Bugünden 1930'a 5,498,767 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 3 KASIM 2008 PAZARTESİ 8 DIŞ BASIN dishab@cumhuriyet.com.tr CMYB C M Y B DEĞİŞEN DÜNYADAN HÜSEYİN BAŞ ABD Seçimlerinde Sürprize Yer Yok!Amerikan başkanlık seçimlerinin arifesinde bütün zarlar atılmış görünüyor. Kamuoyu araştırmaları uzun süredir demokratların adayı Barack Obama’nın ‘ipi göğüslemeye’ daha yakın olduğunu gösteriyor. Gerçi zaman zaman Cumhuriyetçi aday McCain’in aradaki farkı kapatmakta olduğunun söylenmesine karşın, kamuoyu yoklamalarında Obama önde gi- diyor. Kuşkusuz kamuoyu yoklamalarının her zaman tam isabet kaydettikleri söylenemese de, ibre yine de sürekli olarak Obama’yı önde gösteriyor. McCa- in’in kazanması ise, W. Bush’un akıl hocalarından ‘Karanlıklar Prensi’ Perle’ün deyişiyle ‘mucize’! McCain’in kazanması ne denli uzak olsa da Oba- ma başkanlığın ‘cepte keklik’ olmadığının bilincin- de. Bu yüzden seçmenlerini “Her şey bitmiş değil, zaferden aşırı ölçüde emin olmayın” diyerek uyanık olmaya çağırmayı ihmal etmiyor. Son günlerde kendisini ‘ekonomiden’ vurmaya çalışan rakibine, dö- nüp W. Bush’un iki dönemlik iktidarında ekonomi- yi nereden nereye getirdiğine bakmasını öğütlüyor. Manzara ne McCain için, ne de ona oy vermeyi dü- şünen Cumhuriyetçi seçmenler açısından iç açıcı de- ğil. Irak, Afganistan başta olmak üzere dünyanın ne- redeyse tümünde her alanda uğranılan hezimetler yetmiyormuş gibi buna bir de 1929 bunalımını sol- ladığı şimdiden belli olan; salt Amerika’yı değil ge- zegenin tümünü sarsan büyük finansal kriz eklen- diğinde, W. Bush yönetiminin bıraktığı ürkünç mi- rası, McCain gibi deneyimsiz olduğu kadar yete- nekleri kuşkulu birinin sırtlayarak ülkeyi düze çıka- rabileceği ihtimali, kanımızca, yok denecek kadar az. Umutsuz vaka olarak McCain’in Obama’ya yönelik şu son hamlesi, yukardaki nitelemeyi doğrulamak- ta, işi “Eğer Obama iktidara gelirse paralarınızı baş- kalarına vermek için elinizden alacak” diyecek ölçüde ayağa düşürmektedir. Demokrat adayın “Zenginlik yaygınlaşırsa bu herkes için iyi olacaktır” türündeki sözleri karşısında ise McCain’in yanıtı aynı saçma- lıktadır: “Bu sosyalizme benziyor!” Polemiğin içler acısı düzeyi McCain’in yenilgi kor- kusunun etkisinde kaldığını kanıtlamasının yanı sı- ra içindeki W. Bush’u da bir kez daha açığa çıkar- maktadır. Son kamuoyu yoklamaları Obama’yı 5 ila 6 pu- an önde göstermektedir. Buna karşılık McCain’in ba- zı kilit eyaletlerdeki direnci henüz kırılmış değildir. Obama seçmenlerinden sağladığı dolarlardan 30 mil- yonunu ülkenin önde gelen televizyonlarında dev- reye sokarak yarışın son düzlüğünde avantaj sağ- lamıştır. Ancak Obama’nın, yarışı kazanması halinde W. Bush’un ülkeyi ve gezegeni içine düşürdüğü ba- taktan nasıl çekip çıkaracağı, bunda ne ölçüde ba- şarılı olacağı bilinmemektedir. Bir başka önemli so- run ise W. Bush’un ilk iktidara gelişi sırasında ya- şanan seçim sorunlarıdır. Amerikan basınında ta- rafların çeşitli seçim hileleri konusunda birbirlerini suçladıklarıyla ilgili haberler yer almaktadır. Seçim hilelerine Amerikan usulü demokraside oldukça sık rastlanmaktadır. Seçim hilelerini önlemek neredeyse olanaksızdır. Sadece adaylardan birinin net sayıla- cak bir fark elde etmesi, söz konusu hilelerin etki- sini ortadan kaldırabilmektedir. Örneğin Demo- kratların savlamasına göre Mississippi’de bir res- mi görevli bir çırpıda on bin seçmeni devre dışı bı- rakmayı başarmıştır. W. Bush’un 2000 yılındaki za- ferinde taraftarlarının seçim hileleri belirleyici ol- muştur. Ünlü Time dergisi, son sayısında, sıklıkla kul- lanılan yedi seçim hilesinin listesini vermiştir: “Seç- menlerin listelerden çıkarılması, yanlış ve mükerrer isimler, hatalı seçim listeleri, adres eksiklikleri, oy- ların yeniden sayılmasına olanak tanımayan elektronik oylamalar, vb.” Amerikan seçimlerinde hangi partinin adayı başkan seçilirse seçilsin, asıl kazanan her zaman ‘establishment’ denilen kurulu düzen, yani kapi- talizmdir. Bu yüzden başkanların yetkileri konu- sunda fazla hayale kapılmamak gerekir. Obama’nın son demeçlerinden birinde ‘Türklerin 1915’te Er- menilere soykırım uygulandığının’ belgelerle sabit olduğu ve bunu Kongre’den karar olarak geçire- ceğini yinelemesi, kanımızca, Ermeni oylarına dö- nük bir girişimden ibarettir. Richard Perle’ün dediği gibi Birleşik Devletler’de dış politikayı be- lirleyen, Dışişleri Bakanlığı’nın bürokratlarıdır. Da- hası Le Monde gazetesinin 31 Ekim 08 tarihli baş- yazısında altını çizdiği gibi ‘oligarşi’dir. Oligarşi hü- kümranlığın küçük bir gruba, sayıca kısıtlı ve ay- rıcalıklı bir sınıfa ait olduğu bir siyasal rejimin adı- dır. Daha açık bir deyişle ‘establishment’in, yani ku- rulu kapitalist düzenin adıdır. Bu müstakbel baş- kan Obama’nın salt Türkiye açısından söyledikle- ri konusunda değil, tüm konular için de geçerlidir. Başkanların hareketleri, büyük sermayenin çizdikleri sınırlar içinde kalmak zorundadır.Seçimler De- mokratların zaferiyle sonuçlandığında, ki öyle gö- rünüyor, yönetim Bush’un ülkede ve dünyada ge- mi azıya alan vahşi kapitalizmi bir ölçüde hizaya getirme kararı verirse Barack Obama, o zaman bu sınırlar içinde kalmak koşuluyla olumlu bir yol üst- lenebilecektir. ABülkelerindenyardımalamayanİzlandayüzünüMoskova’yadöndü zlanda’ya Rus yardõmõANDREY ŞAROG R usya, şimdilik, İzlanda’ya istediği yardõmõ veremeyeceğini söyledi. Reykjavik yönetimi, daha önce, Moskova’dan 5.4 milyar dolarlõk kredi talebinde bulunmuştu. Bu, İzlanda’nõn bankacõlõk sektörünün ayakta tutulabilmesi için lüzumlu olan bir rakam. İzlanda’nõn başbakanõ, kendilerinin Moskova’ya yardõm başvurusunda bulunmalarõnõ, “Biz, eski dostlarımızdan beklediğimiz anlayışı göremeyince, yeni dostlar aramak zorunda kaldık” diye açõkladõ. Başbakan’õn “eski dostlar” derken kastettiği, AB ülkeleri ve bunlarõn içinde de öncelikle, kendisinin bankacõlõk sektöründe yakõn bir işbirliği içinde olduğu İngiltere... İzlanda bankalarõnõn müşterileri arasõnda yüz binlerce İngiliz bulunuyor ve İzlanda bankalarõnõn daha düne kadar müşterilerine gösterdiği imkânlar, bu bankalarõn bugün karşõlaştõğõ felaketin başlõca sebebini oluşturuyor. AB’nin finans sektörüne istikrar önlemleri, İzlanda’yõ kapsamõyor. Zira İzlanda, NATO üyesi olmasõna karşõlõk, AB üyesi değil. İzlandalõlara göre, AB’nin İzlanda balõk endüstrisine koyduğu kota, bu ülkenin belkemiği olan sektöre büyük darbe indirecek. Moskova, 1950’li yõllarda, İngiltere ile İzlanda arasõnda “balık savaşı”nõn olduğu dönemde mal karşõlõğõnda İzlanda balõklarõnõ ithal ederek bu ülkeyi kurtarmõştõ. Fakat şimdi, Rusya’nõn bir tek kredi ile İzlanda’yõ kurtarmasõ mümkün görünmüyor. Zira İzlanda bankalarõnõn borçlarõ (ki şimdi bütün bu bankalar devletleştirilmiş durumda), ülkenin gayri safi milli hasõlasõnõn 10 kat üzerinde. Rusya’nõn bizzat kendisi, bu krizde büyük kayõplarla karşõ karşõya. Zira hazinesinde halen 500 milyar dolar “yedek” bulunmasõna rağmen Rusya’nõn bu krizdeki günlük kaybõ, 660 milyon dolar. Rusya’nõn İzlanda’ya teklif ettiği kredi uzun vadeli ve bunun faizi, Rus Vneşekonombank’õn (dõş ticaret bankasõ) Rus şirketlerine verdiği kõsa vadeli kredilerin faizinden daha düşük. Peki, bu şartlarda Ruslar, kendilerinden uzaktaki bu kuzeyli dostlarõna neden böyle bir cömertlik sergiliyorlar? Bu, dünya sahnesine sadece büyük devlet değil, aynõ zamanda zengin devlet olarak dönüldüğünü göstermeyi amaçlayan bir gövde gösterisi mi? (Rus milyarder) Oleg Deripaska’nõn İzlanda alüminyumuna duyduğu ilgi konuşuluyor. Diğer taraftan, İzlanda’daki pek çok yatõrõmõn Rus kökenli olduğu öne sürülmekte. Ya da Rusya’nõn Kuzey Buz Denizi’nin paylaşõlmasõ konusunda İzlanda’nõn desteğini sağlamayõ veya NATO’nun genişlemesine karşõ kuzeyden bir hamle yaptõğõnõ düşünebiliriz. Rusçadan çeviren: Deniz Berktay (Gazeta 24, Ukrayna, 20 Ekim 2008) Kuzey Kivu bölgesinde evini terk edenlerin sayõsõ 1.5 milyona yaklaştõ. Bir milyonun üzerinde insan kendisini yollarda, zaten tõkanmõş durumdaki insani yardõm çalõşmalarõnõ felç eden çatõşmalarõn ortasõnda buldu. Zamanõnda bu ülkenin kaderiyle ilgilenmiş olan ülkelerin, barõş süreci için şimdi tekrar kollarõ sõvamasõ gerekiyor. İzlanda’nõn başbakanõ, kendilerinin Moskova’ya yardõm başvurusunda bulunmalarõnõ, “Biz, eski dostlarõmõzdan beklediğimiz anlayõşõ göremeyince, yeni dostlar aramak zorunda kaldõk” diye açõkladõ. Yüz binleri tehdit eden çatõşmalar büyük bir insani felakete yol açmadan önce acilen önlem alõnmasõ gerekiyor Kongo’da çõkmaz yol D ünya bugünlerde birçok meseleye gömüldüğünden Kongolularõn durumu biraz zor fark ediliyor. Ancak Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin doğusunda yaşayanlar bitmek bilmez bir çile içindeler. Ülkenin doğusunda tekrar alevlenen çatõşmalar 200 bin kişinin daha evinden olmasõna yol açtõ. Kuzey Kivu bölgesinde evini terk edenlerin sayõsõ böylece 1.5 milyona yaklaştõ. Bu soğuk sayõlar sadece istatistiksel bilgi gibi görünse de çatõşmaya taraf olan askeri güçlerden şiddet görme korkusu içinde yaşayan ailelerin topluca evlerinden ayrõlmasõ anlamõna geliyor. Bir milyonun üzerinde insan kendisini yollarda, derme çatma barõnaklarda veya büyüklüğü görmezden gelinen ve zaten mahvolmuş durumdaki insani yardõm çalõşmalarõnõ felç eden çatõşmalarõn ortasõnda buldu. Adõ Demokratik Kongo Cumhuriyeti olarak değiştirilmeden önce, Zaire’de 1996 ve 2003 yõllarõ arasõnda, bölgedeki diğer ülkelerin de müdahil olmasõ ve ülkenin doğal kaynaklarõnõn yağmalanmasõyla akõllarda kalan iki savaş yaşanmõştõ. Uluslararasõ destek sayesinde, seçimlerle taçlandõrõlan barõş görüşmeleri çatõşmalara son vermişti. O tarihten bu yana, bölgedeki büyük savaş, yerini düzensiz çatõşmalara bõraktõ. Ancak Kuzey Kivu’daki Kongolularõn durumu hiç iyileşmedi. Bölgede öngörülen düzenlemenin şartlarõ da çatõşmalara yol açan karmaşõk etkenler kadar iyi biliniyor. Kuzey Kivu için bir barõş planõ hazõr, sadece uygulamaya geçirilmesine ihtiyaç var. Bu düzenleme, hem Hutu isyancõlarõnõ desteklemekle suçlanan Kongo hükümetiyle, hem de Tutsi isyancõlarõna destek vermekle suçlanan Ruanda hükümetiyle masaya oturulmasõnõ gerektiriyor. Oysa bölgedeki Birleşmiş Milletler gücü yalnõzca askeri amaçlar için orada bulunuyor; üstelik sonuçlarõ kestirilemeyen bir yenilgiye uğrama riskiyle karşõ karşõyalar. Bu yüzden bu çözüm yolunun şansõ pek yüksek görünmüyor. Zamanõnda Kongo’nun kaderiyle ilgilenmiş olan ülkelerin barõş sürecini şimdi tekrar başlatmasõ gerekir. Yüz binlerce kişiyi tehdit eden, acõnacak haldeki sağlõk şartlarõ büyük bir insani felakete yol açmadan önce Kongolularõ kurtarmak gerekiyor. Le Monde’un 29 Ekim tarihli başyazısı Fransızcadan çeviren: Onur Uygun İ ACI KAYIP Merhum Emin Konuk ve merhume Aliye Konuk’un kızları, Naci, Seniha ve Nehri Konuk’un ablaları, Konuk, Ongun, Onbaşıoğlu, Serdaroğlu, Banguoğlu, Tezer, Paksoy ve Özer ailelerinin değerli büyüğü, Belgi-Kazım Paksoy, M. Tûba-Nuray Ongun’un sevgili anneleri, Metin-Banu Paksoy, Erdal-Jules Paksoy’un sevgili anneanneleri, merhum Vet-Hekim Fahriddin Ongun’un sevgili eşi, Vet.- Bakteriolog Hekim SABİHA ONGUN 1 Kasım 2008 tarihinde vefat etmiştir. Cenazesi 3 Kasım 2008 Pazartesi günü (bugün), Erenköy Galip Paşa Camii’nde kılınacak öğle namazından sonra Ka- racaahmet Mezarlığı’nda toprağa verilecektir. AİLESİ NOT: Çelek gönderilmemesi, isteyenlerin TEV veya TEMA’ya bağışta bulunmaları rica olunur. İSTANBUL 3. İFLAS MÜDÜRLÜĞÜ’NDEN AÇIK ARTTIRMA SURETİYLE TAŞINIR MALLARIN (ARAÇLARIN) SATIŞI İLANI Dosya No: 2005/14 Aşağõda hakkõnda bilgi verilen araçlar İflas İdaresi’nce, Güven Otoparkõ, Küçükpazar, Değirmen Sokak No: 2 Eminönü/ İSTANBUL adresinde açõk arttõrma suretiyle satõlacaktõr. 1-) 2.000,00.YTL. muhammen değerindeki 34 NVB 60 plaka sayõlõ Renault marka Toros modeli, beyaz renkli, muhtelif yerlerinde çizik, çürük mevcut, ön cam ve far kenarlarõ çürük olan oto 11.30-11.40 saatleri arasõnda, 2-) 6.500,00. YTL. muhammen değerindeki 34 HSM 88 plaka sayõlõ Renault 19 Europa marka 1995 model, Yakut kõrmõzõ renkli, muhtelif yerlerinde çizik, çürük mevcut, ön cam ve far kenarlarõ çürük olan oto 11.45-11.55 saatleri arasõnda icra edilecek açõk arttõrmalarda satõlacaktõr. Araçlarõn 1. açõk arttõrmalarõ 26.11.2008 Çarşamba günü yukarõda yazõlõ saatlerde, muhammen değerin %60’õ ve satõş masraflarõnõ geçmesi şartõyla en çok arttõrana ihale edilecektir. O gün böyle bir bedel- le alõcõ çõkmazsa 2. açõk arttõrmalarõnõn 01.12.2008 Pazartesi günü aynõ yer ve saatler arasõnda muhammen değerin %40’õ ve satõş masraflarõnõ karşõlar pey sürülmesi halinde ihale yapõlacak, satõşa iştirak ede- cek alõcõlardan muhammen değerin %20’si oranõnda nakdi veya bu oranda banka teminat mektubu istenilecektir. Satõş peşin para ile yapõlacak, satõştan doğacak KDV, damga resmi, tellaliye, eğitime katkõ pa- yõ, alõm-satõm-devir tescil masraflarõ, satõştan doğacak tüm vergi ve harçlar alõcõya ait olacaktõr. Fazla bilgi almak isteyenlerin İstanbul 3. İflas Müdürlüğü’nün 2005/14 sayõlõ dosyasõna müracaat etmeleri ge- rekmektedir. İlan ve tebliğ olunu Basõn: 58384 ACI KAYBIMIZ Pazarören ve Yüksek Köy Enstitüsü çıkışlı laik Cumhuriyet savunucusu Aydınlanmacı AVUKAT MEHMET ALİ ŞENGÜL’ü yitirdik. 3 Kasım Pazartesi günü (bugün), Burhani- ye’de sonsuzluğa uğurlayacağız. Sevenlerine baş sağlığı dileriz. Tahsin Yücel - Yusuf Ziha Bahadınlı - Sabri Kurt - Hüseyin Yalçın Osman Nuri Alper - Bahattin Fırtına VEFAT Balıkesir Barosu Avukatlarından Yüksek Köy Enstitüsü Çıkışlı ÇYDD Burhaniye Şubesi Kurucusu AVUKAT MEHMET ALİ ŞENGÜL’ü sonsuzluğa uğurluyoruz. Cenazesi 3/11/2008 Pazartesi günü (bugün), Burhaniye’de toprağa verilecektir. Eşi Güner Şengül ve Arkadaşları ACI KAYBIMIZ Balıkesir Barosu Avukatlarından Yüksek Köy Enistitüsü Çıkışlı Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Burhaniye Şubesi Kurucusu ve Başkanı Güner Şengül’ün sevgili eşi MEHMET ALİ ŞENGÜL’ü kaybettik. Cenazesi 3 Kasım Pazartesi günü (bugün), öğlen namazından sonra Bur- haniye Koca Camii’nden kaldırılacaktır. Sevenlerinin başı sağolsun Eşi Güner Şengül Nüfus cüzdanõmõ ve ehliyetimi kaybettim. hükümsüzdür. SİNEM KARA
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog