işinden attırıp, hoşuna gitmc- yenleri sabaha karşı içcriye aldırma alış- kanlığım" 1 Mayıs'ta da sürdürdüğünü söy- ledi. DTP Grup Başkanvekili Selahattin De- mirtaş ise temel hak ve özgürlüklcr bir kül- tür halinc gclmcdikçe Türkiye'de nice 1 Ma- yıs vc Ncvruz olayı yaşanacağını söyledi. CHP ve DSP'den protesto" AKP Grubu adına söz alan Grup Başkan- vekili Ergün'ün, Adnan Menderes vc Deniz Gezmiş'in idamı ile Illıan Sclçuk'a yönelik hakaret içeren sözleriyse gerilimi tımıandır- dı. CHP'nin birçok olayda "ikircikli" tavır sergilediğini ileri süren Ergün, "Aslmda De- niz Gezmiş olayıyla ilgili tutumunuz da doğru oimamıştır. Gezmiş idamı hak ede- cek bir suç işlcmemiş olabilir. Ama Gez- miş milli bir kahraman da değil. Onun idamına parmak kaldıranı siz Cumhur- başkanı seçtiniz. Gazeteci tlhan Selçuk da sabaha karşı evinden ahnmayı hak etme- miş olabilir. Ama İlhan Selçuk sütten çık- mış ak kaşık mı? Bu yaşmda darbeciliğc fikir finansmanı sağlamaiıın nercsi ak ka- şıklıktır" dedi. Ergün'ün sözlerini CHP'liler sıra kapaklanna vurarak protesto ederken, AKP'lilcr alkış tuttu. CHP'li Şahin Mengü, ''Burada olmayanlara saldırıyorsun" dedi. DSP'li Ahmct Tan ön tarafa gelerek Sel- çuk'un başmda olduğu Cumhuriyet'te 20 yıl çahştığım ve bu sözleri hak etmediğini belir- terek, Ergün'dcn Sclçuk'la ilgili sözlerini ge- ri almasını istedi. Görüşmelerin ardından ya- pılan işari oylamada CHP, MHP, DSP'lilerin evet oyuna karşın, Erdoğan hakkındaki gen- soru önergesinin gündeme alınması reddedil- di. DTP'liler gensoruya destek vercccklerini söylemelerine karşın "çekimser" kaldılar. Tan'dan, Erdoğan'a soru önergesi Bu aı - ada DSP'li Tan, Erdoğan'ın yanıtla- ması istemiyle soru önergesi vereccğini açık- ladı. Tan, "Başkanvekilinizin sarf ettiği 'tl- han Selçuk sütten çıkmış ak kaşık mı? Bu yaşında darbcciliğe fikir finansmanı sağla- mamn ncresi ak kaşıklıktır' sözlerine katılı- yor musunuz" diye soracağmı kaydetti. 1 MAYIS TEKMESİ Polislere soruşturma Istanbul Haber Scrvisi -1 Mayıs lşçi Bay- ramı gösterilerinde polislcrin kusuru bulunup bulunmadığını araştıran komisyonun raporun- da, gazetemizin önünde muhabir arkadaşımız Ali Deniz Uslu'nun kolunun kınlması ile yere düşen Songül Çiftçi'nin kafasına tekme atıl- masıyla ilgili soruşturnıa açılması istendi. Istanbul Emniyet Müdüılüğü bünycsinde, emniyet hukuk işleri, pcrsonel ve güvenlik şu- be müdürlüklcri tarafindan oluşturulan komis- yon, inceleme raporunu tamamladı. MOBESE ve televizyon kanallannda yayımlanan görün- tüleri inceleyen, aynca motorize timlcrde gö- revli 26 polisin de bilgisine başvuran komis- yonun, raporunu, "Cumhuriyet gazetesinin önündeki olay ile ycre düşen bir kadının tekmelenmcsine ilişkin soruşturma açılma- sı" yönünde hazırladığı belirtildi. Rapor doğ- rultusunda, söz konusu 2 olaya kanşan polis- lerle ilgili soruşturma açılacağı açıklandı. İHD Istanbul Şubesi de 1 Mayıs için tçişleri Bakanı, Istanbul Valisi ve Istanbul Emniyet Müdürü hakkında suç duyurusunda bulundu.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog