Bugünden 1930'a 5,446,863 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 29 MART 2008 CUMARTESİ 6 HABERLER Erdoğan, sivil toplum örgütlerinin çağrılarına ‘5 yıldır sabrediyorum’ diyerek yanıt verdi CUMARTESİ YAZILARI ATAOL BEHRAMOĞLU AKP uzlaşmadan uzak ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, sivil toplum örgütleri, muhalefet ve kurumların “uzlaşma ve sağduyu” çağrılarına kulak tıkıyor. Erdoğan, “5 yıldır sabrediyorum” diyerek bundan sonra da toplum kesimleriyle uzlaşma yoluna gitmeden hükümetin bildiğini yapacağının işaretini verdi. Sivil toplum örgütlerinin sağduyu ve uzlaşma çağrıları havada kaldı. AKP hükümeti, uzlaşma çağrılarını üstüne almadığı gibi bundan sonra çıkaracağı düzenlemelerde muhalefetle uzlaşma yoluna gitmeyeceğinin mesajını verdi. Başbakan Erdoğan, “Geri adımın ne olduğunu anlayamadım. Böyle bir şey söz konusu değil. Açıklamaların hedefi ne? İktidar nasıl adım atmalı? Anlatsınlar da öğrenelim” dedi. Erdoğan, ağduyu “MHP ile anlaşıp türban çağrılarına kulak değişikliğini yaptınız, tıkayan AKP lideri genel değişikliği Erdoğan, bundan bekleseydiniz olmaz sonra yapılacak mıydı” sorusu üzerine, “Özgürlüklerin hiyerarşisi anayasa olmaz. Ben 5 yıldır değişikliklerinde başbakanım. Ülkemde de uzlaşma gerilim olmasın diye 5 aramayacağının yıldır bekledim. Baykal mesajını verdi. gündeme gelmesini istemediği için bekledim, kurumsal mutabakat bekledik. CHP bunu göstermedi” diyerek bundan sonra da yapılacak anayasa değişiklikleri için uzlaşma aramayacağını ortaya koydu. AKP hükümeti, geçen yasama döneminde Abdullah Gül’ü cumhurbaşkanı seçtirmek için inat etmişti. Anayasa Mahkemesi’nin “367 şartı” üzerine bu kez de Anavatan Partisi ile anlaşarak cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesine ilişkin anayasa değişikliğini TBMM gündemine getirdi. Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılmadan önce erken seçime gidilmesine ilişkin muhalefet partilerinin önerilerine kulak tıkayan AKP, Cumhurbaşkanlığı seçiminin krize dönüşmesinin ardından erken seçim kararı aldı. AKP, üniversitelerde türban yasağının kaldırılmasına ilişkin anayasa değişikliğini tüm gerginlik ve kaos uyarılarına karşın TBMM’den geçirirken sonrasında oluşan karmaşadan da muhalefeti sorumlu tuttu. AKP şimdi de “Dava sürecinde anayasa değişikliği yapılması hukuk sistemini zedeler” uyarılarına karşın anayasayı değiştirerek kapatma davasından kurtulmayı hedefliyor. Bunlarla Uzlaşılmaz Bazen yazı öncesinde masaya oturmamak için ayak sürürsünüz. Canınız yazmak istemiyordur, konu bulamamışsınızdır, vb. Bazen de yazıya bir an önce başlamaya can atarsınız. Şu anda olduğu gibi… Bırakın yazmayı, içimden şöyle bağırmak geliyor: Bunlarla uzlaşılmaz. Uzlaşma kültüründen, demokrasi kültüründen, uygarlık kültüründen yoksun bu insanlarla herhangi bir uzlaşma olasılığı yoktur. Az önce bir TV programında bir önceki Meclis Başkanı’nı izliyordum. Karşısındaki deneyimli gazetecilerin sorularını, kılı kıpırdamaksızın, papağan gibi, duymaktan artık mide bulantısı gelen cümlelerle tekrarlıyor. Söyledikleri aşağı yukarı şunlar: Yüzde kırk yedi oy aldık, muhalefetin bir bölümü de yanımızda, Meclis’te istediğimiz yapamayacak mıyız, istediğimiz yasayı çıkaramayacak mıyız? Demokrasi bilgisinden ve bilincinden, Türkiye Cumhuriyeti’ni oluşturan temel değerlerden habersiz, beyni yıkanmışçasına, robotlaşmışçasına bu türden bir ezberi tekrarlayıp duran biriyle nasıl iletişim kuracak, nasıl uzlaşacaksınız? Nitekim, soruyu yönelten deneyimli gazeteci susuyor. Herhalde söyleyecek söz bulamadığından değil, daha başka bir şey söylemeye gerek duymadığından, can sıkıntısından… ૽૽૽ Yazıya başlamadan önce, internette gazete haberlerinde, köşe yazılarında göz gezdiriyorum. Sivil toplum örgütlerinin uzlaşma çağrısı, filan… Köşe yazılarının hemen hepsi de bu konuyu işliyor… Eski solcu ya da liberal ya da darbeci, günümüzün amansız AKP yandaşlarının sinik ya da saldırgan bir üslupla dile getirdikleri utanç ve usanç veren görüşlerini, AKP’ye karşı her türlü muhalefete inanılmaz bir “taraf”lılıkla “katil” yaftası yapıştıran ve bunu yaparken yazısını düşük düzeyde bir edebiyat sosuyla bezemeye çalışan yazı erbabının hezeyanlarını bir yana bırakıyorum. Bu türden yazılarda ben insanın ne kadar küçülüp alçalabileceğini, ne ölçüde kimlik bozulmasına uğrayıp değersizleşebileceğini görüyorum. Uzlaşma çağrısını destekleyen iyi niyetli kimi yazılarda ise, herkese sağduyu çağrısında bulunuluyor…. Bu şuna benziyor: Kabadayının biri mahalleyi egemenliği altına almış, sövgü ve tehdit yağdırmada. Mahalleli savunmada. Yargı da sonunda kıpırdamış, kabadayı sıkıntıya girmiştir. Şimdi birileri, sövene de sövülene de eşit uzaklıkta, herkesi sağduyuya çağırıyor… Böyle bir çağrı, en basit akıl ve adalet ölçülerine aykırıdır. Siz önce o kabadayı zararsız hale getireceksiniz. Yoksa haklıyı ve haksızı ayırmaksızın, suçluyu cezalandırmaksızın yaptığınız uzlaşma çağrısı, sıkıntıdaki kabadayıya biraz dinlenip güç kazanma fırsatı sağlayacaktır…Yeniden bildiğini okumak için… ૽૽૽ Türkiye’deki kargaşanın nedeni bellidir. Dinci parti, ABD ve AB desteğinde, ülkeyi kimlikli ve onurlu bir cumhuriyet olmaktan ikinci sınıf bir din toplumuna dönüştürmeye çalışıyor. Yasal ve yasadışı Kuran kurslarıyla, toplumun her kesiminde imam hatip kültürünü egemen kılma çabasıyla, tarikatlarıyla ve yeşil sermayesiyle, bu yönde durmaksızın yeni mevziler kazanıyor. Cumhuriyet ise elde kalan kurumlarıyla, sağduyusunu henüz yitirmemiş insanlarıyla yasal savunma hakkını kullanıyor ve bunda başarılı olacak gibi de görünüyor… Tam da böyle bir anda, ortada iddianamesi de bulunmayan bir soruşturma bütün yurtseverleri kapsayacak bir yönelime girmişse, bu olgular arasında bağıntı kurmamak olanaksızdır… ૽૽૽ Akıl ve akıldışı arasında uzlaşma olamaz. Bugün yapılması gereken, dinci partiye sıkıştığı köşeden çıkma olanağı tanımamak, yurtseverler olarak da apaçık provokasyonlar ve ancak akıl hastalarının inanabileceği paranoyak safsatalar karşısında her zamankinden daha uyanık, daha bilinçli, daha çok dayanışma içinde olmaktır… S ataolb࠽cumhuriyet.com.tr Faks: (0212) 343 72 64 C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog