Bugünden 1930'a 5,433,387 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 13 MART 2008 PERŞEMBE 4 ALİ SİRMEN HABERLER DÜNYADA BUGÜN Erdoğan, anayasanın ardından Kürt sorununa çözüm paketini de Amerika’da açıklamayı tercih etti Baykal Doğru Söylüyor Aslında her şey o kadar açık ki ne olup bittiğini görmek için kırk yıldır siyasetin içinde olmaya, dış politika konusunda değerli danışmanlara sahip bulunmaya bile gerek yok. Recep Tayyip Erdoğan’ın 5 Kasım 2007 Washington ziyaretinden çıkacak bir paket olduğu daha o zamanlarda yazılıp çizilmişti. Herkes bir şeyler bekliyordu. “Sivil çözüm” daha sık dile getirilir olmuştu. AKP iktidarı ise ısrarla susmakta, açılacak paketten ne çıkacağı konusunda sır vermemekteydi. Ama herkes bir şeyler olacağını biliyor ve “Dur bakalım ne olacak” diye bekliyordu. Planları Amerikan yönetimi ve Türkiye’de uygulayacak kadronun üst kademesindekiler biliyorlardı. Bir zamanlar Güneydoğu için militanlara af da içeren planlar Londra’da hazırlanırdı. Şimdi artık aynı bölge için “militanlara” af da içeren planlar Washington’da hazırlanıyor. ABD ile anında bilgi alışverişiyle yapılan sınır ötesi hava operasyonları başlayınca, senaryonun uygulamaya konduğu anlaşıldı. Kara harekâtı ile birlikte planın “sivil çözüm” öncesindeki son aşamasına gelindiği belli oldu. ૽૽૽ Kara harekâtının ABD’nin izni ile mi yapıldığı, çekilmenin Washington’ın isteğine uygun olarak mı gerçekleştirildiği konularını tartışmanın bir gereği yok. Önemli olan, bize parça parça açıklanan planın bütününü görmek, senaryoyu tümüyle kavramak. CHP Genel Başkanı “Büyük bir senaryo var” derken gerçeği gördüğünü ortaya koyuyor. Soruyor Baykal: Sınır ötesi kara operasyonu olmasaydı Talabani’yi Türkiye’ye çağırmak mümkün olur muydu? Bu sözleri dolayısıyla Baykal’a kızmak yerine soruya yanıt vermek gerek. Gerçekten askeri operasyon olmasaydı Talabani çağrılabilir miydi? Plan bir puzzle gibi yavaş yavaş kamuoyunca da bütünüyle görülecek. Plan, yalnızca askeri operasyonu değil, aynı zamanda Güneydoğu’daki “reform”ları da içeriyor. Bunlarla da sınırlı değil, aynı zamanda Kuzey Irak’taki oluşum ile Türkiye arasında yeni ilişkileri de kapsıyor. Burada tıkanıp kalırsanız, yine bütünü göremezsiniz. İran’dan Afganistan’a kadar uzanan kapsamlı bir BOP planı bu. ૽૽૽ Türkiye, daha doğrusu AKP , yeniden “BOP’un eşgüdüm başkanı” rolünü üstleniyor. Bölgemizde 6 yıldır dengeler çok değişti, ilişkiler çok karmaşıklaştı. Türkiye’nin olan biteni edilgen bir biçimde izleyip, hiçbir şey yapmadan, her şeye hayır demesi çok akılcı bir davranış değil. Ama Türkiye’nin bir planın bütününü görmeden BOP’un yaşama geçirilmesiyle kendi sınırlarının, anayasal yapısının ne olacağı konusunda net bir fikir edinmeden, yalnız bölük pörçük algılamalarla hareket etmesi de çok yanlış. Kuzey Irak’taki oluşumu Türkiye’nin engellemesi söz konusu değil. Ama aynı zamanda, bu oluşumun oradan Türkiye’ye yönelen terör karşısındaki tutumunun ne olacağını açık net görmek gerek. Burada söyleme değil, eyleme bakmak zorunlu. Talabani’nin söylemi ile eylemi arasındaki büyük uçurumu yaşayarak görmüş olan Türkiye, artık daha dikkatli davranmalı. Teröre karşı silahlı mücadelenin tek başına yeter olmadığını herkes görüyor. Ama “sivil çözümü” dillerinden düşürmeyenlerin ne istediklerini açık net ve ayrıntılarıyla söylemeleri gerek. Türkiye’nin temeli Lozan’da atılmış üniter devlet yapısını zedeleyecek girişimlere kamuoyu “evet” der mi? Yine kamuoyu, teröristler ile pazarlık masasına oturulmasını kabul eder mi? Son zamanlarda Baykal’a kızan çok. Oysa Baykal’a kızmamak gerek. O senaryoyu görüyor ve bize de göstermeye çalışıyor. ABD’ye Güneydoğu açılımı ᮣ Başbakan Erdoğan, New York Times’ın AKP yanlısı haberleriyle tanınan Türkiye muhabiri Sabrina Tavernise’ye verdiği röportajda, hükümetin önümüzdeki 5 yılda Güneydoğu bölgesine 12 milyar dolara varacak yatırım yapmayı planladığını, yeni ekonomik girişimlerle bölgede istihdam yaratılarak gençlerin PKK’ye yönelmelerinin önüne geçilmesinin amaçlandığını söyledi. Dış Haberler Servisi Başbakan Tayyip Erdoğan, hükümetin “Kürt paketini” geçen ay Washington yönetiminin TSK’nin Kuzey Irak operasyonunu sona erdirmesi mesajıyla Ankara’ya gönderdiği ABD Savunma Bakanı Robert Gates’in ardından bu kez de Amerikan New York Times gazetesine açıkladı. Erdoğan, New York Times’ın AKP yanlısı haberleriyle tanınan Türkiye muhabiri Sabrina Tavernise’ye verdiği röportajda, hükümetin önümüzdeki 5 yılda Güneydoğu bölgesine 12 milyar dolara varacak yatırım yapmayı planladığını açıkladı. Haberde, Türkiye “canlı Müslüman bir demokrasi ve güçlü bir ABD müttefiki” olarak nitelendirilirken TSK tarafından Kuzey Irak’ta gerçekleştirilen kara harekâtı ile ilgili olarak Erdoğan, “Açık ve rahatça söyleyebilirim ki bu kısa süreç, Türkiye, ABD ve Irak merkezi hükümeti arasındaki tam bir anlayış ile yürütüldü” dedi. “Ancak terörle mücadele sadece bundan ibaret değil” diyen Erdoğan, “Bunun da sosyoekonomik kısmı var, psikolojik, kültürel kısmı var” ifadesini kullandı. Bu çerçevede Güneydoğu’ya yönelik yatırım hamlesine ilişkin bilgi veren Erdoğan, çabaların iş olanaklarının yaratılmasını ve gençleri PKK’den uzak tutmayı amaçladığını söyledi. Erdoğan, devletin bölgeye 5 yıl içinde 1112 milyar dolarlık yatırım gerçekleştireceğini belirterek iki büyük baraj, sulama kanalları sistemi ve yolların yapılacağını, Suriye sınırındaki mayınların temizleneceğini açıkladı. Proje planlarının iki ay içerisinde tamamlanmasından sonra baraj yapımına başlanacağını belirten Erdoğan, başbakan yardımcılarından birinin Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgedeki kentleri ziyaret ederek bu konuda çalışmalar yapacağını da söyledi. Erdoğan, “Ülkenin batısında gördüğümüz her şeyi doğuda da görebileceğiz” ifadesini kullandı. Açılacak Kürtçe TV kanalının Farsça ve Arapça yayınları da içereceğini söyleyen Erdoğan, kanalın birkaç ay içinde yayına geçeceğini belirterek “Bölge için kültürel hakların sağlanması konusunda en önemli adım olacak” şeklinde konuştu. Irak’ın kuzeyindeki Kürt bölgesel yönetimi başkanı Mesud Barzani’nin temsilcileri ile gayri resmi temaslarının yapıldığını kaydeden Erdoğan, “Bizim Kuzey Irak’ta akrabalarımız var. Orada yaşayan insanların Güneydoğu bölgemizde akrabaları var. Eğer onlarla değilse kimle iyi ilişkilerimiz olacak” dedi. Erdoğan, Irak ile ilişkileri iyileştirme çabalarının Basra’da bir konsolosluk açılmasını içerdiğini söyledi. Türkiye’nin bu bölgede misafir olmadığını da kaydeden Erdoğan, “Şimdiye kadar Irak’a girenlerin hepsi, bir süre kaldıktan sonra gidecek, ancak biz kalıcıyız” ifadesini kullanarak “Biz Kuzey Irak’ın dünyaya açılan en önemli, en sağlıklı kapısıyız” dedi. Gül Senegal’e gitti Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 1314 Mart tarihlerinde Dakar’da yapılacak İslam Konferansı Örgütü (İKO) Zirvesi’ne katılmak üzere Senegal’e gitti. Gül ve beraberindeki heyeti Esenboğa Havaalı’nda TBMM Başkanı Köksal Toptan, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekrete ri Mustafa İsen, Ankara Valisi Kemal Önal ve Merkez Komutanı Tuğgeneral Naci Özdemir uğurladı. Gül, kırmızı halı üzerinde Tuğgeneral Naci Özdemir’le tokalaştı. Eşi Hayrünnisa Gül ise kırmızı halının dışına çıkarak tören kıtasının arkasından uçağa yöneldi. (AA) AKP hükümeti, Güneydoğu’ya yönelik yeni projelerin ‘paket’ ya da ‘açılım’ olarak sunulmasını istemiyor Paketin kendisi var, adı yok ᮣ AKP hükümeti, Güneydoğu’ya yönelik bir paket hazırlığı yaparken MHP ve CHP’nin bunu yerel seçimlerde siyasi propaganda malzemesi olarak kullanacağı endişesini taşıyor. EMİNE KAPLAN ANKARA AKP hükümeti, Doğu ve Güneydoğu’ya yönelik yeni ekonomik ve sosyal projeleri yaşama geçirmeye hazırlanırken bunun “paket” ya da “açılım” olarak adlandırılmasından büyük kaygı duyuyor. Hükümet, MHP ve CHP’nin özellikle yerel seçim öncesinde “AKP siyasi açılım yapıyor” propagandası yapabileceği endişesini taşıyor. Erdoğan’ın, 22 Temmuz’da Diyarbakır’a gitmesinin planlandığı, ancak kadın kollarının Diyarbakır İl Kongresi’nin tarihinin 22 Mart olarak belirlenmesi üzerine bu tarihe göre bir program yapıldığı belirtildi. Kongrenin tarihi daha sonra 6 Nisan’a alındı, Erdoğan’ın programı da buna göre yeniden belirlendi. Ancak daha sonra Başbakanlık yetkilileri, Erdoğan’ın Diyarbakır’a gitmeyeceğini açıkladılar. Erdoğan’ın Diyarbakır gezisinin kara ope rasyonundan hemen sonra paket açıklayacağı beklentisi oluşması nedeniyle ertelendiğine dikkat çekiliyor. AKP hükümeti, Güneydoğu’ya yönelik kapsamlı bir paket hazırlığı yaparken MHP ve CHP’nin bunu yerel seçimlerde siyasi propaganda malzemesi olarak kullanacağı endişesini taşıyor. Bu nedenle yaşama geçirilecek yeni projelerin “paket” ya da “açılım” olarak adlandırılması istenmiyor. ‘P DTP: AKP’nin yaptığı, yerel seçime yatırım ᮣ DTP Grup Başkanvekili Demirtaş, Erdoğan’ın Güneydoğu açılımının seçim yatırımı olduğunu söyleyerek, “Paketlerle çözüm olmaz, zihniyet değişimi gerekiyor” dedi. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) DTP, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Kürt sorununun çözümü için gündeme getirdiği “yeni açılım paketi”ne soğuk bakıyor. DTP Grup Başkanvekili Selahattin Demirtaş, 12 Mart muhtırasının 37., İstanbul Gazi Mahallesi’ndeki olayların 13. yıldönümü nedeniyle parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Türkiye’de ne zaman hak ve özgürlük talepleri yükselse ya darbe ya da karanlık olaylar, katliamlarla toplumsal muhalefetin bastırılmaya çalışıldığını söyledi. 12 Mart’ın 12 Eylül’ü tetiklediğini, 12 Eylül’ün ruhunun ise 28 Şubat postmodern darbesinde canlı tutulmaya çalışıldığını savunan Demirtaş, “Darbeler yöntem ve şekil olarak değişse de ruhunu kaybetmedi” dedi. sembolik cezalar verildiğine dikkat çekti. Gazetecilerin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün önceki günkü ziyaretlerinde kendilerine bir tavsiyede bulunup bulunmadığı sorusu üzerine Demirtaş, Cumhurbaşkanı’nın sözlerini açıklama yetkisine sahip olmadıklarını, ancak kendilerinin Kürt sorununun barışçıl, demokratik yöntemlerle çözülmesi konusundaki görüşlerini ilettiklerini ifade etti. AKETLERLE ÇÖZÜM OLMAZ’ asirmen࠽cumhuriyet.com.tr İHALELERDE USULSÜZLÜK AKP’li başkan yargılanacak Haber Merkezi Danıştay, 11 ayrı ihaleyle ilgili soruşturmayı engelleyen İçişleri Bakanlığı kararını kaldırarak Isparta’nın AKP’li Belediye Başkanı Hasan Balaman’ın yargılanmasına karar verdi. Danıştay 1. Dairesi kararıyla birlikte Başkan Balaman’ın yanı sıra, 35 belediye yetkilisinin de yargılanmasının yolu açıldı. Kararda, belediye tarafından kilit parke taşı alımı, mezarlıkların bakımı, personel hizmet alımı gibi 11 ayrı ihalenin, sermayesinin yüzde 50’den fazlası belediyeye ait olan İSTEM firmasına verildiği belirtildi. Danıştay kararında firmanın, sosyal güvenlik prim borcu ve vergi borcu olması nedeniyle Kamu İhale Yasası’nın 10. maddesine aykırı olarak ihaleleri aldığına dikkat çekildi. Danıştay’ın kararının ardından Balaman ve diğer belediye yöneticileri hakkında Isparta Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma başlatılacak. ‘Zihniyet değişimi gerekiyor’ Erdoğan’ın bir yabancı gazeteye verdiği röportajda Güneydoğu için 12 milyar dolarlık yatırım, TRT’nin bir kanalının Kürtçe yayın için ayrılmasının da aralarında bulunduğu yeni açılım paketiyle ilgili açıklamalarının sorulması üzerine de Demirtaş, bunun yerel seçim yatırımı olduğunu ve temkinli yaklaştıklarını söyledi. Sorunun ancak “tek din, tek dil, tek millet” zihniyetinden vazgeçilmesiyle çözüleceğini savunan Demirtaş, “Paketlerle çözüm olmaz, zihniyet değişimi gerekiyor” dedi. Öte yandan DTP, Gazi olaylarının başlamasına neden olanların arkasındaki güçlerin bulunması için Meclis araştırması açılmasını istedi. ‘Gazi olayları, derin provokasyon’ Alevi yurttaşların yoğun olarak yerleşik olduğu İstanbul Gazi Mahallesi’nde 12 Mart 1995’deki kahvehane taramasıyla başlayan olayların “derin provokasyonlardan biri” olduğunu belirten Demirtaş, olaylarla ilgili dava sürecinin tam bir skandala dönüştüğünü, güvenlik görevlilerine CUMHURİYET 04 CMYK
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog