Bugünden 1930'a 5,499,814 adet makale



Katalog


«
»

10 MAYIS 2008 CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA HABERLER Ross Wilson, AKP davasma demokrasisi güçlü, laik ve hukukun üstünlüğünü benimsemiş bir Türkiye penceresinden baktıklanm belirtti ABD'den ölçülü mesajlarMUSTAFA BALBAY _ _ _ ^ _ _ ANKARA - ABD'nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson, Cunıhuriyct'e verdiği özel dc- meçte, AKP davasma demokrasisi güçlü, laik ve hukukun üstünlüğünü benimsemiş bir Tür- kiye penceresinden baktıklanm belirtti. Fet- hullah Gülcn'in yanmda ya da karşısında ol- madıklannı vurgulayan Wilson, ılımlı lslam ta- nımıııı kullanmadığını vc bcnimsemediğini ifade etti. Wilson, BOP'un Türkiye'yi hedcf al- madığını, soğuk savaş sonrasında Türkiye'nin ön cephe haline geldiğini söyledi. Wilson, ABD'nin Ankara Büyükelçiliği'nde Cumhuriyet'in sorulannı yanıtladı. - ABD'de ciddi bir başkanlık yarışı var. Adayların Türkiye ile ilgili görüşlcrini genel olarak biliyoruz ama, Obama farklı... Yeni yönetimle birlikte ABD'nin Türkiye politi- kasında nasıl değişiklik olur? - Öncelikle söylemck istediğim şu ki, se- çimlerin sonuçları belirsiz. Cumhuriyetçi aday Senatör McCain Türkiye'nin büyük bir dostu. Bcn burada iken iki kere Türkiyc'ye geldiler. Senatör Obama hakkında daha az bilgim var. Aııcak kendisine her konuda danışmanlık eden ciddi bir ekibin olduğunu söyleyebilirim. lkin- ci olarak şunu söylemem gerekir ki, yeni baş- kanlar Amerikan politikalannı bir gözden ge- çirir ama özellikle dış politikamızın özü de- ğişmez, yeni yönetimle aynen devam eder. - Bunun Türkiye için de geçerli olduğunu mu söylüyorsunuz? - Türkiye son derece önemli bir ülke. Özel- likle bu zorlu bir coğrafyada bulunması, konumu itibanyla ABD için çok önemli. Bu gerçek 10 ytl önce de böyleydi, 10 yıl sonrası da bu öne- mini koruyacak. O yüzdcn de Türkiye ile ilgi- li politikalanmız 10,15,20 yıldır nasılsu genel olarak aynı şeklide devam edecek. TÜRKİYE ÖN CEPHE - 199O'h yülarda Sovyetler'in çöknıesinden sonra Tükiye'nin bölgedeki önemiyle ilgili farklı yorumlar yapıldı. Soğuk savaşta NA- TO katında cephe ülke olarak görülen Tür- kiye'nin bugünkü konumunu nasıl değer- lcndiriyorsunuz? - Türkiye'nin ABD için olan önemi arttı di- yebiliriz. Türkiye dünyanın bu zorlu coğraf- yasıııda banş, istikrar, refah vc özgürlük he- deflerinin ön ceplıesinde bulunan bir ülke. So- ğuk savaş zamamnda gerçekten bir çahşma ola- cağmı düşünen pek çok kişi bunun Orta Avru- pa'da olacağını düşünmüştü. Şu an içinse Tür- kiye'nin güneyinde, güneydoğusunda doğu- sundaki bölgelerde gerçekten çatışmalar oluyor. Hem ABD için hcm de ABD'nin müttefik ol- duğu taraflar için gerçekten son derece ciddi so- runlann yaşandığı bir coğrafya bu. Eskidcn düş- man olarak tabir edilen bir tek Sovyetler Bir- liği yerine, şimdi düşman olarak adlandırma- yacağımız ama pek çok ciddi sorun yaratan di- ğer pek çok ülke var. Bunun yanı sıra aynı za- manda devlet dışı birtakmı gruplaşmalar, tcrö- rist grupları var ki onlar Afganistan'da, Pakis- tan'da, Irak'ta vc dünyanın diğer yerlerindc me- dcni toplumlan tahrip etmcyc çalışıyorlar ya- şaına biçimimize tehdit oluşturmaya çalışı- yorlar. O yüzden bu komplike dünyaya baktı- ğımda bana göre Türkiye en az bahsetn'ğiniz so- ğuk savaş döncminde olduğu kadar önemli, hat- ta daha da önem taşıyor. 1 MART, TARİH OLDU - Geçmişten bugüne gelirsek, soğuk savaş döneminde iki ülke arasında imzalanan Sa- vıınıua ve Ekononıik tşbirliği Anlaşması çok gcniş bir çerçeveydi. Bunu bugünkü ko- şullara uyarlamak istiyordunuz ki, 1 Mart tezkeresi yaşandı. Bunun izleri nc ölçüde de- vam cdiyor? - ABD'nin Türkiye ile olan ilişkisi hususun- da bir belirsizlik yoktur. Elbette ki 2003 Mart ayında yaşanan sorun her iki ülkemiz için de bir sorundu ve Aralık 2005'te buraya ilk geldiğimdc söylediğim ilk şeylerden biri de şu olmuştu: Bu artık geçmişte kaldı, tarih oldu ve Ameri- ka'nın Türkiye ile olan ilişkilerinde de belirle- yici bir etken olmayacaktır ve olmamıştır. Saym GüTün Dışişlcri Bakanhğı dönemin- de yayımlanan ortaİc vizyon belgesi bir dizi iş- birliğinin örneklerinden biridir. Elbette karşı- lıklı yeni beklentiler vardır. Ama iki ülke iliş- kilerinin temcli güçlüdür. Yeniden alnnı çizmek istiyorum, ilişkilcrimiz güçlüdür ve güvenlidir. - Bu ilişkiler bağlamında BOP'u nereye oturtuyorsunuz? BOP'ta Türkiye'nin rolü ne? - Bunun tam açılımı Kuzey Afrika ve Ge- nişletilmiş Ortadoğu Projesi'dir. G-8 ülkeleri zir- vcsinde sanınm 2004 yılmda gündeme gehnişti. O zaman da şimdi de bir Amerikan projesi de- ğildi. Buradaki fıkir, Kuzcy Afrika ülkelerin- den Afganistan'a kadar bölgeyi genel olarak ele alabilmekti. Azgelişmiş ekonomilcri, demokratik ku- rumlann yetersiz olması, yeterince sivil toplu- mun varlığının olmaması ve pek çok problem- ler içeren bu ülkeleri ele alınak istediler. Türkiye dc yardımda bulunması için çağn ya- pılan ülkelerden biri. Türkiye bu geniş kapsamlı projelere dalıil olup projenin alt gruplannda bir- kaç projede lidcrlik rolü üstlenmiştir. Başka bir şekilde ifade etmem gerekirse Türkiye bu pro- jenin bir lıedefi değildir. Bu proje Türkiye'yi de- ğiştirmeye çalışmamaktadır. Tam aksine Tür- ABD'nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson, soğuk savaşın ardından Türkiye'nin ön cephe konumuna geldiğini söyledi. AKP davasının görüldüğü kuruma saygımız var - Türkiye'deki günccl tartışma AKP'ye yönelik kapatma davası. Dava. laiklik vc rejim tartışmalarını da berabcrinde taşıyor. Gelişmeleri yakından izlediğinizi biliyoruz. ABD Başkan Yardımcısı Cheney'nin Ankara ziyarctinde konunun açıldığı konuşuluyor. Sizin dcğerlendirmeniz nedir? - öncelikle Anayasa Mahkemesi'nin gündeminde olan bir davanın detaylan hakkında yorum yapmak istemem, uygun olnıaz diyc düşünüyorum. Ama elbette ki bu yapılan tartışmalan ve gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Bu davanın Türkiye'yi nercyc götürebileccği hakkında endişelcrimiz var. Ama aynı zamanda hem bu ülkeye hem de bu ülkenin kurumlanna büyük bir itimadımız var. Cheney buradayken benim dahil olduğum görüşmelerdc, ki hemen hemen hepsinc ben dalıil oldum, bu konu belli bir biçimde gündeme gelmcmiştir. Bakan Rice nisan ayında Amerikan Tiirk Konseyi'ne hitabcn yaptığı konuşmada ABD-Türkiye ilişkilerini anlatırken demokrasinin ne kadar önemli olduğuna değindi. Bakan Rice, benim ülkem açısmdan da demokrasinin ne kadar önemli olduğuna değindi. Aynı zamanda bakan Rice, bizim birlikte çahşabilme beccrilerimiz açısmdan ve ilişkilerimiz açısından da bu demokratik dcğcrlere olan karşılıklı bağhlığımızın nc kadar mühim olduğu konusunda çok net konuştu. Aynı zamanda demokratik değerlcrin vc buradaki laik ilkclcrin ne kadar önemli olduğuna da bilhassa değindi. Hcm bu ülkenin geleccği açısmdan hem dc gclcccktcki ikili ilişkilerimiz işbirliğı açısından... - Bunlar sizin de katıldığınız değerler mi? - Evet... kiye'nin katkıda bulunmasını sağlamaya ça- lışmaktadır. DEMOKRASİ, LAİKLİK VE HUKUK - AKP davasına AB sizin kadar yansız yak- laşmıyor. AB tcmsilcileri daha çok AKP'nin ka- patdmaması yönünde tavır ortaya koyarken si- zin laiklik ve kurumlara saygı penceresinden baktığınız dikkati çekiyor. AKP davasına ba- kışta AB ile ABD arasında yaklaşım farkı ol- duğunu düşünüyor musunuz? - Aslında bu konulan gcçmiştim diye düşünü- yorum ama... ABD, Türkiye'nin AB'yc üye olma girişimlerini kuvvetli desteklemektedir. Bu AB üyelik süreci Türkiyc'dc pek çok değişiklik ya- pılmasını gerektirecektir. Hem siyasi sistemde, hem düzenleyici politıkada, hem ckonomisinde, hem de hayatın diğer tüm yönlcrinde. AB lidcrlerinin özellikle başkan Barroso'nun yaptığı açıklama- lan da bu pcrspektiften yorumluyorum. Bu konuyla ilgili bir şey daha söylcmek isterim ki, bizim gör- mck istediğimiz Türkiye açısından çok büyük bir görüş ayrılığı olduğunu düşünmck bence hata olur. Her iki taraf da hem ABD hem AB güçlü ve de- mokratik bir Türkiye görmek istiyor. Güçlü, de- mokratik kurumlara sahip, laiklik ilkelcri ve hu- kukun üstünlüğunün geçerli olduğu bir Türkiye... Ama tabii ki şunun da farkındayız ki, önemli te- mel seçimler Türklerin yapması gereken seçim- ler. ABD'nin ya da diğer başka bir dış gücün dik- te edeceği seçimler değil. Hem ABD, hem de AB Türkiye'ye Atatürk'ün belirlediği Avrupa he- defleri doğrultusunda Türkiyc'ye yardım ctmek is- ter. Bu yönde dcğişiklikler ister. ILIMLI İSLAM TANIMINI KULLANMIYORUM - Laikliğin ve demokrasinin Türkiye açı- sından önemini vurguladınız ama, ABD'de ılımlı lslam projesi diye özetleyebileceğimiz başka bir çahşma var. Türkiye'ye de bu çer- çcvede yaklaştığınız görüşü hâkim. Ne diyor- sunuz? - Ilımlı lslam benim kullandığım bir terim de- ğil. Çünkü ne olduğundan da emin değilim. Biz Türkiye'de pek çok konuda yakından çalışıyoruz. Zira ortak bir geçmişimiz var. Sovyet yayılmacı- lığına karşı birlikte bir mücadelemiz var. Demokratik değerlere, özgürlüğe karşı aynı şekilde iki ülke olarak bağhyız. Hem NATO hcm de di- ğer ikili ilişkiler, anlaşmalar çerçevesindc birlik- te çalışıyoruz. Tüm bu unsurlar bizim ilişkimizin A B , D İ N C t Y A P I L A N M A Y I G Ö R M E Z D E N G E L l Y O R Avrupa Birliği-AKP ortaklığı ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - AKP'ye yönelik kapatma dava- sının ardından AB sözcülcrinden gelcn açıklamalar dikkat çekiyor. Açık- ça AKP'ye destek veren, Türkiye'dcki laikliğe karşı tavır alan AB söz- cülcri, iktidar partisinin toplumu gcrcn. dinci yapılanınamn önünü açan uygulamalannı ise gönnezden geliyor. AB yetkililerindcn son 1 ay için- de gclen açıklamalar şöyle: AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso: Kapatılma davası- nı duyunca doğrusu şaşırdım. Laiklik bir dogma de- ğildir. Demokratik laik anlayışta dini gereklcrc saygı gösterilmeli. Böylesi bir süreci gelişmiş bir ülkede görmek mümkün değil. A\Tupa standartlarının uygu- lanmadığuu görürsek kayıtsız kalamayız, ama Ana- yasa Mahkemesi karanna da saygı duyanz. Ümit edi- yorum, karar Avrupa standartlanııa, Vencdik Komis- yonu içtihatlarına uygun olur. (11 Nisan-Ankara) - Türkiye'nin bir gün AB'nin tam üyesi olması için Türkiye'de tam demokrasi ve demokratik laiklik olmalıdır. Laiklik zor- la dayatılamaz. Avrapa'daki demokrasilerdc nonnal olduğu şekilde tüm garantilcriyle uygulanan demokratik bir sürcç olmalıdır. Türkiye'deki bu durum bizi kaygılandınyor. Çünkü açık söylemek gerekirse ülkenin başlıca partisine karşı, devletin en üst makamlanna karşı bir kapatma davası açılması, çok sık görülen bir şey değil ve devletin örgütlenmesi- nin tcmel ilkelerini tartışmaya açan bir durum. (8 Mayıs-Slovenya) AB'nin Gcnişlemedcn Sorumlu üyesi Olli Rehn: Kapatma davası Kopenhag kriterlcri ile uyuşmuyor. AB, siyasi ve insan haklan kritcrlcrinin ısrarh vc ciddi ihlali du- rumuııda müzakcrc sürecini gözden geçirmeyc mecbur kalabilir. Bu da parti kapatma olaylan ya- şanırsa müzakerelerin kesilebileceği anlamma gc- lcbilir. (30 Nisan AB Gayriresmi Dışişlcri Ba- kanları toplantısı) - Şu anda AKP alcyhinc açılan kapatma davasıyla Türkiye yeni bir siyasi tansiyon sürecinden geçiyor. AB'nin bu davaya tepkisi reddetmek oldu. Çünkü AB demokrasilcrindc siyasi partilcrin ka- patılma davalan normal değildir. AB aday ülke olduğu için Türkiye'de yaşananlara kayıtsız kalamaz. Ama Türkiye-AB katılım sürecini olum- suz etkilememcsi için elbette demokratik prensiplcr ve hukukun üstün- lüğunün Avrupa standartlanna uygun şekilde uygulanmasmı umuyoruz. (3 M ayıs-tngiltere) - AKP'nin şeriat yasasmı savunmadığmı aslında sağır sultan bile bi- liyor. Böyle bir çağda bunu herkes bilcbilir. Ancak biz yargının işini yapmasını bekleyeccğiz. (7 Mayıs-İstanbul) AB Dış Politika ve Savunma Yüksek Temsilci- si Javier Solana: AKP'nin kapatılması Türkiye'nin AB ile ilişkilerinc darbe vurur. Ancak yüksek mah- kcmenin makul davranacağı umudundayım. Çünkü kapatma, Türkiye'nin Avrupa'da bizimle ilişkilcri- ne bir darbe olur vc bu durumun sonuçları da çok kö- tü olabilir. Demokrasilerde parti kapatma hiç de nor- mal bir durum olarak değerlendirilcmez. (9 Nisan- Avrupa Parlamentosu) Avrupa Parlamentosu Başkanı Hans-Gert Pöttering: AKP demo- kratik yollarla iktidara gelen bir partidir. Bu ncdenle AKP'yi kapatmak absürdlük olur. (8 Mayıs-Slovenya) Türkiye AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkam Joost La- gendijk: AKP hakkında kapatma karan vcrilirse bunun sonucu Türki- ye'nin AB üyelik müzakerelerinin askıya alırunası olabilir. (15 Nisan- Brüksel) -Bencc AKP'nin şüphccilcre gizli gündcmi olma- dığını, laiklik taraftan olduğunu göstcrmcsi gereki- yor. Ancak AKP kapatılacaktır. Yerine yeni bir par- ti kurulacak. O parti de iktidar olacaktır... AKP ana- yasayı değiştirerek böylc bir şcyin olmasını cngel- leyemedi. (3 Mayıs-9 Eylül Üniversitesi) tcmclini oluşturuyor. Ama elbette ki bu bölgcde bazı ülkcler var ki, o ülkclcr özgürlüklerle, dc- mokrasiyle ilgili değiller. Komşularıyla banş, re- fah adına birlikte çalışmak pek onlan ilgilendir- miyor ve elbette hem burada hem dünyanın diğer yerlerinde terörist gruplar var ki, onlar bizim top- lumumuzu ve yaşama biçimimizi çok radikal bir şekilde tahrip etmck istiyorlar ve işte bu kcsim- lerin bazıları lslam örtüsüne bürünmeye çalışı- yorlar. Kendilerini öyle ifade ctmeye çalışıyorlar. Halbuki lslamla hiçbir ilgileri olmamalanna rağ- men vc Batı dünyası da dünyaya bakış şeklini vc ifade biçimini sadclcştinneye çalıştığından Isla- mi aşıncılık terimini kullanabiliyor ki bu tabii ki aslında doğru bir şey değil. Işin gerçeği şu ki o ki- şiler sadcce şiddete başvuran şiddet aşıncılan... Vc ABD'de, Batı dünyasında bazen kullanılan bu ılım- lı islam tabiri aynı yerden orlaya çıkıyor sanıyo- rum. Aslında komplike olan bir konudan bahse- dcbilnıck için bazı kişilerin basit ve kısaltma gi- bi kullandığı bir terim bu... Tekrarlamak gerekirse bcn bu terimi kullanmıyorum ve ABD yönetimi- nin de kullandığım düşünmüyorum. Biz dostla- nmızla ve müttefiklerimizle yakından çalışıyoruz ve Türkiye de dost ve müttefik bir ülke. GÜLEN'İN NE KARŞISINDA NE YANINDAYIZ - Ilımlı tslam tarüsmaları Fethullah Gülen ha- reketi ile birlikte yürüyor. Gülen, ülkenizde ya- şıyor. Başta Orta Asya'daki okullar olmak üze- re ABD'nin doğrudan ya da dolaylı desteği söz konusu. Bu konudaki görüşünüz nedir? - ABD Fethullah Gülen'i ne destekler ne de kar- şısındadu-. ABD'ye seyahat etmek için, yaşamak için kısa sürcli orada kalmak için vize alan her çe- şit insan var. Bu demek değil ki biz illa ki onlan destckliyonız. Biz, ülkemize aldığımız kişilcrüze- rinde dini ya da ideolojik bir tcst yapmıyoruz. Or- ta Asya'daki okullar ya da diğer bölgelerdeki okul- larla ilgili sorulara gelince, bcn Bakû'da büyük- elçiyken oradaki okullarından birinc gittim. Et- kilcyici bir yerdi. O sıralar komünizm biteli 7-8 ay olmuş... Eğitim kötü durumdaydı. Azerbay- can'daki şimdiki durum tahmin ediyorum ki da- ha iyiye gitmiştir. Ama okullan ziyarct edince gör- düğümde benim üzerimdcki etkisi şöyle oldu; ga- yet iyi iş çıkanlmış diye düşündüm. Ama orada ideoloji ya da dini çalışmalarla ilgili bir şey gör- medim. Gördüğüm şey çok umutsuz durumda olan ve yardıma ihtiyacı olan çarcsiz insanlara yardım ctmek için bir şcylcr yapıldığıydı. Ama tekrarla- mak gerekirse ABD Fethullah Gülen'e ya da onun temsil ettiği şcyi ya da harckctini ne destekle- mektedir ne de karşı çıkmaktadır. Bu hareketi ne sevmektedir ne de sevmcmektedir diycbiliriz. PKK GÜÇ KAYBEDİYOR - Irak'taki durum iç açıcı değil. Ülkenizde yayımlanan kitaplarda da ABD operasyonu fi- yasko olarak nitelendiriliyor. Ne yapmayı düşünüyorsunuz? - Siz sorunuza yeni seçilecek başkanın nasıl bir etkisi olur diye başlamıştımz, işte Irak'taki po- litikamız da yeni başkanın kim olduğuna büyük ölçüde bağlı olacak. Geçen yıl yüzden fazla Kongre üyesi Türkiye'yi ziyaret etti vc her biri Irak'ın istikrarh, birleşik güçlü bir ülke olabil- mcsi için yapılan çalışmalarda Türkiye'nin ro- lünün nc kadar önemli olduğunu anladı vc tak- dir etti. Bu nedenle de ben diğer işlerimden da- ha ziyade Irak meselcsi üzerinde hep çalıştım. Türk yetkilileriyle bu konu üzerinde çalışmalar yaptım; bu çalışmalar cn yoğun işlerimdi. - Türkiye'nin aklına, Irak deyince, terör ve PKK sorunu geliyor. Uzun süren bir güven- sizlik dönemi yaşandı. Şimdi durum nasıl? - Başkanımız Türkiye ile PKK konusunda, Ku- zey Irak'taki PKK varlığı konusunda etkili bir şe- kilde çalışmaya büyük önem vc öncelik veriyor. Çünkü genel olarak Iı^ak'ta başanlı olunması açı- sından bunun nc kadar önemli olduğunun farkı- na vardık. PKK ile mücadclc konusunda ikili iş- birliğimiz dc çok iyiye gidiyor. PKK saldında bu- lunma becerilerini giderek yitiriyor. Daha da önemlisi terörist kimliği daha da netleşiyor, or- taya çıkıyor, bclirginleşiyor diycbiliriz. Benim pcrspektifıme görc bu bir başan oldu ve devam ctmek zorunda. - Bir dönem terör örgütünü Iran'a karşı kul- lanacağınız konuşuldu... - Biz terör örgütlcriyle hiçbir ilişkiye girme- yiz... Böyle bir işbirliğı" kesinlikle düşünmeyiz... - ABD'den terörle mücadclede Türkiye'nin de yapması gcrekenler var yorumları da ge- liyor. Örneğin siyasal çözümdcn söz ediliyor. Bundan kastınız nedir? - Her şeyden önce terörle mücadelede Türki- ye'nin yanındayız. Çözüm için sözünü ettiğinıiz kültürel hakların vcrilmesi ve ckonomik denge- sizliklerin gidcrilmesidir. - Terörle mücadclc zeminindc TSK ile diya- loğunuz nasıl? - TSK ile çok sıkı bir diyaloğum var. Kasım ayında Başkan'Ia Başbakanınız arasında gerçek- leşen görüşmc ve vanlan anlaşma için çok çahşma yapılması gerekti, ki bilgi paylaşımı sağlanabil- mesi için doğru mekanizmaların kumlabilmesi açı- sından bu gcrckliydi, yapıldı. Bölgede bulunan ABD askerlerine kaza cseri yanlışlıkla bir ateş açıl- ınaması, bu lür bir kazanın meydana gelmcmesi için cylemlerin çok iyi bir şekilde koordine edil- mesi gerckirdi. Hem PKK ile mücadelede hem de ikili ilişkilerimiz açısından ABD-Türkiye ilişki- leri ve ABD-Türkiye askeri ilişkileri açısından, iki taraf arasında iyi bir güven kumlabilmesi açısın- dan da çok önemli kazanımlarelde edildi. i
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog