Bugünden 1930'a 5,498,464 adet makale



Katalog


«
»

kultur@cumhuriyet.com.tr HAFTANIN SANAT ÇİZELGESİ ANKARA Küçük Tiyatro’da, “Küçük Bir Mucize” adlõ çocuk oyunu 2 ve 3 Aralõk’ta saat 11.00’de, “Pinti Hamit” 2-7 Aralõk tarihleri arasõnda, cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de. (0 312 311 11 69) Akün Sahnesi’nde, “Fosforlu Cevriye” 2-7 Aralõk tarihleri arasõnda cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de. (0 312 427 19 71) Altındağ Tiyatrosu’nda, “Kõrmõzõ Başlõklõ Kõz” adlõ çocuk oyunu, 26, 27 ve 30 Kasõm’da saat 11.00’de, “Ayyar Hamza” 25 Kasõm - 7 Aralõk tarihleri arasõnda, cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de. (0 312 316 59 02) Stüdyo Sahnesi’nde, “Bir Delinin Hatõra Defteri” 25 ve 28 Kasõm’da, 2 ve 5 Aralõk’ta saat 20.00’de. (0 312 397 30 24) İrfan Şahinbaş Atölye Sahnesi’nde, “Giordano Bruno” 29 Kasõm’a dek saat 20.00’de, “Kanlõ Nigar” 3, 4 ve 6 Aralõk’ta saat 20.00’de. (0 312 346 03 55) Oda Tiyatrosu’nda, “Japon Kuklasõ” 29 Kasõm’a dek saat 18.30’da, “Hüzzam” 2-6 Aralõk tarihleri arasõnda saat 18.30’da. (0 312 311 11 69) Çayyolu 125. Yıl Sahnesi’nde, “Genç Osman” 2-7 Aralõk tarihleri arasõnda, cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de. (0 312 240 00 91) Ankara Sanat Tiyatrosu’nda, “Töre” cumartesi - pazar günleri saat 15.30’da, “Devir Taş Devri” adlõ çocuk oyunu cumartesi - pazar günleri saat 13.00’te. (0 312 417 76 76) Ekin Sanat Merkezi’nde, Canlar Tiyatrosu tarafõndan hazõrlanan “Yangõn Yeri Maraş” adlõ oyun, 28 Kasõm’da saat 20.00’de. (0 312 419 56 56) İZMİR İzmir Devlet Tiyatrosu’nun “Bir Daha Çal Sam” adlõ oyunu Konak Sahnesi’nde 25 -30 Kasõm tarihleri arasõnda saat 20.30’da, cuma ve cumartesi saat 14.00’te, “Üçkâğõt” adlõ oyunu Karşõyaka Ragõp Haykõr Sahnesi’nde, ‘Misafir’ adlõ oyunu 27 - 30 Kasõm tarihleri arasõnda saat 20.30’da cuma ve cumartesi saat 15.00’te. (0 232 483 50 35 - 369 64 87) ADANA Büyükşehir Belediye Tiyatrosu rejisörlüğünü Ali Hürol’un yaptõğõ, ‘Bit Yeniği’adlõ iki perdelik oyunu, salõ, çarşamba ve cumartesi günleri 20.00’de ABB Şehir Tiyatrosu’nda sahneliyor. (0 322 455 38 33) ANKARA Feyza İlkyaz - resim - 28 Kasõm’a dek - Ziraat Bankasõ Kuğulu Sanat Galerisi’nde. (0 312 466 05 40) Mustafa Ata - resim - 29 Kasõm’a dek - Helikon Sanat Galerisi’nde. (0 312 441 78 01) Nadide Akdeniz - resim - 29 Kasõm’a dek - Nurol Sanat Galerisi’nde. (0 312 468 86 70) Hüseyin Macar - resim - 29 Kasõm’a dek - Bude Sanat Galerisi’nde. (0 312 418 18 81) Ankara Beyaz Sanat Karması - karma resim - 30 Kasõm’a dek - Ankara Beyaz Sanat’ta. (0 312 439 64 20) Hülya Koçulu - resim - 30 Kasõm’a dek - Karaca Sanat Galerisi’nde. (0 312 468 42 02) Eren Eyüboğlu - resim - 30 Kasõm’a dek - IC Sanat Galerisi’nde. (0 312 417 82 64) Haluk Topaloğlu - resim - 30 Kasõm’a dek - Hacettepe Üniversitesi Ahmet Göğüş Sanat Galerisi’nde. (0 312 305 12 72) Turgut Akan - resim - 3 Aralõk’a dek - Medya Sanat Galerisi’nde. (0 312 428 39 55) Bedri Baykam - resim - 4 Aralõk’a dek - Galeri Artist’te. (0 312 439 21 21) Dilek Alkan Özdemir - seramik - 4 Aralõk’a dek - Anadolu Ajansõ Genel Müdürlüğü Sanat Galerisi’nde. (0 312 231 70 00) Yaprak Berkkan - resim - 5 Aralõk’a dek - Valör Resim Galerisi’nde. (0 312 442 00 72) Orhan Algök - heykel - 6 Aralõk’a dek - Sevgi Sanat Galerisi’nde. (0 312 441 26 34) Tomris Çavdar - kolaj - 7 Aralõk’a dek - Cumhuriyet Gazetesi Sanat Galerisi’nde. (0 312 442 30 50) Vezhdi Rashidov&Vadim Rashidov - resim - 15 Aralõk’a dek - Armoni Sanat Galerisi’nde. (0 312 440 43 24) 1955 - 2008 - heykel - 17 Aralõk’a dek - Galeri Nev’de. (0 312 437 93 90) Savaş Dinçel’i Anma Sergisi - karikatür - 19 Aralõk’a dek - Nezih Danyal Karikatür Vakfõ Galerisi’nde. (0 312 229 84 83) İZMİR İş Bankasõ’nõn “Bir Kumbara Öyküsü” -sergisi- 14 Aralõk’a dek İş Bankasõ İzmir Sanat Galerisi’nde. (0 232 482 09 09) Adnan Turani’nin - resim sergisi - 21 Kasõm’a dek Atölye Akademist Galeri ve Stüdyo’da. (0 232 464 50 94) Hatice Aydoğan’õn resim sergisi 22 Kasõm’a dek İzmir Devlet Resim Heykel Müzesi’nde. (0 232 482 03 93) Pierre Cornuel’in illüstrasyon sergisi 29 Kasõm’a dek Fransõz Kültür Merkezi’nde. (0 232 463 69 79) Temür Köran’õn resim sergisi 19 Aralõk’a dek Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfõ Resim Müzesi ve Sanat Galerisi’nde. (0 232 422 65 32) ADANA Ahmet Yeşil’in 13. Kare Uluslararasõ Sanat Festivali kapsamõnda 75. Yõl Sanat Galerisi’ndeki sergisi 5 Aralõk gününe dek izlenime açõk. (0 322 455 38 33) MERSİN Ressam Naime’nin yağlõboya resim sergisi 4 Aralõk tarihine dek İSK Teoman Ünüsan Galerisi’nde izlenebilecek. (0 324 238 10 88) Senem Karal’õn ‘Senem’in pimpirleri’ adlõ yağlõboya resim sergisi 4 Aralõk gününe dek, İSK M. İlhan/A. Uğural Sanat Galerisi’nde görülebilir. (0 324 238 10 88) ANKARA CSO Konser Salonu’nda, Cumhurbaşkanlõğõ Senfoni Orkestrasõ’nõn şef Rengim Gökmen’in yönetiminde vereceği “Ernst Pretorius’u Anma Konseri”, 28 Kasõm’da saat 20.00’de. (0 312 309 13 43) BSO Konser Salonu’nda, Bilkent Senfoni Orkestrasõ’nõn şef Işõn Metin yönetiminde vereceği “Eğitim Konseri” 28 Kasõm’da saat 20.00’de. (0 312 290 22 82) İZMİR İzmir Devlet Senfoni Orkestrası’nõn şef Yalçõn İbrahimov yönetimindeki konseri - 28 Kasõm saat 20.00’de İsmet İnönü Kültür Merkezi’nde. (0 232 441 09 02) MERSİN Mersin Devlet Opera ve Balesi bugün 20.00’de ‘Çanakkale’de Zaman’ adlõ müzikli oyunu sahneleyecek. Çarşamba günü 20.00’de G. Verdi’nin, ‘La Traviata’ operasõ, perşembe günü 20.00’de ise ‘Ayõn Etkinliği’yle sahne alacak olan MDOB sanatçõlarõ, cumartesi günü 20.00’de ‘Ballade’ ve ‘Requiem’ adlõ konserlerle sanatseverlerin karşõsõna çõkacak. (0 324 238 37 52) ADANA Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası’nõn, 28-29 Kasõm tarihlerindeki ‘‘Hacõ Sabancõ’yõ Anma’’ konserlerini Şef Emin Güven Yaşlõçam yönetecek. Perihan Nayõrtan (soprano) ve Gökhan Koç’un (bariton) solistlik yapacağõ, ÇDSO sanatçõlarõnõn eşlik edeceği konserlerde, G. Verdi, P. Mascagni, M. Mussorgski ve P. İ. Çaykovski’nin eserleri seslendirilecek. Büyükşehir Belediye Tiyatrosu’ndaki konserler cuma 20.00, Cumartesi 11.00’de gerçekleşecek. (0 322 454 50 18) Çukurova Müzik Dostları Derneği’nin bugün saat 20.00’deki konuğu Mersin Üniversitesi Akademik Oda Orkestrasõ. Sabancõ Kültür Merkezi’ndeki konserde ünlü bestecilerin eserleri seslendirilecek. (0 505 257 02 07) ANKARA Milli Kütüphane’de, Vehbi Koç Ankara Araştõrmalarõ Merkezi ve Milli Kütüphane Başkanlõğõ tarafõndan düzenlenen ve yazar Mustafa Şerif Onaran’õn şiirler üzerine yorum yaptõğõ, tiyatro oyuncusu Rüştü Asyalõ’nõn şiirler okuduğu “Şiir Günleri” çerçevesinde gerçekleştirilen “Şair Sultanlar” müzikli özel programõ, 28 Kasõm’da saat 16.00’da. (0 312 212 62 00) ANKARA Ankara Opera Sahnesi’nde, “Manon Lescaut” 26 Kasõm’da ve 3, 22 Aralõk’ta saat 20.00’de, “Çalõkuşu” 27 Kasõm’da saat 20.00’de, “MDT Kõş” 29 Kasõm’da saat 20.00’de. “Aşk-õ Memnu” 1 Aralõk’ta saat 20.00’de, “Giselle” 4 ve 18 Aralõk’ta saat 20.00’de, “4. Murat” 6 Aralõk’ta saat 14.00’te, 15 Aralõk’ta saat 20.00’de, “BDT - Töre” 6 Aralõk’ta saat 20.00’de, 20 Aralõk’ta saat 14.00’te, “Bin Kalp Atõşõ” 13 Aralõk’ta saat 14.00’te, 29 Aralõk’ta saat 20.00’de, “Cosi Fan Tutte” 20, 24 Aralõk’ta saat 20.00’de, “Anna Karenina” 27 Aralõk’ta saat 20.00’de. (0 312 324 68 01) Operet Sahnesi’nde, “Rita - Susanna’nõn Sõrrõ” 30 Kasõm’da saat 14.00’te, “Öylesine Bir Dinleti” yarõn ve 16, 23, 30 Aralõk’ta saat 20.00’de, “Ayhan Baran Konseri” 2 Aralõk’ta saat 20.00’de, 21 Aralõk’ta saat 20.00’de. (0 312 324 68 01) SAYFA CUMHURİYET 24 KASIM 2008 PAZARTESİ 12 KÜLTÜR CMYB C M Y B Sanatõn insanõn toplumsallaşmasõnda asla başka bir şey tarafõndan doldurulamayacak bir yeri var Kriz günlerinde sanat Bize de uğrar mõ uğramaz mõ, etkiler mi etkilemez mi derken, sonunda eko- nomik kriz gelip gündemin başköşesi- ne çöreklendi. Basõnda ve televiz- yonlarõn haber bültenlerinde derhal bir ‘kriz başlığı’ oluştu. Felaket senaryo- larõ hayatõmõzõn bir parçasõ oldu, sokakta da başlõca sohbet konusu haline geldi. Konunun ekonomik yanõnõ, piyasalarõn niye batõp niye çõktõğõnõ, borsa en- dekslerinin bir demeçle nasõl sõçrayõp bir başka demeçle nasõl Sisyphos’un ka- yasõ gibi tepeden aşağõ tekerlendiğini ayrõntõlarõyla anlamam da, anlatmam da olanaksõz. Ama iyi anladõğõm bir şey var: Sistemin bu çõlgõn dansõ içinde dün- yanõn tüm kapitalist devletleri büyük bankalarõ, uluslararasõ dev kuruluşlarõ kurtarma çarelerini düşünürken, kaya her zamanki gibi yine bizim tepemize inecek ve onu düştüğü yerden kaldõrõp tekrar yokuş yukarõ taşõma konusundaki acõlõ gayret yine bizlerden beklenecek. Peki, bu arada sanatõn ve sanat ku- rumlarõnõn başõna neler gelecek? Sanatın yeri Sorularõn havada uçuştuğunu görür gibiyim: İşsizlik her gün artarken sa- natõn durumunu tartõşmanõn anlamõ var mõ? İnsanlar evlerine nasõl ekmek gö- türeceklerini düşünürken sanat ku- rumlarõnõn başõna neler geleceği kimi niye ilgilendirsin? Bu tür yanlõş sorularõn iki temel ne- deni var: 1) Siyasetin ve genelde top- lumun sanata bakõşõnda ciddi bir eroz- yon ve araçsallaştõrma yaklaşõmõ söz konusu; bu durum, ‘sanatsızlaşan bir toplum’ yaratõyor; 2) Sanatõn kendi- ni tanõmlayõşõnda, piyasa kurallarõna ve ‘yeni dünya düzeni’nin düşünsel yan- sõmalarõna uyum sağlama kaygõsõndan kaynaklanan ciddi bir sapma ve değer yitimi söz konusu; bu durum, ‘top- lumdan ve toplumsallıktan giderek uzaklaşan bir sanat’ yaratõyor. Oysa sanatõn insan denen varlõğõn kültürel oluşumunda, toplumsallaş- masõnda ve bireysel yaratõcõlõğõnda asla başka bir şey tarafõndan dolduru- lamayacak bir yeri var. Sanat ve eğitim Bu etki insan yaşamõnõn iki ayrõ ev- resinde, hem çocukluk hem yetişkinlik dönemlerinde sürdüğü için ayrõ bir öneme sahip. Çocuğun kişiliğinin ge- lişme döneminde, özellikle de eğitim süreci içinde gerektiğince yer verilen sanat etkinlikleri düşünen, sorgula- yan, yaratõcõ bireylerin oluşmasõnda bü- yük bir pay sahibi oluyor. Yetişkin in- sanda ise tüketim toplumu kalõplarõnõn dõşõna bir an için de olsa çõkmayõ, ev- rene, dünyaya ve insana farklõ bir yer- den, farklõ bir gözle bakmayõ sağlaya- bildiği oranda, sanatõn ‘eğitim-olu- şum’ sürecine katkõsõ sürüyor. Top- lumsal yaşamda barõşõn, uzlaşõ kültü- rünün, hoşgörünün, farklõlõklarõ bir zenginlik olarak kabul etme yönelişi- nin, ancak daha ‘sanatlı bir toplum’ çerçevesinde öne çõkabileceği görülü- yor. Bugün siyasette, toplumun genelin- de, hatta doğrudan sanat dünyasõnda sa- natsal etkinliği kendi içinde bir amaç olarak değil, kõsa vadede getiri sağla- nabilecek bir araç olarak görme eğili- mi ağõr basõyor. Sanata medya, özellikle de televizyon üzerinden bakan siyase- tin ve siyasetçinin ‘popüler’ sanatçõ- larla bir araya gelip güler yüzlü fo- toğraflar çektirdiklerine, onlarõ özellikle seçim dönemlerinde partilerine üye kaydedip aday gösterdiklerine, siyasi parti mitinglerinin açõk hava konser- lerine dönüştüğüne sõk sõk tanõk ol- muşsunuzdur. Peki, şu memlekette bugüne kadar bir siyasetçinin çõkõp da Türkiye’de kültür-sanata ayrõlan büt- çeyi şu oranda arttõracağõm diye oy is- tediğini gördünüz mü hiç? Tam tersi- ne, her kriz döneminde ilk kesintiler, ilk tasarruf tedbirleri kültür-sanat ve ya- yõncõlõk sektörlerini vurur, ‘vazgeçi- lebilecekler listesi’nin ilk sõralarõnda hep bu kalemler yer alõr. Bu konuda öncelikle siyaset kuru- munu eleştirmek pek yersiz sayõlmasa da, sadece ona yüklenmek biraz an- lamsõz olur tabii... Eğitimi ve eğitim ku- rumlarõ politikasõnõ belirleyen siya- setçiler olduğuna göre, ‘sanatsızlaşan bir toplum’un sorumluluğunda da en büyük payõn onlara ait olmasõ doğal. Ama, ya onlara oy verenler? Onlarda, yani toplumun genelinde daha fazla sa- nat yönünde bir talep var mõ? Sanatla, her evin başköşesine kurulmuş be- yazcam dõşõnda buluşma, onu hem kendi hayatõnõn, hem de çocuklarõnõn eğitiminin bir parçasõ yapma yönünde bir istek, bu yönde siyaset sõnõfõna bir baskõ var mõ? Ya sanatõn içinde olup da yaptõklarõ işin toplumsal niteliğini sa- dece ‘popülerleşme’ ekseninde ta- nõmlayanlar? Sanata bakõşõn erozyona uğramasõnda, sanatçõlarõn yaptõklarõ işi ‘tüketilen bir mal’ olarak görme- ye başlamasõnõn, insana ve topluma da- ir bir şeyler söyleme, çağõna tanõklõk et- me özelliklerini giderek budamasõnõn, bu nedenle sanatõn toplumsal sahnede söz hakkõnõ giderek yitirmesinin hiç pa- yõ yok mu? Sisyphos’un kayasõnõn tepeden aşa- ğõ tekerlenip üstümüze düşmesi için, önce zavallõ Sisyphos tarafõndan ora- ya kadar çõkarõlmasõ gerekiyor. Hiçbir kriz de gökten düşer gibi inmiyor te- pemize. Oyunun kendisinde bir yan- lõşlõk var. Brecht’in dediği gibi, ilk gö- rünen gerçeğe aldanmamak, onun ar- kasõna bakmayõ bilmek gerek. Sanat bize kriz günlerinde derhal kul- lanõlacak sihirli reçeteler öneremez gerçi -siyasetin ve ekonomi yönetim- lerinin de hem bizde hem de dünyada neyi ne kadar önleyebildikleri de gö- rüldü ya, hadi neyse!- ama bu krize baş- ka bir gözle bakma, dünyayõ, toplumu ve insanõ farklõ bir açõdan görme, oyu- nun dõşõna biraz olsun çõkma olanağõ vereceğine kuşkum yok. Kriz günlerinde de sanatsõz kalmayõn, kalmayalõm. aemelmesci@yahoo.fr Hiçbir kriz gökten düşer gibi inmiyor tepemize. Oyunun kendisinde bir yanlõşlõk var. Brecht’in (yanda) dediği gibi, ilk görünen gerçeğe aldanmamak, onun arkasõna bakmayõ bilmek gerek. Gökşin Sipahioğlu’nun sergisi, 2 Aralõk’a dek Notre Dame de Sion Lisesi Sergi Salonu’nda ‘Grand Turc’ten Mayõs 1968YILDIZ ÇELİK Dünyanõn ilk fotoğraf ajansõ SI- PA’nõnkurucusu,Fransõzlarõn‘Grand Turc’ dediği gazeteci Gökşin Sipa- hioğlu’nun ‘Mayıs 1968: Fotoğraf- larla Tarih’ başlõklõ fotoğraf sergisi, Notre Dame De Sion Lisesi Sergi Sa- lonu’nda izleyicisiyle buluşuyor. Sergide, Sipahioğlu’nun bu yõl Moskova, Barcelona ve Perpignan’da da sergilenen, Paris’teki 1968 öğren- ci olaylarõnõ bir yabancõ gazetecinin gözünden yansõttõğõ siyah-beyaz fo- toğraflarõ yer alõyor. Salonda 400 fo- toğraftan oluşan bir saydam gösteri- si de sürekli olarak dönüyor. Paris’de iki yõlda bir düzenlenen “Mois de la Photo” (Fotoğraf Ayõ) çerçevesinde, ‘Maison Europeenne delaPhotograhie’dede(AvrupaFo- toğraf Evi) şu anda 36 fotoğraftan oluşan bir Sipahioğlu sergisi sür- mekte.TürkiyeParisBüyükelçisiOs- man Korutürk ile Sipahioğlu’nun yetiştirdiği Fransõz ve Türk Foto muhabirlerinin de katõlõmõyla açõlan sergide, bazõlarõ ilk kez renkli görü- len fotoğraflar arasõnda, sanatçõnõn 1962’deki ‘Füze Krizi’ sõrasõnda Küba’ya girmeyi başaran tek Batõlõ gazeteci olarak yaptõğõ röportaj, Pa- ris 1968 öğrenci olaylarõ ve Çin’de Kültür Devrimi sõrasõnda çektiği fo- toğraflarõ yer alõyor. Sergiyle eşzamanlõ olarak ‘Editi- on de l’Oeil’ Yayõnevi Sipahioğlu için‘LesCarnetsdelaCreation’di- zisinde bir kitapçõk yayõmladõ. Fransõz Kültür Bakanõ’nõn 2003’te ‘Sanat ve Edebiyat’, dönemin Cum- hurbaşkanõ Jacques Chirac’õn 2007’de ‘Chevalier de la Legion d’Honneur’ nişanlarõ verdiği Sipa- hioğlu’nun İstanbul’daki sergisi 2 Aralõk’a kadar açõk. Sergide, Gökşin Sipahioğlu’nun Paris’teki 1968 öğrenci olay- larını bir yabancı gazetecinin gözünden yansıttığı siyah-beyaz fotoğrafları yer alıyor. PERA FEST ETKİNLİKLERİ Eleştirinin iki ustasına selam ZEYNEP ALTAY Pera Fest etkinlikleri kapsamõnda önceki akşam Yapõ Kredi Kültür Sanat Merkezi’nde “Eleştirinin iki ustası Fethi Naci ve Mehmet H. Doğan” başlõklõ bir söyleşi yapõldõ. Dünya Gazetesi Kitap Eki yönetmeni Faruk Şüyun’un yönettiği söyleşiye eleştirmen Ahmet Oktay, gazetemiz Kitap Eki yönetmeni Turhan Günay ve Şiir Atlasõ sayfasõnõ yöneten Prof. Dr. Cevat Çapan katõldõ. Ustalarõ büyük bir saygõ ve özlemle anan katõlõmcõlar, onlarõn dürüstlüğünü, düşünce namusunu, çalõşkanlõğõnõ anõlarla dile getirdiler. Fethi Naci’nin roman, Mehmet H. Doğan’õn şiirde yoğunlaşan eleştirmenliklerinde ortak ölçütün dostlukla eleştirmenliği karõştõrmamalarõ olduğunda birleştiler. Fethi Naci’nin siyasi yeterliliğinin de üst düzeyde olduğunu, tüm renkleriyle yaşamla buluşan eleştiriyi, Marksist eleştiriyi başlattõğõnõ belirtirken, o güne kadar Ataç’tan başka kalem oynatan yokken Fethi Naci’nin eleştiri yazdõğõnõ ve Ataç’õn da ona saygõ gösterdiğini anõmsattõlar. Cevat Çapan, “Yaşamla özdeşleşmiş eleştiri geleneğini başlatan Fethi Naci, edebiyatımızın okura ulaşmasında, sorgulayan okur kazanmasında öncü oldu” saptamasõnõ yaparken, Ahmet Oktay “Biz burada onları sevgi ve saygıyla anıyoruz. Eleştiriyi dışta bırakıyorum” diye konuşuyordu. Söyleşi, Ahmet Oktay’õn Adorno’dan alõntõladõğõ “Yanlış hayat doğru yaşanmaz” sözü ve Turhan Günay’õn okuduğu, Fethi Naci’nin bir kitabõna ad olan “Dünya Dedikleri Bir Gölgeliktir” türküsüyle noktalandõ. Pera Fest 2008 etkinliklerinde yarõn Pera Müzesi’nde saat 19.00’da yapõlacak “Kültürümüzün Belleği Metin And” başlõklõ söyleşiye Prof. Özdemir Nutku, Prof. Sevda Şener, Ayşegül Sönmez ve yazarõmõz Zeynep Oral katõlacak. İtalyan Kültür Merkezi’nde 21.00’de ise ‘Cihat Aşkın Ensemble’ konseri var. www.perafest.com Eskişehir Belediyesi Şehir Operasõ ‘Yusuf ile Züleyha’ ile sezonu açtõ CAN HACIOĞLU ESKİŞEHİR - Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Şe- hir Operasõ 2008-2009 sezonunu İzmir Devlet Ope- ra ve Balesi’nin sahnelediği ‘Yusuf ile Züleyha’ ope- rasõ ile açtõ. İzmir Devlet Opera ve Balesi tarafõndan sahnelenen operaya Büyükşehir Belediyesi Senfoni Or- kestrasõ Şef Ercan Yenal yönetiminde eşlik etti. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Kültür Sa- rayõ’nda iki akşam sahnelenen operanõn ilk gösterimini izleyen Büyükşehir Belediye Başkanõ Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen Eskişehir’in Türkiye’de operaya sahip 6. kent olduğunu hatõrlatarak “Türk operasından seçkin bir örneği hep birlikte izledik. Halkımızın kültür sa- nat etkinliklerine ilgisi olağanüstü. Ankara, İstan- bul, İzmir, Antalya ve Mersin’de yaşayanlar sade- ce o kentlerin opera ve bale temsillerini izleyebi- lirken, Eskişehirliler 5 kentin etkinliklerini de izleme şansı buluyorlar. Kültür Bakanlığı’na ve Devlet Ope- ra ve Balesi Genel Müdürlüğü’ne teşekkür borç- luyuz. Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuarı Şan Bölümü de mezunlar veriyor. Umarım bir gün Eskişehir, Anadolu Üniversitesi mezunlarından kurulu kendi operasına da sahip olacaktır” dedi. ‘Yusuf ile Züleyha’ operasını İzmir Devlet Ope- ra ve Balesi sahneledi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog