Bugünden 1930'a 5,432,635 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 1 MART 2008 CUMARTESİ 8 TÜRKİYE İstanbul Edirne Kocaeli Çanakkale İzmir Manisa Aydın Denizli Zonguldak Açık İstanbul HABERLERİN DEVAMI B B B B PB PB PB PB PB 17 17 21 14 19 19 20 19 18 Sinop Samsun Trabzon Giresun Ankara Eskişehir Konya Sıvas Antalya PB PB PB PB S S S S B 17 20 13 15 15 14 9 1 19 Adana Mersin Diyarbakır Şanlıurfa Mardin Siirt Hakkâri Van Kars B B B B B B S S S 21 20 14 19 14 14 1 4 2 Trabzon Ankara İzmir Hakkâri Hakkari Erzurum Antalya Adana Ş.Urfa Yurdun kuzey ve doğusu parçalı çok bulutlu, gece saatlerinden sonra Trakya yağmur ve sağanak yağışlı, diğer yerler az bulutlu ve açık geçecek. Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusunda meydana gelebilecek çığ tehlikesine karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir. Hava sıcaklığı yurt genelinde 1 ila 3 derece artacak. Çok bulutlu DIŞ MERKEZLER Oslo Helsinki Stockholm Londra Amsterdam Brüksel Paris Bonn Münih K K K B Y Y Y Y Y 3 2 4 13 11 10 12 10 10 Yağmurlu Stockholm Berlin Budapeşte Madrid Viyana Belgrad Sofya Roma Atina Zürih Y Y PB Y Y Y Y PB Y 10 12 20 14 18 17 17 18 10 Moskova Aşkabat Astana Taşkent Baku Bişkek Tiflis Kahire Şam Karlı K B K Y Y K Y PB PB 5 8 3 11 11 7 10 23 22 Londra Berlin Moskova Belgrad Madrid Ankara Taşkent Tahran Kahire Sulu kar Gök gürültülü Parçalı bulutlu Sisli Bulutlu GÜNCEL CÜNEYT ARCAYÜREK Ⅵ Baştarafı 1. Sayfada ortaya çıkıyor. Üstelik demokratik yaşamı, fikir özgürlüğünü kalkan olarak kullanıyorlar. YÖK Başkanı’nın yasa ve yargı tanımayan eylemlerinin kaynağında kimin veya kimlerin bulunduğu son günlerdeki açıklamalardan anlaşılıyor. YÖK’ün AKP’li Başkanı hakkında suç duyurularından sonra savcıların harekete geçtiği haberi medyada yer alır almaz; Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik birden ortaya çıktı ve …partisel ve kişisel kimliğinin gereğini yine sergiledi. Savcıların YZÖ hakkında soruşturma yürütülebilmesi için Milli Eğitim Bakanlığı’ndan izin alması gerektiği bir zamanda konuştu. Öyle konuştu ki, savcılara YÖK Başkanı hakkında soruşturma izni almak için sakın bana başvurmayın demeye getiriyor... Bakana göre AKP’nin zemzem suyu ile yıkayıp üniversiteleri bölmek ve kargaşaya düşmesini sağlamakla görevlendirdiği yasa ve yargı tanımaz YZÖ suçlu ve sorumlu değil. Asıl sorumlu siyaset yapan Üniversitelerarası Kurul ile rektörler! Bu yaşa bu başa gelmiş bir kişi, bir bakan, YÖK Başkanı lehine, soruşturma izni içeren bir başvuru gelmeden savcının elini kolunu bağlayıcı kararını açıklıyor. ૽૽૽ Ya AKP Genel Merkezi’nin derin hukukçusu DMM Fırat’ın üniversitelerin aydın rektörlerini suçlayan, suçlamaktan da öteye hakaret eden açıklamalarına ne demeli? Sen misin YÖK’ün AKP’li başkanı hakkında suç duyurusunda bulunan; elbette DMM Fırat’da guguksal bir anlayışla karşı cepheden saldırıya geçecek, savcılara rektörler suç işliyor diye, “hadi ne duruyorsunuz, rektörler hakkında harekete geçin” diye kışkırtıcı, kargaşayı katlayacak bir çıkış yapacak! Yapmak zorunda. Kolay mı iktidar partisinin ikinci adamı olmak! Fırat ve gibilerinin elinde ve ağızlarından düşürmedikleri tek bir silah var. Köşeye sıkıştıkları, karşılarındaki görüşün üstesinden gelemedikleri zaman, eleştiri sahiplerine hemen “siyaset yapacaklarına bir siyasi partinin çatısı altına girmelerini” salık veriyorlar. Nedense önce kendilerine çuvaldızı batırmıyorlar. Bunlar, derya içinde deryayı bilmiyorlar. Örneğin Bay Fırat, anayasadan, yasalardan söz ederek derin hukuk bilgisini kanıtlamaya çalışırken savunduğu görüşlerin anayasanın 132’nci maddesine aykırı düştüğünden söz etmiyor. Ne diyor 132’nci madde: “Yasama ve yürütme organları ile idare kuşkusuz YÖK’ü ve üniversiteleri de içine alan bir ifadeyle mahkeme kararlarına uymak zorundadır. Bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” ૽૽૽ Üniversitelerde türbanla başlayan kargaşanın bir yararı oldu: Kim kimdir ve nedir sorusu daha kolaylıkla yanıtlanabilecek… Gazetelerde çıkan bilgiler doğru ise; örneğin Kadir Has, Bilgi, Sabancı, Bilkent, Fatih üniversiteleri Anayasa Mahkemesi’nin, Danıştay’ın ve hatta uymakla zorunlu olduğumuz AİHM’nin kararlarını yok sayıyor. YÖK Başkanı’nın yargı kararlarına karşın türbana serbestlik tanınmasını isteyen yazılı talimatını uygulamayı yeğliyor. Bu, bir kısım üniversitelerimizin YÖK talimatının yargı kararlarının üstünde olduğunu kabul etmeleri demektir. Yüzde 47 şımarıklığı dalga dalga yayılıyor. Eski bir Hizbullahçı imamın DTP’lilerin önünde yürümesi şaşkınlığa yol açtı GÜNDEM Ⅵ Baştarafı 1. Sayfada MUSTAFA BALBAY Marksist imam görevde MEHMET FARAÇ Diyarbakır’da düzenlenen Kuran’lı, imamlı, Öcalan posterli miting, Kürt siyasal hareketinin, İslami ritüel, kurum ve unsurlara, Hizbullah, AKP ve Fethullahçılığın son iki yıldır Güneydoğu’da artan faaliyetleri nedeniyle göz yummak zorunda kaldığını gösteriyor! Bu durum, gelenekçi feodal yapının, şeriatçı ve bölücü örgütlerin taban yapısında bazen etnik konumu ümmetçi çizginin önüne çıkarabildiğini de kanıtlıyor. DTP ve PKK de işte bu paradokstan yararlanmaya zorlanıyor! DTP’lilerin sınır ötesi kara harekâtını protesto için 25 Şubat’ta Diyarbakır’da düzenlediği yürüyüşün ön saflarında elinde Kuran bulunan bir kişi dikkat çekti. Emekli imam Muhittin Eryılmaz olduğu belirlenen bu kişinin, daha sonra Leyla Zana ile birlikte miting kürsüsüne çıkması ve “Kürdistan’da kan akıtma,Tayyip Erdoğan bu kitaptan utan” diye bağırması kamuoyunda şaşkınlık yarattı. Bu durum “PKK ve DTP dini unsurları mı kullanıyor” şeklindeki soruları yeniden gündeme gündeme getirdi. Düşmanı aynı düşmanlar! Aslında PKK uzun yıllar boyunca dini bilgi ve belgeler, muhafazakâr kişi ve kurumlar kullanılarak yürütülen bir psikolojik savaşın etkisi altında tutuldu. Örgüte yönelik 1985’ten itibaren “Ermeni”, “dinsiz”, “kâfir” suçlamalarıyla yürütülen mücadelede, Güneydoğu’daki tarikat egemenliği kullanılarak PKK’nin muhafazakâr toplum nazarında etkisinin kırılmasına çalışıldı. Helikopterlerden Kuran ayetlerinin atılması da bu dönemlere denk getirildi. PKK’nin yoksul ve geri kalmış kesimler içerisinde taban bulmasını engellemeye yönelik bu psikolojik harp, bir süre sonra militarist bir yapıya kavuşturuldu. Kitabevlerinde fikri çalışmalar yaptıkları ileri sürülen Hizbullahçıların ellerine tespih yerine Takarof marka tabancalar tutuşturuldu. Ortak hedefleri “TC’yi yıkmak” da olsa Kürt şeriatçılar, Marksist Kürtleri sokak ortasında öldürmekten çekinmedi! Bu tehlikeli strateji, yıllar sonra devlete kafa tutan, polisi şehit edebilen 20 bin kişilik bir örgütün temellerini atsa da uzun süre kullanıldı. Devletin PKK ile mücadelede Hizbullah’tan medet umması, PKK’ye karşı din kullanılarak yürütülen mücadelenin başarısızlığını gösterse de aynı zamanda dini baskının yoğunlaştırılması anlamına da geliyordu. PKK bir süre sonra silahlı şeriatçılar karşısında kent yapılanmalarını kaybetti ve tamamen kırsala sığındı. harekete geçirildi. Örgüt fahri imamlar üzerinden PKK’nin din düşmanı değil, devlet karşıtı bir yapılanma olduğu propagandasını yayarak bölgedeki Nakşi ve Nurcu grupların sempatisini kazanmaya çalıştı. Ve bir süre sonra PKK sempatizanı mellelerin sayısı hızla arttı. Bu artışa legal Kürt kurumlarının oy deposu olan feodal yapılanmalar da katkı sundu. Aşiretler içindeki muhafazakâr kesim “Kürdistan” düşü uğruna ümmetçilikle Kürt milliyetçiliğini aynı çizgide buluşturmak zorunda kaldı. İmaj tazeleme çabası... Elinde Kuran bulunan eski bir imamın Öcalan posterleri ve PKK flamaları taşıyan grubun önünde yürümesi, işte bu pragmatik çizgiyi ifade ediyor. DTP bu çizgiyi dayatmasa da Diyarbakır’daki miting kanıtlıyor ki reddetmekten de çekiniyor. Bu çekince AKP, Hizbullah ve Fethullahçıların yerel seçimlere yönelik yoğun çalışmasının yarattığı endişeden de kaynaklanıyor. Devletin, siyasilerin ve örgütlerin dinden siyasal ve ekonomik rant sağladığı bir coğrafyada, PKK’nin kendi tabanı içindeki muhafazakâr unsurlar üzerinden imaj tazelemesine şaşırmamak gerekiyor! Marksist melleler!.. PKK ile Hizbullah arasına giren arabulucular da barış sağlayamayınca Abdullah Öcalan aynı taktiklerle harekete geçti. Bir süre sonra “Kürdistan İmamlar Birliği” adlı yapılanmayla PKK’nin “melle”leri Gözaltına alınması protesto edildi Tüm bunlar içinde Muhittin Eryılmaz’ın Gaziantep merkezli Vasat adlı şeriatçı bir örgütün üyesi olması, bu grubun da Hizbullah’ın bir kolu olması nasıl bir anlam kazanıyor? Peki Eryılmaz’ın önünde yürüdüğü grubun, mitingin ardından Hizbullahçıların kurduğu Mustazaf Der binasını taşlamasına ne demek gerekiyor?!. Yanıtı dün Diyarbakır Ulu Cami’nin önünde toplanan bin kadar kişi verdi!. Çünkü Diyarbakır Din Adamları Yardımlaşma Derneği (DİAYDER), DiyanetVakıf Emekçileri Sendikası Diyarbakır Şubesi (DİVES) ve Barış Anneleri İnisiyatifi üyeleri, hem sınır ötesi kara harekâtını hem de Eryılmaz’ın gözaltına alınmasını protesto etti!.. yan gerçek konulardan biri: Uluslararası pazara açılabilecek tüm kuruluşlarımızın yabancılara satılması! Satılan her kurumun elbette ayrı yeriişlevi var. Ancak TEKEL, Osmanlı’dan günümüze uzanan 1.5 asırlık önemli bir çınar..dı! Böylesi kuruluşlara, sadece fabrika, işletme, ticarethane, istihdam sağlayan yer gözüyle bakılamaz. Bunlar, her şeyden önce toplumun ortak varlığı, üzerinde yaşadığımız topraklara “vatan” kavramını katan kuruluşlar. AKP doğal olarak böyle bakmıyor. Arkadaşlara selam versen, bu selamı satsak para eder mi, diye bakıyorlar! Yargının İzmir limanıyla ilgili kararı, AKP’nin keyfi satışlarını belki frenleyebilir ama görünen o ki, elde ne varsa satışa devam edilecek. ૽૽૽ AKP iktidara geldiğinde TEKEL’in pazar payı yüzde 60’ın üzerindeydi. Yabancı tekellerin güçlenmesiyle bu pay adım adım geriledi. 2004’te yüzde 44, 2005’te yüzde 35, 2007’de yüzde 33, 2008’de yüzde 30. Türkiye, dünya sigara pazarında 7. büyüklüğe sahip. Sigara tekelleri için iyi bir yer! TEKEL’in satışından önce Türkiye pazarındaki dağılım şöyleydi: Philp Morris yüzde 40, TEKEL yüzde 30, Japon Tobacco International (JTI) yüzde 13, BAT yüzde 7, European Tobacco yüzde 7, Imperial Tobacco yüzde 3. TEKEL’le birlikte BAT, birinciliğe oynama noktasına geldi. 300 markaya, 44 ülkede 52 fabrikaya sahip BAT’ın bu çıkışı dünya pazarındaki yerini de etkileyecek. BAT halen 60’a yakın ülkede pazar lideri. BAT bu başarıya ulaşmak için akla gelen her yöntemi deniyor. Basit bir örnek verelim: 1990’lı yıllarda BAT’ın Asya ülkelerinde kaçak sigara satışını organize etmekten sorumlu elemanı Paul Adams’tı. Arkadaşın bu alandaki başarısı, BAT’ı Asya lideri yaptı. Doğal olarak firma da kendisini aldı genel müdürlük koltuğuna oturttu. Dünya sigara ticaretinin bu yanı ayrı bir yazı konusu! ૽૽૽ Yukarıdaki yaklaşımlarımızı eleştirenler öncelikle şu görüşü ortaya atıyorlar: Kardeşim siz de bıkmadınız bu devletçilikten... 21. yüzyılda devlet sigaracılık yapar mı, bakkallık yapar mı, ticaret yapar mı? Yapmaz... Devlet kendi işlevlerini yerine getirsin, ötesini piyasaya bıraksın! Biz de ne olursa olsun her şeyi devlet yapsın anlayışında değiliz. Ama devletlerin gücü bir bütündür. Yerine göre ekonomide de ağırlığını koyması gerekir... Her şeyi bir kenara koyalım şu anımsatmayı yapalım: Türkiye pazarının yüzde 13’üne sahip JTI, Japon devlet kuruluşu! Japonlar çok salak da biz mi çok akıllıyız ki, her şeyimizi satıyoruz? Haa son olarak bir anımsatma daha: BAT, pazarda öncü olduğu ülkelerde önce üreticiyi her yöntemi deneyip kendine bağlama ve tütün fiyatını düşürme politikası güdüyor! ankcum࠽cumhuriyet.com.tr AGOS YÖNETİCİLERİ YARGILANIYOR Emekli imam Muhittin Eryılmaz, DTP’nin Diyarbakır mitinginde Leyla Zana ile kürsüye çıkmış ve “Kürdistan’da kan akıtma, Tayyip Erdoğan bu kitaptan utan” diye bağırmıştı. (Fotoğraf: AA) Siirt’te gerginlik Ⅵ DİYARBAKIR (Cumhuriyet Bürosu) Sınır ötesi operasyon çeşitli kentlerde protesto edildi. Siirt’te AKP il örgütüne siyah çelenk koymak isteyen DTP’lilere izin verilmedi. Yaklaşık 200 kişi, arama noktasından geçmemekte ısrar edince polis müdahale etti. Olaylarda 7 kişi yaralandı, 9 kişi gözaltına alındı. ‘Mahkeme tarafsız değil’ İstanbul Haber Servisi Agos Gazetesi İmtiyaz Sahibi Serkis Seropyan ve Yazıişleri Müdürü Aris Nalcı’nın “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçunu işledikleri iddiasıyla yargılanmalarına başlandı. Seropyan ve Nalcı, Hrant Dink’in oğlu, Agos’un eski yazıişleri müdürü Arat Dink’e TCK’nin 301. maddesi uyarınca verilen hapis cezasını eleştiren “Akıllı Tahta” başlıklı yazı nedeniyle yargıç karşısına çıktılar. Agos avukatlarından Fethiye Çetin, mahkeme yargıcı Hakkı Yalçınkaya’dan davadan çekilmelerini talep etti. Yargıçlar Yalçınkaya ve Metin Aydın’ı reddettiklerini açıklayan Çetin, “Adalet ancak yargıçların bağımsızlığı ve tarafsızlığıyla mümkün olabilir. Bu mahkemenin yargıçları, özellikle Hakkı Yalçınkaya, Agos çalışanlarının aleyhine duygulara sahiptirler” diye konuştu. Yargıç Yalçınkaya, Dink’e ve oğluna verilen cezaların ertelenmiş olmasının avukatların iddialarının yerinde olmadığını gösterdiğini kaydetti. Yargıç, dünyada hiçbir devletin kendisine yönelik soykırım iddialarını sonuçsuz bırakmadığını belirterek dosyayı, ret taleplerinin değerlendirilmesi için İstanbul Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi. Sosyal güvenlik sıkıntısı Maliye Bakanlığı, bazı AKP’lilerin “İçimize sinmiyor” diyerek eleştirdiği Sosyal Güvenlik Yasa Tasarısı’nın birçok maddesinin değişmesi gerektiğine dikkat çekti ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Sendikalar, meslek örgütleri ve muhalefet partilerinin tepki gösterdiği sosyal güvenlik yasa tasarısı, hükümet içinde de sıkıntı yarattı. Bazı AKP’li milletvekilleri, “Tasarı içimize sinmiyor” görüşünü dile getirirken Maliye Bakanlığı da tasarının birçok maddesinin değiştirilmesi gerektiğini bildirdi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, 18 maddesi kabul edilen tasarının görüşmelerine gelecek hafta devam edilecek. Plan ve Bütçe Komisyonu’nun AKP’li üyesi Alaattin Büyükkaya, tasarının eşitsizlikleri gidermediğini, bu nedenle içine sinmediğini her konuşmasında vurguluyor. Milletvekillerinin emekli maaşının arttırılmasına ilişkin düzenlemenin alt komisyon raporundan çıkarılması nedeniyle de AKP’li milletvekilleri arasında tartışma yaşanıyor. Tasarıya hükümet içinden de itiraz geldi. Maliye Bakanlığı, komisyon üyelerine gönderdiği raporda, tasarının birçok maddesine itiraz etti. Bakanlığın raporunda şu görüşlere yer verildi: ✔ Sigortalı hizmet süreleri 9 bin güne yükseltilerek aylık bağlanmış olanlardan, daha sonra tekrar sigortalı olarak çalışmaya başlayıp bir süre çalışarak yeniden aylık bağlanması isteminde bulunanlar için yaşlılık aylığının hesabında sonradan çalışılan süreler öncelikle 9 bin gün üzerinden hesaplanan aylık açısından bir mahsup işlemine tabi tutulmalıdır. Aksi takdirde, aynı sigortalılık ve yaş kriterine sahip olup yaşlılık aylığı bağlanmaksızın çalışmaya devam eden sigortalılar açısından bir eşitsizlik meydana geleceği ve kurumun giderlerinde karşılıksız bir artış oluşacağı değerlendirilmelidir. Tekel için araştırma önergesi Ⅵ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen ve arkadaşları, Tekel’in özelleştirilmesinin yaratacağı olumsuzluklar ve işçilerin haklarının nasıl korunacağı konusunda Meclis araştırması açılması için önerge verdi. Meclis Başkanlığı’na verilen önergede, Tekel’in 50 milyon dolarlık teknoloji yenilenmesi yapılmaması nedeniyle değerinin altında özelleştirildiği vurgulandı. Başoğlu: Ateşle oynamayın Ⅵ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Sağlıkİş Başkanı Mustafa Başoğlu, “İşçilerin kıdem tazminatına dokunmak ateşle oynamaktır. Hükümetin bundan kaçınması gerekir’’ dedi. Başoğlu, IMF’nin isteği üzerine Sosyal Güvenlik Kanunu’nda işçiler aleyhine düzenlemeler yapıldığının gün ışığına çıktığını savundu. Aylık bağlama oranı ✔ TSK, MİT, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Orman Genel Müdürlüğü’nde pilot olan ve olmayan uçucu, denizaltıcı, dalgıç, kurbağaadam ve paraşütçülere fiili hizmet zammı verilirken bu maddede sayılmayan kamu kurumları ile özel kuruluşlarda çalışmakta olanlar fiili hizmet süresi kapsamına alınmamış olması, ilgililerin bu düzenlemenin anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu iddialarına neden olabilecektir. ✔ Aylık bağlama oranındaki değişikliğin, güncelleme katsayısında yapılan değişikliğin sonucu ile birlikte değerlendirilmesi ve buna göre karar verilmesi gerekmektedir. ‘Kıdem tazminatı tırpanlanamaz’ Ⅵ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, dün İstanbul Milletvekili Bayram Meral ile birlikte parlamentoda düzenlediği basın toplantısında “İşçilerin son kalesi olan kıdem tazminatı da tırpanlanırsa bu ülkede sosyal devletten söz edilemez” dedi. Kılıçdaroğlu, bu konudaki düzenlemenin Ekonomik ve Sosyal Konsey’e götürülüp işçi sendikalarından onay alınmadan Meclis’e gönderilmemesi gerektiğini bildirdi. ARCAYÜREK’E TAZMİNAT DAVASI Erdoğan’a ret Öğrencilere namaz molası Pertevniyal Lisesi öğrencilerinin eğitimöğretim saatleri içerisinde okuldan çıkarak, okulun hemen yanında bulunan camiye gidip “cuma namazı” kıldıkları ortaya çıktı. Bazı veliler, namaz molasının Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Aziz Yeniyol’un okula vekil müdür olarak atanmasıyla birlikte başladığını ileri sürdüler. EğitimSen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer ise “Okul müdürünün bu duruma göz yummaması gerekirdi.Ama okul müdürleri haklarında hukuki işlemlerin yapılmayacağını bildikleri için gayet rahat davranıyorlar” diye konuştu. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, “kişilik haklarına saldırıda bulunduğu” savıyla gazetemiz yazarı Cüneyt Arcayürek ile Kanaltürk aleyhine açtığı manevi tazminat davası reddedildi. Dava dilekçesinde, Arcayürek’in Kanaltürk’te 27 Mayıs 2007’de yayımlanan “Politika Durağı’’ isimli programda, “Başbakan Erdoğan’ın kişilik haklarına saldırı kastıyla tahkir ve tezyif edici beyanlarda, fevkalade ağır, katlanılması ve tahammülü gayri kabil hakaretlerde bulunduğu” öne sürülerek, yasal faiziyle birlikte davalılardan toplam 10 bin YTL manevi tazminat talep edilmişti. Başpiskopos kaçırıldı Ⅵ MUSUL (AA) Irak’ın Musul kentindeki Keldani Başpiskoposu Farac Rahho silahlı kişilerce kaçırıldı, şoförü ile yanındaki diğer iki kişi de öldürüldü. Polis yetkilileri, Rahho’nun Musul’un doğusundaki El Nur bölgesinde kiliseden çıkışında kaçırıldığını açıkladı. CUMHURİYET 08 K
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog