Bugünden 1930'a 5,499,814 adet makale



Katalog


«
»

CMYB C M Y B 6 KASIM 2008 PERŞEMBE CUMHURİYET SAYFA HABERLER 5 POLİTİKA GÜNLÜĞÜ HİKMET ÇETİNKAYA Nasıl Bir Çözüm?.. ABD’de Demokratlar’ın adayı ilk sandık sonuç- larına göre önde gidiyordu. Saat sabaha karşı dört- te sonuçlar belli olmaya başladı. Salonun penceresini açıp karşı apartmana baktım... Dairelerin çoğunda ışıklar yanıyordu. Demek ki hal- kımız ABD seçimlerini izliyordu. Obama Ocak 2009’da Beyaz Ev’e taşınıp baş- kanlık koltuğuna oturduğunda ekonomiyi düzelte- bilecek mi? Ben şimdiden söyleyeyim, Obama’yı zor günler bekliyor. Bir kez ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi de- ğişmeyecek, Irak’tan çekilmesi nereden bakarsa- nız bakın beş-altı yıl sürecek, İran’la ilişkileri dü- zelmeyecek, Afganistan sorunu ivme kazanacak. Bu konuda şimdilik bunları söyleyebilirim... Şimdi dün kaldığımız yerden başlayalım... AKP Güneydoğu’da daha etkin olmak için din ek- senli ve tarikat ayaklı politika yapıyor. DTP ise Di- yarbakır’ı kaptırmamak için dişe diş bir mücadele veriyor. Güneydoğu’nun nabzını iyi tutan Mehmet Faraç’ın saptaması şöyle: “Birçoğu Fethullah Gülen’in müritlerinin deneti- minde olan dernekler, mahallelerde yürütülen ör- gütlenme çalışmalarının odak noktası.” Fethullahçılar Diyarbakır’ı “merkez üssü” yap- mışlar. Fethullahçılar dernekler dışında çok sayıda özel okul, dershane, hastane açmışlar. Geçen Kurban Bayramı’nda 60 bin aileye et da- ğıtılmış, Kuran okuma odaları açılmış. 3 Ocak 2008’de Diyarbakır’da yaşanan kanlı PKK eyleminden sonra Fethullahçılar İstanbul, İz- mir, Konya, Ankara, Adana ve Gaziantep gibi kent- lerden 800 işadamını Diyabakır’a gönderdi... On yıldır ABD’de yaşayan, sonunda “Yeşil Kart”a kavuşan Fethullah Gülen’in Kürt sorununa ilişkin gö- rüşleri nedir? Gülen’in “Günedoğu reçetesi” şöyle: “...Güneydoğu sorunu diplomasiyle çözümlenir. Şiddet şiddeti, hiddet hiddeti doğurur. Acıdır ki kuv- veti temsil edenler, akıllarını kullanmaktan, diplo- masiyi kullanmaktan çok, kaba kuvveti kullanmayı ter- cih etmişlerdir. Sorun daha da derinleşerek bir sin- me ve sindirme olmuştur. Oysa bölgede sorunu çıkaran, azgınlaştırılmış bir azınlıktır. Büyük çoğunluk kendisini bu ülkenin in- sanı hissediyor. Yüzde 95’i ülkem bölünmesin di- yor. Ayrılığı isteyenler silah tüccarları, uyuşturucu sek- törüdür. Dışarıdan Türkiye’nin bölünmesini isteyen- ler var.” Kimilerine bu düşünce doğru gelebilir! Zaten bizim dönek takımı, sorunun böyle çözüle- ceğine inanıyor, Kuzey Irak’ta bir Kürt devleti ku- rulmasını destekliyor. Gülen de üstü örtülü Barzani ve Talabani’yi gösteriyor... Türkiye Barzani ve Talabani’yle masaya otursun ve bu sorunu çözsün! ABD ve AB ülkeleri de bunu istemiyor mu? İstiyor! Çözüm, Türk ve Kürt sosyalistlerinin sorunun te- melinde sermaye-emek çelişkisinin yattığını gör- meleri, TİP hareketinde olduğu gibi yeni bir siyasal oluşumu yaşama geçirmeleridir. ABD’nin yeni başkanı Obama’yı bile sosyalist sa- nan bizim gerzekler “demokrasi-özgürlük” kav- ramlarını çok sık kullanıyorlar ama, dilleri sendikal ör- gütlenmeye, sermaye-emek çelişkisine, fedodal dü- zene gelince bir türlü dönmüyor! O zaman da Güneydoğu, tarikat şeyhlerine, şıh- larına, toprak ağalarına ve din bezirgânlarına teslim edilip, alan PKK’ye ve etnik kimliği öne çıka- ran siyasetçilere kalıyor! Güneydoğu’da “Kürt-İslam” söylemini öne çıkaran derneklerin sayısı giderek artıyor. Eğer bu topluluklar yarın siyasal partiye dönü- şürlerse bölgede DTP kalmaz... “Kürt-İslam” söylemiyle hareket eden topluluk- ların düzenledikleri mitnglerde yüz binler alanları dol- duruyor. Müslüman Kardeşler, Irak’ın kuzeyinden böl- geye geliyor. Güneydoğu’da tarikatçı ve dinci yapılanma en çok bunların işine yarayacak... O zaman da iş işten geçmiş olmayacak mı? hikmet.cetinkaya@cumhuriyet.com.tr Faks numaramız: 0212 343 72 69 İki atama daha yapılacak ANKARA/İZMİR (Cumhuriyet) - Milli Eğitim Bakanlõğõ, başvurusu kabul edilen 30 bin 457 aday içinden 12 bin 774 öğretmeni sözleşmeli olarak atarken, 17 bin 683 öğretmenin umutlarõ sonraki atamalara kaldõ. Bakan Hüseyin Çelik, 2009 Şubat ve Ağustos aylarõnda da öğretmen atamasõ yapõlacağõnõ belirterek “Artõk Eğitim Fakülteleri’nin sayõsõnõ sõnõrlõyoruz” dedi. Atamalar İzmir’de meslek örgütleri ile İzmir 78’liler ve Halkevleri Derneği’nin desteğiyle protesto edildi. Yalçınkaya’ya ‘laiklik’ övgüsü ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Yargõtay Başkanvekili ve Yargõtay Ceza Genel Kurulu Başkanõ Osman Şirin, yaş haddinden emekliye ayrõldõ. Veda töreninde konuşan Şirin, Yargõtay’õn iş yüküne dikkat çekerek, “Hiçbir yargõ erki yõlda 5 milyon davayla uğraşmamõştõr” dedi. Şirin, Yargõtay Cumhuriyet Başsavcõsõ Abdurrahman Yalçõnkaya, başsavcõ vekilleri ve savcõlara teşekkür ederek, “İyi ki demokratik laik cumhuriyeti son iki yõllõk süreçte ortaya çõkan bazõ zedeleyici gayretlere karşõ korudunuz” dedi. YÖK protestosu: 6 gözaltı ANKARA/ADANA (Cumhuriyet) - YÖK’ün 27. kuruluş yõldönümü ve AKP’yi protesto etmek amacõyla Kõzõlay Kavşağõ, Demirtepe Köprüsü ve Kõzõlay Meydanõ’ndaki kan merkezi otobüsüne pankart asmaya çalõşan 6 kişi gözaltõna alõndõ. Eğitim-Sen’in Adana şubesinden yapõlan açõklamada YÖK’ün üniversitelerden elini çekmesi istendi. Aleviler yürüyecek AMASYA (Cumhuriyet) - Alevi sivil toplum kuruluşlarõ Alevi Bektaşi Federasyonu’nun (ABF) önderliğinde zorunlu din derslerinin ve diyanetin kaldõrõlmasõ, cemevlerinin yasal statüye kavuşturulmasõ ve Madõmak Oteli’nin müze olmasõ istemiyle yarõn Ankara’ya yürüyecek. 7- 8 Kasõm’daki yürüyüşün ardõndan 9 Kasõm’da saat 13.00’te Ankara Sõhhiye Meydanõ’nda miting yapõlacak. Mitinge çok sayõda sanatçõ ve aydõn da destek verecek. Abdil’e soruşturma TUNCELİ (Cumhuriyet) - Tunceli Cumhuriyet Başsavcõlõğõ, Abdullah Öcalan’a “sayõn” dediği gerekçesiyle, Tunceli Belediye Başkanõ Songül Erol Abdil hakkõnda soruşturma başlattõ. Tunceli’de 31 Temmuz-3 Ağustos tarihleri arasõnda gerçekleştirilen Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin açõlõş konuşmasõnõ yapan Abdil, Öcalan’a “sayõn” diye hitap ederek, saçõnõn zorla kazõtõldõğõnõ ileri sürmüştü. Başsavcõlõk,Almanya’dakiDenizFenerivurgunuileAKPilişkisiniyakõntakibealdõ Yargõtay da inceleyecek FIRAT KOZOK ANKARA - RTÜK’ün TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki bütçe görüşmeleri sõ- rasõnda ortağõ olduğu iki şirketin RTÜK yasa- sõna aykõrõ olmadõğõnõ savunan RTÜK Başka- nõ Zahid Akman, konuyla ilgili ayrõntõlarõ ka- muoyunun gözünden kaçõrõyor. RTÜK yasasõ- na göre, üyelerin üçüncü derece yakõnlarõ bile, Akman’õn ortak olduğu şirketlerle bağlantõ ku- ramõyor. Akman’õn Hayat Yapõ Şirketi’nde Kanal 7’nin yöneticisi Zekeriya Karaman ile ortak olmasõ da yasayla doğrudan çelişiyor. Akman, önceki günkü görüşmeler sõrasõnda kurul üyeliğine seçilmeden önce birçok şirke- tin ortağõ olduğunu, ancak daha sonra bunlar- dan ayrõldõğõnõ, yalnõzca Rehber ve Hayat ano- nim şirketlerine ortaklõğõnõn kaldõğõnõ söyle- mişti. Oysa Akman, ortaklõklarõyla ilgili ayrõn- tõlarõ kamuoyunun gözünden kaçõrõyor. Örne- ğin Hayat Anonim Şirketi’nin faaliyet alanla- rõnda RTÜK yasasõyla çelişen şu uygulamalar yer alõyor: “Tanıtıcı reklam programları, filmleri hazırlanması ve pazarlanmasını yapmak, reklam prodüktörlüğü, gazete, dergi, radyo, televizyon, sinema ve video kasetlerinde her türlü reklam faaliyetini yapmak...” Bu şirketle ilgili bir diğer dikkat çekici nokta ise Kanal 7 yöneticisi Kara- man’õn şirketin ortaklarõndan olmasõ. RTÜK Başkanõ, bir medya organõnõn yöneticisiyle aynõ şirkette ortak olmasõna da değinmiyor. Rehber Limited Şirketi’nin faaliyet alanõnda da yine yasayla çelişen unsurlar yer alõyor. Şirketin faaliyet konularõndan birinin, “Sesli ve görüntülü video, sinema, televizyon ve reklam film ve paket programları hazırla- mak, çoğaltmak, pazarlamasını yapmak” olarak tanõmlanmasõ dikkat çekiyor. CHP’li Kılıçdaroğlu yanıt verdi Bu arada CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, ortaya koyduğu iddialarõna iliş- kin kendisini tartõşmaya davet eden Akman’a yanõt verdi. Kõlõçdaroğlu, “Sayın Akman, tartışmaya gereksinim duyuyorsa, önce iliş- kili olduğu Sayın Bakanını ikna etmelidir. Şayet Sayın Bakan benimle tartışmak ister- se, yanına Akman’ı da alarak tartışmaya gelebilir... Sayın Bakan yanına Kanal 7 sa- hibi ve yöneticisi Sayın Zekeriya Kahra- man’ı, Deniz Feneri yolsuzluğu olayına adı karışan İsmail Karahan’ı, Harun Kapõyoldaş’ı ve Mustafa Çelik’i de alsın” diye konuştu. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Yargõtay Cumhuri- yet Başsavcõlõğõ, Alman- ya’daki Deniz Feneri Derneği vurgunu ile AKP arasõndaki bağlantõyõ araştõrmak için An- kara Cumhuriyet Başsavcõlõ- ğõ’nõn, Almanya’dan talep et- tiği “Deniz Feneri Davası” dosyasõnõn bir örneğini Baş- savcõlõk’tan istedi. Almanya’da görülen “De- niz Feneri Davası”nõn karara bağlanmasõnõn ardõndan iddia- larõn Türkiye’de de araştõrõlmasõ için soruşturma başlatan Ankara Cumhuriyet Başsavcõlõğõ, Ada- let Bakanlõğõ aracõlõğõyla Alman makamlarõndan davayla ilgili dosyayõ istemişti. Alõnan bilgiye göre, Yargõtay Cumhuriyet Baş- savcõlõğõ, dosyanõn ulaşmasõnõn ardõndan bir örneğinin kendi- lerine de gönderilmesini Ankara Cumhuriyet Başsavcõlõğõ’ndan talep etti. Cumhuriyet’in so- rularõnõ yanõtlayan Yargõtay Cumhuriyet Başsavcõlõğõ kay- naklarõ, AKP’ye ilişkin iddia- larõn incelendiğini, bu aşamada işlemin “rutin” olduğunu be- lirterek “Şu aşamada incele- memiz diğer partilerin ince- lenmesi gibi” dedi. Bir Baş- savcõlõk yetkilisi, “Gelen dos- yada yapacağımız inceleme bir anlamda yol haritamızı oluşturacak. Herhangi bir ilişki saptanırsa ve bu ilişki anayasa ile Siyasi Partiler Yasası bakımından sakınca- lıysa bu yönde soruşturma gündeme gelebilir” değerlen- dirmesini yaptõ. Yetkili, Anka- ra Cumhuriyet Başsavcõlõğõ’nõn Deniz Feneri dosyasõnõ Al- manya’dan istediğini anõmsa- tarak “Başsavcılık kendi yet- kisi yönünden bakacak. Biz siyasi partiler yönünden ola- yı inceleyeceğiz. Ankara Baş- savcılığı herhangi bir suç un- suru tespit etmese de mu- hakkak dosyayı bize intikal ettirecek” dedi. Başsavcõlõk dosyanõn gelme- sinin ardõndan, Almanya’da bulunan Deniz Feneri Derne- ği’nin topladõğõ yardõm parala- rõnõn, kuryeler aracõlõğõ ile Tür- kiye’ye gönderildiği ve bu pa- ralarla AKP siyasetinin finan- se edildiği yönündeki iddialarõ mercek altõna alacak. İncele- menin sonucuna göre AKP hakkõnda soruşturma da gün- deme gelebilecek olasõlõklar arasõnda yer alõyor. Yargõtay Başsavcõlõğõ’nõn başlattõğõ in- celeme, anayasa ve Siyasi Par- tiler Yasasõ hükümleri kapsa- mõnda yürütülüyor. Başsavcõ- lõğõn, AKP’nin dernekten yar- dõm aldõğõnõ belirlemesi duru- munda iktidar partisi hakkõnda yeniden kapatma davasõ gün- deme gelebilecek. Yargõtay Cumhuriyet Başsavcõlõğõ, Ankara Cumhuriyet Başsavcõlõğõ’ndan, Almanya’dan istenen “Deniz Feneri Davasõ” dosyasõnõn örneğini kendilerine de göndermesini istedi. Yargõtay Başsavcõlõğõ’nõn AKP’nin dernekten yardõm aldõğõnõ belirlemesi durumunda parti hakkõnda yeniden kapatma davasõ gündeme gelebilecek. Erdoğan aile planlamasõnõ hedef aldõ, 3 çocuk tavsiye etti Krizi umursamadan yine ‘çok çocuk yapõn’ dedi ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Başbakan Tayyip Erdoğan, “Ül- kemizde ne yazık ki nüfus kontro- lü, nüfus planlaması, aile planla- ması adı altında, tam aksine ‘Aman doğum yapmayõn’ gibi bir anlayış sürekli olarak tavsiye ediliyor” de- di. Erdoğan, her ailenin 3 çocuk sa- hibi olmasõ gerektiğini yineledi. Erdoğan, 5. Aile Şûrasõ’nda yaptõ- ğõ konuşmada, özellikle gelişmiş ül- kelerin, bir dönem bölünen ve küçü- len aile yapõlarõnõ yeniden derleyip to- parlamanõn çabasõ içerisinde olduk- larõnõ söyledi. Buna karşõn Türkiye’de farklõ bir sürecin işlediğini ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti: “Dikkat edilirse ülkemizde ne yazık ki nü- fus kontrolü, nüfus planlaması, ai- le planlaması adı altında, tam ak- sine ‘Aman doğum yapmayõn’ gibi bir anlayış tavsiye ediliyor. Tabii bu Türk milletinin geleceğine yönelik yaşlı bir nüfusla -ki bizim tespitle- rimiz, hepsi bilimseldir- 2038 yılı iti- barıyla Türkiye’nin nüfusu da şu anda Almanya’nın durumuna gel- miş olacak. O zaman da biz ‘Yan- dõm Allah’ demeye başlayacağız. Ama iş işten geçmiş olacak. Bunun adımlarını atmamız için, şu anda- ki mevcut durumumuzu korumak için bizim her ailede en azından üç çocuk olması lazım.” Ailenin toplum içindeki rolünün gi- derek daha önemli hale geldiğini vurgulayan Erdoğan, huzurevlerinde kalanlarõn çocuklarõndan dert yandõ- ğõnõ anõmsattõ. Erdoğan’õn “Toplu- mumuzun birçok kesiminde ‘ente- lektüel’ ya da ‘para sahibi’ diye gördüğümüz insanların annelerini, babası ölmüş, tek başına yaşama terk ettiğini görüyoruz veya anne- si ölmüş, babasını tek başına ya- şama terk ettiğini görüyoruz” diye konuşmasõ dikkat çekti. İktidarõn kö- mür yardõmlarõna yönelik eleştirile- re de tepki gösteren Erdoğan, “Bun- larla ilgili çok şeyler söyleniyor; yok sadaka kültürü, yok şu kültürü, yok bu kültürü... O zaman anayasayı açarsın, demokratik, laik oradaki ‘sosyal’i çıkarırsın, ‘demokratik la- ik Türkiye Cumhuriyeti’ dersin. Sos- yal özelliği olmayan bir devlet dün- yada yoktur” diye konuştu. Gazetecilerin sorularõnõ yanõtla- yan Erdoğan, “Pompalı silah tar- tışması dün siyasetin gündemin- deydi. Deniz Baykal sizi ‘trafik po- lisi’ diye nitelendirdi...” sözleri üze- rine, “Dedim ya, onunla herhangi bir tartışmanın içine girmeyeceğim. Seçime kadar kendi söylesin ken- di dinlesin” dedi. Akman’õn ‘sadece bunlara ortağõm’ de- diği şirketlerinin faaliyet alanõ RTÜK Ya- sasõ’yla çelişiyor. Ayrõca Akman, yasaya aykõrõ olmasõna rağmen, Kanal 7’nin yö- neticisi Karaman’la ortaklõğõnõ da kamuo- yunun dikkatinden kaçõrmaya çalõşõyor. Başbakan Tayyip Erdoğan, 5. Aile Şûrası’nda konuşma yaptı. Toplantıya Bakan Nimet Çubukçu da katıldı. (Fotoğraf:AA) RTÜK Yasasõ’nõn yasakladõğõ faaliyet alanlarõnda Kanal 7’nin yöneticisiyle ortak olmasõnõ gözden kaçõrõyor Akman’dan pişkin savunma ADALET BAKANLIĞI DAVAYA İZİN VERDİ Polis kurşunuyla öldü, ailesi 301’den yargılanacak İZMİR (Cumhuriyet Ege Bü- rosu) - İzmir’de “Dur” ihtarõna uy- madõğõ gerekçesiyle polisin açtõğõ ateş sonucunda yaşamõnõ yitiren Ba- ran Tursun’un ailesi ile aralarõnda İHD İzmir Şubesi üyelerinin de bu- lunduğu aileye destek veren 6 kişi hakkõnda, TCK’nin 301. maddesin- den açõlan dava için Adalet Bakan- lõğõ’ndan izin çõktõ. Tursun ailesinin avukatõ Ömer Ayebe, Baran Tursun’un babasõ Mehmet Tursun, annesi Berrin Tursun ve kõz kardeşi Şelale Tur- sun ile aralarõnda İHD İzmir Şube- si üyelerinin bulunduğu 6 sanõk için, TCK’nin 301. maddesinden açõlan davada, yargõlamanõn yasadaki de- ğişiklik nedeniyle durdurulduğunu ancak Adalet Bakanlõğõ’nõn dava için izin vermesiyle yargõlamanõn ye- niden başlayacağõnõ söyledi. Baba Mehmet Tursun, “Yaşadığımız acı nedeniyle söylediğim sözler yü- zünden dava açıldı. Suç işlediği- mize inanmıyorum. Kendimizi sa- vunacağız” dedi. Tursun ailesi oğul- larõnõ öldüren polisin korumasõ için sahte rapor hazõrlandõğõnõ açõkla- mõştõ. Tursun’u vurduğu iddiasõ ile gözaltõna alõnan ve çõkarõldõğõ mah- kemece tutuklanan polis memuru Oral Emre Atar, ilk duruşmada ser- best bõrakõlmõştõ. YARGITAY TEMYİZ DOSYASINI GÖRÜŞTÜ Kuray hakkındaki müebbet hapis cezası onandı ANKARA (Cumhuriyet Büro- su) - Yargõtay 9. Ceza Dairesi, “16 Haziran Örgütü’nü kurup yönet- tiği ve örgüt adına 1986-1990 yıl- ları arasında gerçekleştirilen öl- dürme, yaralama ve bombalama gibi çok sayıda eylemin talimatı- nı verdiği” gerekçesiyle müebbet hapis cezasõna çarptõrõlan Sarp Ku- ray hakkõndaki kararõ onadõ. İstanbul 9. Ağõr Ceza Mahkeme- si, “Kuray’ın kurucusu ve yöne- ticisi olduğu 16 Haziran Hareke- ti adlı silahlı örgütün, Türkiye Cumhuriyeti anayasasını zorla değiştirip yerine Marksist-Leninist ilkeye dayalı bir sistem getirmek amacına yönelik olarak vahamet arz eden 31 ayrı eylemi gerçek- leştirdiğini” belirterek, yurtdõşõndan verdiği talimatlarla eylemlerin ger- çekleştirilmesini sağladõğõnõ iddia edilen Kuray’õ önce ağõrlaştõrõlmõş müebbet hapis cezasõna çarptõrmõş- tõ. Mahkeme, Kuray’õ cezasõnõ, du- ruşmalardaki hal ve tavrõnõ dikkate alarak müebbet hapse indirmişti. Kuray’õn avukatlarõnõn kararõ temyiz etmesi üzerine dosya Yargõtay 9. Ce- za Dairesi’nce görüşüldü. İncele- mesini tamamlayan Daire, Kuray’a verilen “hak mahrumiyeti” ceza- larõnõn kaldõrõlmasõnõ kararlaştõrõrken müebbet hapis cezasõnõ ise onadõ.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog