Bugünden 1930'a 5,500,335 adet makale



Katalog


«
»

12 MAYIS 2008 PAZARTESİ CUMHURİYET SAYFA 15 Muğla elden çıkacak Son 5 yılda 71 bin yaban- cıya 60 bin adet arsa, arazi ve bağımsız bölüm olmak üzere toplam 36 milyon metrekare taşınmaz mal satılmış. Yetmemiş olmalı ki, yeni bir yasayı daha önümüze sür- düler: Merkez ilçe ve ilçeler- de yüzölçümün yüzde 10'u kadar taşınmazın yabancıla- ra satışı... Harita ve Kadastro Mü- hendisleri Odası, bu uygula- manın Muğla'da ne anlama geleceğini belirlemiş: "Muğla ili merkez ilçenin imarplanı alanı 3.965 hektar- dır. Ancak, imar planının sa- dece 639 hektan konut ve ti- caret alanıdır. Yürürlöğe so- kulmak istenen yeni yasa uy- gulamasmda yer aldığı üzere imarplanının yûzölçümü üze- rinden yüzde 10'u alındığında bu 397 hektar yapmaktadır. Halbukiyasa. yabancılara ko- nut ve işyeri amaçlı satışa olanak vermektedir. Alınması gereken yüzde 10 oranı imar planı yûzölçümü üzerinden değil, konut ve ticaret alanı üzerinden olmalıdır. Ancak yürürlüğe sokulmak istenen yasa metnine göre, tüm imar alanı üzerinden yapıldığında, alan büyüklüğü 396 hektara denk gelmekte, bu miktar da Muğla'nın konut ve ticaret alanlannın yüzde 63'ü düze- yineulaşmaktadır. özetle, ko- nut ve yerleşim alanının yüz- de 63'ünün yabancılara satı- labileceği anlamı çıkmaktadır. Bu oran, karşılıklılık ilkesi olan hiçbirülkede yer bulmayan bir yaklaşımdır." Başımızdaki kadro, az kal- dı, Türkiye'yi toptan satacak! IŞIK KANSU Beklemek Yerine Hukuksal konulardaki özenini bildiğimiz duyarlı bir dostumuz, Anayasa Mahkemesi'nin hem türban hem de kapatma kararının Godot gibi bektenmesinin tehlikesinden söz etti: "Bu ekonomik, sosyal ve siyasal krizlerin derinleşmesini perdeleyen, faşizm yolculuğunu gölgeleyen, iktidan da sınırsızca istediğini yapmaya teşvik eden bir gidiştir." Ona göre, "AKP'ye muhalefet bekleme odasında yapılamaz"d\: "AKP'ye muhalefet, çekinmeden keyfince uyguladığı politikalara, krize sürüklediği ekonomik yapıya, emeği sömürme ve yoksullaştırma politikalarına, 1 Mayıs'ta yaptıklarına, piyasaya terk edilen sosyal güvenlik, sağlık ve eğitim politikalarına, yabancıya peşkeş çekilen ulusal yatınmlara, özelleştirme politikalarına. hukuka ve yargıya saldırı ve saygısızlığına karşı yapılmalıdır; tarımı çökertme politikalarına ve yolsuzluklanna karşı yapılmalıdır. AKP'ye muhalefet küreselleşmenin maşası olmasına karşı, neoliberal politikalarına karşı yapılmalıdır. AKP'ye muhalefet, siyasal ve ekonomik bağımsızlığı yok eden politikalarına karşı yapılmalıdır." Üstelik bütün bunlar, türban ve kapatma kararı beklenmeden yapılmalıdır. Hemen! Yalova'ya dikkat Danıştay 6. Dairesi, Yalova'da 40 tane tersane kurulması için sahil bo- yunca denizin 4.5 km. uzunluğunda, 300-500 metre genişliğinde doldu- rulmasını öngören dolgu imar planını iptal etti. Yalova Kivi Üreticileri Birliği Baş- kanı Filiz Fidan, bu kararın, doldu- rulması istenen alanın hemen arka- sındaki Türkiye'nin en ileri tekniklerle üretim yapılan şeftali, nektarin, kivi, elma, erik, sebze ve süs bitkileri alanlan için en güzel Hıdırellez ar- mağanı olduğunu söylüyor: "40 ortaklı şirketin ÇED raporu- na göre bölgede yılda 80 adet ye- ni gemi yapımı öngörülürken, 1243 adet de büyük eski geminin bakım- onanmı planlanmaktaydı. Yabancı ülkelerin kendi ülkelerinde isteme- dikleri, yasakladıklan kihilikler bizim sulanmıza, topraklarımıza bırakıla- caktı. Eşsiz meyve bahçelerini, biriç de- niz olan Marmara Denizi'ni, birinci derece doğat sit Hersek Gölü'nü, gü- zel Yalova'mızın geleceğini koru- mak, bu karara sahip çıkmakla müm- kündür." Yalova'nın haklı çığlığı Ankara'da mutlaka çınlamalı! 4 milyon sayfalık soruşturma CHP'Iİ Atilla Kart'ın Ada- let Bakanı'na yönelttiği so- ru önergesinden: "Ergenekon soruştur- masında, evrak sayısının 4 milyon sayfaya ulaştığına dair bilgiler kamuoyuna yansımıştır. Bu evrakın 3 milyon ade- dinin telefon konuşmaları, 1 milyon adedinin de diğer evrak olduğu bilinmektedir. llgili savcı; tüm telefon ko- nuşmalannı bizzat okumak, incelemek, kıyaslamak, il- gili-ilgisiz ayırmını yapmak durumundadır. Bir an için 3 savcının iş- bölümü anlayışı içinde gö- rev yaptığı kabul edildiğin- de; her savcı asgari ölçü- lerde 1.350 milyon civann- da evrakı okumak duru- mundadır. Bu şartlarda yürütülecek bir soruşturmada bir sav- cının günde en fazla 200 sayfa okuyabileceği öngö- rüldüğünde ve aralıksız 365 gün çalışıldığı varsayıldı- ğında bile, bu savcının ken- disine isabet eden evrakı 18 yılda bitirmesi söz ko- nusu olacaktır. Incelenecek evrakın arasında yazışma- larla ilgili 'üst yazıların' bulunduğu göz önüne alın- dığında da, bizzat yapılacak sağlıklı bir çalışmanın 9-10 yılı bulmasının söz konusu olacağı anlaşılmaktadır. Bir yargıcın olağan şartlarda aynı yerde 4-5 yıl görev yaptığı; savunma hakkının dokunulmazlığı sebebiyle savunma avukatlannın yap- ması gereken incelemele- re ilişkin süreler de göz önüne alındığında; fiili an- lamda yargılamanın yapı- lamaması gibi bir durum doğabilecektir." Şaplak Gelen vuruyor, giden vuruyor. Enseye son şaplak, küçük komşu- dan... Bulgaristan Dışişleri Bakanı Kalfın, ge- çen hafta hazır Edirne'de Kıyık'taki Aziz George Kilisesi'ni ziyaret etmişken AKP ile ilgili kapatma davasını yakından takip ettiklerini de açıklayıvermiş. Üstüne vazife sanki... CHP lideri Deniz Baykal, gidişi Da- mat Ferit dönemine benzetti. Az bile. Şamar oğlanına döndük, gık diyen yok... ÇALIŞANLARIN SORULARI/SORUNLARI YILMAZ ŞİPAL 'Sosyal Sigortalar Kurumu'ndan 'Sosyal Güvenlik Kurumu'na (4) 8 Mart 1981 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 2422 sayılı ya- sanın Sosyal Sigortalar Yasası'nda yaptığı değişiklikler, sosyal gü- venlik sistemiııe yeni bir boyut getirmiştir. 2422 sayılı getirilen değişiklikler: A) Sosyal Sigortalar Yasası'mn "Yaşhhk Aylığından Yarar- laıınıa Şartları" başlıklı 60. maddcsi bu yasa ilc dcğiştirilmiştir. Bu değişiklikle, sigortalının "kadın isc 50, erkek ise 55 yaşını dol- durmuş olması, 15 yıldan beri sigortak bıılıınması" ve aynca en az 3600 gün (10 laın yıl) prim ödemiş bulunması koşulu gctirilmiştir. B) 2422 sayılı yasa ilc sakatlara erken emekli olabilme olanağı getirilmiştir. Sakatlıgı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortahlann, "yaşları ne olursa ol- sun, en az 15 yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malullük, yaşhlık ve ölüıu sigorta primi ödemiş olmak şartıy- la yaşhlık aylığından" yararlannıaları sağlanmıştır. C) 506 sayılı yasanın 61. maddesi dc ycniden düzcnlcnmiştir. Bu düzenlemede, 5000 gün prim ödcycn sigortalılara bağlanacak ay- lığın oranı yüzde 70'ten, yüzde 60'a indirilmiştir. Aynca "Sigor- talının, kadın ise 50, erkek ise 55 yaşından sonra doldurduğu hcr tam yaş için ve 5000 günden fazla ödediği her 240 günlük malullük, yaşhlık ve ölüm sigortaları primi için yüzde 60 ora- nı (I )'er arttırılarak sigortalının kadın ise 50, erkek ise 55 ya- şından eksik her tam yaşı için vc 5000 günden eksik her 240 gün- lük malullük, yaşhlık ve ölüm sigortaları primi için yüzde 60 oranı (l)'er eksiltilerek" bağlanması koşulu getirilmiştir. Ancak aylık bağlama oranının üst sınırı yüzde 85'tc dondurul- muştur. D) 2422 sayılı yasa, prim oranlannı da yükseltmiştir. Tünıü iş- verenler tarafindan ödenen iş kazalan ilc mcslck lıastalıklan sigortası prim oranı en az yüzde 1.5 ve en çok yüzde 7 olarak saptanmıştır. "Malullük, yaşhlık ve ölüm sigortaları primi, sigortalının ka- zancının yüzde 20"si" olarak belirlenmiş, bu primin yüzde 9'unun sigortalıpayı, yüzde ll'inin de işvcren payı olması öngörülmüş- tür. E) 2422 sayılı yasa ile yeni uygulama, "Gösterge Tespit Tab- losu"nun gctirilmcsidir. Bu yeni uygulamada, "malullük, yaşhlık vc ölüm sigortaları için düzenlenecek gösterge tespit tablosunda, sigortalının aylık talep veya ölüm tarihindcn önccki 5 takvim yıhnda prim hesabına esas asgari günlük kazançların 5 yıllık tutannın yıllık ortalamasının taban sayısını, aynı yıllara ait aza- mi günlük kazançların yıllık ortalamasının tavan sayısını" oluş- tumıası kuralı getirilmiştir. F) Aylık almakta olan sigortahlann göstergeleri yeıü sisteme gö- re yeniden saptanmış, bir ölcüde eski ve yeni emekli aylıklan ara- sındaki farklılıklar giderilmiştir. b) Malullük, yaşhlık ve ölüm sigortalanndan bağlanan aylıklar için gösterge tespit tablolan, 1969 yılından itibaren aylık talcp ve- ya ölüm yıllan göz önünde tutularak bu tarihten önceki 3 takvim yılma ait prim hesabına esas asgari günlük kazançların 3 yıllık tu- tannın yıllık ortalaması taban sayısını, aynı yıllara ait azami gün- lük kazançların 3 yıllık tutannın yıllık ortalaması tavan sayısını oluş- tıırmak üzere, geriyc dönük "Gösterge Tespit Tablolan" hazır- lanmıştır. G) Bu yasa ile "Malullük Aylığından Yararlanma Şartları" da değişmiştir. "En az 5 yıldan beri sigortalı bulunmak, her yıl için ortala- ma olarak en az 120 gün veya toplam olarak 1800 gün malul- lük, yaşhhk ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak" koşulu, yc- rini "toplam olarak 1800 gün veya en az 5 yıldan beri sigorta- lı bulunup sigortahlık süresinin her yılı için ortalama olarak 180 gün malullük, yaşhhk ve ölüm sigortalan primi ödemiş olma- sı" koşuluna bırakmıştır. Bundan sonraki bir başka büyük boyutlu değişiklik de, kamuo- yunca "Süper Emeklilik Yasası" olarak bilinen 3395 sayılı yasa ile 1987 yıhnda yapılmıştır. Bu, belki de en büyük değişikliği ge- tiren yasadır.- SSK cmeklilerini "süper emekli" ve "normal emekli" olarak ikiye bölmüştür. Emekli aylıklan arasmda oluşan, büyük haksızlara yol açan uygulamaları daha da büyük boyutlara taşımıştır. Not: Kamuoyunda büyük eleştirilere yol açan Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık Sigortaları Yasası 'm değiştiren 5754 sayılı yasa, 8 Mayıs 2008 günlü Resmi Gazete 'de yayımlanmıstır. KİM KİME DUM DUMA BEHtÇAK behicak@yahoo.com.tr H A R B t SEMİH POROY HAYAT EPİK TİYATROSU MUSTAFA BILGİN hetiyatrosu @mynet.com (ÇÖPLÜK ÇOCUKLARI) TAYYAR ÖZKAIS www.junkidz.com TARÎHTE BUGÜN MÜMTAZARIKAN 12 MUVMK www.mumtaz-arlkan. com MOTOfiLUKtZ4K 19O6'M euOÛU, KUZEy tUlTBUNUN FıfJDE KULLAMIUUAK Ü2SGE YAPILAM MOTOHLU KIZAKLARLA İUSiu UASB/S EflStH COt.SAULAR.INPA YAYIMLAMPI.. WALTER IMELLA4AM ADU AM£KİKAU - A/M BİR ZEPLİULE BAÇLArMAY/ PLAN LAPtGI KEpF 6B2İSİUOE MUJLLAAIIL-' MAIC ÜZEtZE İKİ TAfJB DE MOVOIZLU tCIZAK YRPTtRPtğlANLATIl-tYO&PU. ÛÇ SeYG/IS GÛC.ÛNÛEK.I MOTOEUM ÇALIÇTIfîDtSl ICI2AK, BİR YİVLİ TE- K.ERLBK YABD/MfYLA İL£J£UYOE.~ DU.ANCAZ, UV6UIAMAPA,MHA UZUN YILLAR 8U Tİİe mçmARM KUTVPTA YARARLI B Ö Ü i SAGNAK NİLGÜN CERRAHOĞLU Fransa'mn Sarko Hüsranı "Le Monde", hüsranı "Seleflerine nasip olmayan bir krediyle Elysee'ye çıkan Sarkozy'nin krediyiyerle biret- mesiyle" açıklıyor. Cumhurbaşkanlığında ilk yılını dolduran Sarkozy için "Liberation" da -tam sayfa- "Bir yıl sonra: Büyük hüs- ran" manşetini kullanmış. Başkana yakınlığı ile bilinen yayın organlan dahi "mo- ral bozukluğu" ve "yaygın düş kınklığından" dem vuru- yor. Kamuoyu yoklamaları "yüzde 65 popülarite oranıy- la" göreve başlayan Sarkozy desteğinin güz aylarından bu yana eridiğini, yüzde 30'lara düştüğünü belgeliyor. Üç Fransızdan ikisi, başkanı "başansız" buluyor. Bunlar medyaya yansıyan değerlendirmeler. Intemette Sarkozy için kullanılan daha ağır ifadeler var: "Mega- loman", "dengesiz", "şarlatan"... Yani gazeteler insaflı. Gerçekte rahatsızlığın boyutunun medyada göründüğünden daha derin olduğu seziliyor. Ama Sarkozy, bu kadarına bile tahammül edemiyor. "Birinci yıl" vesilesiyle milletvekillerine verdiği yemek- te, basına veryansın etmiş. "Kamuoyuna yayılan olum- suz havadan" medyayı sorumlu tutarak basına fırça çek- miş. Gerekçesi de şu: "Ülkede muhalefetyokken, medya kendine muhale- fet rolû biçtil" Başkanın adamları... Avrupa demokrasilerinin nereden nereye geldiği, Sar- kozy'nin bu sözlerinde gizli. Medyanın görevi Jam da -bu iktidariarı denetlemek- değil mi? Görünen o ki, artık başka bir mantık geçerli. Küresel düzende iktidan ele geçiren, medyayı da ele geçiriyor. Ya da tersi. Medyayı ele geçiren, iktidara yürüyor. Ve 17. yüzyıl monarşilerinde olduğu gibi tıpkı: "Bundan böy- le herşey -yasama, yürütme, yargı, basın- benim!" da- yatmasıyla mutlak hükümranlığını ilan ediyor. "Beriusconizm" bu paradigma üzerine kurulu. Insan hakları vatanı Fransa'da da "Sarkozyizm" böyle işliyor. Sarkozy, Berlusconi gibi medya imparatoru değil. Ama büyük medya patronlarının "kankası": Lagarde- re, Dassault, Rothschild, Bouygues, Arnault, Bol- lore... Bu isimlerin hepsi ya bizzat "medya patronu" ya da medya sektörüne yatırım yapan etkili finans ve sana- yi baronlan... Dassault ve Lagardere gibi aralarında hem "medya" hem "savunma sektöründe" söz sahibi olanlar var. Kamuoyu "info-tainment" diye adlandınlan "yan ha- ber-yan magazin gazeteciliğiyle" (Bknz. başkanın Car- la Bruni maceralan) oyalanadursun; Fransa Cumhur- başkanı bir eli silah lobileri ve silah sanayilerinde, bir eli medyada olan bu isimlerle; "reel politika" kotanyor. Ve eski sömürgelere fırsat bulursa tabii Türkiye'ye de "uçak", "silah", "nükleer santral" vs. satmanın yollan- nı arıyor. Karşılığında beklediği tek şey var: "Mutlak medya sa- dakati!" "Al gülüm-ver gülüm bu tablo şimdi nasıl bozulur?" derdinde Sarkozy. Çıkarlarıyla göbekten Elysee'ye bağlı patronlar şim- diye dek çünkü başkanın bir dediğini iki etmemiş. Hi- zadan çıkan gazeteciye -Türkiye'de olduğu gibi tıpkı- derhal yol göstermiş.... Ancak kamuoyu alerjisi o boyutlara varmış ki; "iliş- tirilmiş medya" dahi tepkileri gizleyemiyor. Tek fırsat: AB dönem başkanlığı Bu bir kırılma noktası. "lliştirilmiş medya", "rüzgâryön değiştirdiği" an -ay- nen bizde olduğu gibi- kontrolden çıkıyor. Sarkozy bu- na bozuk atıyor. "Medyanın dizginlenememesine", şartlandığı reel politik denklemde anlam veremiyor: "Muhalefetyokken, bu medya muhalefeti de nereden çıktı?" isyanı bundan. Dişsiz bir medya, güçsüz muhalefete rağmen, rüz- gâr ne oidu da değişti, sorusuna gelince... İlk neden, "hiperaktif Sarkozy"n\n blöf çıkması. Tarih sahnesine "kıtaya yön vermek" iddiasıyla sıç- rayan Fransa Cumhurbaşkanı'nın, bırakın kıtayı, ülke- sine yön veremediği görüldü. Başta Merkel, AB lider- leri, Sarkozy'nin kendiyle başlayıp kendiyle biten giri- şimleri ve "yaptım oldu" tavırlarından rahatsız oldular. Bu yetmezmiş gibi, üstüne küresel kriz geldi. Dur- gunluk, Sarko'nun bol keseden vaatlerini boşa çıkar dı. Fransız halkına "sabn alma gücünü arttnmayı" taahhüt eden Sarkozy'nin sözünde duramayacağı -ekonomik göstergeler karşısında- ayan beyan anlaşıldı... Sarkozy'nin önünde lideriiğıni kanıtlamak için tek fır- sat kaldı: Temmuzda devralacağı AB dönem başkan- lığı. Dönem başkanlığındaki performansı, Sarko'ya açılacak yeni kredi marjında belirleyici olacak. nilgun@cumhuriyet.com.tr BULMACA SEDATYAŞAYAN SOLDAN SAĞA: 1/ Eğridir Gö- lü'nün kuzey yansına vcrilcn ad... Uzaklık işa- reti. 2/ Bölmeli göçebe çadın... Süpürgeotu. 3/ Meşin kesmek için kullanılan araç... Karışık renkli. 4/ Gör- kem, heybet... Bir organımız. 5/ Sod- yum elementinin sim- gesi... Fakültelerde öğ- rencilerin oturduğu, sı- raları arkaya doğru ba- samaklı olarak yükselen salon. 6/ Sahip... tnle- me, inilti. II Başar Sa- buncu'nun bir oyunu. 8/ Bahkçıhkta ağlann yanlarında bulunan tak- 1 2 3 4 5 6 7 8 9 1 1 2 3 4 5 6 LJ 7 8 1 9 î1 1 ı1 2 3 4 5 6 7 8 9 |K| 01 s 1T MNİ 1 K |A| P A 1İAJ M •ö N [A İR E V |A K •T İA R |A| M A rzı\g\ 1L |A II •\T • •fHj |N D: • P|A! m B| |A |C| p 1M \A\ IM \K\ II1 H| A| ftl 0 •\A\ \s\ • İRİ A K |Eİ m •\K\ |Eİ |T| viye ipleri. 9/ Pamuk kozası... Bezi beyazlatmakta kullanılan kircçkaymağı. YUKARIDAN AŞAGIYA: 1/ Konya'nın Çumra ilçesinde, birçok kuş türünü ba- nndıran bataklık. 2/ Aşın şişman... Toprak üstünde- ki yükseklik. 5/ Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun bir romam... Sergen. 4/ Korunmak için bir yere bıra- kılan eşya. 5/ Kumaş ya da derinin cilalanması... "Ufiıklar" anlamında eski sözcük. 6/ Çıplak vücut res- mi... Dört tekerlekli ve üstü kapah bir at arabası. II Eski Mısır'da güneş tannsı... Umutsuz, karamsar. 8/ Boş yere harcama... Bir göz rengi. 9/ Çözümleme... Yüz metrekare tutannda yüzey ölçüsü birimi. I
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog