Bugünden 1930'a 5,499,360 adet makale



Katalog


«
»

26 KASIM 2008 ÇARŞAMBA CUMHURİYET SAYFA HABERLER 5 POLİTİKA GÜNLÜĞÜ HİKMET ÇETİNKAYA Bu Kadar Zor mu?.. hikmet.cetinkaya@cumhuriyet.com.tr Faks numaramız: 0212 343 72 69 Küresel kriz Türkiye’de de etkisini gös- terirken emek örgütleri tepkilerini ortaya koymak için eyleme geçmeye hazırlanıyor DİSK ve KESK’in önderliğinde... Beyaz ve mavi yakalı emekçiler 29 Ka- sım Cumartesi günü Ankara’da buluşa- cak! AKP hükümeti gericiliğin, neo-liberaliz- min, ırkçılığın odak noktası oldu. Ankara’da TMMOB Genel Merkezi’nin önünde toplanan mühendis ve mimarlar haykırdılar: “Bu ülke, bu halk satılık değildir!” TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Meh- met Soğancı, kapitalist küreselleşmenin fa- turasını yoksul halka çıkaran AKP ikti- darını eleştirirken şöyle dedi: “Yüzünüzü IMF’ye değil, halkımıza çe- virin; her türlü emperyal bağımlılık ilişkile- rinizi terk edin. İşten çıkarmaları yasaklayın; halkın temel gereksinimlerine yaptığınız zamları geri alın; özelleştirmeleri durdu- run!..” Yoksulluk ve yolsuzluk! Bugün Türkiye’nin gündeminde bunlar var... Dinsel gericiliğe koşut olarak ülkeyi yabancı sermayeye peşkeş çeken düşün- ce, yoksulu daha yoksul yaparak “sadaka toplumu” yaratmadı mı? Nedense bu gerçek örtülmek isteniyor, Türkiye’de yapay gündemler yaratılarak ırkçılığın, gericiliğin, neo-liberalizmin yo- lu açıldıkça açılıyor. Yoksul halka sadaka dağıtan tarikatçı va- kıf ve dernekler, din baronları, ağalar, şeyhler ve şıhlar güzel yurdumu “ahtapotun kolları” gibi sarıyor. Kapitalist küreselleşmenin sonucu olarak ortaya çıkan yoksulluk, yoksunluk, işsizlik ve eğitimsizlik insanları dinciliğin, ırkçılığın, faşizmin sarmalına alıyor. Gelir dağılımındaki uçurum, büyük kent- lerin varoşlarındaki yoksulluk, gençlerimizi sokaklara döküyor, Güneydoğu’da mey- dana gelen olaylar bu nedenle algılanamı- yor! Gericiliğe, ırkçılığa ve faşizme karşı sa- vaşım verilmezse, temel hak ve özgür- lüklere sahip çıkılmazsa eşit, özgürlükçü, laik demokratik bir cumhuriyet olmaz! Eğer yaşadığımız coğrafyayı barış orta- mına taşımak istiyorsak, dinci, ırkçı, şoven milliyetçilikten uzak durup, demokrasiyi araç olarak değil amaç olarak görmek zo- rundayız. Diyarbakır’da, Hakkâri’de 17 yaşında- ki gençlerimize, sapan taşıyla eylem yap- tıkları için “terör örgütü üyesi” suçlama- sıyla 13 yıl hapis cezası vermek sorunu çözmez! Güneydoğu, tarikat şeyhlerinin, şıhları- nın, aşiret reislerinin, sadaka dağıtan dinci vakıf ve derneklerin kuşatması altında bugün. Gerici hareketlenme Diyarbakır’dan baş- layıp Batman’a değin tüm bölgeyi kuşat- ma altına almış durumda. Biat kültürü, bireyi “kul”a dönüştürmüş! 12 Eylül faşizminin getirdiği Siyasi Par- tiler Yasası, Seçim Yasası yerli yerinde du- rurken, her konuda “ahkâm kesen” AB, ne- dense antidemokratik yasalara ses çı- karmıyor. 2008 yılı bir ay sonra yerini 2009’a bıra- kacak... 23 yıldır aynı yasayla seçime gidiyor Türkiye... Tüm partilerin adayları torbadan değil, liderin iki dudağı arasından çıkıyor... Bırakın AB ülkelerini, Mısır ve Suriye’de bile baraj sınırı yüzde beş, Türkiye’de ise yüzde on. Sendikalar ve demokratik kitle örgütleri, sağcısıyla solcusuyla “eşitlik, özgürlük, de- mokrasi” kavramlarını kullanıyorlarsa önce şu Siyasi Partiler ve Seçim yasalarının de- ğiştirilmesi için Meclis’e baskı yapmalıdırlar. Evet, DİSK ve KESK’in öncülüğünde alanlara çıkacak beyaz ve mavi yakalılar! Ankara’da yapılacak mitinge, demokra- siyi yaşam biçimi olarak gören sağcı ve sol- cu herkes katılmalı bence... Gericiliğe, ırkçılığa, faşizme, eşitsizliğe karşı demokratik mücadele! Ne diyor Süleyman Çelebi ve Sami Evren: “Ekonomik krizin bedelini ödemeyeceğiz!” Bu coğrafyada barışçıl, eşitlikçi, özgür- lükçü bir yaşam istiyorsak “nefret” değil “sevgi” tohumları ekmeliyiz! Mustafa Kemal Atatürk “Kurtuluş”u ve “Kuruluş”u böyle gerçekleştirdi... Türk’üy- le, Kürt’üyle, Lazıyla, Çerkeziyle yaratıldı Cumhuriyetimiz... Savaş çığlıklarının bitmesini, silahların susmasını istiyor toplum! Emekçilerin insanca yaşamasını, din- ciliğin, gericiliğin, ırkçılığın sona ermesi- ni! O denli zor mu dostlar, zor mu?.. CMYB C M Y B ANKARA (Cumhuriyet Büro- su) - CHP Genel Başkanõ Deniz Baykal, çarşaflõ kadõnlarõn partiye üyeliğini savunurken “CHP’nin yap- tığı insanidir. Laikliğe tehdit; o Erzurum’da doğup İstanbul’a gel- diği için ailesinin geleneği olarak çarşaf kullanan insanın kafasının içinde değil; o tehdit o kravatlı in- sanların kafasında” dedi. Baykal, Abdullah Öcalan’õn İmralõ’daki sta- tüsünün değiştirileceğinin anlaşõldõğõnõ vurgularken, “Türkiye PKK ile mü- zakere teklifini yapmıştır” görüşü- nü dile getirdi. Baykal, grup konuş- masõnda şu mesajlarõ verdi: Devreye sok da görelim: Ka- mu bankalarõnõ satmayõ marifet diye ilan etmiş, elde avuçta kamu banka- sõ bõrakmamõş Başbakan, satmaya niyetlendiği kamu bankalarõnõn arka- sõndan özel bankalarõ tehdit ediyor. Kamu bankalarõnõ damadõnõn başõn- da bulunduğu şirkete Sabah-ATV’yi aldõrmak için devreye soktun, şimdi krizi önlemek için sokacağõm diyor- sun. Sok da görelim... Öcalan’ın statüsü: İmralõ’da Öcalan’õn statüsünün değiştirileceği anlaşõlõyor. Hükümet, PKK’nin yön- lendirdiği kitlesel eylemleri görerek anlayõşõnõ değiştirme konumuna gel- miştir. PKK, hükümeti Öcalan’õn ko- numuyla ilgili olarak bir tavõr deği- şikliği noktasõna sürüklemeyi başar- mõştõr. Adalet Bakanõ, Öcalan bizim düşündüğümüz şöyleri söylerse ba- karõz, diyor. Türkiye, terörle masaya oturmuş oluyor. Adalet Bakanõ tekli- fini yaptõ. Bu müzakere süreci başla- yõnca sen terör yapanlara şu umudu ve cesareti veriyorsun, devam.. Türkiye, PKK ile müzakere teklifini yapmõştõr. Yemeniye düşman değiliz: Biz yemeniye, yaşmağa düşman de- ğiliz. Arkadaşlarõm nasõl buraya kra- vat takõp geliyorsa, onlar da o haya- tõn gereği olarak öyle giyiniyor. On- larõn ezici bir çoğunluğunun ne dev- letle, ne cumhuriyetle, ne Atatürk’le bir problemi var. Kara çarşafõ siyasi simge olarak kullanan çok az, tama- men geleneksel. Simge olarak kulla- nan türbanõ kullanõyor. Derdimiz ör- tüyle mi, anlayõşla mõ? CHP nin yap- tõğõ insanidir, ahlakidir, sosyal de- mokrasinin ilkeleriyle bağdaşõr, hiç- bir şekilde laikliğe ters düşmez. La- ikliğe tehdit, o masum, o gelenek do- layõsõyla, Erzurum’da doğup İstan- bul’a geldiği için ailesinin geleneği olarak çarşaf kullanan insanõn kafa- sõnõn içinde değil; o tehdit o kravatlõ insanlarõn kafasõnda. Türkiye’deki laik kültür bu gerçek karşõsõnda ken- disini sõnõyor. Alevi açılımı: AKP, Alevi açõlõ- mõ yapmak istiyorsa CHP milletve- killerinin sunduğu ve kendilerinin gündeme alõnmasõnõ engellediği tek- lifleri yeniden gündeme getirsinler. ‘Karakaş ve Sağ’la görüştü’ Baykal, grup toplantõsõndan son- ra meclisteki odasõnda Ercan Ka- rakaş ve Arif Sağ’la sohbet etti. Baykal, “Bizim partimizin taba- nının bir kaygısı var. O da bu ge- lenler yüzünden acaba partinin oyu düşer mi şeklinde. Bu doğru bir yaklaşım değil. AKP’den ko- pan binlerce insan bize yönelmiş durumda. Gözlerinin önündeki türban perdesi artık kalktı” dedi. Arif Sağ da “Bizim Erzurum’da çok sayıda Alevi köyündeki ka- dınlarımız da bu çarşafı giyiyor- lar. Bunu dini bir simge olarak görmemek gerekir” diyerek Bay- kal’a destek verdi. Baykal, İstanbul İl Başkanõ Gürsel Tekin’e de “Bu işleri başıma sen açtın, artık us- lu dur” diye takõldõ. Öcalan’õn İmralõ’daki statüsünün değiştirileceğini belirterek ‘Türkiye PKK’yle müzakere teklifi yapmõştõr’ diyen Baykal, çarşaf tartõşmasõnõ da ‘CHP’nin yaptõğõ insanidir’ diye değerlendirdi ‘Teröristle müzakere’ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, İmralı’ya mahkûm sevki ve Abdul- lah Öcalan’ın bu mahkûmlarla gö- rüşmesiyle ilgili tartışma konusun- da, “Ceza İnfaz Yasası’nın 25. mad- desini okuyun” dedi. Adalet Bakanı Mehmet Ali Şa- hin’in “İmralı’ya mahkûm sevk edilecek mi belli değil. Edilse bile ancak iyi hali olursa, sohbet edebi- lir. Bu da 10 kişiyle 10 saati geçe- mez. Ama ‘bırakın kavgayı, bom- baları’ der, görüş değiştirirse, belki savcılar bu yeni durumu değerlen- dirir” demesi tartışma yarattı. Çiçek, konuyla ilgili sorular üze- rine, Ceza İnfaz Yasası’nın 25. maddesinin okunmasını istedi. Çi- çek, bu maddede ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazının nasıl yapılacağının düzenlendiğini ve esnek bir madde olduğunu, her- kesin yasaları okumadan konuştu- ğunu belirtti. Çiçek, “F tipi cezaev- leri, yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarıdır. Ama adanın olduğu bölge, aynı zamanda askeri bölge- dir. Cezaevi olmasa bile orası askeri yasak bölge” diye konuştu. Çiçek: 25. maddeye dikkat CHP’YE KATILIMLAR - CHP grup toplantısının başında gerçekleştirilen törende bazı Anavatan Partili, DP’li, DSP’li belediye başkanları ile Ankara Temelli’nin AKP’li belediye başkanı Alaaddin Türkoğlu, halk ozanı Arif Sağ ve eski bakanlardan Ercan Karakaş CHP’li oldu. SHP’den istifa eden Murat Karayalçın’ın da bugün CHP lideri Baykal’la yapacağı görüşmeden sonra partiye üye olması bekleniyor.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog