Bugünden 1930'a 5,458,256 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 20 MART 2008 PERŞEMBE 6 HABERLER Türbanlı öğretmen, öğrencilerinin hangi inanca mensup olduğunu sordurup liste hazırladı PERŞEMBE ORHAN BURSALI Alevi öğrencilere fişleme MİYASE İLKNUR Totalitarizm Demokrasi Büyük bir çatışmaya doğru yol alıyor ülke. Bunun bütün işaretleri var. Düşünün: Bu ülkenin Yargıtay Başsavcısı görevini yapıyor diye alçakça saldırılara uğruyorsa... iktidar partisince yerden yere vuruluyor ve görevini yapamaz duruma getirilmeye çalışılıyorsa... tehdit ediliyor ve korumaları 5’e, 7’ye çıkarılıyorsa... İktidar partisi, davadan kurtulmak için anayasayı değiştirmeye kalkıyor ve hesap vermekten kaçınıyorsa... Sözün bittiği yerdeyiz! Son 5 günün iktidar yanlısı yazar, çizer ve gazeteleri okuyunca, tüm ar damarlarının çatladığını, işin sonuna gelindiğini görürsünüz. Erdoğan, “cehennemlik hayvanlar” iması yapıyor, Arınç ölmeköldürmekten bahsediyor. Bütün bunları sıradan bir “siyaset farklılığı”yla açıklamak mümkün değil. İki büyük gövdenin, anlayışın çarpışmasıdır bu. İlhan Selçuk dün bunun adını koymuştu: Devrim ile karşıdevrim. ૽૽૽ Buna ekleyeceğimiz bir tanımlama daha var: Demokrasi ile totaliterlik. Totaliter güçler, demokratik güçlere karşı! Devrimci bir ülke demokrasiye evrildi, 1950’lerde. Tek Parti, İsmet Paşa gönlündeki demokrasinin kuruluşu için yol açtı. Fakat sağcı partiler, o tarihten bu yana ülkeyi gerçek bir demokrasiye dönüştüremedi! Geldikleri nokta, yarım demokrasiyi, dinciİslamcı bir düzenin peşinde koşan bir partiye teslim etmek oldu! Şimdi dinci parti, ruhuna uygun bir köktencilikle ülkeyi tepeden tırnağa değiştirmek istiyor. Bazıları sanıyor ki, bu sadece sermayenin eliktidar değiştirme sancısıdır! Sermaye ile birlikte, tüm anlayış ve referansların da el değiştirme sancısıdır yaşadığımız! Karşıdevrim, tıpkı devrim gibi köktencidir! AKP’nin bu kararlılığı da, karşıdevrimci özelliğinden kaynaklanır! Bu, Türkiye’nin 80 yıllık acılı ömründe biriktirdiği çağdaşlık adına olumlu ne varsa, hepsini yok etme savaşıdır. ૽૽૽ AKP ve Erdoğan’ın, yargıyı AKP hakkında dava açılamaz duruma getirmek için başlattığı anayasayı değiştirme girişimi de demokrasi karşıtlığı ve totaliterliğe eğiliminin yansımasıdır. Bu, tam bir ahlaksız teklif’tir! Beynini AKP’ye kiraya vermiş kalemlerin hepsi, AKP’nin yargıyı saf dışı bırakma girişiminin doğuracağı sakıncaları göremeyecek kadar bütün hislerini kaybetmiş durumda. Bu girişimin Türkiye’ye demokrasi getireceği gibi alçak bir yalan yayıyorlar! AKP’nin devlet ve ülkede kesin totaliterlik girişiminin en büyük belgesi yeni anayasa taslağı idi! Orada da Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay’a üyelerin iktidarca atanması ve adalet sisteminin kısa sürede defterinin dürülmesi öngörülüyordu! Bir iktidar niçin, zaten sahip olduğu dünyanın en büyük gücünü katlayacak anayasal girişimlerde bulunur? Bunu sadece totaliterlik arayışı ile açıklamak mümkündür. Totaliterliğe giden değişiklikler gerçekleşirse, Türkiye kanlı bir çatışmanın içine sürüklenme tehlikesi ile yüz yüze gelir... Devrim ile karşıdevrim bir yana... Demokrasi umudu ile karşıdevrim karşı karşıya! Eğer karşıdevrimin defteri dürülmezse demokratik güçlerin ve devrimci kalıntıların defteri dürülecek... Türkiye’nin bugünkü manzarayı umumiyesi bunu gösteriyor! TEORİ ÇÖKTÜ: Ertuğrul Günay ve benzeri eski sosyal demokratların AKP’ye geçmesini, partinin merkezi niteliğini güçlendireceği savıyla, bazılarımız olumlu bulmuştu. Bu teori şimdi çöktü! Ertuğrul Günay ve diğerleri, daha çok AKP’ci oldukları gibi, utanılacak nitelemelerde bulunuyor ve başsavcıyı “devlete sızmış unsur” olarak gösteriyor. Aslında teori çökmeyebilirdi veya doğru çıkabilirdi; bunun için AKP içinde ülkenin hayrına olumlu rol oynayabilecek sağlam bir belkemiğine, pırıl pırıl bir beyne ve bağımsız bir aydın kişiliğe sahip olmak gerekirmiş! Yoksa, tam tersine, bir sopa olarak kullanılma olasılığı çok yüksek! VER PARAYI, ÇAL DÜDÜĞÜ: Akademisyen Özbudun, AİHM’de Refah Partisi’nin kapatılmasını savunurken şöyle diyordu: “RP’nin yüzde 21’den fazla oy alarak geldiği nokta, ülkenin demokratik ve laik düzenine karşı büyük bir tehdit anlamına gelmektedir. Şayet köktendinci parti yüzde 23’lük marjinal bir parti olsaydı belki hoş görülebilirdi. Fakat temsil ettikleri tehlike ve sahip oldukları güç dolayısıyla Anayasa Mahkemesi tarafından uygulanan yaptırım, demokratik bir toplumda gereklidir.” Bu güçlü gerekçeye AİHM şapka çıkardı! Şimdi ise AKP hakkında dava açılmasına bile karşı çıkıyor!.. Birincisinde patronu devletti; ikincisinde de AKP! obursali࠽cumhuriyet.com.tr AKP iktidarı döneminde Milli Eğitim Bakanlığı’ndaki dinci kadrolaşmanın akıl almaz icraatlarından sonuncusu İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yaşandı. Öğretmen ve idarecilerin özellikle Alevi öğrencilere yönelik baskı ve ayrımcı yaklaşımı önce Amasya’da, arkasından Esenyurt’ta, kısa bir süre önce de Şişli’deki bir okulda görülmüştü. Bu kez de Üsküdar Esatpaşa İlköğretim Okulu’nun 5C sınıfı öğretmeni Necla Tekgül, kendisi gibi ailesi tesettürlü olan bir öğrencisine görev vererek sınıftaki Alevi öğrencilerin isimlerini kendisine bildirmesini istedi. Görevlendirilen öğrenci, arkadaşlarını sorgulayınca durumdan haberdar olan veliler telaşa kapıldı. Öğretmen, “Ne var bunda, sadece merak ettim” diyerek kendini savunurken okul müdürü Cengiz İçel de önce öğretmenini savundu, sonra da “Büyütmeyin, bana 7 Alevi öğrencinin isminin olduğu bir liste geldi, yırtıp attım” deyip konuyu geçiştirmeye çalıştı. Geçen hafta içinde Esatpaşa İlkokulu 5C sınıfı öğretmeni Necla Tekgül, bir öğrencisini çağırarak “Arkadaşlarına Alevi olup olmadığını sor, Alevi olanların isimlerini bana bildir” diyerek görev verdi. Öğretmeni gibi annesi de tesettürlü olan öğrenci, arkadaşlarına soru yönelterek Alevi olanları öğretmenine bildirdi. Ancak öğrenciler eve gittiklerinde durumu ailelerine anlattılar. Öğrencilerden B.A’nın annesi, öğretmen tarafından görevlendirilen öğrencinin annesine, ertesi gün okula gelmesini ve öğretmenin yanın ᮣ İstanbul Üsküdar’da Esatpaşa İlköğretim Okulu 5C sınıfının türbanlı öğretmeni Necla Tekgül, kendisi gibi ailesi tesettürlü olan öğrencisine görev vererek sınıfındaki Alevi öğrencileri tespit etmesini istedi. Görevlendirilen öğrencinin “Alevi misin” diye sorguladığı arkadaşlarının durumu ailelerine bildirmesi üzerine veliler okula akın etti. da konuşmaları gerektiğini söyledi. Ancak arkadaşlarını sorgulayan öğrencinin annesi, “Okula gelmemi ve sizinle görüşmemi gerektiren bir durum yok” diyerek bu isteği geri çevirdi. sinin de haberdar olduğu ortaya çıktı. Arkadaşlarına inancını soran öğrenci ağlamaya başlayarak “Benim bir suçum yok, bunu yapmamı öğretmenim istedi” diyerek arkadaşının ailesinden özür diledi. Ertesi gün öğretmen Necla Tekgül’ün yanına giderek tiyatro odasında görüşen B.A’nın annesi F.A, “Bu sorgulamayı neden yaptınız” diye sorduğunda, öğretmen, “Ne var bunda, sadece merak ettim. Sizin çocuğunuz din dersinde çok başarılı ve sınavlara girerken elini açıp dua ediyor. Ben de bir Alevi bunu yapar mı diye merak ettim. Arkadaşına sordurttum” diye böyle bir soruşturma yaptığını itiraf etti. Sorgulanan diğer öğrencilerin velileri de Esatpaşa İlköğretim Okulu Müdürü Cengiz İçel’in yanına giderek öğretmen hakkında soruşturma başlatılmasını istediler. Ancak müdür İçel, büyükülecek bir yanı olmayan olayın kapatılması gerektiğini, kendisine gelen ve 7 Alevi öğrencinin ismi olan listeyi yırtıp attığını söyleyerek velileri gönderdi. Okul çıkışında kendi aralarında konuşan velilerden G. Ç, N. Y, S. B. ve F. A. okul müdürünün olayı ciddiye almadığını görünce Esatpaşa Mahalle muhtarına ve polis karakoluna giderek durumu ilettiler. Ertesi gün veliler, mahalle muhtarıyla birlikte yeniden okul müdürüne gittiler. Müdürün türbanlı sekreteri, kendilerini müdür odasına aldı. Velilere karşı bu kez alttan almaya başlayan müdür, öğretmenin kendilerinden özür dileyeceğini söyledi. Gerçekten de öğretmen, velilerle görüşerek özür diledi. Ancak veliler, bu konunun özürle geçiştirilemeyecek kadar önemli olduğunu ve soruşturma açılmasını istediklerini belirttiler. Müdür gerekenin yapılacağını söyleyip velileri gönderdi. SEMAH EKİBİ İÇİNMİŞ! Veliler, sabırsızlıkla bekledikleri soruşturma haberi gelmeyince yeniden okulun yolunu tuttular. Okul müdürü Cengiz İçel, türbanlı öğretmeni kurtarmak için iyi düşünülmüş bir senaryo ile velileri ikna etmeye çalıştı. İçel’in, “İçiniz rahat olsun, bu Alevi öğrencilerin listesi yıl sonu gösterileri için kurulacak semah ekibi için oluşturulmuş. Öğretmenimiz, Aleviler daha iyi semah döner diye onları seçmek istemiş ve o yüzden o öğrenciyi görevlendirip sormuş” demesi de velileri ikna etmedi. Veliler, bu senaryonun sonradan uydurulduğunu ve doğru olsa bile öğrencilerin inancının sorgulanamayacağını belirterek soruşturma istediler. Okul müdürü, söz vermesine karşın soruşturma açmadı. Bu arada okul çıkışında resmini çekmeye çalıştığımız türbanlı öğretmen Necla Tekgül, hızla mavi renkli Skoda marka arabasına binerek okuldan uzaklaştı. Tekgül, ertesi gün de okula korumalarla birlikte arabasız olarak geldi. ‘SADECE MERAK ETTİM’ Alevi öğrencinin velisinin “Sizin çocuğunuz diğer öğrencilerin inancını ne hakla sorguluyor” diye çıkışması üzerine kendi çocuğuna dönen diğer velinin “Oğlum, ben sana öğretmenin dediğini yapma demedim mi” diye azarlamasından, öğretmenin verdiği görevden kendi Gazi Eğitim Enstitüsü’nün anlatıldığı kitap Türk eğitim tarihine ışık tutuyor Heyecana dayanamadı Ⅵ KONYA (AA) Konya Merkez Karatay ilçesi 23 Nisan İlköğretim Okulu 7. sınıf öğrencisi Tuğçe Merdane, müzik dersinde öğretmeni tarafından sözlü imtihan yapılmak üzere tahtaya kaldırıldı. Tuğçe, imtihan sırasında bir anda yere yığıldı. Hastaneye kaldırılan Merdane, tüm müdahalelere karşın kurtarılamadı. GEE’nin 80 yıllık tarihi İstanbul Haber Servisi Gazi Eğitim Enstitüsü’nün (GEE) 80 yıllık geçmişini, “Gazi Eğitim Enstitüsü Gazi Orta Öğretmen Okulu ve Eğitim Enstitüsü (19261980) 80. Yıl” adıyla kitaplaştıran Dr. Niyazi Altunya enstitünün kuruluşunu, gelişimini ve Türk eğitimine katkısı anlatıyor. Gazi Üniversitesi (GÜ) Rektörü Prof. Dr. Kadri Yamaç, Dr. Niyazi Altunya’nın yazdığı kitabın önemine dikkat çekerek “Bu kitap hem enstitü tarihine hem de Türkiye Cumhuriyeti’nin eğitim tarihine önemli ölçüde ışık tutmaktadır” dedi. İlk olarak 2006’da okuyucuların beğenisine sunulan ve bugünlerde pek çok yurttaş tarafından aranır hale gelen “Gazi Eğitim Enstitüsü Gazi Orta Öğretmen Okulu ve Eğitim Enstitüsü (19261980) 80. Yıl” adlı kitap, Türkiye’nin ve GEE’nin 80 yıllık eğitim tarihine ışık tutuyor. GÜ Rektörü Prof. Dr. Kadri Yamaç, bir toplumun uygarlaşma sürecine girmesinde, kültürel kimlik kazanmasında ve sistemli bir yapı oluşturmasında en büyük rolün eğitime düştüğünü belirtti. Yamaç şunları söyledi: “80 yıl önce yeni devletin başkenti Ankara’da eğitim yaşamına giren Gazi Eğitim Enstitüsü de böyle bir misyonla kuruldu. Bugünkü GÜ’nün temelini oluşturan GEE ile Türkiye’nin yaşam serüveni arasında önemli oranda koşutluk ve örtüşme vardır. Bu nedenle Dr. Niyazi Altunya tarafından yazılan kitap ile GEE’nin tarihini incelemek, Türkiye Cumhuriyeti’nin eğitim serüvenini izlemek ve incelemek anlamına gelecektir.” Dr. Altunya’nın yazdığı kitabın kapsamlı bir monografik çalışma olduğunu dile getiren Prof. Dr. Yamaç, kitabın, üniversite bünyesinde yeni kurulan Hasan Âli Yücel Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin ilk yayını olduğunun altını çizdi. Kitapta enstitünün kuruluşu, gelişimi, eğitime, kültüre, sanata ve spora katkısı ile enstitünün gelişimini etkileyen nedenler, yaşanılan sorunlar ve geliştirilen öneriler yer alıyor. Kitapta ayrıca, Batı’da özellikle yükseköğretim kurumlarında yoğunlaşan devrimci öğrenci eylemleri dalgasının Türkiye’yi ve enstitülerde okuyan gençleri nasıl etkilediği; 1968 kuşağının siyasete bakışı ve devrimci ayaklanmanın uyanışı; Amerikan emperyalizmine karşı duran ve enstitüleri özerkleştirmeye çalışan öğrencilerin istemleri ve ayaklanmaları; 12 Mart 1971 Muhtırası, 1. ve 2. Milliyetçi Cephe ile 3. Milliyetçi Cephe dönemleri, 12 Eylül 1980 süreci ayrıntılı bir biçimde öğrencilerin bildirileri, boykot mektupları ve fotoğraflar eşliğinde anlatılıyor. Eser Tutel yaşımını yitirdi Ⅵ İstanbul Haber Servisi Türkiye Gazeteciler Cemiyeti üyesi, 2005 Burhan Felek Hizmet Ödülü ile Sürekli Basın Kartı sahibi Eser Tutel öldü. Tutel’in cenazesi yarın Selamiçeşme Camii’nde kılınacak öğle namazının ardından Kozlu Aile Mezarlığı’nda toprağa verilecek. Peker, Ergenekon için ifade verdi Ⅵ İstanbul Haber Servisi Çıkar amaçlı suç örgütü lideri Sedat Peker, Ergenekon operasyonu kapsamında ifadesi alınmak üzere dün Beşiktaş’ta bulunan İstanbul Adliyesi’ne getirildi. Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz tarafından ifadesi alınan Peker, “Kelebek operasyonu” davasında 14 yıl, 5 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. AKP’li başkanın oyunu Ⅵ İstanbul Haber Servisi EKİL İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Ekşi, AKP’li Alemdağ Belediye Başkanı Mehmet Yaşa’nın 2001 yılından bu yana ödemediği borcunu, “evrakta sahtecilik yaparak sözde ilan ve reklam vergileriyle kapatmaya çalıştığı” iddiasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu. Borçlar ödenmediği için firmasının iflasın eşliğine geldiğini belirten Ekşi, Yaşa’nın yargılanması için savcılığa başvurduklarını ancak Ümraniye Kaymakamlığı’nın izin vermediğini aktardı. İSKİ faciasında ikinci ihmal Ⅵ İstanbul Haber Servisi Barbaros Hayrettin Paşa Mahallesi’nde İSKİ kazısı sırasında doğalgaz borusunun delinmesi sonucu meydana gelen ve 1 kişinin ölümü, 11 kişinin de yaralanmasıyla sonuçlanan patlamayla ilgili açılan soruşturmada kazaya sebebiyet verdiği gerekçesiyle gözaltına alınan kazı makinesi sürücüsü Mürsel Kurt’un ehliyeti olmadığı belirlendi. İş makinesinin gerçek operatörünün, Kurt’un ağabeyi Veysel Kurt olduğu ve iş makinesini kullanmak için kardeşine verdiği anlaşıldı. Başkale’de 4’ü İran uyruklu 5 kişi yakalandı. (AA) Türk senaristlerin başarısı Ⅵ BERLİN (AA) Almanya’nın en itibarlı televizyon filmi ödülü olan Adolf Grimme ödüllerine bu yıl, Buket Alakuş ve Orkun Ertener’in senaryolarını hazırladıkları iki film de layık görüldü. ZDF ve ARTE televizyon kanallarının ortak yapımı olan “Diğer Bir Lig’’ adlı televizyon filmi, geçirdiği göğüs kanseri ameliyatından sonra yaşama yeniden alışmaya çalışan ‘’Hayat’’ adlı bir kadın futbolcuyu konu alıyor. Nevruz öncesi gerginlik DİYARBAKIR (Cumhuriyet Bürosu) Nevruz kutlamaları için hazırlıklar sürerken birçok kentte gerçekleştirilen izinsiz gösterilere polis müdahale etti. PKK’nin İran’daki uzantısı PJAK’ın “bölge sorumlusu’’ olduğu ileri sürülen İran uyruklu Memiçir Eminzade’nin Van’ın Başkale ilçesinde yakalandığı bildirildi. Şırnak’ın Cizre ilçesinde cuma günü düzenlenecek kutlamalarla ilgili açıklama yapan DTP İlçe Örgütü Başkanı Yakup Budak, 50 bin kişinin katılım sağlamasını beklediklerini ifade etti. Kutlamalara katılımın yüksek olması için halkın daha duyarlı olması gerektiğini savunan Budak, “Nevruz’da Kürt sorununun operasyonlarla, imha ve inkârla, tecrit politikalarıyla çözülemeyeceği gösterilecektir. Bu nedenle 2008 Nevruz’u önemlidir” dedi. Hakkâri Valiliği kaymakamlıklara yazı göndererek Nevruz kutlamalarına 21 Mart dışında izin verilmemesini istedi. Ancak Hakkâri’de önceki gece Dağgöl Mahallesi’nde toplanan bir grup, PKK lehine slogan atmaya başladı. Yola barikat kurduktan sonra ateş yakan gruba güvenlik güçleri müdahale etti. Ara sokaklara dağılan gruptakiler, yeniden toplandı. Ateş yakmaya çalışan ve PKK lehine slogan atan grup, güvenlik güçlerine taşlarla saldırdı. Polis, göstericileri dağıttı. Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesi Demirel Mahallesi’nde toplanan grup da lastik yakarak PKK lehine slogan attı. Polisin dağıtmaya çalıştığı gruptakiler, ara sokaklarda yeniden toplandı. Polisin müdahalesiyle göstericiler dağıldı. Gaziantep’te önceki gün Düztepe Mahallesi’nde gerçekleştirilen izinsiz gösterinin ardından gözaltına alınan 3 kişi tutuklandı. ÖSS’nin maliyeti 2.5 milyon YTL Ⅵ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) EğitimSen Başkanı Alaaddin Dinçer, dün yaptığı yazılı açıklamada, bir öğrencinin ÖSS’ye hazırlığının ailesine yıllık maliyetinin 2 bin 358 YTL olduğunu belirtti. Dinçer, öğrencilerin ilköğretim 4. sınıftan 8. sınıfa kadar toplam 182 sınava girdiğini kaydetti. Dinçer, 20062007 yılı itibarıyla dershane sayısının 3 bin 986’ya, öğrenci sayısının da 1 milyon 72 bine ulaştığını belirtti. Yılbaşı cinayetine 28 yıl istemi Ⅵ İstanbul Haber Servisi Taksim’de yılbaşı gecesi üniversite öğrencisi Adem Doğan’ın başına isabet eden kurşunla ölümüne ilişkin yargılanan tutuklu sanık Yakup Tayfur’un 21 ile 28 yıl arasında, tutuksuz 2 sanığın ise 1 ile 3 yıl arasında hapis cezalarına çarptırılması istendi. Dünkü duruşmada savcı, suçun kasıtlı işlendiğini ve Tayfur’un silahın düştüğü sırada ateş aldığı iddialarına katılmadığını belirtti. 4 kişiye 143’er bin YTL Ⅵ ANKARA (AA) Şans Topu’nda kazanan numaralar “15, 18, 26, 30, 34 ve +10” olarak belirlenirken, 5+1 bilen 4 kişi 143 bin 431’er YTL kazandı. Çekilişte, 5 bilenler 1337’şer YTL, 4+1 bilenler 128’er YTL, 4 bilenler 16’şar YTL, 3+1 bilenler 8’er YTL, 3 bilenler 2’şer YTL, 2+1 bilenler 2.6’şar YTL, 1+1 bilenler ise 1.4’er YTL ikramiye kazandı. Pasaportumu kaybettim, hükümsüzdür. NİHAT UTAN PJAK bölge sorumlusu yakalandı Van’ın Başkale ilçesinde düzenlenen operasyonda, PKK’nin İran’daki uzantısı PJAK’ın “bölge sorumlusu’’ olduğu ileri sürülen İran uyruklu Memiçir Eminzade’nin yakalandığı bildirildi. Eminzade’nin 2004’te Van’ın Başkale ilçesi Geçitvermez karakoluna yapılan ve 1 güvenlik görevlisinin şehit olduğu, 1’inin de yaralandığı roketli saldırının talimatını verdiği, ayrıca 4 İran askerini öldürdüğü için İran’da hakkında idam cezası olduğu belirtildi. KESK’ten Özsöğüt’e destek Ⅵ İstanbul Haber Servisi KESK İstanbul Şubeler Platformu üyeleri, Ankara’da öldürülen DHKPC üyesi Kevser Mırzak’ın mezarı başında düzenlenen anma töreninde tutuklanan Sağlık Emekçileri Sendikası MYK üyesi Meryem Özsöğüt’e destek vermek için basın açıklaması düzenledi. Sirkeci’deki Büyük Postahane önünde dün bir araya gelen grup, sloganlar atarak Özsöğüt’ün serbest bırakılmasını istedi. C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog