Bugünden 1930'a 5,499,529 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 13MAYIS2008SALI 14 KULTUR kultur@cumhuriyet.com.tr Oyunbaz topluluğu Çehov'un 'Martı'sına farklı yorum getiriyor Zamanda ve uzamda tutsaklık I stanbul'un yeni tiyatro topluluklanndan Oyunbaz'ın sanatçılan ilk oyıın olarak Çehov'un 'Martı'sını scçmişler. 2006'dan bıı yana sürcn ve ODTÜ'de Şenlik '08 kapsamında da ycr alan oyunu Abdullah Cabaluz sahnelenıiş. Çehov'un yapıtını gü- nümüz Türkiyesi'nin 'küçük burjuva bu- nalınn' düzlemine taşıyan bir çahşnıa var kar- şımızda. 'Zaman'da vc 'uzam'da tıitııklu kal- mış insanlann dramını anlatıyor. Oyunbaz'lar, feodalizmin çöküşü ve kırsal ke- simden kentlere yöneliş sürccindc yaşanan 'de- ğerlcr dcğişimi'nc ilişkin bunahnu Ç'arlık Rus- yası özelinde dile getiren Çehov'un kişileri ile ülkemizin küçük burjuva kutmanındaki tipleri arasmda zilıinsel bir koşutluk kunınış. Söz ko- ııusu olan, 12 EylüTden bu yana, özellikle 1970'li ve dalia sonnıki yıllarda doğanlann pay- laştığı bir duyarlılık: Denetlenemeyen toplıım- sal oluşumlardan soyutlanıp içine kapanma so- nucıında biçimlcnen psikoloji, her yeni doğmuş bebenin kıılağina fisıldanınışçasuıa benimsenen, 'toplunısallıktan uzak dur, kcndini düşün', 'birey ul1 komutasıyla buluşunca, 'kcndini dün- yanın mcrkezi saıınıa'. 'yalnızlaşma\ *ileti- şimsizlik', 'kendine aeıına', 'aşk acısından kıvranma' ya da 'kitnliksi/Jcşme' gibi sap- kınlıklar çıkıyor ortaya. 'GüLÜNÇLEMELİ BİR OYUN Oyunbaz'lar 'Martı' metninde iştc bu duru- mun 'gülünçleme'sini okıunuşlar. Sahne yo- rumlarını da bu okıımaya göre yapmışlar. Oyundan çeşilli sözel bölünıleri ayıklayıp, yo- rumlannı görsel - işitsel öğelerin eklcnmcsiy- le vurgulamışlar. Oyuıı kişilerinin gözlcrinin al- tınm morarmışhğı, her birinin kcndi -özgül- sap- lantısma uyguıı tek bir giysiyle ve saç modeliyle göriinmesi, dekorun ve sahne araç gerccinin 'en yalına indirgenmiş' düzeydc değerlendiril- mesi, ışık tasanmının 'içe dönük' bir 'yaşam duruşu'ııu dcstekliyor oluşu, sahnede ycr alan resmin her çeşit müzik eşliğiyle yorumlanışı, oyunculann hüznü geri düzlcmc atıp 'gülünç olanı' vurgulayıcı -ycr yer abartma içeren- oyunlan, Çehov'un 'gerçekçi' duruşunu, birba- KONSERLER19-26 MAYISTA Dalhlıç'tan 'Cumhuriyet Konserleri' Kültür Servisi - Piyanist Handc Dal- kılıç, 19-26 Mayıs'ta Mustafa Kc- nıal'iıı kurtuluş miicadelcsini baş- lattığı Samsun, Amasya, Er/urum vc Sıvas'ta "Cunıhuriyet Kon- serleri" adlı resitaller verecek. Konserlerde. Batılı bestecilerin ya- nı sıra A. Adnan Say- gun, Ulvi Cemal Erkin vc Muam- nıcr Sıın ile di- ğer genç beste- cilerin eserle- rinc dc yer ve- rilecck. Dizi- nin ilk konse- ri 19 Mayıs Pazartcsi gü- nü, Ondokuz Mayıs Üniver- sitesi'nde; ikin- cisi ise 20 Ma- yıs'ta Amasya Üniversitesi Eği- tim Fakültesi Kon- gre ve Kültür Merkezi'nde yapılacak. 23 Mayıs'ta Erzurum Atatürk Üniversitesi Kültür Mer- kezi'ndeki resitalin ardından Dal- kjlıç, dizinin son resitali için 26 Ma- yıs'ta Sıvas'ta Cunıhuriyet Üni- versitesi Kültür Merkezi'nde olacak. (www.handedaIkUic.com) SAHNEDEN AYŞEGÜL YÜKSEL • Oyunbaz'ların 'Martı' yapımı yarın ve 29 Mayıs Perşembe saat 20.30'da Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampusu Tiyatro Salonu'nda sunuluyor. lzlemelisiniz. kınıa 'miııiıııalisf, bir bakınıa da 'grotcsk' yak- laşımlarla değişikliğe uğratıyor. Çehov'un sunduğu 'tarihscl' görüntüyü 'cvrensel'e taşı- yan bu işlenılerle Beckctt tiyatrosunun biçemine yaklaşılıyor. Bu noktaya dek iyi de, Türk mü- ziğinden örneklerin oyuna renk katnıasıyla bir de 'postmodern' dönüşüm mü amaçlanıyor? 'Uçan kuşlar, maılılaı* dizesinin içerdiği 'es- pri" 1 olnıasa, bu 'buluş' beninıscnir miydi? Oyunıuı devininıine gelincc... lki çalgının (Medvedenko-Maşa) karşılıklı olarak başlattı- ğı söyleşinı düzeninin iki başka çalgı (Treplev- Sorin) tarafmdan sürdürüldükten sonra birbaş- ka ikiliye (Treplev-Nina), ardından yine bir baş- ka ikiliye (Polina-Dorn) aktarıldığı, böyleee olu- şaıı 'czgi'nin tüm enstrümanların birlikte oluş- turduğu ('oyun' salınesi) 'uyum'a taşınarak vur- gulandığı, yeniden ikili söyleşimler (Treplev- Dom, Maşa-Dom) yoluyla yumuşak tonlarda, alcak sesle noktalanan ilk bölümün kurgusu, son bölümde dc yinelenecektir. İlk vc son bölüm- ler arasmda yer alan iki bölümde de kısacık top- lu sahnelerin arasına ikili sahneler ycrleştiril- nıiştir. Yapıl neredeyse fısıltı düzcyinde süren kısacık bir ikili sahncyle noktalanacaktır. Oyuıı böyleee usta bir besteci elindcıı çıkmış yamaıı bir müzik parçası gibi akar gider... MüZİKYAPITIGİBİ Olay örgüsü isc 'karşıt' özellikleri ncdeniy- le birbiriyîe bağlantılı olan 'aşk ikilileri 1 (Iri- na-Trigorin, Nina-Treplev, Nina Trigorin) üs- tünde yapılandırılmıştır. Trigorin ünlü ama sı- radaıı bir yazar, Treplev ise 'yenilikçi' cğilinı- leri piyasa beğenisinin sıradanlığı karşısında tör- pülcncn bir yazar adayıdır. Irina yaşlılıktan kor- kan kıdemli biroyuııcu, Nina yetcneği sıııırlı bir oyuncu adayıdır. Yavaşça sönmcktc olan 'po- pülcr' konumlamıı birbirinin destcğiylc ayak- ta tutabilen Irina ve Trigorin'in tam tersme, Ni- na ve Treplev dalıa yolun en başında tökezle- ycceklerdir. Oyunbaz yapınıında, oyunun gcri- lim öğcsi olan bu karşjtlıklar, kişileri 'gü- lünçleştirme' anıacı doğrultusunda yontulup be- lirsizleştirilmiştir. Gelelim karaktcrlerin yorumlanış biçimine. Maşa (Ashhan Azeri), Medvedenko (A. Sinan Cebecigil), Polina (Sibel Ulusoy), Şamrayev (Tolga Şengül), Sorin (Güray Dinçol), trina (Evrim Şahintürk), Treplev (Orkun Yeşim), Yakov (Güven Soydan), Hizmetçi (Pınar Ak- kuzu) yorumlan, Çehov'un karakterlerinin 'bi- re bir abartmalan' olduğu için yadırganııııyor. Ancak, Çehov'un -kendisi gibi- olan bitenin göz- lemcisi olarak çizdiği Doktor Dorn'a (Onur Yıl- dırım) 'konıik' bir 'duruş' ve palyaço giysisi uygun görülmcsi vc boynuna kırmızı 'solcu re- jisör (!!!)' atkısı takılması, bu göstergelerlc na- sıl bir 'espri' amaçlandığı sorusunu gündeme getiriyor. Dahası, içine kapanik, sıradan bir ki- şi olsa da, şu ya da bu nedenle 'paylaşılama- yan crkck' konumundaki Trigorin'in (Tuna Öz- (ıınca'nm. Trigorin'deki lıafif kekenıe ve 'sar- sak' yorumu başarılı olsa da) Oyunbaz yapı- nıında iyice karikatürleştirilmesiylc, öncc ya- pımııı ilk bölüıııünü noktalayan Nina-Trigorin sahnesi vurgusunu yitinniş, ikiııci yandaki tri- na-Trigorin sahnesi de teatral vuruculuktan uzaklaşarak önemsizlcşnıiş. Nina'ya ilişkin pek çok ayrıntının budanmış olması nedeniyle de tpek Türktan'ın bu karaktcrc ilişkin yoru- mu 'ayırtısız' (nüanstan yoksun) bir boyuta in- dirgenmiş. Sonuç olarak da 'yorum t'aıkı" oluştunııa kay- gısı içindc, oyunun bir müzik yapıtı titizliğiy- le oluşturulmuş vurgulan, gcrilim noktaları ve genel devinimi korunamamış. Oysa, korunabi- lirdi, çünkü yetcnckli yönetmen Abdullah Ca- baluz ve takını arkadaşlan, seyirciyc oyun bo- yuııca tadına doyum olmaz tiyatro anları ya- şatmayı biliyorlar. Uluslararası tstanbul ŞiirFestivali bugün başlıyor. Etkinlik 17Mayıs 'ta sona erecek Dünya şiirinî ağırlıyoruz ERDEM ÖZTOP Fcstivaller keııti tstanbul. şimdi de dünya şiirine cv salıipliği yapıyor. lstanbul Bü- yükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü, Kültür AŞ ve Edisam'ın düzenlediği Uluslararası Şiir Festivali bugün başlıyor. 17 Mayıs'ta sona erecek tcstivalin ana izlcği çağdaş Katalan şiiri. "2010 Kültür Başkenti" etkinliklerinin ön dc- ııemesi niteliğindeki festivalin başkaıılığını Do- ğan Hızlan üstlcnirken yönctnıcnliğini Tuğrul Tanyol. eşgüdümüııü ise Adnan Özer yürütü- yor. Festivalin konukları dilleri ve şiire yaklaşım- lan farklı ülkelerden geliyor. Arap dünyasının uzuıı yıllardır lngiltere'de sürgünde olan büyük şaiı i Iraklı Saadi Youscf, ttalyan Claudio Poz- zaııi. Fransız Jcan Picrre Balpe; Bolivya'nm ön- de gelen politik scsi Pcdro Shimose, bir başka siirgün Kübalı Pio Scrrano; yaşayan en önem- li Rus şaııi kabul cdilcn Sorgey Gandlevski gi- bi. Ahmet Oktay, Ahmet Telli, Haydar Er- gülcn, Özdenıir İncc. Sennur Sezcr, Kemal Ozer isc festivale Türkiyc'dcn katılacak şairler arasmda. Ülkcmize gelmeden görüşünü sorduğumuz yabaııcı şairlcrdcn ltalyan Claudio Pozzani, "Türk şiiri hakkında çok bilgim yok, ama Nâ- zmı Hikmet'i, Rumi'yi vc Melih Cevdct Anday'la Mehnıet Akif Ersoy'un bazı yapıtlannı biliyo- rum. Türk şiirinin çok ilginç mistik bir kar- maşası vc şiirsel bir fizikselliği olduğuna ina- nıyorum. Türkiyc'yc ilk kcz geliyorum. Bu ne- denle şiirlcrimin izleyicilerce nasıl 'yaşanaca- ğı' konusunda oldukça heyecanlıyım" diyc ko- nuştu. Katalan şair Joan Margarit dc benzer bir ya- nıt vcrdi: "Yalnız Nâzım Hikmet'i biliyorum, ama beııiııı için Türk şiiri her zaman klasik dünyadır: Homer." Festivalin Arkeoloji Müzcsi'ndeki açılış kon- serini Cihat Aşkın, kapanış konseriniyse Ayşe Tütüncü vc Perküsyon Grubu vcrccek. Cemal Reşit Rey'de şiir okumalan yapılacak. Yercba- tan Sarrucı'nda Kerem Görscv Trio ve Şiir Oku- malan Konseri, izlcyicilere farklı bir şiir dcneyımi yaşatacak. (www.islanbulsiirjestivali.org ve ha- sin@istanbulsiUfestivali.org) 10. ULUSLARASI ESKtŞEHİR FtLM FESTlVALt SONA ERDİ TarıkAkan ve Hale Soygazi'ye Onur Ödülü SENEMÖZCAN ESKİŞEHİR - 2 Mayıs'ta başlayan 10. Ulus- lararası Eskişehir Film Festivali dün sona erdi. Bu yılki onur konukları Tarık Akan vc llalc Soygazi olan festivaldc u Hollywood Filmlcrinde Entelektüel Kimliklerin Temsili™ yazısı için Hüseyin Köse'yc "Kıı İyi Sinema Yazısı'" ödülü; "Kadına Melodram Yakışır-Türk Me- lodram Sinemasında Kadın lmgeleri" adlı ki- tabı için Hasan Akbulut'a "En İyi Sinema Ki- tabı" ödülü; "Hııyaünı Sinema" progranıının sıı- ııuculan Defne Âlphan vc Muammcr Brav'a "Televizyonda Yayımlanan En İyi Sinema Programı" ödülü, yapım- cı Arif Keskiner ile sine- ma yazan Sevin Okyay'a "Sinenıaya Emek" ödülü verildi. Festivalde film göste- rimlerinin yanı sıra yapı- lan söyleşilere katılan pck çok koııuk arasından Yetkin Dikinciler, testival için yaptığı dcğerlendirme- dc. "Bu tür (estivallerin en güzel yanı, filmin gösterimi sırasmda orada olup seyircinin gö- rüşünü öğrenmek, seyirciyle sohbct cdebilme şansı yakalanıaktır" dcdi. Fcride Çetin ise ye- rcl film festivallerinin çoğalması- ııın güzel olÖugunu, ancak bu tür fesn'vallerde atölye çalışnıalanna da yer verilmesi gerektiğini, yoğun katılınım oyuncu vc yönetmeıılerle birebir ilişki kurma firsatından kay- naklandığuıı belirtti. Fcstival Başkanı Prof. Dr. Gülseren Güçhan, 1998'de başlayan "Sinema GünlerP'nin 10. yıhnı bulmasıyla gururduyduklannı, festivalin uzun yıllar süreceğini, ilginin çoğala- rak artmasının kendilcrini sevindirdiğini ve önü- müzdeki yıl da hcrkesi festivale beklediklerini söylcdi. Mcnuela ! Marmaris'incennet iu^i' Turunç'datalilimkam... i Bodrumun indsi Bİfez koyunda mayıs ayı dostlor orasında tofil keyfi fırsatı Denize sıfir özel plajü, botanik bahçesini andıran doğasıyla nıavi ve yeşilin bütünleştiği tatil cennetidir... 20 Yılı aşkın kaliteli ve güleryüzlü hizmeti ile özenli ve titiz mutfağı ile ... MAYIS AY1 KİŞİ BAŞI: 54 YTL. Kredi Kartına Taksit İmkanı OTELİMİZE AİT TEKNEYLE ÜCRETSİZ TEKNE TURLARI Ozcl Plaj, yuznıe havuzu, çocuk hiivuzu, restnurnnt, havıız bar, kflblosu? Internet, otopark, konforons salonu. Ocl.H.n H.ı klimd, televizyûn, fbn makina&ı, telefon, duş/^ OlHaziran - 14Temmuz Tam Pansiyon Plus 8O.-YTL/KİŞİ * ı 3'üncü kıtl (2-12 v«i) %50, (12 y»f Uvtu) 4t2a tnıilıimlldlr. O-2 ya« ı i-,ı;ıln Erken rezervasyonda ilk 20 odaya Nakit ödemede %30 veya 8 Taksite kadar üdemede %15 indlrim. Daha fazla bilgi için: www.hotelmavideniz.com info@hotelmavideniz.com Rezervasyon için: 0(252)476 71 90-91 0(252)476 70 70 TURKIYE ZIRAATCILAR DERNEGI ı LİMON VE PORTAKAL AĞAÇLARI İLE BEZENMİŞ GÖKOVANIN KOYNUNDA, DOĞANIN TARİHLE BÜTÜNLEŞTİĞİ BİR ORTAMDA, 19 MAYIS BAYRAM TATİLİNDE ZİRAATÇILAR OTELDE BULUŞALIM "AKYAKA ŞİMDİ DAHA GÜZEL" SABAH KAHVALTISI+AKŞAM YEMEĞİ AÇIK BÜFE+KONAKLAMA GÜNLÜK KİŞİ BAŞI 39YTL BİLGİ VE REZERVASYON TÜRKİYE ZİRAATÇILAR DERNEĞİ TAŞKENT CAD. 7/6 BAHÇELİEVLER/ANKARA TEL : (0312) 213 94 17-213 84 35 FAKS: (0312)213 22 52 ZİRAATÇILAR OTEL AKYAKA TEL : (0252) 243 44 02 FAKS : (0252) 243 59 90 AYNA ADNAN BİNYAZAR Bilgi mi, Yorum mu? Bir okurumun isteği şu: "Yazılannız beni çok çok etkiliyor. Geçmişte Al- manlarla Türklerin akrabalık bağları olduğu hak- kında biryazı okudum. Sizlerden bu konu hakkında bir yorum rica edeceğim. Hüseyin Özdemir" Alanı edebiyat olan bir yazar, "geçmişte Al- manlarla Tünkler arasmda akrabalık bağlan"na iliş- kin ne söyleyebilir? Hiç! Ama, okur merak ettiği konuda sizden yanıt ala- cağını umuyorsa, "hiç" deyip geçemezsiniz; hiç değilse yorumsal yaklaşımlarla bir düşünce qe- liştirip onun önüne seçenekler koymalısınız. • • • Bilgi istenmiş olsaydı kolaydı; doğabilimcilere, tarihçilere, kazıbilimcilere, insanbilimcilere, bu dunbilimcilere.. gönderme yapılabilirdi. Yorum beklendiğine göre, konuyu düşünsel ara- yışlarla derinleştirip belirgin kılmak gerekir. Bilgi, yorumun besleyici öğesidir. Sağlam bilgiyi ise an- cak o alanın uzmanı verebilir. Bu yönden bağla- yıcılığı vardır bilginin; yorumun yoktur. Yorumun düşünsel alanı geniştir; görsel-işitsel kanallardan, okunanlardan yararlanma olanağı sonsuzdur. Okurumun kafasını kurcalayan soruna yanıt ararken bu yolu deneyebilirim. • * • Yıllarca önce, Boğazköy'ün kazı yerlerinde dolaşırken bu alanda neden daha çok Alman ka- zıbilimcinin çalıştığını ilgili kişilere sormuş; on- lardan, Alman parlamentosunun simgesi kartal- la Hitit tabletlerindeki kartalın çift başlı olduğu, bu benzerlikten dolayı Almanların, Anadolu toprak- larında atalarına ilişkin izler aradıkları yanıtını al- mıştım. İlk duyuşta "yakıştınva" etkisi yaratan böyle bir sanının, ilerde bilimsel bir temele oturtulacağı dü- şünülebilirdi... Ya da bu, Türklerin Bering Boğazı'ndan geçip Amerika'ya yerleştiklerini, orada Kızılderili ol- duklarını görmüşçesine anlatanların uydurduğu bir öykü idi... Şu da olabilirdi: Türk ırkının Orta Asya'dan öbür anakaralara yayıldığını, oralarda yeni uluslar oluşturduğunu yazan tarihlerin artık öyküsel bir değer bile taşımayacağı düşünülerek ileri sürı'i len bu tür savlara gülünüp geçilirdi... * • • Bilimsel temele dayanmayan her sav yakıştır- madır, varsayımdır. "Aimanlaria Türklerarasındaki akrabalık bağlan"r\\ yaklaşımlarla açıklamaya kalkmak, okuyanlara, ancak varsayımsal bir öy- kü anlatmak olabilir. Atatürk, giriştiği kültürel değişimin daha ilk adı- mında "Hayatta en gerçek yol gösterici bilimdir" diyerek bilimsel kuramlarla varılan sonuçlann öte- sinde gerçek olamayacağı olgusunu beyinlere sokmak istemiştir. Bundan dolayı, Atatürk düşmanları ya bilimsel eğitimden geçmemişler, geçmişlerse de onu sindirememiş olanlar arasından çıkıyor. ••• Bilimsel düşünce; varsayımları da, yakıştırma- lan da, tasarlamalan da ortadan siler süpürür. Bun- dan dolayı salt yorumla yetinmek de, kişiyi bilim dışına iter. Yalnız, Lucretius'un, bir şiirinde betimlediği gi- bi, "hiçbirşeyin hiçbirşeyden doğmayıp herşe- yin bir başka şeye dönüştüğü" yolundaki görüşü, doğanın üretkenliğinin bir kanıtı sayılabilir... Şöyle de düşünülebilir: Doğa, içinde yaşayan insanı kendi koşullarına göre biçimler. Afrika or- manlarında yetişen insanla Kutup insanının bir birine benzemeyişlerinin nedeni budur. Bu yolda mantık yürüterek, "herşeyin bir baş- ka şeye dönüştüğü"nü ileri süren Lucretius da ol- sa olsa, bilimin yoluna sönük bir ışık düşürebilir... binyazar@gmail.com Bedri Koraman hastanede • BODRUM (AA) - Karikatürcü Bedri Koraman, şîddetli bel ağrısı ve yürüme sorunu şikâyctiyle hastaneyc kaldırıldı. Bedri Koraman'ın tedavi altına ahndığı Univcrsal Hospital Fizik Tedavi vc Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Nükhet Vural, Koraman'ın şiddetli bel ağrısı vc yürüme sorunu nedeniyle hastaneye başvurduğunu söyledi. Dr. Vural, Bedri Koraman' ı "bel fıtığı ve sinir sıkışması" tanısıyla hastaneye yatırdıklannı belirterek, "Sinir blokajı üzcrinde tedavi şckli planhyonız. Hastamızı birkaç gün içinde buradan yürüyerek taburcu etmeyi düşünüyoruz" diye konuştu. Batı Karadeniz kıyısında, ^ 0380 6114436-6113678 www.tnesenotel.com
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog