Bugünden 1930'a 5,438,457 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

27 MART 2008 PERŞEMBE CUMHURİYET SAYFA HABERLER ABD’de her yıl 225 bin kişi tıbbi hatalardan dolayı ölürken hataların bedeli 30 milyar doları buluyor 3 MEDYA NOTU EMRE KONGAR ‘İnsanlar sistem kurbanı’ GÜRSU KUNT İlhan Selçuk İçin Gözaltı Kronolojisi Sevgili okurlarım, insanlar içinde yaşadıkları anın, günlerin, yılların tarihsel önemini gözden kaçırabilir. Sonradan, olayları ve süreçleri değerlendirenler bu anlar, günler ve yıllar hakkındaki tarihin yargılarını daha belirgin ve nesnel olarak dile getirir. Bunun için de bilgi ve belge gerekir. Bu nedenle yaşadığımız günlerin tanıklığına küçük bir katkı olması için, İlhan Selçuk’un gözaltına alınmasının kronolojisini elimden geldiğince ayrıntılı bir biçimde, tanıklarla da çapraz kontrol ederek bir belge halinde yazmak istedim. Bu çabamda bana yardım eden, başta Akın Atalay olmak kaydıyla, Cumhuriyet’in değerli hukuk müşavirleri Tora Pekin ve Bülent Utku’ya çok teşekkür ederim. ૽૽૽ 21 Mart 2008, Cuma. 04.00 Savcılığa davet edilmeksizin ve önceden haber verilmeden, polislerin mahalle muhtarıyla birlikte kapıya gelişleri; İlhan Selçuk tarafından “Buyurun size bir çay yapayım” davetiyle karşılanmaları ve evde aramanın başlaması. 07.30 Toplanan mektup, not gibi belgeler ve İlhan Bey’in bilgisayarının “hard diskiyle” birlikte evden ayrılış ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Vatan Caddesi’ndeki “Terörle Mücadele Şubesi”ne götürülüş. Mahkemeden 24 saat için avukat kısıtlama kararı alındığı ve avukat olmadan sorgulama yapılamayacağı için görevli uzman emniyet mensuplarıyla ülke sorunları hakkında sohbet ederek, bir bölümü nezarethanede, bir bölümü büroda geçirilen bir gün. 19.15 Star TV ana haber bülteninde, kendisine yöneltilen suçlamanın “Terör örgütüne üye olmadan örgütün fikirlerine yardım etmek” olduğunun belirtilmesi. ૽૽૽ 22 Mart 2008, Cumartesi. 09.30 Avukat Akın Atalay ile görüşme. 10.45 Polisin, “Organize Suçlar Şube Müdürlüğü”nde, Akın Atalay’ın da katıldığı, ifade alma işlemine başlaması. 20.00 9 saat 15 dakika süren ifadenin bitişi, 73 sayfalık ifade tutanağının imzalanması. 20.45 İstanbul Adliyesi’nin Beşiktaş’taki “Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi Savcılığı”na gidiş. 22.30 C. Savcıları Zekeriya Öz, Mehmet Ali Pekgüzel ve Nihat Taşkın huzurunda ifade alınmaya başlanması. ૽૽૽ 23 Mart 2008, Pazar. 02.45 4 saat 15 dakika süren ve 5 sayfa olarak tutanağa geçirilen ifadenin bitişi ve “Adli kontrol altında tutulmak” talebiyle, tutuklama isteği olmaksızın nöbetçi yargıca sevki. 03.00 Nöbetçi yargıç tarafından “Soruşturma sona erinceye kadar yurtdışına çıkma yasağı” kararının alınışı ve adliyeden ayrılış. 03.12 Şişli’deki Cumhuriyet Gazetesi binasına geliş. Kırımızı karanfillerle karşılanış. “Şimdi ben meşhurum değil mi? Benim gidişimle tiraj almışsınız” demesi ve “Çıkışınızla daha çok alacağız” karşılığının verilmesi. 04.30 Gazeteden ayrılış ve Gazeteciler Sitesi’ndeki 90 metrekare evine dönüş. 14.00 Evinde dostlarını kabul edişi. Dostları arasında olan gazeteciler Yalçın Bayer, Melih Aşık, Yalçın Pekşen ve Uğur Dündar’a benim de bulunduğum ortamda, soruşturmanın yargıya ve orduya sirayet ettirileceğine ilişkin izlenim ve kaygılarını belirtmesi; yargının rahat bırakılmasını öneren, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a sükunet ve uzlaşmacılık tavsiye eden düşüncelerini aktarması. Karantinadaki köyde tavuğa tecavüz Ⅵ SAKARYA (Cumhuriyet) Sakarya’nın Karasu ilçesinde kuş gribi vakası nedeniyle iki aydır karantinada olan Konacak köyünde 17 yaşındaki T.H, İstanbul’da imamlık yapan Ali K.’nın boş evinden çıkarken görüldü. Durumdan şüphelenen komşuların uyarısı üzerine evine dönen imam Ali K. yatak odasında kanlar içinde tavuk leşi ve yine kana bulanmış bir pantolon görünce jandarmayı arayarak şikâyetçi oldu. Tavuğa tecavüz edildiği belirlenirken, pantolonun sahibi T.H. gözaltına alındı. Tavuğun sahibinin bir haftadır kayıp olan tavuğunu her yerde arayan T.H’nin komşusu olduğu anlaşıldı. İmam, zanlıdan şikâyetçi olmadığını belirterek “Allah’ından bulsun” dedi. Suçlamayı kabul etmeyen T.H. ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. ANTALYA Yapılan uluslararası çalışmalara göre tıbbi hataların yüzde 98’i kişiden değil, sistemden kaynaklanıyor ve önlenebilir özelliği taşıyor. ABD’de her yıl 225 bin kişi tıbbi hatalardan dolayı ölüyor ve bu hataların yıllık maliyeti toplam 30 milyar doları buluyor. Ölüm nedeni sıralamasında üçüncü sırada yer alan tıbbi hatalar, İngiltere’de her yıl 850 bin kişinin mağduriyetine neden oluyor. Konu, Hasta Güvenliği Derneği tarafından Dünya Sağlık Örgütü Hasta Güvenliği Birliği’nin desteğiyle Antalya’da düzenlenen 2. Uluslararası Hasta Güvenliği Kongresi’nde ele alındı. Dünya Sağlık Örgütü Hasta Güvenliği Birliği Londra Ofisi Başkanı Helen Hughes, kemoterapi, ameliyatlar ve benzer pek çok tıbbi uygulamaların ölümlere neden olduğunu anlattı. ‘Her yıl 1.3 milyon insan yaşamını yitiriyor’ Hughes, örnek olarak da güvensiz enjeksiyon uygulamalarını göstererek, “Dünyada her yıl 1.3 milyon insan güvensiz enjeksiyon lar nedeniyle ölüyor” dedi. Hughes, hekimlerin hijyen kurallarına yeterince dikkat etmemeleri, ellerini sıklıkla yıkamamalarının bile en ciddi tıbbi hatalar arasında yer aldığını söyledi. Güvensiz sağlık uygulamalarının maliyetinin de her geçen yıl arttığını ifade eden Hughes, “ABD’de güvensiz sağlık uygulamalarına yılda 29 milyar dolarlık kaynak harcanıyor. Maliyet artarken hastaların sağlık sektörüne güveni de azalıyor” diye konuştu. Kongrenin açılış konuşmasını yapan Hasta Güvenliği Derneği Yö netim Kurul Başkanı Mustafa Bulun da hastaları insanın değil, sistemin öldürdüğünü söyledi. Bulun, “Tıbbi hatalar ölüm nedenleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. Hataların yüzde 48’ini cerrahi uygulamalar, yüzde 20’sini ilaç uygulamaları oluşturuyor. İngiltere’de yatan hastaların yüzde 11’inde, Avusturalya’da ise yüzde 16.7’sinde tıbbi hatalar görülüyor” dedi. Sistem kaynaklı önlenebilir tıbbi hataların azaltılmasına yönelik düzenlenen kongrede, 65 ülkeden 70 konuşmacı ve bine yakın da katılımcı yer aldı. PROF. IŞIKARA ‘Deprem yaklaşıyor’ BURSA (Cumhuriyet) Türk Kızılayı Derneği Genel Başkan Danışmanı Prof. Ahmet Mete Işıkara, Marmara Bölgesi’nde “iki alanda” deprem kümelenmesi yaşandığına dikkat çekti. Bursa’da Valilik Afet Yönetim Merkezi’nde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Işıkara, potansiyel deprem üretecek yerlerden birinin Gemlik, diğerinin ise Adalar’ın güneybatısı olduğunu dile getiren Işıkara, “1939’dan bu yana depremin batıya göçü var. Şimdi önceki depremlerin batısı olarak İstanbul gözüküyor. Bu depremi İstanbul er ya da geç yaşayacak. Her gün, bir gün daha yaklaşıyoruz. Eğer 2010’a kadar olmazsa, 2010 ile 2014 arasındaki süreç bu depremin oluşu açısından riskli dönemdir’’ dedi. Işıkara, şehirlerdeki en büyük sıkıntının kötü yapılaşma olduğunu söyledi. Işıkara, “Bursa’da da kötü bir yapılaşma gördüm. ‘Bu ülkede deprem olmaz’ demek, topluma uyuşturucu vermekle aynıdır. Bir deprem ülkesi olduğumuzu kabullenmek zorundayız’’ diye konuştu. Delilleri yok etmeye çalışmış Ⅵ KONYA (Cumhuriyet) Konya’da Sebahat Gülbeyaz’ın (51) boğazını ve kollarını keserek öldüren kızı Benal S. (33), yapılan sorgulamanın ardından sevk edildiği mahkemece tutuklandı. Geceyi annesinin cesediyle geçiren Benal S, gazetecilerin sorularına “Pişman değilim” diye yanıt verdi. Zanlının cinayeti işledikten sonra evdeki kan lekelerini suyla temizlediği, kirlenen elbiselerini de yıkadığı belirlendi. Annesinin başı dışında kolları ve parmaklarını da kesen kızın, cinayet gecesi tuvalet taşını çekiçle kırarak deliği genişletmeye çalıştığı belirlendi. ‘The Tale of Continet’ adlı Amerikan filminin bez afişlerini Nevşehir ve Kayseri’deki tekstil firmaları yapıyor. ABD’nin film afişleri Türkiye’den SELAHATTİN ŞAHİN NEVŞEHİR ABD’nin film şirketlerinden Kettle Weekly, “The Tale of Continet” adlı filminin promosyon bez afişlerini Nevşehir ve Kayseri’de yaptırıyor. Amerikan film şirketinin kukla ve animasyon desteğiyle hazırlanan ve iki maymunun komik yaşamöykülerinin konu edildiği filmin vizyona girmesinden sonra bilet ala cak olan her izleyiciye, filmin bir bez afişinin promosyon olarak verileceği öğrenildi. Gece gündüz çalışıyorlar Bez afişler, Nevşehir ve Kayseri’deki tekstil atölyelerinde yapılıyor. Nevşehir’in Avanos ilçesinde faaliyet gösteren bir tekstil firması, 25’i kadın 30 kişi ile tüm mesaisini Amerikan film şirketinin promosyonunu yetiştirebilmek için harcıyor. Dört ayda 5 bin adet bez afiş hazırladıklarını belirten tekstil firmasının İşletme Müdürü Mehmet Türkmen, afiş işini Kayseri’deki bir tekstil firmasından aldıklarını, 5 bin adetlik siparişi tamamlayıp film şirketine teslim edilmek üzere Kayseri’deki tekstil firmasına gönderdiklerini ve siparişin devamı için talimat beklediklerini anlattı. Filmin 10 Nisan’da vizyona gireceği öğrenildi. ekongar@cumhuriyet.com.tr; www.kongar.org Silahlı soygun girişimi Ⅵ İstanbul Haber Servisi Küçükçekmece İnönü Mahallesi Çeşme Caddesi’ndeki kuyumcuyu arkadaşıyla birlikte soymak isteyen Sedat Ş, işyeri sahibi tarafından tabancayla yaralandı. Sedat Ş, hastanede tedavi altına alınırken arkadaşı ise otomobille olay yerinden uzaklaştı. Richard Widmark öldü Ⅵ ROXBURY (AA) Hollywood dünyasının tanınmış isimlerinden aktör Richard Widmark 93 yaşında öldü. Widmark’ın karısı Susan Blanchard, kocasının pazartesi günü Connecticut’taki evinde öldüğünü açıkladı. Sinema kariyerine 1947 yılındaki “Ölüm Öpücüğü” adlı filmle başlayan Richard Widmark, katil, polis ve silahlı haydut rolleriyle biliniyor. “Broken Lance” ve “Two Rode Together” adlı filmlerle ismini duyuran Widmark, 40’tan fazla filmde rol aldı. 3 kişiye 190’ar bin YTL Ⅵ ANKARA (AA) Şans Topu çekilişinde kazanan numaralar “1, 6, 21, 22, 34 ve +8” olarak belirlenirken, 5+1 bilen 3 kişi 190 bin 349 YTL kazandı. Çekilişte 5 bilenler 2.359 YTL, 4+1 bilenler 209.1 YTL, 4 bilenler 19.1 YTL, 3+1 bilenler 11.7 YTL, 3 bilenler 2.3 YTL, 2+1 bilenler 3.2 YTL, 1+1 bilenler 1.6 YTL kazandı. C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog