Bugünden 1930'a 5,499,814 adet makale



Katalog


«
»

CMYB C M Y B SAYFA CUMHURİYET 7 KASIM 2008 CUMA 2 OLAYLAR VE GÖRÜŞLER AÇI MÜMTAZ SOYSAL Güneydoğuya Yerli Çare TIPKI “kriz” konusunda olduğu gibi, kimilerinin “Kürt sorunu” dediği konuya da bulunacak ça- renin yerli ve cumhuriyetçi olması gerekir. Hele şimdi, Obama’nın başkan seçilişinden ce- saret alıp bu konuyu ABD ile uzlaşarak bir zemi- ne oturtmayı düşünmek büyük çelişkidir. Çünkü bilmek gerekir ki, ABD’nin kolay değişmeyecek amacı Kürt coğrafyası sayılan yerlerde sözde bağımsız, ama ABD’ye “medyun-u şükran” kala- cak bir devlet kurmaktır. Obama bubama, Vaşing- ton’a kim gelirse gelsin, o topraklarda petrol bu- lundu bulunalı Amerika’nın büyük çıkarları bunu emreder. Avrupa Birliği ve bütün büyük Batı sermayesi için de öyle. Yalnız Türkiye’nin değil, İran’ın ve bir ölçüde Suriye’nin bütünlüğü pahasına da olsa. Cumhuriyet Türkiyesi’nin Güneydoğu Anado- lusu için bulacağı çare bu olamaz. Etnik te- melli çözümler batağına saplanmak, çeşitli etnik kökenlerden gelme nüfusu olan bir ulus-devlete yakışır mı? Aslına bakarsanız, İngiliz mandacılığından dev- ralınmış bir Irak’ın sınırları içinde bile, önce kral sü- lalesinin ve sonra, Saddam da dahil, asker yö- neticilerin başarmak istedikleri de böyle bir dev- let kurmak, dolayısıyla bir Irak ulusu yaratmaktı. Olmadı, beceremediler; çünkü ne Türkiye halkı- nınki gibi bir tarihleri vardı ne de Mustafa Kemal gibi bir önderleri oldu. Nitekim, şimdi işgalci ABD’nin ve herhalde İn- giltere’nin hedefi üç bölgeli bir federasyondan başlayıp o topraklarda kendilerine bağlı üç dev- let kurmaktır. Gerekirse, çıkarları uğruna birbiri- ne düşürerek de kullanabilecekleri üç devletçik. Türkiye, olsa olsa, Irak’ın kuzeyinde kurulacak bir Kürt devletinin geciktirilmesi ve Musul’la Ker- kük’teki çıkarlarının sürdürülmesi için bir çaba gös- terebilir. Öyle bir devletin “Büyük Kürdistan” adına güneydoğu, hatta bütün Doğu Anadolu üze- rinde hak iddiasında bulunacağını da bilerek. Şimdi “Mustafa” filmiyle gündeme giren “muh- tariyet” konusuna gelince, unutmamalı ki, İz- mit’te sözü edilen o kavram Lozan öncesine ve o yılların anayasası olan 1921 “Teşkilât-ı Esasiye Kanunu”na aittir. Üstelik, 1920 Eylülü’nde ilan edi- len ulusal amaç gerçekleşmedikçe tam uygula- namayan o temel yasanın maddelerine göre, yal- nız bir bölgenin değil, bütün illerin açıkça sayıl- mış iç ve dış konular dışındaki “yerel özerkliği” söz konusuydu. Büyük Millet Meclisi’nin temsilcisi olan valileri de yine Meclis’in hükümeti atayacaktı. İşgalci İngiltere’nin 1918 Mütareke hattını ta- nımayışıyla başlayan “Musul meselesi” Lozan’da hangi inat yüzünden çözülemedi, sonraki üç yıl bo- yunca tehdit altındaki Ankara’nın başı beladayken 1925’in şubatındaki ayrılıkçı ve dinci Şeyh Sait is- yanını kimler kışkırttı, 1926 Haziranı’ndaki zora- ki uzlaşma nasıl uyduruk bir sınır çözümüne bağlandı, verilen sözler niçin güme gitti, bunlar hep tarih sayfalarında yazılı. Özerklik meraklıları önce o sayfaları okumalıdırlar. mumtazsoysal@gmail.com PENCERE Sizi Obama da Kurtaramaz... Kenya neresi bilir misiniz?.. Doğu Afrika’da bir ülke.. Hint Okyanusu kıyısında.. Peki, Kenya denince aklınıza ne gelir?.. Vaktiyle Jomo Kenyatta gelirdi... Bir de Mau-mau’lar var... Kenya sömürgeleşmeye karşı az buz da ol- sa direniyordu.. Şimdi Kenya deyince akla kim geliyor?.. Obama!.. Kenya, Obama’nın Amerika’da Başkan se- çildiği günü ulusal bayram ilan etmiş... Demek ki bu eski İngiliz sömürgesi ne Mau- mau’larla, ne de Jomo Kenyatta’larla iflah ola- bilmiş... Haydi diyelim ki Kenya tarihinde İngiliz sö- mürgeciliği en etkin ve sürekli yönetimdi... Kenya’da kafalar bozulmuştu... Ya bize ne oluyor?.. Bırakın Atatürk’ü bir yana.. Biz bugünkü halimizle Osmanlı’ya bile layık değiliz... Osmanlı, nice ülkeyi yüzyıllarca yönetmiş bir imparatorluğun mirasını taşıyordu... Bugünkü ılımlı İslamcı dün Osmanlı’nın yö- nettiği Araplar karşısında el pençe divan... Bush yönetimi koskoca laik Türkiye Cum- huriyeti’ni evire çevire Ortadoğu’daki ılımlı İs- lam projesine sokmuştu... Bizimkiler tam teslimiyet içindeydiler... İslamcı - liberal işbirliğinde neyin propa- gandası yapılıyordu?.. Yineleye yineleye yaygın ezbere dönüştür- mekte yarar var: Yeni dünya düzeni.. Serbest piyasa egemenliği.. Neoliberalizm... Neomuhafazakârlık.. Ulus devlet düşmanlığı.. Bush hayranlığı.. Bush Ortadoğu’yu ve Orta Asya’yı kan gö- lüne çevirip, Türkiye’yi de terör batağına sü- rükledikten sonra dünya ekonomik krizini pat- lattı... Peki, şimdi ne olacak?.. Amerika hatasını anladı, yönetici ve yönetim değişikliğini gerçekleştirdi... Peki, Türkiye gerçekleştirebilecek mi?.. Bush’un yazgısı ABD’de mühürlendi... Bizim Bushçuların alın yazısı ne?.. Bizimkiler şimdi utanmadan Obamacı kesil- diler... Dünden bugüne şıp diye dönüverdiler... Ne diyelim?.. İsmet Paşa’nın kulaklarını çınlatalım ve bi- zimkilere diyelim ki: - Sizi Obama bile kurtaramaz... Kõbrõs’ta Sona Doğru... 1. Yunanistan, Fener Patrikhanesi’nden yö- netilen bir örgütün isyan eylemleri sonucu 50.000 km2’lik bir alan- da kuruldu. Yunan ba- ğõmsõzlõk hareketinin Büyük Yunanistan ül- küsü, Türkler tarafõn- dan (kendilerine göre) gasp edilmiş Bizans topraklarõnõ kurtarõp Başkenti İstanbul (Konstantinopolis) olan Büyük Yunanistan’a ulaşmaktõ. Yunanistan bu yolda õsrarlõ politika ve stratejilerle adõm adõm Türkiye’den ka- zandõğõ topraklarla 1.3 misli genişleyerek 131.900 km’lik bir bü- yüklüğe erişti. İzmir’i işgalle başlayan Ana- dolu seferinin, Ata- türk’ün önderliğinde ayağa kalkan Türk ulu- sunun utkusuyla İzmir sularõnda boğulmasõ ha- tõrlardadõr. Bu sonuç- lara ulaşõlmasõnda za- manõn emperyal güçle- rinin Türkiye karşõtõ po- litik ve askeri destekle- ri yadsõnamaz. Girit, Doğu Ege adalarõ, oniki adalar ve Rodos’ta 400 yõla varan Türk hâki- miyetinden kõsa sürede Türk varlõğõndan eser kalmadõğõnõ görürsü- nüz. Bu tarihi gerçekle- ri halkõmõzõn ve önce- likle Türkiye’yi yöne- tenlerin bilmeleri ve bi- linçle değerlendirmele- ri gereğine inanõyoruz. 2. Yunan büyük ül- küsünün hedeflerinden biri de KIBRIS’tõr. Yu- nanistan ve Kõbrõslõ Rumlar, İngiltere’nin Kõbrõs yönetiminden çe- kilmesi sonrasõ Kõbrõs’õ bir Yunan adasõ yapma kararlõlõğõnda olmuş- lardõr. Bu emellerine, direnen Kõbrõs Türk hal- kõ ve Türk Kamuoyu baskõsõyla, Türkiye yö- netimi set çekmiştir. 1963’ten 1974’e kadar, Federal Anayasa düze- nini hiçe sayan Rumlar Kõbrõs Türklerini yok etmek, adadan uzaklaş- tõrmak için planlõ katli- amlar, göçe zorlayõp gettolarda yaşamaya mecbur etmeler, iktisa- di abluka uygulamalarõ gibi insaniyet dõşõ ey- lemlere giriştiler. Kõbrõs Türkü Rauf Denktaş’õn liderliğinde direnerek, Türkiye’nin, yaşamsal kriz dönemlerinde, ha- vadan sõnõrlõ müdahale- leriyle õzdõrap dolu, gü- venliksiz süreçte ayak- ta kalmasõnõ bildi. 1974 Yunan Enosis darbesi- ne, Türkiye’nin garan- törlük hakkõnõ kullana- rak askeri müdahale- siyle can ve mal gü- venliği sağlanan Kõb- rõs Türk’ü adanõn Ku- zeyinde -vatan toprak- larõnda- bağõmsõz yö- netimini ve 1983 yõlõn- da KKTC’yi kurdu. Rumlarla adil ve kalõcõ bir barõşõn tesisi için çözüm yollarõ aranmõş ve Rumlar buna yanaş- mamõşlardõr. 3. 2003 yõlõ sonrasõ Sayõn Rauf Denktaş’õn Cumhurbaşkanlõğõ’ndan ayrõlmasõnõ takiben, BM Genel Sekreteri hima- yesinde Annan Planõ denilen, KKTC’nin var- lõğõnõ sona erdiren, orta vadede Türk Bölgesine 200.000 civarõnda Rum’u yerleştirerek ye- rel yönetimin giderek Rumlarõn eline geçme- sine olanak verecek olan, Güzelyurt’u Ruma vererek 60 bin Türk’ü göçmen durumuna dü- şüren, yerleşik Türkiye kökenli nüfusun önem- li kõsmõnõ Türkiye’ye gönderen, mülkiyet so- rununu bireysel bazda çözümleyerek Rumla- ra Kuzey’deki mülkle- rine dönüş olanağõ sağ- layan, garantörlüğü su- landõran, Türk askeri varlõğõnõ sõnõrlandõran, Maraş’õ Rumlara verip sõnõrlarda Rumlar lehi- ne düzenlemeler yapan bir plan geliştirildi. Or- ta erimde Kõbrõs’õn yö- netimini Rum egemen- liğine teslim edecek bu planõ sabõrsõz Rumlar kabul etmezken, ABD, AB ve Türk yönetimi- nin çabalarõyla Kõbrõs Türklerine plana evet dedirtildi. 4. 2008 yõlõnda Bir- leşmiş bir Kõbrõs için yeni seçilen Rum Cum- hurbaşkanõ ve ekibiyle müzakereler sürdürülü- yor. Görülüyor ki Rum- larõn tezlerinde hiçbir değişim yoktur. Onlar (sözde) iki bölgeli Fe- deral bir Kõbrõs adõna, gerçekte üniter yapõda bir Kõbrõs’ta Türk’ü azõnlõk ve birey statü- sünde teslim almak ve belirli süreçte Enosisi ilan peşindedirler. Tek egemenlik, mevcut Rum Cumhuriyeti’nin Anayasasõnõ, Federal bir yapõ içine Kõbrõs Türk toplumunu yayacak şe- kilde düzenlemek, Ege- menliğin Kõbrõs halkõn- dan (Kõbrõslõlõk) kay- naklandõğõ görüşü, mül- kiyet konusunda geri dönüşlerin esas olmasõ, Türkiye kökenli yerleşik nüfusun Türkiye’ye gönderilmesi, Güzel- yurt, Maraş, Karpas gi- bi toprak talepleri, ga- rantörlüğün kaldõrõlma- sõ ve en önemlisi ada- daki Türk Askeri varlõ- ğõnõn Kõbrõs’tan çekil- mesi vb. talepler bunun kanõtlarõdõr. Rumlarõn Kõbrõs’õn askersizleşti- rilmesine ilişkin görüş- lerini de samimi bul- mak olanaklõ değildir. Her yõl milyar dolarõ aşan savunma yatõrõm- larõ ve Yunanistan’dan sağladõklarõ yardõmlar- la bugün Güney bir si- lah, araç, gereç ve cep- hane deposu haline gel- miştir. Askersizleştir- me Türk Askeri varlõ- ğõnõn adadan çekilme- sine ilişkin bir aldat- maca öneri olabilir. 5. ABD ve AB gene sahnededirler. Türk ta- rafõnõ Rumlara göre şe- killendirmek için elle- rinden geleni yapõyorlar. Türk tarafõnõn ön alma- cõ, uzlaşõr görünümlü, kamuoyuna kapalõ, kõr- mõzõ çizgilerini açõkla- mayan esnek tutumu onlara bu cesareti veri- yor. Tüklerin kanlarõ pahasõna kurulmuş KKTC’yi, sağlanmõş vatan topraklarõnõ, can ve mal güvenliğini, ba- rõş ve huzuru bir tarafa bõrakõp, Rumun ege- menliğini kabul eden, Türkiye’nin jeostrate- jik güvenliğini -Doğu Akdeniz’de- yok ede- bilecek bir çözüm dü- zenlemesine Türk tara- fõ razõ olmamalõdõr. Unutulmasõn ki 1960 Anayasa düzenini bo- zan, Kõbrõs Türk’üne kan kusturan sonuçta bugünkü duruma sebep olan Rumlardõr. 6. Müzakerelerde Türk tarafõ bundan böy- le kararlõlõkla egemen- liği, eşit koşullarda pay- laşacak iki halkõn varlõ- ğõnõ, iki kurucu devlet- ten oluşacak ortak bir yapõyõ, iki ayrõ yönetim ve ekonomi düzenini, mülkiyette takas ve taz- minata dayanan bir dü- zenlemeyi, Kuzey’de sõnõrlõ sayõda Rum’un ikametine müsaade edi- lebileceğini, Türk nü- fusu göçmen durumuna düşürecek toprak talep- lerinin ve Türkiye’ye geri dönüşlerin kabul edilmeyeceğini, garan- törlüğün ve anlamlõ bir Türk Askeri varlõğõnõn anlaşmada temel koşul- lar olduğunu savunma- lõ, ilkesel ödün verme- melidir. 7. Adil ve kalõcõ bir çözüm esastõr. Rumlar adada ya egemenliği Kõbrõs Türk halkõ ile eşitçe paylaşacaklar, ku- rucu iki devletten oluşan bir anlayõşla Kuzey’de Türk ortaklõk devleti varlõğõnõ sürdürecek ya da iki bağõmsõz devlet olarak Kõbrõs’ta bera- berce barõş içinde yaşa- manõn koşullarõnõ oluş- turacaklardõr. Dilleri, dinleri, sos- yo-kültürel yapõlarõ farklõ iki halkõn -Rum emelleri açõkça ortada iken- kendi bölgelerin- de, kendi egemenlikle- rinde ülkelerini yönet- meleri, potansiyel ça- tõşmalarõ önleme açõ- sõndan en rasyonel çö- züm olacaktõr. Uluslar- arasõ ortam böyle bir çözüme müsait görü- nüyor. 8. Son sözüm Kõbrõs Türk halkõna; vatan top- raklarõna, devletine, ba- ğõmsõzlõğõna, özgürlü- ğüne, can ve mal gü- venliğine, ekonomisi- ne, birliğine, senin asli gücün anavatanõna gö- nül bağõnla, ulusal duy- gularõnla, onurunla sa- hip çõk. Emperyalizmin ve onlarla işbirliği ya- panlarõn göz boyamala- rõna kanma, Rum’un egemen olduğu toprak- larda Türk varlõğõnõn yok edildiğini; Girit, Doğu Ege Adalarõ, On- iki Adalar, Rodos tarihi örnekleriyle aklõndan çõkarma. Bunca özveri- li direnişten sonra Rum’a teslimiyet senin akõbetin olamaz. Olma- malõ. Emperyalizmin ve onlarla işbirliği yapanlarõn göz boyamalarõna kanma, Rumun egemen olduğu topraklarda Türk varlõğõnõn yok edildiğini; Girit, Doğu Ege Adalarõ, Oniki Adalar, Rodos tarihi örnekleriyle aklõndan çõkarma. Bunca özverili direnişten sonra Rum’a teslimiyet senin akõbetin olamaz. Olmamalõ. Tanju ERDEM (E) Amiral
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog