Bugünden 1930'a 5,499,814 adet makale



Katalog


«
»

CMYB C M Y B 27 KASIM 2008 PERŞEMBE CUMHURİYET SAYFA 15 Fenerbahçe: Devlet liginden evler ligine! Kandırmaca Bulgur Hüseyin Ünsal: “Seçim sandığı ortaya çıkınca Deniz Baykal yine Dimyat’a pirince gitmeye karar vermiş!” Hazım Metin Akay: “Hamdolsun, Deniz Baykal’ın da ‘Ilımlı İslam Projesi’ni ılımlı olarak hazmettiği görülüyor!” YağmurDeniz - Büyümede kara tablo varmış... “Kömür ve çarşafla büyümenin sonu!” BUNDAN önceki Galata Köprüsü dubaların üstünde dururdu. Köprünün altında kaç duba vardı anımsamıyorum ama sanırım her yıl en az bir duba değiştirilirdi. 1970’li yıllarda duba değişimi törenle olurdu. Ömrünün tamamlayan dubanın yerine, Haliç Tersanesi’nde inşa edilen yeni duba, İstanbul Belediye Başkanı’nın nutku ile takılırdı. Bir zamanlar vilayet-belediye muhabiri şapkasıyla duba değişim törenlerini izlemiş bir gazeteci olarak dubaların üstünde duran Karaköy vapur iskelesinin geçenlerde battığını görünce inanın çok şaşırdım. Eski bilgilerimi tazelemek için önce “duba”nın ne olduğuna baktım; sacdan veya ağaçtan çeşitli şekilde yapılan, genellikle üstü kapalı yüzer araç duba. Galata Köprüsü dubaların üstünde dururken bir kere olsun batma tehlikesi geçirmemişti. Karaköy vapur iskelesi de öyleydi ama belediyedeki yetkili müdürün söylediğine göre dubalar lodostan su alıp batmış. Lodos, duba batırır mı? Gözümde şöyle bir tablo canlandı: Örneğin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, derin bir nefes alıp ağzını burnunu sıkıca kapatsa “duba gibi” suyun üstünde yüzer; asla batmaz. Lodosta da batmaz, poyrazda da. Ama ne zaman ki dayanma kapasitesini aşar ve içindeki havayı boşaltırsa işte o zaman suyun üstünde “duba gibi” duramaz; yüzmesi gerekir. Kadir Topbaş yüzer de, içine su kaçan duba yüzemez. Batar. Peki, dubanın içine su nasıl kaçar? Bir fırtınada duba zincirlerinden kurtulup kayalara çarparak delinir veya yıllar içinde tuzlu suda aşınmakta olan metal bir gün bir yerinden küçük bir gedik verir ve dubanın içine su sızmaya başlar. Su pompa ile boşaltılır ama gedik büyüdükçe, yeni delikler açıldıkça pompa işe yaramayacağı için dubanın değiştirilmesi gerekir. Karaköy vapur iskelesindeki dubalar 24 yıllıkmış ve dubaların sac kalındığı parmak kadarmış. Ama devletin Şehir Hatları İşletmesi İslamcıların eline geçtiğinden ve özelleştirilir gibi yapılıp yine İslamcıların yönetimindeki İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne verildiğinden beri dubalar acaba kaç kez değiştirildi? Hiç mi! Dubaların delinip su almasıyla batan Karaköy iskelesi değil, bilimden nasibini almamış İslamcı kafadır! Duba DÜZ ÇİZGİ ÜMİT ZİLELİ Deniz Feneri: Tam Yol İleri!.. SADIK ÇELİK Ankara’da yapılan denetim- lerde incelemeye alınan dama- cana sularının yüzde 53.1’inin mikrobiyolojik ve kimyasal açı- dan istenen kriterlere uymadı- ğının tespit edilmesi, içtiğimiz su- ların ne kadar güvenli olduğuy- la ilgili pek çok soru işareti oluş- turmuş, pek çok tartışmaya ve habere yol açmıştır. Yapılan araştırmalar sonucunda alınan su numunelerinde mikrobiyolo- jik üremenin yüksek olduğu ve bu mikrobiyolojik kirliliğin da- macanalardan su aktarmakta kullanılan pompalar ile dama- cana suyunu ısıtmakta, soğut- makta kullanılan sebillerin te- mizliğine yeteri kadar önem ve- rilmemesinden kaynaklandığı sonucuna varılmış. Eğer sorunun kaynağı sadece bu ise çözümü kolay, ancak sıkıntı sadece ora- da değil. Bir insanın günde tüketmesi gereken su miktarı vücut ağırlı- ğı ve aktivitelerine göre değiş- mekle birlikte günde 2-3 litreyi bulmalıdır. Tüketilen suyun mik- robiyolojik ve kimyasal kalitesi- nin sağlığımızı bozmayacak ni- telikte olması, hayati önem ta- şımaktadır. Halkımızı uzunca bir zamandan beri, şehir şebeke su- larına haklı olarak güvenmeye- rek daha sağlıklı, daha temiz, da- ha lezzetli, yumuşaklığı ya da sertliği hakkında verilen bilgile- re güvenerek ve inanarak, am- balajlı suları içme suyu olarak tü- ketmektedir. Zamanla olanak- ların, bilgi ve bilincin artmasıyla mevcut özelliklerin ve uygula- maların temiz ve sağlıklı su hak- kında yeterince güvence sağla- madığı anlaşılmış ve görülmüş- tür. Yemek ve içme suyu olarak tüketilen suyun dünya içme su- yu kriterlerini sağlaması önem- lidir. Sağlıklı su tüketimi için ka- lite güvenliği sağlanmış olan ambalajlı suların tercih edilme- si (şehir şebeke sularının da du- rumu göz önüne alındığında) doğrudur. Durum böyle olunca, tüketilen içme suyunun sağlayı- cısının kalite ve yönetim sistem belgelerine sahip olması, ürün güvenliğini güvence altına almış olması da çok önemlidir. İçme suyu üreticilerinin, suyun kulla- nıcıya ulaşmadan önce zararlı olabilecek her türlü olumsuz et- kenden arındırması, özellikle kaynak çıkışı ve arıtma işlemi sonrası depolama ve dağıtım proseslerinde herhangi bir kon- taminasyon riskini sıfırlamış ol- ması gerekmektedir. Suyun kalite ve sağlığını ko- rumak için suya dış ortamlardan gelebilecek mikroorganizmala- rın dışında su depoları ve dağı- tım borularında mikroorganizma tabakalarının (biyofilm) ve dö- nüşümlü damacanaların iç de- zenfeksiyonuna, strelizasyonu- na ve hijyenine olmazsa olmaz azami dikkat etmek, ayrıca dö- nüşümlü ambalajların dış te- mizlik ve deformasyonuna da önem vermek gerekmektedir. Hatta bu damacanaların tek se- ferliğe Batı’daki uygulamaların- da olduğu gibi dönüştürülmesi şart haline gelmiştir. Çünkü maalesef kötü kullanıldığı ve yönetildiği ortadadır. Toplum sağlığı için farkında olmadığımız, denetleyemediğimiz en önemli olumsuzluklardan birisidir. Hele hele Türkiye nüfusunun yüzde 70’inin kentlerde yaşadığını göz önüne aldığımızda bu nüfusun ve kent dışı nüfusun da bir bö- lümünün şebeke sularını içme suyu olarak kullanmadığını dü- şünürsek konu daha da büyük önem arz ediyor. Konunun ba- sına yansıyan kısmı kolay de- miştik, yapılan denetim ve araş- tırma sonucu damacana içme sularının kalitesizliğinin, hijyen koşulları uygun olmayan su pompası ve sebillerden kay- naklandığı belirtiliyor. Suya direkt temas eden bu cihazların te- mizliği ve hijyen koşulları sağlıklı içme suyu tüketmek açısından önemlidir. Damacana pompa- larının ve su sebillerinin düzen- li haftada bir klorlu su ile yıkan- maları, bakımlarının ve temizlik- lerinin ihmal edilmemesi bizlerin sorumluluğundadır. Üretici fir- malar kadar tüketicinin de ken- dine düşen sorumlulukları yeri- ne getirmesi gerekiyor. Ayrıca yi- ne üretici firmalar tüketicilerini bu konularda aydınlatmakla da yü- kümlü olmalıdır. Polikarbon damacana, pet ambalajlı ve şişe suyu üretimin- de dezenfeksiyon için kullanılan en etkili yöntemin ozonloma ol- duğu tartışılmazdır. Ozon en güçlü dezenfaktandır. Klordan 3000 kat daha etkilidir. Suda ka- lıntı bırakmaz. Ozonlama, içme sularında; ● İstenmeyen tat, koku ve rengin giderilmesi, ● Sulardan ağır metallerin gi- derilmesi, ● Suların dezenfeksiyonu, ● Dezenfektanların yan ürün- lerinin giderilmesi ● Doğal organik maddelerin, ozonla oksidasyonları sonucu bi- yolojik olarak bozulma oranları- nın yükseltilmesi amacıyla kul- lanılır. Ozon, yüksek oksidasyon gü- cü ile bakterilerin yok edilme- sinde etkilidir. Ayrıca, mikroor- ganizmalara göre çok küçük boyutta olan bakteri filtreleri ile tutulmayan virüslerin yok edil- mesinde de ozonlama işlemi çok başarılıdır. Suyun mikrobi- yolojik kalitesine göre 0.1 ile 0.5 mg/lt ozon, bakterilerin yüz- de 99.9’unun yok edilmesinde yeterlidir. Ancak, ozonun ol- dukça pahalı bir uygulama ol- ması ve işletilmesinin de zor ol- ması, işletmecileri diğer uygu- lamalara yöneltmemelidir. Bu yasal zorunluluk haline mutlaka getirilmelidir. Yapılması gere- ken eğitimli ve kalifiye personelle ve aşındırıcı ozon gazına daya- naklı alet, ekipman ve tesislerle üretimin gerçekleştirilmesidir. Sadik.celik@keyveni.com Ümükçü Ambalajdaki İçtiğimiz Suyun Hayat Vermesi İçin... Vahdi Bingöl: “Herkesin elini taşın altına sokmasını isteyen Recep, önce milletin ümüğünden elini çeksin!” M. Ali Kılıç: “Kriz, madem devlet bankaları ile aşılacak; halkı yıllardır niye devlet kurumları satılınca ekonomi düzelecek diye kandırdınız!” Kürtleri ‘soykırımcı’lardan korumak ABD’NİN Irak’ta kukla bir Kürt devleti kurma işini öne aldığını söylüyor Bülent Esinoğlu: “Eğer antlaşma denirse, kukla Irak yönetimi ile ‘SOFA’ anlaşması yapıldı. Amerika bir taraftan Irak’tan çekilme senaryoları yazarken öte yandan Irak’taki varlığını Kuzey Irak’a yerleşerek sürdürecektir. ABD’nin amacı 1990’da Çevik Kuvvet operasyonları ile başlayan kukla Kürt devleti inşasını tamamlamak, Peşmergeleri olabildiğince hızlı silahlandırmak ve bunu gizlemek için de ‘Barzani Bulgaristan’dan silah satın alıyor’ yalanını yaymaktır. Türkiye’deki besleme basın bu haberin üzerine nasıl da balıklamasına atladı görüyoruz. Bir taraftan Türk halkına ‘Bakın biz buna karşıyız, ama ne yapalım Bulgaristan satıyor’ diyor, diğer taraftan kendisinin Kuzey Irak’ı silahlandırdığını gizliyor. Batı’nın bu plan ile bağlantılı bir planı daha var: Ermeni soykırımı yalanını yeniden gündeme getirerek, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin toprak bütünlüğünü korumaya yönelik bir harekâtı olursa, bunu engellemek. Zaten birçok ülkede soykırımcı ilan edilen ve edilmekte olan Türkiye’yi, ‘Bakın gördünüz mü şimdi de Kürtleri soykırıma tabi tutuyorlar’ diye Türkiye’ye müdahale gerekçesini hazırlamak. Arkası kolay.” SESSİZ SEDASIZ (!) KİM KİME DUM DUMA BEHİÇ AK behicak yahoo.com.tr ÇİZGİLİK KÂMİL MASARACI kamilmasaraci mynet.com HARBİ SEMİH POROY HAYAT EPİK TİYATROSU MUSTAFA BİLGİN hetiyatrosu@mynet.com TARİHTE BUGÜN MÜMTAZ ARIKAN www.mumtaz-arikan.com BULMACA SEDAT YAŞAYAN SOLDAN SAĞA: 1/ Halk dilinde “bilmece, bul- maca” anla- mõnda kullanõ- lan sözcük. 2/ Tuzağa düşü- rülen şey... Yoksullara yi- yecek dağõtan hayõr kurumu. 3/ Ressam ta- rafõndan kulla- nõlan boya hacmi... Zonguldak yöresine özgü bir halk oyunu. 4/ Ta- vuk etinden yapõlan bir tür yemek. 5/ Sa- hip... Satrançta özel bir hareket... Kuzu sesi. 6/ Küçük kanal. 7/ Ayrõ tutulmuş, ay- rõcalõk tanõnmõş... Ekolojide, bir canlõ- nõn varlõğõnõ sürdürebildiği yaşama ortamõnõn en küçük birimi. 8/ Üçlü bağ içeren hidrokarbonlarõn genel adõ... Erzurum yöresine özgü, yoğurt ve yar- mayla yapõlan bir çorba. 9/ Japon kökenli bir dö- vüş sporu. YUKARIDAN AŞAĞIYA: 1/ Halk edebiyatõnda mahlasa verilen ad. 2/ Öden- mesi gerekli bir paranõn ödeme gününden önce ve- rilen bir bölümü.... Muğla’nõn bir ilçesi. 3/ Boru sesi... “Trabzonhurmasõ, cennethurmasõ” gibi adlar da verilen bir meyve. 4/ Bir nota... Ulaşõm yollarõ- nõn yayalar ve taşõtlar tarafõndan kullanõlmasõ. 5/ Amerika’da yaşayan bir cins papağan... Nikel ele- mentinin simgesi. 6/ Satõlõk şeylerin sergilendiği camlõ bölme. 7/ Asya’da bir göl... Bir lagünü de- nizden ayõran kõyõ kordonu. 8/ Hayvanlara vuru- lan damga... Kerestesi dayanõklõ bir orman ağacõ. 9/ Kitap, defter gibi şeylerin kime ait olduğunu be- lirtmek için üzerlerine konan küçük kâğõt... Çõplak vücut resmi. 1 2 3 4 5 6 7 8 9 1 2 3 4 5 6 7 8 9 M O M O Y E R M E P İ K K E S E M E L E Ş T A E R Y A L O V A C A M V A R A N İ A R A B İ K A K A V A L A K R B A L A D A Ş Y A L K A P R İ 1 2 3 4 5 6 7 8 9 1 2 3 4 5 6 7 8 9 Deniz feneri kepazeliği tam yol devam ediyor!.. Almanya’da karar alınalı aylar oldu, gerekçeli ka- rar da açıklandı, suçlular cezasını çekmeye başladı, Alman savcı ve hâkim açık açık “Asıl failler Türkiye’de” diyerek adres de gösterdi, ama Deniz Feneri dava- sı dosyası hâlâ Ankara’ya, Adalet Bakanlığı’na ulaş- madı!.. - İnşallah, yerel seçimler bitsin, sonrası Allah kerim!.. Deniz Feneri kepazeliğinin Türkiye’deki “asıl fail- leri” olarak gösterilen isimler kimlerdi? Kanal 7 Yö- netim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman ve Rad- yo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Zahid Ak- man ile iki üç daha küçük çapta isim... Almanya’da RTÜK Başkanı ile ilgili bir dolandırıcılık davası açıl- dığını biliyorsunuz. Ama Zahid Bey hiç oralı değil, as- lanlar gibi başkanlık yapmayı sürdürüyor!.. Zekeriya Karaman’a gelince; o ve Kanal 7 kadro- sundan İsmail Karahan önceki gün İstanbul Adli- yesi’nde, cumhuriyet savcısının karşısında sorgudaydı. Peki, konu neydi?. - Sahte vekâletname!.. Önce sahtecilik olayını anımsayalım: Deniz Feneri dolandırıcılığının manşetlerden in- mediği günlerde Vatan gazetesi gerçekten müthiş bir gazetecilik başarısına imza atmış ve inanılması güç bir sahtekârlığı gün ışığına çıkarmıştı. Deniz Feneri Al- manya davasının bir numaralı sanığı olarak yargıla- nan Mehmet Gürhan, aynı sıralarda Kanal 7’nin pat- ronu Zekeriya Karaman’ı İstanbul’da bir noter aracılığı ile Türkiye’deki tüm işlemleri için vekil tayin etmişti. Ne var bunda, herkes herkesi dilediği gibi vekil ta- yin edebilir, diyeceksiniz. Mehmet Gürhan edemez- di, çünkü vekâletnamenin üzerinde yazılı olan tarih- te Almanya’da hapisteydi!!! Yani Gürhan’ın hapis- haneden çıkıp, Türkiye’ye gelmesi, vekâletnameyi ve- rip tekrar Almanya’ya hapishaneye dönmesi fiziksel ve de yasal olarak mümkün değildi!.. Pekii, elde etmek için böylesine bir sahtekârlığın göze alındığı vekâletname ne işe yaradı?.. Zekeriya Karaman o vekâletnameyle Mehmet Gürhan’ın Ha- liç Deniz Taşımacılığı ve Turizm şirketindeki his- selerini yakın adamı İsmail Karahan’a devretti. Pekii, işlemleri kim yaptı?. Patron Karaman’ın ifa- desiyle yanıt verelim: Zekeriya Karaman, “Eyüp’te kendilerine daha yakın bir noter olmasına rağmen eskiden beri çalıştıkları İstanbul 10. Noteri’ni iş- yerine davet ettiklerini, bunun yasal bir sakınca- sı olmadığını” söylüyor.. Yani şöyle olmuş oluyor: Zekeriya Karaman, es- kiden beri tanıdığı İstanbul 10. Noteri İsmet Bü- yükkılıç’ı işyerine davet ediyor ve işlemler tamamı- na eriveriyor!.. Bu arada söz konusu noter bey için kovuşturma yapılacak ama Adalet Bakanlığı’ndan hâ- lâ izin verilmiş değil!.. Ama bence İstanbul Adliyesi’ndeki sorgulamanın zirve noktası, Zekeriya Karaman’ın bu vekâletnameye nasıl ulaştığını anlattığı bölümdü: - Masamda buldum!!! Karaman, vekâletnameyi cami avlusunda buldu- ğunu söyleseydi herhalde çok daha inandırıcı olur- du!.. Gördüğünüz gibi Deniz Feneri dosyası “elbirliği” ile faili meçhule doğru doludizgin ilerliyor!.. Almanya’dan dosya bir türlü gelmiyor. Adalet Ba- kanı, sahteciliğin göbeğinde yer aldığı iddia edilen no- ter için kovuşturma iznini bir türlü vermiyor... Sahte vekâletnameyle devredilen hisselerin akıbeti ne ola- cak bilinmiyor… Deniz Feneri’nin asıl failleri ellerini kollarını sallayarak “büyük ve önemli” işlerini sür- dürüyor… Haa, bu arada Deniz Feneri Derneği Kurban Bay- ramı’nda derileri iç etmek, pardon toplamak için dev ilanlarla harıl harıl çalışmayı sürdürüyor. İlanlarda ve internet sitesinde en çarpıcı bölüm, insanların ade- ta gözüne sokuluyor: - Bakanlar Kurulu kararıyla kamu yararına ça- lışan ve izin almadan yardım toplayabilen der- nektir.. Hayırlara vesile olsun inşallah!.. e-posta: umitzileli@gmail.com 27 Kasım
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog