Bugünden 1930'a 5,503,278 adet makale



Katalog


«
»

CMYB C M Y B SAYFA CUMHURİYET 4 KASIM 2008 SALI 4 HABERLER DÜNYADA BUGÜN ALİ SİRMEN Bu Pislik Münferit Bir Olay Değil Son günlerde pislik sözcüğü size neyi çağrıştırıyor- sa, o olaydan söz ediyorum. Bu pislik (olayı kastediyorum, çok istediğim halde, kişiyi böyle nitelemekten kaçındığımı belirtmeliyim) gi- derek artıp, tepkiler büyüyünce, çoğu kişi gibi, AKP’nin Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’i de rahatsız etti. Adalet Bakanı, pisliğin, o televizyon senin, bu tel- evizyon benim, kanal kanal dolaşan failinin, ikide bir ekrana çıkartılmasından rahatsızlığını dile getiriyor. Bakan neden rahatsız? Bakan bu pisliğin müteddeyin insanları rencide et- mesinden, müteddeyin insanlar ile o pisliğin faili ara- sında bir bağ kurulmasından rahatsız. Böyle bir bağ kurulabilir mi? Eğer siz yıllar yılı, din tacirliği yapanı, muhterem inan- mış bir Müslüman olarak, görüp göstermiş, insanların inançlarını, belli kalıplar ve kıyafetler içinde yaftalamış, örneğin baş örtüsü sömürüsü ile, insanları kamu ya- şamında inananlar - inanmayanlar diye bölmeye kalk- mış, kimi sahtekârlara “inananların!” öncülüğü misyo- nunu yüklemişseniz, şimdi sahtekârların pislikleri teker teker ortaya çıkmaya başladığında ve bütün bunların üstüne bir de bu pisliğin faillerinin kendi iğrenç ef’ali- ni dinen haklı göstermeye çalışan bir edepsizlik şovu alıp yürüdüğünde, inanmış insanlarla bunların arasın- da bağlantı kurulmasından tedirgin olmanız doğaldır. Eğer böyle bir haksız bağlantı kuruluyorsa, bunun so- rumlusu kimdir? Din bezirgânlığını getirip toplumun göbeğine, siya- setin ortasına oturtan ve bir sürü sahtekârı, inanmış adam örneği diye ortaya sürenler değil midir? Sayın Bakan herif-i naşerifi ekranlara çıkaranlarda so- rumluluk arayacağı yerde, onlara ve benzerlerine di- ni bütün yaftasını yapıştıranlara baksa ya! Tabii ki dini bütün insanlar ile bu iğrenç ef’al arasında bir bağlantı kurmuyoruz, ama din bezirgânı şarlatan- larla bu iğrençlikler arasında, bütün tarih boyunca doğ- rudan bir bağlantı olduğunu görüyoruz. Hem de hangi dinin bezirgânı şarlatan olursa olsun, hepsi böyledir. Ortodoks Rasputin’den bu sözde Müslümanların far- kı ne? Bunların her biri birer Müslüman Rasputin’i değil mi? Şimdi bunlar ile inanan insanlar arasında bağlantı ku- rulmamasını söylerken, din bezirgânlarının bu işe sa- hip çıktıklarını nasıl görmezden gelebiliriz? Birçok gazete başlangıçta, Müslüman Rasputin’in ey- lemini görmezden gelmedi mi? Bir kısmı artık mızrak çuvala sığmaz hale gelince, geç tepki vermedi mi? Hatta bu din bezirgânlarından yana çıkan gazetele- rin bir bölümü, olayı hâlâ görmezden gelmiyor mu? Hatta bunlardan biri, hem de beni yaftalamadan dü- şünün diyen, yalan haber yayan biri, kendisini haklı gös- termek için bin dereden su getirmiyor mu? Sayın Bakan şimdi anlıyor mu, acaba neden bu Ras- putinvari olaylar ile din tacirleri arasında kurulan ilişki, haksız yere, başka noktalara da uzanıyor? Evet bu pislik, mücerret bir olay değildir, kokusu top- lumun bütün katlarını sarmıştır. Sayın Adalet Bakanı, bu konuda duyarlılık göstermek istiyorsa, hemen Canan Arıtman’ın Adli Tıp hakkındaki sorusuna yanıt vermeli ve Adli Tıp’ta bu şekilde rapor vermiş kişilerin bulunup bulunmadığını açıklamalı, eğer var iseler haklarında ne işlem yapıldığını söyle- melidir. Bu pislik münferit bir olay değildir. Bu pisliğin faili, düşünceye kurşun sıkmakla iftihar eden, tıpkı zemzem kuyusuna işeyerek tarihe geçen adam misali, dönemin ünlü bir gazetecisini öldürmek için ateş ederek basın tarihine geçen bir kişiden köşe yazarı yapan, onun din tacirliğini kitlelere inanmışlık diye sunan yayın organ- ları da sorumludurlar. Hüseyin Üzmez denen yaratığın, yalnızca cinsel ta- cizi değil, aynı zamanda düşünceye kurşun sıkmış ol- ması da müstekrehtir. Evet, bu pislik münferit bir olay değil. Evet bu pisli- ğin kokusu her yanı sarmış durumda. Evet, en acil halde 5 günde verilen bir Adli Tıp ra- porunun bu açık olayda bir günde verilmesinin izahı- nı Sayın Bakan yapacak. Tabii ki “Ben hâkimlere neden tutukladın, neden bı- raktın diye soramam” diyen Bakan’a soramayacağız mahkemenin jet tahliye kararını. Peki acaba, kime soralım, mahkemelerin, Adli Tıp ra- porlarına illa uyma zorunlulukları olmadığı halde, Üz- mez’i, üzülmesin diye neden apar topar tahliye ettik- lerini? Evet, bu pislik münferit bir olay değil. asirmen@cumhuriyet.com.tr CHP’li Kemal Kõlõçdaroğlu, RTÜK Başkanõ Akman ve İstanbul 28. Noteri ile ilgili belgeler açõkladõ ‘Akman’õnbiatbelgesi’ ANKARA (Cumhuriyet Büro- su) - CHP Grup Başkanvekili Ke- mal Kılıçdaroğlu, RTÜK Başkanõ Zahit Akman’õn Kanal 7 yönetici- si Zekeriya Karaman’a verdiği genel vekâletnameyi açõklarken, “Akman’ın gerçek patronu Ka- raman’dır. RTÜK Başkanı olan kişi, bir televizyon yöneticisine bu denli bir biat belgesi verirse gör- evini objetif olarak yerine getire- mez” dedi. Kõlõçdaroğlu, İstanbul 28. Noterliği’nce Beyaz Holding’e ait henüz alõnmamõş şirket kararla- rõnõn “önceden” onayladõğõna iliş- kin belgeleri de açõkladõ. CHP’li Kõlõçdaroğlu dün parla- mentoda düzenlediği basõn toplan- tõsõnda RTÜK Başkanõ Akman’la il- gili 3 konuyu gündeme getirdi. Ak- man’õn verdiği vekâletnameyi ba- sõna gösteren Kõlõçdaroğlu, “Ak- man, Zekeriya Karaman’a, tüm ticari işlemlerde tam yetki ver- mektedir. Akman’ın gerçek pat- ronu, Zekeriya Karaman’dır” dedi. RTÜK Yasasõ’na göre “RTÜK üyelerinin bırakın yönetici olma- yı, doğrudan veya dolaylı radyo ve televizyonla ilgili bir şirkete ortak dahi olamayacaklarını” vurgula- yan Kõlõçdaroğlu, Rehber Basõn Yayõn Organizasyon ve Eğitim Te- sisleri Limited Şirketi ortaklarõndan birinin Akman, diğer ortaklarõnõn ise Zekeriya Karaman ve Hasan Hü- seyin Ceylan olduğuna dikkat çek- ti. Kõlõçdaroğlu, Akman’a “Bu şir- ketin hâlâ ortağı mısınız? Kanal 7 yöneticisi ve sahibi Zekeriya Ka- raman’la aynı şirkette ortak ol- manız, sizin yasayı açıkça ihlal et- tiğinizi göstermez mi? Çünkü siz, bir televizyon sahibi ile ticari or- taklık kurarak yasada belirtilen ‘dolaylõ dahi olsa televizyon sahip- leriyle ortaklõk kurulamayacağõ’ yasağını delmiyor musunuz?” so- rularõna yanõt istedi. Akman’õn 3 ayrõ imza atarak im- zasõnõ noterde tescil ettirdiği belgeyi gösteren Kõlõçdaroğlu, Beyaz İleti- şim Tanõtõm Turizm Sanayi ve Li- mited Şirketi’nin bir kararõna ait bel- genin altõnda yer alan Akman’a ait farklõ imzaya dikkat çekti. Kõlõçdaroğlu, “İmzanın sahte olduğu bir bakışta anlaşılmakta- dır. Sayın Akman kendi yerine sahte imza atan kişiler hakkında bugüne kadar Cumhuriyet Baş- savcılığı’na herhangi bir suç du- yurusunda bulundu mu? Nasıl bir iş ve çıkar birlikteliği vardır ki, si- zin adınıza sahte imza atan kişi- yi koruyorsunuz” dedi. İstanbul 10. Noteri’nin Alman- ya’da Deniz Feneri davasõnda ha- piste bulunan birisiyle ilgili olarak sanki İstanbul’daymõş gibi işlem yaptõğõnõ anõmsatan Kõlõçdaroğlu, İs- tanbul 28. Noterliği’yle ilgili 3 bel- ge açõkladõ. Kõlõçdaroğlu, “İstanbul 28. No- terliği’nce 25 Temmuz 2005 tari- hinde onaylanan Beyaz Holding Anonim Şirketi’ne ait yönetim kurulu kararı var. Karar tarihi ise 27 Temmuz 2005’tir. Bu kararla Zekeriya Karaman ve Mustafa Çelik temsilci olarak seçilmişler- dir. Beyaz Holding tarafından karar alınmadan noter onay ve- riyor” dedi. İstanbul 28. Noteri’nin karar alõn- madan onay verdiği iki ayrõ belge- yi daha dağõtan Kõlõçdaroğlu, “İs- tanbul 28. Noteri’nin, şu anda İs- tanbul 10. Noteri’ne ilişkin so- ruşturmanın da yürütüldüğü No- terler Birliği’nin Başkanı” oldu- ğunu anõmsattõ. Bu belgelerden bi- rinde; Akman’a ait hisselerin satõn alõnmasõna karar verilen “27 Tem- muz 2005” tarihli kararõn noter ta- rafõndan “25 Temmuz 2005” tari- hinde onaylandõğõ dikkati çekiyor. Kõlõçdaroğlu, oğlunun 14 yaşõnda sigortalõ gösterildiği haberleri anõm- satõlarak yöneltilen bir soru üzerine de, “Firmaya sorun çalıştı mı, çalışmadı mı? Ben de ilkokul- dayken çalışmıştım, kimse sigor- talı yapmadı o zaman. Keşke yapsalardı. Çalışmasına ben de karşıydım ama.. Kerem part-time çalıştı ve o çalışmadan sonra ba- terinin bazı aygıtlarını aldı, biz komşular rahatsız olur diye bateri istemiyorduk ama aldı” açõkla- masõnõ yaptõ. CHP’li Mersin belediye başka- nõyla ilgili bazõ savlarla ilgili soru- lara da Kõlõçdaroğlu, “İktidar var, yargı var. Nerede bir yolsuzluk varsa, devlet oraya bütün gücüy- le gitsin” karşõlõğõnõ verdi. CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, dün düzenlediği basın toplantısında Zahid Akman hakkında üç konuyu gündeme getirdi. (Fotoğraf:AA) HAKARET İDDİASI Yardımcısını savcılığa şikâyet etti Körfez Devlet Hastanesi’nde Gürcü kökenli Hastane Müdürü Şirin, yardõmcõsõnõn kendisine ‘Sen Türk değilsin’ dediğini öne sürdü. KOCAELİ (Cumhuriyet) - Kocaeli’nin Körfez Devlet Has- tanesi’nde Gürcü kökenli Hasta- ne Müdürü Osman Şirin, kendi- sine “Sen Türk değilsin” diyen yardõmcõsõ İsa Taş’õ hem kuruma hem de savcõlõğa şikâyet etti. Taş ise iddialarõ yalanladõ. Hastane Müdürü Şirin, başhe- kimliğe verdiği şikâyet dilekçe- sinde, “İsa Taş, bana ‘Sen Türk değilsin’ diye hakaret etti. Hem amiri olmama, hem de kişisel haklarıma saldırdı, beni renci- de etti. Ben kendimi Türk his- sediyorum, kimse böyle haka- retlerle şahsıma saldırıda bu- lunamaz, rencide edemez” dedi. Tartõşmalarõn ardõndan Şirin, baş- hekimliği bir dilekçe daha verdi. Taş’õn, çalõştõğõ odaya sert bir şekilde girerek el kol hareketle- riyle bağõrmaya başladõğõnõ anla- tan Osman Şirin, dilekçesinde “İsa Taş, bana ‘Sen doktordan ra- por almalõsõn’ diye bağırdı. ‘Lüt- fen ortalõğõ germe’ dememe rağ- men bağırmalarına devam etti” ifadelerine yer verdi. Şirin, Taş’õn kamu huzurunu bozduğunu söy- leyerek yasal yollarla hakkõnda so- ruşturma açõlmasõnõ istedi. Hastanenin Başhekimi Op. Dr. Oğuzhan Değirmencioğlu, Şi- rin’in şikâyeti üzerine Taş’õn sa- vunmasõnõ istediğini belirterek “Bu konularda dikkatli davra- nılması hususunda dikkati çe- kilmiştir” diye konuştu. Türk Sağlõk-Sen de Taş hakkõnda suç duyurusunda bulundu. İsa Taş ise hakkõndaki iddiala- rõ yalanladõ. Milliyet gazetesinde “Türkiye’de 1 milyon Gürcü vatandaş var” şeklinde bir araş- tõrma yayõmlandõğõnõ anõmsatan Taş, “Ben de Gürcü kökenli olan müdürümüz Osman Şi- rin’in odasına giderek kendisiyle biraz şakalaştım. Ancak kesin- likle ona ‘Sen Türk değilsin’ de- medim. Sadece onun da Gürcü olması nedeniyle biraz espri yaptım” dedi. 19 Ocak’ta görev süresi dolacak olan Parlak’õn yerine geçmek için 13 kişi aday oldu İÜ Rektörlüğü’ne ilginç adaylar NİHAN İNAL İstanbul Üniversitesi’ni (İÜ) rektörlük seçimi heyecanõ sardõ. Rektörlük için ismini açõklayan 13 aday arasõnda, kuruculuğunu Başbakan Re- cep Tayyip Erdoğan’õn yaptõğõ Sõcak Yuva Vak- fõ’nõn bir dönem başkanlõğõnõ da üstlenen ve Yük- seköğretim Kurumu (YÖK) üyesi Prof. Dr. Yunus Söylet ile 14 yaşõndaki B.Ç’ye cinsel is- tismarda bulunduğu gerekçesiyle tutuklanan dinci Anadolu’da Vakit gazetesi yazarõ Hüseyin Üzmez’in tahliyesini sağlayan Adli Tõp raporu- na imza atan Prof. Dr. Seyfettin Uludağ’õn bu- lunmasõ dikkat çekiyor. 19 Ocak’ta yaş haddi nedeniyle görev süresi dolacak olan İÜ Rektörü Prof. Dr. Mesut Par- lak’õn yerine geçmek için 13 kişi adaylõğõnõ açõk- ladõ. İÜ’de rektör seçiminin 19 Aralõk’a kadar ya- põlmasõ gerekiyor ancak henüz tarih belirlenmedi. Aralõk ayõnõn ilk haftalarõnda yapõlmasõ planla- nan seçimlerde yaklaşõk 2 bin 240 öğretim üye- sinin oy kullanmasõ bekleniyor. İÜ Tõp Fakültesi ve İÜ Cerrahpaşa Tõp Fakültesi’nden oy kulla- nacak olan 1028 öğretim üyesi yeni rektörün be- lirlenmesinde en önemli rolü üstlenecek. İlk 6’ya giren rektör adaylarõnõn adõ YÖK’e bildirilecek. YÖK ilk 3’ü belirleyerek Cumhurbaşkanõ Ab- dullah Gül’ün onayõna sunacak. Rektör Mesut Parlak, üniversitenin 2008- 2009 akademik açõlõş töreninde, YÖK üyesi olan Prof. Dr. Yunus Söylet ile ilgili “YÖK üyesi rek- tör adayı olur mu? YÖK Genel Kurulu’na 1 yıl önce AKP hükümeti tarafından atanan bir üye, İÜ’de yapılacak seçimlerde rektör ada- yı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu durumu anlamakta güçlük çekiyorum” açõklamala- rõnda bulunmuştu. Söylet ayrõca 1996’da Başbakan Erdoğan ta- rafõndan kurulan Sõcak Yuva Vakfõ’nõn kurucu üyeleri arasõnda bulunurken, 2004-2008 yõllarõ arasõnda 2 dönem üst üste yönetim kurulu baş- kanlõğõ görevini de yürütmüştü. Vakfõn internet sitesinde, Başbakan Erdoğan “Kurucumuz” baş- lõğõ altõnda ifade ediliyor ve bir fotoğrafõ eşliğinde vakfõn kuruluşuna, işlevlerine ait ifadeler akta- rõlõyor. Kadõn Doğum Uzmanõ Prof. Dr. Seyfet- tin Uludağ’õn ise 14 yaşõndaki B.Ç. adlõ kõz ço- cuğuna cinsel istismar suçundan 6 aydõr tutuk- lu bulunan Anadolu’da Vakit gazetesi yazarõ Üz- mez’in tahliye edilmesini sağlayan rapora imza atan 6 kişiden biri olmasõ üniversite camiasõnda tepkilere neden oluyor. ‘Tek kadın aday Gülçin Bermek’ Prof. Dr. Parlak’õn görevini devralmak için ya- rõşacak diğer akademisyenler ise şöyle: “İÜ Diş Hekimliği Fakültesi Toplum Ağõz Diş Sağlõğõ Bilim Dalõ Başkanõ Prof. Dr. Gülçin Ber- mek, eski bakan ve Genel Cerrah Prof. Dr. Ahat Andican, Genel Cerrah Prof. Dr. Erhun Eyü- poğlu, Genel Cerrah Prof. Dr. Kenan Ulualp, Genel Cerrah Prof. Dr. Mustafa Keçer, Genel Cerrah Prof. Dr. Ali Akyüz, eski dekan Kardi- yalog Prof. Dr. Faruk Erzengin, Öğretim Üye- leri Derneği Başkanõ ve Orman Fakültesi Öğre- tim Üyesi Prof. Dr. Kadir Erdin, İÜ Orman Fa- kültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Melih Boydak, İÜ İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Veysel Batmaz, İÜ Fizik Bölümü Yüksek Ener- ji ve Plazma Fiziği Anabilim Dalõ Başkanõ Prof. Dr. Gediz Akdeniz.” Ankara Anakent Belediyesi yalnõzca BOTAŞ’a değil Hazine’ye de borçlu AKP’liGökçekHazine’yidevurdu MURAT KIŞLALI ANKARA - AKP’li Melih Gök- çek’in başõnda olduğu Ankara Ana- kent Belediyesi ve bağlõ kuruluşla- rõ, sadece son zamlarla yeniden gündeme gelen BOTAŞ’a değil, Hazine’ye de en fazla “borç takan” yerel yönetim oldu. BOTAŞ’a 573 milyon dolar borcu olan Gökçek’in, Hazine’ye de yüzde 90’õ vadesi geçmiş, toplam 4.4 milyar YTL bor- cu bulunuyor. Vadesi geçmiş yerel yönetim borçlarõnõn üçte ikisi Gök- çek’ten kaynaklanõrken, Gökçek’in borçlarõ Kültür ve Turizm, Ulaştõr- ma ve Başbakanlõk bütçeleri topla- mõnõ geride bõraktõ. AKP’li Gökçek’in yönlendirme- si sonucu 22 Temmuz 2007 genel seçimlerinden hemen önce çõkan 5669 sayõlõ yasa ile EGO’nun BO- TAŞ’a olan toplam 903.3 milyon YTL’lik borcunun 236.3 milyon YTL’lik gecikme zammõ silindi. Aynõ yasaya göre kurumun kalan 677 milyon YTL’lik borcunun (573 milyon dolar) EGO’nun satõşõndan sağlanacak gelirle karşõlanmasõ ka- rarlaştõrõldõ. Ancak EGO’nun satõ- şõ gerçekleşmeyince, BOTAŞ içine girdiği darboğaz nedeniyle zam yapmak zorunda kaldõ. Hazine Müsteşarlõğõ’nõn 30 Ey- lül 2008 tarihli “Alacak Stoku” ra- poruna göre de yerel yönetimlerin Hazine’ye olan borçlarõ 13.6 milyar YTL’ye ulaştõ. Bunun 6.5 milyar YTL’sini vadesi geçmiş alacaklar oluşturdu. Hazine rakamlarõna göre bu bor- cun yüzde 62’sini, yani yaklaşõk üç- te ikisini Melih Gökçek’in başõnda bulunduğu Ankara Anakent Bele- diyesi ile bağlõ kuruluşu EGO’nun vadesi geçmiş borçlarõ oluşturdu. Verilere göre Gökçek’in başõnda bu- lunduğu kurumlarõn Hazine’ye olan vadesi geçmiş borçlarõ 4 milyar 31 milyon YTL’ye ulaştõ. Vadesi ge- lecek 387 milyon YTL’lik borcu da eklendiğinde, Gökçek’in toplam 4.4 milyar YTL’ye ulaşan borçlarõ, tüm yerel yönetim borçlarõnõn yüz- de 32.5’unu oluşturarak ilk sõrada yer aldõ. Gökçek’in Hazine’ye olan toplam borcu, hükümetin 2009 bütçesine göre 1 milyar YTL’lik Kültür ve Tu- rizm Bakanlõğõ, 1.2 milyar YTL’lik Ulaştõrma Bakanlõğõ bütçelerini dörde, 1.9 milyar YTL’lik Başba- kanlõk, 2.5 milyar YTL’lik Diyanet İşleri Başkanlõğõ bütçelerini ikiye katlarken, 3.5 milyar YTL’lik Ada- let Bakanlõğõ, 3.7 milyar YTL’lik İç- işleri Bakanlõğõ bütçelerini aştõ. Gökçek’in borcu, merkezi yöneti- me ait 50 kurumdan sadece 9’unun gerisinde kaldõ. ‘Ne kadar daha dolandıracak?’ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - CHP Milletvekili Rıza Yalçınkaya, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanõ Hil- mi Güler tarafõndan yanõtlanmasõ is- temiyle bir soru önergesi verdi. BOTAŞ’õn nasõl kurtarõlacağõnõ so- ran Yalçõnkaya, şöyle dedi: “Ankara Büyükşehir belediyesi- ne bu kadar taviz verilmesinin gerekçesi nedir? Bu belediye yü- zünden BOTAŞ kredi kullan- makta ve bu durum ülkemiz eko- nomisine zarar vermektedir? EGO borcunu ödemedi, Başkent Do- ğalgaz Dağıtım AŞ oldu. Şimdi Başkent Doğalgaz da borcunu ödemezse yeni başka bir şirket mi kurulacaktır? Ankara Büyükşehir Belediyesi BOTAŞ’ı ve sonuçta Türkiye’yi ne kadar daha dolan- dırmaya devam edecektir. BO- TAŞ, Büyükşehir Belediyesi’nin borçlarını ödememesini yargıya ta- şımış mıdır?” Kõlõçdaroğlu, Akman’õn Kanal 7 yöneticisi Karaman’a verdiği genel vekâletnameyi açõklarken, ‘Akman’õn gerçek patronu Karaman’dõr’ dedi. Adaylar arasõnda Erdoğan’õn kuruculuğunu yaptõğõ Sõcak Yuva Vakfõ’nõn Başkanõ Söylet ile Üzmez’in tahliyesini sağlayan rapora imza atan Uludağ’õn adõ dikkat çekiyor. BOTAŞ’a 573 milyon dolar borcu olan Melih Gökçek’in, Hazine’ye de yüzde 90’õ vadesi geçmiş, toplam 4.4 milyar YTL borcu bulunuyor. Melih Gökçek
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog