Bugünden 1930'a 5,499,977 adet makale



Katalog


«
»

13MAYIS2008SALI CUMHURİYET SAYFA 17 Düşiik Erol Barutçugil: "Kasımpaşa ligden düştü. Hayırlısıyla sıra, siyaset ligindeki Kasımpaşalıda!" Elektronik posta: denbsom9cumhuriyet.com.tr www.denizsom.com Tel: 0.212.343 72 74 Faks: 0.212.343 72 60 - ingiltere Kraliçesi garsonlanyla geliyormuş. "Bulduğunu değil umduğunu yiyecek!" PKKbasın merkezi yerle bir edilmiş. Brüksel'deki de mi? Ortalama Necati Cebe: "Partisinin 'ortalama Türk'ün partisi' olduğunu söyleyen RTE, kendisinin 'ortalama Türk' olduğunu söyleyebilir mi?" Hayvan Ahmet önen: "Dedem, keseceğl kurbanın bir ayağını serbest bırakır, üzerine basmamızı istemezdi. 1 Mayıs'ta üzerine basılan insanları gördükçe düşündüm; hayvan kim, insan kim?" ANTALYA Tekirova'daki bilmem kaç yıldızlı turistik tesislerden Rixos Oteli'nde tatil yaparken bir firmanın bayi toplantısına katılan 500 kişilik bir grup gelmiş otele. Yobaz sakallı, haşemalı erkekler, kara çarşaflı kadınlar sarmış otelin her bir yanını. Lobiye açılan bir odayı mescit yapmışlar, restorana neredeyse başı açık kadın sokmayacak denli gemi azıya almışlar. Bir grup yerli turist "mahalle baskısı'nın ardından ertesi gün oteli terk etmiş. Otelin sahibi AKP'li Müslümanlardan biri olsa da acaba bu işe Müslüman kültüründen ve tesettür turizminden de sorumlu Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ne der diye düşünürken bay bakanın sesi ördekli Hamam'dan çıkageldi: "Padişahlarımızı, yaşlı kişiler olarak resmetmeyelim!" Eeee... GünayTut kelin perçeminden. Meğer Bursa'daki eski hamam restore edilmiş; hamamda Iznik çinisinden yapılmış padişah resimleri sergisini gezen AKP'li Müslüman Ertuğrul Günay, padişahları yaşlı bulmuş. AKP'li Müslüman kafası padişahları genç görmek istiyor. Bıraksanız Genç Osman'ı bile ak sakallı evliya yapabilirler. lyi de 2. Mehmet'ten önceki padişahların suratlarının nasıl bir eşkalde olduğunu nereden biliyorlar; bilen varsa söylesin! Uydur, kaydır gitsinl Müslüman kültüründen ve tesettür turizminden de sorumlu Ertuğrul Günay, ördekli Hamam'da padişah çinilerini incelerken haber Italya'dan geldi: "20. yüzyılın en büyük divalarından Leyla Gencer yaşama gözlerini yumdu." Ertuğrul Günay ne dedi? "Hamamın ördeklerini beğendim ama padişahlarımızı yaşlı kişiler olarak resmetmeyelim!" Müslüman kültüründen ve tesettür turizminden de sorumlu Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Leyla Gencer'in ölümü üzerine bir çift söz söyleyemedi. Leyla Gencer'i sorsanız "Kimmiş o" diyecek AKP'li Müslümanların oyu ile Çankaya Köşkü'ne oturan Abdullah Gül, başsağlığı mesajı yayımladı ama AKP'li Müslümanların arasına sonradan katılan Ertuğrul Günay temkinli davrandı, sessiz kaldı. Haksız da değil; çünkü Leyla Gencer, küllerinin Istanbul Boğazı'na serpilmesini istemişti. OnupMehmet Sağlam: "AB komiserlerini istenmeyen adam iian ecek onurlu : kişiler aranıyor!" SESSİZ SEDASIZ (!) ÇÖrek/erriT/er töş/m/zâ. Dünyanın her yerindeki kokonalar! AMERİKA Birleşik Devletleri'nde kasım ayında yapılacak başkanlık seçimine hazırlanan aday adaylarının parti içi yarışı tüm hızıyla sürüyor. Dikkatler Demokrat Parti'nin başkan adaylan Hillary Clinton ile Barack Obama üstünde odaklanmış durumda. Amerika'daki son durumundan bir kesiti A. Mete Apak yorumluyor: "Barack Obama'nın karısı çikolata renkli kokona Michelle Obama geçenlerde bir açıklama yaptı ve 'Amerika acımasız bir ülke. Daha şimdiden ırkçı beyazların silahlarını çıkartıp temizlemeye başladıklarını görüyor gibiyim' dedi. Yani kocasının ABD'ye Başkan seçilirse bir suikasta kurban gidebileceğini söylemek istedi. Şimdi Amerikan televizyonlarında çikolata renkli kokonanın bu sözleri konuşuluyor, tartışılıyor. Siyasi yorumcular 'Bu sözler söylenmemeliydi' diyor. Türkiye'den Amerika'daki tartışmalara bakınca insanın 'Bu da bir şey mi' diyesi geliyor. Türkiye'de koçası hükümetin başı iken Türban taKtığım için üniversiteye gidemiyorum; sıkma başım yüzünden eğitim hakkım elimden alındı' iddiasıyla ülkesini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne şikâyet ve ihbar edip dava açan hatunlar vardı. Nediyelim... Dünyanın her yerinde kokonalar kokonalıklarını yapıyor!" Unutulamayanlar PERİHAN ERGUN Toplumların değerlerini, bilim ve sanatlarındaki buluşları ve yapıtlan belirler. Hiç kuşkusuz uy- garlıklarının ürünlerini de bunlar sağlar. Bilinen bu gerçeği ku- şaktan kuşağa aktaracak olan da değerbilirlikleridir. Bu, o toplumun borcu olmalıdır. Yöremizde bizi aydınlatan, dü- şündüren, güzellik ve iyiliklere gö- türen ses, çizgi, yazım, kalıcı abideleri yaratanları topluma ta- nıtmak, o yörelerde yaşayanlann görevi olmalıdır. Işte bu çizgileri adalarda be- nimsemiş bulunan Ada Dostla rı Derneği 11 Mayıs 1954'te sa- baha karşı yitirdiğimiz Burgaza- dalı Sait Faik Abasıyanık'ı 54'üncü yılında 30'uncu kez anacaktır. Atatürk'ten sonra Mark Twa- in Derneği'nce verilen Onur Üye- liği öykücümüzü evrenselleştirdi. Kalinikta adlı hikâyesinde, onun yaşamaya doyamadığı "haritada bir nokta"sı Burga- zada'sının bir ressam duygu- sallığı ve inceliğiyle tanımladığı yeşil doğasıyla çırpıntılı denizi- nin geleceğindeki endişelerini "Son Kuşlar"da çok kesin yar- gılaria belirtir. "Kuşları boğdu- lar, çimleri söktüler, yollar ça- mur içinde kaldı. Bizim için de- ğil ama çocuklar, sizin için kötü olacak" demişti. Dedikle ri hep oldu, uğursuz bir el gibi 2003'ün 6 Ekim'inde çöplükten çıkan yangın ormanımızı kömü- re çevirdi. Dernek olarak yanan yerleri tekrar canlandırma çalış- malarına çok yorucu hamlelerle giriştik ve tekrar yeşermesini sağladık. Bunun avuntusu için- deyken bu kezde 12 Eylül'ü 13'e bağlayan gecede Sait Faik'in 1978'de adını taşıyan meydan- da diktiğimiz büstüne saldırdılar, parçaladılar. Bu çirkinliği ya- panlar, şımarık, sanattan, kül- türden nasibini alamamış iki var- sıl gençle onların kafa buldur- dukları birkaç çömezleriydi. Bu acımasızlığı, heykeltıraşlıkta sa- natın üst düzeyine çıktığı bilinen, vakitsiz kaybettiğimiz Gürdal Duyar'ın tasanmı olan ve aynen öykücümüzün yüzünü belirten büstünü, 15 Mayıs'taki anma günümüze yetiştirdik. Aynı yer- de anısını yaşatmaya, onu çevi- rileriyle dünya edebiyatına tanıt- maya devam eden eski Kültür Bakanı Prof. Talat Sait Hal- man'ın açışıyla sağladık. Bu an- ma günleriyle tanıtım hizmetle- rinde otuz yıldır duyarlı Sait Fa- ik gönüllüleriyle, Istanbul'da ya- şayan öğrencilerimize sadece onu değil adayı, hayattayken kır kahvesi niteliğindeki en sevdiği yer olan Kalpazankaya'yı tanıtma görevini de yerine getirdik. Da- ha da değeri bilinsin diye 1993'te Makina Mühen- disleri Odası'nın yönetimindeki öğrencilerimle pol- yesterden o yerde oturan gö- rüntüsündeki heykelini yaptır- dık. Daha sonra 1996'da Sait Fa- ik'in 90'ıncı yaşının anmasında aynı tasanmı Kocaeli Sanat Kür- süsü öğretim üyesi Nevzat Ata- lay'ın yardımlarıyla tunçlaştır- dık. Büyük bir özveriyle bu ta- sanmı bize sunan Recep Tez- can'ın yerleştirme dekoruyla Kalpazankaya'dan Istanbul'u seyredişini simgeledik. Gelin gö- rün ki giderek paranın tutsaklı- ğına düşenlerin içinde burayı restoran olarak çalıştıranlar da yer aldı. İki yıldır 11 Mayıs'tan sonraki pazar günlerinde uygu- lamaya çalıştığımız anmalarımı- zı -karmaşa oluyor, para kaza- namıyoruz- diye reddettiler. On- lara öykücümüzün büyüklüğünü hatta otuzu aşkın Sait'i sevenle- rin imecesiyle büyük çabalarla, mekânlarına heykelini de koy- durduğumuzu anlatmak iste- dimse de başarılı olamadım. Hatta yazann büyüklüğünü sim- gelemek için otuz ytllık uğraşla- ra Burgazada llköğretim Oku- lu'na adını verdirdiğimizi de ha- tırlattım. Bunca açıklamalara karşın heykelin varlığının kârları- na hiçbir şey katmadığını da saygısızca eklediler. Biz de Yo- netim Kurulumuzun kararıyla bu durumda Sait'in ruhen taciz edi- leceği sonucuna vararak onun Müze-Ev'in bahçesine taşınma- sına karar verdik. Üzülerek açıklamaya çalıştığım nedenlerle bu yılki 30'uncu an- ma günümüzü Burgazada'da Sait Faik Meydanı'ndaki büstün önünde saat 12.00'de saygı du- ruşu ile başlatıp Adalar Beledi- yesi'nin katkılarıyla müze önün- de oturma düzenini sağlayarak, sevenlerinin birlikteliğiyle yapa- cağız. ÇİZGtLİK KÂMtL MASARACl katnilmasaraci@mynet.com HARBI SEMİHPOROY VMLLA İ HAYAT EPİK TİYATROSU MUSTAFA MLGIIS hetiyatrosu <§>mynet.com BABAM BENİ VAR YA, SIMbA SÎGOkTALl YAPTI O&LUM (ÇOPLUK ÇOCUKLARI) TAYYARÖZKAN www.junkidz.com OTOBUSTEKİLER KEMAL VRGEISÇ k urgenc(a>yahoo.com KÜLTÜR • SANAT • • • • •(0212) 293 89 78 SS-1885 ORTAOYUNCULAR www.ortaoyuncular.coin Ferhan Şensoy'un BOŞGEZEN VE KALFASI Ferhan Şensoy - Nefrin Tokyay - Rasim Öztekin - Erkan Üçüncü AN Çatalbaş - Orhan Ertürk - Elif Durdu - Ebru Soyuerden 12-13 Mayıs 20.00 / 2-3 Haziran 20.00 TARİHTE BUGÜN MVMTAZ ARIKAN 13 Mayıs www.mumtaz-arikan. com t f . • /. . • • > I ı • / • Ferhan Sensoy FERNÂME & Cuma- Cumartesi 20.00 /1 Haziran Pazar 15.00 Ferhan Şensoy FERHANGİ ŞEYLER 31 Mayıs Cumartesi 20.00 İSTİKLAL CAD. N0:140 TEL: (0 212) 25118 65-66 FAX: (0 212) 244 43 27| ALPHONSE ÛAUÛBTÛOĞÛÜ İ84O'1X 8U6ÜN,ÛNLÛ MZ4R ALPHONSE DAU DET(poDE OKOA/IK) SÜAIEY FRANSA'BA DOĞDU-EN BÜYÜK FRANSIZ YAZAMAÜJ, UEUEN ARDİNDAN AHILACAK. OLAN C¥tUC yAPITlAR/NDAkİ DO6AU.IK, PDGRULUK, MİZAH VE İNSAN SEVGİS/YLE DİKtCATLE-rt fH TOPUVAGAKne. KONULABtfJt GENEL- Ç LİKCE 7HŞRA YAÇAMMOAN VE DOSADAN ALAfil YA2AK, ÇİZDİĞI TİPLE/eLE OE S4ŞA- Rt KAZANACAICr/G.eçiMLAIZIN EN ÜULÜSÛ,*V*ZAStCONLU GÛRÛLTticb, KABA-SABA, TSMSEL VE BLtiÇIL BİR FBAN SIZ OLAN rARTARİM, SERÜVENLEeİYLE OLAĞANÜSTÜ gİR ' İLGİ TOPLiyACAKTIH. BUNU, "JACK" VE "SAPKf&Bİ RO- MANLA/a VE 'L'AKLEStENNE"APLI OYUNU İ2ÜYECEKTİR. GORUŞ BEDRt BAYKAM Deniz Gezmiş Hakkında Kanıtsız Bir Teori Geçen salı, Bora Gezmiş ve ailesi ile beraber Deniz, Yusuf ve Hüseyin için Karşıyaka Mezar- lığı'na gittik. Inanılmaz etkileyiciydi. CHP'den başlayıp tüm sosyalist fraksiyonlara varana kadar binlerce kişi oradaydı. Bu insanların her biri ger- çek gözyaşları ve çiçekleriyle, aşkla bir sevgili ya da kardeşi ziyaret etmek üzere gelmişti oraya. Rahmetli baba Cemil Gezmiş'ten başlayarak yıl- lardır Gezmiş ailesinde, hep aynı tevekkülü, rnü tevazılığı ve "aydınlanmış" bir ailenin olgunluğu- nu buldum. "Lütfen yalnız Deniz'e değil, arka- daşlarına da aynı önemi verin, onlaryakın daya- nışma içinde birbütündü" dediler hep... • * • "68'in 40. Yılı: Bir Rüzgârın Arkeolojik Kazı- sı Çalışma Atölyesi"nin açılışına belki 1500 ki- şi geldi. 68'liler Birliği Vakfı işbirliğiyle hazırlanan Piramid Sanat ve UPSD galerilerindeki sergiler, izleyiciyi damardan vuran üç kuşaktan 45 sanat- çıya yer veriyor. Demek büyük bir açlık varmış bu bilinçlenmeye. Forum ve filmler de Piramid'de her gün aynı ilgiyi gördüklerine göre... Deniz'in, Av. Halit Çelenk ve eşi Şekibe Hanım'dan ödünç al- dığım parkasını binlerce kişi gördü ve 30 Haziran'a kadar da görmeye devam edecek. Bora Gezmiş, "Deniz'in en büyük korkusu mücadelelerinin unu- tulmasıydı" dedi canlı yayında. Bu şüphesi yer- sizmiş Deniz'in. Türkiye onu ve arkadaşlarını unutmadı ve belli ki unutmayacak. • * * Deniz'lerin haksız idamı konusunda, hep akışın yurtiçi boyutlarını düşündük. "Ûçe üç" diye ba- ğıranlar, toplanamayan imzalar... Halbuki bence olayın ciddi bir başka boyutu es geçildi. Şu oku- yacaklarınızın hiçbir somut kanıtı yok. Yalnız ge- nel bilgi analizine dayanıyor: Doğu ve Batı blok ları, en sert soğuk savaş yıllarında, kâh diploma- tik masalarda, kâh casusluk cinayetlerinde, kâh 1962 Küba misil krizinde olduğu gibi nükleer sa- vaşın eşiğinde, çok boyutlu bir kavga yaşıyorlar. Bu evrensel mücadelenin çok sıcak bölgeleri var. ABD Küba'yı kaybettikten sonra, Che'nin Güney Amerika'yı devrim sürecinde bir kıvılcımla ateş- lemesinden korkuyor. Bolivyalı askeıier bir çatışma anında 8 Ekim 1967'de Che'yi esir alır almaz, ta- bii ki ABD'nin anında bundan haberi oluyor ve Fe- lix Rodriguez isimli, CIA ajanı derhal Valleg- rande'ye Che'nin esir alındığı La Higuera'ya he- likopterle iniyor. Ondan sonrası malum: Bir gün bile geçmeden emirlerin kesinleşmesi, Che'nin oracıkta mahkemesiz katledilmesi... Aynı ABD, tabii ki Türkiye'yi de son derece dik- katle takip ediyor. Batılı basın Deniz'in hikâye- sinden efsane yaratmıyor. Ama CIA'nın öylesine bu konuya "Fransız" kalması mümkün değil. Bo- livya'da anında Che'yi ortadan kaldıranların, bu kritik jeopolitik bölgede, yıllardır her hamlesiyle manşet olan bir Deniz Gezmiş'i görmezden gel- meleri mümkün mü? Özellikle bu bıçkın genç, ağ- zından her gün "emperyalizmle savaş" sözcüklerinî düşürmüyorsa... Bu üç genç, onlara göre mah- kemeye çıkabilirdi, dünya bundan etkilenecek de- ğildi, ama yaşamamalıydılar. Çünkü sosyalisttiler ve Deniz, akıl almaz karizmasıyla ABD'ye büyük tehdit oluşturan figürdü. 1966 yazında, Tabii Senatör Haydar Tunçkanat'ın basın açıklama sıyla, Türk solunun Kemal Satır, Bülent Ecevit, Dr. Suphi Baykam, Coşkun Kırca, Nadir Nadi, Prof. Muammer Aksoy, Cihad Baban, Çetin Al- tan gibi birçok kilit ismini "kadın veya para" ile et- kisiz hale getirme veya toptan yok etme operas- yonlarına girişeceği her gazetede ayyuka çıkacak kadar sinsileşmiş bir CIA, Deniz'i pas geçebilir miy di? Kimbilir hangi baskılar, hangi "tavsiyeler" o günkü hükümetlere iletildi. Bu yalnız bir teori mi? Evet. Ama bana sorarsanız aksi pek mümkün de- ğildi. Zaten o anda ABD'de iktidarda olan Nixon yönetimi, fazlasıyla bu müdahaleci yapıyı iç ve dış siyasetine yansıtıyordu. Bu şüphemin yanıtı Demirel'in belleğinde ve- ya MİT dosyalannda yer alabilir. Burada tarihe not düşmekle yetiniyorum, ama mantık bunları söy- lüyor bana... e-mail: bedbay@tnn.net - Foks: 0212 227 34 65 6 7 B U L M A C A SKDAT YAŞÂYAN SOLDANSAĞA: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 1/ Çeşitli sebze- lerin etle pişiril- mesiyle yapılan yemek... Ilave. 2/ Buyruk... ts- lamlıİc öncesi Türk edebiya- tmda, ölen bir kimsenin ardın- dan yazılan şiire verilen ad. 3/ Kı- sa saplı odun baltası... Kayısı, erik, zerdali gibi meyvelerin kurusu. 4/ Doğalgazın önemli bir bileşeni olan gaz... Bir nota. 5/ Hayat arkadaşı... Sahip olma, kazanma. 6/ Osmanlı devletindc başbakan. 7/ Eskrinıdc kullanılan üç silahtan biri... Birilimiz. 8/ Okul, kişla gibi yer- lerde hastalar için ayrılmış bölüm... tskambildc koz. 9/ ltalyan mutfağjna özgü bir tür hamur işi. YUKARIDAN AŞAGIYA: 1/ Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya özgü, tavuk eti, sannısak ve ekmckle yapılan bir tür pilav. 2/ Üstü kapalı olarak anlatma... Küçük kilise. 3/ Diyaıbakır'ın bir ilçesi... "Gamzedeyim — bulmam" (Tatyos Efendi). 4/ Yanardağ ağzı... Belirti. 5/ Tıp öğreni- minde, üzerinde çahşmak için hazırlanmış ölü insan vücudu. 6/Notada durak işareti... Çekişme, kavga. II Yiyecek bulamayan, yoksul kimse... "Yok" an- lamında argo sözcük. 8/ lçgüdüsel istek... Tantal ele- mentinin simgesi. 9/ Teori... "Gözlerim gözlerine de- ğince / — katılıyor rakıya" (Cahit Külebi).
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog