Bugünden 1930'a 5,440,253 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 1 MART 2008 CUMARTESİ 6 HABERLER Genelkurmay Başkanlığı 240 teröristin öldürüldüğünü, 27 personelin ise şehit olduğunu açıkladı Sınır ötesi harekât sona erdi KONUŞMASINI DEĞİŞTİRDİ CUMARTESİ YAZILARI ATAOL BEHRAMOĞLU “Ulusal Ant”ın Çözülüşü… 12 Ocak 1920’de Osmanlı Devleti’nin son Milletvekilleri Meclisi (Meclisi Mebusan) İstanbul’da toplanıyor. “Son” olmasının nedeni, bu açılıştan az sonra 16 Mart 1920’de İstanbul’un işgali, bazı milletvekillerinin işgal güçlerince tutuklanması, 18 Mart’ta da Meclis’in kapanış toplantısı yapmak zorunda kalacak oluşudur… Osmanlı’nın da sonu demek olan bu işgal ve kapanış öncesinde Meclisi Mebusan’ın en önemli ve belki de tek başarısı, 28 Ocak tarihli gizli bir toplantıda “Misakı Milli” adlı belgenin kabul edilmesidir. “Misakı Milli”, yani “Ulusal Ant”. “Misak” sözcüğü, yemin, antlaşma, sözleşme anlamlarını içerdiğine göre, söz konusu belgenin adı sanıyorum ki “Ulusal Sözleşme” diye de çevrilebilir. 6 maddeden oluşan bu yarım sayfa oylumundaki belgenin hazırlanmasındaki amaç, ülkenin bağımsızlığının ve sınırlarının belirlenmesidir. ૽૽૽ 1919’da İtilaf güçlerince yargılanarak Malta’ya sürülen siyaset ve düşünce insanlarından biri de Ziya Gökalp’tir. Gökalp 1921’de İstanbul’a dönüşünden az sonra memleketi Diyarbakır’a gidiyor ve orada “Küçük Mecmua” adlı dergisini çıkarmaya başlıyor… Adı “küçük” olan bu dergi, düşünce yaşamımız bakımından en büyük yayın organlarından biri olsa gerek. Ziya Gökalp’in bu dergide yayımladığı sosyoloji, felsefe, ahlak, edebiyat vb. konulu yazıların kapsamı, derinliği, irdelenen konuların çeşitliliği, genişliği, önemi, değil bugünkü Diyarbakır, günümüz Türkiye’si düşünce yaşamının bütünü bakımından bile tasavvur edilemez… İlgi duyacak olanlar için tek bir notla yetineyim: Felsefi antropoloji konusu, değil Türkiye’de, henüz dünyada gündemde değilken (Max Scheller’in bu konudaki kitabı kendi dilinde de yayımlanmamışken), Gökalp bir başka düşünürden (A. Fouillé’den) söz ederken bu yeni felsefi kavramı sezinlediğini gösteren ipuçları veriyor… (H.Z. Ülken, sayfa 358) Kendi burunlarından ötesini görmeyen günümüzün birtakım aydınları, Gökalp’in geçtiği düşünce evreleri, yaşadığı düşünce sancıları üzerinde azıcık kafa yorarlar mı dersiniz? Fakat konumuz şimdilik bu değil… “Küçük Mecmua”da yayımladığı yazılarından birinde, “ulusal ant” kavramı ile ilgili olarak Ziya Gökalp şunları söylüyor: “Millet, ortak duygular ve idealler ve başlıca ortak sözleşmeler (misak) etrafında toplanan dayanışmalı zümredir. (…) Her fert kendi mihveri etrafında dönen ayrı bir âlem olduğu halde, yirmi milyon ferdi kendi etrafında döndürerek hepsinde bir tek güneş sistemi getiren, bu ortak ideal, misak değil midir?” Gökalp’in sorusunu günümüz Türkiye’sine şöyle uyarlayabiliriz: Bugünün Türkiye’sini oluşturan yetmiş milyonun üstündeki insan topluluğunu, acaba hangi “ortak ideal” ve “sözleşme”ler birleştirmektedir? ૽૽૽ Hangi siyasal, toplumsal, ahlaki vb. görüşe sahip olunursa olunsun; hangi toplumsal sınıf ve tabakaya ait olursak olalım, eğer ortak bir “ideal”imiz, bizi birleştiren bir “sözleşme”, ortak bir “aidiyet” duygumuz yoksa, ya da bu duyguyu yitirmişsek, kaç milyon olursak olalım, biz bir ulus sayılamayız… Bugün Türkiye’de görülen, tam olarak budur. Bütün toplumsal ayrışmalara, karşıtlıklara, çatışkılara karşın, yakın zamanlara kadar, ulusu ayakta tutan ortak değerler, “ulusal ant”ın ilkeleri, her yerde görülebilecek ve demokrasinin gereği sayılması gereken sınırlı sayıda ve güçte oluşumlar dışında tartışma konusu değildi… Günümüzde ise ulusun birliğini değil, “cemaat”çiliği, “ümmet” anlayışını savunan, egemen kılmaya çalışan bir siyasal iktidar söz konusudur. Ülkenin içinde bulunduğu bir savaş durumu karşısında bile bu siyasal iktidarın en tepesindekilerin duruşlarındaki iğretilik, yapaylık; toplumun değerlerine, beklentilerine, alışkanlıklarına ülkenin hiçbir döneminde görülmedik ölçüde yabancılık, soğukluk, aykırılık bundandır… “Ulusal ant”taki çözülüşün ilk büyük ayrışma noktası bu çevrelerle ilgili olanıdır. İkinci ayrışım, kendilerini açık seçik olarak Türkiye gerçekliğinin dışında gören, “Türkiye” sözcüğündeki “Türk” sözünden rahatsızlık duyan çevrelerin günümüzde kazanmış oldukları konumlardır. Bu iki çevreyi yakınlaştıran, birleştiren uzlaşı ekseni de budur… Bunlara, ilkesiz, kimliksiz aydın topluluklarını ve bir yandan geçim sıkıntısı, öte yandan örgütsüzlük ve her türden yanlış bilgilendirme saldırısı altındaki halk yığınlarını eklediğimizde, “ulusal ant”ın çözülüş fotoğrafı tamamlanmış olur… ૽૽૽ Yazıyı bu karamsar fotoğrafla bitirmeyi elbette istemem… Fakat öncelikle, bu olguyu olanca acılığı ve gerçekliği ile kavrayan insanların çoğalması gerekiyor… ‘Erdoğan’ın haberi yok muydu?’ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın çarşamba akşamı çekilen ve dün akşam televizyonlarda yayımlanması gereken Ulusa Sesleniş konuşmasındaki açıklamaları, Kuzey Irak’a yönelik kara harekâtının dün sona ereceğinden habersiz olduğunu ortaya koydu. Başbakan Erdoğan, kara harekâtının gelişmesine göre dün gece yapacağı Ulusa Sesleniş konuşmasını değiştirdi. Edinilen bilgilere göre Ulusa Sesleniş konuşmasının çekimi çarşamba akşamı gerçekleştirildi. Çekim yapıldığı gün söz konusu konuşmanın dün gece saat 21.00’de yayımlanacağından haberdar olan Erdoğan, buna rağmen Kuzey Irak’taki operasyonun sürdüğünü ifade etti. Başbakanlık resmi sitesinde yayımlanan ve Anadolu Ajansı’nın haber yaptığı konuşmada Erdoğan, “Harekât kararlılıkla devam etmektedir” ifadesini kullandı. Anadolu Ajansı, dün öğle saatlerinde haberi “konuşma televizyonlarda yayımlanana kadar ambargolu” olmak üzere abonelerine geçti. Ancak harekâtın dün sona ermesiyle kayıtlar apar topar geri çekildi. Anadolu Ajansı da saat 13.14’te geçtiği Ulusa Sesleniş konuşmasına ilişkin haberi saat 15.06’da bilgi notu ile birlikte iptal etti. Notta, şu ifadelere yer verildi: “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Ulusa Sesleniş konuşmasına ilişkin ambargolu olarak yayımlamış olduğumuz haberler, ‘Ulusa Sesleniş konuşması yenileneceği için’ kaynağından iptal edilmiştir. Saygılarımızla.” Erdoğan’ın konuşması, operasyonun sürdüğü yönündeki bölümler ayıklanarak yeniden geçildi. Başbakan’ın bu konuşmayı hazırlayıp yayına verilmesi için resmi siteye koydurması ve Anadolu Ajansı’nın da haberi yayımlaması, “Başbakan’ın harekâtın biteceğinden haberi yok muydu” sorusunu gündeme getirdi. Başbakanlık’ta operasyon trafiği Birliklerin yurda dönmeye başlamasıyla birlikte Başbakanlık’ta da hareketli saatler yaşandı. Bir gün önceden duyurulduğu şekilde günlük programına başlayan Erdoğan, saat 11.00’de Ekonomi Değerlendirme Toplantısı’na katıldı. Ancak, operasyonun sona erdiği haberlerinin ardından Erdoğan ilk olarak İçişleri Bakanı Beşir Atalay ile görüştü. Ekonomi toplantısından çıkan Erdoğan, Atalay’dan bilgi aldı. Genelkurmay Harekât Başkanı Korgeneral Nusret Taşdeler, saat 13.40’ta Başbakanlık Yeni Bina’ya giderek Başbakan Erdoğan’a gelişmeler ve kamuoyuna yapılacak açıklamayla ilgili bilgi verdi. Ziyaretin ardından Başbakan Erdoğan’ın Anadolu Ajansı’nın Ulusa Sesleniş konuşmasına ilişkin haberi iptal edildi. Harekât kapsamında 60 hedef grubuna (272 hedef) hava akını gerçekleştirildiği, Kara Kuvvetleri ateş destek vasıtaları tarafından da 517 muhtelif hedefin ateş altına alındığı kaydedilen açıklamada, sonuçlar hakkında şu bilgiler verildi: “Harekâtın başından itibaren, manevra birlikleri ve uçaklar tarafından 126 mağara, 290 barınak ve sığınak, 12 komuta merkezi, 11 muhabere tesisi, 6 eğitim tesisi, 23 lojistik tesis, 18 ulaştırma tesisi, 40 hafif silah mevzii ve 59 uçaksavar mevzii kısmen ya da tamamen tahrip edilmiştir. Dün (önceki gün) ele geçirilen 3 teröristle birlikte, sınır ötesi harekâtta etkisiz hale getirilen terörist sayısı 240’a ulaşmıştır. Harekâtta 24’ü asker ve 3’ü geçici köy korucusu olmak üzere, 27 güvenlik görevlisi şehit olmuştur.” Harekâtta bölgede bulunduğu değerlendirilen 300 teröristin büyük çoğunluğunun etkisiz hale getirildiği anlatılan açıklamada, geri kalanlarının bölgeyi terk etmeleri nedeniyle temasın kesildiği Genelkurmay Başkanlığı açıklamasında harekâtın aliyetleri açısından bundan sonra da izleneceği ve kaydedildi. Açıklamada, “Aybaşlangıç ve bitiş zamanının tamamen askeri gerekçe bölgeden Türkiye’ye tehdit yöneltilmesine izin verilrıca, bölgedeki barınma olave ihtiyaçlara göre, TSK tarafından belirlendiği kay meyeceği vurgulandı. Terörle mücadelenin yurtiçi ve nakları, haberleşme imkândedilerek şöyle dendi: yurtdışında kararlılıkla sürdürüleceği belirtilen açıkları, uçaksavar savunması “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bu kararına içeri lamada, “Hangi sebeple olursa olsun; terör örgüve yaşam malzemeleri büden ya da dışarıdan herhangi bir etki söz konusu tüne katılmış olanların, kan dökerek hiçbir sonuyük oranda tahrip edilmişdeğildir. Kaldı ki bu konuda bazı haberlerin çıktı ca ulaşamayacaklarını anlayarak, devletin şefkat tir. Böylece harekâtın başğı gün, harekâta katılan birliklerin bir kısmı baş ve adaletine sığınmaları beklenmektedir. Bölgelangıçtaki hedeflerine ulaşden alınacak ayrıntılı raporların değerlendirilmelangıçtaki planlama gereği sınırlarımız içine çetığı değerlendirilmiş; birsi sonucu, kamuoyu en kısa zamanda ayrıca bilgikilmiş durumdaydı.” liklerimiz arazi arama ve Açıklamada, Irak’ın kuzeyinin terör örgütünün fa lendirilecektir” değerlendirmesi yapıldı. taramaları yaparak, 29 Şubat 2008 sabahı itibarıyla yurtiçindeki üs bölgelerine dönmüşlerdir” dendi. Bir bölgede gerçekleştirilen operasyonla terör örgütünün tamamen etkisiz hale getirilmesinin söz konusu olmadığı belirtilen açıklamaDİYARBAKIR (Cumhuriyet Bü layan bin kadar askeri alarak, ilçede şılık verildiği öğrenildi. da, bu harekâtla Irak’ın kurosu) Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ki Jandarma 3. Taktik Alay KomuSınır ötesi operasyon sona ermesi zeyinin teröristler için emni20 Şubat akşamı başlattığı sınır ötesi tanlığı’na getirdi. Askerlerin bir bö ne karşın yurtiçinde pek çok noktada yetli bir bölge olmadığının operasyon kapsamında, Kuzey Irak’ta lümü daha sonra otobüslerle Şırnak’ta örgüte yönelik operasyon yapıldı. Gü örgüte gösterildiği dile getiki görevleri tamamlanan bin kadar as ki birliklerine ulaştırıldı. Geri dönüş venlik güçleri, Şırnak’ın Cudi, Kü rildi. Açıklamada, “İcra ediker, dün Çukurca’dan yurda geri dön sırasında Zap kampının yakınlarında peli, Kato Dağları ile Bestler Dereler len harekâtın, bölgenin tedü. Geri dönüş sırasında bir grup bulunan Çemço Vadisi’nde dün sa bölgesindeki PKK’li gruba karşı ope röristler tarafından kalıcı ve PKK’linin askerlere pusu kurduğu ve bah erken saatlerde TSK birlikleri ile rasyonları yoğunlaştırdı. Van Emniyet güvenli bir üs bölgesi olarak kısa süreli çatışma çıktığı belirtildi. PKK’liler arasında çatışma çıktığı be Müdürlüğü’nce gerçekleştirilen “Neş kullanılmasını önleyerek, Hakkâri’nin Çukurca ilçesi sınır ke lirtildi. Şemdinli’nin karşısında yer ter” operasyonunda, PKK kampla uzun vadede Irak’ın istiksiminde Hakantepe ve Işıklı üzerin alan Küçük Cilo Dağı kesiminde de rına götürülmek üzere hazırlanmış rar ve iç barışına da katkı den Kuzey Irak’a geçen 100 kadar Türkiye sınırına dönen birliklere yaklaşık 15 bin adet ilaç ve tıbbi mal sağlayacağı değerlendirilboş askeri personel taşıyıcı araç, ha PKK’liler tarafından pusu kuruldu zeme ele geçirilirken Batman ve Tun mektedir” görüşüne yer verekât kapsamında görevlerini tamam ğu, ateş açan teröristlere anında kar celi’de 2 PKK’li yakalandı. rildi. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Genelkurmay, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Irak’ın kuzeyine yönelik kara harekâtının sona erdiğini, birliklerin üslerine döndüğünü açıkladı. Genelkurmay, harekât bölgesinde olduğu değerlendirilen yaklaşık 300 teröristten 240’ının öldürüldüğünü, 24’ü asker 3’ü korucu 27 kayıp verildiğini bildirdi. Genelkurmay açıklamasında, “Irak’ın kuzeyi terör örgütünün faaliyetleri açısından bundan sonra da yakından izlenecek ve bu bölgeden Türkiye’ye tehdit yöneltilmesine müsaade edilmeyecektir” dendi. Ayrıca pazartesi günü yapılacak açıklama ile operasyona ilişkin daha kapsamlı bilgi verileceği kaydedildi. TSK’nin Irak’ın kuzeyindeki PKK militanlarına karşı düzenlediği kara harekâtı sona erdi. Genelkurmay Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, harekâtın elverişsiz bir mevsimde bas kın niteliğinde ve TSK’nin her koşulda görev yapabilme yeteneğinden faydalanma amacıyla özellikle tercih edildiği belirtildi. Açıklamada, “Ayrıca arazideki derin kar sayesinde, teröristlerin patlayıcı kullanma imkânları ellerinden alınmış ve patlayıcılardan kaynaklanan hiçbir zayiatımız olmamıştır” dendi. Yönetim karargâhı Çukurca Harekâtın amacının “bölgedeki teröristleri etkisiz hale getirmek ve örgütün fiziksel altyapısını tahrip etmek” olarak belirlendiği kaydedilen açıklamada, hedef olarak da coğrafi açıdan “örgütün kalpgâhı” durumunda olan Zap bölgesinin seçildiği vurgulandı. Açıklamada, harekâtın sevk ve idaresinin 2. Ordu Komutanlığı’nca Şırnak’tan, uygulamasının ise Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı’nca Çukurca’dan yapıldığı anlatıldı. Ha va desteğinin Diyarbakır’daki 2. Hava Kuvvet Komutanlığı’ndan, kara havacılık ve topçu desteğinin ise Kara Kuvvetleri’nin sınıra yakın üslerinden sağlandığı belirtilen açıklamada, “Derinlikte belirlenen terörist mevzileri ve barınma yerleri Hava Kuvvetleri ve kara ateş destek vasıtaları ile ateş altına alnmıştır” değerlendirmesi yapıldı. Birliklerin sınır ötesi dağlık bölgede, derin kar ve şiddetli soğuklarda harekâtı başarıyla uyguladıkları vurgulanan açıklamada, şu değerlendirme yapıldı: “Görev alan birlikler tamamen komando eğitimli yaya ve uçarbirlikler olup, harekâtta tank, zırhlı ve tekerlekli araçlar kullanılmamıştır. Bölgede hava sıcaklığı gündüzleri 0 ila 5 derece, geceleri 0 ila –15 derece arasında değişmiştir. Kar kalınlığı vadilerde 0 45 cm, yüksek kesimlerde ise 1 1.5 metre arasındadır. 25 ve 26 Şubat 2008 tarihlerinde bölgede yoğun sis ve tipi meydana gelmiştir. Sınır ötesi harekâtta sadece PKK terör örgütü hedef alınmış; sivil halk ve yerel unsurlar harekâttan olumsuz etkilenmemişlerdir.” Açıklamada, Kara Kuvvetleri, Jandarma ve Hava Kuvvetleri unsurları arasındaki mükemmel koordinasyonun, müşterek harekâta örnek oluşturacak bir sınır ötesi harekât uygulamasını olanaklı kıldığı dile getirildi. Hedefler vuruldu Gidiş ve dönüş zamanını TSK belirledi Geri dönüş sırasında Zap Kampı ve Cilo Dağı yakınlarında çatışma çıktı Çekilen askere PKK pusu kurdu GENELKURMAY BAŞKANI ÇEKİLME SPEKÜLASYONLARINA YANIT VERDİ Büyükanıt: Gates ile ilgisi yok ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, sınır ötesi kara harekâtının sona erdirilmesi kararının askeri gerekçelerle verildiğini açıklayarak “Özellikle ABD Savunma Bakanı Sayın Gates’in gelmesiyle aynı döneme rastlaması tamamen bir tesadüftür” dedi. ları kaydetti: “Operasyonun bitiş şekliyle ilgili çesitli spekülasyonlar yapılıyor. Çekilme emri tamamen askeri gerekçelerle verilmiştir. Bu karar operasyonun hedeflerine ulaşması nedeniyle verilmiştir. Hiçbir makamın hiçbir etkisi, iması olmamıştır. Herhangi bir baskı söz konusu değildir. Özellikle ABD Savunma Bakanı Sayın Gates’in gelmesiyle aynı döneme rastlaması tamamen bir tesadüftür. Çünkü bu karar çok daha önceden verilmiştir. ABD Savunma Bakanı Türkiye’ye ayak bastığında, çekilmenin bir kısmı zaten icra edilmiş bulunmaktaydı.” ataolb࠽cumhuriyet.com.tr Faks: (0212) 343 72 64 DTP operasyonun bitmesine sevindi ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) DTP Grup Başkanı Ahmet Türk, kara harekâtının sona ermesini olumlu karşıladıklarını belirterek “Birileri istedi, böyle istendi, diye bir mantık doğru değil. Önemli olan operasyonun durdurulmasıdır” dedi. Türk, uzun süredir DTP olarak operasyonun çözüm olamayacağını ifade ettiklerini ve bu operasyonun kayıplara neden olacağını söylediklerini anımsattı. Türk, “Her kayıp barışçıl, demokratik gelişmelerin önünde engeldir. Daha önce de pek çok operasyon oldu, Kürt meselesinden kaynaklanan başkaldırılar oldu. Ama bunlar, demokrasi çözümde esas olmadığı için bu sorun kangren haline geldi” diye konuştu. Türk, yaşanan süreçte Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Meclis Başkanı Köksal Toptan ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dan randevu istediklerini belirterek yapacakları görüşmelerde, Kürt sorununun çözümü konusunda neler yapılabileceğini görüşeceklerini kaydetti. DTP Genel Başkan Yardımcısı Kamuran Yüksek ise kara harekâtının sona erdirilmesinde DTP’nin “öncü demokratik eylemlerinin etkili” olduğunu ileri sürdü. Karar önceden verildi Büyükanıt, Kuzey Irak’taki terör örgütü kamplarına yönelik başlatılan sınır ötesi harekâtın dün sona erdirilmesine ilişkin spekülasyonları DHA’ya değerlendirdi. Çekilme kararının önceden verildiğini anımsatan Büyükanıt, şunEsas No: 2006/243 Davacı Adem Ünal tarafından davalılar Salih Pek ve müşterekleri aleyhine açılan kadastro tespitine itiraz davasının 19.10.2007 tarihli duruşma ara kararı gereğince; Davalılardan Salih Pek’in tüm aramalara rağmen adresi tespit edilemediğinden adına duruşma günü ve dava dilekçesi tebliğ edilememiştir. Hafik ilçesi, Düğer köyü 124 ada 118 parsel numaralı taşınmaz hakkında açılan dava ile ilgili olarak yukarıda ismi yazılı davalıya 3402 sayılı yasanın 36/1. maddesi gereğince ilan yolu ile tebliği öngörülmüş, dava dosyasının duruşması 21.03.2008 gününe bırakılmıştır. Belirtilen günde mahkememize müracaat etmesi ve ibraz etmek istediği delillerini sunması, gelmediği, kendisini bir vekille temsil ettirmediği ve mazeret de bildirmediği takdirde 3402 sayılı yasanın 29. maddesi gereği yokluğunda yargılamanın devam edeceği, ilanın dava dilekçesi yerine geçerli olacağı hususu ilanen tebliğ olunur. 29.11.2007 Basın: 195 HAFİK KADASTRO MAHKEMESİ’NDEN GENELKURMAY GAZETECİLERE BİLGİ VERECEK ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Genelkurmay Başkanlığı, basınyayın kuruluşlarının Ankara temsilcilerini Irak’ın kuzeyindeki PKK unsurlarına yönelik hava ve kara operasyonları hakkında bilgi vermek amacıyla pazartesi günü Genelkurmay Karargâhı’na davet etti. Saat 14.30’da yapılacak bilgilendirme toplantısında, PKK unsurlarına yönelik yapılan hava harekâtları ve ardından 8 gün süren sınır ötesi kara harekâtıyla ilgili detaylar aktarılacak. CUMHURİYET 06 K
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog