Bugünden 1930'a 5,499,977 adet makale



Katalog


«
»

Adana’da Demirhan ailesinin 5 ferdi yasadışı eylemlere katıl- dıkları gerekçesiyle geçen gün- lerde tutuklandı. İnsan Hakları Derneği’nde (İHD) basın açıklaması yapan Erol Demirhan, yengesi Songül, kardeşleri Osman, Bayram, Ramazan ve Zeki Demirhan’ın polislerin “ajanlık” teklifini kabul etmedikleri için tu- tuklandıklarını öne sürdü. Demirhan, “Polisler yengemi gözaltına alırken bizlere ‘Şimdi sizin namusunuzu alıp götürüyoruz’ diye tahrik edici ko- nuşmalar yapmaları üzerine polislerle aile mensuplarımız arasında arbe- de çıktı. Bu arbedenin görüntülerinden yola çıkılarak sanki eylemlere ka- tılmışız gibi bir durum yaratıldı” dedi. (Fotoğraf: YUSUF BAŞTUĞ) CMYB C M Y B 30 KASIM 2008 PAZAR CUMHURİYET SAYFA HABERLER 5 POLİTİKA GÜNLÜĞÜ HİKMET ÇETİNKAYA Unutuluş... Sözün yittiği bir yerde durmalıyım, nar ağaç- larının altında oturmalıyım bir sabah... Göğün nasıl soluk alıp verdiğini, kuşların na- sıl kanat çırptığını seyretmeliyim. Bulutlar geçmeli başımın üstünden, ırmakla- rın akışı gibi... Şımarıklık, boşvermişlik! Kayalıklar ve deniz! İşte benim yaz düşlerim... Gerçeklerin yaşamın sayfalarına girdiği an uzun bir yolculuğa çıkmak... Prag tramvayların- da bir yerden bir yere gitmek... Anlamını yitirmiş sözcükler, akıp giden yıllar, yal- nızlığın boy verdiği kafeler. Sonsuz aşkları öğretti bu kent bana. Yalnızlı- ğın çoğalmak olduğunu, gözleri kara geceleri, ses- sizliği. Çaresizliği öğretti bu kent bana, acımasızlığı öğ- retemedi!.. Cesare Pavese’nin “Güney denizleri”nde, Pasifik’te, Avustralya’nın güneyinde köpekba- lıklarınca yabanıl, mavinin mavisi bir denizle çev- rili olan yerde... Şiiri, öyküyü, romanı sevdirdi bana. Yeryüzünün en güzel adalarında, Akdeniz kı- yılarında asma çardaklarının altında aşkı öğretti bana! “Biz de durur dinleriz geceyi rüzgârın çırçıplak estiği an: rüzgâr soluğudur yollar. kokular hep inmiş; burun kanatları sallanan ışıklara kalkar ..... Bir evi vardır hepimizin, bekleyen dönmemizi karanlıkta: bekleyen bir kadın dayanamamış uykuya: oda sıcaktır, kokularla. Habersizdir rüzgârdan uyuyan kadın düzgün soluklarla; gövdesinin ılıklığı içimizde mırıldanan kanın aynıdır.” Yaz ikindileri çok geride kaldı... Eylül ikindile- ri de... Hep birlikte kasım ikindilerinde, bomboş mey- danları dolaşıyoruz soluk soluğa. Boş meydanlar soğuk bir yatağa uzanıyor ba- tan gün altında. Rüzgârdan habersiz uyuyan kadın uyandı mı acaba? Gözleri siyah bir atlas olup sonra mavi bir ipeğe dönüştü mü? Biliyorum yıkamadı bizi bu rüzgâr, esen derin- liklerden... Karanlığa açılan yollar çıplak... Çırpın- mada burun kanatlarımız donmuş... Kaç kişiyiz bilmiyorum! Bu gece uyuyan kadına döneceğiz... Gövdesi- ni aramaya buz tutmuş parmaklarımızla... Ve ka- nımızı sarsacak bir sıcaklık, kanla ilikle kararmış... Bir toprak sıcaklığı, bir yaşam soluğu olacak tür- külerimiz... Onu da ısıtacak güneş ve şimdi çıp- laklığında... En tatlı yaşamını keşfediyor, gündüz yitip giden toprak tadında... Ürperen bir kent, bir kadın ve bir erkek... Boş meydanlar çoğalıyor bir ikindi vakti... Gün batıyor! Onlar çoğalıyorlar, çoğaldıkça ısınıyor mey- dandaki yatakları... Umutlar gökyüzünü kaplıyor o sırada... Kuşlar bir başka türlü kanat çırpıyor... Bulutlar uçuşuyor kar tanelerinin peşinden... Sım- sıcak gülüşleriyle güney denizlerine... Yaşamın özgür sesi bir şeyler anlatıyor barış adına... Aşk örülüyor gözlerimizde... Sevgi çoğa- lıyor hüzünlerimizi toplarken... Kumral çocukluk düşlerim geliyor aklıma... Yaşlılığın çok uzak olduğu yıllar... Bir kumsal, bir ev, bahçesinde hanımelleri açan. Bir sevgili, bir yoldaş uzak mevsimlerde bir çi- çek gibi açan... Czeslaw Milosz’un “karşılaması”nı andıran: “Donmuş tarlalardan geçiyorduk bir vagonla şa- fakta./ Kızıl bir kanat havalandı karanlığın içinde./ Ve birden koşarak bir tavşan geçti yoldan./ İçi- mizden biri eliyle gösterdi bize./ Aradan çok zaman geçti. Artık ikisi de sağ değil./ Ne tavşan, ne de tav- şanı eliyle gösteren adam.” Akdeniz’de bir kıyı kasabası... Düşlerimi çoğal- tıyorum denizin kıyısında... Elimde bir şiir kitabı, Meksikalı Octavio Paz’ın: “Yum gözlerini yitir kendini karanlıkta gözkapaklarının kırmızı yaprakları altında. ..... Gömül vızıldayan sesin düşen sesin halkalarına ve uzaklarda yankılanan dilsiz bir çağlayan gibi, davulların çalındığı yer- de.” Ve sen kaldır başını göğe! Bulutlar geçsin bir ırmak gibi başının üstünden. Yaz düşleri kur, sessiz bir noktada dur... Boşalan alanlara koş, çoğalacaksın, çoğala- caksınız! hikmet.cetinkaya@cumhuriyet.com.tr Faks numaramız: 0212 343 72 69 ÇİZMEDEN YUKARI MUSA KART musakart yahoo.com Sarıgül törenle DSP’li oluyor İstanbul Haber Servisi - Şişli Belediye Başkanõ Mustafa Sarõgül’ün, Demokratik Sol Parti’ye (DSP) katõlõmõ için bugün tören düzenlenecek. Lütfi Kõrdar Uluslararasõ Kongre ve Sergi Sarayõ’nda saat 12.00’da başlayacak törene, DSP Genel Başkanõ Zeki Sezer, DSP İstanbul il yönetimi, partililer ve Şişli’de Sarõgül’e destek veren yurttaşlar katõlacak. Sarõgül’e parti rozetini, DSP Genel Başkanõ Sezer takacak. Öymen’den birlik çağrısı ADANA (Cumhuriyet Bürosu) - Sosyal Demokrasi Derneği Adana Şubesi’nin düzenlediği “Solda birlik toplantõsõ”na katõlan CHP eski Genel Başkanõ gazeteci-yazar Altan Öymen, “Bu iktidar tarihimizde hiç görmediğimiz bir şekilde demokrasiyi hiçe sayarak, giderek tahammülsüzleşiyor. Sol ittifakla elde edilecek iyi bir seçim sonucu AKP’ye uyarõ niteliği taşõr” dedi. Seyhan Oteli’nde yapõlan toplantõda konuşan Sosyal Demokrasi Derneği Genel Başkanõ Erol Tuncer de yerel seçimlerde sol partiler arasõnda adaylar üzerinde birleşme olmasõ gerektiğini belirtti. Kocaoğlu’na destek İZMİR (Cumhuriyet Ege Bürosu) - Gazetemiz Ege Temsilciğini dün ziyaret eden 68’liler Platformu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlõğõ’na yeniden CHP’den aday olmasõ durumunda, Aziz Kocaoğlu’nu destekleyeceklerini açõkladõ. Ege Temsilcimiz Serdar Kõzõk’la görüşen grup adõna, hazõrlanan ortak bildiriyi okuyan Platform Sözcüsü Aydõn Türkaydõn, “İzmir’i teslim almak isteyenlere 68 ruhuyla yanõt vermek istiyoruz. Çok çalõşmalõyõz çünkü tehlikenin farkõndayõz. Kocaoğlu’nun yeniden adayõmõz olmasõ bizleri sevindirecektir” dedi. Selvi: Kriz böyle çözülmez KOCAELİ (Cumhuriyet) - CHP Genel Başkan Yardõmcõsõ Cevdet Selvi, partisinin Kocaeli İl Başkanlõğõ’nda düzenlediği basõn toplantõsõna katõldõ. Hükümetin CHP’nin önerilerini dinlemediğini belirten Selvi, “Dar ve sabit gelirliler bu krizin faizini ödemek zorunda bõrakõlõyor. İşçileri işten atmak, maaşlarõ azaltmakla bu kriz çözülmez” dedi. Selvi, konuşmasõnõn ardõndan “Bayram hediyesi” diyerek, ekonomik krizin yansõmalarõnõ konu alan kendi çizdiği bir karikatürü gazetecilere hediye etti. Alevi dedeleri ‘Alevi açõlõmõ’ olarak nitelenen konularõ değerlendirmek amacõyla buluştu ‘Devletinancakarõşmasõn’ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Alevi Kültür Der- nekleri ile Hacõ Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfõ (HBVAKV) tarafõndan, ka- muoyunda “Alevi açılımı” ola- rak nitelenen konularõn değer- lendirilmesi amacõyla “Alevi Dedeleri İstişare Toplantısı” yapõldõ. Hacõ Bektaş Veli Dergâhõ Postnişi Veli Ulusoy, HBVAKV Genel Merke- zi’ndeki toplantõda yaptõğõ ko- nuşmada, 9 Kasõm’da Anka- ra’da düzenlenen mitingin ar- dõndan gündemin değiştiğini, “haklı ve masum isteklerinin” kamuoyunda tartõşõlmaya baş- landõğõnõ söyledi. “Gönül is- terdi ki Alevi açılımını hü- kümet kendi isteğiyle yap- sın” diyen Ulusoy, isteklerinin anayasa ile çelişmediğini, ak- sine anayasaya dayandõğõnõ ifa- de etti. Devletin dini olmaya- cağõnõ belirten Ulusoy, laik- likten söz edilebilmesi için Di- yanet İşleri Başkanlõğõ’nõn kal- dõrõlmasõ gerektiğini söyledi. Ulusoy, şöyle devam etti: “Laikliği benimseyen top- lumumuzda Diyanet İşleri Başkanlığı bulunduğu sürece, tüm milletvekilleri laikliği koruyacakları adına şerefle- ri üzerine yemin etseler de anayasanın tüm maddelerin- de laiklik yazılı olsa da bu inandırıcı olmaz. Devlet hiç- bir inanca karışmasın, mad- di manevi hiçbir destek sağ- lamasın, tüm inançlara aynı uzaklıkta olsun. Nasıl Baş- bakanlık’a bağlı Diyanet İş- leri Başkanlığı yanlışsa Ale- vilerin temsil edileceği bir genel müdürlük de yanlıştır.” Ulusoy, devletten maaş alan dedelerin Alevi toplumu tara- fõndan hiçbir zaman kabul edil- meyeceğini belirtti. Böyle bir düşünce söz konusuysa bunun “devletin kendi Aleviliğini yaratma amacı taşıdığı” an- lamõna geleceğini anlatan Ulu- soy, “Devletten maaş alan dede bizim dedemiz olamaz” dedi. Abdal Musa Dergâhõ Postnişi Hüseyin Eriç, “Önce Alevilerin kimliği tanınmalı ve cemevleri yasal statüye kavuşmalı.” diye konuştu. ‘Saygı göstermeliler’ HBVAKV Başkanõ Ercan Geçmez, bir toplumun din ve inançlarõyla ilgili ihtiyaçlarõ- nõn kendileri tarafõndan karşõ- lanmasõ gerektiğini belirtti. Yurttaşlarõn kendilerini tarif ettikleri biçime siyasilerin say- gõ göstermesini beklediklerini dile getiren Geçmez, diyaloğa açõk, sorunlarõn demokrasi için- de çözülmesinden yana olduk- larõnõ kaydetti. Geçmez, Alevi dedelerinin 6 Aralõk’ta İstan- bul’da, 7 Aralõk’ta ise Mer- sin’de bir araya geleceklerini bildirdi. Alevi Kültür Dernekleri Ge- nel Başkanõ Tekin Özdil de Alevilerin tarih boyunca hü- manist, kucaklayõcõ, insanõ mer- keze alan ve haksõzlõğa boyun eğmeyen bir anlayõşa sahip ol- duklarõnõ söyledi. Özdil, “Cum- huriyetin kuruluşundan bu yana 84 yıl geçti, ama Alevi- lerin bir tek sorunu çözül- medi” dedi. Kendileriyle ilgi- li düzenlemelerde, mutlaka Alevilerin görüşünün alõnmasõ gerektiğini ifade eden Özdil, “Sanıyorum hükümet, Ma- dımak’ı muharrem ayında çiçekçi ya da kütüphane ola- rak açmayı düşünüyor. An- cak bizim Madımak ile ilgili talebimiz bu değil. Biz oranın müze yapılmasını, devlet ta- rafından müze yapılmasını istiyoruz. Böylece 8 saat bo- yunca insanlar yanarken hiç- bir şey yapmayan devlet ayı- bını bu şekilde örtebilir” di- ye konuştu. Alevi dedelere maaş bağlan- masõ konusunda da “kaç de- deye, hangi kritere göre, na- sıl maaş verileceği” yönünde soru işaretleri olduğunu belir- ten Özdil, “Bu girişimin, Alevi inancının içine konulan bir bomba olduğunu düşünüyo- rum” dedi. Kahramanmaraş’õn Elbistan ilçesinden gelen Alevi dedesi Hasan Simiroğlu, dedelere maaş verilmesinin, “Alevileri Sünnileştirmek anlamına ge- leceğini” söyledi. Genel büt- çeden Diyanet İşleri Başkanlõ- ğõ’na pay aktarõlmasõnõ da eleş- tiren Simiroğlu, Diyanet’e ay- rõlan paranõn Milli Eğitim Ba- kanlõğõ’na aktarõlmasõnõ istedi. Alevi dedesi Elvan Çeler ise Alevilere yönelik açõlõm ya- põlmak isteniyorsa, var olan dernek ve vakõflara para akta- rõlmasõ gerektiğini söyledi. Din kültürü ve ahlak bilgisi ders- lerinde Çeler, Alevilik konu- sunda bilgilere yer verilmesini de doğru bulmadõğõnõ dile ge- tirdi. Erzurum’dan toplantõya katõlan Alevi dedesi Veysel Karababa ise tek isteklerinin anayasal haklara kavuşmak ol- duğunu ifade etti. Ankara’da bir araya gelen Alevi dedeleri devletin dini olmayacağını söylediler. (AA) Hacõ Bektaş Veli Dergâhõ Postnişi Ulusoy, isteklerinin anayasa ile çelişmediğini söyledi. YEREL SEÇİM HAZIRLIĞI AKP’den Alevi kampı EMİNE KAPLAN KIZILCAHAMAM - Yerel seçim öncesinde Alevi açõlõmõnõ yeniden gündemine alan AKP, Alevi örgütlerinin de içinde bulunduğu 30 si- vil toplum örgütü tem- silcisiyle 1 ay içinde 2 gün sürecek bir kamp gerçekleştirecek. AKP, Alevilerin oy- larõnõ partiye çekebil- mek için çalõşmalarõna hõz verdi. Devlet Ba- kanõ Said Yazıcıoğlu ile Meclis’te Grup Baş- kanvekili Nihat Er- gün’ü görevlendiren AKP yönetimi, yerel seçimden önce bazõ adõmlar atabilmek için geniş katõlõmlõ bir kamp yapmayõ planlõyor. Kampa, Alevi örgütleri başta olmak üzere 30 kadar sivil toplum ör- gütünün temsilcileri ile Alevi kesiminin önde gelen isimleri davet edi- lecek. Kampõn tarihi ve yeri henüz belirlenmez- ken, kampõn 1 ay içinde gerçekleştirilmesi he- defleniyor. Toplantõyõ yönetmek üzere bir te- levizyon sunucusunun davet edilmesi bekleni- yor. Kampta, Alevi ör- gütlerinin zorunlu din dersinin kaldõrõlmasõ, cemevlerine ibadetha- ne statüsü verilmesi, Madõmak Oteli’nin mü- ze haline getirilmesi önerileri masaya yatõrõ- lacak. Kamptan çõka- cak sonucun, Başbakan Tayyip Erdoğan’a ra- por halinde sunulacağõ bildirildi. Yasa değişik- liği gerektirmeyen Ma- dõmak Oteli’nin müze yapõlmasõ gibi önerilerin seçimden önce yaşama geçirilebileceğine dikkat çekiliyor. Ancak partide cemevlerine ibadetha- ne statüsü tanõnmasõ önerisi konusunda fark- lõ görüşler bulunuyor. Polise suçlama Bolu’da Gören’in belediye başkan adaylõğõ gündemde ‘Görev için hazırım’ RUJHAT AVŞAR BOLU - CHP’nin Bolu Belediye Baş- kan adayõ olacağõ konuşulan Necdet Gören, örgüt isterse göreve hazõr oldu- ğunu söyledi. Gören, “AKP’li Belediye Başkanı Alaaddin Yõlmaz sadece bizim dönemimizde ortaya attığımız proje- leri gerçekleştirmeye çalışıyor” dedi. CHP’den 2 dönem Bolu Belediye Başkanlõğõ yapan Gören, 1989’da halkõn büyük orandaki desteğiyle seçildiğini be- lirtti. Gören, “Görev yaptığım 10 yıl bo- yunca da Bolu halkı için elimden ge- leni yapmaya çalıştım. Aday olacak herkese saygılıyım. Son günlerde Nec- det Gören ismi aday adaylığı için geç- mektedir. Eğer Bolu halkı isterse, partim beni bu göreve düşünürse ben- de gerekeni yaparım” diye konuştu. Görev süresi boyunca şeffaf bir bele- diyecilik anlayõşõ izlediğini ifade eden Gören, AKP’li Belediye Başkanõ Yõl- maz’õn ciddi miktarda borçlandõğõnõ vur- guladõ. Gören, “Belediye Başkanı Yıl- maz, belediyenin parasını boşa har- camaktadır. Yılmaz, sadece bizim dö- nemimizde ortaya attığımız projeleri gerçekleştirmeye çalışıyor. Bunun dı- şında belediye olarak gözle görülür hiç- bir faaliyeti yok” dedi. CHP Bolu İl Başkanõ Tanju Özcan’õn görevinden istifa ederek belediye başkan aday adayõ olmasõnõ da değerlendiren Gö- ren, Özcan’õn deneyim eksikliği olduğunu söyledi. Gören, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tanju Özcan daha çok genç ve tec- rübesiz. Tecrübesiz kişiler de siyaset sahnesinde kaybolurlar. Artık kendi- si CHP belediye başkanı aday adayı- dır. Şunu da iyi bilmelidir ki CHP’den siyaset yapmak basit bir iş değildir. Çünkü CHP’nin ağırlığını herkes ta- şıyamaz.” AKP, Alevi örgütlerinin de içinde bulunduğu 30 sivil toplum örgütüyle 1 ay içinde 2 gün sürecek kamp yapacak.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog